179
Kullanım
1
Lemma
35
Türev
33
Anlam
1 lemma, 35 türev form
Örnek Ayetler (5 / 42)
Hakimler 7:12
·
Tevrat
וּמִדְיָ֨ן וַעֲמָלֵ֤ק וְכָל־בְּנֵי־קֶ֨דֶם֙ נֹפְלִ֣ים בָּעֵ֔מֶק כָּאַרְבֶּ֖ה לָרֹ֑ב וְלִגְמַלֵּיהֶם֙ אֵ֣ין מִסְפָּ֔ר כַּח֛וֹל שֶׁעַל־שְׂפַ֥ת הַיָּ֖ם לָרֹֽב
Midyan, Amalek ve bütün doğu oğulları çoklukta çekirge gibi vadide yayılmışlardı; develerinin sayısı yoktu, çoklukta denizin kıyısında olan kum gibiydi.
Hakimler 7:22
·
Tevrat
וַֽיִּתְקְעוּ֮ שְׁלֹשׁ־מֵא֣וֹת הַשּׁוֹפָרוֹת֒ וַיָּ֣שֶׂם יְהוָ֗ה אֵ֣ת חֶ֥רֶב אִ֛ישׁ בְּרֵעֵ֖הוּ וּבְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיָּ֨נָס הַֽמַּחֲנֶ֜ה עַד־בֵּ֤ית הַשִּׁטָּה֙ צְֽרֵרָ֔תָה עַ֛ד שְׂפַת־אָבֵ֥ל מְחוֹלָ֖ה עַל־טַבָּֽת
Üç yüz şofarı çaldılar, Yahve bütün ordugahta her adamın kılıcını arkadaşına çevirdi; ordugah Tserera'ya doğru Bet-Şitta'ya kadar, Tabbat yanındaki Avel-Mehola kıyısına kadar kaçtı.
Hezekiel 36:3
·
Tevrat
לָכֵן֙ הִנָּבֵ֣א וְאָמַרְתָּ֔ כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה יַ֣עַן בְּיַ֡עַן שַׁמּוֹת֩ וְשָׁאֹ֨ף אֶתְכֶ֜ם מִסָּבִ֗יב לִֽהְיוֹתְכֶ֤ם מֽוֹרָשָׁה֙ לִשְׁאֵרִ֣ית הַגּוֹיִ֔ם וַתֵּֽעֲל֛וּ עַל־שְׂפַ֥ת לָשׁ֖וֹן וְדִבַּת־עָֽם
bu yüzden peygamberlik et ve de: Efendi Yahve şöyle dedi: Ulusların geri kalanına miras olmanız için sizi viran ettikleri ve her yandan sizi yuttukları için, dilin dudağına ve halkın iftirasına çıktığınız için,
Hezekiel 47:6
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם וַיּוֹלִכֵ֥נִי וַיְשִׁבֵ֖נִי שְׂפַ֥ת הַנָּֽחַל
Bana dedi ki: 'Gördün mü, insanoğlu?' Sonra beni yürüttü ve vadinin kıyısına geri getirdi.
Hezekiel 47:7
·
Tevrat
בְּשׁוּבֵ֕נִי וְהִנֵּה֙ אֶל־שְׂפַ֣ת הַנַּ֔חַל עֵ֖ץ רַ֣ב מְאֹ֑ד מִזֶּ֖ה וּמִזֶּֽה
Geri döndüğümde, ve işte, vadinin kıyısında bu tarafta ve şu tarafta çok fazla ağaç vardı.
Örnek Ayetler (5 / 36)
Yeremya 17:16
·
Tevrat
וַאֲנִ֞י לֹא־אַ֣צְתִּי מֵרֹעֶ֣ה אַחֲרֶ֗יךָ וְי֥וֹם אָנ֛וּשׁ לֹ֥א הִתְאַוֵּ֖יתִי אַתָּ֣ה יָדָ֑עְתָּ מוֹצָ֣א שְׂפָתַ֔י נֹ֥כַח פָּנֶ֖יךָ הָיָֽה
Ve ben senin ardınca çoban olmaktan aceleyle kaçmadım ve şifa bulmaz günü arzulamadım, sen bildin; dudaklarımdan çıkan senin yüzünün önündeydi.
