632
Kullanım
5
Lemma
112
Türev
89
Anlam
5 lemma, 112 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיָּשֶׂם Lemma | va-yyasem | ve koydu, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 90 | ||
שָׂם | sam | koydu, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 38 | ||
שִֽׂים | sim | koy, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 36 | ||
וַיָּשִׂימוּ | va-yyasimu | ve koydular, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 33 | ||
וְשַׂמְתִּי | ve-samti | ve koydum, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 26 | ||
לָשׂוּם | lasum | koymak için, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 25 | ||
יָשִׂים | yasim | koyacak, koymak, yerleştirmek, atamak, yapmak | Fiil | 22 | ||
וְשַׂמְתָּ | ve-samta | ve koydun, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 22 | ||
Örnek Ayetler (5 / 22) Hezekiel 4:4 · Tevrat וְאַתָּ֤ה שְׁכַב֙ עַל־צִדְּךָ֣ הַשְּׂמָאלִ֔י וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־עֲוֺ֥ן בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל עָלָ֑יו מִסְפַּ֤ר הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁכַּ֣ב עָלָ֔יו תִּשָּׂ֖א אֶת־עֲוֺנָֽם Ve sen sol yanının üzerine yat ve İsrail evinin suçunu onun üzerine koy; onun üzerine yatacağın günlerin sayısı kadar onların suçunu taşıyacaksın. Hezekiel 44:5 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.' 2. Krallar 4:29 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר לְגֵיחֲזִ֜י חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְקַ֨ח מִשְׁעַנְתִּ֣י בְיָדְךָ֮ וָלֵךְ֒ כִּֽי־תִמְצָ֥א אִישׁ֙ לֹ֣א תְבָרְכֶ֔נּוּ וְכִֽי־יְבָרֶכְךָ֥ אִ֖ישׁ לֹ֣א תַעֲנֶנּ֑וּ וְשַׂמְתָּ֥ מִשְׁעַנְתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י הַנָּֽעַר Gehazi'ye dedi: 'Bellerini kuşan, değneğimi eline al ve git; eğer bir adam bulursan onu bereketleme ve eğer bir adam seni bereketlerse ona cevap verme; ve değneğimi çocuğun yüzünün üzerine koy.' Zekeriya 6:11 · Tevrat וְלָקַחְתָּ֥ כֶֽסֶף־וְזָהָ֖ב וְעָשִׂ֣יתָ עֲטָר֑וֹת וְשַׂמְתָּ֗ בְּרֹ֛אשׁ יְהוֹשֻׁ֥עַ בֶּן־יְהוֹצָדָ֖ק הַכֹּהֵ֥ן הַגָּדֽוֹל Gümüş ve altın alacaksın ve taçlar yapacaksın ve büyük kâhin Yehozadak oğlu Yeşu'nun başına koyacaksın. Nehemya 9:7 · Tevrat אַתָּה־הוּא֙ יְהוָ֣ה הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֤ר בָּחַ֨רְתָּ֙ בְּאַבְרָ֔ם וְהוֹצֵאת֖וֹ מֵא֣וּר כַּשְׂדִּ֑ים וְשַׂ֥מְתָּ שְּׁמ֖וֹ אַבְרָהָֽם Avram'ı seçen, onu Kildanilerin Ur'undan çıkaran ve adını İbrahim koyan Tanrı Yahve sensin. | ||||||
אָשִׂים | asim | koyacağım, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 21 | ||
שִׂימוּ | simu | koyun, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 15 | ||
תָּשִׂים | tasim | koyacaksın, koymak, yerleştirmek, atamak, yapmak | Fiil | 14 | ||
שַׂמְתִּי | samti | koydum, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 14 | ||
יָשִׂימוּ | yasimu | koyacaklar, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 14 | ||
שָׂמוּ | samu | koydular, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 13 | ||
יָשֵׂם | yasem | koyacak, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 13 | ||
שְׁמֹת | şemot | isimler, isim, ün, şöhret | Fiil | 12 | ||
וַתָּשֶׂם | va-ttasem | ve koydu, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 10 | ||
וְשִׂים | vesim | ve koy, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 9 | ||
וְשָׂם | ve-sam | ve koydu, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 8 | ||
וְשַׂמְתָּם | ve-samtam | ve onları koydun, koymak, yerleştirmek, atamak | Zamir | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 90)
Hakimler 1:28
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כִּֽי־חָזַ֣ק יִשְׂרָאֵ֔ל וַיָּ֥שֶׂם אֶת־הַֽכְּנַעֲנִ֖י לָמַ֑ס וְהוֹרֵ֖ישׁ לֹ֥א הוֹרִישֽׁוֹ
İsrail güçlendiğinde Kenanlıyı angaryaya koydu, ama onu tamamen kovmadı.
Hakimler 7:22
·
Tevrat
וַֽיִּתְקְעוּ֮ שְׁלֹשׁ־מֵא֣וֹת הַשּׁוֹפָרוֹת֒ וַיָּ֣שֶׂם יְהוָ֗ה אֵ֣ת חֶ֥רֶב אִ֛ישׁ בְּרֵעֵ֖הוּ וּבְכָל־הַֽמַּחֲנֶ֑ה וַיָּ֨נָס הַֽמַּחֲנֶ֜ה עַד־בֵּ֤ית הַשִּׁטָּה֙ צְֽרֵרָ֔תָה עַ֛ד שְׂפַת־אָבֵ֥ל מְחוֹלָ֖ה עַל־טַבָּֽת
Üç yüz şofarı çaldılar, Yahve bütün ordugahta her adamın kılıcını arkadaşına çevirdi; ordugah Tserera'ya doğru Bet-Şitta'ya kadar, Tabbat yanındaki Avel-Mehola kıyısına kadar kaçtı.
Hakimler 8:31
·
Tevrat
וּפִֽילַגְשׁוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר בִּשְׁכֶ֔ם יָֽלְדָה־לּ֥וֹ גַם־הִ֖יא בֵּ֑ן וַיָּ֥שֶׂם אֶת־שְׁמ֖וֹ אֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'de olan cariyesi de ona bir oğul doğurdu; ve onun adını Abimelek koydu.
Hakimler 9:48
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי
Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.'
Hakimler 15:4
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ שִׁמְשׁ֔וֹן וַיִּלְכֹּ֖ד שְׁלֹשׁ־מֵא֣וֹת שׁוּעָלִ֑ים וַיִּקַּ֣ח לַפִּדִ֗ים וַיֶּ֤פֶן זָנָב֙ אֶל־זָנָ֔ב וַיָּ֨שֶׂם לַפִּ֥יד אֶחָ֛ד בֵּין־שְׁנֵ֥י הַזְּנָב֖וֹת בַּתָּֽוֶךְ
Şimşon gitti ve üç yüz tilki yakaladı. Meşaleler aldı, kuyruğu kuyruğa döndürdü ve iki kuyruk arasına, ortaya bir meşale koydu.
Örnek Ayetler (4 / 38)
Hakimler 6:19
·
Tevrat
וְגִדְע֣וֹן בָּ֗א וַיַּ֤עַשׂ גְּדִֽי־עִזִּים֙ וְאֵיפַת־קֶ֣מַח מַצּ֔וֹת הַבָּשָׂר֙ שָׂ֣ם בַּסַּ֔ל וְהַמָּרַ֖ק שָׂ֣ם בַּפָּר֑וּר וַיּוֹצֵ֥א אֵלָ֛יו אֶל־תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה וַיַּגַּֽשׁ
Sonra Gideon girdi ve bir keçi yavrusu ile bir efa (~22 litre) undan mayasız ekmekler hazırladı; eti sepete koydu ve suyunu çömleğe koydu, meşe ağacının altına, ona çıkardı ve sundu.
Amos 7:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר אֲנָ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י הִנְנִ֨י שָׂ֤ם אֲנָךְ֙ בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹֽא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir çekül.' Ve Efendi dedi: 'İşte, halkım İsrail'in ortasına bir çekül koyuyorum; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.'
