632
Kullanım
5
Lemma
112
Türev
89
Anlam
5 lemma, 112 türev form
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 81:6
·
Tevrat
עֵ֤דוּת בִּֽיה֘וֹסֵ֤ף שָׂמ֗וֹ בְּ֭צֵאתוֹ עַל־אֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם שְׂפַ֖ת לֹא־יָדַ֣עְתִּי אֶשְׁמָֽע
Mısır diyarı üzerine çıktığında onu Yusuf'ta tanıklık olarak koydu; bilmediğim bir dil işittim.
Mezmurlar 105:21
·
Tevrat
שָׂמ֣וֹ אָד֣וֹן לְבֵית֑וֹ וּ֝מֹשֵׁ֗ל בְּכָל־קִנְיָנֽוֹ
Onu evine efendi ve tüm mülküne yönetici yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 17:4
·
Tevrat
אֵ֛ת רֹ֥אשׁ יְנִֽיקוֹתָ֖יו קָטָ֑ף וַיְבִיאֵ֨הוּ֙ אֶל־אֶ֣רֶץ כְּנַ֔עַן בְּעִ֥יר רֹכְלִ֖ים שָׂמֽוֹ
Onun sürgünlerinin başını kopardı ve onu Kenan diyarına getirdi, onu tüccarlar şehrine koydu.
Hezekiel 17:5
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ מִזֶּ֣רַע הָאָ֔רֶץ וַֽיִּתְּנֵ֖הוּ בִּשְׂדֵה־זָ֑רַע קָ֚ח עַל־מַ֣יִם רַבִּ֔ים צַפְצָפָ֖ה שָׂמֽוֹ
Yerin tohumundan aldı ve onu tohum tarlasına koydu; onu çok sular üzerine aldı, bir söğüt ağacı gibi koydu.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 1:8
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־הַשָּׂטָ֔ן הֲשַׂ֥מְתָּ לִבְּךָ֖ עַל־עַבְדִּ֣י אִיּ֑וֹב כִּ֣י אֵ֤ין כָּמֹ֨הוּ֙ בָּאָ֔רֶץ אִ֣ישׁ תָּ֧ם וְיָשָׁ֛ר יְרֵ֥א אֱלֹהִ֖ים וְסָ֥ר מֵרָֽע
Yahve Şeytan'a dedi: 'Kalbini kulum Eyyup'un üzerine koydun mu? Çünkü yerde onun gibi kusursuz ve doğru, Tanrı'dan korkan ve kötülükten sapan bir adam yoktur.'
Eyüp 2:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־הַשָּׂטָ֗ן הֲשַׂ֣מְתָּ לִבְּךָ֮ אֶל־עַבְדִּ֣י אִיּוֹב֒ כִּי֩ אֵ֨ין כָּמֹ֜הוּ בָּאָ֗רֶץ אִ֣ישׁ תָּ֧ם וְיָשָׁ֛ר יְרֵ֥א אֱלֹהִ֖ים וְסָ֣ר מֵרָ֑ע וְעֹדֶ֨נּוּ֙ מַחֲזִ֣יק בְּתֻמָּת֔וֹ וַתְּסִיתֵ֥נִי ב֖וֹ לְבַלְּע֥וֹ חִנָּֽם
Yahve Şeytan'a dedi: 'Kalbini kulum Eyyup'a koydun mu? Çünkü yerde onun gibi kusursuz ve doğru, Tanrı'dan korkan ve kötülükten sapan bir adam yoktur. Ve o hala kusursuzluğunu tutuyor, ve sen onu nedensizce yutmak için beni ona karşı kışkırttın.'
Örnek Ayetler (2)
1. Tarihler 11:25
·
Tevrat
מִן־הַשְּׁלוֹשִׁ֗ים הִנּ֤וֹ נִכְבָּד֙ ה֔וּא וְאֶל־הַשְּׁלוֹשָׁ֖ה לֹא־בָ֑א וַיְשִׂימֵ֥הוּ דָוִ֖יד עַל־מִשְׁמַעְתּֽוֹ
Otuzlardan, işte o saygındı, ama üçlere gelmedi; ve Davut onu muhafızlarının üzerine koydu.