Malaki 2:7
·
Tevrat
כִּֽי־שִׂפְתֵ֤י כֹהֵן֙ יִשְׁמְרוּ־דַ֔עַת וְתוֹרָ֖ה יְבַקְשׁ֣וּ מִפִּ֑יהוּ כִּ֛י מַלְאַ֥ךְ יְהוָֽה־צְבָא֖וֹת הֽוּא
Çünkü kâhinin dudakları bilgiyi korur ve ağzından yasayı ararlar; çünkü o Ordular Yahve'nin elçisidir.
Habakkuk 3:16
·
Tevrat
שָׁמַ֣עְתִּי וַתִּרְגַּ֣ז בִּטְנִ֗י לְקוֹל֙ צָלֲל֣וּ שְׂפָתַ֔י יָב֥וֹא רָקָ֛ב בַּעֲצָמַ֖י וְתַחְתַּ֣י אֶרְגָּ֑ז אֲשֶׁ֤ר אָנ֨וּחַ֙ לְי֣וֹם צָרָ֔ה לַעֲל֖וֹת לְעַ֥ם יְגוּדֶֽנּוּ
Duydum ve karnım titredi; seste dudaklarım sarsıldı, kemiklerime çürüklük girdi ve yerimde titredim; çünkü sıkıntı gününü, bize saldıracak halkın çıkmasını sessizce beklemeliyim.
Mezmurlar 12:4
·
Tevrat
יַכְרֵ֣ת יְ֭הוָה כָּל־שִׂפְתֵ֣י חֲלָק֑וֹת לָ֝שׁ֗וֹן מְדַבֶּ֥רֶת גְּדֹלֽוֹת
Yahve bütün dalkavukluk dudaklarını, büyük şeyler konuşan dili kessin.
Mezmurlar 16:4
·
Tevrat
יִרְבּ֥וּ עַצְּבוֹתָם֮ אַחֵ֪ר מָ֫הָ֥רוּ בַּל־אַסִּ֣יךְ נִסְכֵּיהֶ֣ם מִדָּ֑ם וּֽבַל־אֶשָּׂ֥א אֶת־שְׁ֝מוֹתָ֗ם עַל־שְׂפָתָֽי
Başkasının ardınca koşanların kederleri çoğalacaktır; onların kandan olan dökmelik sunularını dökmeyeceğim ve adlarını dudaklarıma almayacağım.
Örnek Ayetler (4 / 17)
2. Krallar 18:20
·
Tevrat
אָמַ֨רְתָּ֙ אַךְ־דְּבַר־שְׂפָתַ֔יִם עֵצָ֥ה וּגְבוּרָ֖ה לַמִּלְחָמָ֑ה עַתָּה֙ עַל־מִ֣י בָטַ֔חְתָּ כִּ֥י מָרַ֖דְתָּ בִּֽי
Dedin: Savaş için öğüt ve güç sadece dudakların sözüdür; şimdi kime güvendin ki bana isyan ettin?
Yeşaya 6:5
·
Tevrat
וָאֹמַ֞ר אֽוֹי־לִ֣י כִֽי־נִדְמֵ֗יתִי כִּ֣י אִ֤ישׁ טְמֵֽא־שְׂפָתַ֨יִם֙ אָנֹ֔כִי וּבְתוֹךְ֙ עַם־טְמֵ֣א שְׂפָתַ֔יִם אָנֹכִ֖י יוֹשֵׁ֑ב כִּ֗י אֶת־הַמֶּ֛לֶךְ יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת רָא֥וּ עֵינָֽי
Ve dedim: 'Vay bana, çünkü mahvoldum! Çünkü ben kirli dudaklı bir adamım ve kirli dudaklı bir halkın ortasında oturuyorum; çünkü gözlerim Kralı, Ordular Yahvesi'ni gördü.'
Yeşaya 36:5
·
Tevrat
אָמַ֨רְתִּי֙ אַךְ־דְּבַר־שְׂפָתַ֔יִם עֵצָ֥ה וּגְבוּרָ֖ה לַמִּלְחָמָ֑ה עַתָּה֙ עַל־מִ֣י בָטַ֔חְתָּ כִּ֥י מָרַ֖דְתָּ בִּֽי
Dedim ki: Savaş için öğüt ve güç sadece dudakların sözüdür; şimdi kime güvendin ki bana isyan ettin?
