82
Kullanım
8
Lemma
38
Türev
64
Anlam
8 lemma, 38 türev form
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 32:19
·
Tevrat
וּבָרַ֖ד בְּרֶ֣דֶת הַיָּ֑עַר וּבַשִּׁפְלָ֖ה תִּשְׁפַּ֥ל הָעִֽיר
Ve orman inerken dolu yağacak ve şehir alçaklıkta alçalacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 25:11
·
Tevrat
וּפֵרַ֤שׂ יָדָיו֙ בְּקִרְבּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֛ר יְפָרֵ֥שׂ הַשֹּׂחֶ֖ה לִשְׂח֑וֹת וְהִשְׁפִּיל֙ גַּֽאֲוָת֔וֹ עִ֖ם אָרְבּ֥וֹת יָדָֽיו
Ve yüzen kişinin yüzmek için ellerini açtığı gibi, o da onun ortasında ellerini açacak; ve ellerinin hüneriyle birlikte onun gururunu alçaltacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 29:4
·
Tevrat
וְשָׁפַלְתְּ֙ מֵאֶ֣רֶץ תְּדַבֵּ֔רִי וּמֵֽעָפָ֖ר תִּשַּׁ֣ח אִמְרָתֵ֑ךְ וְֽ֠הָיָה כְּא֤וֹב מֵאֶ֨רֶץ֙ קוֹלֵ֔ךְ וּמֵעָפָ֖ר אִמְרָתֵ֥ךְ תְּצַפְצֵֽף
Ve alçalacaksın, yerden konuşacaksın ve sözün topraktan alçalacak; sesin yerden ruh çağıran gibi olacak ve sözün topraktan fısıldayacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 13:11
·
Tevrat
וּפָקַדְתִּ֤י עַל־תֵּבֵל֙ רָעָ֔ה וְעַל־רְשָׁעִ֖ים עֲוֺנָ֑ם וְהִשְׁבַּתִּי֙ גְּא֣וֹן זֵדִ֔ים וְגַאֲוַ֥ת עָרִיצִ֖ים אַשְׁפִּֽיל
Ve dünyanın üzerine kötülüğü, ve kötülerin üzerine suçlarını yoklayacağım; küstahların gururunu durduracağım ve zorbaların kibrini alçaltacağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 26:5
·
Tevrat
כִּ֤י הֵשַׁח֙ יֹשְׁבֵ֣י מָר֔וֹם קִרְיָ֖ה נִשְׂגָּבָ֑ה יַשְׁפִּילֶ֤נָּה יַשְׁפִּילָהּ֙ עַד־אֶ֔רֶץ יַגִּיעֶ֖נָּה עַד־עָפָֽר
Çünkü yüksekte oturanları, yüce şehri indirdi; onu alçalttı, yere kadar alçalttı, toza kadar ulaştırdı.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:24
·
Tevrat
וְֽיָדְע֞וּ כָּל־עֲצֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ הִשְׁפַּ֣לְתִּי עֵ֣ץ גָּבֹ֗הַ הִגְבַּ֨הְתִּי֙ עֵ֣ץ שָׁפָ֔ל הוֹבַ֨שְׁתִּי֙ עֵ֣ץ לָ֔ח וְהִפְרַ֖חְתִּי עֵ֣ץ יָבֵ֑שׁ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּ֥רְתִּי וְעָשִֽׂיתִי
Ve kırın bütün ağaçları bilecekler ki ben Yahve yüksek ağacı alçalttım, alçak ağacı yükselttim, yaş ağacı kuruttum ve kuru ağacı yeşerttim; ben Yahve konuştum ve yaptım.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 75:8
·
Tevrat
כִּֽי־אֱלֹהִ֥ים שֹׁפֵ֑ט זֶ֥ה יַ֝שְׁפִּ֗יל וְזֶ֣ה יָרִֽים
Çünkü Tanrı yargıçtır; bunu alçaltır ve şunu yükseltir.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 10:6
·
Tevrat
נִתַּ֣ן הַסֶּ֔כֶל בַּמְּרוֹמִ֖ים רַבִּ֑ים וַעֲשִׁירִ֖ים בַּשֵּׁ֥פֶל יֵשֵֽׁבוּ
Ahmaklık çok yükseklerde konuldu, ve zenginler alçakta otururlar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 136:23
