548
Kullanım
6
Lemma
248
Türev
196
Anlam
6 lemma, 248 türev form
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:27
·
Kuran-ı Kerim
فَأَتَتۡ بِهِۦ قَوۡمَهَا تَحۡمِلُهُۥۖ قَالُواْ يَٰمَرۡيَمُ لَقَدۡ جِئۡتِ شَيۡـٔٗا فَرِيّٗا
Bunun üzerine onu taşıyarak onunla kavmine geldi. Dediler: 'Ey Meryem, kesinlikle görülmemiş bir şey getirdin.'
Örnek Ayetler (1)
Fussilet 41:40
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُلۡحِدُونَ فِيٓ ءَايَٰتِنَا لَا يَخۡفَوۡنَ عَلَيۡنَآۗ أَفَمَن يُلۡقَىٰ فِي ٱلنَّارِ خَيۡرٌ أَم مَّن يَأۡتِيٓ ءَامِنٗا يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِۚ ٱعۡمَلُواْ مَا شِئۡتُمۡ إِنَّهُۥ بِمَا تَعۡمَلُونَ بَصِيرٌ
Şüphesiz ayetlerimiz hakkında sapanlar bize gizli kalmazlar. Ateşe atılan kimse mi daha iyidir, yoksa kalkış günü güven içinde gelen kimse mi? Dilediğiniz şeyi yapın; şüphesiz O, yaptığınız şeyi Gören'dir.
Örnek Ayetler (2)
En'am 6:134
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ مَا تُوعَدُونَ لَأٓتٖۖ وَمَآ أَنتُم بِمُعۡجِزِينَ
Şüphesiz size vaat edilen şey kesinlikle gelecektir. Ve siz aciz bırakanlar değilsiniz.
Ankebut 29:5
·
Kuran-ı Kerim
مَن كَانَ يَرۡجُواْ لِقَآءَ ٱللَّهِ فَإِنَّ أَجَلَ ٱللَّهِ لَأٓتٖۚ وَهُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡعَلِيمُ
Kim Allah'la karşılaşmayı umuyor olursa, bunun üzerine şüphesiz Allah'ın süresi kesinlikle gelicidir. Ve O İşiten'dir, Bilen'dir.
Örnek Ayetler (2)
Hicr 15:85
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا خَلَقۡنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضَ وَمَا بَيۡنَهُمَآ إِلَّا بِٱلۡحَقِّۗ وَإِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَأٓتِيَةٞۖ فَٱصۡفَحِ ٱلصَّفۡحَ ٱلۡجَمِيلَ
Ve gökleri, yeri ve ikisi arasındakileri gerçek ile olması hariç yaratmadık. Ve şüphesiz o saat kesinlikle gelicidir. Bunun üzerine güzel bir yüz çevirmekle yüz çevir.
Mü'min 40:59
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلسَّاعَةَ لَأٓتِيَةٞ لَّا رَيۡبَ فِيهَا وَلَٰكِنَّ أَكۡثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤۡمِنُونَ
Şüphesiz saat kesinlikle gelicidir, onda şüphe yoktur. Ve lakin insanların çoğu inanmazlar.
Örnek Ayetler (1)
Hac 22:7
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٞ لَّا رَيۡبَ فِيهَا وَأَنَّ ٱللَّهَ يَبۡعَثُ مَن فِي ٱلۡقُبُورِ
Ve şüphesiz saat gelicidir, onda şüphe yoktur. Ve şüphesiz Allah kabirlerdeki kimseleri diriltir.
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:93
·
Kuran-ı Kerim
إِن كُلُّ مَن فِي ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلۡأَرۡضِ إِلَّآ ءَاتِي ٱلرَّحۡمَٰنِ عَبۡدٗا
Göklerde ve yerde olan kimselerin hepsi, Merhameti Bol'a ancak bir kul olarak gelecektir.
Örnek Ayetler (1)
Taha 20:15
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلسَّاعَةَ ءَاتِيَةٌ أَكَادُ أُخۡفِيهَا لِتُجۡزَىٰ كُلُّ نَفۡسِۭ بِمَا تَسۡعَىٰ
'Şüphesiz saat gelecektir; her nefsin çabaladığı şeyle karşılık görmesi için neredeyse onu gizliyorum.'
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:95
·
Kuran-ı Kerim
وَكُلُّهُمۡ ءَاتِيهِ يَوۡمَ ٱلۡقِيَٰمَةِ فَرۡدًا
Ve onların hepsi kalkış günü O'na tek başına gelecektir.
