Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ خ ذ

'-h-d — Kök Analizi

أ خ ذ

273

Kullanım

7

Lemma

139

Türev

128

Anlam

7 lemma, 139 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَأَخَذَتۡهُمُ

fe-ehazethumu

böylece aldı onları, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
8

فَأَخَذَهُمُ

fe-ehazehumu

böylece onları aldı, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
7

خُذُواْ

huzu

alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
5

أَخَذۡنَآ

ehazna

aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَأَخَذۡنَٰهُ

fe-ehaznahu

böylece onu aldık, almak, tutmak, yakalamak, cezalandırmak

Fiil
3

فَخُذۡ

fe-huz

ve al, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:260

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ أَرِنِي كَيۡفَ تُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰۖ قَالَ أَوَلَمۡ تُؤۡمِنۖ قَالَ بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطۡمَئِنَّ قَلۡبِيۖ قَالَ فَخُذۡ أَرۡبَعَةٗ مِّنَ ٱلطَّيۡرِ فَصُرۡهُنَّ إِلَيۡكَ ثُمَّ ٱجۡعَلۡ عَلَىٰ كُلِّ جَبَلٖ مِّنۡهُنَّ جُزۡءٗا ثُمَّ ٱدۡعُهُنَّ يَأۡتِينَكَ سَعۡيٗاۚ وَٱعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ

Ve hani İbrahim 'Rabbim, ölüleri nasıl diriltiyorsun bana göster' demişti. 'Yoksa inanmıyor musun?' demişti. 'Evet, fakat kalbimin tatmin olması için' demişti. 'Böylece kuşlardan dört tane al, sonra onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, koşarak sana gelirler. Ve bil ki Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir' demişti.

A'raf 7:144

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّي ٱصۡطَفَيۡتُكَ عَلَى ٱلنَّاسِ بِرِسَٰلَٰتِي وَبِكَلَٰمِي فَخُذۡ مَآ ءَاتَيۡتُكَ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

Dedi: 'Ey Musa, şüphesiz ben mesajlarımla ve sözümle seni insanların üzerine seçtim. Bunun üzerine sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.'

Yusuf 12:78

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡعَزِيزُ إِنَّ لَهُۥٓ أَبٗا شَيۡخٗا كَبِيرٗا فَخُذۡ أَحَدَنَا مَكَانَهُۥٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Dediler: 'Ey Üstün olan, şüphesiz onun büyük yaşlı bir babası vardır. Bunun üzerine onun yerine birimizi al. Şüphesiz biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'

فَأَخَذۡنَٰهُم

fe-ehaznahum

böylece onları aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

وَأَخَذۡنَا

ve-ehazna

ve aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَيَأۡخُذَكُمۡ

fe-ye'huzekum

böylece sizi alır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَخُذُوهُ

fe-huzuhu

ve onu alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذۡتُهُمۡ

ehaztuhum

aldım, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

تَأۡخُذُواْ

te'huzu

tutarsınız, elle tutmak veya kavramak, tutmak, almak, kabul etmek

Fiil
2

خُذُوهُ

huzuhu

onu alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

فَأَخَذَهُمۡ

fe-ehazahum

böylece onları tuttu, tutmak, yakalamak, almak

Fiil
2

يُؤۡخَذۡ

yu'haz

alınır, alınmak, tutulmak, yakalanmak

Fiil
2

يَأۡخُذَهُمۡ

ye'huzehum

onları alır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

يُؤۡخَذُ

yu'hazu

alınır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذَتۡهُ

ehazethu

tuttu onu, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذۡنَٰهُم

ehaznahum

tuttuk onları, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

خُذِ

huzi

tut, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

فَأَخَذَتۡهُمُ

fe-ehazethumuböylece aldı onları

8

فَأَخَذَهُمُ

fe-ehazehumuböylece onları aldı

7

خُذُواْ

huzualın

5

أَخَذۡنَآ

ehaznaaldık

3

فَأَخَذۡنَٰهُ

fe-ehaznahuböylece onu aldık

3

فَخُذۡ

fe-huzve al

3

Örnek Ayetler (3)

Bakara 2:260

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّ أَرِنِي كَيۡفَ تُحۡيِ ٱلۡمَوۡتَىٰۖ قَالَ أَوَلَمۡ تُؤۡمِنۖ قَالَ بَلَىٰ وَلَٰكِن لِّيَطۡمَئِنَّ قَلۡبِيۖ قَالَ فَخُذۡ أَرۡبَعَةٗ مِّنَ ٱلطَّيۡرِ فَصُرۡهُنَّ إِلَيۡكَ ثُمَّ ٱجۡعَلۡ عَلَىٰ كُلِّ جَبَلٖ مِّنۡهُنَّ جُزۡءٗا ثُمَّ ٱدۡعُهُنَّ يَأۡتِينَكَ سَعۡيٗاۚ وَٱعۡلَمۡ أَنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٞ

Ve hani İbrahim 'Rabbim, ölüleri nasıl diriltiyorsun bana göster' demişti. 'Yoksa inanmıyor musun?' demişti. 'Evet, fakat kalbimin tatmin olması için' demişti. 'Böylece kuşlardan dört tane al, sonra onları kendine alıştır, sonra her dağın üzerine onlardan bir parça koy, sonra onları çağır, koşarak sana gelirler. Ve bil ki Allah Üstün'dür, Hikmetli'dir' demişti.

A'raf 7:144

·

Kuran-ı Kerim

قَالَ يَٰمُوسَىٰٓ إِنِّي ٱصۡطَفَيۡتُكَ عَلَى ٱلنَّاسِ بِرِسَٰلَٰتِي وَبِكَلَٰمِي فَخُذۡ مَآ ءَاتَيۡتُكَ وَكُن مِّنَ ٱلشَّـٰكِرِينَ

Dedi: 'Ey Musa, şüphesiz ben mesajlarımla ve sözümle seni insanların üzerine seçtim. Bunun üzerine sana verdiğimi al ve şükredenlerden ol.'

Yusuf 12:78

·

Kuran-ı Kerim

قَالُواْ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلۡعَزِيزُ إِنَّ لَهُۥٓ أَبٗا شَيۡخٗا كَبِيرٗا فَخُذۡ أَحَدَنَا مَكَانَهُۥٓۖ إِنَّا نَرَىٰكَ مِنَ ٱلۡمُحۡسِنِينَ

Dediler: 'Ey Üstün olan, şüphesiz onun büyük yaşlı bir babası vardır. Bunun üzerine onun yerine birimizi al. Şüphesiz biz seni iyilik edenlerden görüyoruz.'

فَأَخَذۡنَٰهُم

fe-ehaznahumböylece onları aldık

3

وَأَخَذۡنَا

ve-ehaznave aldık

3

فَيَأۡخُذَكُمۡ

fe-ye'huzekumböylece sizi alır

3

فَخُذُوهُ

fe-huzuhuve onu alın

2

أَخَذۡتُهُمۡ

ehaztuhumaldım

2

تَأۡخُذُواْ

te'huzututarsınız

2

خُذُوهُ

huzuhuonu alın

2

فَأَخَذَهُمۡ

fe-ehazahumböylece onları tuttu

2

يُؤۡخَذۡ

yu'hazalınır

2

يَأۡخُذَهُمۡ

ye'huzehumonları alır

2

يُؤۡخَذُ

yu'hazualınır

2

أَخَذَتۡهُ

ehazethututtu onu

2

أَخَذۡنَٰهُم

ehaznahumtuttuk onları

2

خُذِ

huzitut

2