548
Kullanım
6
Lemma
248
Türev
196
Anlam
6 lemma, 248 türev form
Örnek Ayetler (5)
En'am 6:130
·
Kuran-ı Kerim
يَٰمَعۡشَرَ ٱلۡجِنِّ وَٱلۡإِنسِ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَقُصُّونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِي وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ شَهِدۡنَا عَلَىٰٓ أَنفُسِنَاۖ وَغَرَّتۡهُمُ ٱلۡحَيَوٰةُ ٱلدُّنۡيَا وَشَهِدُواْ عَلَىٰٓ أَنفُسِهِمۡ أَنَّهُمۡ كَانُواْ كَٰفِرِينَ
'Ey cin ve insan topluluğu, size ayetlerimi anlatan ve bu gününüzün karşılaşmasıyla sizi uyaran sizden resuller size gelmedi mi?' Dediler: 'Kendi nefislerimizin aleyhine tanıklık ettik.' Ve dünya hayatı onları aldattı ve şüphesiz onların örtenler olduklarına kendi nefislerinin aleyhine tanıklık ettiler.
İbrahim 14:9
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِكُمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ لَا يَعۡلَمُهُمۡ إِلَّا ٱللَّهُۚ جَآءَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓاْ أَيۡدِيَهُمۡ فِيٓ أَفۡوَٰهِهِمۡ وَقَالُوٓاْ إِنَّا كَفَرۡنَا بِمَآ أُرۡسِلۡتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِي شَكّٖ مِّمَّا تَدۡعُونَنَآ إِلَيۡهِ مُرِيبٖ
Sizden öncekilerin, Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin haberi size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilmez. Resulleri onlara açık kanıtlarla gelmişti. Bunun üzerine ellerini ağızlarına döndürdüler ve dediler: 'Şüphesiz biz sizin kendisiyle gönderildiğiniz şeyi örttük. Ve şüphesiz biz, bizi kendisine çağırdığınız şeyden kuşku veren bir şüphe içindeyiz.'
Zümer 39:71
·
Kuran-ı Kerim
وَسِيقَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓاْ إِلَىٰ جَهَنَّمَ زُمَرًاۖ حَتَّىٰٓ إِذَا جَآءُوهَا فُتِحَتۡ أَبۡوَٰبُهَا وَقَالَ لَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ رُسُلٞ مِّنكُمۡ يَتۡلُونَ عَلَيۡكُمۡ ءَايَٰتِ رَبِّكُمۡ وَيُنذِرُونَكُمۡ لِقَآءَ يَوۡمِكُمۡ هَٰذَاۚ قَالُواْ بَلَىٰ وَلَٰكِنۡ حَقَّتۡ كَلِمَةُ ٱلۡعَذَابِ عَلَى ٱلۡكَٰفِرِينَ
Ve örtenler gruplar halinde cehenneme sürüldü. Sonunda ona geldiklerinde onun kapıları açıldı ve onun bekçileri onlara dedi: 'Size içinizden Rabbinizin ayetlerini size okuyan ve bu gününüzün karşılaşmasına karşı sizi uyaran resuller gelmedi mi?' Dediler: 'Evet.' Fakat azap sözü örtenlerin üzerine gerçekleşti.
Tegabun 64:5
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَبَؤُاْ ٱلَّذِينَ كَفَرُواْ مِن قَبۡلُ فَذَاقُواْ وَبَالَ أَمۡرِهِمۡ وَلَهُمۡ عَذَابٌ أَلِيمٞ
Daha önce örtenlerin haberi size gelmedi mi? Bunun üzerine işlerinin vebalini tattılar ve onlar için acı verici bir azap vardır.
Mülk 67:8
·
Kuran-ı Kerim
تَكَادُ تَمَيَّزُ مِنَ ٱلۡغَيۡظِۖ كُلَّمَآ أُلۡقِيَ فِيهَا فَوۡجٞ سَأَلَهُمۡ خَزَنَتُهَآ أَلَمۡ يَأۡتِكُمۡ نَذِيرٞ
Öfkeden neredeyse parçalanır. Onun içine her bir grup atıldığında, onun bekçileri onlara sorar: 'Size uyarıcı gelmedi mi?'
Örnek Ayetler (5)
En'am 6:46
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَخَذَ ٱللَّهُ سَمۡعَكُمۡ وَأَبۡصَٰرَكُمۡ وَخَتَمَ عَلَىٰ قُلُوبِكُم مَّنۡ إِلَٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَأۡتِيكُم بِهِۗ ٱنظُرۡ كَيۡفَ نُصَرِّفُ ٱلۡأٓيَٰتِ ثُمَّ هُمۡ يَصۡدِفُونَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer Allah işitmenizi ve görüşlerinizi alırsa ve kalplerinizin üzerini mühürlerse, Allah'tan başka onu size getirecek ilah kimdir?' Ayetleri nasıl açıkladığımıza bak, sonra onlar yüz çeviriyorlar.
Hud 11:33
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ إِنَّمَا يَأۡتِيكُم بِهِ ٱللَّهُ إِن شَآءَ وَمَآ أَنتُم بِمُعۡجِزِينَ
Dedi: 'Eğer dilerse onu size ancak Allah getirir. Ve siz aciz bırakanlar değilsiniz.'
Kasas 28:71
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمُ ٱلَّيۡلَ سَرۡمَدًا إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَنۡ إِلَٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَأۡتِيكُم بِضِيَآءٍۚ أَفَلَا تَسۡمَعُونَ
De ki: 'Gördünüz mü? Eğer Allah kalkış gününe kadar geceyi üzerinizde sürekli kılsaydı, Allah'tan başka size bir ışık getirecek ilah kimdir? İşitmez misiniz?'
