65
Kullanım
6
Lemma
19
Türev
29
Anlam
6 lemma, 19 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תָּמָֽר Lemma | tamar | Tamar, Tamar, hurma ağacı, sütun | İsim | 18 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18) 2. Samuel 13:1 · Tevrat וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וּלְאַבְשָׁל֧וֹם בֶּן־דָּוִ֛ד אָח֥וֹת יָפָ֖ה וּשְׁמָ֣הּ תָּמָ֑ר וַיֶּאֱהָבֶ֖הָ אַמְנ֥וֹן בֶּן־דָּוִֽד Bundan sonra Davut oğlu Avşalom'un Tamar adında güzel bir kız kardeşi vardı ve Davut oğlu Amnon onu sevdi. 2. Samuel 13:2 · Tevrat וַיֵּ֨צֶר לְאַמְנ֜וֹן לְהִתְחַלּ֗וֹת בַּֽעֲבוּר֙ תָּמָ֣ר אֲחֹת֔וֹ כִּ֥י בְתוּלָ֖ה הִ֑יא וַיִּפָּלֵא֙ בְּעֵינֵ֣י אַמְנ֔וֹן לַעֲשׂ֥וֹת לָ֖הּ מְאֽוּמָה Kız kardeşi Tamar uğruna Amnon'a hastalanacak kadar sıkıntı verdi; çünkü o bakireydi ve ona bir şey yapmak Amnon'un gözlerinde zor göründü. 2. Samuel 13:4 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ מַדּ֣וּעַ אַ֠תָּה כָּ֣כָה דַּ֤ל בֶּן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר הֲל֖וֹא תַּגִּ֣יד לִ֑י וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אַמְנ֔וֹן אֶת־תָּמָ֗ר אֲח֛וֹת אַבְשָׁלֹ֥ם אָחִ֖י אֲנִ֥י אֹהֵֽב Ona dedi ki: 'Ey kral oğlu, neden her sabah böyle bitkinsin? Bana bildirmeyecek misin?' Amnon ona dedi ki: 'Kardeşim Avşalom'un kız kardeşi Tamar'ı seviyorum.' 2. Samuel 13:5 · Tevrat וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יְה֣וֹנָדָ֔ב שְׁכַ֥ב עַל־מִשְׁכָּבְךָ֖ וְהִתְחָ֑ל וּבָ֧א אָבִ֣יךָ לִרְאוֹתֶ֗ךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֡יו תָּ֣בֹא נָא֩ תָמָ֨ר אֲחוֹתִ֜י וְתַבְרֵ֣נִי לֶ֗חֶם וְעָשְׂתָ֤ה לְעֵינַי֙ אֶת־הַבִּרְיָ֔ה לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר אֶרְאֶ֔ה וְאָכַלְתִּ֖י מִיָּדָֽהּ Yehonadav ona dedi ki: 'Yatağına yat ve hastalan. Baban seni görmeye gelince ona diyeceksin ki: Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve bana ekmek yedirsin; yemeği gözlerimin önünde yapsın ki göreyim ve onun elinden yiyeyim.' 2. Samuel 13:6 · Tevrat וַיִּשְׁכַּ֥ב אַמְנ֖וֹן וַיִּתְחָ֑ל וַיָּבֹ֨א הַמֶּ֜לֶךְ לִרְאֹת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֤וֹן אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ תָּֽבוֹא־נָ֞א תָּמָ֣ר אֲחֹתִ֗י וּתְלַבֵּ֤ב לְעֵינַי֙ שְׁתֵּ֣י לְבִב֔וֹת וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדָֽהּ Bunun üzerine Amnon yattı ve hastalandı. Kral onu görmeye gelince Amnon krala dedi ki: 'Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve gözlerimin önünde iki yürek çöreği yapsın ve onun elinden yiyeyim.' | ||||||
