Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ م ر

'-m-r — Kök Analizi

أ م ر

248

Kullanım

6

Lemma

79

Türev

106

Anlam

6 lemma, 79 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَمۡرِيٓ

emri

benim işim, iş, durum, emir

İsim
1

أَمۡرَكُمۡ

emrekum

sözünüzü, söz, buyruk, iş

İsim
1

أَمَرَ

Lemma

emera

buyurdu, buyurmak, emretmek, iş buyurmak

Fiil
7

وَأُمِرۡتُ

ve-umirtu

ve söylendim, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
6

أُمِرۡتُ

umirtu

buyruldum, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
5

يَأۡمُرُ

ye'muru

söyler, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

A'raf 7:28

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا فَعَلُواْ فَٰحِشَةٗ قَالُواْ وَجَدۡنَا عَلَيۡهَآ ءَابَآءَنَا وَٱللَّهُ أَمَرَنَا بِهَاۗ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَأۡمُرُ بِٱلۡفَحۡشَآءِۖ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Ve bir çirkinlik yaptıklarında dediler: 'Babalarımızı onun üzerinde bulduk ve Allah onu bize emretti.' De ki: 'Şüphesiz Allah çirkinliği emretmez; Allah'a karşı bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?'

Nahl 16:76

·

Kuran-ı Kerim

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلَيۡنِ أَحَدُهُمَآ أَبۡكَمُ لَا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوۡلَىٰهُ أَيۡنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأۡتِ بِخَيۡرٍ هَلۡ يَسۡتَوِي هُوَ وَمَن يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ

Ve Allah iki adamı örnek verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye güç yetiremez ve o koruyucusunun üzerine bir yüktür, onu nereye yöneltse bir iyilikle gelmez. O ve adaletle emreden kimse eşit olur mu? Ve o dosdoğru bir yol üzerindedir.

Nahl 16:90

·

Kuran-ı Kerim

۞إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَٰنِ وَإِيتَآيِٕ ذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡبَغۡيِۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz Allah adaletle, iyilikle ve akraba sahibine vermekle emreder ve çirkinlikten, kötülükten ve azgınlıktan yasaklar. Hatırlayasınız diye size öğüt verir.

Meryem 19:55

·

Kuran-ı Kerim

وَكَانَ يَأۡمُرُ أَهۡلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرۡضِيّٗا

Ve ailesine salatı ve zekatı emrederdi ve Rabbinin katında hoşnut olunandı.

Nur 24:21

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَّبِعُواْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ وَمَن يَتَّبِعۡ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيۡطَٰنِ فَإِنَّهُۥ يَأۡمُرُ بِٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِۚ وَلَوۡلَا فَضۡلُ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ وَرَحۡمَتُهُۥ مَا زَكَىٰ مِنكُم مِّنۡ أَحَدٍ أَبَدٗا وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يُزَكِّي مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٞ

Ey inananlar, şeytanın adımlarına uymayın. Ve kim şeytanın adımlarına uyarsa, şüphesiz o çirkinliği ve reddedileni emreder. Ve Allah'ın lütfu ve merhameti üzerinize olmasaydı, sizden hiçbiri ebediyen arınmazdı. Fakat Allah dilediğini arındırır. Ve Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

وَأۡمُرۡ

ve'mur

ve buyur, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
4

وَيَأۡمُرُونَ

ve-ye'murune

ve söylerler, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
4

تَأۡمُرُونَ

te'murune

buyurursunuz, söylemek, buyurmak, emretmek, iş göstermek

Fiil
3

أُمِرُوٓاْ

umiru

buyruldular, buyurmak, emretmek, işaret etmek

Fiil
3

يَأۡمُرُونَ

ye'murune

buyururlar, buyurmak, emretmek, iş vermek

Fiil
3

أُمِرۡتَ

umirte

emredildin, emretmek, buyurmak, iş

Fiil
2

أَمَرَهُمۡ

emerahum

buyurdu onlara, söylemek, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
2

يَأۡمُرُكُم

ye'murukum

gösterir size, göstermek, söylemek, buyurmak

Fiil
2

تُؤۡمَرُونَ

tu'merune

gösterilirsiniz, göstermek, söylemek, buyurmak

Fiil
2

يَأۡمُرُكُمۡ

ye'murukum

size söyler, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
2

يُؤۡمَرُونَ

yu'merune

buyrulurlar, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
2

وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ

ve-le-amurennehum

ve elbette buyuracağım onlara, buyurmak, emretmek, iş buyurmak

Fiil
2

تُؤۡمَرُ

tu'meru

buyurulursun, buyurmak, emretmek, iş göstermek

Fiil
2

تَأۡمُرُنَا

te'muruna

bize buyuruyorsun, buyurmak, emretmek, iş buyurmak

Fiil
1

أَمۡرِيٓ

emribenim işim

1

أَمۡرَكُمۡ

emrekumsözünüzü

1

أَمَرَ

Lemma

emerabuyurdu

7

وَأُمِرۡتُ

ve-umirtuve söylendim

6

أُمِرۡتُ

umirtubuyruldum

5

يَأۡمُرُ

ye'murusöyler

5

Örnek Ayetler (5)