2. Samuel 8:14
·
Tevrat
וַיָּ֨שֶׂם בֶּאֱד֜וֹם נְצִבִ֗ים בְּכָל־אֱדוֹם֙ שָׂ֣ם נְצִבִ֔ים וַיְהִ֥י כָל־אֱד֖וֹם עֲבָדִ֣ים לְדָוִ֑ד וַיּ֤וֹשַׁע יְהוָה֙ אֶת־דָּוִ֔ד בְּכֹ֖ל אֲשֶׁ֥ר הָלָֽךְ
Edom'a garnizonlar koydu, bütün Edom'a garnizonlar koydu; ve bütün Edom Davut'a kullar oldu. Yahve Davut'u gittiği her yerde kurtardı.
2. Samuel 14:19
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ הֲיַ֥ד יוֹאָ֛ב אִתָּ֖ךְ בְּכָל־זֹ֑את וַתַּ֣עַן הָאִשָּׁ֣ה וַתֹּ֡אמֶר חֵֽי־נַפְשְׁךָ֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ אִם־אִ֣שׁ לְהֵמִ֣ין וּלְהַשְׂמִ֗יל מִכֹּ֤ל אֲשֶׁר־דִּבֶּר֙ אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ כִּֽי־עַבְדְּךָ֤ יוֹאָב֙ ה֣וּא צִוָּ֔נִי וְה֗וּא שָׂ֚ם בְּפִ֣י שִׁפְחָֽתְךָ֔ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Kral dedi: 'Bütün bunlarda Yoav'ın eli seninle mi?' Kadın yanıtladı ve dedi: 'Canın yaşıyor ki efendim kral, efendim kralın konuştuğu her şeyden sağa ve sola dönmek yoktur; çünkü kulun Yoav bana buyurdu ve hizmetçinin ağzına bütün bu sözleri o koydu.'
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 18:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ ל֨וֹ הַחֲרֵ֜שׁ שִֽׂים־יָדְךָ֤ עַל־פִּ֨יךָ֙ וְלֵ֣ךְ עִמָּ֔נוּ וֶֽהְיֵה־לָ֖נוּ לְאָ֣ב וּלְכֹהֵ֑ן הֲט֣וֹב הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֗ן לְבֵית֙ אִ֣ישׁ אֶחָ֔ד א֚וֹ הֱיוֹתְךָ֣ כֹהֵ֔ן לְשֵׁ֥בֶט וּלְמִשְׁפָּחָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵֽל
Ve ona dediler ki: 'Sus, elini ağzının üzerine koy ve bizimle gel, ve bize baba ve kâhin ol; senin bir adamın evine kâhin olman mı iyidir, yoksa İsrail'de bir oymak ve bir aile için kâhin olman mı?'
Hezekiel 6:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם שִׂ֥ים פָּנֶ֖יךָ אֶל־הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִנָּבֵ֖א אֲלֵיהֶֽם
İnsan oğlu, yüzünü İsrail dağlarına çevir ve onlara peygamberlik et.
Hezekiel 13:17
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ אֶל־בְּנ֣וֹת עַמְּךָ֔ הַמִּֽתְנַבְּא֖וֹת מִֽלִּבְּהֶ֑ן וְהִנָּבֵ֖א עֲלֵיהֶֽן
Ve sen, insan oğlu, yüzünü kendi kalplerinden peygamberlik eden halkının kızlarına koy; ve onlara karşı peygamberlik et.
Hezekiel 21:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ דֶּ֣רֶךְ תֵּימָ֔נָה וְהַטֵּ֖ף אֶל־דָּר֑וֹם וְהִנָּבֵ֛א אֶל־יַ֥עַר הַשָּׂדֶ֖ה נֶֽגֶב
İnsanoğlu, yüzünü güney yoluna koy ve güneye söz damlat ve Negev kırının ormanına peygamberlik et.
Hezekiel 21:7
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם שִׂ֤ים פָּנֶ֨יךָ֙ אֶל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְהַטֵּ֖ף אֶל־מִקְדָּשִׁ֑ים וְהִנָּבֵ֖א אֶל־אַדְמַ֥ת יִשְׂרָאֵֽל
İnsanoğlu, yüzünü Yeruşalim'e koy ve kutsal yerlere söz damlat ve İsrail toprağına peygamberlik et.
Örnek Ayetler (5 / 33)
Hakimler 8:33
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּֽאֲשֶׁר֙ מֵ֣ת גִּדְע֔וֹן וַיָּשׁ֨וּבוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וַיִּזְנ֖וּ אַחֲרֵ֣י הַבְּעָלִ֑ים וַיָּשִׂ֧ימוּ לָהֶ֛ם בַּ֥עַל בְּרִ֖ית לֵאלֹהִֽים
Gideon ölünce, İsrail oğulları döndüler ve Baalların ardınca fahişelik yaptılar; ve Baal-Berit'i kendilerine ilah yaptılar.
Hakimler 9:25
·
Tevrat
וַיָּשִׂ֣ימוּ לוֹ֩ בַעֲלֵ֨י שְׁכֶ֜ם מְאָרְבִ֗ים עַ֚ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֔ים וַיִּגְזְל֗וּ אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־יַעֲבֹ֥ר עֲלֵיהֶ֖ם בַּדָּ֑רֶךְ וַיֻּגַּ֖ד לַאֲבִימֶֽלֶךְ
Şekem'in sahipleri dağların tepelerinde ona karşı pusular kurdular; ve yolda yanlarından geçen herkesi soydular; ve bu Abimelek'e bildirildi.
Hakimler 9:49
·
Tevrat
וַיִּכְרְת֨וּ גַם־כָּל־הָעָ֜ם אִ֣ישׁ שׂוֹכֹ֗ה וַיֵּ֨לְכ֜וּ אַחֲרֵ֤י אֲבִימֶ֨לֶךְ֙ וַיָּשִׂ֣ימוּ עַֽל־הַצְּרִ֔יחַ וַיַּצִּ֧יתוּ עֲלֵיהֶ֛ם אֶֽת־הַצְּרִ֖יחַ בָּאֵ֑שׁ וַיָּמֻ֜תוּ גַּ֣ם כָּל־אַנְשֵׁ֧י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֛ם כְּאֶ֖לֶף אִ֥ישׁ וְאִשָּֽׁה
Bütün halk da, her adam kendi dalını kesti ve Abimelek'in arkasından gittiler, kalenin üzerine koydular ve kaleyi onların üzerine ateşle tutuşturdular; Şekem Kulesi'nin bütün adamları da, yaklaşık bin erkek ve kadın öldü.
Hakimler 11:11
·
Tevrat
וַיֵּ֤לֶךְ יִפְתָּח֙ עִם־זִקְנֵ֣י גִלְעָ֔ד וַיָּשִׂ֨ימוּ הָעָ֥ם אוֹת֛וֹ עֲלֵיהֶ֖ם לְרֹ֣אשׁ וּלְקָצִ֑ין וַיְדַבֵּ֨ר יִפְתָּ֧ח אֶת־כָּל־דְּבָרָ֛יו לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בַּמִּצְפָּֽה
Sonra Yiftah Gilad ihtiyarlarıyla gitti ve halk onu üzerlerine baş ve komutan koydu. Ve Yiftah bütün sözlerini Mitspa'da Yahve'nin önünde söyledi.
Hakimler 18:21
·
Tevrat
וַיִּפְנ֖וּ וַיֵּלֵ֑כוּ וַיָּשִׂ֨ימוּ אֶת־הַטַּ֧ף וְאֶת־הַמִּקְנֶ֛ה וְאֶת־הַכְּבוּדָּ֖ה לִפְנֵיהֶֽם
Döndüler ve gittiler; ve çocukları, sürüyü ve değerli eşyaları önlerine koydular.
Örnek Ayetler (5 / 26)
Amos 9:4
·
Tevrat
וְאִם־יֵלְכ֤וּ בַשְּׁבִי֙ לִפְנֵ֣י אֹֽיבֵיהֶ֔ם מִשָּׁ֛ם אֲצַוֶּ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב וַהֲרָגָ֑תַם וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֧י עֲלֵיהֶ֛ם לְרָעָ֖ה וְלֹ֥א לְטוֹבָֽה
Ve eğer düşmanlarının önünde sürgüne giderlerse, oradan kılıca buyuracağım ve onları öldürecek; ve gözlerimi onların üzerine iyilik için değil, kötülük için koyacağım.