וְתָמָר | ve-tamar | ve Tamar, Tamar, hurma ağacı, sütun | İsim | 3 | ||
לְתָמָר | le-tamar | Tamar'a, Tamar, hurma ağacı | İsim | 2 | ||
מִתָּמָר | mi-ttamar | hurma ağacından, hurma ağacı, hurma | İsim | 2 | ||
וְתִֽמֹרִים Lemma | ve-timorim | ve hurma ağaçları, hurma ağacı, palmiye, hurma ağacı motifi | İsim | 7 | ||
וְתִמֹרוֹת | ve-timorot | ve hurma ağaçları, hurma ağacı, sütun, dikili direk | İsim | 2 | ||
הַתִּֽמֹרָה | hattimora | hurma ağacı figürü, hurma ağacı, sütun başlığı, hurma ağacı figürü | İsim | 2 | ||
וְתִֽמֹרֹת | ve-timorot | ve hurma ağacı motifleri, hurma ağacı motifi, sütun, dikili taş | İsim | 2 | ||
תִּמֹרִים | timorim | hurma ağaçları, hurma ağacı, palmiye motifi | İsim | 1 | ||
וְתִֽמֹרָה | ve-timora | ve hurma ağacı motifi, hurma ağacı motifi, sütun, hurma ağacı | İsim | 1 | ||
תִּמֹרִֽים | timorim | hurma ağaçları, hurma ağacı, sütun, dikili taş | İsim | 1 | ||
וְתִמֹרָיו | vetimorayv | ve onun hurma ağaçları, hurma ağacı, hurma ağacı motifi, sütun | Zamir | 1 | ||
וְהַתִּֽמֹרִים | ve-ha-ttimorim | ve hurma ağaçları, hurma ağacı, sütun, dikili taş | İsim | 1 | ||
הַתִּֽמֹרוֹת | ha-ttimorot | hurma ağacı motifleri, hurma ağacı motifi, sütun, dikili nesne | İsim | 1 | ||
תְּמָרִים Lemma | temarim | hurma ağaçları, hurma ağacı, hurma, sütun | İsim | 6 | ||
הַתְּמָרִים | ha-ttemarim | hurma ağaçları, hurma ağacı, palmiye | İsim | 4 | ||
כַּתָּמָר | kattamar | hurma ağacı gibi, hurma ağacı, sütun | İsim | 2 | ||
תָּמָר | tamar | Tamar, Tamar, hurma ağacı, sütun | İsim | 1 | ||
לְתָמָר | le-tamar | hurma ağacına, hurma ağacı, Tamar, sütun | İsim | 1 | ||
בְתָמָר | be-tamar | Tamar'da, Tamar, hurma ağacı | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18)
2. Samuel 13:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וּלְאַבְשָׁל֧וֹם בֶּן־דָּוִ֛ד אָח֥וֹת יָפָ֖ה וּשְׁמָ֣הּ תָּמָ֑ר וַיֶּאֱהָבֶ֖הָ אַמְנ֥וֹן בֶּן־דָּוִֽד
Bundan sonra Davut oğlu Avşalom'un Tamar adında güzel bir kız kardeşi vardı ve Davut oğlu Amnon onu sevdi.
2. Samuel 13:2
·
Tevrat
וַיֵּ֨צֶר לְאַמְנ֜וֹן לְהִתְחַלּ֗וֹת בַּֽעֲבוּר֙ תָּמָ֣ר אֲחֹת֔וֹ כִּ֥י בְתוּלָ֖ה הִ֑יא וַיִּפָּלֵא֙ בְּעֵינֵ֣י אַמְנ֔וֹן לַעֲשׂ֥וֹת לָ֖הּ מְאֽוּמָה
Kız kardeşi Tamar uğruna Amnon'a hastalanacak kadar sıkıntı verdi; çünkü o bakireydi ve ona bir şey yapmak Amnon'un gözlerinde zor göründü.