Yeşaya 57:19
·
Tevrat
בּוֹרֵ֖א נִ֣יב שְׂפָתָ֑יִם שָׁל֨וֹם שָׁל֜וֹם לָרָח֧וֹק וְלַקָּר֛וֹב אָמַ֥ר יְהוָ֖ה וּרְפָאתִֽיו
Dudakların meyvesini yaratan Yahve dedi: Uzağa ve yakına esenlik, esenlik; ve onu iyileştireceğim.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Yeşaya 11:4
·
Tevrat
וְשָׁפַ֤ט בְּצֶ֨דֶק֙ דַּלִּ֔ים וְהוֹכִ֥יחַ בְּמִישׁ֖וֹר לְעַנְוֵי־אָ֑רֶץ וְהִֽכָּה־אֶ֨רֶץ֙ בְּשֵׁ֣בֶט פִּ֔יו וּבְר֥וּחַ שְׂפָתָ֖יו יָמִ֥ית רָשָֽׁע
Yoksulları doğrulukla yargılayacak ve yerin mazlumları için adaletle karar verecek; yeri ağzının değneğiyle vuracak ve dudaklarının ruhuyla kötüyü öldürecek.
Yeşaya 30:27
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה שֵׁם־יְהוָה֙ בָּ֣א מִמֶּרְחָ֔ק בֹּעֵ֣ר אַפּ֔וֹ וְכֹ֖בֶד מַשָּׂאָ֑ה שְׂפָתָיו֙ מָ֣לְאוּ זַ֔עַם וּלְשׁוֹנ֖וֹ כְּאֵ֥שׁ אֹכָֽלֶת
İşte Yahve'nin adı uzaktan geliyor; öfkesi yanıyor ve yükünün ağırlığı; dudakları gazapla doludur ve dili yiyip bitiren ateş gibidir.
Mezmurlar 21:3
·
Tevrat
תַּאֲוַ֣ת לִ֭בּוֹ נָתַ֣תָּה לּ֑וֹ וַאֲרֶ֥שֶׁת שְׂ֝פָתָ֗יו בַּל־מָנַ֥עְתָּ סֶּֽלָה
Ona kalbinin arzusunu verdin ve dudaklarının dileğini esirgemedin. Sela.
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:19
·
Tevrat
בְּרֹ֣ב דְּ֭בָרִים לֹ֣א יֶחְדַּל־פָּ֑שַׁע וְחֹשֵׂ֖ךְ שְׂפָתָ֣יו מַשְׂכִּֽיל
Sözlerin çokluğunda isyan kesilmez ve dudaklarını tutan akıllıdır.
Süleyman'ın Özdeyişleri 13:3
·
Tevrat
נֹצֵ֣ר פִּ֭יו שֹׁמֵ֣ר נַפְשׁ֑וֹ פֹּשֵׂ֥ק שְׂ֝פָתָ֗יו מְחִתָּה־לֽוֹ
Ağzını koruyan canını korur; dudaklarını açana ise yıkım vardır.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 3:5
·
Tevrat
כִּ֡י לֹא֩ אֶל־עַ֨ם עִמְקֵ֥י שָׂפָ֛ה וְכִבְדֵ֥י לָשׁ֖וֹן אַתָּ֣ה שָׁל֑וּחַ אֶל־בֵּ֖ית יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü sen dili derin ve dili ağır bir halka gönderilmiyorsun, İsrail evine gönderiliyorsun;
Hezekiel 3:6
·
Tevrat
לֹ֣א אֶל־עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ וְכִבְדֵ֣י לָשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־תִשְׁמַ֖ע דִּבְרֵיהֶ֑ם אִם־לֹ֤א אֲלֵיהֶם֙ שְׁלַחְתִּ֔יךָ הֵ֖מָּה יִשְׁמְע֥וּ אֵלֶֽיךָ
sözlerini anlamayacağın, dili derin ve dili ağır birçok halklara değil; eğer seni onlara gönderseydim, onlar seni dinlerlerdi.
Yeşaya 28:11
·
Tevrat
כִּ֚י בְּלַעֲגֵ֣י שָׂפָ֔ה וּבְלָשׁ֖וֹן אַחֶ֑רֶת יְדַבֵּ֖ר אֶל־הָעָ֥ם הַזֶּֽה
Çünkü alaycı dudakla ve başka dille bu halk ile konuşacak.
Yeşaya 33:19
·
Tevrat
אֶת־עַ֥ם נוֹעָ֖ז לֹ֣א תִרְאֶ֑ה עַ֣ם עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ מִשְּׁמ֔וֹעַ נִלְעַ֥ג לָשׁ֖וֹן אֵ֥ין בִּינָֽה
O küstah halkı görmeyeceksin; duyulmaz derin dudaklı, anlayışı olmayan kekeme dilli halkı.