2. Samuel 7:10
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֣י מָ֠קוֹם לְעַמִּ֨י לְיִשְׂרָאֵ֤ל וּנְטַעְתִּיו֙ וְשָׁכַ֣ן תַּחְתָּ֔יו וְלֹ֥א יִרְגַּ֖ז ע֑וֹד וְלֹֽא־יֹסִ֤יפוּ בְנֵֽי־עַוְלָה֙ לְעַנּוֹת֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר בָּרִאשׁוֹנָֽה
'Halkım İsrail için bir yer belirleyeceğim ve onu dikeceğim; kendi yerinde oturacak ve artık titremeyecek; haksızlık oğulları onu eskisi gibi bir daha ezmeyecekler.'
Yeremya 19:8
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּי֙ אֶת־הָעִ֣יר הַזֹּ֔את לְשַׁמָּ֖ה וְלִשְׁרֵקָ֑ה כֹּ֚ל עֹבֵ֣ר עָלֶ֔יהָ יִשֹּׁ֥ם וְיִשְׁרֹ֖ק עַל־כָּל־מַכֹּתֶֽהָ
Ve bu şehri bir viraneye ve bir ıslığa koyacağım; onun üzerinden her geçen şaşacak ve onun bütün vuruşları üzerine ıslık çalacak.
Yeremya 24:6
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֨י עֵינִ֤י עֲלֵיהֶם֙ לְטוֹבָ֔ה וַהֲשִׁבֹתִ֖ים עַל־הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את וּבְנִיתִים֙ וְלֹ֣א אֶהֱרֹ֔ס וּנְטַעְתִּ֖ים וְלֹ֥א אֶתּֽוֹשׁ
Ve iyilik için gözümü üzerlerine koyacağım ve onları bu diyara döndüreceğim; ve onları inşa edeceğim ve yıkmayacağım ve onları dikeceğim ve sökmeyeceğim.
Yeremya 25:12
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כִמְלֹ֣אות שִׁבְעִ֣ים שָׁנָ֡ה אֶפְקֹ֣ד עַל־מֶֽלֶךְ־בָּבֶל֩ וְעַל־הַגּ֨וֹי הַה֧וּא נְאֻם־יְהוָ֛ה אֶת־עֲוֺנָ֖ם וְעַל־אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֑ים וְשַׂמְתִּ֥י אֹת֖וֹ לְשִֽׁמְמ֥וֹת עוֹלָֽם
Ve yetmiş yıl dolduğunda Babil kralını ve o ulusu suçları üzerine cezalandıracağım, Yahve'nin bildirisidir; ve Keldaniler diyarını cezalandıracağım ve onu sonsuz ıssızlıklar için koyacağım.
Örnek Ayetler (4 / 25)
Hakimler 9:24
·
Tevrat
לָב֕וֹא חֲמַ֖ס שִׁבְעִ֣ים בְּנֵֽי־יְרֻבָּ֑עַל וְדָמָ֗ם לָשׂ֞וּם עַל־אֲבִימֶ֤לֶךְ אֲחִיהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָרַ֣ג אוֹתָ֔ם וְעַל֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם אֲשֶׁר־חִזְּק֥וּ אֶת־יָדָ֖יו לַהֲרֹ֥ג אֶת־אֶחָֽיו
Yerubbaal'ın yetmiş oğluna yapılan şiddet gelsin diye; ve onların kanı, onları öldüren kardeşleri Abimelek'in üzerine, ve kardeşlerini öldürmesi için onun ellerini güçlendiren Şekem'in sahiplerinin üzerine konsun diye.
Hezekiel 21:27
·
Tevrat
בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק
Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için.
Hezekiel 30:21
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם אֶת־זְר֛וֹעַ פַּרְעֹ֥ה מֶֽלֶךְ־מִצְרַ֖יִם שָׁבָ֑רְתִּי וְהִנֵּ֣ה לֹֽא־חֻ֠בְּשָׁה לָתֵ֨ת רְפֻא֜וֹת לָשׂ֥וּם חִתּ֛וּל לְחָבְשָׁ֥הּ לְחָזְקָ֖הּ לִתְפֹּ֥שׂ בֶּחָֽרֶב
İnsanoğlu, Mısır kralı Firavun'un kolunu kırdım; ve işte, şifalar vermek için sarılmadı, kılıcı tutmak üzere onu güçlendirmek için sarmak üzere sargı konulmadı.
2. Samuel 19:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ אַל־יַחֲשָׁב־לִ֣י אֲדֹנִי֮ עָוֺן֒ וְאַל־תִּזְכֹּ֗ר אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר הֶעֱוָ֣ה עַבְדְּךָ֔ בַּיּ֕וֹם אֲשֶׁר־יָׄצָ֥ׄאׄ אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ מִירֽוּשָׁלִָ֑ם לָשׂ֥וּם הַמֶּ֖לֶךְ אֶל־לִבּֽוֹ
Ve krala dedi: 'Efendim bana suç saymasın ve efendim kralın Yeruşalim'den çıktığı gün kulunun yaptığı sapkınlığı hatırlamasın, kral bunu kalbine koymasın.'
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hezekiel 14:4
·
Tevrat
לָכֵ֣ן דַּבֵּר־א֠וֹתָם וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֡ל אֲשֶׁר֩ יַעֲלֶ֨ה אֶת־גִּלּוּלָ֜יו אֶל־לִבּ֗וֹ וּמִכְשׁ֤וֹל עֲוֺנוֹ֙ יָשִׂים֙ נֹ֣כַח פָּנָ֔יו וּבָ֖א אֶל־הַנָּבִ֑יא אֲנִ֣י יְהוָ֗ה נַעֲנֵ֧יתִי ל֦וֹ בָ֖א בְּרֹ֥ב גִּלּוּלָֽיו
Bu nedenle onlarla konuş ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi: İsrail evinden putlarını kalbine çıkaran ve suçunun tökezini yüzünün karşısına koyan ve peygambere gelen herhangi bir adama, ben Yahve, putlarının çokluğuyla gelen ona cevap vereceğim;
Hezekiel 14:7
·
Tevrat
כִּי֩ אִ֨ישׁ אִ֜ישׁ מִבֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל וּמֵהַגֵּר֮ אֲשֶׁר־יָג֣וּר בְּיִשְׂרָאֵל֒ וְיִנָּזֵ֣ר מֵֽאַחֲרַ֗י וְיַ֤עַל גִּלּוּלָיו֙ אֶל־לִבּ֔וֹ וּמִכְשׁ֣וֹל עֲוֺנ֔וֹ יָשִׂ֖ים נֹ֣כַח פָּנָ֑יו וּבָ֤א אֶל־הַנָּבִיא֙ לִדְרָשׁ־ל֣וֹ בִ֔י אֲנִ֣י יְהוָ֔ה נַֽעֲנֶה־לּ֖וֹ בִּֽי
Çünkü İsrail evinden ve İsrail'de garip olan garipten arkamdan ayrılan ve putlarını kalbine çıkaran ve suçunun tökezini yüzünün karşısına koyan ve beni aramak için peygambere gelen herhangi bir adama, ben Yahve, kendimle ona cevap vereceğim.
Yeremya 9:7
·
Tevrat
חֵ֥ץ שָׁח֛וּט לְשׁוֹנָ֖ם מִרְמָ֣ה דִבֵּ֑ר בְּפִ֗יו שָׁל֤וֹם אֶת־רֵעֵ֨הוּ֙ יְדַבֵּ֔ר וּבְקִרְבּ֖וֹ יָשִׂ֥ים אָרְבּֽוֹ
Dilleri keskin bir oktur, aldatma konuşur; ağzıyla komşusuyla barış konuşur, ama içinde pususunu kurar.
1. Samuel 22:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֗וּל לַֽעֲבָדָיו֙ הַנִּצָּבִ֣ים עָלָ֔יו שִׁמְעוּ־נָ֖א בְּנֵ֣י יְמִינִ֑י גַּם־לְכֻלְּכֶ֗ם יִתֵּ֤ן בֶּן־יִשַׁי֙ שָׂד֣וֹת וּכְרָמִ֔ים לְכֻלְּכֶ֣ם יָשִׂ֔ים שָׂרֵ֥י אֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֥י מֵאֽוֹת
Saul yanında duran kullarına dedi: 'Lütfen dinleyin, ey Benyamin oğulları! İşay oğlu hepinize de mi tarlalar ve bağlar verecek? Hepinizi mi binlerin komutanları ve yüzlerin komutanları yapacak?'