Kasas 28:72
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِن جَعَلَ ٱللَّهُ عَلَيۡكُمُ ٱلنَّهَارَ سَرۡمَدًا إِلَىٰ يَوۡمِ ٱلۡقِيَٰمَةِ مَنۡ إِلَٰهٌ غَيۡرُ ٱللَّهِ يَأۡتِيكُم بِلَيۡلٖ تَسۡكُنُونَ فِيهِۚ أَفَلَا تُبۡصِرُونَ
De ki: 'Gördünüz mü? Eğer Allah kalkış gününe kadar gündüzü üzerinizde sürekli kılsaydı, Allah'tan başka içinde dinleneceğiniz bir geceyi size getirecek ilah kimdir? Görmez misiniz?'
Mülk 67:30
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَصۡبَحَ مَآؤُكُمۡ غَوۡرٗا فَمَن يَأۡتِيكُم بِمَآءٖ مَّعِينِۭ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer suyunuz çekilmiş olursa, böylece size akan bir suyu kim getirir?'
Örnek Ayetler (5)
Nisa 4:15
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّـٰتِي يَأۡتِينَ ٱلۡفَٰحِشَةَ مِن نِّسَآئِكُمۡ فَٱسۡتَشۡهِدُواْ عَلَيۡهِنَّ أَرۡبَعَةٗ مِّنكُمۡۖ فَإِن شَهِدُواْ فَأَمۡسِكُوهُنَّ فِي ٱلۡبُيُوتِ حَتَّىٰ يَتَوَفَّىٰهُنَّ ٱلۡمَوۡتُ أَوۡ يَجۡعَلَ ٱللَّهُ لَهُنَّ سَبِيلٗا
Ve kadınlarınızdan fuhşu yapan kadınlara karşı sizden dört kişiyi şahit tutun. Bunun üzerine eğer şahitlik ederlerse, ölüm onları vefat ettirene veya Allah onlar için bir yol kılana kadar onları evlerin içinde tutun.
Nisa 4:19
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ لَا يَحِلُّ لَكُمۡ أَن تَرِثُواْ ٱلنِّسَآءَ كَرۡهٗاۖ وَلَا تَعۡضُلُوهُنَّ لِتَذۡهَبُواْ بِبَعۡضِ مَآ ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأۡتِينَ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلۡمَعۡرُوفِۚ فَإِن كَرِهۡتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكۡرَهُواْ شَيۡـٔٗا وَيَجۡعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيۡرٗا كَثِيرٗا
Ey inanan kimseler, kadınlara zorla mirasçı olmanız size helal olmaz. Ve apaçık bir fuhuş yapmaları hariç, onlara verdiğiniz şeyin bazısını götürmeniz için onları engellemeyin. Ve onlarla bilinenle geçinin. Fakat eğer onlardan hoşlanmazsanız, bunun üzerine umulur ki bir şeyden hoşlanmazsınız ve Allah onun içinde çok bir hayır kılar.
Hac 22:27
·
Kuran-ı Kerim
وَأَذِّن فِي ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَجِّ يَأۡتُوكَ رِجَالٗا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٖ يَأۡتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٖ
Ve insanların içinde haccı duyur; yaya olarak ve her uzak yoldan gelen her zayıf binek üzerinde sana gelsinler.
Mümtehine 60:12
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلۡمُؤۡمِنَٰتُ يُبَايِعۡنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشۡرِكۡنَ بِٱللَّهِ شَيۡـٔٗا وَلَا يَسۡرِقۡنَ وَلَا يَزۡنِينَ وَلَا يَقۡتُلۡنَ أَوۡلَٰدَهُنَّ وَلَا يَأۡتِينَ بِبُهۡتَٰنٖ يَفۡتَرِينَهُۥ بَيۡنَ أَيۡدِيهِنَّ وَأَرۡجُلِهِنَّ وَلَا يَعۡصِينَكَ فِي مَعۡرُوفٖ فَبَايِعۡهُنَّ وَٱسۡتَغۡفِرۡ لَهُنَّ ٱللَّهَۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ
Ey nebi, inanan kadınlar sana geldiklerinde; Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmamaları, hırsızlık yapmamaları, zina etmemeleri, çocuklarını katletmemeleri, elleri ve ayakları arasında uydurdukları bir iftira ile gelmemeleri ve iyilikte sana isyan etmemeleri üzerine sana biat ederlerse, onlara biat et. Ve onlar için Allah'tan örtülme dile. Şüphesiz Allah Örten'dir, Merhameti Kesintisiz'dir.
Talak 65:1
·
Kuran-ı Kerim
يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِيُّ إِذَا طَلَّقۡتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحۡصُواْ ٱلۡعِدَّةَۖ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ رَبَّكُمۡۖ لَا تُخۡرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخۡرُجۡنَ إِلَّآ أَن يَأۡتِينَ بِفَٰحِشَةٖ مُّبَيِّنَةٖۚ وَتِلۡكَ حُدُودُ ٱللَّهِۚ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدۡ ظَلَمَ نَفۡسَهُۥۚ لَا تَدۡرِي لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحۡدِثُ بَعۡدَ ذَٰلِكَ أَمۡرٗا
Ey nebi, kadınları boşadığınız zaman, onları bekleme süreleri için boşayın ve bekleme süresini sayın. Ve Rabbiniz Allah'tan sakının. Onları evlerinden çıkarmayın ve onlar çıkmasınlar, açık bir çirkinlikle gelmeleri hariç. Ve bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Ve kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, böylece kesinlikle nefsine zulmetmiştir. Bilmezsin, belki Allah bundan sonra bir iş meydana getirir.
