Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

أُوتُواْ

Lemma

utu

verildiler, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
31

Örnek Ayetler (5 / 31)

Bakara 2:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ نَبَذَ فَرِيقٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ كَأَنَّهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir resul Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilen kimselerden bir grup sanki onlar bilmiyorlar gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attı.

Bakara 2:144

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجۡهِكَ فِي ٱلسَّمَآءِۖ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبۡلَةٗ تَرۡضَىٰهَاۚ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ لَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعۡمَلُونَ

Kesinlikle senin yüzünün göğün içinde dönmesini görüyoruz. Bunun üzerine kesinlikle seni ondan razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve her nerede olursanız, bunun üzerine yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Ve şüphesiz kitap verilen kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gerçek olduğunu kesinlikle bilirler. Ve Allah yapıyor oldukları şeyden habersiz değildir.

Bakara 2:145

·

Kuran-ı Kerim

وَلَئِنۡ أَتَيۡتَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ بِكُلِّ ءَايَةٖ مَّا تَبِعُواْ قِبۡلَتَكَۚ وَمَآ أَنتَ بِتَابِعٖ قِبۡلَتَهُمۡۚ وَمَا بَعۡضُهُم بِتَابِعٖ قِبۡلَةَ بَعۡضٖۚ وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ إِنَّكَ إِذٗا لَّمِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Ve eğer kitap verilen kimselere her ayeti getirsen, senin kıblene uymazlar. Ve sen onların kıblesine uyacak değilsin. Ve onların bir kısmı bir kısmının kıblesine uyacak değildir. Ve sana bilgiden gelenden sonra eğer onların arzularına uyarsan, şüphesiz sen o zaman kesinlikle zalimlerdensin.

Ali İmran 3:19

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلۡإِسۡلَٰمُۗ وَمَا ٱخۡتَلَفَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ

Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Ve kendilerine kitap verilenler, ancak onlara ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlıktan dolayı ayrılığa düştüler. Ve kim Allah'ın ayetlerini örterse, şüphesiz Allah hesabı hızlı olandır.

Ali İmran 3:20

·

Kuran-ı Kerim

فَإِنۡ حَآجُّوكَ فَقُلۡ أَسۡلَمۡتُ وَجۡهِيَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِۗ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسۡلَمۡتُمۡۚ فَإِنۡ أَسۡلَمُواْ فَقَدِ ٱهۡتَدَواْۖ وَّإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّمَا عَلَيۡكَ ٱلۡبَلَٰغُۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِٱلۡعِبَادِ

Eğer seninle tartışırlarsa de ki: 'Ben yüzümü Allah'a teslim ettim ve bana uyanlar da.' Ve kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de ki: 'Teslim oldunuz mu?' Eğer teslim olurlarsa kesinlikle doğru yolu bulmuşlardır. Ve eğer yüz çevirirlerse, senin üzerine düşen ancak bildirmektir. Ve Allah kulları Görendir.

Tüm 31 kullanımı gör

ءَاتَيۡنَا

ateyna

verdik, getirmek, vermek, gelmek

Fiil
17

أُوتِيَ

utiye

verildi, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
14

وَءَاتُواْ

ve-atu

ve verdiler, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
11

وَءَاتَيۡنَٰهُ

ve-ateynahu

ve getirdik onu, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
9

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ateynahumu

verdik onlara, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
8

وَءَاتَيۡنَا

ve-ateyna

ve verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
7

ءَاتَيۡنَٰهُمۡ

ateynahum

verdik, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
6

ءَاتَىٰهُمُ

atahumu

verdi, vermek, bahşetmek, sunmak

Fiil
5

يُؤۡتِيهِ

yu'tihi

onu verir, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

وَيُؤۡتُونَ

ve-yu'tune

ve verirler, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

ءَاتَيۡنَٰهُ

ateynahu

ona verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
5

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunne

verdiniz onlara, vermek, sunmak

Fiil
4

ءَاتَىٰكُمۡ

atakum

size getirdi, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
4

وَءَاتَوُاْ

ve-atevu

ve getirdiler, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
4

ءَاتِنَا

atina

bize ver, vermek, getirmek, bahşetmek

Fiil
4

ءَاتَيۡتُم

ateytum

verdiniz, vermek, sunmak

Fiil
3

يُؤۡتِي

yu'ti

verir, vermek, getirmek, gelmek

Fiil
3

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakum

verdik, vermek, getirmek

Fiil
3

وَءَاتَيۡنَٰهُم

ve-ateynahum

ve verdik, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
3

أُوتُواْ

Lemma

utuverildiler

31

Örnek Ayetler (5 / 31)

Bakara 2:101

·

Kuran-ı Kerim

وَلَمَّا جَآءَهُمۡ رَسُولٞ مِّنۡ عِندِ ٱللَّهِ مُصَدِّقٞ لِّمَا مَعَهُمۡ نَبَذَ فَرِيقٞ مِّنَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ كِتَٰبَ ٱللَّهِ وَرَآءَ ظُهُورِهِمۡ كَأَنَّهُمۡ لَا يَعۡلَمُونَ

Ve onlarla beraber olan şeyi doğrulayıcı bir resul Allah'ın katından onlara geldiğinde, kitap verilen kimselerden bir grup sanki onlar bilmiyorlar gibi Allah'ın kitabını sırtlarının arkasına attı.