1. Samuel 25:25
·
Tevrat
אַל־נָ֣א יָשִׂ֣ים אֲדֹנִ֣י אֶת־לִבּ֡וֹ אֶל־אִישׁ֩ הַבְּלִיַּ֨עַל הַזֶּ֜ה עַל־נָבָ֗ל כִּ֤י כִשְׁמוֹ֙ כֶּן־ה֔וּא נָבָ֣ל שְׁמ֔וֹ וּנְבָלָ֖ה עִמּ֑וֹ וַֽאֲנִי֙ אֲמָ֣תְךָ֔ לֹ֥א רָאִ֛יתִי אֶת־נַעֲרֵ֥י אֲדֹנִ֖י אֲשֶׁ֥ר שָׁלָֽחְתָּ
Lütfen efendim kalbini bu değersiz adama, Nabal'a koymasın; çünkü adı gibi öyledir o, adı Nabal'dır ve akılsızlık onunladır. Ben kulun ise efendimin gönderdiği gençlerini görmedim.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hezekiel 4:4
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה שְׁכַב֙ עַל־צִדְּךָ֣ הַשְּׂמָאלִ֔י וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־עֲוֺ֥ן בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל עָלָ֑יו מִסְפַּ֤ר הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁכַּ֣ב עָלָ֔יו תִּשָּׂ֖א אֶת־עֲוֺנָֽם
Ve sen sol yanının üzerine yat ve İsrail evinin suçunu onun üzerine koy; onun üzerine yatacağın günlerin sayısı kadar onların suçunu taşıyacaksın.
Hezekiel 44:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ
Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.'
2. Krallar 4:29
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לְגֵיחֲזִ֜י חֲגֹ֣ר מָתְנֶ֗יךָ וְקַ֨ח מִשְׁעַנְתִּ֣י בְיָדְךָ֮ וָלֵךְ֒ כִּֽי־תִמְצָ֥א אִישׁ֙ לֹ֣א תְבָרְכֶ֔נּוּ וְכִֽי־יְבָרֶכְךָ֥ אִ֖ישׁ לֹ֣א תַעֲנֶנּ֑וּ וְשַׂמְתָּ֥ מִשְׁעַנְתִּ֖י עַל־פְּנֵ֥י הַנָּֽעַר
Gehazi'ye dedi: 'Bellerini kuşan, değneğimi eline al ve git; eğer bir adam bulursan onu bereketleme ve eğer bir adam seni bereketlerse ona cevap verme; ve değneğimi çocuğun yüzünün üzerine koy.'
Zekeriya 6:11
·
Tevrat
וְלָקַחְתָּ֥ כֶֽסֶף־וְזָהָ֖ב וְעָשִׂ֣יתָ עֲטָר֑וֹת וְשַׂמְתָּ֗ בְּרֹ֛אשׁ יְהוֹשֻׁ֥עַ בֶּן־יְהוֹצָדָ֖ק הַכֹּהֵ֥ן הַגָּדֽוֹל
Gümüş ve altın alacaksın ve taçlar yapacaksın ve büyük kâhin Yehozadak oğlu Yeşu'nun başına koyacaksın.
Nehemya 9:7
·
Tevrat
אַתָּה־הוּא֙ יְהוָ֣ה הָאֱלֹהִ֔ים אֲשֶׁ֤ר בָּחַ֨רְתָּ֙ בְּאַבְרָ֔ם וְהוֹצֵאת֖וֹ מֵא֣וּר כַּשְׂדִּ֑ים וְשַׂ֥מְתָּ שְּׁמ֖וֹ אַבְרָהָֽם
Avram'ı seçen, onu Kildanilerin Ur'undan çıkaran ve adını İbrahim koyan Tanrı Yahve sensin.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hezekiel 35:4
·
Tevrat
עָרֶ֨יךָ֙ חָרְבָּ֣ה אָשִׂ֔ים וְאַתָּ֖ה שְׁמָמָ֣ה תִֽהְיֶ֑ה וְיָדַעְתָּ֖ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Şehirlerini harabe kılacağım, sen ıssız olacaksın; ve benim Yahve olduğumu bileceksin.
2. Krallar 21:4
·
Tevrat
וּבָנָ֥ה מִזְבְּחֹ֖ת בְּבֵ֣ית יְהוָ֑ה אֲשֶׁר֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה בִּירוּשָׁלִַ֖ם אָשִׂ֥ים אֶת־שְׁמִֽי
Ve Yahve'nin 'Yeruşalim'e adımı koyacağım' dediği Yahve'nin evinde sunaklar inşa etti.
2. Krallar 21:7
·
Tevrat
וַיָּ֕שֶׂם אֶת־פֶּ֥סֶל הָאֲשֵׁרָ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה בַּבַּ֗יִת אֲשֶׁ֨ר אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֶל־דָּוִד֙ וְאֶל־שְׁלֹמֹ֣ה בְנ֔וֹ בַּבַּ֨יִת הַזֶּ֜ה וּבִירוּשָׁלִַ֗ם אֲשֶׁ֤ר בָּחַ֨רְתִּי֙ מִכֹּל֙ שִׁבְטֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אָשִׂ֥ים אֶת־שְׁמִ֖י לְעוֹלָֽם
Ve yaptığı Aşera'nın oyma putunu, Yahve'nin Davut'a ve oğlu Süleyman'a 'İsrail'in bütün oymaklarından seçtiğim bu evde ve Yeruşalim'de adımı sonsuza dek koyacağım' dediği eve koydu.
Nahum 1:14
·
Tevrat
וְצִוָּ֤ה עָלֶ֨יךָ֙ יְהוָ֔ה לֹֽא־יִזָּרַ֥ע מִשִּׁמְךָ֖ ע֑וֹד מִבֵּ֨ית אֱלֹהֶ֜יךָ אַכְרִ֨ית פֶּ֧סֶל וּמַסֵּכָ֛ה אָשִׂ֥ים קִבְרֶ֖ךָ כִּ֥י קַלּֽוֹתָ
Ve Yahve senin hakkında buyurdu: Artık senin adından ekilmeyecek; ilahlarının evinden oyma putu ve dökme putu kesip atacağım; senin mezarını yapacağım, çünkü sen değersizsin.
Yeşaya 41:18
·
Tevrat
אֶפְתַּ֤ח עַל־שְׁפָיִים֙ נְהָר֔וֹת וּבְת֥וֹךְ בְּקָע֖וֹת מַעְיָנ֑וֹת אָשִׂ֤ים מִדְבָּר֙ לַאֲגַם־מַ֔יִם וְאֶ֥רֶץ צִיָּ֖ה לְמוֹצָ֥אֵי מָֽיִם
Çıplak tepeler üzerinde ırmaklar ve vadilerin ortasında pınarlar açacağım; çölü su gölüne ve kurak yeri suların çıkışlarına yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Hagay 1:5
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶ֖ם עַל־דַּרְכֵיכֶֽם
Ve şimdi Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'Kalbinizi yollarınızın üzerine koyun.'
Hagay 1:7
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶ֖ם עַל־דַּרְכֵיכֶֽם
Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'Kalbinizi yollarınızın üzerine koyun.'
Hagay 2:15
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ שִֽׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִטֶּ֧רֶם שֽׂוּם־אֶ֛בֶן אֶל־אֶ֖בֶן בְּהֵיכַ֥ל יְהוָֽה
Ve şimdi lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; Yahve'nin tapınağında taşa taş konulmadan önce.
Hagay 2:18
·
Tevrat
שִׂימוּ־נָ֣א לְבַבְכֶ֔ם מִן־הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה וָמָ֑עְלָה מִיּוֹם֩ עֶשְׂרִ֨ים וְאַרְבָּעָ֜ה לַתְּשִׁיעִ֗י לְמִן־הַיּ֛וֹם אֲשֶׁר־יֻסַּ֥ד הֵֽיכַל־יְהוָ֖ה שִׂ֥ימוּ לְבַבְכֶֽם
Lütfen kalbinizi bu günden ve yukarıya koyun; dokuzuncu ayın yirmi dördüncü gününden, Yahve'nin tapınağının temeli atıldığı günden itibaren kalbinizi koyun.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 21:25
·
Tevrat
דֶּ֣רֶךְ תָּשִׂ֔ים לָב֣וֹא חֶ֔רֶב אֵ֖ת רַבַּ֣ת בְּנֵֽי־עַמּ֑וֹן וְאֶת־יְהוּדָ֥ה בִירוּשָׁלִַ֖ם בְּצוּרָֽה
Kılıcın Ammon oğullarının Rabba'sına ve surlu Yeruşalim'de Yahuda'ya gelmesi için bir yol belirleyeceksin.