Örnek Ayetler (4)
Bakara 2:258
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ تَرَ إِلَى ٱلَّذِي حَآجَّ إِبۡرَٰهِـۧمَ فِي رَبِّهِۦٓ أَنۡ ءَاتَىٰهُ ٱللَّهُ ٱلۡمُلۡكَ إِذۡ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ رَبِّيَ ٱلَّذِي يُحۡيِۦ وَيُمِيتُ قَالَ أَنَا۠ أُحۡيِۦ وَأُمِيتُۖ قَالَ إِبۡرَٰهِـۧمُ فَإِنَّ ٱللَّهَ يَأۡتِي بِٱلشَّمۡسِ مِنَ ٱلۡمَشۡرِقِ فَأۡتِ بِهَا مِنَ ٱلۡمَغۡرِبِ فَبُهِتَ ٱلَّذِي كَفَرَۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Allah ona egemenliği verdi diye Rabbi hakkında İbrahim'le tartışan kimseyi görmedin mi? Hani İbrahim 'Benim Rabbim dirilten ve öldüren kimsedir' demişti. 'Ben diriltirim ve öldürürüm' demişti. İbrahim 'Şüphesiz Allah güneşi doğudan getirir, böylece onu batıdan getir' demişti. Bunun üzerine örten kimse şaşırıp kaldı. Ve Allah zalim topluluğa yol göstermez.
A'raf 7:106
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ إِن كُنتَ جِئۡتَ بِـَٔايَةٖ فَأۡتِ بِهَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dedi: 'Eğer bir ayetle geldin isen, eğer doğru söyleyenlerden isen onu getir.'
Şuara 26:31
·
Kuran-ı Kerim
قَالَ فَأۡتِ بِهِۦٓ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Demişti: 'Bunun üzerine onu getir, eğer doğru söyleyenlerden isen.'
Şuara 26:154
·
Kuran-ı Kerim
مَآ أَنتَ إِلَّا بَشَرٞ مِّثۡلُنَا فَأۡتِ بِـَٔايَةٍ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Sen bizim gibi bir beşerden başkası değilsin. Bunun üzerine, eğer doğru söyleyenlerdensen bir ayet getir.
Örnek Ayetler (4)
En'am 6:71
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَنَدۡعُواْ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُنَا وَلَا يَضُرُّنَا وَنُرَدُّ عَلَىٰٓ أَعۡقَابِنَا بَعۡدَ إِذۡ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ كَٱلَّذِي ٱسۡتَهۡوَتۡهُ ٱلشَّيَٰطِينُ فِي ٱلۡأَرۡضِ حَيۡرَانَ لَهُۥٓ أَصۡحَٰبٞ يَدۡعُونَهُۥٓ إِلَى ٱلۡهُدَى ٱئۡتِنَاۗ قُلۡ إِنَّ هُدَى ٱللَّهِ هُوَ ٱلۡهُدَىٰۖ وَأُمِرۡنَا لِنُسۡلِمَ لِرَبِّ ٱلۡعَٰلَمِينَ
De ki: 'Allah'ın dışında bize fayda vermeyen ve bize zarar vermeyen şeyi mi çağıralım? Ve Allah bize yol gösterdikten sonra, yerin içinde Şeytanların şaşkın bir halde ayarttığı, "Bize gel" diye yol göstermeye çağıran arkadaşları olan kimse gibi topuklarımızın üzerine mi döndürülelim?' De ki: 'Şüphesiz Allah'ın yol göstermesi, yol göstermenin ta kendisidir; ve biz alemlerin Rabbine teslim olmamız için emrolunduk.'
A'raf 7:77
·
Kuran-ı Kerim
فَعَقَرُواْ ٱلنَّاقَةَ وَعَتَوۡاْ عَنۡ أَمۡرِ رَبِّهِمۡ وَقَالُواْ يَٰصَٰلِحُ ٱئۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلۡمُرۡسَلِينَ
Bunun üzerine deveyi kestiler ve Rablerinin emrine karşı azgınlık ettiler ve dediler: 'Ey Salih, eğer gönderilenlerden isen bize vaat ettiğini getir.'
Enfal 8:32
·
Kuran-ı Kerim
وَإِذۡ قَالُواْ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلۡحَقَّ مِنۡ عِندِكَ فَأَمۡطِرۡ عَلَيۡنَا حِجَارَةٗ مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئۡتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٖ
Ve hani dediler: 'Ey Allah'ım! Eğer bu senin katından olan hakkın ta kendisiyse, gökten üzerimize taş yağdır veya bize acı verici bir azap getir.'
Ankebut 29:29
·
Kuran-ı Kerim
أَئِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقۡطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأۡتُونَ فِي نَادِيكُمُ ٱلۡمُنكَرَۖ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱئۡتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Gerçekten siz mi adamlara geliyorsunuz, yolu kesiyorsunuz ve toplantınızda kötülüğe geliyorsunuz? Bunun üzerine toplumunun cevabı, 'Eğer doğru olanlardan isen bize Allah'ın azabını getir' demelerinden başka olmadı.
Örnek Ayetler (4)
Hud 11:39
·
Kuran-ı Kerim
فَسَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيۡهِ عَذَابٞ مُّقِيمٌ
'Öyleyse onu rezil eden bir azabın kime geleceğini ve kalıcı bir azabın onun üzerine ineceğini yakında bileceksiniz.'
Hud 11:93
·
Kuran-ı Kerim
وَيَٰقَوۡمِ ٱعۡمَلُواْ عَلَىٰ مَكَانَتِكُمۡ إِنِّي عَٰمِلٞۖ سَوۡفَ تَعۡلَمُونَ مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَمَنۡ هُوَ كَٰذِبٞۖ وَٱرۡتَقِبُوٓاْ إِنِّي مَعَكُمۡ رَقِيبٞ
Ve ey kavmim, konumunuz üzere yapın, şüphesiz ben yapanım. Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve kimin yalancı olduğunu yakında bileceksiniz. Ve gözetleyin, şüphesiz ben sizinle beraber gözetleyenim.
Zümer 39:40
·
Kuran-ı Kerim
مَن يَأۡتِيهِ عَذَابٞ يُخۡزِيهِ وَيَحِلُّ عَلَيۡهِ عَذَابٞ مُّقِيمٌ
Kendisini rezil edecek azabın kime geleceğini ve kalıcı azabın kimin üzerine ineceğini.
