Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ر ض

Kök Analizi

أ ر ض

21

Kullanım

21

Ayet

2

Anlam

21

Kuran

Kelime Formları (6)

ٱلۡأَرۡضِ
وَٱلۡأَرۡضِ
ٱلۡأَرۡضَ
ٱلۡأَرۡضُ
ٱلۡأَرۡضِۚ
ٱلۡأَرۡضِۗ

21 sonuçtan 1-20 gösteriliyor

KonumKelimeAnlamBağlam
Kuran-ı Kerim
Bakara:29

ٱلۡأَرۡضِ

fil-ardi

yer

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök olarak düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:36

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

yer

Şeytan onları oradan kaydırdı ve içinde bulundukları yerden onları çıkardı. Biz de dedik ki: Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde bir yerleşim yeri ve bir süreye kadar geçimlik vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:60

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

yer

Hani Musa kavmi için su dilemişti, biz de 'Asanla taşa vur' demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her topluluk kendi içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:107

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

yer

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:117

ٱلۡأَرۡضِ

el-ard

yer

Göklerin ve yerin bediidir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece ol der ve o olur.

Kuran-ı Kerim
Bakara:168

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

yer

Ey insanlar! Yeryüzünde olanlardan helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:205

ٱلۡأَرۡضِ

el ardi

yer

O, dönüp gittiğinde veya iş başına geçtiğinde yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli yok etmek için çabalar. Allah bozgunculuğu sevmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:273

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

yer

Allah yolunda kısıtlanmış yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. Cahil olan iffetlerinden dolayı onları zengin sanır. Sen onları simalarından tanırsın. İnsanlardan arsızca istemezler. Hayır olarak ne harcarsanız şüphesiz Allah onu bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:33

وَٱلۡأَرۡضِ

velard

yer

Dedi ki: Ey Adem, onlara bunların isimlerini haber ver. O, onlara isimlerini haber verince dedi ki: Ben size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz bilirim, sizin açıkladığınızı da gizlemekte olduğunuzu da bilirim dememiş miydim?

Kuran-ı Kerim
Bakara:116

وَٱلۡأَرۡضِ

velard

yer

Allah çocuk edindi dediler. O, bundan münezzehtir. Bilakis, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:164

وَٱلۡأَرۡضِ

vel-ardi

yer

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayarak denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda, orada her türlü canlıyı yaymasında, rüzgarları sevk etmesinde, gök ile yer arasında emre amade kılınmış bulutlarda, akleden bir topluluk için elbette deliller vardır.

Kuran-ı Kerim
Nur:41

وَٱلۡأَرۡضِ

vel-ardı

yer

Görmedin mi ki şüphesiz Allah'ı, göklerde ve yerde olanlar ve kanatlarını açmış olarak kuşlar tesbih eder? Her biri kendi namazını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Ve Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

Kuran-ı Kerim
Nur:42

وَٱلۡأَرۡضِ

vel-ardi

yer

Ve Allah'ındır göklerin ve yerin mülkü; ve Allah'adır dönüş.

Kuran-ı Kerim
Bakara:22

ٱلۡأَرۡضَ

el-arda

yer

O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:71

ٱلۡأَرۡضَ

el-arda

yer

Musa dedi ki: O, onun toprağı sürmek veya ekini sulamak için boyunduruk altına alınmamış, kusursuz ve alacası olmayan bir inek olduğunu söylüyor. Onlar: Şimdi gerçeği getirdin dediler. Bunun üzerine onu kestiler, az kalsın yapmayacaklardı.