Sefanya 3:9
·
Tevrat
כִּֽי־אָ֛ז אֶהְפֹּ֥ךְ אֶל־עַמִּ֖ים שָׂפָ֣ה בְרוּרָ֑ה לִקְרֹ֤א כֻלָּם֙ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֔ה לְעָבְד֖וֹ שְׁכֶ֥ם אֶחָֽד
Çünkü o zaman halklara temiz bir dudak döndüreceğim; hepsi Yahve'nin adını çağırsınlar, ona tek omuzla hizmet etsinler diye.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 6:7
·
Tevrat
וַיַּגַּ֣ע עַל־פִּ֔י וַיֹּ֕אמֶר הִנֵּ֛ה נָגַ֥ע זֶ֖ה עַל־שְׂפָתֶ֑יךָ וְסָ֣ר עֲוֺנֶ֔ךָ וְחַטָּאתְךָ֖ תְּכֻפָּֽר
Ve ağzıma dokundurdu ve dedi: 'İşte bu dudaklarına dokundu ve suçun uzaklaştı ve günahın kefaret edildi.'
Mezmurlar 17:4
·
Tevrat
לִפְעֻלּ֣וֹת אָ֭דָם בִּדְבַ֣ר שְׂפָתֶ֑יךָ אֲנִ֥י שָׁ֝מַ֗רְתִּי אָרְח֥וֹת פָּרִֽיץ
İnsanın işlerine gelince, dudaklarının sözüyle ben şiddetlinin yollarından sakındım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:2
·
Tevrat
לִשְׁמֹ֥ר מְזִמּ֑וֹת וְ֝דַ֗עַת שְׂפָתֶ֥יךָ יִנְצֹֽרוּ
Sağduyuyu koruman için ve dudakların bilgiyi korusun.
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:18
·
Tevrat
כִּֽי־נָ֭עִים כִּֽי־תִשְׁמְרֵ֣ם בְּבִטְנֶ֑ךָ יִכֹּ֥נוּ יַ֝חְדָּ֗ו עַל־שְׂפָתֶֽיךָ
Çünkü onları karnında korursan hoştur; dudaklarının üzerinde birlikte hazır olurlar.
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:16
·
Tevrat
וְתַעְלֹ֥זְנָה כִלְיוֹתָ֑י בְּדַבֵּ֥ר שְׂ֝פָתֶ֗יךָ מֵישָׁרִֽים
Dudakların doğru şeyleri konuştuğunda böbreklerim coşacaktır.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 47:12
·
Tevrat
וְעַל־הַנַּ֣חַל יַעֲלֶ֣ה עַל־שְׂפָת֣וֹ מִזֶּ֣ה וּמִזֶּ֣ה כָּל־עֵֽץ־מַ֠אֲכָל לֹא־יִבּ֨וֹל עָלֵ֜הוּ וְלֹֽא־יִתֹּ֣ם פִּרְי֗וֹ לָֽחֳדָשָׁיו֙ יְבַכֵּ֔ר כִּ֣י מֵימָ֔יו מִן־הַמִּקְדָּ֖שׁ הֵ֣מָּה יֽוֹצְאִ֑ים וְהָיָ֤ה פִרְיוֹ֙ לְמַֽאֲכָ֔ל וְעָלֵ֖הוּ לִתְרוּפָֽה
Ve vadinin üzerinde, kıyısında, bu tarafta ve şu tarafta her yiyecek ağacı yükselecek; yaprağı solmayacak ve meyvesi tükenmeyecek; aylarına göre ilk meyvesini verecek, çünkü suları tapınaktan çıkıyor; ve meyvesi yiyecek için ve yaprağı şifa için olacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:27
·
Tevrat
אִ֣ישׁ בְּ֭לִיַּעַל כֹּרֶ֣ה רָעָ֑ה וְעַל־שְׂ֝פָת֗וֹ כְּאֵ֣שׁ צָרָֽבֶת
Değersiz adam kötülük kazar, ve dudaklarında kavurucu ateş gibidir.
2. Tarihler 4:2
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַיָּ֖ם מוּצָ֑ק עֶ֣שֶׂר בָּֽ֠אַמָּה מִשְּׂפָת֨וֹ אֶל־שְׂפָת֜וֹ עָג֣וֹל סָבִ֗יב וְחָמֵ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ קֽוֹמָת֔וֹ וְקָו֙ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה יָסֹ֥ב אֹת֖וֹ סָבִֽיב
Ve dökme denizi yaptı; kenarından kenarına on kubit (~4.5 metre), çevresi yuvarlak ve yüksekliği beş kubitti (~225 cm) ve otuz kubitlik (~13.5 metre) bir ip onun çevresini çevreliyordu.