2. Samuel 13:4
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ל֗וֹ מַדּ֣וּעַ אַ֠תָּה כָּ֣כָה דַּ֤ל בֶּן־הַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר הֲל֖וֹא תַּגִּ֣יד לִ֑י וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ אַמְנ֔וֹן אֶת־תָּמָ֗ר אֲח֛וֹת אַבְשָׁלֹ֥ם אָחִ֖י אֲנִ֥י אֹהֵֽב
Ona dedi ki: 'Ey kral oğlu, neden her sabah böyle bitkinsin? Bana bildirmeyecek misin?' Amnon ona dedi ki: 'Kardeşim Avşalom'un kız kardeşi Tamar'ı seviyorum.'
2. Samuel 13:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יְה֣וֹנָדָ֔ב שְׁכַ֥ב עַל־מִשְׁכָּבְךָ֖ וְהִתְחָ֑ל וּבָ֧א אָבִ֣יךָ לִרְאוֹתֶ֗ךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֡יו תָּ֣בֹא נָא֩ תָמָ֨ר אֲחוֹתִ֜י וְתַבְרֵ֣נִי לֶ֗חֶם וְעָשְׂתָ֤ה לְעֵינַי֙ אֶת־הַבִּרְיָ֔ה לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר אֶרְאֶ֔ה וְאָכַלְתִּ֖י מִיָּדָֽהּ
Yehonadav ona dedi ki: 'Yatağına yat ve hastalan. Baban seni görmeye gelince ona diyeceksin ki: Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve bana ekmek yedirsin; yemeği gözlerimin önünde yapsın ki göreyim ve onun elinden yiyeyim.'
2. Samuel 13:6
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֥ב אַמְנ֖וֹן וַיִּתְחָ֑ל וַיָּבֹ֨א הַמֶּ֜לֶךְ לִרְאֹת֗וֹ וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֤וֹן אֶל־הַמֶּ֨לֶךְ֙ תָּֽבוֹא־נָ֞א תָּמָ֣ר אֲחֹתִ֗י וּתְלַבֵּ֤ב לְעֵינַי֙ שְׁתֵּ֣י לְבִב֔וֹת וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדָֽהּ
Bunun üzerine Amnon yattı ve hastalandı. Kral onu görmeye gelince Amnon krala dedi ki: 'Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve gözlerimin önünde iki yürek çöreği yapsın ve onun elinden yiyeyim.'
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 2:4
·
Tevrat
וְתָמָר֙ כַּלָּת֔וֹ יָ֥לְדָה לּ֖וֹ אֶת־פֶּ֣רֶץ וְאֶת־זָ֑רַח כָּל־בְּנֵ֥י יְהוּדָ֖ה חֲמִשָּֽׁה
Gelini Tamar ona Perets'i ve Zerah'ı doğurdu. Yahuda'nın bütün oğulları beştir.
1. Tarihler 3:9
·
Tevrat
כֹּ֖ל בְּנֵ֣י דָוִ֑יד מִלְּבַ֥ד בְּֽנֵי־פִֽילַגְשִׁ֖ים וְתָמָ֥ר אֲחוֹתָֽם
Cariyelerin oğulları ve kız kardeşleri Tamar dışında, hepsi Davut'un oğullarıydı.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 38:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יְהוּדָה֩ לְתָמָ֨ר כַּלָּת֜וֹ שְׁבִ֧י אַלְמָנָ֣ה בֵית־אָבִ֗יךְ עַד־יִגְדַּל֙ שֵׁלָ֣ה בְנִ֔י כִּ֣י אָמַ֔ר פֶּן־יָמ֥וּת גַּם־ה֖וּא כְּאֶחָ֑יו וַתֵּ֣לֶךְ תָּמָ֔ר וַתֵּ֖שֶׁב בֵּ֥ית אָבִֽיהָ
Bunun üzerine Yahuda gelini Tamar'a dedi: 'Oğlum Şela büyüyene kadar babanın evinde dul olarak otur.' Çünkü dedi ki: 'Kardeşleri gibi o da ölmesin.' Ve Tamar gitti ve babasının evinde oturdu.
