Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

أ ت ي

'-t-y — Kök Analizi

أ ت ي

548

Kullanım

6

Lemma

248

Türev

196

Anlam

6 lemma, 248 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

يُؤۡتَوۡنَ

yu'tevne

verilirler, verilmek, getirilmek, gelmek

Fiil
1

يُؤۡتِيهِمۡ

yu'tihim

onlara verir, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

ءَاتَىٰنِيَ

ataniya

bana verdi, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

يُؤۡتُوٓاْ

yu'tu

verirler, vermek, getirmek, sunmak

Fiil
1

تُؤۡتُونِ

tu'tuni

bana verirsiniz, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
1

وَءَاتَىٰهُمۡ

ve-atahum

ve onlara verdi, vermek, sunmak, bahşetmek

Fiil
1

يُؤۡتِيَهُ

yu'tiyehu

verir ona, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
1

يُؤۡتِكُمُ

yu'tikumu

verir size, vermek, bahşetmek, getirmek

Fiil
1

لَأُوتَيَنَّ

le-uteyenne

elbette verileceğim, vermek, getirmek

Fiil
1

ءَاتُونِيٓ

atuni

bana verin, vermek, sunmak, getirmek

Fiil
1

يُؤۡتِيَنِ

yu'tiyeni

bana verir, vermek, sunmak, bahşetmek

Fiil
1

وَءَاتُوهُنَّ

ve-atuhunne

ve onlara verin, getirmek, vermek, sunmak

Fiil
1

يَأۡتِيَ

Lemma

ye'tiye

gelir, gelmek, getirmek, vermek

Fiil
14

يَأۡتِ

ye'ti

gelir, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
10

فَأۡتُواْ

fe'tu

ve gelin, gelmek, getirmek, ulaşmak

Fiil
9

Örnek Ayetler (5 / 9)

Bakara 2:23

·

Kuran-ı Kerim

وَإِن كُنتُمۡ فِي رَيۡبٖ مِّمَّا نَزَّلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّن مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Ve eğer kulumuzun üzerine indirdiğimiz şeyden bir şüphe içinde iseniz, bunun üzerine onun benzerinden bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'tan başka tanıklarınızı çağırın.

Bakara 2:223

·

Kuran-ı Kerim

نِسَآؤُكُمۡ حَرۡثٞ لَّكُمۡ فَأۡتُواْ حَرۡثَكُمۡ أَنَّىٰ شِئۡتُمۡۖ وَقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Kadınlarınız sizin için bir üründür; ürününüze dilediğiniz gibi gelin ve kendiniz için önceden gönderin. Allah'tan sakının ve O'nunla karşılaşacağınızı bilin. İnananları müjdele.

Ali İmran 3:93

·

Kuran-ı Kerim

۞كُلُّ ٱلطَّعَامِ كَانَ حِلّٗا لِّبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ إِلَّا مَا حَرَّمَ إِسۡرَـٰٓءِيلُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ مِن قَبۡلِ أَن تُنَزَّلَ ٱلتَّوۡرَىٰةُۚ قُلۡ فَأۡتُواْ بِٱلتَّوۡرَىٰةِ فَٱتۡلُوهَآ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Tevrat indirilmeden öncesinden, İsrail'in kendi nefsinin üzerine haram kıldığı şey hariç, bütün yiyecekler İsrail oğullarına helaldi. De ki: 'Öyleyse Tevrat'ı getirin ve onu okuyun, eğer doğru söyleyenler iseniz.'

Yunus 10:38

·

Kuran-ı Kerim

أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Yoksa 'Onu uydurdu' mu derler? De ki: 'Bunun üzerine onun misli bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'ın astından güç yetirdiğiniz kimseyi çağırın.'

Hud 11:13

·

Kuran-ı Kerim

أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِعَشۡرِ سُوَرٖ مِّثۡلِهِۦ مُفۡتَرَيَٰتٖ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Yoksa 'Onu uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Öyleyse onun misli uydurulmuş on sure getirin ve eğer doğru söyleyenlerseniz Allah'tan başka güç yetirdiğiniz kimseleri çağırın.'