Mısır'dan Çıkış 28:26
·
Tevrat
וְעָשִׂ֗יתָ שְׁתֵּי֙ טַבְּע֣וֹת זָהָ֔ב וְשַׂמְתָּ֣ אֹתָ֔ם עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֣וֹת הַחֹ֑שֶׁן עַל־שְׂפָת֕וֹ אֲשֶׁ֛ר אֶל־עֵ֥בֶר הָאֵפֹ֖ד בָּֽיְתָה
Ve iki altın halka yapacaksın; ve onları göğüslüğün iki ucuna, efodun iç tarafına doğru olan kenarı üzerine koyacaksın.
Mısır'dan Çıkış 39:19
·
Tevrat
וַֽיַּעֲשׂ֗וּ שְׁתֵּי֙ טַבְּעֹ֣ת זָהָ֔ב וַיָּשִׂ֕ימוּ עַל־שְׁנֵ֖י קְצ֣וֹת הַחֹ֑שֶׁן עַל־שְׂפָת֕וֹ אֲשֶׁ֛ר אֶל־עֵ֥בֶר הָאֵפֹ֖ד בָּֽיְתָה
İki altın yüzük yaptılar ve göğüslüğün iki ucuna, efodun tarafına doğru içte olan kenarına koydular.
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 1:13
·
Tevrat
וְחַנָּ֗ה הִ֚יא מְדַבֶּ֣רֶת עַל־לִבָּ֔הּ רַ֚ק שְׂפָתֶ֣יהָ נָּע֔וֹת וְקוֹלָ֖הּ לֹ֣א יִשָּׁמֵ֑עַ וַיַּחְשְׁבֶ֥הָ עֵלִ֖י לְשִׁכֹּרָֽה
Hanna kalbinden konuşuyordu, sadece dudakları hareket ediyordu ve sesi duyulmuyordu; bu yüzden Eli onu sarhoş sandı.
Süleyman'ın Özdeyişleri 7:21
·
Tevrat
הִ֭טַּתּוּ בְּרֹ֣ב לִקְחָ֑הּ בְּחֵ֥לֶק שְׂ֝פָתֶ֗יהָ תַּדִּיחֶֽנּוּ
Onu çok iknasıyla saptırdı; dudaklarının pürüzsüzlüğüyle onu sürükledi.
Çölde Sayım 30:7
·
Tevrat
וְאִם־הָי֤וֹ תִֽהְיֶה֙ לְאִ֔ישׁ וּנְדָרֶ֖יהָ עָלֶ֑יהָ א֚וֹ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָֽׁהּ
Ve eğer bir adamın olursa ve adakları üzerinde olursa, veya kendi canı üzerine bağladığı dudaklarının ifadesi üzerinde olursa,
Çölde Sayım 30:9
·
Tevrat
וְ֠אִם בְּי֨וֹם שְׁמֹ֣עַ אִישָׁהּ֮ יָנִ֣יא אוֹתָהּ֒ וְהֵפֵ֗ר אֶת־נִדְרָהּ֙ אֲשֶׁ֣ר עָלֶ֔יהָ וְאֵת֙ מִבְטָ֣א שְׂפָתֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר אָסְרָ֖ה עַל־נַפְשָׁ֑הּ וַיהוָ֖ה יִֽסְלַֽח־לָֽהּ
Fakat kocası duyduğu günde onu engellerse ve üzerindeki adağını ve kendi canı üzerine bağladığı dudaklarının ifadesini bozarsa, Yahve onu bağışlayacaktır.
Çölde Sayım 30:13
·
Tevrat
וְאִם־הָפֵר֩ יָפֵ֨ר אֹתָ֥ם אִישָׁהּ֮ בְּי֣וֹם שָׁמְעוֹ֒ כָּל־מוֹצָ֨א שְׂפָתֶ֧יהָ לִנְדָרֶ֛יהָ וּלְאִסַּ֥ר נַפְשָׁ֖הּ לֹ֣א יָק֑וּם אִישָׁ֣הּ הֲפֵרָ֔ם וַיהוָ֖ה יִֽסְלַֽח־לָֽהּ
Fakat kocası duyduğu günde onları kesinlikle bozarsa, adakları için ve canının yasağı için dudaklarından çıkan hiçbir şey geçerli olmayacaktır; kocası onları bozmuştur ve Yahve onu bağışlayacaktır.
