Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أُوتُواْ

Lemma

utu

verildiler, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
31

ءَاتَيۡنَا

ateyna

verdik, getirmek, vermek, gelmek

Fiil
17

أُوتِيَ

utiye

verildi, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
14

وَءَاتُواْ

ve-atu

ve verdiler, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
11

وَءَاتَيۡنَٰهُ

ve-ateynahu

ve getirdik onu, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
9

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ateynahumu

verdik onlara, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
8

وَءَاتَيۡنَا

ve-ateyna

ve verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
7

ءَاتَيۡنَٰهُمۡ

ateynahum

verdik, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
6

ءَاتَىٰهُمُ

atahumu

verdi, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
5

يُؤۡتِيهِ

yu'tihi

onu verir, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

وَيُؤۡتُونَ

ve-yu'tune

ve verirler, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

ءَاتَيۡنَٰهُ

ateynahu

ona verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunne

verdiniz onlara, vermek, sunmak

Fiil
4

ءَاتَىٰكُمۡ

atakum

size getirdi, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
4

وَءَاتَوُاْ

ve-atevu

ve getirdiler, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
4

Örnek Ayetler (4)

Bakara 2:277

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ

Şüphesiz inanan, doğruları yapan, salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimseler; onların ödülü Rablerinin katındadır. Ve onların üzerine korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Tevbe 9:5

·

Kuran-ı Kerim

فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلۡأَشۡهُرُ ٱلۡحُرُمُ فَٱقۡتُلُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَيۡثُ وَجَدتُّمُوهُمۡ وَخُذُوهُمۡ وَٱحۡصُرُوهُمۡ وَٱقۡعُدُواْ لَهُمۡ كُلَّ مَرۡصَدٖۚ فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّواْ سَبِيلَهُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ

Haram aylar sıyrılıp çıkınca ortak koşanları onları bulduğunuz yerde katledin, onları yakalayın, onları kuşatın ve her gözetleme yerinde onlara oturun. Eğer dönerlerse, salatı ikame ederlerse ve zekatı verirlerse yollarını serbest bırakın. Şüphesiz Allah Örtendir, Merhameti Kesintisizdir.

Tevbe 9:11

·

Kuran-ı Kerim

فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخۡوَٰنُكُمۡ فِي ٱلدِّينِۗ وَنُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ

Eğer dönerlerse, salatı ayağa kaldırırlarsa ve zekatı verirlerse, dinde kardeşlerinizdir. Ve bilen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Hac 22:41

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّـٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُواْ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَنَهَوۡاْ عَنِ ٱلۡمُنكَرِۗ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلۡأُمُورِ

Yerin içinde onlara imkan verirsek salatı ayağa kaldıran, zekatı veren, bilineni emreden ve bilinmeyenden yasaklayan kimseler; ve işlerin sonu Allah'ındır.

ءَاتِنَا

atina

bize ver, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
4

ءَاتَيۡتُم

ateytum

verdiniz, vermek, sunmak

Fiil
3

يُؤۡتِي

yu'ti

verir, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
3

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

verdik, vermek, getirmek

Fiil
3

وَءَاتَيۡنَٰهُم

ve-ateynahum

ve verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
3

أُوتُواْ

Lemma

utuverildiler

31

ءَاتَيۡنَا

ateynaverdik

17

أُوتِيَ

utiyeverildi

14

وَءَاتُواْ

ve-atuve verdiler

11

وَءَاتَيۡنَٰهُ

ve-ateynahuve getirdik onu

9

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ateynahumuverdik onlara

8

وَءَاتَيۡنَا

ve-ateynave verdik

7

ءَاتَيۡنَٰهُمۡ

ateynahumverdik

6

ءَاتَىٰهُمُ

atahumuverdi

5

يُؤۡتِيهِ

yu'tihionu verir

5

وَيُؤۡتُونَ

ve-yu'tuneve verirler

5

ءَاتَيۡنَٰهُ

ateynahuona verdik

5

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunneverdiniz onlara

4

ءَاتَىٰكُمۡ

atakumsize getirdi

4

وَءَاتَوُاْ

ve-atevuve getirdiler

4

Örnek Ayetler (4)

Bakara 2:277

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُواْ وَعَمِلُواْ ٱلصَّـٰلِحَٰتِ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ لَهُمۡ أَجۡرُهُمۡ عِندَ رَبِّهِمۡ وَلَا خَوۡفٌ عَلَيۡهِمۡ وَلَا هُمۡ يَحۡزَنُونَ

Şüphesiz inanan, doğruları yapan, salatı ayağa kaldıran ve zekatı veren kimseler; onların ödülü Rablerinin katındadır. Ve onların üzerine korku yoktur ve onlar üzülmezler.

Tevbe 9:5

·

Kuran-ı Kerim

فَإِذَا ٱنسَلَخَ ٱلۡأَشۡهُرُ ٱلۡحُرُمُ فَٱقۡتُلُواْ ٱلۡمُشۡرِكِينَ حَيۡثُ وَجَدتُّمُوهُمۡ وَخُذُوهُمۡ وَٱحۡصُرُوهُمۡ وَٱقۡعُدُواْ لَهُمۡ كُلَّ مَرۡصَدٖۚ فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ فَخَلُّواْ سَبِيلَهُمۡۚ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٞ رَّحِيمٞ

Haram aylar sıyrılıp çıkınca ortak koşanları onları bulduğunuz yerde katledin, onları yakalayın, onları kuşatın ve her gözetleme yerinde onlara oturun. Eğer dönerlerse, salatı ikame ederlerse ve zekatı verirlerse yollarını serbest bırakın. Şüphesiz Allah Örtendir, Merhameti Kesintisizdir.

Tevbe 9:11

·

Kuran-ı Kerim

فَإِن تَابُواْ وَأَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ فَإِخۡوَٰنُكُمۡ فِي ٱلدِّينِۗ وَنُفَصِّلُ ٱلۡأٓيَٰتِ لِقَوۡمٖ يَعۡلَمُونَ

Eğer dönerlerse, salatı ayağa kaldırırlarsa ve zekatı verirlerse, dinde kardeşlerinizdir. Ve bilen bir topluluk için ayetleri ayrıntılı açıklarız.

Hac 22:41

·

Kuran-ı Kerim

ٱلَّذِينَ إِن مَّكَّنَّـٰهُمۡ فِي ٱلۡأَرۡضِ أَقَامُواْ ٱلصَّلَوٰةَ وَءَاتَوُاْ ٱلزَّكَوٰةَ وَأَمَرُواْ بِٱلۡمَعۡرُوفِ وَنَهَوۡاْ عَنِ ٱلۡمُنكَرِۗ وَلِلَّهِ عَٰقِبَةُ ٱلۡأُمُورِ

Yerin içinde onlara imkan verirsek salatı ayağa kaldıran, zekatı veren, bilineni emreden ve bilinmeyenden yasaklayan kimseler; ve işlerin sonu Allah'ındır.

ءَاتِنَا

atinabize ver

4

ءَاتَيۡتُم

ateytumverdiniz

3

يُؤۡتِي

yu'tiverir

3

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakumverdik

3

وَءَاتَيۡنَٰهُم

ve-ateynahumve verdik

3