Yaratılış 38:13
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֥ד לְתָמָ֖ר לֵאמֹ֑ר הִנֵּ֥ה חָמִ֛יךְ עֹלֶ֥ה תִמְנָ֖תָה לָגֹ֥ז צֹאנֽוֹ
Ve Tamar'a bildirilerek dendi: 'İşte kayınpederin sürüsünü kırkmak için Timna'ya çıkıyor.'
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 47:19
·
Tevrat
וּפְאַת֙ נֶ֣גֶב תֵּימָ֔נָה מִתָּמָ֗ר עַד־מֵי֙ מְרִיב֣וֹת קָדֵ֔שׁ נַחֲלָ֖ה אֶל־הַיָּ֣ם הַגָּד֑וֹל וְאֵ֥ת פְּאַת־תֵּימָ֖נָה נֶֽגְבָּה
Ve güney tarafı güneye doğru, Tamar'dan Meribot-Kadeş sularına, vadiye, Büyük Deniz'e kadar olacak; ve güney tarafı güneye doğru budur.
Hezekiel 48:28
·
Tevrat
וְעַל֙ גְּב֣וּל גָּ֔ד אֶל־פְּאַ֖ת נֶ֣גֶב תֵּימָ֑נָה וְהָיָ֨ה גְב֜וּל מִתָּמָ֗ר מֵ֚י מְרִיבַ֣ת קָדֵ֔שׁ נַחֲלָ֖ה עַל־הַיָּ֥ם הַגָּדֽוֹל
Gad sınırında, güney tarafına, güneye doğru; sınır Tamar'dan Kadeş'teki Meriva sularına, vadiye, Büyük Deniz'e kadar olacaktır.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 40:26
·
Tevrat
וּמַעֲל֤וֹת שִׁבְעָה֙ עֹֽלוֹתָ֔יו וְאֵֽלַמָּ֖יו לִפְנֵיהֶ֑ם וְתִמֹרִ֣ים ל֗וֹ אֶחָ֥ד מִפּ֛וֹ וְאֶחָ֥ד מִפּ֖וֹ אֶל־אֵילָֽיו
Ve onun çıkışları yedi basamaktı ve onun eyvanları onların önündeydi; ve onun sövelerine buradan bir ve buradan bir palmiyeler vardı.
Hezekiel 40:31
·
Tevrat
וְאֵלַמָּ֗ו אֶל־חָצֵר֙ הַחִ֣צוֹנָ֔ה וְתִמֹרִ֖ים אֶל־אֵילָ֑יו וּמַעֲל֥וֹת שְׁמוֹנֶ֖ה מַעֲלָֽיו
Ve onun eyvanları dış avluya bakıyordu ve onun sövelerine palmiyeler vardı; ve onun çıkışları sekiz basamaktı.
Hezekiel 40:34
·
Tevrat
וְאֵלַמָּ֗יו לֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה וְתִמֹרִ֥ים אֶל־אֵלָ֖יו מִפּ֣וֹ וּמִפּ֑וֹ וּשְׁמֹנֶ֥ה מַעֲל֖וֹת מַעֲלָֽיו
Ve onun eyvanları dış avluya bakıyordu ve onun sövelerine buradan ve buradan palmiyeler vardı; ve onun çıkışları sekiz basamaktı.
Hezekiel 40:37
·
Tevrat
וְאֵילָ֗יו לֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה וְתִמֹרִ֥ים אֶל־אֵילָ֖יו מִפּ֣וֹ וּמִפּ֑וֹ וּשְׁמֹנֶ֥ה מַעֲל֖וֹת מַעֲלָֽיו
Ve onun söveleri dış avluya bakıyordu ve onun sövelerine buradan ve buradan palmiyeler vardı; ve onun çıkışları sekiz basamaktı.