Fussilet 41:42
·
Kuran-ı Kerim
لَّا يَأۡتِيهِ ٱلۡبَٰطِلُ مِنۢ بَيۡنِ يَدَيۡهِ وَلَا مِنۡ خَلۡفِهِۦۖ تَنزِيلٞ مِّنۡ حَكِيمٍ حَمِيدٖ
İki ellerinin arasından ve arkasından ona batıl gelmez. Hikmetli, Övülen tarafından bir indirmedir.
Örnek Ayetler (4)
Tevbe 9:54
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مَنَعَهُمۡ أَن تُقۡبَلَ مِنۡهُمۡ نَفَقَٰتُهُمۡ إِلَّآ أَنَّهُمۡ كَفَرُواْ بِٱللَّهِ وَبِرَسُولِهِۦ وَلَا يَأۡتُونَ ٱلصَّلَوٰةَ إِلَّا وَهُمۡ كُسَالَىٰ وَلَا يُنفِقُونَ إِلَّا وَهُمۡ كَٰرِهُونَ
Ve onların harcamalarının onlardan kabul edilmesini engelleyen, onların Allah'ı ve O'nun resulünü örtmeleri, salata ancak üşenerek gelmeleri ve ancak istemeyerek harcamalarından başkası değildir.
İsra 17:88
·
Kuran-ı Kerim
قُل لَّئِنِ ٱجۡتَمَعَتِ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِمِثۡلِ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ لَا يَأۡتُونَ بِمِثۡلِهِۦ وَلَوۡ كَانَ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٖ ظَهِيرٗا
De ki: 'Eğer insan ve cin bu Kuran'ın benzerini getirmeleri üzerine toplansaydı, onların bir kısmı bir kısmına bir destekçi olsa bile onun benzerini getiremezler.'
Kehf 18:15
·
Kuran-ı Kerim
هَـٰٓؤُلَآءِ قَوۡمُنَا ٱتَّخَذُواْ مِن دُونِهِۦٓ ءَالِهَةٗۖ لَّوۡلَا يَأۡتُونَ عَلَيۡهِم بِسُلۡطَٰنِۭ بَيِّنٖۖ فَمَنۡ أَظۡلَمُ مِمَّنِ ٱفۡتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبٗا
Şunlar bizim kavmimizdir, O'ndan başka ilahlar edindiler. Onlara karşı açık bir kanıt getirmeleri gerekmez miydi? O halde Allah'ın üzerine bir yalan uyduran kimseden daha zalim kimdir?
Ahzab 33:18
·
Kuran-ı Kerim
۞قَدۡ يَعۡلَمُ ٱللَّهُ ٱلۡمُعَوِّقِينَ مِنكُمۡ وَٱلۡقَآئِلِينَ لِإِخۡوَٰنِهِمۡ هَلُمَّ إِلَيۡنَاۖ وَلَا يَأۡتُونَ ٱلۡبَأۡسَ إِلَّا قَلِيلًا
Kesinlikle Allah sizden engelleyenleri ve kardeşlerine 'Bize gelin' diyenleri bilir. Ve zorluğa az hariç gelmezler.
Örnek Ayetler (4)
Maide 5:41
·
Kuran-ı Kerim
۞يَـٰٓأَيُّهَا ٱلرَّسُولُ لَا يَحۡزُنكَ ٱلَّذِينَ يُسَٰرِعُونَ فِي ٱلۡكُفۡرِ مِنَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓاْ ءَامَنَّا بِأَفۡوَٰهِهِمۡ وَلَمۡ تُؤۡمِن قُلُوبُهُمۡۛ وَمِنَ ٱلَّذِينَ هَادُواْۛ سَمَّـٰعُونَ لِلۡكَذِبِ سَمَّـٰعُونَ لِقَوۡمٍ ءَاخَرِينَ لَمۡ يَأۡتُوكَۖ يُحَرِّفُونَ ٱلۡكَلِمَ مِنۢ بَعۡدِ مَوَاضِعِهِۦۖ يَقُولُونَ إِنۡ أُوتِيتُمۡ هَٰذَا فَخُذُوهُ وَإِن لَّمۡ تُؤۡتَوۡهُ فَٱحۡذَرُواْۚ وَمَن يُرِدِ ٱللَّهُ فِتۡنَتَهُۥ فَلَن تَمۡلِكَ لَهُۥ مِنَ ٱللَّهِ شَيۡـًٔاۚ أُوْلَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَمۡ يُرِدِ ٱللَّهُ أَن يُطَهِّرَ قُلُوبَهُمۡۚ لَهُمۡ فِي ٱلدُّنۡيَا خِزۡيٞۖ وَلَهُمۡ فِي ٱلۡأٓخِرَةِ عَذَابٌ عَظِيمٞ
Ey resul, ağızlarıyla 'İnandık' diyen ve kalpleri inanmayan kimselerden örtmede acele eden kimseler seni üzmesin. Ve dönen kimselerden yalanı çok dinleyenlerdir, sana gelmeyen diğer bir kavmi çok dinleyenlerdir. Kelimeleri yerlerinden sonra değiştirirler. Derler: 'Eğer size bu verilirse o halde onu alın ve eğer size verilmezse o halde sakının.' Ve Allah kimin sınanmasını dilerse, o halde Allah'tan ona bir şeye asla sahip olamazsın. İşte onlar, Allah'ın kalplerini temizlemeyi dilemediği kimselerdir. Dünyada onlar için bir rezillik vardır ve ahirette onlar için büyük bir azap vardır.
A'raf 7:112
·
Kuran-ı Kerim
يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَٰحِرٍ عَلِيمٖ
Bilen her sihirbazı sana getirsinler.
