Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

وَءَاتَيۡتُمُ

ve-ateytumu

ve verdiniz, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
1

يُؤۡتَىٰٓ

yu'ta

verilir, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
1

وَءَاتَيۡتُمۡ

ve-ateytum

ve verdiniz, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

فَـَٔاتُوهُمۡ

fe-atuhum

öyleyse onlara verin, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

وَءَاتَيۡنَٰهُمَا

ve-ateynahuma

ve verdik ikisine, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

سَيُؤۡتِينَا

se-yu'tina

verecek bize, getirmek, bağışlamak, vermek

Fiil
1

تُؤۡتُونَهُنَّ

tu'tunehunne

onlara verirsiniz, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

ءَاتَيۡتَنِي

ateyteni

verdin bana, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

تُؤۡتِي

tu'ti

verirsin, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
1

أُوتِيتَ

utite

verildin, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
1

فَـَٔاتَتۡ

fe-atet

o halde verdi, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

نُّؤۡتِهَآ

nu'tiha

veririz onu, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

ءَاتِهِمۡ

atihim

onlara ver, vermek, gelmek, getirmek

Fiil
1

ءَاتَيۡتَنَا

ateytana

bize verdin, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
1

وَءَاتِينَ

ve-atine

ve verin, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
1

فَـَٔاتِ

fe-eti

o halde getir, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
1

فَـَٔاتَيۡنَا

fe-ateyna

ve verdik, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
1

Örnek Ayetler (1)

Hadid 57:27

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ قَفَّيۡنَا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم بِرُسُلِنَا وَقَفَّيۡنَا بِعِيسَى ٱبۡنِ مَرۡيَمَ وَءَاتَيۡنَٰهُ ٱلۡإِنجِيلَۖ وَجَعَلۡنَا فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُ رَأۡفَةٗ وَرَحۡمَةٗۚ وَرَهۡبَانِيَّةً ٱبۡتَدَعُوهَا مَا كَتَبۡنَٰهَا عَلَيۡهِمۡ إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ رِضۡوَٰنِ ٱللَّهِ فَمَا رَعَوۡهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۖ فَـَٔاتَيۡنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنۡهُمۡ أَجۡرَهُمۡۖ وَكَثِيرٞ مِّنۡهُمۡ فَٰسِقُونَ

Sonra onların izleri üzerine resullerimizi ardından gönderdik ve Meryem oğlu İsa'yı ardından gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ve ona uyanların kalplerinde bir şefkat ve bir merhamet kıldık. Ve bir ruhbanlığı uydurdular; onu onların üzerine Allah'ın hoşnutluğunu aramaktan başka yazmadık, böylece onu gözetilmesinin hakkıyla gözetmediler. Böylece onlardan inananlara ödüllerini verdik. Ve onlardan çoğu yoldan çıkanlardır.

فَـَٔاتُواْ

fe-etu

öyleyse verin, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

لَّأٓتَيۡنَٰهُم

le-ateynahum

elbette onlara verirdik, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
1

وَيُؤۡتُواْ

ve-yu'tu

ve verirler, vermek, getirmek, lütfetmek

Fiil
1

وَءَاتَيۡتُمُ

ve-ateytumuve verdiniz

1

يُؤۡتَىٰٓ

yu'taverilir

1

وَءَاتَيۡتُمۡ

ve-ateytumve verdiniz

1

فَـَٔاتُوهُمۡ

fe-atuhumöyleyse onlara verin

1

وَءَاتَيۡنَٰهُمَا

ve-ateynahumave verdik ikisine

1

سَيُؤۡتِينَا

se-yu'tinaverecek bize

1

تُؤۡتُونَهُنَّ

tu'tunehunneonlara verirsiniz

1

ءَاتَيۡتَنِي

ateyteniverdin bana

1

تُؤۡتِي

tu'tiverirsin

1

أُوتِيتَ

utiteverildin

1

فَـَٔاتَتۡ

fe-ateto halde verdi

1

نُّؤۡتِهَآ

nu'tihaveririz onu

1

ءَاتِهِمۡ

atihimonlara ver

1

ءَاتَيۡتَنَا

ateytanabize verdin

1

وَءَاتِينَ

ve-atineve verin

1

فَـَٔاتِ

fe-etio halde getir

1

فَـَٔاتَيۡنَا

fe-ateynave verdik

1

Örnek Ayetler (1)

Hadid 57:27

·

Kuran-ı Kerim

ثُمَّ قَفَّيۡنَا عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِم بِرُسُلِنَا وَقَفَّيۡنَا بِعِيسَى ٱبۡنِ مَرۡيَمَ وَءَاتَيۡنَٰهُ ٱلۡإِنجِيلَۖ وَجَعَلۡنَا فِي قُلُوبِ ٱلَّذِينَ ٱتَّبَعُوهُ رَأۡفَةٗ وَرَحۡمَةٗۚ وَرَهۡبَانِيَّةً ٱبۡتَدَعُوهَا مَا كَتَبۡنَٰهَا عَلَيۡهِمۡ إِلَّا ٱبۡتِغَآءَ رِضۡوَٰنِ ٱللَّهِ فَمَا رَعَوۡهَا حَقَّ رِعَايَتِهَاۖ فَـَٔاتَيۡنَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ مِنۡهُمۡ أَجۡرَهُمۡۖ وَكَثِيرٞ مِّنۡهُمۡ فَٰسِقُونَ

Sonra onların izleri üzerine resullerimizi ardından gönderdik ve Meryem oğlu İsa'yı ardından gönderdik ve ona İncil'i verdik. Ve ona uyanların kalplerinde bir şefkat ve bir merhamet kıldık. Ve bir ruhbanlığı uydurdular; onu onların üzerine Allah'ın hoşnutluğunu aramaktan başka yazmadık, böylece onu gözetilmesinin hakkıyla gözetmediler. Böylece onlardan inananlara ödüllerini verdik. Ve onlardan çoğu yoldan çıkanlardır.

فَـَٔاتُواْ

fe-etuöyleyse verin

1

لَّأٓتَيۡنَٰهُم

le-ateynahumelbette onlara verirdik

1

وَيُؤۡتُواْ

ve-yu'tuve verirler

1