1. Tarihler 26:10
·
Tevrat
וּלְחֹסָ֥ה מִן־בְּנֵי־מְרָרִ֖י בָּנִ֑ים שִׁמְרִ֤י הָרֹאשׁ֙ כִּ֣י לֹא־הָיָ֣ה בְכ֔וֹר וַיְשִׂימֵ֥הוּ אָבִ֖יהוּ לְרֹֽאשׁ
Ve Merari oğullarından Hosa'nın oğulları: baş Şimri, çünkü ilk doğan değildi ve babası onu başa koydu;
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 15:7
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י אֶת־פָּנַי֙ בָּהֶ֔ם מֵהָאֵ֣שׁ יָצָ֔אוּ וְהָאֵ֖שׁ תֹּֽאכְלֵ֑ם וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בְּשׂוּמִ֥י אֶת־פָּנַ֖י בָּהֶֽם
Ve yüzümü onlara karşı koyacağım; ateşten çıktılar ve ateş onları yiyecek; ve yüzümü onlara karşı koyduğumda benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Eyüp 38:9
·
Tevrat
בְּשׂוּמִ֣י עָנָ֣ן לְבֻשׁ֑וֹ וַ֝עֲרָפֶ֗ל חֲתֻלָּתֽוֹ
Bulutu onun giysisi ve koyu karanlığı onun kundağı olarak koyduğumda,
Örnek Ayetler (2)
Ağıtlar 3:11
·
Tevrat
דְּרָכַ֥י סוֹרֵ֛ר וַֽיְפַשְּׁחֵ֖נִי שָׂמַ֥נִי שֹׁמֵֽם
Yollarımı saptırdı ve beni parçaladı, beni ıssız koydu.
Yaratılış 45:9
·
Tevrat
מַהֲרוּ֮ וַעֲל֣וּ אֶל־אָבִי֒ וַאֲמַרְתֶּ֣ם אֵלָ֗יו כֹּ֤ה אָמַר֙ בִּנְךָ֣ יוֹסֵ֔ף שָׂמַ֧נִי אֱלֹהִ֛ים לְאָד֖וֹן לְכָל־מִצְרָ֑יִם רְדָ֥ה אֵלַ֖י אַֽל־תַּעֲמֹֽד
Acele edin ve babama çıkın ve ona deyin: 'Oğlun Yusuf şöyle dedi: Tanrı beni bütün Mısır'a efendi yaptı; yanıma in, durma.'
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 18:2
·
Tevrat
עַד־אָ֤נָה תְּשִׂימ֣וּן קִנְצֵ֣י לְמִלִּ֑ין תָּ֝בִ֗ינוּ וְאַחַ֥ר נְדַבֵּֽר
Ne zamana kadar sözlere son vereceksiniz? Anlayın ve sonra konuşalım.
Mısır'dan Çıkış 22:24
·
Tevrat
אִם־כֶּ֣סֶף תַּלְוֶ֣ה אֶת־עַמִּ֗י אֶת־הֶֽעָנִי֙ עִמָּ֔ךְ לֹא־תִהְיֶ֥ה ל֖וֹ כְּנֹשֶׁ֑ה לֹֽא־תְשִׂימ֥וּן עָלָ֖יו נֶֽשֶׁךְ
Eğer halkıma, seninle olan fakire gümüş ödünç verirsen, ona alacaklı gibi olmayacaksın; üzerine faiz koymayacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 12:11
·
Tevrat
שָׂמָהּ֙ לִשְׁמָמָ֔ה אָבְלָ֥ה עָלַ֖י שְׁמֵמָ֑ה נָשַׁ֨מָּה֙ כָּל־הָאָ֔רֶץ כִּ֛י אֵ֥ין אִ֖ישׁ שָׂ֥ם עַל־לֵֽב
Onu ıssızlığa koydu, ıssız olarak bana yas tuttu; bütün yer ıssızlaştı, çünkü kalbe koyan adam yok.