Örnek Ayetler (4)
Malaki 2:6
·
Tevrat
תּוֹרַ֤ת אֱמֶת֙ הָיְתָ֣ה בְּפִ֔יהוּ וְעַוְלָ֖ה לֹא־נִמְצָ֣א בִשְׂפָתָ֑יו בְּשָׁל֤וֹם וּבְמִישׁוֹר֙ הָלַ֣ךְ אִתִּ֔י וְרַבִּ֖ים הֵשִׁ֥יב מֵעָוֺֽן
Gerçeğin yasası ağzında idi ve dudaklarında haksızlık bulunmadı; benimle barışta ve doğrulukta yürüdü ve birçoğunu suçtan döndürdü.
Mezmurlar 106:33
·
Tevrat
כִּֽי־הִמְר֥וּ אֶת־רוּח֑וֹ וַ֝יְבַטֵּ֗א בִּשְׂפָתָֽיו
Çünkü onun ruhuna isyan ettiler; ve o dudaklarıyla düşüncesizce konuştu.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:24
·
Tevrat
בִּ֭שְׂפָתָיו יִנָּכֵ֣ר שׂוֹנֵ֑א וּ֝בְקִרְבּ֗וֹ יָשִׁ֥ית מִרְמָֽה
Nefret eden dudaklarıyla kendini gizler ve içinde hile kurar.
Eyüp 2:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֗יהָ כְּדַבֵּ֞ר אַחַ֤ת הַנְּבָלוֹת֙ תְּדַבֵּ֔רִי גַּ֣ם אֶת־הַטּ֗וֹב נְקַבֵּל֙ מֵאֵ֣ת הָאֱלֹהִ֔ים וְאֶת־הָרָ֖ע לֹ֣א נְקַבֵּ֑ל בְּכָל־זֹ֛את לֹא־חָטָ֥א אִיּ֖וֹב בִּשְׂפָתָֽיו
Ve ona dedi: 'Akılsız kadınlardan birinin konuştuğu gibi konuşuyorsun. Tanrı'nın yanından hem iyiyi kabul edeceğiz ve kötüyü kabul etmeyecek miyiz?' Bütün bunlarda Eyyup dudaklarıyla günah işlemedi.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 19:28
·
Tevrat
יַ֚עַן הִתְרַגֶּזְךָ֣ אֵלַ֔י וְשַׁאֲנַנְךָ֖ עָלָ֣ה בְאָזְנָ֑י וְשַׂמְתִּ֨י חַחִ֜י בְּאַפֶּ֗ךָ וּמִתְגִּי֙ בִּשְׂפָתֶ֔יךָ וַהֲשִׁ֣בֹתִ֔יךָ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ בָּֽהּ
Bana karşı öfkelenmen ve kibrin kulaklarıma çıktığı için, burnuna çengelimi ve dudaklarına gemimi koyacağım; ve seni geldiğin yoldan döndüreceğim.
Yeşaya 37:29
·
Tevrat
יַ֚עַן הִתְרַגֶּזְךָ֣ אֵלַ֔י וְשַׁאֲנַנְךָ֖ עָלָ֣ה בְאָזְנָ֑י וְשַׂמְתִּ֨י חַחִ֜י בְּאַפֶּ֗ךָ וּמִתְגִּי֙ בִּשְׂפָתֶ֔יךָ וַהֲשִׁ֣יבֹתִ֔יךָ בַּדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁר־בָּ֥אתָ בָּֽהּ
Bana karşı öfkelendiğin ve kibrin kulaklarıma çıktığı için, burnuna halkamı ve dudaklarına gemimi koyacağım ve seni geldiğin yoldan geri döndüreceğim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 24:28
·
Tevrat
אַל־תְּהִ֣י עֵד־חִנָּ֣ם בְּרֵעֶ֑ךָ וַ֝הֲפִתִּ֗יתָ בִּשְׂפָתֶֽיךָ
Komşuna karşı nedensiz tanık olma ve dudaklarınla aldatma.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 59:13
·
Tevrat
חַטַּאת־פִּ֗ימוֹ דְּֽבַר־שְׂפָ֫תֵ֥ימוֹ וְיִלָּכְד֥וּ בִגְאוֹנָ֑ם וּמֵאָלָ֖ה וּמִכַּ֣חַשׁ יְסַפֵּֽרוּ
Ağızlarının günahı dudaklarının sözüdür; ve gururlarında yakalansınlar; ve lanetten ve yalandan anlatsınlar.