·
Tevrat
שֶׁ֭בְּשִׁפְלֵנוּ זָ֣כַר לָ֑נוּ כִּ֖י לְעוֹלָ֣ם חַסְדּֽוֹ
Düşkünlüğümüzde bizi hatırlayana; çünkü onun sadakati sonsuzadır.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 12:4
·
Tevrat
וְסֻגְּר֤וּ דְלָתַ֨יִם֙ בַּשּׁ֔וּק בִּשְׁפַ֖ל ק֣וֹל הַֽטַּחֲנָ֑ה וְיָקוּם֙ לְק֣וֹל הַצִּפּ֔וֹר וְיִשַּׁ֖חוּ כָּל־בְּנ֥וֹת הַשִּֽׁיר
Değirmenin sesi alçaldığında sokakta kapıların kapanacağı, ve kuşun sesine kalkacağı, ve şarkının bütün kızlarının alçalacağı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 17:24
·
Tevrat
וְֽיָדְע֞וּ כָּל־עֲצֵ֣י הַשָּׂדֶ֗ה כִּ֣י אֲנִ֤י יְהוָה֙ הִשְׁפַּ֣לְתִּי עֵ֣ץ גָּבֹ֗הַ הִגְבַּ֨הְתִּי֙ עֵ֣ץ שָׁפָ֔ל הוֹבַ֨שְׁתִּי֙ עֵ֣ץ לָ֔ח וְהִפְרַ֖חְתִּי עֵ֣ץ יָבֵ֑שׁ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּ֥רְתִּי וְעָשִֽׂיתִי
Ve kırın bütün ağaçları bilecekler ki ben Yahve yüksek ağacı alçalttım, alçak ağacı yükselttim, yaş ağacı kuruttum ve kuru ağacı yeşerttim; ben Yahve konuştum ve yaptım.
2. Samuel 6:22
·
Tevrat
וּנְקַלֹּ֤תִי עוֹד֙ מִזֹּ֔את וְהָיִ֥יתִי שָׁפָ֖ל בְּעֵינָ֑י וְעִם־הָֽאֲמָהוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתְּ עִמָּ֖ם אִכָּבֵֽדָה
'Bundan daha da küçüleceğim ve kendi gözlerimde alçalacağım; ama söylediğin o cariyelerle, onlarla yüceleceğim.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 16:19
·
Tevrat
ט֣וֹב שְׁפַל־ר֭וּחַ אֶת־עֲנָוִ֑ים מֵֽחַלֵּ֥ק שָׁ֝לָ֗ל אֶת־גֵּאִֽים
Alçakgönüllülerle alçak ruhlu olmak, gururlularla ganimet paylaşmaktan iyidir.
Levililer 13:20
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה מַרְאֶ֨הָ֙ שָׁפָ֣ל מִן־הָע֔וֹר וּשְׂעָרָ֖הּ הָפַ֣ךְ לָבָ֑ן וְטִמְּא֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן נֶֽגַע־צָרַ֥עַת הִ֖וא בַּשְּׁחִ֥ין פָּרָֽחָה
Ve kâhin görecek, ve işte onun görünüşü deriden derinse ve onun kılı beyaza dönmüşse, kâhin onu kirli sayacaktır; o, çıbanda yayılan bir cüzzam yarasıdır.
Levililer 14:37
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה אֶת־הַנֶּ֗גַע וְהִנֵּ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ בְּקִירֹ֣ת הַבַּ֔יִת שְׁקַֽעֲרוּרֹת֙ יְרַקְרַקֹּ֔ת א֖וֹ אֲדַמְדַּמֹּ֑ת וּמַרְאֵיהֶ֥ן שָׁפָ֖ל מִן־הַקִּֽיר
Ardından yarayı görecek ve işte yara evin duvarlarında yeşilimsi veya kırmızımsı çukurluklardır ve onların görünüşü duvardan alçaktır.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 17:14
·
Tevrat
לִֽהְיוֹת֙ מַמְלָכָ֣ה שְׁפָלָ֔ה לְבִלְתִּ֖י הִתְנַשֵּׂ֑א לִשְׁמֹ֥ר אֶת־בְּרִית֖וֹ לְעָמְדָֽהּ
Alçak bir krallık olması, yükselmemesi, ayakta kalması için onun antlaşmasını tutması amacıyla.
