36
Kullanım
5
Lemma
11
Türev
27
Anlam
5 lemma, 11 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תַּחְתּֽוֹן Lemma | tahton | alt, alt, aşağıdaki, en alt | Sıfat | 3 | ||
הַתַּחְתּוֹנָֽה | ha-ttahtona | alt, alt, aşağıdaki, düşük | Zamir | 5 | ||
הַתַּחְתּוֹן | ha-ttahton | o alt, alt, aşağı, alt kısım | Sıfat | 2 | ||
מֵהַתַּחְתּוֹנוֹת | me-ha-ttahtonot | alt kısımdakilerden, alt, aşağı, alt kısımdaki | Sıfat | 1 | ||
הַתַּחְתֹּנָה | ha-ttahtona | alt, alt, aşağıdaki | Sıfat | 1 | ||
מֵֽהַתַּחְתֹּנוֹת | me-hattahtonot | alttan, alt, aşağı, alt kısım | Sıfat | 1 | ||
תַּחְתִּים Lemma | tahtim | alt kısımlar, alt, aşağı, Tahtim | İsim | 1 | ||
חָדְשִׁי Lemma | hodşi | benim yeni ayım, yeni, yeni ay, ay | İsim | 1 | ||
בְּתַחְתִּית Lemma | be-tahtit | alt kısmında, alt kısım, aşağısı, dip | İsim | 1 | ||
תַּחְתִּיּֽוֹת | tahtiyyot | altlar, alt, aşağı, derinlik | Sıfat | 7 | ||
תַּחְתִּית | tahtit | alt, alt, aşağı, dip | Sıfat | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Hakimler 1:15 · Tevrat וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi. Hezekiel 31:14 · Tevrat לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ לֹא־יִגְבְּה֨וּ בְקוֹמָתָ֜ם כָּל־עֲצֵי־מַ֗יִם וְלֹֽא־יִתְּנ֤וּ אֶת־צַמַּרְתָּם֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֔ים וְלֹֽא־יַעַמְד֧וּ אֵלֵיהֶ֛ם בְּגָבְהָ֖ם כָּל־שֹׁ֣תֵי מָ֑יִם כִּֽי־כֻלָּם֩ נִתְּנ֨וּ לַמָּ֜וֶת אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֛וֹךְ בְּנֵ֥י אָדָ֖ם אֶל־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר Öyle ki bütün su ağaçları boylarında yükselmesinler ve tepe kısımlarını sık dalların arasına vermesinler; bütün su içenler yüksekliklerinde durmasınlar; çünkü hepsi ölüme, aşağı yere, insan oğullarının ortasında çukura inenlerin yanına verildiler. Hezekiel 31:16 · Tevrat מִקּ֤וֹל מַפַּלְתּוֹ֙ הִרְעַ֣שְׁתִּי גוֹיִ֔ם בְּהוֹרִדִ֥י אֹת֛וֹ שְׁא֖וֹלָה אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֑וֹר וַיִּנָּ֨חֲמ֜וּ בְּאֶ֤רֶץ תַּחְתִּית֙ כָּל־עֲצֵי־עֵ֔דֶן מִבְחַ֥ר וְטוֹב־לְבָנ֖וֹן כָּל־שֹׁ֥תֵי מָֽיִם Onu çukura inenlerle birlikte Şeol'e indirdiğimde, onun yıkıntısının sesinden ulusları sarsıttım; Aden'in bütün ağaçları, Lübnan'ın seçkini ve iyisi, bütün su içenler aşağı yerde teselli buldular. Hezekiel 31:18 · Tevrat אֶל־מִ֨י דָמִ֥יתָ כָּ֛כָה בְּכָב֥וֹד וּבְגֹ֖דֶל בַּעֲצֵי־עֵ֑דֶן וְהוּרַדְתָּ֨ אֶת־עֲצֵי־עֵ֜דֶן אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֨וֹךְ עֲרֵלִ֤ים תִּשְׁכַּב֙ אֶת־חַלְלֵי־חֶ֔רֶב ה֤וּא פַרְעֹה֙ וְכָל־הֲמוֹנֹ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה Aden ağaçları arasında yücelikte ve büyüklükte böyle kime benzedin? Aden ağaçlarıyla birlikte aşağı yere indirileceksin; kılıçla öldürülmüş olanlarla birlikte sünnetsizlerin ortasında yatacaksın. O Firavun'dur ve onun bütün kalabalığıdır, Efendi Yahve'nin bildirisidir. Eyüp 41:16 · Tevrat לִ֭בּוֹ יָצ֣וּק כְּמוֹ־אָ֑בֶן וְ֝יָצ֗וּק כְּפֶ֣לַח תַּחְתִּֽית Onun kalbi taş gibi serttir ve alt değirmen taşı gibi serttir. | ||||||
תַּחְתִּיִּם | tahtiyim | alt, alt, aşağı, zemin | Sıfat | 2 | ||
בְּֽתַחְתִּיּוֹת | be-tahtiyyot | alt kısımlarda, alt kısım, aşağı, derinlik | Sıfat | 2 | ||
תַּחְתִּיָּֽה | tahtiyya | en alt, alt, aşağı, yerine | Sıfat | 1 | ||
מִֽתַּחְתִּיּוֹת | mi-ttahtiyyot | alt kısımlardan, alt kısım, aşağı, derinlik | Sıfat | 1 | ||
תּֽוֹחַ Lemma | toah | Toah, Toah, alçaltılmış | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (3)
1. Krallar 9:17
·
Tevrat
וַיִּ֤בֶן שְׁלֹמֹה֙ אֶת־גָּ֔זֶר וְאֶת־בֵּ֥ית חֹרֹ֖ן תַּחְתּֽוֹן
Ve Süleyman Gezer'i ve Aşağı Beyt-Horon'u inşa etti,
Yeşu 16:3
·
Tevrat
וְיָֽרַד־יָ֜מָּה אֶל־גְּב֣וּל הַיַּפְלֵטִ֗י עַ֣ד גְּב֧וּל בֵּית־חוֹרֹ֛ן תַּחְתּ֖וֹן וְעַד־גָּ֑זֶר וְהָי֥וּ תֹצְאֹתָ֖יו יָֽמָּה
Ve batıya Yafletlilerin sınırına, aşağı Beythoron sınırına ve Gezer'e kadar indi; ve onun çıkışları batıya oldu.
Yeşu 18:13
·
Tevrat
וְעָבַר֩ מִשָּׁ֨ם הַגְּב֜וּל ל֗וּזָה אֶל־כֶּ֤תֶף ל֨וּזָה֙ נֶ֔גְבָּה הִ֖יא בֵּֽית־אֵ֑ל וְיָרַ֤ד הַגְּבוּל֙ עַטְר֣וֹת אַדָּ֔ר עַל־הָהָ֕ר אֲשֶׁ֛ר מִנֶּ֥גֶב לְבֵית־חֹר֖וֹן תַּחְתּֽוֹן
Sonra sınır oradan Luza'ya, güneye doğru Luza'nın yamacına geçti, o Beyt-El'dir; ve sınır Aşağı Beyt-Horon'un güneyindeki dağın üzerindeki Atrot-Addar'a indi.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 40:18
·
Tevrat
וְהָרִֽצְפָה֙ אֶל־כֶּ֣תֶף הַשְּׁעָרִ֔ים לְעֻמַּ֖ת אֹ֣רֶךְ הַשְּׁעָרִ֑ים הָרִֽצְפָ֖ה הַתַּחְתּוֹנָֽה
Ve kaldırım kapıların yanındaydı, kapıların uzunluğunun karşısındaydı; alt kaldırım.
Hezekiel 40:19
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד רֹ֡חַב מִלִּפְנֵי֩ הַשַּׁ֨עַר הַתַּחְתּ֜וֹנָה לִפְנֵ֨י הֶחָצֵ֧ר הַפְּנִימִ֛י מִח֖וּץ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה הַקָּדִ֖ים וְהַצָּפֽוֹן
Ve alt kapının önünden iç avlunun önüne dışarıdan genişliği yüz kubit (~4500 cm) ölçtü; doğu ve kuzey.