Yeşaya 23:13
·
Tevrat
הֵ֣ן אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֗ים זֶ֤ה הָעָם֙ לֹ֣א הָיָ֔ה אַשּׁ֖וּר יְסָדָ֣הּ לְצִיִּ֑ים הֵקִ֣ימוּ בַחוּנָ֗יו עֹרְרוּ֙ אַרְמְנוֹתֶ֔יהָ שָׂמָ֖הּ לְמַפֵּלָֽה
İşte Keldanilerin diyarı! Bu halk yok oldu; Asur onu çöl hayvanları için kurdu. Onun kuşatma kulelerini diktiler, onun saraylarını yıktılar, onu yıkıntıya çevirdi.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 13:7
·
Tevrat
כִּ֣י לֹא֩ הִשְׁאִ֨יר לִיהוֹאָחָ֜ז עָ֗ם כִּ֣י אִם־חֲמִשִּׁ֤ים פָּֽרָשִׁים֙ וַעֲשָׂ֣רָה רֶ֔כֶב וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים רַגְלִ֑י כִּ֤י אִבְּדָם֙ מֶ֣לֶךְ אֲרָ֔ם וַיְשִׂמֵ֥ם כֶּֽעָפָ֖ר לָדֻֽשׁ
Çünkü Yehoahaz'a elli atlı, on araba ve on bin yaya dışında halk bırakmadı; çünkü Aram kralı onları yok etmiş ve onları harman tozu gibi yapmıştı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 49:2
·
Tevrat
וַיָּ֤שֶׂם פִּי֙ כְּחֶ֣רֶב חַדָּ֔ה בְּצֵ֥ל יָד֖וֹ הֶחְבִּיאָ֑נִי וַיְשִׂימֵ֨נִי֙ לְחֵ֣ץ בָּר֔וּר בְּאַשְׁפָּת֖וֹ הִסְתִּירָֽנִי
Ve ağzımı keskin kılıç gibi yaptı, elinin gölgesinde beni sakladı; ve beni parlatılmış ok yaptı, oklağında beni gizledi.
Yaratılış 45:8
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה לֹֽא־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֤ם אֹתִי֙ הֵ֔נָּה כִּ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיְשִׂימֵ֨נִֽי לְאָ֜ב לְפַרְעֹ֗ה וּלְאָדוֹן֙ לְכָל־בֵּית֔וֹ וּמֹשֵׁ֖ל בְּכָל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve şimdi beni buraya siz göndermediniz, ancak Tanrı; ve beni Firavun'a baba, bütün evine efendi ve bütün Mısır diyarında yönetici yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Ezgiler Ezgisi 6:12
·
Tevrat
לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי נַפְשִׁ֣י שָׂמַ֔תְנִי מַרְכְּב֖וֹת עַמִּי־נָדִֽיב
Bilmedim; canım beni soylu halkımın savaş arabalarına koydu.
Eyüp 7:20
·
Tevrat
חָטָ֡אתִי מָ֤ה אֶפְעַ֨ל לָךְ֮ נֹצֵ֪ר הָאָ֫דָ֥ם לָ֤מָה שַׂמְתַּ֣נִי לְמִפְגָּ֣ע לָ֑ךְ וָאֶהְיֶ֖ה עָלַ֣י לְמַשָּֽׂא
Günah işledim, sana ne yaparım, ey insanı gözleyen? Neden beni sana hedef olarak koydun ve üzerime yük oldum?
Örnek Ayetler (2)
Yasa'nın Tekrarı 10:22
·
Tevrat
בְּשִׁבְעִ֣ים נֶ֔פֶשׁ יָרְד֥וּ אֲבֹתֶ֖יךָ מִצְרָ֑יְמָהּ וְעַתָּ֗ה שָֽׂמְךָ֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ כְּכוֹכְבֵ֥י הַשָּׁמַ֖יִם לָרֹֽב
Ataların yetmiş canla Mısır'a indiler; ve şimdi Tanrın Yahve seni çokluk bakımından göklerin yıldızları gibi yaptı.