Hezekiel 24:17
·
Tevrat
הֵאָנֵ֣ק דֹּ֗ם מֵתִים֙ אֵ֣בֶל לֹֽא־תַֽעֲשֶׂ֔ה פְאֵֽרְךָ֙ חֲב֣וֹשׁ עָלֶ֔יךָ וּנְעָלֶ֖יךָ תָּשִׂ֣ים בְּרַגְלֶ֑יךָ וְלֹ֤א תַעְטֶה֙ עַל־שָׂפָ֔ם וְלֶ֥חֶם אֲנָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל
Sessizce inle, ölüler yası yapmayacaksın; sarığını üzerine sar ve çarıklarını ayaklarına koy, ve bıyık üzerine örtmeyeceksin ve adamların ekmeğini yemeyeceksin.
1. Samuel 10:19
·
Tevrat
וְאַתֶּ֨ם הַיּ֜וֹם מְאַסְתֶּ֣ם אֶת־אֱלֹהֵיכֶ֗ם אֲשֶׁר־ה֣וּא מוֹשִׁ֣יעַ לָכֶם֮ מִכָּל־רָעוֹתֵיכֶ֣ם וְצָרֹֽתֵיכֶם֒ וַתֹּ֣אמְרוּ ל֔וֹ כִּי־מֶ֖לֶךְ תָּשִׂ֣ים עָלֵ֑ינוּ וְעַתָּ֗ה הִֽתְיַצְּבוּ֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה לְשִׁבְטֵיכֶ֖ם וּלְאַלְפֵיכֶֽם
Ve siz bugün, sizi bütün kötülüklerinizden ve sıkıntılarınızdan kurtaran Tanrınızı reddettiniz ve ona dediniz: 'Hayır, üzerimize bir kral koyacaksın.' Ve şimdi oymaklarınıza ve binlerinize göre Yahve'nin önünde durun.
Yeşaya 41:15
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה שַׂמְתִּ֗יךְ לְמוֹרַג֙ חָר֣וּץ חָדָ֔שׁ בַּ֖עַל פִּֽיפִיּ֑וֹת תָּד֤וּשׁ הָרִים֙ וְתָדֹ֔ק וּגְבָע֖וֹת כַּמֹּ֥ץ תָּשִֽׂים
İşte seni iki ağızlı keskin yeni bir döven yaptım; dağları döveceksin ve ezeceksin ve tepeleri saman tozu gibi yapacaksın.
Yeşaya 53:10
·
Tevrat
וַיהוָ֞ה חָפֵ֤ץ דַּכְּאוֹ֙ הֶֽחֱלִ֔י אִם־תָּשִׂ֤ים אָשָׁם֙ נַפְשׁ֔וֹ יִרְאֶ֥ה זֶ֖רַע יַאֲרִ֣יךְ יָמִ֑ים וְחֵ֥פֶץ יְהוָ֖ה בְּיָד֥וֹ יִצְלָֽח
Ve Yahve onu ezmekten hoşnut oldu, onu hasta etti; eğer canını suç sunusu yaparsan, soy görecek, günleri uzatacak ve Yahve'nin hoşnutluğu onun elinde başarılı olacak.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 16:14
·
Tevrat
וַיֵּ֨צֵא לָ֥ךְ שֵׁ֛ם בַּגּוֹיִ֖ם בְּיָפְיֵ֑ךְ כִּ֣י כָּלִ֣יל ה֗וּא בַּֽהֲדָרִי֙ אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי עָלַ֔יִךְ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve güzelliğinle uluslar arasında ünün çıktı, çünkü üzerine koyduğum görkemimle o kusursuzdu, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 39:21
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י אֶת־כְּבוֹדִ֖י בַּגּוֹיִ֑ם וְרָא֣וּ כָל־הַגּוֹיִ֗ם אֶת־מִשְׁפָּטִי֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי וְאֶת־יָדִ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֥מְתִּי בָהֶֽם
Ve yüceliğimi uluslar arasında vereceğim; ve bütün uluslar yaptığım yargımı ve onlara koyduğum elimi görecek.
Yeremya 5:22
·
Tevrat
הַאוֹתִ֨י לֹא־תִירָ֜אוּ נְאֻם־יְהֹוָ֗ה אִ֤ם מִפָּנַי֙ לֹ֣א תָחִ֔ילוּ אֲשֶׁר־שַׂ֤מְתִּי חוֹל֙ גְּב֣וּל לַיָּ֔ם חָק־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יַעַבְרֶ֑נְהוּ וַיִּֽתְגָּעֲשׁוּ֙ וְלֹ֣א יוּכָ֔לוּ וְהָמ֥וּ גַלָּ֖יו וְלֹ֥א יַעַבְרֻֽנְהוּ
Benden korkmaz mısınız, Yahve'nin bildirisidir, yoksa yüzümden titremez misiniz? Ki kumu denize sınır, sonsuz bir kural koydum ve onu geçemez; ve çalkalanırlar ve güçleri yetmez, ve onun dalgaları gürler ve onu geçemezler.
Yeremya 21:10
·
Tevrat
כִּ֣י שַׂ֣מְתִּי פָ֠נַי בָּעִ֨יר הַזֹּ֧את לְרָעָ֛ה וְלֹ֥א לְטוֹבָ֖ה נְאֻם־יְהוָ֑ה בְּיַד־מֶ֤לֶךְ בָּבֶל֙ תִּנָּתֵ֔ן וּשְׂרָפָ֖הּ בָּאֵֽשׁ
Çünkü yüzümü bu şehre iyilik için değil kötülük için koydum, Yahve'nin bildirisidir; Babil kralının eline verilecek ve onu ateşle yakacak.
Yeremya 33:25
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה אִם־לֹ֥א בְרִיתִ֖י יוֹמָ֣ם וָלָ֑יְלָה חֻקּ֛וֹת שָׁמַ֥יִם וָאָ֖רֶץ לֹא־שָֽׂמְתִּי
Yahve şöyle dedi: Eğer gündüz ve geceyle antlaşmam yoksa, göklerin ve yerin kurallarını ben koymadıysam;
Örnek Ayetler (4 / 14)
Hezekiel 23:24
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ עָלַ֡יִךְ הֹ֠צֶן רֶ֤כֶב וְגַלְגַּל֙ וּבִקְהַ֣ל עַמִּ֔ים צִנָּ֤ה וּמָגֵן֙ וְקוֹבַ֔ע יָשִׂ֥ימוּ עָלַ֖יִךְ סָבִ֑יב וְנָתַתִּ֤י לִפְנֵיהֶם֙ מִשְׁפָּ֔ט וּשְׁפָט֖וּךְ בְּמִשְׁפְּטֵיהֶֽם
Ve senin üzerine silahlarla, savaş arabası ve tekerlek ve halkların topluluğuyla gelecekler; çevrede senin üzerine büyük kalkan ve kalkan ve miğfer koyacaklar; ve onların önüne yargıyı vereceğim ve seni onların yargılarıyla yargılayacaklar.
Hezekiel 26:12
·
Tevrat
וְשָׁלְל֣וּ חֵילֵ֗ךְ וּבָֽזְזוּ֙ רְכֻלָּתֵ֔ךְ וְהָֽרְסוּ֙ חוֹמוֹתַ֔יִךְ וּבָתֵּ֥י חֶמְדָּתֵ֖ךְ יִתֹּ֑צוּ וַאֲבָנַ֤יִךְ וְעֵצַ֨יִךְ֙ וַֽעֲפָרֵ֔ךְ בְּת֥וֹךְ מַ֖יִם יָשִֽׂימוּ
Ve servetini yağmalayacaklar ve ticaret mallarını talan edecekler; ve surlarını yıkacaklar ve arzu edilen evlerini yıkacaklar; ve taşlarını, ağaçlarını ve toprağını suların içine koyacaklar.