Hac 22:27
·
Kuran-ı Kerim
وَأَذِّن فِي ٱلنَّاسِ بِٱلۡحَجِّ يَأۡتُوكَ رِجَالٗا وَعَلَىٰ كُلِّ ضَامِرٖ يَأۡتِينَ مِن كُلِّ فَجٍّ عَمِيقٖ
Ve insanların içinde haccı duyur; yaya olarak ve her uzak yoldan gelen her zayıf binek üzerinde sana gelsinler.
Şuara 26:37
·
Kuran-ı Kerim
يَأۡتُوكَ بِكُلِّ سَحَّارٍ عَلِيمٖ
Bilen her usta sihirbazı sana getirsinler.
Örnek Ayetler (4)
Taha 20:10
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ رَءَا نَارٗا فَقَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِقَبَسٍ أَوۡ أَجِدُ عَلَى ٱلنَّارِ هُدٗى
Hani bir ateş görmüştü, bunun üzerine ailesine demişti: 'Bekleyin, şüphesiz ben bir ateş gördüm; umulur ki ondan size bir kor getiririm veya ateşin üzerinde bir yol gösterme bulurum.'
Neml 27:7
·
Kuran-ı Kerim
إِذۡ قَالَ مُوسَىٰ لِأَهۡلِهِۦٓ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا سَـَٔاتِيكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ ءَاتِيكُم بِشِهَابٖ قَبَسٖ لَّعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ
Hani Musa ailesine demişti: 'Şüphesiz ben bir ateş gördüm. Ondan size bir haber getireceğim veya umulur ki ısınırsınız diye size yanan bir ateş koru getireceğim.'
Kasas 28:29
·
Kuran-ı Kerim
۞فَلَمَّا قَضَىٰ مُوسَى ٱلۡأَجَلَ وَسَارَ بِأَهۡلِهِۦٓ ءَانَسَ مِن جَانِبِ ٱلطُّورِ نَارٗاۖ قَالَ لِأَهۡلِهِ ٱمۡكُثُوٓاْ إِنِّيٓ ءَانَسۡتُ نَارٗا لَّعَلِّيٓ ءَاتِيكُم مِّنۡهَا بِخَبَرٍ أَوۡ جَذۡوَةٖ مِّنَ ٱلنَّارِ لَعَلَّكُمۡ تَصۡطَلُونَ
Musa süreyi yerine getirdiğinde ve ailesiyle yürüdüğünde, Tur'un yanından bir ateş gördü. Ailesine dedi: 'Bekleyin, şüphesiz ben bir ateş gördüm. Umulur ki ondan size bir haber veya ateşten bir kor getiririm; umulur ki ısınırsınız.'
Duhan 44:19
·
Kuran-ı Kerim
وَأَن لَّا تَعۡلُواْ عَلَى ٱللَّهِۖ إِنِّيٓ ءَاتِيكُم بِسُلۡطَٰنٖ مُّبِينٖ
Ve Allah'a karşı yücelik taslamayın. Şüphesiz ben size açık bir kanıtla geliyorum.
Örnek Ayetler (4)
Maide 5:108
·
Kuran-ı Kerim
ذَٰلِكَ أَدۡنَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِٱلشَّهَٰدَةِ عَلَىٰ وَجۡهِهَآ أَوۡ يَخَافُوٓاْ أَن تُرَدَّ أَيۡمَٰنُۢ بَعۡدَ أَيۡمَٰنِهِمۡۗ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱسۡمَعُواْۗ وَٱللَّهُ لَا يَهۡدِي ٱلۡقَوۡمَ ٱلۡفَٰسِقِينَ
Bu, tanıklığı onun şekli üzerine getirmelerine veya yeminlerinden sonra yeminlerin reddedilmesinden korkmalarına daha yakındır. Ve Allah'tan sakının ve işitin. Ve Allah yoldan çıkan topluluğa yol göstermez.
İsra 17:88
·
Kuran-ı Kerim
قُل لَّئِنِ ٱجۡتَمَعَتِ ٱلۡإِنسُ وَٱلۡجِنُّ عَلَىٰٓ أَن يَأۡتُواْ بِمِثۡلِ هَٰذَا ٱلۡقُرۡءَانِ لَا يَأۡتُونَ بِمِثۡلِهِۦ وَلَوۡ كَانَ بَعۡضُهُمۡ لِبَعۡضٖ ظَهِيرٗا
De ki: 'Eğer insan ve cin bu Kuran'ın benzerini getirmeleri üzerine toplansaydı, onların bir kısmı bir kısmına bir destekçi olsa bile onun benzerini getiremezler.'
Nur 24:4
·
Kuran-ı Kerim
وَٱلَّذِينَ يَرۡمُونَ ٱلۡمُحۡصَنَٰتِ ثُمَّ لَمۡ يَأۡتُواْ بِأَرۡبَعَةِ شُهَدَآءَ فَٱجۡلِدُوهُمۡ ثَمَٰنِينَ جَلۡدَةٗ وَلَا تَقۡبَلُواْ لَهُمۡ شَهَٰدَةً أَبَدٗاۚ وَأُوْلَـٰٓئِكَ هُمُ ٱلۡفَٰسِقُونَ
Ve iffetli kadınlara atan, sonra dört tanık getirmeyen kimseler; onlara seksen celde vurun ve ebediyen onların bir tanıklığını kabul etmeyin. Ve işte onlar yoldan çıkanlardır.
Nur 24:13
·
Kuran-ı Kerim
لَّوۡلَا جَآءُو عَلَيۡهِ بِأَرۡبَعَةِ شُهَدَآءَۚ فَإِذۡ لَمۡ يَأۡتُواْ بِٱلشُّهَدَآءِ فَأُوْلَـٰٓئِكَ عِندَ ٱللَّهِ هُمُ ٱلۡكَٰذِبُونَ
Ona karşı dört tanık getirmeleri gerekmez miydi? Mademki tanıkları getirmediler, işte onlar Allah'ın katında yalan söyleyenlerdir.
