Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ خ ذ

'-h-d — Kök Analizi

أ خ ذ

273

Kullanım

7

Lemma

139

Türev

128

Anlam

7 lemma, 139 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَأَخَذَتۡهُمُ

fe-ehazethumu

böylece aldı onları, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
8

فَأَخَذَهُمُ

fe-ehazehumu

böylece onları aldı, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
7

خُذُواْ

huzu

alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
5

Örnek Ayetler (5)

Bakara 2:63

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱذۡكُرُواْ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ

Ve sözleşmenizi almıştık ve üzerinize Tur'u yükseltmiştik: 'Size verdiğimizi kuvvetle alın ve içindekini hatırlayın, umulur ki siz sakınırsınız.'

Bakara 2:93

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'

Nisa 4:71

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ خُذُواْ حِذۡرَكُمۡ فَٱنفِرُواْ ثُبَاتٍ أَوِ ٱنفِرُواْ جَمِيعٗا

Ey inanan kimseler, tedbirinizi alın, böylece birlikler halinde sefere çıkın veya topluca sefere çıkın.

A'raf 7:31

·

Kuran-ı Kerim

۞يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ خُذُواْ زِينَتَكُمۡ عِندَ كُلِّ مَسۡجِدٖ وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ وَلَا تُسۡرِفُوٓاْۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُسۡرِفِينَ

Ey Adem oğulları, her secde yerinde süsünüzü alın, yiyin ve için ve israf etmeyin; şüphesiz O, israf edenleri sevmez.

A'raf 7:171

·

Kuran-ı Kerim

۞وَإِذۡ نَتَقۡنَا ٱلۡجَبَلَ فَوۡقَهُمۡ كَأَنَّهُۥ ظُلَّةٞ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُۥ وَاقِعُۢ بِهِمۡ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱذۡكُرُواْ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ

Ve dağı onların üzerine sanki o bir gölgelikmiş gibi kaldırmıştık ve onun kendi üzerlerine düşeceği zannında bulunmuşlardı: 'Size verdiğimizi kuvvetle alın ve onun içindekileri hatırlayın, umulur ki sakınırsınız.'

أَخَذۡنَآ

ehazna

aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَأَخَذۡنَٰهُ

fe-ehaznahu

böylece onu aldık, almak, tutmak, yakalamak, cezalandırmak

Fiil
3

فَخُذۡ

fe-huz

ve al, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَأَخَذۡنَٰهُم

fe-ehaznahum

böylece onları aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

وَأَخَذۡنَا

ve-ehazna

ve aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَيَأۡخُذَكُمۡ

fe-ye'huzekum

böylece sizi alır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَخُذُوهُ

fe-huzuhu

ve onu alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذۡتُهُمۡ

ehaztuhum

aldım, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

تَأۡخُذُواْ

te'huzu

tutarsınız, elle tutmak veya kavramak, tutmak, almak, kabul etmek

Fiil
2

خُذُوهُ

huzuhu

onu alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

فَأَخَذَهُمۡ

fe-ehazahum

böylece onları tuttu, tutmak, yakalamak, almak

Fiil
2

يُؤۡخَذۡ

yu'haz

alınır, alınmak, tutulmak, yakalanmak

Fiil
2

يَأۡخُذَهُمۡ

ye'huzehum

onları alır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

يُؤۡخَذُ

yu'hazu

alınır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذَتۡهُ

ehazethu

tuttu onu, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذۡنَٰهُم

ehaznahum

tuttuk onları, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

خُذِ

huzi

tut, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

فَأَخَذَتۡهُمُ

fe-ehazethumuböylece aldı onları

8

فَأَخَذَهُمُ

fe-ehazehumuböylece onları aldı

7

خُذُواْ

huzualın

5

Örnek Ayetler (5)

Bakara 2:63

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱذۡكُرُواْ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ

Ve sözleşmenizi almıştık ve üzerinize Tur'u yükseltmiştik: 'Size verdiğimizi kuvvetle alın ve içindekini hatırlayın, umulur ki siz sakınırsınız.'