2. Samuel 18:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר הָעָ֜ם לֹ֣א תֵצֵ֗א כִּי֩ אִם־נֹ֨ס נָנ֜וּס לֹא־יָשִׂ֧ימוּ אֵלֵ֣ינוּ לֵ֗ב וְאִם־יָמֻ֤תוּ חֶצְיֵ֨נוּ֙ לֹֽא־יָשִׂ֤ימוּ אֵלֵ֨ינוּ֙ לֵ֔ב כִּֽי־עַתָּ֥ה כָמֹ֖נוּ עֲשָׂרָ֣ה אֲלָפִ֑ים וְעַתָּ֣ה ט֔וֹב כִּי־תִֽהְיֶה־לָּ֥נוּ מֵעִ֖יר לַעְזֽוֹר
Halk dedi: 'Çıkmayacaksın; çünkü eğer kaçarsak bize kalp koymayacaklar ve eğer yarımız ölürse bize kalp koymayacaklar; çünkü şimdi bizim gibi on bin kişi var; ve şimdi şehirden bize yardım etmen daha iyidir.'
Yeşaya 42:12
·
Tevrat
יָשִׂ֥ימוּ לַֽיהוָ֖ה כָּב֑וֹד וּתְהִלָּת֖וֹ בָּאִיִּ֥ים יַגִּֽידוּ
Yahve'ye yücelik versinler ve adalarda onun övgüsünü bildirsinler.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 20:36
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֖ן כִּ֣י נִגָּ֑פוּ וַיִּתְּנ֨וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֤ל מָקוֹם֙ לְבִנְיָמִ֔ן כִּ֤י בָֽטְחוּ֙ אֶל־הָ֣אֹרֵ֔ב אֲשֶׁר שָׂ֖מוּ אֶל־הַגִּבְעָֽה
Bünyamin oğulları bozguna uğradıklarını gördüler; ve İsrail adamları Bünyamin'e yer verdiler, çünkü Giva'ya koydukları pusuya güvendiler.
Yeremya 7:30
·
Tevrat
כִּֽי־עָשׂ֨וּ בְנֵי־יְהוּדָ֥ה הָרַ֛ע בְּעֵינַ֖י נְאֻום־יְהוָ֑ה שָׂ֣מוּ שִׁקּֽוּצֵיהֶ֗ם בַּבַּ֛יִת אֲשֶׁר־נִקְרָא־שְׁמִ֥י עָלָ֖יו לְטַמְּאֽוֹ
Çünkü Yahuda oğulları gözlerimde kötü olanı yaptılar, Yahve'nin bildirisidir; onu kirletmek için iğrençliklerini üzerine adımın çağrıldığı eve koydular.
Yeremya 42:17
·
Tevrat
וְיִֽהְי֣וּ כָל־הָאֲנָשִׁ֗ים אֲשֶׁר־שָׂ֨מוּ אֶת־פְּנֵיהֶ֜ם לָב֤וֹא מִצְרַ֨יִם֙ לָג֣וּר שָׁ֔ם יָמ֕וּתוּ בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְלֹֽא־יִהְיֶ֤ה לָהֶם֙ שָׂרִ֣יד וּפָלִ֔יט מִפְּנֵי֙ הָֽרָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר אֲנִ֖י מֵבִ֥יא עֲלֵיהֶֽם
Orada konaklamak için Mısır'a girmeye yüzlerini koyan bütün adamlar kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla ölecekler; ve üzerlerine getirdiğim kötülük yüzünden onlara sağ kalan ve kaçıp kurtulan olmayacak.
Yeremya 44:12
·
Tevrat
וְלָקַחְתִּ֞י אֶת־שְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁר־שָׂ֨מוּ פְנֵיהֶ֜ם לָב֣וֹא אֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֮ לָג֣וּר שָׁם֒ וְתַ֨מּוּ כֹ֜ל בְּאֶ֧רֶץ מִצְרַ֣יִם יִפֹּ֗לוּ בַּחֶ֤רֶב בָּֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ מִקָּטֹן֙ וְעַד־גָּד֔וֹל בַּחֶ֥רֶב וּבָרָעָ֖ב יָמֻ֑תוּ וְהָיוּ֙ לְאָלָ֣ה לְשַׁמָּ֔ה וְלִקְלָלָ֖ה וּלְחֶרְפָּֽה
Ve orada konaklamak için Mısır diyarına gitmek üzere yüzlerini koyan Yahuda'nın kalanını alacağım; ve hepsi Mısır diyarında tükenecekler, kılıçla düşecekler, kıtlıkla tükenecekler; küçükten büyüğe kadar kılıçla ve kıtlıkla ölecekler; ve bedduaya, ıssızlığa, lanete ve utanca dönecekler.
1. Krallar 2:15
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר אַ֤תְּ יָדַ֨עַתְּ֙ כִּי־לִי֙ הָיְתָ֣ה הַמְּלוּכָ֔ה וְעָלַ֞י שָׂ֧מוּ כָֽל־יִשְׂרָאֵ֛ל פְּנֵיהֶ֖ם לִמְלֹ֑ךְ וַתִּסֹּ֤ב הַמְּלוּכָה֙ וַתְּהִ֣י לְאָחִ֔י כִּ֥י מֵיְהוָ֖ה הָ֥יְתָה לּֽוֹ
Dedi: 'Krallığın benim olduğunu ve bütün İsrail'in krallık yapmam için yüzlerini benim üzerime koyduğunu sen biliyorsun; ama krallık döndü ve kardeşimin oldu, çünkü Yahve'den ona oldu.'
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 13:33
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה אַל־יָשֵׂם֩ אֲדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ אֶל־לִבּוֹ֙ דָּבָ֣ר לֵאמֹ֔ר כָּל־בְּנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ מֵ֑תוּ כִּֽי־אִם־אַמְנ֥וֹן לְבַדּ֖וֹ מֵֽת
Ve şimdi efendim kral, 'Kralın bütün oğulları öldü' diyerek kalbine bir şey koymasın; çünkü yalnız Amnon öldü.
1. Samuel 2:20
·
Tevrat
וּבֵרַ֨ךְ עֵלִ֜י אֶת־אֶלְקָנָ֣ה וְאֶת־אִשְׁתּ֗וֹ וְאָמַר֙ יָשֵׂם֩ יְהוָ֨ה לְךָ֥ זֶ֨רַע֙ מִן־הָאִשָּׁ֣ה הַזֹּ֔את תַּ֚חַת הַשְּׁאֵלָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖ל לַֽיהוָ֑ה וְהָלְכ֖וּ לִמְקֹמֽוֹ
Eli, Elkana'yı ve karısını bereketledi ve dedi: 'Yahve'den dilediği dileğin yerine Yahve sana bu kadından soy versin.' Ve kendi yerine gittiler.
1. Samuel 22:15
·
Tevrat
הַיּ֧וֹם הַחִלֹּ֛תִי לִשְׁאָל־ל֥וֹ בֵאלֹהִ֖ים חָלִ֣ילָה לִּ֑י אַל־יָשֵׂם֩ הַמֶּ֨לֶךְ בְּעַבְדּ֤וֹ דָבָר֙ בְּכָל־בֵּ֣ית אָבִ֔י כִּ֠י לֹֽא־יָדַ֤ע עַבְדְּךָ֙ בְּכָל־זֹ֔את דָּבָ֥ר קָטֹ֖ן א֥וֹ גָדֽוֹל
'Onun için Tanrı'ya sormaya bugün mü başladım? Benden uzak olsun! Kral kuluna ve babamın bütün evine bir suç yüklemesin; çünkü kulun bütün bunlardan küçük veya büyük hiçbir şey bilmiyordu.'