Örnek Ayetler (4)
A'raf 7:81
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهۡوَةٗ مِّن دُونِ ٱلنِّسَآءِۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٞ مُّسۡرِفُونَ
'Şüphesiz siz kadınların dışında şehvetle kesinlikle erkeklere geliyorsunuz. Bilakis siz sınırı aşan bir topluluksunuz.'
Neml 27:55
·
Kuran-ı Kerim
أَئِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلرِّجَالَ شَهۡوَةٗ مِّن دُونِ ٱلنِّسَآءِۚ بَلۡ أَنتُمۡ قَوۡمٞ تَجۡهَلُونَ
'Şüphesiz siz kadınları bırakıp şehvetle erkeklere mi geliyorsunuz? Aksine siz cahillik eden bir kavimsiniz.'
Ankebut 29:28
·
Kuran-ı Kerim
وَلُوطًا إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ إِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلۡفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنۡ أَحَدٖ مِّنَ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ve Lut'u; hani toplumuna demişti: 'Şüphesiz siz çirkinliğe geliyorsunuz, alemlerden hiçbir kimse onda sizi geçmedi.'
Ankebut 29:29
·
Kuran-ı Kerim
أَئِنَّكُمۡ لَتَأۡتُونَ ٱلرِّجَالَ وَتَقۡطَعُونَ ٱلسَّبِيلَ وَتَأۡتُونَ فِي نَادِيكُمُ ٱلۡمُنكَرَۖ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوۡمِهِۦٓ إِلَّآ أَن قَالُواْ ٱئۡتِنَا بِعَذَابِ ٱللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Gerçekten siz mi adamlara geliyorsunuz, yolu kesiyorsunuz ve toplantınızda kötülüğe geliyorsunuz? Bunun üzerine toplumunun cevabı, 'Eğer doğru olanlardan isen bize Allah'ın azabını getir' demelerinden başka olmadı.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:169
·
Kuran-ı Kerim
فَخَلَفَ مِنۢ بَعۡدِهِمۡ خَلۡفٞ وَرِثُواْ ٱلۡكِتَٰبَ يَأۡخُذُونَ عَرَضَ هَٰذَا ٱلۡأَدۡنَىٰ وَيَقُولُونَ سَيُغۡفَرُ لَنَا وَإِن يَأۡتِهِمۡ عَرَضٞ مِّثۡلُهُۥ يَأۡخُذُوهُۚ أَلَمۡ يُؤۡخَذۡ عَلَيۡهِم مِّيثَٰقُ ٱلۡكِتَٰبِ أَن لَّا يَقُولُواْ عَلَى ٱللَّهِ إِلَّا ٱلۡحَقَّ وَدَرَسُواْ مَا فِيهِۗ وَٱلدَّارُ ٱلۡأٓخِرَةُ خَيۡرٞ لِّلَّذِينَ يَتَّقُونَۚ أَفَلَا تَعۡقِلُونَ
Bunun üzerine onlardan sonra kitabı miras alan bir nesil geçti; bu aşağılık olanın geçici malını alırlar ve derler: 'Bizim için örtülecektir.' Ve eğer onlara onun misli bir geçici mal gelirse onu alırlar. Allah'ın üzerine gerçek dışında söylemeyecekler diye onların üzerine kitabın sözleşmesi alınmadı mı? Ve onun içindeki şeyi okudular. Ve ahiret yurdu sakınan kimseler için daha hayırlıdır. Hala mı akletmiyorsunuz?
Tevbe 9:70
·
Kuran-ı Kerim
أَلَمۡ يَأۡتِهِمۡ نَبَأُ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡ قَوۡمِ نُوحٖ وَعَادٖ وَثَمُودَ وَقَوۡمِ إِبۡرَٰهِيمَ وَأَصۡحَٰبِ مَدۡيَنَ وَٱلۡمُؤۡتَفِكَٰتِۚ أَتَتۡهُمۡ رُسُلُهُم بِٱلۡبَيِّنَٰتِۖ فَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيَظۡلِمَهُمۡ وَلَٰكِن كَانُوٓاْ أَنفُسَهُمۡ يَظۡلِمُونَ
Onlara onlardan öncekilerin; Nuh topluluğunun, Ad'ın, Semud'un, İbrahim topluluğunun, Medyen sahiplerinin ve altüst olanların haberi gelmedi mi? Onların resulleri onlara apaçık delillerle gelmişti. Bunun üzerine Allah onlara zulmedecek değildi, fakat onlar kendi canlarına zulmediyorlardı.
Yunus 10:39
·
Kuran-ı Kerim
بَلۡ كَذَّبُواْ بِمَا لَمۡ يُحِيطُواْ بِعِلۡمِهِۦ وَلَمَّا يَأۡتِهِمۡ تَأۡوِيلُهُۥۚ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبۡلِهِمۡۖ فَٱنظُرۡ كَيۡفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّـٰلِمِينَ
Aksine bilgisiyle kuşatmadıkları ve onun yorumu henüz onlara gelmeyen şeyi yalanladılar. Böylece onlardan önceki kimseler yalanladı. Bunun üzerine zalimlerin sonu nasıl oldu bak.
Örnek Ayetler (3)
En'am 6:34
·
Kuran-ı Kerim
وَلَقَدۡ كُذِّبَتۡ رُسُلٞ مِّن قَبۡلِكَ فَصَبَرُواْ عَلَىٰ مَا كُذِّبُواْ وَأُوذُواْ حَتَّىٰٓ أَتَىٰهُمۡ نَصۡرُنَاۚ وَلَا مُبَدِّلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِۚ وَلَقَدۡ جَآءَكَ مِن نَّبَإِيْ ٱلۡمُرۡسَلِينَ
Ve andolsun, senden önce resuller yalanlandı. Yardımımız onlara gelene kadar yalanlandıkları ve eziyet edildikleri şeye sabrettiler. Ve Allah'ın kelimelerini değiştirecek yoktur. Ve andolsun, gönderilenlerin haberlerinden sana geldi.