Hezekiel 41:18
·
Tevrat
וְעָשׂ֥וּי כְּרוּבִ֖ים וְתִֽמֹרִ֑ים וְתִֽמֹרָה֙ בֵּין־כְּר֣וּב לִכְר֔וּב וּשְׁנַ֥יִם פָּנִ֖ים לַכְּרֽוּב
Keruvlar ve palmiyeler de yapılmıştı; ve keruv ile keruv arasında palmiye vardı ve keruvun iki yüzü vardı.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 6:32
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֮ דַּלְת֣וֹת עֲצֵי־שֶׁמֶן֒ וְקָלַ֣ע עֲ֠לֵיהֶם מִקְלְע֨וֹת כְּרוּבִ֧ים וְתִמֹר֛וֹת וּפְטוּרֵ֥י צִצִּ֖ים וְצִפָּ֣ה זָהָ֑ב וַיָּ֛רֶד עַל־הַכְּרוּבִ֥ים וְעַל־הַתִּֽמֹר֖וֹת אֶת־הַזָּהָֽב
Ve zeytin ağacından iki kapının üzerine keruvların, palmiyelerin ve açmış çiçeklerin oymalarını oydu ve altınla kapladı; altını keruvların ve palmiyelerin üzerine yaydı.
1. Krallar 6:35
·
Tevrat
וְקָלַ֤ע כְּרוּבִים֙ וְתִ֣מֹר֔וֹת וּפְטֻרֵ֖י צִצִּ֑ים וְצִפָּ֣ה זָהָ֔ב מְיֻשָּׁ֖ר עַל־הַמְּחֻקֶּֽה
Ve keruvlar, palmiyeler ve açmış çiçekler oydu; ve oyulmuş işin üzerine düzgünce altın kapladı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:19
·
Tevrat
וּפְנֵ֨י אָדָ֤ם אֶל־הַתִּֽמֹרָה֙ מִפּ֔וֹ וּפְנֵֽי־כְפִ֥יר אֶל־הַתִּֽמֹרָ֖ה מִפּ֑וֹ עָשׂ֥וּי אֶל־כָּל־הַבַּ֖יִת סָבִ֥יב סָבִֽיב
İnsanın yüzü de buradan palmiyeye ve genç aslanın yüzü buradan palmiyeyeydi; çepeçevre bütün eve yapılmıştı.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 6:29
·
Tevrat
וְאֵת֩ כָּל־קִיר֨וֹת הַבַּ֜יִת מֵסַ֣ב קָלַ֗ע פִּתּוּחֵי֙ מִקְלְעוֹת֙ כְּרוּבִ֣ים וְתִֽמֹרֹ֔ת וּפְטוּרֵ֖י צִצִּ֑ים מִלִּפְנִ֖ים וְלַחִיצֽוֹן
Ve evin bütün duvarlarına çepeçevre, içten ve dıştan, keruvların, palmiyelerin ve açmış çiçeklerin oyma işlemelerini oydu.
