Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ م ر

'-m-r — Kök Analizi

أ م ر

248

Kullanım

6

Lemma

79

Türev

106

Anlam

6 lemma, 79 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أَمۡرِيٓ

emri

benim işim, iş, durum, emir

İsim
1

أَمۡرَكُمۡ

emrekum

sözünüzü, söz, buyruk, iş

İsim
1

أَمَرَ

Lemma

emera

buyurdu, buyurmak, emretmek, iş buyurmak

Fiil
7

وَأُمِرۡتُ

ve-umirtu

ve söylendim, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
6

أُمِرۡتُ

umirtu

buyruldum, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
5

يَأۡمُرُ

ye'muru

söyler, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
5

وَأۡمُرۡ

ve'mur

ve buyur, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

A'raf 7:145

·

Kuran-ı Kerim

وَكَتَبۡنَا لَهُۥ فِي ٱلۡأَلۡوَاحِ مِن كُلِّ شَيۡءٖ مَّوۡعِظَةٗ وَتَفۡصِيلٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ فَخُذۡهَا بِقُوَّةٖ وَأۡمُرۡ قَوۡمَكَ يَأۡخُذُواْ بِأَحۡسَنِهَاۚ سَأُوْرِيكُمۡ دَارَ ٱلۡفَٰسِقِينَ

Ve onun için levhaların içinde her şeyden öğüt ve her şey için ayrıntı yazdık. Bunun üzerine onu kuvvetle al ve toplumuna emret, onun en güzelini alsınlar. Size yoldan çıkanların yurdunu göstereceğim.

A'raf 7:199

·

Kuran-ı Kerim

خُذِ ٱلۡعَفۡوَ وَأۡمُرۡ بِٱلۡعُرۡفِ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡجَٰهِلِينَ

Affı al, bilineni emret ve cahillerden yüz çevir.

Taha 20:132

·

Kuran-ı Kerim

وَأۡمُرۡ أَهۡلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصۡطَبِرۡ عَلَيۡهَاۖ لَا نَسۡـَٔلُكَ رِزۡقٗاۖ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكَۗ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلتَّقۡوَىٰ

Ve ailene salatı emret ve onun üzerine sabırla devam et. Senden bir rızık istemiyoruz, Biz seni rızıklandırırız. Ve sonuç sakınanlarındır.

Lokman 31:17

·

Kuran-ı Kerim

يَٰبُنَيَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأۡمُرۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَٱنۡهَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنۡ عَزۡمِ ٱلۡأُمُورِ

Ey oğulcuğum, salatı ayağa kaldır, bilinenle emret, reddedilenden alıkoy ve sana isabet edene sabret. Şüphesiz bu, işlerin kararlılık gerektirenlerindendir.