Mü'min 40:35
·
Kuran-ı Kerim
ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِيٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيۡرِ سُلۡطَٰنٍ أَتَىٰهُمۡۖ كَبُرَ مَقۡتًا عِندَ ٱللَّهِ وَعِندَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْۚ كَذَٰلِكَ يَطۡبَعُ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ قَلۡبِ مُتَكَبِّرٖ جَبَّارٖ
Onlara gelen delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenler; Allah'ın katında ve inananların katında öfke olarak büyüdü. Böylece Allah, her büyüklüğü aşan, zorlayıcı kalbin üzerini mühürler.
Mü'min 40:56
·
Kuran-ı Kerim
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُجَٰدِلُونَ فِيٓ ءَايَٰتِ ٱللَّهِ بِغَيۡرِ سُلۡطَٰنٍ أَتَىٰهُمۡ إِن فِي صُدُورِهِمۡ إِلَّا كِبۡرٞ مَّا هُم بِبَٰلِغِيهِۚ فَٱسۡتَعِذۡ بِٱللَّهِۖ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلۡبَصِيرُ
Şüphesiz onlara gelen delil olmaksızın Allah'ın ayetleri hakkında mücadele edenlerin göğüslerinin içinde, ona ulaşacak olmadıkları büyüklükten başkası yoktur. Bunun üzerine Allah'a sığın. Şüphesiz O, İşitendir, Görendir.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:248
·
Kuran-ı Kerim
وَقَالَ لَهُمۡ نَبِيُّهُمۡ إِنَّ ءَايَةَ مُلۡكِهِۦٓ أَن يَأۡتِيَكُمُ ٱلتَّابُوتُ فِيهِ سَكِينَةٞ مِّن رَّبِّكُمۡ وَبَقِيَّةٞ مِّمَّا تَرَكَ ءَالُ مُوسَىٰ وَءَالُ هَٰرُونَ تَحۡمِلُهُ ٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُۚ إِنَّ فِي ذَٰلِكَ لَأٓيَةٗ لَّكُمۡ إِن كُنتُم مُّؤۡمِنِينَ
Ve nebileri onlara demişti: 'Şüphesiz onun egemenliğinin ayeti, içinde Rabbinizden bir sükunet ve Musa ailesinin ve Harun ailesinin bıraktıklarından bir kalıntı olan tabutun size gelmesidir; onu melekler taşır. Eğer inananlar iseniz şüphesiz bunda sizin için kesinlikle bir ayet vardır.'
Zümer 39:54
·
Kuran-ı Kerim
وَأَنِيبُوٓاْ إِلَىٰ رَبِّكُمۡ وَأَسۡلِمُواْ لَهُۥ مِن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَكُمُ ٱلۡعَذَابُ ثُمَّ لَا تُنصَرُونَ
Ve Rabbinize dönün ve O'na teslim olun; size azap gelmeden önce. Sonra yardım edilmezsiniz.
Zümer 39:55
·
Kuran-ı Kerim
وَٱتَّبِعُوٓاْ أَحۡسَنَ مَآ أُنزِلَ إِلَيۡكُم مِّن رَّبِّكُم مِّن قَبۡلِ أَن يَأۡتِيَكُمُ ٱلۡعَذَابُ بَغۡتَةٗ وَأَنتُمۡ لَا تَشۡعُرُونَ
Ve siz farkında değilken size ansızın azap gelmeden önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun.
Örnek Ayetler (3)
En'am 6:40
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتَكُمۡ إِنۡ أَتَىٰكُمۡ عَذَابُ ٱللَّهِ أَوۡ أَتَتۡكُمُ ٱلسَّاعَةُ أَغَيۡرَ ٱللَّهِ تَدۡعُونَ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer Allah'ın azabı size gelirse veya saat size gelirse, Allah'tan başkasını mı çağırırsınız, eğer doğru söyleyenler iseniz?'
En'am 6:47
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتَكُمۡ إِنۡ أَتَىٰكُمۡ عَذَابُ ٱللَّهِ بَغۡتَةً أَوۡ جَهۡرَةً هَلۡ يُهۡلَكُ إِلَّا ٱلۡقَوۡمُ ٱلظَّـٰلِمُونَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer Allah'ın azabı size ansızın veya açıkça gelirse, zalim topluluktan başkası mı helak edilir?'
Yunus 10:50
·
Kuran-ı Kerim
قُلۡ أَرَءَيۡتُمۡ إِنۡ أَتَىٰكُمۡ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوۡ نَهَارٗا مَّاذَا يَسۡتَعۡجِلُ مِنۡهُ ٱلۡمُجۡرِمُونَ
De ki: 'Gördünüz mü, eğer O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse suçlular ondan neyi acele ister?'
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:70
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِنَعۡبُدَ ٱللَّهَ وَحۡدَهُۥ وَنَذَرَ مَا كَانَ يَعۡبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dediler: 'Yalnızca Allah'a kulluk etmemiz ve babalarımızın kulluk ediyor olduklarını bırakmamız için mi bize geldin? Öyleyse eğer doğrulardan isen bize vaat ettiğini getir.'
Hud 11:32
·
Kuran-ı Kerim
قَالُواْ يَٰنُوحُ قَدۡ جَٰدَلۡتَنَا فَأَكۡثَرۡتَ جِدَٰلَنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dediler: 'Ey Nuh, kesinlikle bizimle tartıştın ve bizimle tartışmanı çoğalttın. Öyleyse eğer sen doğru söyleyenlerden isen bize vaat ettiğin şeyi bize getir.'