1. Krallar 7:36
·
Tevrat
וַיְפַתַּ֤ח עַל־הַלֻּחֹת֙ יְדֹתֶ֔יהָ וְעַל֙ מִסְגְּרֹתֶ֔יהָ כְּרוּבִ֖ים אֲרָי֣וֹת וְתִמֹרֹ֑ת כְּמַֽעַר־אִ֥ישׁ וְלֹי֖וֹת סָבִֽיב
Ve onun kollarının levhaları üzerine ve onun çerçeveleri üzerine, her birinin boşluğuna göre keruvlar, aslanlar ve palmiyeler, ve çevresine çelenkler oydu.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 3:5
·
Tevrat
וְאֵ֣ת הַבַּ֣יִת הַגָּד֗וֹל חִפָּה֙ עֵ֣ץ בְּרוֹשִׁ֔ים וַיְחַפֵּ֖הוּ זָהָ֣ב ט֑וֹב וַיַּ֧עַל עָלָ֛יו תִּמֹרִ֖ים וְשַׁרְשְׁרֽוֹת
Büyük evi selvi ağacıyla kapladı ve onu iyi altınla kapladı; üzerine palmiye ağaçları ve zincirler işledi.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:18
·
Tevrat
וְעָשׂ֥וּי כְּרוּבִ֖ים וְתִֽמֹרִ֑ים וְתִֽמֹרָה֙ בֵּין־כְּר֣וּב לִכְר֔וּב וּשְׁנַ֥יִם פָּנִ֖ים לַכְּרֽוּב
Keruvlar ve palmiyeler de yapılmıştı; ve keruv ile keruv arasında palmiye vardı ve keruvun iki yüzü vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 40:16
·
Tevrat
וְחַלֹּנ֣וֹת אֲטֻמ֣וֹת אֶֽל־הַתָּאִ֡ים וְאֶל֩ אֵלֵיהֵ֨מָה לִפְנִ֤ימָה לַשַּׁ֨עַר֙ סָבִ֣יב סָבִ֔יב וְכֵ֖ן לָאֵֽלַמּ֑וֹת וְחַלּוֹנ֞וֹת סָבִ֤יב סָבִיב֙ לִפְנִ֔ימָה וְאֶל־אַ֖יִל תִּמֹרִֽים
Ve odalara ve onların sövelerine kapıya içe doğru çepeçevre kapalı pencereler vardı ve eyvanlara da böyleydi; ve içe doğru çepeçevre pencereler vardı ve söveye palmiyeler vardı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 40:22
·
Tevrat
וְחַלּוֹנָ֤יו וְאֵֽלַמָּיו֙ וְתִ֣מֹרָ֔יו כְּמִדַּ֣ת הַשַּׁ֔עַר אֲשֶׁ֥ר פָּנָ֖יו דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֑ים וּבְמַעֲל֥וֹת שֶׁ֨בַע֙ יַֽעֲלוּ־ב֔וֹ וְאֵֽילַמָּ֖יו לִפְנֵיהֶֽם
Ve onun pencereleri ve onun eyvanları ve onun palmiyeleri yüzü doğu yoluna bakan kapının ölçüsü gibiydi; ve ona yedi basamakla çıkarlardı ve onun eyvanları onların önündeydi.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 41:20
·
Tevrat
מֵהָאָ֨רֶץ֙ עַד־מֵעַ֣ל הַפֶּ֔תַח הַכְּרוּבִ֥ים וְהַתִּֽמֹרִ֖ים עֲשׂוּיִ֑ם וְקִ֖יר הַׄהֵׄיׄכָֽׄלׄ
Yerden girişin üzerine kadar keruvlar ve palmiyeler yapılmıştı; ve tapınağın duvarı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 6:32
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֮ דַּלְת֣וֹת עֲצֵי־שֶׁמֶן֒ וְקָלַ֣ע עֲ֠לֵיהֶם מִקְלְע֨וֹת כְּרוּבִ֧ים וְתִמֹר֛וֹת וּפְטוּרֵ֥י צִצִּ֖ים וְצִפָּ֣ה זָהָ֑ב וַיָּ֛רֶד עַל־הַכְּרוּבִ֥ים וְעַל־הַתִּֽמֹר֖וֹת אֶת־הַזָּהָֽב
Ve zeytin ağacından iki kapının üzerine keruvların, palmiyelerin ve açmış çiçeklerin oymalarını oydu ve altınla kapladı; altını keruvların ve palmiyelerin üzerine yaydı.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Nehemya 8:15
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר יַשְׁמִ֗יעוּ וְיַעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בְּכָל־עָרֵיהֶם֮ וּבִירוּשָׁלִַ֣ם לֵאמֹר֒ צְא֣וּ הָהָ֗ר וְהָבִ֨יאוּ֙ עֲלֵי־זַ֨יִת֙ וַעֲלֵי־עֵ֣ץ שֶׁ֔מֶן וַעֲלֵ֤י הֲדַס֙ וַעֲלֵ֣י תְמָרִ֔ים וַעֲלֵ֖י עֵ֣ץ עָבֹ֑ת לַעֲשֹׂ֥ת סֻכֹּ֖ת כַּכָּתֽוּב
Ve bütün şehirlerinde ve Yeruşalim'de ses işittirsinler ve geçirsinler, diyerek: 'Dağa çıkın ve yazıldığı gibi çardaklar yapmak için zeytin yaprakları, yağ ağacı yaprakları, mersin yaprakları, hurma yaprakları ve sık ağaç yaprakları getirin.'