Hezekiel 41:7
·
Tevrat
וְֽרָחֲבָ֡ה וְֽנָסְבָה֩ לְמַ֨עְלָה לְמַ֜עְלָה לַצְּלָע֗וֹת כִּ֣י מֽוּסַב־הַ֠בַּיִת לְמַ֨עְלָה לְמַ֜עְלָה סָבִ֤יב סָבִיב֙ לַבַּ֔יִת עַל־כֵּ֥ן רֹֽחַב־לַבַּ֖יִת לְמָ֑עְלָה וְכֵ֧ן הַתַּחְתּוֹנָ֛ה יַעֲלֶ֥ה עַל־הָעֶלְיוֹנָ֖ה לַתִּיכוֹנָֽה
Ve yan odalara yukarıya yukarıya genişledi ve döndü, çünkü evin dönüşü eve çepeçevre yukarıya yukarıyaydı; bu yüzden evin genişliği yukarıyaydı; ve böylece en alt, orta aracılığıyla en üste çıkıyordu.
Hezekiel 43:14
·
Tevrat
וּמֵחֵ֨יק הָאָ֜רֶץ עַד־הָעֲזָרָ֤ה הַתַּחְתּוֹנָה֙ שְׁתַּ֣יִם אַמּ֔וֹת וְרֹ֖חַב אַמָּ֣ה אֶחָ֑ת וּמֵהֳעֲזָרָ֨ה הַקְּטַנָּ֜ה עַד־הָעֲזָרָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ אַרְבַּ֣ע אַמּ֔וֹת וְרֹ֖חַב הָאַמָּֽה
Ve yerin tabanından alt pervaza kadar iki kubit (~45 cm) ve eni bir kubit (~45 cm); ve küçük pervazdan büyük pervaza kadar dört kubit (~45 cm) ve eni bir kubit (~45 cm).
Yeşaya 22:9
·
Tevrat
וְאֵ֨ת בְּקִיעֵ֧י עִיר־דָּוִ֛ד רְאִיתֶ֖ם כִּי־רָ֑בּוּ וַֽתְּקַבְּצ֔וּ אֶת־מֵ֥י הַבְּרֵכָ֖ה הַתַּחְתּוֹנָֽה
Ve Davut şehrinin gediklerinin çoğaldığını gördünüz; ve aşağı havuzun sularını topladınız.
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 7:24
·
Tevrat
וּבִתּ֣וֹ שֶׁאֱרָ֔ה וַתִּ֧בֶן אֶת־בֵּית־חוֹר֛וֹן הַתַּחְתּ֖וֹן וְאֶת־הָעֶלְי֑וֹן וְאֵ֖ת אֻזֵּ֥ן שֶׁאֱרָֽה
Ve onun kızı Şeera'ydı; ve o Aşağı ve Yukarı Beyt-Horon'u ve Uzzen-Şeera'yı inşa etti.
2. Tarihler 8:5
·
Tevrat
וַיִּ֜בֶן אֶת־בֵּ֤ית חוֹרוֹן֙ הָֽעֶלְי֔וֹן וְאֶת־בֵּ֥ית חוֹר֖וֹן הַתַּחְתּ֑וֹן עָרֵ֣י מָצ֔וֹר חוֹמ֖וֹת דְּלָתַ֥יִם וּבְרִֽיחַ
Ve Yukarı Beyt-Horon'u ve Aşağı Beyt-Horon'u, duvarları, kapıları ve sürgüleri olan surlu şehirler olarak inşa etti;
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 42:6
·
Tevrat
כִּ֤י מְשֻׁלָּשׁוֹת֙ הֵ֔נָּה וְאֵ֤ין לָהֶן֙ עַמּוּדִ֔ים כְּעַמּוּדֵ֖י הַחֲצֵר֑וֹת עַל־כֵּ֣ן נֶאֱצַ֗ל מֵהַתַּחְתּוֹנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽיכֹנ֖וֹת מֵהָאָֽרֶץ
Çünkü onlar üç katlıydılar ve avluların sütunları gibi onların sütunları yoktu; bu yüzden yerden altlardan ve ortalardan ayrılmıştı.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 6:6
·
Tevrat
הַיָּצִ֨יעַ הַתַּחְתֹּנָ֜ה חָמֵ֧שׁ בָּאַמָּ֣ה רָחְבָּ֗הּ וְהַתִּֽיכֹנָה֙ שֵׁ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ רָחְבָּ֔הּ וְהַ֨שְּׁלִישִׁ֔ית שֶׁ֥בַע בָּאַמָּ֖ה רָחְבָּ֑הּ כִּ֡י מִגְרָעוֹת֩ נָתַ֨ן לַבַּ֤יִת סָבִיב֙ ח֔וּצָה לְבִלְתִּ֖י אֲחֹ֥ז בְּקִֽירוֹת־הַבָּֽיִת
Alt eklentinin genişliği beş kubit (~2.25 metre), ortadakinin genişliği altı kubit (~2.7 metre) ve üçüncüsünün genişliği yedi kubitti (~3.15 metre); çünkü evin duvarlarına tutunmasın diye dışarıdan evin çevresine girintiler yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 42:5