Mısır'dan Çıkış 2:14
·
Tevrat
וַ֠יֹּאמֶר מִ֣י שָֽׂמְךָ֞ לְאִ֨ישׁ שַׂ֤ר וְשֹׁפֵט֙ עָלֵ֔ינוּ הַלְהָרְגֵ֨נִי֙ אַתָּ֣ה אֹמֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר הָרַ֖גְתָּ אֶת־הַמִּצְרִ֑י וַיִּירָ֤א מֹשֶׁה֙ וַיֹּאמַ֔ר אָכֵ֖ן נוֹדַ֥ע הַדָּבָֽר
O dedi: 'Kim seni üzerimize yönetici ve hakim bir adam koydu? Mısırlıyı öldürdüğün gibi beni öldürmeyi mi söylüyorsun?' Musa korktu ve dedi: 'Gerçekten olay bilindi.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 27:9
·
Tevrat
לָכֵ֗ן בְּזֹאת֙ יְכֻפַּ֣ר עֲוֺֽן־יַעֲקֹ֔ב וְזֶ֕ה כָּל־פְּרִ֖י הָסִ֣ר חַטָּאת֑וֹ בְּשׂוּמ֣וֹ כָּל־אַבְנֵ֣י מִזְבֵּ֗חַ כְּאַבְנֵי־גִר֙ מְנֻפָּצ֔וֹת לֹֽא־יָקֻ֥מוּ אֲשֵׁרִ֖ים וְחַמָּנִֽים
Bu nedenle Yakup'un suçu bununla kefaret edilecek ve onun günahını kaldırmanın bütün meyvesi budur; sunağın bütün taşlarını parçalanmış kireç taşları gibi koyduğunda, Aşera direkleri ve buhur sunakları kalkmayacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 8:29
·
Tevrat
בְּשׂ֘וּמ֤וֹ לַיָּ֨ם חֻקּ֗וֹ וּ֭מַיִם לֹ֣א יַֽעַבְרוּ־פִ֑יו בְּ֝חוּק֗וֹ מ֣וֹסְדֵי אָֽרֶץ
Sular onun emrini geçmesin diye denize sınırını koyduğunda, yerin temellerini belirlediğinde;
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 19:5
·
Tevrat
וַתֵּ֨רֶא֙ כִּ֣י נֽוֹחֲלָ֔ה אָבְדָ֖ה תִּקְוָתָ֑הּ וַתִּקַּ֛ח אֶחָ֥ד מִגֻּרֶ֖יהָ כְּפִ֥יר שָׂמָֽתְהוּ
Ve beklediğini, umudunun kaybolduğunu gördü; ve yavrularından birini aldı, onu genç aslan yaptı.
Hezekiel 24:7
·
Tevrat
כִּ֤י דָמָהּ֙ בְּתוֹכָ֣הּ הָיָ֔ה עַל־צְחִ֥יחַ סֶ֖לַע שָׂמָ֑תְהוּ לֹ֤א שְׁפָכַ֨תְהוּ֙ עַל־הָאָ֔רֶץ לְכַסּ֥וֹת עָלָ֖יו עָפָֽר
Çünkü onun kanı onun içindeydi; onu çıplak kayanın üzerine koydu, onun üzerini toprakla örtmek için onu yere dökmedi.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 7:23
·
Tevrat
וּמִ֤י כְעַמְּךָ֙ כְּיִשְׂרָאֵ֔ל גּ֥וֹי אֶחָ֖ד בָּאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר הָלְכֽוּ־אֱ֠לֹהִים לִפְדּֽוֹת־ל֨וֹ לְעָ֜ם וְלָשׂ֧וּם ל֣וֹ שֵׁ֗ם וְלַעֲשׂ֨וֹת לָכֶ֜ם הַגְּדוּלָּ֤ה וְנֹֽרָאוֹת֙ לְאַרְצֶ֔ךָ מִפְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר פָּדִ֤יתָ לְּךָ֙ מִמִּצְרַ֔יִם גּוֹיִ֖ם וֵאלֹהָֽיו
'Yerdeki hangi tek ulus senin halkın İsrail gibidir? Tanrı onu kendisine bir halk olarak fidyeyle kurtarmak, kendisine bir ad koymak ve sizin için büyüklük ve yerin için korkunç şeyler yapmak üzere gitti; Mısır'dan, uluslardan ve onların ilahlarından kendine fidyeyle kurtardığın halkının önünden.'