Bakara 2:93

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ أَخَذۡنَا مِيثَٰقَكُمۡ وَرَفَعۡنَا فَوۡقَكُمُ ٱلطُّورَ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱسۡمَعُواْۖ قَالُواْ سَمِعۡنَا وَعَصَيۡنَا وَأُشۡرِبُواْ فِي قُلُوبِهِمُ ٱلۡعِجۡلَ بِكُفۡرِهِمۡۚ قُلۡ بِئۡسَمَا يَأۡمُرُكُم بِهِۦٓ إِيمَٰنُكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ

Ve hani sözünüzü almıştık ve dağı üzerinize kaldırmıştık: 'Size verdiğimiz şeyi kuvvetle alın ve işitin.' Dediler: 'İşittik ve isyan ettik.' Ve örtmeleri sebebiyle kalplerinin içine buzağı içirildiler. De ki: 'Eğer inananlar idiyseniz, inancınızın size onu emrettiği şey ne kötüdür!'

Nisa 4:71

·

Kuran-ı Kerim

يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ خُذُواْ حِذۡرَكُمۡ فَٱنفِرُواْ ثُبَاتٍ أَوِ ٱنفِرُواْ جَمِيعٗا

Ey inanan kimseler, tedbirinizi alın, böylece birlikler halinde sefere çıkın veya topluca sefere çıkın.

A'raf 7:31

·

Kuran-ı Kerim

۞يَٰبَنِيٓ ءَادَمَ خُذُواْ زِينَتَكُمۡ عِندَ كُلِّ مَسۡجِدٖ وَكُلُواْ وَٱشۡرَبُواْ وَلَا تُسۡرِفُوٓاْۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلۡمُسۡرِفِينَ

Ey Adem oğulları, her secde yerinde süsünüzü alın, yiyin ve için ve israf etmeyin; şüphesiz O, israf edenleri sevmez.

A'raf 7:171

·

Kuran-ı Kerim

۞وَإِذۡ نَتَقۡنَا ٱلۡجَبَلَ فَوۡقَهُمۡ كَأَنَّهُۥ ظُلَّةٞ وَظَنُّوٓاْ أَنَّهُۥ وَاقِعُۢ بِهِمۡ خُذُواْ مَآ ءَاتَيۡنَٰكُم بِقُوَّةٖ وَٱذۡكُرُواْ مَا فِيهِ لَعَلَّكُمۡ تَتَّقُونَ

Ve dağı onların üzerine sanki o bir gölgelikmiş gibi kaldırmıştık ve onun kendi üzerlerine düşeceği zannında bulunmuşlardı: 'Size verdiğimizi kuvvetle alın ve onun içindekileri hatırlayın, umulur ki sakınırsınız.'

أَخَذۡنَآ

ehaznaaldık

3

فَأَخَذۡنَٰهُ

fe-ehaznahuböylece onu aldık

3

فَخُذۡ

fe-huzve al

3

فَأَخَذۡنَٰهُم

fe-ehaznahumböylece onları aldık

3

وَأَخَذۡنَا

ve-ehaznave aldık

3

فَيَأۡخُذَكُمۡ

fe-ye'huzekumböylece sizi alır

3

فَخُذُوهُ

fe-huzuhuve onu alın

2

أَخَذۡتُهُمۡ

ehaztuhumaldım

2

تَأۡخُذُواْ

te'huzututarsınız

2

خُذُوهُ

huzuhuonu alın

2

فَأَخَذَهُمۡ

fe-ehazahumböylece onları tuttu

2

يُؤۡخَذۡ

yu'hazalınır

2

يَأۡخُذَهُمۡ

ye'huzehumonları alır

2

يُؤۡخَذُ

yu'hazualınır

2

أَخَذَتۡهُ

ehazethututtu onu

2

أَخَذۡنَٰهُم

ehaznahumtuttuk onları

2

خُذِ

huzitut

2