·
Tevrat
וְהַלְּשָׁכ֥וֹת הָעֶלְיוֹנֹ֖ת קְצֻר֑וֹת כִּֽי־יוֹכְל֨וּ אַתִּיקִ֜ים מֵהֵ֗נָה מֵֽהַתַּחְתֹּנ֛וֹת וּמֵהַתִּֽכֹנ֖וֹת בִּנְיָֽן
Üst odalar da kısaydı; çünkü galeriler binanın altlarından ve ortalarından onlardan alıyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 24:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ֙ הַגִּלְעָ֔דָה וְאֶל־אֶ֥רֶץ תַּחְתִּ֖ים חָדְשִׁ֑י וַיָּבֹ֨אוּ֙ דָּ֣נָה יַּ֔עַן וְסָבִ֖יב אֶל־צִידֽוֹן
Sonra Gilat'a ve Tahtim-Hodşi diyarına geldiler; ve Dan-Yaan'a ve etrafından Sayda'ya geldiler.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 24:6
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ֙ הַגִּלְעָ֔דָה וְאֶל־אֶ֥רֶץ תַּחְתִּ֖ים חָדְשִׁ֑י וַיָּבֹ֨אוּ֙ דָּ֣נָה יַּ֔עַן וְסָבִ֖יב אֶל־צִידֽוֹן
Sonra Gilat'a ve Tahtim-Hodşi diyarına geldiler; ve Dan-Yaan'a ve etrafından Sayda'ya geldiler.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 19:17
·
Tevrat
וַיּוֹצֵ֨א מֹשֶׁ֧ה אֶת־הָעָ֛ם לִקְרַ֥את הָֽאֱלֹהִ֖ים מִן־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיִּֽתְיַצְּב֖וּ בְּתַחְתִּ֥ית הָהָֽר
Ve Musa, Tanrı'yı karşılamak için halkı kamptan çıkardı ve dağın eteğinde durdular.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 26:20
·
Tevrat
וְהוֹרַדְתִּיךְ֩ אֶת־י֨וֹרְדֵי ב֜וֹר אֶל־עַ֣ם עוֹלָ֗ם וְ֠הוֹשַׁבְתִּיךְ בְּאֶ֨רֶץ תַּחְתִּיּ֜וֹת כָּחֳרָב֤וֹת מֵֽעוֹלָם֙ אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֔וֹר לְמַ֖עַן לֹ֣א תֵשֵׁ֑בִי וְנָתַתִּ֥י צְבִ֖י בְּאֶ֥רֶץ חַיִּֽים
Seni çukura inenlerle birlikte eski zaman halkına indireceğim ve oturulmayasın diye seni çukura inenlerle birlikte eski zaman viraneleri gibi yerin alt kısımlarında oturtacağım; ve yaşam diyarında güzellik vereceğim.
Hezekiel 32:18
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם נְהֵ֛ה עַל־הֲמ֥וֹן מִצְרַ֖יִם וְהוֹרִדֵ֑הוּ א֠וֹתָהּ וּבְנ֨וֹת גּוֹיִ֧ם אַדִּרִ֛ם אֶל־אֶ֥רֶץ תַּחְתִּיּ֖וֹת אֶת־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
İnsan oğlu, Mısır'ın kalabalığı için feryat et ve onu, onu ve yüce ulusların kızlarını çukura inenlerle birlikte aşağı yere indir.
Hezekiel 32:24
·
Tevrat
שָׁ֤ם עֵילָם֙ וְכָל־הֲמוֹנָ֔הּ סְבִיב֖וֹת קְבֻרָתָ֑הּ כֻּלָּ֣ם חֲלָלִים֩ הַנֹּפְלִ֨ים בַּחֶ֜רֶב אֲֽשֶׁר־יָרְד֥וּ עֲרֵלִ֣ים אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּיּ֗וֹת אֲשֶׁ֨ר נָתְנ֤וּ חִתִּיתָם֙ בְּאֶ֣רֶץ חַיִּ֔ים וַיִּשְׂא֥וּ כְלִמָּתָ֖ם אֶת־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
Orada Elam ve onun mezarının çevresinde onun bütün kalabalığı var; hepsi öldürülmüş olanlardır, kılıçla düşenlerdir, ki aşağı yere sünnetsizler olarak indiler, ki yaşam diyarında onların dehşetini verdiler ve çukura inenlerle birlikte onların utancını taşıdılar.