Ahkaf 46:22
·
Kuran-ı Kerim
قَالُوٓاْ أَجِئۡتَنَا لِتَأۡفِكَنَا عَنۡ ءَالِهَتِنَا فَأۡتِنَا بِمَا تَعِدُنَآ إِن كُنتَ مِنَ ٱلصَّـٰدِقِينَ
Dediler: 'İlahlarımızdan bizi çevirmek için mi bize geldin? Böylece eğer doğrulardan isen bize söz verdiğin şeyi bize getir.'
Örnek Ayetler (3)
Taha 20:60
·
Kuran-ı Kerim
فَتَوَلَّىٰ فِرۡعَوۡنُ فَجَمَعَ كَيۡدَهُۥ ثُمَّ أَتَىٰ
Bunun üzerine Firavun dönüp gitti, sonra tuzağını topladı, sonra geldi.
Taha 20:69
·
Kuran-ı Kerim
وَأَلۡقِ مَا فِي يَمِينِكَ تَلۡقَفۡ مَا صَنَعُوٓاْۖ إِنَّمَا صَنَعُواْ كَيۡدُ سَٰحِرٖۖ وَلَا يُفۡلِحُ ٱلسَّاحِرُ حَيۡثُ أَتَىٰ
'Ve sağ elinin içindekini at, onların yaptıklarını yutsun. Onların yaptıkları ancak bir sihirbazın tuzağıdır. Ve sihirbaz her nereye gelse başaramaz.'
İnsan 76:1
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ أَتَىٰ عَلَى ٱلۡإِنسَٰنِ حِينٞ مِّنَ ٱلدَّهۡرِ لَمۡ يَكُن شَيۡـٔٗا مَّذۡكُورًا
İnsanın üzerine zamandan, anılan bir şey olmadığı bir zaman geldi mi?
Örnek Ayetler (3)
En'am 6:4
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا تَأۡتِيهِم مِّنۡ ءَايَةٖ مِّنۡ ءَايَٰتِ رَبِّهِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ
Ve onlara Rablerinin ayetlerinden hiçbir ayet gelmez ki ondan yüz çevirenler olmasınlar.
Enbiya 21:40
·
Kuran-ı Kerim
بَلۡ تَأۡتِيهِم بَغۡتَةٗ فَتَبۡهَتُهُمۡ فَلَا يَسۡتَطِيعُونَ رَدَّهَا وَلَا هُمۡ يُنظَرُونَ
Aksine onlara ansızın gelir ve onları şaşkına çevirir, böylece onu geri çevirmeye güç yetiremezler ve onlara süre verilmez.
Yasin 36:46
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا تَأۡتِيهِم مِّنۡ ءَايَةٖ مِّنۡ ءَايَٰتِ رَبِّهِمۡ إِلَّا كَانُواْ عَنۡهَا مُعۡرِضِينَ
Ve onlara Rablerinin işaretlerinden hiçbir işaret gelmez ki ondan yüz çevirenler olmasınlar.
Örnek Ayetler (3)
Bakara 2:210
·
Kuran-ı Kerim
هَلۡ يَنظُرُونَ إِلَّآ أَن يَأۡتِيَهُمُ ٱللَّهُ فِي ظُلَلٖ مِّنَ ٱلۡغَمَامِ وَٱلۡمَلَـٰٓئِكَةُ وَقُضِيَ ٱلۡأَمۡرُۚ وَإِلَى ٱللَّهِ تُرۡجَعُ ٱلۡأُمُورُ
Onlar, buluttan gölgeler içinde Allah'ın ve meleklerin kendilerine gelmesini ve işin bitirilmesini mi bekliyorlar? İşler Allah'a döndürülür.
Nahl 16:45
·
Kuran-ı Kerim
أَفَأَمِنَ ٱلَّذِينَ مَكَرُواْ ٱلسَّيِّـَٔاتِ أَن يَخۡسِفَ ٱللَّهُ بِهِمُ ٱلۡأَرۡضَ أَوۡ يَأۡتِيَهُمُ ٱلۡعَذَابُ مِنۡ حَيۡثُ لَا يَشۡعُرُونَ
Kötülükleri tuzak kuranlar, Allah'ın kendilerini yeryüzüne batırmasından veya azabın onlara hissetmedikleri yerden gelmesinden güvende mi oldular?
Kehf 18:55
·
Kuran-ı Kerim
وَمَا مَنَعَ ٱلنَّاسَ أَن يُؤۡمِنُوٓاْ إِذۡ جَآءَهُمُ ٱلۡهُدَىٰ وَيَسۡتَغۡفِرُواْ رَبَّهُمۡ إِلَّآ أَن تَأۡتِيَهُمۡ سُنَّةُ ٱلۡأَوَّلِينَ أَوۡ يَأۡتِيَهُمُ ٱلۡعَذَابُ قُبُلٗا
Ve onlara yol gösterme geldiği zaman inanmalarını ve Rablerinden örtülme istemelerini, öncekilerin uygulamasının onlara gelmesi veya azabın karşıdan onlara gelmesi hariç engellemedi.
Örnek Ayetler (3)
A'raf 7:80
·
Kuran-ı Kerim
وَلُوطًا إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَتَأۡتُونَ ٱلۡفَٰحِشَةَ مَا سَبَقَكُم بِهَا مِنۡ أَحَدٖ مِّنَ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Ve Lut'u, kavmine dediği zamanı: 'Alemlerden hiç kimsenin onda sizi geçmediği o çirkinliği mi yapıyorsunuz?'
Şuara 26:165
·
Kuran-ı Kerim
أَتَأۡتُونَ ٱلذُّكۡرَانَ مِنَ ٱلۡعَٰلَمِينَ
Alemlerden erkeklere mi geliyorsunuz?
Neml 27:54
·
Kuran-ı Kerim
وَلُوطًا إِذۡ قَالَ لِقَوۡمِهِۦٓ أَتَأۡتُونَ ٱلۡفَٰحِشَةَ وَأَنتُمۡ تُبۡصِرُونَ
Ve Lut'u da; hani kavmine demişti: 'Siz göre göre o iğrençliği mi yapıyorsunuz?'