Levililer 23:40
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֨ם לָכֶ֜ם בַּיּ֣וֹם הָרִאשׁ֗וֹן פְּרִ֨י עֵ֤ץ הָדָר֙ כַּפֹּ֣ת תְּמָרִ֔ים וַעֲנַ֥ף עֵץ־עָבֹ֖ת וְעַרְבֵי־נָ֑חַל וּשְׂמַחְתֶּ֗ם לִפְנֵ֛י יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶ֖ם שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Ve birinci günde kendinize görkemli ağacın meyvesini, hurma dallarını, sık yapraklı ağacın dalını ve vadi söğütlerini alacaksınız; ve Tanrınız Yahve'nin önünde yedi gün sevineceksiniz.
Çölde Sayım 33:9
·
Tevrat
וַיִּסְעוּ֙ מִמָּרָ֔ה וַיָּבֹ֖אוּ אֵילִ֑מָה וּ֠בְאֵילִם שְׁתֵּ֣ים עֶשְׂרֵ֞ה עֵינֹ֥ת מַ֛יִם וְשִׁבְעִ֥ים תְּמָרִ֖ים וַיַּחֲנוּ־שָֽׁם
Mara'dan göç ettiler ve Elim'e geldiler; ve Elim'de on iki su pınarı ve yetmiş hurma ağacı vardı ve orada konakladılar.
Mısır'dan Çıkış 15:27
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ אֵילִ֔מָה וְשָׁ֗ם שְׁתֵּ֥ים עֶשְׂרֵ֛ה עֵינֹ֥ת מַ֖יִם וְשִׁבְעִ֣ים תְּמָרִ֑ים וַיַּחֲנוּ־שָׁ֖ם עַל־הַמָּֽיִם
Sonra Elim'e geldiler ve orada on iki su pınarı ve yetmiş hurma ağacı vardı; ve orada suların yanında konakladılar.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 1:16
·
Tevrat
וּבְנֵ֣י קֵינִי֩ חֹתֵ֨ן מֹשֶׁ֜ה עָל֨וּ מֵעִ֤יר הַתְּמָרִים֙ אֶת־בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה מִדְבַּ֣ר יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֖ר בְּנֶ֣גֶב עֲרָ֑ד וַיֵּ֖לֶךְ וַיֵּ֥שֶׁב אֶת־הָעָֽם
Musa'nın kayınbabası Kenli'nin oğulları, Hurmalar şehrinden Yahuda oğullarıyla birlikte Arad'ın Necef'indeki Yahuda çölüne çıktılar; gidip halkla birlikte oturdular.
Hakimler 3:13
·
Tevrat
וַיֶּאֱסֹ֣ף אֵלָ֔יו אֶת־בְּנֵ֥י עַמּ֖וֹן וַעֲמָלֵ֑ק וַיֵּ֗לֶךְ וַיַּךְ֙ אֶת־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּֽירְשׁ֖וּ אֶת־עִ֥יר הַתְּמָרִֽים
Ve Ammon oğullarını ve Amalek'i yanına topladı; ve gidip İsrail'i vurdu ve hurma ağaçları şehrini mülk edindiler.