Mezmurlar 107:33
·
Tevrat
יָשֵׂ֣ם נְהָר֣וֹת לְמִדְבָּ֑ר וּמֹצָ֥אֵי מַ֝֗יִם לְצִמָּאֽוֹן
Nehirleri çöle ve su pınarlarını kuraklığa çevirir;
Mezmurlar 107:35
·
Tevrat
יָשֵׂ֣ם מִ֭דְבָּר לַֽאֲגַם־מַ֑יִם וְאֶ֥רֶץ צִ֝יָּ֗ה לְמֹצָ֥אֵי מָֽיִם
Çölü su gölüne ve kurak toprağı su pınarlarına çevirir.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 23:41
·
Tevrat
וְיָשַׁבְתְּ֙ עַל־מִטָּ֣ה כְבוּדָּ֔ה וְשֻׁלְחָ֥ן עָר֖וּךְ לְפָנֶ֑יהָ וּקְטָרְתִּ֥י וְשַׁמְנִ֖י שַׂ֥מְתְּ עָלֶֽיהָ
Ve görkemli bir yatağın üzerine oturdun, ve onun önüne kurulmuş bir masa vardı; ve buhurumu ve yağımı onun üzerine koydun.
Yeremya 32:20
·
Tevrat
אֲשֶׁר־שַׂ֠מְתָּ אֹת֨וֹת וּמֹפְתִ֤ים בְּאֶֽרֶץ־מִצְרַ֨יִם֙ עַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וּבְיִשְׂרָאֵ֖ל וּבָֽאָדָ֑ם וַתַּעֲשֶׂה־לְּךָ֥ שֵׁ֖ם כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
'Ki bu güne kadar Mısır diyarında, İsrail'de ve insanlar arasında belirtiler ve harikalar koydun; ve bu günkü gibi kendine isim yaptın.'
Yeşaya 25:2
·
Tevrat
כִּ֣י שַׂ֤מְתָּ מֵעִיר֙ לַגָּ֔ל קִרְיָ֥ה בְצוּרָ֖ה לְמַפֵּלָ֑ה אַרְמ֤וֹן זָרִים֙ מֵעִ֔יר לְעוֹלָ֖ם לֹ֥א יִבָּנֶֽה
Çünkü şehri bir yığına, surlu şehri bir harabeye koydun; yabancıların sarayını şehirden çıkardın, sonsuza dek inşa edilmeyecek.
Yeşaya 47:6
·
Tevrat
קָצַ֣פְתִּי עַל־עַמִּ֗י חִלַּ֨לְתִּי֙ נַחֲלָתִ֔י וָאֶתְּנֵ֖ם בְּיָדֵ֑ךְ לֹא־שַׂ֤מְתְּ לָהֶם֙ רַחֲמִ֔ים עַל־זָקֵ֕ן הִכְבַּ֥דְתְּ עֻלֵּ֖ךְ מְאֹֽד
Halkıma öfkelendim, mirasımı kirlettim ve onları eline verdim; onlara merhamet koymadın, yaşlı üzerine boyunduruğunu çok ağırlaştırdın.
Yeşaya 47:7
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמְרִ֔י לְעוֹלָ֖ם אֶהְיֶ֣ה גְבָ֑רֶת עַ֣ד לֹא־שַׂ֥מְתְּ אֵ֨לֶּה֙ עַל־לִבֵּ֔ךְ לֹ֥א זָכַ֖רְתְּ אַחֲרִיתָֽהּ
Ve dedin: 'Sonsuza dek hanımefendi olacağım', bunları kalbine koymadın, onun sonunu hatırlamadın.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hakimler 4:21
·
Tevrat
וַתִּקַּ֣ח יָעֵ֣ל אֵֽשֶׁת־חֶ֠בֶר אֶת־יְתַ֨ד הָאֹ֜הֶל וַתָּ֧שֶׂם אֶת־הַמַּקֶּ֣בֶת בְּיָדָ֗הּ וַתָּב֤וֹא אֵלָיו֙ בַּלָּ֔אט וַתִּתְקַ֤ע אֶת־הַיָּתֵד֙ בְּרַקָּת֔וֹ וַתִּצְנַ֖ח בָּאָ֑רֶץ וְהֽוּא־נִרְדָּ֥ם וַיָּ֖עַף וַיָּמֹֽת
Hever'in karısı Yael çadırın kazığını aldı, çekici eline koydu, gizlice ona geldi ve kazığı şakağına çaktı, yere battı; o derin uykudaydı ve bitkindi, böylece öldü.
2. Samuel 13:19
·
Tevrat
וַתִּקַּ֨ח תָּמָ֥ר אֵ֨פֶר֙ עַל־רֹאשָׁ֔הּ וּכְתֹ֧נֶת הַפַּסִּ֛ים אֲשֶׁ֥ר עָלֶ֖יהָ קָרָ֑עָה וַתָּ֤שֶׂם יָדָהּ֙ עַל־רֹאשָׁ֔הּ וַתֵּ֥לֶךְ הָל֖וֹךְ וְזָעָֽקָה
Tamar başının üzerine kül aldı ve üzerindeki uzun kollu giysiyi yırttı; elini başının üzerine koydu ve giderek feryat etti.
1. Samuel 19:13
·
Tevrat
וַתִּקַּ֨ח מִיכַ֜ל אֶת־הַתְּרָפִ֗ים וַתָּ֨שֶׂם֙ אֶל־הַמִּטָּ֔ה וְאֵת֙ כְּבִ֣יר הָֽעִזִּ֔ים שָׂ֖מָה מְרַֽאֲשֹׁתָ֑יו וַתְּכַ֖ס בַּבָּֽגֶד
Mikal terafimi aldı ve yatağa koydu, ve keçilerin örgüsünü onun başucuna koydu ve giysiyle örttü.
1. Samuel 25:18
·
Tevrat
וַתְּמַהֵ֣ר אֲבִיגַ֡יִל וַתִּקַּח֩ מָאתַ֨יִם לֶ֜חֶם וּשְׁנַ֣יִם נִבְלֵי־יַ֗יִן וְחָמֵ֨שׁ צֹ֤אן עֲשׂוּיֹת֙ וְחָמֵ֤שׁ סְאִים֙ קָלִ֔י וּמֵאָ֥ה צִמֻּקִ֖ים וּמָאתַ֣יִם דְּבֵלִ֑ים וַתָּ֖שֶׂם עַל־הַחֲמֹרִֽים
Abigail acele etti ve iki yüz ekmek, iki tulum şarap, hazırlanmış beş koyun, beş sea (~36 litre) kavrulmuş buğday, yüz kuru üzüm salkımı ve iki yüz incir pestili aldı ve eşeklerin üzerine koydu.
2. Krallar 9:30
·
Tevrat
וַיָּב֥וֹא יֵה֖וּא יִזְרְעֶ֑אלָה וְאִיזֶ֣בֶל שָׁמְעָ֗ה וַתָּ֨שֶׂם בַּפּ֤וּךְ עֵינֶ֨יהָ֙ וַתֵּ֣יטֶב אֶת־רֹאשָׁ֔הּ וַתַּשְׁקֵ֖ף בְּעַ֥ד הַחַלּֽוֹן
Yehu Yizreel'e geldi. İzevel duydu ve gözlerine sürme çekti, başını süsledi ve pencereden baktı.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 4:2
·
Tevrat
וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֜יהָ מָצ֗וֹר וּבָנִ֤יתָ עָלֶ֨יהָ֙ דָּיֵ֔ק וְשָׁפַכְתָּ֥ עָלֶ֖יהָ סֹֽלְלָ֑ה וְנָתַתָּ֨ה עָלֶ֧יהָ מַחֲנ֛וֹת וְשִׂים־עָלֶ֥יהָ כָּרִ֖ים סָבִֽיב
Ve ona karşı kuşatma koy ve ona karşı kuşatma duvarı inşa et ve ona karşı rampa dök; ve ona karşı ordugahlar koy ve etrafına ona karşı koçbaşları yerleştir.
Hezekiel 40:4
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֵלַ֜י הָאִ֗ישׁ בֶּן־אָדָ֡ם רְאֵ֣ה בְעֵינֶיךָ֩ וּבְאָזְנֶ֨יךָ שְּׁמָ֜ע וְשִׂ֣ים לִבְּךָ֗ לְכֹ֤ל אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מַרְאֶ֣ה אוֹתָ֔ךְ כִּ֛י לְמַ֥עַן הַרְאוֹתְכָ֖ה הֻבָ֣אתָה הֵ֑נָּה הַגֵּ֛ד אֶת־כָּל־אֲשֶׁר־אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Adam bana konuştu: 'İnsanoğlu, gözlerinle gör ve kulaklarınla işit ve sana gösterdiğim her şeye kalbini koy; çünkü sana göstermek için buraya getirildin. Gördüğün her şeyi İsrail evine bildir.'