Tüm 9 kullanımı gör

يَأۡتِي

ye'ti

gelir, gelmek, varmak, getirmek

Fiil
7

أَتَىٰكَ

etake

geldi, gelmek, ulaşmak, vermek

Fiil
6

يَأۡتِيهِم

ye'tihim

gelir, gelmek, getirmek, vermek

Fiil
5

ٱئۡتُونِي

i'tuni

gelin bana, gelmek, getirmek, vermek

Fiil
5

تَأۡتِيَهُمُ

te'tiyehumu

gelir, gelmek, ulaşmak, getirmek

Fiil
5

يُؤۡتَوۡنَ

yu'tevneverilirler

1

يُؤۡتِيهِمۡ

yu'tihimonlara verir

1

ءَاتَىٰنِيَ

ataniyabana verdi

1

يُؤۡتُوٓاْ

yu'tuverirler

1

تُؤۡتُونِ

tu'tunibana verirsiniz

1

وَءَاتَىٰهُمۡ

ve-atahumve onlara verdi

1

يُؤۡتِيَهُ

yu'tiyehuverir ona

1

يُؤۡتِكُمُ

yu'tikumuverir size

1

لَأُوتَيَنَّ

le-uteyenneelbette verileceğim

1

ءَاتُونِيٓ

atunibana verin

1

يُؤۡتِيَنِ

yu'tiyenibana verir

1

وَءَاتُوهُنَّ

ve-atuhunneve onlara verin

1

يَأۡتِيَ

Lemma

ye'tiyegelir

14

يَأۡتِ

ye'tigelir

10

فَأۡتُواْ

fe'tuve gelin

9

Örnek Ayetler (5 / 9)

Bakara 2:23

·

Kuran-ı Kerim

وَإِن كُنتُمۡ فِي رَيۡبٖ مِّمَّا نَزَّلۡنَا عَلَىٰ عَبۡدِنَا فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّن مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ شُهَدَآءَكُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Ve eğer kulumuzun üzerine indirdiğimiz şeyden bir şüphe içinde iseniz, bunun üzerine onun benzerinden bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'tan başka tanıklarınızı çağırın.

Bakara 2:223

·

Kuran-ı Kerim

نِسَآؤُكُمۡ حَرۡثٞ لَّكُمۡ فَأۡتُواْ حَرۡثَكُمۡ أَنَّىٰ شِئۡتُمۡۖ وَقَدِّمُواْ لِأَنفُسِكُمۡۚ وَٱتَّقُواْ ٱللَّهَ وَٱعۡلَمُوٓاْ أَنَّكُم مُّلَٰقُوهُۗ وَبَشِّرِ ٱلۡمُؤۡمِنِينَ

Kadınlarınız sizin için bir üründür; ürününüze dilediğiniz gibi gelin ve kendiniz için önceden gönderin. Allah'tan sakının ve O'nunla karşılaşacağınızı bilin. İnananları müjdele.

Ali İmran 3:93

·

Kuran-ı Kerim

۞كُلُّ ٱلطَّعَامِ كَانَ حِلّٗا لِّبَنِيٓ إِسۡرَـٰٓءِيلَ إِلَّا مَا حَرَّمَ إِسۡرَـٰٓءِيلُ عَلَىٰ نَفۡسِهِۦ مِن قَبۡلِ أَن تُنَزَّلَ ٱلتَّوۡرَىٰةُۚ قُلۡ فَأۡتُواْ بِٱلتَّوۡرَىٰةِ فَٱتۡلُوهَآ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Tevrat indirilmeden öncesinden, İsrail'in kendi nefsinin üzerine haram kıldığı şey hariç, bütün yiyecekler İsrail oğullarına helaldi. De ki: 'Öyleyse Tevrat'ı getirin ve onu okuyun, eğer doğru söyleyenler iseniz.'

Yunus 10:38

·

Kuran-ı Kerim

أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِسُورَةٖ مِّثۡلِهِۦ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Yoksa 'Onu uydurdu' mu derler? De ki: 'Bunun üzerine onun misli bir sure getirin ve eğer doğru söyleyenler iseniz Allah'ın astından güç yetirdiğiniz kimseyi çağırın.'

Hud 11:13

·

Kuran-ı Kerim

أَمۡ يَقُولُونَ ٱفۡتَرَىٰهُۖ قُلۡ فَأۡتُواْ بِعَشۡرِ سُوَرٖ مِّثۡلِهِۦ مُفۡتَرَيَٰتٖ وَٱدۡعُواْ مَنِ ٱسۡتَطَعۡتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمۡ صَٰدِقِينَ

Yoksa 'Onu uydurdu' mu diyorlar? De ki: 'Öyleyse onun misli uydurulmuş on sure getirin ve eğer doğru söyleyenlerseniz Allah'tan başka güç yetirdiğiniz kimseleri çağırın.'

Tüm 9 kullanımı gör

يَأۡتِي

ye'tigelir

7

أَتَىٰكَ

etakegeldi

6

يَأۡتِيهِم

ye'tihimgelir

5

ٱئۡتُونِي

i'tunigelin bana

5

تَأۡتِيَهُمُ

te'tiyehumugelir

5