A'raf 7:28

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذَا فَعَلُواْ فَٰحِشَةٗ قَالُواْ وَجَدۡنَا عَلَيۡهَآ ءَابَآءَنَا وَٱللَّهُ أَمَرَنَا بِهَاۗ قُلۡ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَأۡمُرُ بِٱلۡفَحۡشَآءِۖ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعۡلَمُونَ

Ve bir çirkinlik yaptıklarında dediler: 'Babalarımızı onun üzerinde bulduk ve Allah onu bize emretti.' De ki: 'Şüphesiz Allah çirkinliği emretmez; Allah'a karşı bilmediğiniz şeyi mi söylüyorsunuz?'

Nahl 16:76

·

Kuran-ı Kerim

وَضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلٗا رَّجُلَيۡنِ أَحَدُهُمَآ أَبۡكَمُ لَا يَقۡدِرُ عَلَىٰ شَيۡءٖ وَهُوَ كَلٌّ عَلَىٰ مَوۡلَىٰهُ أَيۡنَمَا يُوَجِّههُّ لَا يَأۡتِ بِخَيۡرٍ هَلۡ يَسۡتَوِي هُوَ وَمَن يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَهُوَ عَلَىٰ صِرَٰطٖ مُّسۡتَقِيمٖ

Ve Allah iki adamı örnek verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye güç yetiremez ve o koruyucusunun üzerine bir yüktür, onu nereye yöneltse bir iyilikle gelmez. O ve adaletle emreden kimse eşit olur mu? Ve o dosdoğru bir yol üzerindedir.

Nahl 16:90

·

Kuran-ı Kerim

۞إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَٰنِ وَإِيتَآيِٕ ذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡبَغۡيِۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ

Şüphesiz Allah adaletle, iyilikle ve akraba sahibine vermekle emreder ve çirkinlikten, kötülükten ve azgınlıktan yasaklar. Hatırlayasınız diye size öğüt verir.

Meryem 19:55

·

Kuran-ı Kerim

وَكَانَ يَأۡمُرُ أَهۡلَهُۥ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱلزَّكَوٰةِ وَكَانَ عِندَ رَبِّهِۦ مَرۡضِيّٗا

Ve ailesine salatı ve zekatı emrederdi ve Rabbinin katında hoşnut olunandı.

Nur 24:21

·

Kuran-ı Kerim

۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا تَتَّبِعُواْ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيۡطَٰنِۚ وَمَن يَتَّبِعۡ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيۡطَٰنِ فَإِنَّهُۥ يَأۡمُرُ بِٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِۚ وَلَوۡلَا فَضۡلُ ٱللَّهِ عَلَيۡكُمۡ وَرَحۡمَتُهُۥ مَا زَكَىٰ مِنكُم مِّنۡ أَحَدٍ أَبَدٗا وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يُزَكِّي مَن يَشَآءُۗ وَٱللَّهُ سَمِيعٌ عَلِيمٞ

Ey inananlar, şeytanın adımlarına uymayın. Ve kim şeytanın adımlarına uyarsa, şüphesiz o çirkinliği ve reddedileni emreder. Ve Allah'ın lütfu ve merhameti üzerinize olmasaydı, sizden hiçbiri ebediyen arınmazdı. Fakat Allah dilediğini arındırır. Ve Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

وَأۡمُرۡ

ve'murve buyur

4

وَيَأۡمُرُونَ

ve-ye'muruneve söylerler

4

تَأۡمُرُونَ

te'murunebuyurursunuz

3

أُمِرُوٓاْ

umirubuyruldular

3

يَأۡمُرُونَ

ye'murunebuyururlar

3

أُمِرۡتَ

umirteemredildin

2

أَمَرَهُمۡ

emerahumbuyurdu onlara

2

يَأۡمُرُكُم

ye'murukumgösterir size

2

تُؤۡمَرُونَ

tu'merunegösterilirsiniz

2

يَأۡمُرُكُمۡ

ye'murukumsize söyler

2

يُؤۡمَرُونَ

yu'merunebuyrulurlar

2

وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ

ve-le-amurennehumve elbette buyuracağım onlara

2

تُؤۡمَرُ

tu'merubuyurulursun

2

تَأۡمُرُنَا

te'murunabize buyuruyorsun

1