وَيَأۡمُرُونَ

ve-ye'murune

ve söylerler, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
4

تَأۡمُرُونَ

te'murune

buyurursunuz, söylemek, buyurmak, emretmek, iş göstermek

Fiil
3

أُمِرُوٓاْ

umiru

buyruldular, buyurmak, emretmek, işaret etmek

Fiil
3

يَأۡمُرُونَ

ye'murune

buyururlar, buyurmak, emretmek, iş vermek

Fiil
3

أُمِرۡتَ

umirte

emredildin, emretmek, buyurmak, iş

Fiil
2

أَمَرَهُمۡ

emerahum

buyurdu onlara, söylemek, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
2

يَأۡمُرُكُم

ye'murukum

gösterir size, göstermek, söylemek, buyurmak

Fiil
2

تُؤۡمَرُونَ

tu'merune

gösterilirsiniz, göstermek, söylemek, buyurmak

Fiil
2

يَأۡمُرُكُمۡ

ye'murukum

size söyler, söylemek, buyurmak, emretmek

Fiil
2

يُؤۡمَرُونَ

yu'merune

buyrulurlar, buyurmak, emretmek, iş

Fiil
2

وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ

ve-le-amurennehum

ve elbette buyuracağım onlara, buyurmak, emretmek, iş buyurmak

Fiil
2

تُؤۡمَرُ

tu'meru

buyurulursun, buyurmak, emretmek, iş göstermek

Fiil
2

تَأۡمُرُنَا

te'muruna

bize buyuruyorsun, buyurmak, emretmek, iş buyurmak

Fiil
1

أَمۡرِيٓ

emribenim işim

1

أَمۡرَكُمۡ

emrekumsözünüzü

1

أَمَرَ

Lemma

emerabuyurdu

7

وَأُمِرۡتُ

ve-umirtuve söylendim

6

أُمِرۡتُ

umirtubuyruldum

5

يَأۡمُرُ

ye'murusöyler

5

وَأۡمُرۡ

ve'murve buyur

4

Örnek Ayetler (4)

A'raf 7:145

·

Kuran-ı Kerim

وَكَتَبۡنَا لَهُۥ فِي ٱلۡأَلۡوَاحِ مِن كُلِّ شَيۡءٖ مَّوۡعِظَةٗ وَتَفۡصِيلٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ فَخُذۡهَا بِقُوَّةٖ وَأۡمُرۡ قَوۡمَكَ يَأۡخُذُواْ بِأَحۡسَنِهَاۚ سَأُوْرِيكُمۡ دَارَ ٱلۡفَٰسِقِينَ

Ve onun için levhaların içinde her şeyden öğüt ve her şey için ayrıntı yazdık. Bunun üzerine onu kuvvetle al ve toplumuna emret, onun en güzelini alsınlar. Size yoldan çıkanların yurdunu göstereceğim.

A'raf 7:199

·

Kuran-ı Kerim

خُذِ ٱلۡعَفۡوَ وَأۡمُرۡ بِٱلۡعُرۡفِ وَأَعۡرِضۡ عَنِ ٱلۡجَٰهِلِينَ

Affı al, bilineni emret ve cahillerden yüz çevir.

Taha 20:132

·

Kuran-ı Kerim

وَأۡمُرۡ أَهۡلَكَ بِٱلصَّلَوٰةِ وَٱصۡطَبِرۡ عَلَيۡهَاۖ لَا نَسۡـَٔلُكَ رِزۡقٗاۖ نَّحۡنُ نَرۡزُقُكَۗ وَٱلۡعَٰقِبَةُ لِلتَّقۡوَىٰ

Ve ailene salatı emret ve onun üzerine sabırla devam et. Senden bir rızık istemiyoruz, Biz seni rızıklandırırız. Ve sonuç sakınanlarındır.

Lokman 31:17

·

Kuran-ı Kerim

يَٰبُنَيَّ أَقِمِ ٱلصَّلَوٰةَ وَأۡمُرۡ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَٱنۡهَ عَنِ ٱلۡمُنكَرِ وَٱصۡبِرۡ عَلَىٰ مَآ أَصَابَكَۖ إِنَّ ذَٰلِكَ مِنۡ عَزۡمِ ٱلۡأُمُورِ

Ey oğulcuğum, salatı ayağa kaldır, bilinenle emret, reddedilenden alıkoy ve sana isabet edene sabret. Şüphesiz bu, işlerin kararlılık gerektirenlerindendir.

وَيَأۡمُرُونَ

ve-ye'muruneve söylerler

4

تَأۡمُرُونَ

te'murunebuyurursunuz

3

أُمِرُوٓاْ

umirubuyruldular

3

يَأۡمُرُونَ

ye'murunebuyururlar

3

أُمِرۡتَ

umirteemredildin

2

أَمَرَهُمۡ

emerahumbuyurdu onlara

2

يَأۡمُرُكُم

ye'murukumgösterir size

2

تُؤۡمَرُونَ

tu'merunegösterilirsiniz

2

يَأۡمُرُكُمۡ

ye'murukumsize söyler

2

يُؤۡمَرُونَ

yu'merunebuyrulurlar

2

وَلَأٓمُرَنَّهُمۡ

ve-le-amurennehumve elbette buyuracağım onlara

2

تُؤۡمَرُ

tu'merubuyurulursun

2

تَأۡمُرُنَا

te'murunabize buyuruyorsun

1