Yeşaya 44:23
·
Tevrat
רָנּ֨וּ שָׁמַ֜יִם כִּֽי־עָשָׂ֣ה יְהוָ֗ה הָרִ֨יעוּ֙ תַּחְתִּיּ֣וֹת אָ֔רֶץ פִּצְח֤וּ הָרִים֙ רִנָּ֔ה יַ֖עַר וְכָל־עֵ֣ץ בּ֑וֹ כִּֽי־גָאַ֤ל יְהוָה֙ יַֽעֲקֹ֔ב וּבְיִשְׂרָאֵ֖ל יִתְפָּאָֽר
Sevinçle söyleyin, ey gökler, çünkü Yahve bunu yaptı; bağırın, ey yerin derinlikleri; sevinçle çınlayın, ey dağlar, orman ve içindeki her ağaç; çünkü Yahve Yakup'u kurtardı ve İsrail'de yücelecek.
Yeşu 15:19
·
Tevrat
וַתֹּ֜אמֶר תְּנָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֗הּ אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּיּ֔וֹת וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּיּֽוֹת
Dedi ki: 'Bana bereket ver; çünkü beni güney diyarına verdin, bana su pınarlarını da ver.' Bunun üzerine ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 1:15
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר ל֜וֹ הָֽבָה־לִּ֣י בְרָכָ֗ה כִּ֣י אֶ֤רֶץ הַנֶּ֨גֶב֙ נְתַתָּ֔נִי וְנָתַתָּ֥ה לִ֖י גֻּלֹּ֣ת מָ֑יִם וַיִּתֶּן־לָ֣הּ כָּלֵ֗ב אֵ֚ת גֻּלֹּ֣ת עִלִּ֔ית וְאֵ֖ת גֻּלֹּ֥ת תַּחְתִּֽית
Ona dedi: 'Bana bereket ver; çünkü bana Necef yerini verdin, bana su pınarları da ver.' Bunun üzerine Kalev ona yukarı pınarları ve aşağı pınarları verdi.
Hezekiel 31:14
·
Tevrat
לְמַ֡עַן אֲשֶׁר֩ לֹא־יִגְבְּה֨וּ בְקוֹמָתָ֜ם כָּל־עֲצֵי־מַ֗יִם וְלֹֽא־יִתְּנ֤וּ אֶת־צַמַּרְתָּם֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבֹתִ֔ים וְלֹֽא־יַעַמְד֧וּ אֵלֵיהֶ֛ם בְּגָבְהָ֖ם כָּל־שֹׁ֣תֵי מָ֑יִם כִּֽי־כֻלָּם֩ נִתְּנ֨וּ לַמָּ֜וֶת אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֛וֹךְ בְּנֵ֥י אָדָ֖ם אֶל־י֥וֹרְדֵי בֽוֹר
Öyle ki bütün su ağaçları boylarında yükselmesinler ve tepe kısımlarını sık dalların arasına vermesinler; bütün su içenler yüksekliklerinde durmasınlar; çünkü hepsi ölüme, aşağı yere, insan oğullarının ortasında çukura inenlerin yanına verildiler.
Hezekiel 31:16
·
Tevrat
מִקּ֤וֹל מַפַּלְתּוֹ֙ הִרְעַ֣שְׁתִּי גוֹיִ֔ם בְּהוֹרִדִ֥י אֹת֛וֹ שְׁא֖וֹלָה אֶת־י֣וֹרְדֵי ב֑וֹר וַיִּנָּ֨חֲמ֜וּ בְּאֶ֤רֶץ תַּחְתִּית֙ כָּל־עֲצֵי־עֵ֔דֶן מִבְחַ֥ר וְטוֹב־לְבָנ֖וֹן כָּל־שֹׁ֥תֵי מָֽיִם
Onu çukura inenlerle birlikte Şeol'e indirdiğimde, onun yıkıntısının sesinden ulusları sarsıttım; Aden'in bütün ağaçları, Lübnan'ın seçkini ve iyisi, bütün su içenler aşağı yerde teselli buldular.