Mezmurlar 140:4
·
Tevrat
שָֽׁנֲנ֣וּ לְשׁוֹנָם֮ כְּֽמוֹ־נָ֫חָ֥שׁ חֲמַ֥ת עַכְשׁ֑וּב תַּ֖חַת שְׂפָתֵ֣ימוֹ סֶֽלָה
Dillerini yılan gibi bilerler; dudaklarının altında engerek zehri vardır. Selah.
Mezmurlar 140:10
·
Tevrat
רֹ֥אשׁ מְסִבָּ֑י עֲמַ֖ל שְׂפָתֵ֣ימוֹ יְכַסֵּֽמוֹ
Beni kuşatanların başını, dudaklarının zahmeti örtsün.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 34:14
·
Tevrat
נְצֹ֣ר לְשׁוֹנְךָ֣ מֵרָ֑ע וּ֝שְׂפָתֶ֗יךָ מִדַּבֵּ֥ר מִרְמָֽה
Dilini kötülükten ve dudaklarını hile konuşmaktan koru.
Eyüp 8:21
·
Tevrat
עַד־יְמַלֵּ֣ה שְׂח֣וֹק פִּ֑יךָ וּשְׂפָתֶ֥יךָ תְרוּעָֽה
Ağzını gülüşle ve dudaklarını sevinç çığlığıyla doldurana kadar.
Eyüp 15:6
·
Tevrat
יַרְשִֽׁיעֲךָ֣ פִ֣יךָ וְלֹא־אָ֑נִי וּ֝שְׂפָתֶ֗יךָ יַעֲנוּ־בָֽךְ
Ağzın seni suçlu çıkarır, ben değil; ve dudakların sana karşı tanıklık eder.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 119:13
·
Tevrat
בִּשְׂפָתַ֥י סִפַּ֑רְתִּי כֹּ֝֗ל מִשְׁפְּטֵי־פִֽיךָ
Senin ağzının bütün hükümlerini dudaklarımla anlattım.
Süleyman'ın Özdeyişleri 10:13
·
Tevrat
בְּשִׂפְתֵ֣י נָ֭בוֹן תִּמָּצֵ֣א חָכְמָ֑ה וְ֝שֵׁ֗בֶט לְגֵ֣ו חֲסַר־לֵֽב
Anlayışlının dudaklarında bilgelik bulunur ve değnek kalp eksiği olanın sırtınadır.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 14:3
·
Tevrat
קְח֤וּ עִמָּכֶם֙ דְּבָרִ֔ים וְשׁ֖וּבוּ אֶל־יְהוָ֑ה אִמְר֣וּ אֵלָ֗יו כָּל־תִּשָּׂ֤א עָוֺן֙ וְקַח־ט֔וֹב וּֽנְשַׁלְּמָ֥ה פָרִ֖ים שְׂפָתֵֽינוּ
Sizinle sözler alın ve Yahve'ye dönün; ona deyin: 'Bütün suçu kaldır ve iyiyi al ve dudaklarımızın boğalarını ödeyelim.'
Mezmurlar 12:5
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר אָֽמְר֨וּ לִלְשֹׁנֵ֣נוּ נַ֭גְבִּיר שְׂפָתֵ֣ינוּ אִתָּ֑נוּ מִ֖י אָד֣וֹן לָֽנוּ
Ki onlar dediler: 'Dilimizle üstün geliriz, dudaklarımız bizimledir; bize kim efendidir?'
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 7:23
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַיָּ֖ם מוּצָ֑ק עֶ֣שֶׂר בָּ֠אַמָּה מִשְּׂפָת֨וֹ עַד־שְׂפָת֜וֹ עָגֹ֣ל סָבִ֗יב וְחָמֵ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ קוֹמָת֔וֹ וְקָו֙ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה יָסֹ֥ב אֹת֖וֹ סָבִֽיב
Ve dökme denizi yaptı; kenarından kenarına on kubit (~4.5 m) idi, çepeçevre yuvarlaktı, boyu beş kubit (~225 cm) idi ve otuz kubitlik (~13.5 m) bir ip onu çepeçevre çevreliyordu.