Kuran-ı Kerim
Bakara:61

ٱلۡأَرۡضُ

el-ardu

yer

Hani siz, Ey Musa, biz tek bir yemeğe asla sabretmeyeceğiz, bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiklerinden; sebzesinden, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bizim için çıkarsın demiştiniz. O da, Daha hayırlı olanı daha aşağılık olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin, şüphesiz sizin için istedikleriniz vardır demişti. Onların üzerine zillet ve meskenet vuruldu ve Allah'tan bir gazaba uğradılar. Bu, onların Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haber verenleri haksız yere öldürmeleri yüzündendir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:251

ٱلۡأَرۡضُ

elardu

yer

Böylece onları Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar. Davut Calut'u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı yeryüzü fesada uğrardı. Fakat Allah âlemler üzerinde lütuf sahibidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:27

ٱلۡأَرۡضِۚ

el-ardi

yeryüzü

Allah'ın ahdini kesinleşmesinden sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:255

ٱلۡأَرۡضِۗ

el-ard

yer

Allah ki O'ndan başka ilah yoktur, Hayy'dır, Kayyum'dur. O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, onların ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. O'nun dilediği hariç, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir, Azim'dir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:284

ٱلۡأَرۡضِۗ

el-ardi

yer

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye kadirdir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:29

ٱلۡأَرۡضِ

fil-ardi

Anlam:

yer

O, yeryüzünde olanların hepsini sizin için yaratan, sonra göğe yönelip onları yedi gök olarak düzenleyendir. O, her şeyi hakkıyla bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:36

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

Anlam:

yer

Şeytan onları oradan kaydırdı ve içinde bulundukları yerden onları çıkardı. Biz de dedik ki: Birbirinize düşman olarak inin. Sizin için yeryüzünde bir yerleşim yeri ve bir süreye kadar geçimlik vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:60

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

Anlam:

yer

Hani Musa kavmi için su dilemişti, biz de 'Asanla taşa vur' demiştik. Bunun üzerine ondan on iki pınar fışkırmıştı. Her topluluk kendi içeceği yeri bildi. Allah'ın rızkından yiyin, için ve yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:107

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

Anlam:

yer

Bilmez misin ki, göklerin ve yerin mülkü Allah'ındır? Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:117

ٱلۡأَرۡضِ

el-ard

Anlam:

yer

Göklerin ve yerin bediidir. Bir işe hükmettiği zaman ona sadece ol der ve o olur.

Kuran-ı Kerim
Bakara:168

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

Anlam:

yer

Ey insanlar! Yeryüzünde olanlardan helal ve temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin. Şüphesiz o, sizin için apaçık bir düşmandır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:205

ٱلۡأَرۡضِ

el ardi

Anlam:

yer

O, dönüp gittiğinde veya iş başına geçtiğinde yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak, ekini ve nesli yok etmek için çabalar. Allah bozgunculuğu sevmez.

Kuran-ı Kerim
Bakara:273

ٱلۡأَرۡضِ

el-ardi

Anlam:

yer

Allah yolunda kısıtlanmış yeryüzünde dolaşmaya güç yetiremeyen fakirler içindir. Cahil olan iffetlerinden dolayı onları zengin sanır. Sen onları simalarından tanırsın. İnsanlardan arsızca istemezler. Hayır olarak ne harcarsanız şüphesiz Allah onu bilendir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:33

وَٱلۡأَرۡضِ

velard

Anlam:

yer

Dedi ki: Ey Adem, onlara bunların isimlerini haber ver. O, onlara isimlerini haber verince dedi ki: Ben size, göklerin ve yerin gaybını şüphesiz bilirim, sizin açıkladığınızı da gizlemekte olduğunuzu da bilirim dememiş miydim?

Kuran-ı Kerim
Bakara:116

وَٱلۡأَرۡضِ

velard

Anlam:

yer

Allah çocuk edindi dediler. O, bundan münezzehtir. Bilakis, göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Hepsi O'na boyun eğmiştir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:164

وَٱلۡأَرۡضِ

vel-ardi

Anlam:

yer

Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayarak denizde süzülen gemilerde, Allah'ın gökten indirip kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda, orada her türlü canlıyı yaymasında, rüzgarları sevk etmesinde, gök ile yer arasında emre amade kılınmış bulutlarda, akleden bir topluluk için elbette deliller vardır.