Hezekiel 31:18
·
Tevrat
אֶל־מִ֨י דָמִ֥יתָ כָּ֛כָה בְּכָב֥וֹד וּבְגֹ֖דֶל בַּעֲצֵי־עֵ֑דֶן וְהוּרַדְתָּ֨ אֶת־עֲצֵי־עֵ֜דֶן אֶל־אֶ֣רֶץ תַּחְתִּ֗ית בְּת֨וֹךְ עֲרֵלִ֤ים תִּשְׁכַּב֙ אֶת־חַלְלֵי־חֶ֔רֶב ה֤וּא פַרְעֹה֙ וְכָל־הֲמוֹנֹ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Aden ağaçları arasında yücelikte ve büyüklükte böyle kime benzedin? Aden ağaçlarıyla birlikte aşağı yere indirileceksin; kılıçla öldürülmüş olanlarla birlikte sünnetsizlerin ortasında yatacaksın. O Firavun'dur ve onun bütün kalabalığıdır, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Eyüp 41:16
·
Tevrat
לִ֭בּוֹ יָצ֣וּק כְּמוֹ־אָ֑בֶן וְ֝יָצ֗וּק כְּפֶ֣לַח תַּחְתִּֽית
Onun kalbi taş gibi serttir ve alt değirmen taşı gibi serttir.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 6:16
·
Tevrat
צֹ֣הַר תַּֽעֲשֶׂ֣ה לַתֵּבָ֗ה וְאֶל־אַמָּה֙ תְּכַלֶ֣נָּה מִלְמַ֔עְלָה וּפֶ֥תַח הַתֵּבָ֖ה בְּצִדָּ֣הּ תָּשִׂ֑ים תַּחְתִּיִּ֛ם שְׁנִיִּ֥ם וּשְׁלִשִׁ֖ים תַּֽעֲשֶֽׂהָ
Gemiye bir pencere yapacaksın ve onu yukarıdan bir kubite (~45 cm) tamamlayacaksın; ve geminin kapısını yan tarafına koyacaksın; onu alt, ikinci ve üçüncü katlı yapacaksın.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 63:10
·
Tevrat
וְהֵ֗מָּה לְ֭שׁוֹאָה יְבַקְשׁ֣וּ נַפְשִׁ֑י יָ֝בֹ֗אוּ בְּֽתַחְתִּיּ֥וֹת הָאָֽרֶץ
Ve onlar canımı yıkım için ararlar; yerin alt kısımlarına girecekler.
Mezmurlar 139:15
·
Tevrat
לֹא־נִכְחַ֥ד עָצְמִ֗י מִ֫מֶּ֥ךָּ אֲשֶׁר־עֻשֵּׂ֥יתִי בַסֵּ֑תֶר רֻ֝קַּ֗מְתִּי בְּֽתַחְתִּיּ֥וֹת אָֽרֶץ
Gizlilikte yapıldığımda, yerin derinliklerinde işlendiğimde, kemiğim senden gizlenmedi.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 86:13
·
Tevrat
כִּֽי־חַ֭סְדְּךָ גָּד֣וֹל עָלָ֑י וְהִצַּ֥לְתָּ נַ֝פְשִׁ֗י מִשְּׁא֥וֹל תַּחְתִּיָּֽה
Çünkü üzerimde merhametin büyüktür; ve canımı en aşağıdaki Şeol'den kurtardın.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 4:7
·
Tevrat
וָֽאַעֲמִ֞יד מִֽתַּחְתִּיּ֧וֹת לַמָּק֛וֹם מֵאַחֲרֵ֥י לַחוֹמָ֖ה בַּצְּחִיחִ֑ים וָֽאַעֲמִ֤יד אֶת־הָעָם֙ לְמִשְׁפָּח֔וֹת עִם־חַרְבֹתֵיהֶ֛ם רָמְחֵיהֶ֖ם וְקַשְּׁתֹתֵיהֶֽם
Böylece duvarın arkasındaki yerin alt kısımlarına, açık yerlere yerleştirdim; ve halkı kılıçları ile, mızrakları ve yayları ile ailelerine göre yerleştirdim.