1. Samuel 8:12
·
Tevrat
וְלָשׂ֣וּם ל֔וֹ שָׂרֵ֥י אֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֣י חֲמִשִּׁ֑ים וְלַחֲרֹ֤שׁ חֲרִישׁוֹ֙ וְלִקְצֹ֣ר קְצִיר֔וֹ וְלַעֲשׂ֥וֹת כְּלֵֽי־מִלְחַמְתּ֖וֹ וּכְלֵ֥י רִכְבּֽוֹ
Ve kendisine binlerin komutanlarını ve ellilerin komutanlarını atamak için; ve onun sürümünü sürmek, onun ekinini biçmek, onun savaş aletlerini ve arabasının aletlerini yapmak için.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 29:22
·
Tevrat
וְלֻקַּ֤ח מֵהֶם֙ קְלָלָ֔ה לְכֹל֙ גָּל֣וּת יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֥ר בְּבָבֶ֖ל לֵאמֹ֑ר יְשִֽׂמְךָ֤ יְהוָה֙ כְּצִדְקִיָּ֣הוּ וּכְאֶחָ֔ב אֲשֶׁר־קָלָ֥ם מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל בָּאֵֽשׁ
Babil'deki bütün Yahuda sürgünü için onlardan bir lanet alınacak, diyerek: Yahve seni Babil kralının ateşte kızarttığı Tsedekiya gibi ve Ahav gibi yapsın.
Yaratılış 48:20
·
Tevrat
וַיְבָ֨רֲכֵ֜ם בַּיּ֣וֹם הַהוּא֮ לֵאמוֹר֒ בְּךָ֗ יְבָרֵ֤ךְ יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יְשִֽׂמְךָ֣ אֱלֹהִ֔ים כְּאֶפְרַ֖יִם וְכִמְנַשֶּׁ֑ה וַיָּ֥שֶׂם אֶת־אֶפְרַ֖יִם לִפְנֵ֥י מְנַשֶּֽׁה
O gün onları bereketledi ve dedi: 'İsrail seninle bereketleyecek ve diyecek: 'Tanrı seni Efrayim gibi ve Manaşe gibi yapsın.'' Efrayim'i Manaşe'nin önüne koydu.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 10:5
·
Tevrat
וָאֵ֗פֶן וָֽאֵרֵד֙ מִן־הָהָ֔ר וָֽאָשִׂם֙ אֶת־הַלֻּחֹ֔ת בָּאָר֖וֹן אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי וַיִּ֣הְיוּ שָׁ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר צִוַּ֖נִי יְהוָֽה
Sonra döndüm ve dağdan indim, ve levhaları yaptığım sandığa koydum; ve Yahve'nin bana buyurduğu gibi orada kaldılar.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 1:6
·
Tevrat
אַל־תִּרְא֨וּנִי֙ שֶׁאֲנִ֣י שְׁחַרְחֹ֔רֶת שֶׁשֱּׁזָפַ֖תְנִי הַשָּׁ֑מֶשׁ בְּנֵ֧י אִמִּ֣י נִֽחֲרוּ־בִ֗י שָׂמֻ֨נִי֙ נֹטֵרָ֣ה אֶת־הַכְּרָמִ֔ים כַּרְמִ֥י שֶׁלִּ֖י לֹ֥א נָטָֽרְתִּי
Bana bakmayın ki ben esmerim, ki güneş beni yaktı. Annemin oğulları bana öfkelendiler, beni bağlara bekçi koydular; benim olan bağımı beklemedim.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 30:25
·
Tevrat
וַיְהִ֕י מֵֽהַיּ֥וֹם הַה֖וּא וָמָ֑עְלָה וַיְשִׂמֶ֜הָ לְחֹ֤ק וּלְמִשְׁפָּט֙ לְיִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
O günden ve sonrasından itibaren böyle oldu; bunu bugüne kadar İsrail için bir kural ve bir hüküm yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 4:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלָ֗יו מִ֣י שָׂ֣ם פֶּה֮ לָֽאָדָם֒ א֚וֹ מִֽי־יָשׂ֣וּם אִלֵּ֔ם א֣וֹ חֵרֵ֔שׁ א֥וֹ פִקֵּ֖חַ א֣וֹ עִוֵּ֑ר הֲלֹ֥א אָנֹכִ֖י יְהוָֽה
Yahve ona dedi: 'İnsana ağzı kim koydu? Veya dilsiz, sağır, gören veya kör kim yapar? Ben Yahve değil miyim?'