Hezekiel 29:14
·
Tevrat
וְשַׁבְתִּי֙ אֶת־שְׁב֣וּת מִצְרַ֔יִם וַהֲשִׁבֹתִ֤י אֹתָם֙ אֶ֣רֶץ פַּתְר֔וֹס עַל־אֶ֖רֶץ מְכֽוּרָתָ֑ם וְהָ֥יוּ שָׁ֖ם מַמְלָכָ֥ה שְׁפָלָֽה
Mısır'ın sürgünlüğünü döndüreceğim ve onları kökenlerinin diyarına, Patros diyarına geri getireceğim; orada alçak krallık olacaklar.
Hezekiel 29:15
·
Tevrat
מִן־הַמַּמְלָכוֹת֙ תִּהְיֶ֣ה שְׁפָלָ֔ה וְלֹֽא־תִתְנַשֵּׂ֥א ע֖וֹד עַל־הַגּוֹיִ֑ם וְהִ֨מְעַטְתִּ֔ים לְבִלְתִּ֖י רְד֥וֹת בַּגּוֹיִֽם
Krallıklardan daha alçak olacak ve artık uluslar üzerine yükselmeyecek; uluslara egemen olmamaları için onları azaltacağım.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 57:15
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר רָ֣ם וְנִשָּׂ֗א שֹׁכֵ֥ן עַד֙ וְקָד֣וֹשׁ שְׁמ֔וֹ מָר֥וֹם וְקָד֖וֹשׁ אֶשְׁכּ֑וֹן וְאֶת־דַּכָּא֙ וּשְׁפַל־ר֔וּחַ לְהַחֲיוֹת֙ ר֣וּחַ שְׁפָלִ֔ים וּֽלְהַחֲי֖וֹת לֵ֥ב נִדְכָּאִֽים
Çünkü sonsuzlukta oturan ve ismi kutsal olan, yüce ve kalkık olan şöyle dedi: Yüksekte ve kutsal yerde otururum; ve alçakgönüllülerin ruhunu yaşatmak ve ezilmişlerin kalbini yaşatmak için ezilmiş ve alçakgönüllü olanla birlikteyim.
Eyüp 5:11
·
Tevrat
לָשׂ֣וּם שְׁפָלִ֣ים לְמָר֑וֹם וְ֝קֹדְרִ֗ים שָׂ֣גְבוּ יֶֽשַׁע
Alçakları yükseğe koyar ve yas tutanlar kurtuluşla yükselir.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 57:15
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר רָ֣ם וְנִשָּׂ֗א שֹׁכֵ֥ן עַד֙ וְקָד֣וֹשׁ שְׁמ֔וֹ מָר֥וֹם וְקָד֖וֹשׁ אֶשְׁכּ֑וֹן וְאֶת־דַּכָּא֙ וּשְׁפַל־ר֔וּחַ לְהַחֲיוֹת֙ ר֣וּחַ שְׁפָלִ֔ים וּֽלְהַחֲי֖וֹת לֵ֥ב נִדְכָּאִֽים
Çünkü sonsuzlukta oturan ve ismi kutsal olan, yüce ve kalkık olan şöyle dedi: Yüksekte ve kutsal yerde otururum; ve alçakgönüllülerin ruhunu yaşatmak ve ezilmişlerin kalbini yaşatmak için ezilmiş ve alçakgönüllü olanla birlikteyim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 29:23
·
Tevrat
גַּאֲוַ֣ת אָ֭דָם תַּשְׁפִּילֶ֑נּוּ וּשְׁפַל־ר֝֗וּחַ יִתְמֹ֥ךְ כָּבֽוֹד
İnsanın gururu onu alçaltır; ama alçak ruhlu olan yücelik elde eder.
Örnek Ayetler (2)
Levililer 13:21
·
Tevrat
וְאִ֣ם יִרְאֶ֣נָּה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה אֵֽין־בָּהּ֙ שֵׂעָ֣ר לָבָ֔ן וּשְׁפָלָ֥ה אֵינֶ֛נָּה מִן־הָע֖וֹר וְהִ֣יא כֵהָ֑ה וְהִסְגִּיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Ve eğer kâhin onu görürse, ve işte onda beyaz kıl yoksa ve deriden derin değilse ve o soluksa, kâhin onu yedi gün kapatacaktır.