2. Tarihler 4:2
·
Tevrat
וַיַּ֥עַשׂ אֶת־הַיָּ֖ם מוּצָ֑ק עֶ֣שֶׂר בָּֽ֠אַמָּה מִשְּׂפָת֨וֹ אֶל־שְׂפָת֜וֹ עָג֣וֹל סָבִ֗יב וְחָמֵ֤שׁ בָּֽאַמָּה֙ קֽוֹמָת֔וֹ וְקָו֙ שְׁלֹשִׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה יָסֹ֥ב אֹת֖וֹ סָבִֽיב
Ve dökme denizi yaptı; kenarından kenarına on kubit (~4.5 metre), çevresi yuvarlak ve yüksekliği beş kubitti (~225 cm) ve otuz kubitlik (~13.5 metre) bir ip onun çevresini çevreliyordu.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 12:5
·
Tevrat
וְרָאִ֨יתִי֙ אֲנִ֣י דָנִיֵּ֔אל וְהִנֵּ֛ה שְׁנַ֥יִם אֲחֵרִ֖ים עֹמְדִ֑ים אֶחָ֥ד הֵ֨נָּה֙ לִשְׂפַ֣ת הַיְאֹ֔ר וְאֶחָ֥ד הֵ֖נָּה לִשְׂפַ֥ת הַיְאֹֽר
Ben Daniel gördüm, ve işte iki başkası duruyordu; biri ırmağın bu kıyısında, diğeri ırmağın şu kıyısında.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 7:26
·
Tevrat
וְעָבְי֣וֹ טֶ֔פַח וּשְׂפָת֛וֹ כְּמַעֲשֵׂ֥ה שְׂפַת־כּ֖וֹס פֶּ֣רַח שׁוֹשָׁ֑ן אַלְפַּ֥יִם בַּ֖ת יָכִֽיל
Ve kalınlığı bir el eniydi ve kenarı bir kâse kenarı işçiliği gibi, zambak çiçeği gibiydi; iki bin bat (~44000 litre) alırdı.
2. Tarihler 4:5
·
Tevrat
וְעָבְי֣וֹ טֶ֔פַח וּשְׂפָתוֹ֙ כְּמַעֲשֵׂ֣ה שְׂפַת־כּ֔וֹס פֶּ֖רַח שֽׁוֹשַׁנָּ֑ה מַחֲזִ֣יק בַּתִּ֔ים שְׁלֹ֥שֶׁת אֲלָפִ֖ים יָכִֽיל
Ve kalınlığı bir el eniydi ve kenarı zambak çiçeği gibi kase kenarı işiydi; üç bin bat (~66,000 litre) alıyordu.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 26:4
·
Tevrat
וְעָשִׂ֜יתָ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּחֹבָ֑רֶת וְכֵ֤ן תַּעֲשֶׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית
Birinci perdenin birleşme yerindeki ucunun kenarına lacivert ilmekler yapacaksın; ikinci birleşme yerindeki en uçtaki perdenin kenarına da aynı şekilde yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 36:11
·
Tevrat
וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָֽאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת כֵּ֤ן עָשָׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית
Birleşme yerinin ucundaki birinci perdenin kenarına lacivert ilmekler yaptı; ikinci birleşme yerindeki en uç perdenin kenarına da aynısını yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 63:6
·
Tevrat
כְּמ֤וֹ חֵ֣לֶב וָ֭דֶשֶׁן תִּשְׂבַּ֣ע נַפְשִׁ֑י וְשִׂפְתֵ֥י רְ֝נָנ֗וֹת יְהַלֶּל־פִּֽי
Canım yağ ve bolluk gibi doyacak; ve ağzım sevinç çığlıkları dudaklarıyla övecek.
Süleyman'ın Özdeyişleri 14:3
·
Tevrat
בְּֽפִי־אֱ֭וִיל חֹ֣טֶר גַּאֲוָ֑ה וְשִׂפְתֵ֥י חֲ֝כָמִ֗ים תִּשְׁמוּרֵֽם
Akılsızın ağzında gurur değneği vardır, ve bilgelerin dudakları onları korur.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 59:3
·
Tevrat
כִּ֤י כַפֵּיכֶם֙ נְגֹאֲל֣וּ בַדָּ֔ם וְאֶצְבְּעוֹתֵיכֶ֖ם בֶּֽעָוֺ֑ן שִׂפְתֽוֹתֵיכֶם֙ דִּבְּרוּ־שֶׁ֔קֶר לְשׁוֹנְכֶ֖ם עַוְלָ֥ה תֶהְגֶּֽה
Çünkü avuçlarınız kanla ve parmaklarınız suçla kirlendi; dudaklarınız yalan konuştu, diliniz haksızlık mırıldanıyor.