Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أُوتُواْ

Lemma

utu

verildiler, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
31

ءَاتَيۡنَا

ateyna

verdik, getirmek, vermek, gelmek

Fiil
17

Örnek Ayetler (5 / 17)

Bakara 2:53

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡفُرۡقَانَ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve yol bulursunuz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.

Bakara 2:87

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَقَفَّيۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ بِٱلرُّسُلِۖ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمۡ رَسُولُۢ بِمَا لَا تَهۡوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡ فَفَرِيقٗا كَذَّبۡتُمۡ وَفَرِيقٗا تَقۡتُلُونَ

Ve kesinlikle Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra resulleri ardı sıra gönderdik. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık kanıtları verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Bunun üzerine her ne zaman bir resul size nefslerinizin arzulamadığı şeyle gelse büyüklük tasladınız; bunun üzerine bir grubu yalanladınız ve bir grubu katlediyorsunuz.

En'am 6:154

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِيٓ أَحۡسَنَ وَتَفۡصِيلٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ يُؤۡمِنُونَ

Sonra iyilik yapan kimsenin üzerine tamamlayıcı olarak, her şey için bir açıklama, bir yol gösterme ve bir merhamet olarak Musa'ya kitabı verdik; umulur ki onlar Rablerinin karşılaşmasına inanırlar.

Hud 11:110

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَٱخۡتُلِفَ فِيهِۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُ مُرِيبٖ

Ve kesinlikle Musa'ya kitabı verdik, böylece onda ayrılığa düşüldü. Ve eğer Rabbinden geçmiş bir söz olmasaydı, kesinlikle aralarında hüküm verilirdi. Ve şüphesiz onlar ondan kuşku verici bir şüphe içindedirler.

İsra 17:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ تِسۡعَ ءَايَٰتِۭ بَيِّنَٰتٖۖ فَسۡـَٔلۡ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ إِذۡ جَآءَهُمۡ فَقَالَ لَهُۥ فِرۡعَوۡنُ إِنِّي لَأَظُنُّكَ يَٰمُوسَىٰ مَسۡحُورٗا

Andolsun Musa'ya dokuz açık ayet verdik. İsrail oğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona demişti: 'Ey Musa, şüphesiz ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğun zannındayım.'

Tüm 17 kullanımı gör

أُوتِيَ

utiye

verildi, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
14

وَءَاتُواْ

ve-atu

ve verdiler, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
11

وَءَاتَيۡنَٰهُ

ve-ateynahu

ve getirdik onu, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
9

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ateynahumu

verdik onlara, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
8

وَءَاتَيۡنَا

ve-ateyna

ve verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
7

ءَاتَيۡنَٰهُمۡ

ateynahum

verdik, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
6

ءَاتَىٰهُمُ

atahumu

verdi, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
5

يُؤۡتِيهِ

yu'tihi

onu verir, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

وَيُؤۡتُونَ

ve-yu'tune

ve verirler, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

ءَاتَيۡنَٰهُ

ateynahu

ona verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunne

verdiniz onlara, vermek, sunmak

Fiil
4

ءَاتَىٰكُمۡ

atakum

size getirdi, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
4

وَءَاتَوُاْ

ve-atevu

ve getirdiler, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
4

ءَاتِنَا

atina

bize ver, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
4

ءَاتَيۡتُم

ateytum

verdiniz, vermek, sunmak

Fiil
3

يُؤۡتِي

yu'ti

verir, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
3

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

verdik, vermek, getirmek

Fiil
3

وَءَاتَيۡنَٰهُم

ve-ateynahum

ve verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
3

أُوتُواْ

Lemma

utuverildiler

31

ءَاتَيۡنَا

ateynaverdik

17

Örnek Ayetler (5 / 17)

Bakara 2:53

·

Kuran-ı Kerim

وَإِذۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡفُرۡقَانَ لَعَلَّكُمۡ تَهۡتَدُونَ

Ve yol bulursunuz diye Musa'ya kitabı ve furkanı vermiştik.