Bakara 2:144

·

Kuran-ı Kerim

قَدۡ نَرَىٰ تَقَلُّبَ وَجۡهِكَ فِي ٱلسَّمَآءِۖ فَلَنُوَلِّيَنَّكَ قِبۡلَةٗ تَرۡضَىٰهَاۚ فَوَلِّ وَجۡهَكَ شَطۡرَ ٱلۡمَسۡجِدِ ٱلۡحَرَامِۚ وَحَيۡثُ مَا كُنتُمۡ فَوَلُّواْ وُجُوهَكُمۡ شَطۡرَهُۥۗ وَإِنَّ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ لَيَعۡلَمُونَ أَنَّهُ ٱلۡحَقُّ مِن رَّبِّهِمۡۗ وَمَا ٱللَّهُ بِغَٰفِلٍ عَمَّا يَعۡمَلُونَ

Kesinlikle senin yüzünün göğün içinde dönmesini görüyoruz. Bunun üzerine kesinlikle seni ondan razı olacağın bir kıbleye çevireceğiz. Bunun üzerine yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir. Ve her nerede olursanız, bunun üzerine yüzlerinizi onun tarafına çevirin. Ve şüphesiz kitap verilen kimseler, şüphesiz onun Rablerinden gerçek olduğunu kesinlikle bilirler. Ve Allah yapıyor oldukları şeyden habersiz değildir.

Bakara 2:145

·

Kuran-ı Kerim

وَلَئِنۡ أَتَيۡتَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ بِكُلِّ ءَايَةٖ مَّا تَبِعُواْ قِبۡلَتَكَۚ وَمَآ أَنتَ بِتَابِعٖ قِبۡلَتَهُمۡۚ وَمَا بَعۡضُهُم بِتَابِعٖ قِبۡلَةَ بَعۡضٖۚ وَلَئِنِ ٱتَّبَعۡتَ أَهۡوَآءَهُم مِّنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلۡعِلۡمِ إِنَّكَ إِذٗا لَّمِنَ ٱلظَّـٰلِمِينَ

Ve eğer kitap verilen kimselere her ayeti getirsen, senin kıblene uymazlar. Ve sen onların kıblesine uyacak değilsin. Ve onların bir kısmı bir kısmının kıblesine uyacak değildir. Ve sana bilgiden gelenden sonra eğer onların arzularına uyarsan, şüphesiz sen o zaman kesinlikle zalimlerdensin.

Ali İmran 3:19

·

Kuran-ı Kerim

إِنَّ ٱلدِّينَ عِندَ ٱللَّهِ ٱلۡإِسۡلَٰمُۗ وَمَا ٱخۡتَلَفَ ٱلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ إِلَّا مِنۢ بَعۡدِ مَا جَآءَهُمُ ٱلۡعِلۡمُ بَغۡيَۢا بَيۡنَهُمۡۗ وَمَن يَكۡفُرۡ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلۡحِسَابِ

Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Ve kendilerine kitap verilenler, ancak onlara ilim geldikten sonra aralarındaki azgınlıktan dolayı ayrılığa düştüler. Ve kim Allah'ın ayetlerini örterse, şüphesiz Allah hesabı hızlı olandır.

Ali İmran 3:20

·

Kuran-ı Kerim

فَإِنۡ حَآجُّوكَ فَقُلۡ أَسۡلَمۡتُ وَجۡهِيَ لِلَّهِ وَمَنِ ٱتَّبَعَنِۗ وَقُل لِّلَّذِينَ أُوتُواْ ٱلۡكِتَٰبَ وَٱلۡأُمِّيِّـۧنَ ءَأَسۡلَمۡتُمۡۚ فَإِنۡ أَسۡلَمُواْ فَقَدِ ٱهۡتَدَواْۖ وَّإِن تَوَلَّوۡاْ فَإِنَّمَا عَلَيۡكَ ٱلۡبَلَٰغُۗ وَٱللَّهُ بَصِيرُۢ بِٱلۡعِبَادِ

Eğer seninle tartışırlarsa de ki: 'Ben yüzümü Allah'a teslim ettim ve bana uyanlar da.' Ve kendilerine kitap verilenlere ve ümmilere de ki: 'Teslim oldunuz mu?' Eğer teslim olurlarsa kesinlikle doğru yolu bulmuşlardır. Ve eğer yüz çevirirlerse, senin üzerine düşen ancak bildirmektir. Ve Allah kulları Görendir.

Tüm 31 kullanımı gör

ءَاتَيۡنَا

ateynaverdik

17

أُوتِيَ

utiyeverildi

14

وَءَاتُواْ

ve-atuve verdiler

11

وَءَاتَيۡنَٰهُ

ve-ateynahuve getirdik onu

9

ءَاتَيۡنَٰهُمُ

ateynahumuverdik onlara

8

وَءَاتَيۡنَا

ve-ateynave verdik

7

ءَاتَيۡنَٰهُمۡ

ateynahumverdik

6

ءَاتَىٰهُمُ

atahumuverdi

5

يُؤۡتِيهِ

yu'tihionu verir

5

وَيُؤۡتُونَ

ve-yu'tuneve verirler

5

ءَاتَيۡنَٰهُ

ateynahuona verdik

5

ءَاتَيۡتُمُوهُنَّ

ateytumuhunneverdiniz onlara

4

ءَاتَىٰكُمۡ

atakumsize getirdi

4

وَءَاتَوُاْ

ve-atevuve getirdiler

4

ءَاتِنَا

atinabize ver

4

ءَاتَيۡتُم

ateytumverdiniz

3

يُؤۡتِي

yu'tiverir

3

ءَاتَيۡنَٰكُم

ateynakumverdik

3

وَءَاتَيۡنَٰهُم

ve-ateynahumve verdik

3