Kuran-ı Kerim
Nur:41

وَٱلۡأَرۡضِ

vel-ardı

Anlam:

yer

Görmedin mi ki şüphesiz Allah'ı, göklerde ve yerde olanlar ve kanatlarını açmış olarak kuşlar tesbih eder? Her biri kendi namazını ve tesbihini şüphesiz bilmiştir. Ve Allah, onların yaptıklarını çok iyi bilendir.

Kuran-ı Kerim
Nur:42

وَٱلۡأَرۡضِ

vel-ardi

Anlam:

yer

Ve Allah'ındır göklerin ve yerin mülkü; ve Allah'adır dönüş.

Kuran-ı Kerim
Bakara:22

ٱلۡأَرۡضَ

el-arda

Anlam:

yer

O ki, yeryüzünü sizin için bir döşek, göğü de bir bina kıldı; gökten bir su indirdi ve onunla size rızık olarak ürünlerden çıkardı. Öyleyse siz bilirken Allah'a ortaklar koşmayın.

Kuran-ı Kerim
Bakara:71

ٱلۡأَرۡضَ

el-arda

Anlam:

yer

Musa dedi ki: O, onun toprağı sürmek veya ekini sulamak için boyunduruk altına alınmamış, kusursuz ve alacası olmayan bir inek olduğunu söylüyor. Onlar: Şimdi gerçeği getirdin dediler. Bunun üzerine onu kestiler, az kalsın yapmayacaklardı.

Kuran-ı Kerim
Bakara:61

ٱلۡأَرۡضُ

el-ardu

Anlam:

yer

Hani siz, Ey Musa, biz tek bir yemeğe asla sabretmeyeceğiz, bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiklerinden; sebzesinden, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden ve soğanından bizim için çıkarsın demiştiniz. O da, Daha hayırlı olanı daha aşağılık olanla mı değiştirmek istiyorsunuz? Bir şehre inin, şüphesiz sizin için istedikleriniz vardır demişti. Onların üzerine zillet ve meskenet vuruldu ve Allah'tan bir gazaba uğradılar. Bu, onların Allah'ın ayetlerini inkar etmeleri ve haber verenleri haksız yere öldürmeleri yüzündendir. Bu, isyan etmeleri ve sınırı aşmaları sebebiyledir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:251

ٱلۡأَرۡضُ

elardu

Anlam:

yer

Böylece onları Allah'ın izniyle bozguna uğrattılar. Davut Calut'u öldürdü. Allah ona hükümdarlık ve hikmet verdi ve ona dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın insanları birbirleriyle savması olmasaydı yeryüzü fesada uğrardı. Fakat Allah âlemler üzerinde lütuf sahibidir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:27

ٱلۡأَرۡضِۚ

el-ardi

Anlam:

yeryüzü

Allah'ın ahdini kesinleşmesinden sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini emrettiği şeyi kesenler ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlar; işte onlar hüsrana uğrayanlardır.

Kuran-ı Kerim
Bakara:255

ٱلۡأَرۡضِۗ

el-ard

Anlam:

yer

Allah ki O'ndan başka ilah yoktur, Hayy'dır, Kayyum'dur. O'nu ne bir uyuklama ne de bir uyku tutar. Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O'nundur. O'nun izni olmadan O'nun katında kim şefaat edebilir? O, onların ellerinin arasındakini ve arkalarındakini bilir. O'nun dilediği hariç, O'nun ilminden hiçbir şeyi kavrayamazlar. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kuşatmıştır. Onların korunması O'na ağır gelmez. O, Aliyy'dir, Azim'dir.

Kuran-ı Kerim
Bakara:284

ٱلۡأَرۡضِۗ

el-ardi

Anlam:

yer

Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğine azap eder. Allah her şeye kadirdir.