Bakara 2:87

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ وَقَفَّيۡنَا مِنۢ بَعۡدِهِۦ بِٱلرُّسُلِۖ وَءَاتَيۡنَا عِيسَى ٱبۡنَ مَرۡيَمَ ٱلۡبَيِّنَٰتِ وَأَيَّدۡنَٰهُ بِرُوحِ ٱلۡقُدُسِۗ أَفَكُلَّمَا جَآءَكُمۡ رَسُولُۢ بِمَا لَا تَهۡوَىٰٓ أَنفُسُكُمُ ٱسۡتَكۡبَرۡتُمۡ فَفَرِيقٗا كَذَّبۡتُمۡ وَفَرِيقٗا تَقۡتُلُونَ

Ve kesinlikle Musa'ya kitabı verdik ve ondan sonra resulleri ardı sıra gönderdik. Ve Meryem oğlu İsa'ya açık kanıtları verdik ve onu Kutsal Ruh ile destekledik. Bunun üzerine her ne zaman bir resul size nefslerinizin arzulamadığı şeyle gelse büyüklük tasladınız; bunun üzerine bir grubu yalanladınız ve bir grubu katlediyorsunuz.

En'am 6:154

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ تَمَامًا عَلَى ٱلَّذِيٓ أَحۡسَنَ وَتَفۡصِيلٗا لِّكُلِّ شَيۡءٖ وَهُدٗى وَرَحۡمَةٗ لَّعَلَّهُم بِلِقَآءِ رَبِّهِمۡ يُؤۡمِنُونَ

Sonra iyilik yapan kimsenin üzerine tamamlayıcı olarak, her şey için bir açıklama, bir yol gösterme ve bir merhamet olarak Musa'ya kitabı verdik; umulur ki onlar Rablerinin karşılaşmasına inanırlar.

Hud 11:110

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَى ٱلۡكِتَٰبَ فَٱخۡتُلِفَ فِيهِۚ وَلَوۡلَا كَلِمَةٞ سَبَقَتۡ مِن رَّبِّكَ لَقُضِيَ بَيۡنَهُمۡۚ وَإِنَّهُمۡ لَفِي شَكّٖ مِّنۡهُ مُرِيبٖ

Ve kesinlikle Musa'ya kitabı verdik, böylece onda ayrılığa düşüldü. Ve eğer Rabbinden geçmiş bir söz olmasaydı, kesinlikle aralarında hüküm verilirdi. Ve şüphesiz onlar ondan kuşku verici bir şüphe içindedirler.

İsra 17:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَقَدۡ ءَاتَيۡنَا مُوسَىٰ تِسۡعَ ءَايَٰتِۭ بَيِّنَٰتٖۖ فَسۡـَٔلۡ بَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ إِذۡ جَآءَهُمۡ فَقَالَ لَهُۥ فِرۡعَوۡنُ إِنِّي لَأَظُنُّكَ يَٰمُوسَىٰ مَسۡحُورٗا

Andolsun Musa'ya dokuz açık ayet verdik. İsrail oğullarına sor; onlara geldiği zaman Firavun ona demişti: 'Ey Musa, şüphesiz ben senin kesinlikle büyülenmiş olduğun zannındayım.'

Tüm 17 kullanımı gör

أُوتِيَ

utiyeverildi

14

وَءَاتُواْ

ve-atuve verdiler

11

وَءَاتَيۡنَٰهُ

ve-ateynahuve getirdik onu

9

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ateynahumuverdik onlara

8

وَءَاتَيۡنَا

ve-ateynave verdik

7

ءَاتَيۡنَٰهُمۡ

ateynahumverdik

6

ءَاتَىٰهُمُ

atahumuverdi

5

يُؤۡتِيهِ

yu'tihionu verir

5

وَيُؤۡتُونَ

ve-yu'tuneve verirler

5

ءَاتَيۡنَٰهُ

ateynahuona verdik

5

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunneverdiniz onlara

4

ءَاتَىٰكُمۡ

atakumsize getirdi

4

وَءَاتَوُاْ

ve-atevuve getirdiler

4

ءَاتِنَا

atinabize ver

4

ءَاتَيۡتُم

ateytumverdiniz

3

يُؤۡتِي

yu'tiverir

3

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakumverdik

3

وَءَاتَيۡنَٰهُم

ve-ateynahumve verdik

3