1. Krallar 20:24
·
Tevrat
וְאֶת־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה עֲשֵׂ֑ה הָסֵ֤ר הַמְּלָכִים֙ אִ֣ישׁ מִמְּקֹמ֔וֹ וְשִׂ֥ים פַּח֖וֹת תַּחְתֵּיהֶֽם
Ve bu sözü yap: Kralları, her adamı yerinden kaldır ve yerlerine valiler koy.
Eyüp 22:22
·
Tevrat
קַח־נָ֣א מִפִּ֣יו תּוֹרָ֑ה וְשִׂ֥ים אֲ֝מָרָ֗יו בִּלְבָבֶֽךָ
Lütfen ağzından öğreti al ve sözlerini kalbine koy.
Yaratılış 44:1
·
Tevrat
וַיְצַ֞ו אֶת־אֲשֶׁ֣ר עַל־בֵּיתוֹ֮ לֵאמֹר֒ מַלֵּ֞א אֶת־אַמְתְּחֹ֤ת הָֽאֲנָשִׁים֙ אֹ֔כֶל כַּאֲשֶׁ֥ר יוּכְל֖וּן שְׂאֵ֑ת וְשִׂ֥ים כֶּֽסֶף־אִ֖ישׁ בְּפִ֥י אַמְתַּחְתּֽוֹ
Evinin üzerinde olana buyurarak dedi: 'Adamların çuvallarını taşıyabilecekleri kadar yiyecekle doldur ve her adamın gümüşünü çuvalının ağzına koy.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 17:5
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אָר֤וּר הַגֶּ֨בֶר֙ אֲשֶׁ֣ר יִבְטַ֣ח בָּֽאָדָ֔ם וְשָׂ֥ם בָּשָׂ֖ר זְרֹע֑וֹ וּמִן־יְהוָ֖ה יָס֥וּר לִבּֽוֹ
Yahve şöyle dedi: İnsana güvenen, beşeri kendi kolu yapan ve kalbi Yahve'den sapan adam lanetlidir.
1. Samuel 8:11
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר זֶ֗ה יִֽהְיֶה֙ מִשְׁפַּ֣ט הַמֶּ֔לֶךְ אֲשֶׁ֥ר יִמְלֹ֖ךְ עֲלֵיכֶ֑ם אֶת־בְּנֵיכֶ֣ם יִקָּ֗ח וְשָׂ֥ם לוֹ֙ בְּמֶרְכַּבְתּ֣וֹ וּבְפָרָשָׁ֔יו וְרָצ֖וּ לִפְנֵ֥י מֶרְכַּבְתּֽוֹ
Ve dedi: 'Üzerinize krallık yapacak kralın hükmü bu olacak: Oğullarınızı alacak ve kendisi için savaş arabasına ve atlılarına koyacak; ve savaş arabasının önünde koşacaklar.'
Yeşaya 28:25
·
Tevrat
הֲלוֹא֙ אִם־שִׁוָּ֣ה פָנֶ֔יהָ וְהֵפִ֥יץ קֶ֖צַח וְכַמֹּ֣ן יִזְרֹ֑ק וְשָׂ֨ם חִטָּ֤ה שׂוֹרָה֙ וּשְׂעֹרָ֣ה נִסְמָ֔ן וְכֻסֶּ֖מֶת גְּבֻלָתֽוֹ
Onun yüzünü düzlerse, çörek otu saçar ve kimyon serper değil mi; ve sırayla buğday ve işaretlenmiş yere arpa ve onun sınırına kızıl buğday koyar.
Zekeriya 10:3
·
Tevrat
עַל־הָֽרֹעִים֙ חָרָ֣ה אַפִּ֔י וְעַל־הָעַתּוּדִ֖ים אֶפְק֑וֹד כִּֽי־פָקַד֩ יְהוָ֨ה צְבָא֤וֹת אֶת־עֶדְרוֹ֙ אֶת־בֵּ֣ית יְהוּדָ֔ה וְשָׂ֣ם אוֹתָ֔ם כְּס֥וּס הוֹד֖וֹ בַּמִּלְחָמָֽה
Çobanlara öfkem alevlendi ve tekeleri cezalandıracağım; çünkü Ordular Yahvesi sürüsünü, Yahuda evini yokladı ve onları savaşta görkemli atı gibi yaptı.
Mezmurlar 50:23
·
Tevrat
זֹבֵ֥חַ תּוֹדָ֗ה יְֽכַ֫בְּדָ֥נְנִי וְשָׂ֥ם דֶּ֑רֶךְ אַ֝רְאֶ֗נּוּ בְּיֵ֣שַׁע אֱלֹהִֽים
Şükran kurbanı sunan beni yüceltir; ve yol düzenleyene Tanrı'nın kurtuluşunu göstereceğim.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Krallar 10:3
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֞ם הַטּ֤וֹב וְהַיָּשָׁר֙ מִבְּנֵ֣י אֲדֹנֵיכֶ֔ם וְשַׂמְתֶּ֖ם עַל־כִּסֵּ֣א אָבִ֑יו וְהִֽלָּחֲמ֖וּ עַל־בֵּ֥ית אֲדֹנֵיכֶֽם
Efendinizin oğullarından en iyisini ve en doğrusunu görün ve babasının tahtına koyun ve efendinizin evi için savaşın.'
Yeşu 6:18
·
Tevrat
וְרַק־אַתֶּם֙ שִׁמְר֣וּ מִן־הַחֵ֔רֶם פֶּֽן־תַּחֲרִ֖ימוּ וּלְקַחְתֶּ֣ם מִן־הַחֵ֑רֶם וְשַׂמְתֶּ֞ם אֶת־מַחֲנֵ֤ה יִשְׂרָאֵל֙ לְחֵ֔רֶם וַעֲכַרְתֶּ֖ם אוֹתֽוֹ
Ve sadece siz adanmış şeyden sakının, yoksa adayıp adanmış şeyden alırsınız ve İsrail ordugahını adanmış yaparsınız ve ona sıkıntı verirsiniz.
Yaratılış 47:6
·
Tevrat
אֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ לְפָנֶ֣יךָ הִ֔וא בְּמֵיטַ֣ב הָאָ֔רֶץ הוֹשֵׁ֥ב אֶת־אָבִ֖יךָ וְאֶת־אַחֶ֑יךָ יֵשְׁבוּ֙ בְּאֶ֣רֶץ גֹּ֔שֶׁן וְאִם־יָדַ֗עְתָּ וְיֶשׁ־בָּם֙ אַנְשֵׁי־חַ֔יִל וְשַׂמְתָּ֛ם שָׂרֵ֥י מִקְנֶ֖ה עַל־אֲשֶׁר־לִֽי
Mısır diyarı senin önündedir; babanı ve kardeşlerini yerin en iyisinde oturt; Goşen diyarında otursunlar; ve eğer biliyorsan ve onlarda yetenekli adamlar varsa, onları bana ait olanın üzerine sürü komutanları olarak koy.
Yasa'nın Tekrarı 10:2
·
Tevrat
וְאֶכְתֹּב֙ עַל־הַלֻּחֹ֔ת אֶת־הַדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הָי֛וּ עַל־הַלֻּחֹ֥ת הָרִאשֹׁנִ֖ים אֲשֶׁ֣ר שִׁבַּ֑רְתָּ וְשַׂמְתָּ֖ם בָּאָרֽוֹן
Ve kırdığın ilk levhaların üzerinde olan sözleri levhaların üzerine yazacağım; ve onları sandığa koyacaksın.'
Yasa'nın Tekrarı 11:18
·
Tevrat
וְשַׂמְתֶּם֙ אֶת־דְּבָרַ֣י אֵ֔לֶּה עַל־לְבַבְכֶ֖ם וְעַֽל־נַפְשְׁכֶ֑ם וּקְשַׁרְתֶּ֨ם אֹתָ֤ם לְאוֹת֙ עַל־יֶדְכֶ֔ם וְהָי֥וּ לְטוֹטָפֹ֖ת בֵּ֥ין עֵינֵיכֶֽם
Ve bu sözlerimi kalbinizin üzerine ve canınızın üzerine koyacaksınız; ve onları elinizin üzerine işaret olarak bağlayacaksınız ve gözlerinizin arasında alınlıklar olacaklar.