Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ خ ذ

'-h-d — Kök Analizi

أ خ ذ

273

Kullanım

7

Lemma

139

Türev

128

Anlam

7 lemma, 139 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

فَأَخَذَتۡهُمُ

fe-ehazethumu

böylece aldı onları, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Nisa 4:153

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡـَٔلُكَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيۡهِمۡ كِتَٰبٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ فَقَدۡ سَأَلُواْ مُوسَىٰٓ أَكۡبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓاْ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ بِظُلۡمِهِمۡۚ ثُمَّ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَعَفَوۡنَا عَن ذَٰلِكَۚ وَءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا

Kitap ehli, gökten onlara bir kitap indirmeni senden istiyor. Kesinlikle Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve 'Allah'ı bize açıkça göster' demişlerdi. Bunun üzerine zulümleri sebebiyle onları yıldırım yakaladı. Sonra açık deliller onlara geldikten sonra buzağıyı edindiler. Bunun üzerine bunu sildik ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

A'raf 7:78

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ

Böylece sarsıntı onları yakaladı, böylece yurtlarında diz üstü çökenler oldular.

A'raf 7:91

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ

Bunun üzerine sarsıntı onları yakaladı, böylece yurtlarında diz üstü çökmüş kimseler oldular.

Hicr 15:73

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ

Bunun üzerine güneş doğarken o çığlık onları yakaladı.

Hicr 15:83

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ

Bunun üzerine sabahlarken o çığlık onları aldı.

Tüm 8 kullanımı gör

فَأَخَذَهُمُ

fe-ehazehumu

böylece onları aldı, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
7

خُذُواْ

huzu

alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
5

أَخَذۡنَآ

ehazna

aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَأَخَذۡنَٰهُ

fe-ehaznahu

böylece onu aldık, almak, tutmak, yakalamak, cezalandırmak

Fiil
3

فَخُذۡ

fe-huz

ve al, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَأَخَذۡنَٰهُم

fe-ehaznahum

böylece onları aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

وَأَخَذۡنَا

ve-ehazna

ve aldık, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَيَأۡخُذَكُمۡ

fe-ye'huzekum

böylece sizi alır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
3

فَخُذُوهُ

fe-huzuhu

ve onu alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذۡتُهُمۡ

ehaztuhum

aldım, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

تَأۡخُذُواْ

te'huzu

tutarsınız, elle tutmak veya kavramak, tutmak, almak, kabul etmek

Fiil
2

خُذُوهُ

huzuhu

onu alın, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

فَأَخَذَهُمۡ

fe-ehazahum

böylece onları tuttu, tutmak, yakalamak, almak

Fiil
2

يُؤۡخَذۡ

yu'haz

alınır, alınmak, tutulmak, yakalanmak

Fiil
2

يَأۡخُذَهُمۡ

ye'huzehum

onları alır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

يُؤۡخَذُ

yu'hazu

alınır, almak, tutmak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذَتۡهُ

ehazethu

tuttu onu, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

أَخَذۡنَٰهُم

ehaznahum

tuttuk onları, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

خُذِ

huzi

tut, tutmak, almak, yakalamak

Fiil
2

فَأَخَذَتۡهُمُ

fe-ehazethumuböylece aldı onları

8

Örnek Ayetler (5 / 8)

Nisa 4:153

·

Kuran-ı Kerim

يَسۡـَٔلُكَ أَهۡلُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن تُنَزِّلَ عَلَيۡهِمۡ كِتَٰبٗا مِّنَ ٱلسَّمَآءِۚ فَقَدۡ سَأَلُواْ مُوسَىٰٓ أَكۡبَرَ مِن ذَٰلِكَ فَقَالُوٓاْ أَرِنَا ٱللَّهَ جَهۡرَةٗ فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّـٰعِقَةُ بِظُلۡمِهِمۡۚ ثُمَّ ٱتَّخَذُواْ ٱلۡعِجۡلَ مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَتۡهُمُ ٱلۡبَيِّنَٰتُ فَعَفَوۡنَا عَن ذَٰلِكَۚ وَءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ سُلۡطَٰنٗا مُّبِينٗا

Kitap ehli, gökten onlara bir kitap indirmeni senden istiyor. Kesinlikle Musa'dan bundan daha büyüğünü istemişlerdi ve 'Allah'ı bize açıkça göster' demişlerdi. Bunun üzerine zulümleri sebebiyle onları yıldırım yakaladı. Sonra açık deliller onlara geldikten sonra buzağıyı edindiler. Bunun üzerine bunu sildik ve Musa'ya apaçık bir yetki verdik.

A'raf 7:78

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ

Böylece sarsıntı onları yakaladı, böylece yurtlarında diz üstü çökenler oldular.

A'raf 7:91

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلرَّجۡفَةُ فَأَصۡبَحُواْ فِي دَارِهِمۡ جَٰثِمِينَ

Bunun üzerine sarsıntı onları yakaladı, böylece yurtlarında diz üstü çökmüş kimseler oldular.

Hicr 15:73

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُشۡرِقِينَ

Bunun üzerine güneş doğarken o çığlık onları yakaladı.

Hicr 15:83

·

Kuran-ı Kerim

فَأَخَذَتۡهُمُ ٱلصَّيۡحَةُ مُصۡبِحِينَ

Bunun üzerine sabahlarken o çığlık onları aldı.

Tüm 8 kullanımı gör

فَأَخَذَهُمُ

fe-ehazehumuböylece onları aldı

7

خُذُواْ

huzualın

5

أَخَذۡنَآ

ehaznaaldık

3

فَأَخَذۡنَٰهُ

fe-ehaznahuböylece onu aldık

3

فَخُذۡ

fe-huzve al

3

فَأَخَذۡنَٰهُم

fe-ehaznahumböylece onları aldık

3

وَأَخَذۡنَا

ve-ehaznave aldık

3

فَيَأۡخُذَكُمۡ

fe-ye'huzekumböylece sizi alır

3

فَخُذُوهُ

fe-huzuhuve onu alın

2

أَخَذۡتُهُمۡ

ehaztuhumaldım

2

تَأۡخُذُواْ

te'huzututarsınız

2

خُذُوهُ

huzuhuonu alın

2

فَأَخَذَهُمۡ

fe-ehazahumböylece onları tuttu

2

يُؤۡخَذۡ

yu'hazalınır

2

يَأۡخُذَهُمۡ

ye'huzehumonları alır

2

يُؤۡخَذُ

yu'hazualınır

2

أَخَذَتۡهُ

ehazethututtu onu

2

أَخَذۡنَٰهُم

ehaznahumtuttuk onları

2

خُذِ

huzitut

2