Örnek Ayetler (1)
Hud 11:76
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓإِبۡرَٰهِيمُ أَعۡرِضۡ عَنۡ هَٰذَآۖ إِنَّهُۥ قَدۡ جَآءَ أَمۡرُ رَبِّكَۖ وَإِنَّهُمۡ ءَاتِيهِمۡ عَذَابٌ غَيۡرُ مَرۡدُودٖ
'Ey İbrahim, bundan yüz çevir. Şüphesiz kesinlikle senin Rabbinin emri geldi. Ve şüphesiz onlara geri çevrilmiş olmayan bir azap gelicidir.'
Örnek Ayetler (1)
Meryem 19:61
·
Kuran-ı Kerim
جَنَّـٰتِ عَدۡنٍ ٱلَّتِي وَعَدَ ٱلرَّحۡمَٰنُ عِبَادَهُۥ بِٱلۡغَيۡبِۚ إِنَّهُۥ كَانَ وَعۡدُهُۥ مَأۡتِيّٗا
Merhameti Bol Olanın kullarına görünmeyende söz verdiği Adn bahçelerine. Şüphesiz O'nun sözü yerine gelecektir.
Örnek Ayetler (1)
Nahl 16:90
·
Kuran-ı Kerim
۞إِنَّ ٱللَّهَ يَأۡمُرُ بِٱلۡعَدۡلِ وَٱلۡإِحۡسَٰنِ وَإِيتَآيِٕ ذِي ٱلۡقُرۡبَىٰ وَيَنۡهَىٰ عَنِ ٱلۡفَحۡشَآءِ وَٱلۡمُنكَرِ وَٱلۡبَغۡيِۚ يَعِظُكُمۡ لَعَلَّكُمۡ تَذَكَّرُونَ
Şüphesiz Allah adaletle, iyilikle ve akraba sahibine vermekle emreder ve çirkinlikten, kötülükten ve azgınlıktan yasaklar. Hatırlayasınız diye size öğüt verir.
Örnek Ayetler (1)
Enbiya 21:73
·
Kuran-ı Kerim
وَجَعَلۡنَٰهُمۡ أَئِمَّةٗ يَهۡدُونَ بِأَمۡرِنَا وَأَوۡحَيۡنَآ إِلَيۡهِمۡ فِعۡلَ ٱلۡخَيۡرَٰتِ وَإِقَامَ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءَ ٱلزَّكَوٰةِۖ وَكَانُواْ لَنَا عَٰبِدِينَ
Ve onları emrimizle yol gösteren önderler yaptık. Ve onlara iyilikleri yapmayı, salatı ikame etmeyi ve zekatı vermeyi vahyettik. Ve onlar bize kulluk edenlerdi.
Örnek Ayetler (1)
Nur 24:37
·
Kuran-ı Kerim
رِجَالٞ لَّا تُلۡهِيهِمۡ تِجَٰرَةٞ وَلَا بَيۡعٌ عَن ذِكۡرِ ٱللَّهِ وَإِقَامِ ٱلصَّلَوٰةِ وَإِيتَآءِ ٱلزَّكَوٰةِ يَخَافُونَ يَوۡمٗا تَتَقَلَّبُ فِيهِ ٱلۡقُلُوبُ وَٱلۡأَبۡصَٰرُ
Ne bir ticaret ne de bir alışveriş onları Allah'ı anmaktan, salatı ayağa kaldırmaktan ve zekatı vermekten oyalamayan adamlar; içinde kalplerin ve görüşlerin döneceği bir günden korkarlar.
Örnek Ayetler (1)
Nisa 4:162
·
Kuran-ı Kerim
لَّـٰكِنِ ٱلرَّـٰسِخُونَ فِي ٱلۡعِلۡمِ مِنۡهُمۡ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ يُؤۡمِنُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيۡكَ وَمَآ أُنزِلَ مِن قَبۡلِكَۚ وَٱلۡمُقِيمِينَ ٱلصَّلَوٰةَۚ وَٱلۡمُؤۡتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَٱلۡمُؤۡمِنُونَ بِٱللَّهِ وَٱلۡيَوۡمِ ٱلۡأٓخِرِ أُوْلَـٰٓئِكَ سَنُؤۡتِيهِمۡ أَجۡرًا عَظِيمًا
Fakat onlardan bilgide derinleşenler ve inananlar, sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar. Ve salatı ikame edenler, zekatı verenler, Allah'a ve son güne inananlar; işte onlara büyük bir ödül vereceğiz.