Levililer 13:26
·
Tevrat
וְאִ֣ם יִרְאֶ֣נָּה הַכֹּהֵ֗ן וְהִנֵּ֤ה אֵֽין־בַּבֶּהֶ֨רֶת֙ שֵׂעָ֣ר לָבָ֔ן וּשְׁפָלָ֥ה אֵינֶ֛נָּה מִן־הָע֖וֹר וְהִ֣וא כֵהָ֑ה וְהִסְגִּיר֥וֹ הַכֹּהֵ֖ן שִׁבְעַ֥ת יָמִֽים
Ve eğer kâhin onu görürse, ve işte parlak lekede beyaz kıl yoksa ve deriden derin değilse ve o soluksa, kâhin onu yedi gün kapatacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 2:9
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֞י נָתַ֧תִּי אֶתְכֶ֛ם נִבְזִ֥ים וּשְׁפָלִ֖ים לְכָל־הָעָ֑ם כְּפִ֗י אֲשֶׁ֤ר אֵֽינְכֶם֙ שֹׁמְרִ֣ים אֶת־דְּרָכַ֔י וְנֹשְׂאִ֥ים פָּנִ֖ים בַּתּוֹרָֽה
Ve ben de yollarımı koruyanlar olmadığınız ve yasada yüz kaldıranlar olduğunuz için sizi bütün halka hor görülmüş ve alçaltılmış verdim.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 138:6
·
Tevrat
כִּי־רָ֣ם יְ֭הוָה וְשָׁפָ֣ל יִרְאֶ֑ה וְ֝גָבֹ֗הַּ מִמֶּרְחָ֥ק יְיֵדָֽע
Çünkü Yahve yüksektir ve alçakgönüllüyü görür; ve kibirliyi uzaktan bilir.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 17:6
·
Tevrat
וַיִּצְמַ֡ח וַיְהִי֩ לְגֶ֨פֶן סֹרַ֜חַת שִׁפְלַ֣ת קוֹמָ֗ה לִפְנ֤וֹת דָּלִיּוֹתָיו֙ אֵלָ֔יו וְשָׁרָשָׁ֖יו תַּחְתָּ֣יו יִֽהְי֑וּ וַתְּהִ֣י לְגֶ֔פֶן וַתַּ֣עַשׂ בַּדִּ֔ים וַתְּשַׁלַּ֖ח פֹּארֽוֹת
Filizlendi ve dallarının ona dönmesi ve köklerinin onun altında olması için alçak boylu, yayılan bir asma oldu; bir asma oldu, dallar yaptı ve sürgünler gönderdi.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 21:31
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הָסִיר֙ הַמִּצְנֶ֔פֶת וְהָרִ֖ים הָֽעֲטָרָ֑ה זֹ֣את לֹא־זֹ֔את הַשָּׁפָ֣לָה הַגְבֵּ֔הַ וְהַגָּבֹ֖הַ הַשְׁפִּֽיל
Efendi Yahve şöyle dedi: Sarığı çıkar ve tacı kaldır; bu, bu değildir; alçağı yükselt ve yükseği alçalt.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:14
·
Tevrat
בִּגְזֵרַ֤ת עִירִין֙ פִּתְגָמָ֔א וּמֵאמַ֥ר קַדִּישִׁ֖ין שְׁאֵֽלְתָ֑א עַד־דִּבְרַ֡ת דִּ֣י יִנְדְּע֣וּן חַ֠יַּיָּא דִּֽי־שַׁלִּ֨יט עִלָּאָ֜ה בְּמַלְכ֣וּת אֲנָשָׁ֗א וּלְמַן־דִּ֤י יִצְבֵּא֙ יִתְּנִנַּ֔הּ וּשְׁפַ֥ל אֲנָשִׁ֖ים יְקִ֥ים עֲלַֽהּ
Söz gözcülerin kararıyla ve istek kutsalların buyruğuyladır; yaşayanlar Yüce Olan'ın insanların egemenliğinde egemen olduğunu, onu kime isterse verdiğini ve insanların en alçağını onun üzerine diktiğini bilsinler diyedir.