2. Tarihler 28:15
·
Tevrat
וַיָּקֻ֣מוּ הָאֲנָשִׁים֩ אֲשֶׁר־נִקְּב֨וּ בְשֵׁמ֜וֹת וַיַּחֲזִ֣יקוּ בַשִּׁבְיָ֗ה וְכָֽל־מַעֲרֻמֵּיהֶם֮ הִלְבִּ֣ישׁוּ מִן־הַשָּׁלָל֒ וַיַּלְבִּשׁ֣וּם וַ֠יַּנְעִלוּם וַיַּאֲכִל֨וּם וַיַּשְׁק֜וּם וַיְסֻכ֗וּם וַיְנַהֲל֤וּם בַּחֲמֹרִים֙ לְכָל־כּוֹשֵׁ֔ל וַיְבִיא֛וּם יְרֵח֥וֹ עִיר־הַתְּמָרִ֖ים אֵ֣צֶל אֲחֵיהֶ֑ם וַיָּשׁ֖וּבוּ שֹׁמְרֽוֹן
İsimlerle belirlenen adamlar kalktılar ve esirleri tuttular; bütün çıplaklarını ganimetten giydirdiler. Onları giydirdiler, onlara ayakkabı giydirdiler, onlara yedirdiler, onlara içirdiler ve onları yağladılar. Bütün tökezleyenleri eşeklerle taşıdılar ve onları kardeşlerinin yanına, hurma şehri Eriha'ya getirdiler; sonra Samiriye'ye döndüler.
Yasa'nın Tekrarı 34:3
·
Tevrat
וְאֶת־הַנֶּ֗גֶב וְֽאֶת־הַכִּכָּ֞ר בִּקְעַ֧ת יְרֵח֛וֹ עִ֥יר הַתְּמָרִ֖ים עַד־צֹֽעַר
ve Necef'i ve Tsoar'a kadar hurma ağaçları şehri Eriha vadisinin ovasını,
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 92:13
·
Tevrat
צַ֭דִּיק כַּתָּמָ֣ר יִפְרָ֑ח כְּאֶ֖רֶז בַּלְּבָנ֣וֹן יִשְׂגֶּֽה
Doğru kişi hurma ağacı gibi filizlenecek; Lübnan'daki sedir ağacı gibi büyüyecek.
Örnek Ayetler (1)
Yoel 1:12
·
Tevrat
הַגֶּ֣פֶן הוֹבִ֔ישָׁה וְהַתְּאֵנָ֖ה אֻמְלָ֑לָה רִמּ֞וֹן גַּם־תָּמָ֣ר וְתַפּ֗וּחַ כָּל־עֲצֵ֤י הַשָּׂדֶה֙ יָבֵ֔שׁוּ כִּֽי־הֹבִ֥ישׁ שָׂשׂ֖וֹן מִן־בְּנֵ֥י אָדָֽם
Asma kurudu ve incir ağacı soldu; nar, ayrıca hurma ve elma ağacı, tarlanın bütün ağaçları kurudu; çünkü insanoğullarından sevinç kurudu.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 7:8
·
Tevrat
זֹ֤את קֽוֹמָתֵךְ֙ דָּֽמְתָ֣ה לְתָמָ֔ר וְשָׁדַ֖יִךְ לְאַשְׁכֹּלֽוֹת
Bu boyun bir hurma ağacına benzedi ve memelerin salkımlara.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 7:9
·
Tevrat
אָמַ֨רְתִּי֙ אֶעֱלֶ֣ה בְתָמָ֔ר אֹֽחֲזָ֖ה בְּסַנְסִנָּ֑יו וְיִֽהְיוּ־נָ֤א שָׁדַ֨יִךְ֙ כְּאֶשְׁכְּל֣וֹת הַגֶּ֔פֶן וְרֵ֥יחַ אַפֵּ֖ךְ כַּתַּפּוּחִֽים
Dedim ki: 'Hurma ağacına çıkacağım, dallarını tutacağım.' Ve şimdi memelerin asma salkımları gibi ve burnunun kokusu elmalar gibi olsun.