1582
Kullanım
27
Lemma
155
Türev
183
Anlam
27 lemma, 155 türev form
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 106:44
·
Tevrat
וַ֭יַּרְא בַּצַּ֣ר לָהֶ֑ם בְּ֝שָׁמְע֗וֹ אֶת־רִנָּתָֽם
Ve onların feryadını işittiğinde, onların sıkıntısını gördü.
Yasa'nın Tekrarı 29:18
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה בְּשָׁמְעוֹ֩ אֶת־דִּבְרֵ֨י הָֽאָלָ֜ה הַזֹּ֗את וְהִתְבָּרֵ֨ךְ בִּלְבָב֤וֹ לֵאמֹר֙ שָׁל֣וֹם יִֽהְיֶה־לִּ֔י כִּ֛י בִּשְׁרִר֥וּת לִבִּ֖י אֵלֵ֑ךְ לְמַ֛עַן סְפ֥וֹת הָרָוָ֖ה אֶת־הַצְּמֵאָֽה
Ve bu yeminin sözlerini duyduğunda, sulanmış olanı susuz olanla birlikte silip süpürmek için, 'Kalbimin inatçılığında yürüyeceğim için bana esenlik olacak' diyerek kalbinde kendini bereketlerse;
Mısır'dan Çıkış 16:7
·
Tevrat
וּבֹ֗קֶר וּרְאִיתֶם֙ אֶת־כְּב֣וֹד יְהוָ֔ה בְּשָׁמְע֥וֹ אֶת־תְּלֻנֹּתֵיכֶ֖ם עַל־יְהוָ֑ה וְנַ֣חְנוּ מָ֔ה כִּ֥י תַלִּ֖ינוּ עָלֵֽינוּ
ve sabah Yahve'nin yüceliğini göreceksiniz, onun Yahve'ye karşı söylenmelerinizi işitmesinde; ve biz neyiz ki bize karşı söyleniyorsunuz?'
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 9:19
·
Tevrat
כִּֽי־שְׁמַ֤עְנָה נָשִׁים֙ דְּבַר־יְהוָ֔ה וְתִקַּ֥ח אָזְנְכֶ֖ם דְּבַר־פִּ֑יו וְלַמֵּ֤דְנָה בְנֽוֹתֵיכֶם֙ נֶ֔הִי וְאִשָּׁ֥ה רְעוּתָ֖הּ קִינָֽה
Çünkü ey kadınlar, Yahve'nin sözünü işitin ve kulağınız O'nun ağzının sözünü alsın; kızlarınıza ağıt ve her kadın komşusuna yas şarkısı öğretin.
Yeşaya 32:9
·
Tevrat
נָשִׁים֙ שַֽׁאֲנַנּ֔וֹת קֹ֖מְנָה שְׁמַ֣עְנָה קוֹלִ֑י בָּנוֹת֙ בֹּֽטח֔וֹת הַאְזֵ֖נָּה אִמְרָתִֽי
Rahat kadınlar, kalkın, sesimi duyun; güvenen kızlar, sözüme kulak verin.
Eyüp 5:27
·
Tevrat
הִנֵּה־זֹ֭את חֲקַרְנ֥וּהָ כֶּֽן־הִ֑יא שְׁ֝מָעֶ֗נָּה וְאַתָּ֥ה דַֽע־לָֽךְ
İşte bunu araştırdık, böyledir; onu dinle ve kendin için bil.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 44:8
·
Tevrat
אַֽל־תִּפְחֲדוּ֙ וְאַל־תִּרְה֔וּ הֲלֹ֥א מֵאָ֛ז הִשְׁמַעְתִּ֥יךָ וְהִגַּ֖דְתִּי וְאַתֶּ֣ם עֵדָ֑י הֲיֵ֤שׁ אֱל֨וֹהַּ֙ מִבַּלְעָדַ֔י וְאֵ֥ין צ֖וּר בַּל־יָדָֽעְתִּי
Korkmayın ve dehşete düşmeyin; o zamandan beri sana işittirmedim mi ve bildirmedim mi? Ve siz tanıklarımsınız; benden başka Tanrı var mı? Ve kaya yoktur, bilmiyorum.
Yeşaya 48:5
·
Tevrat
וָאַגִּ֤יד לְךָ֙ מֵאָ֔ז בְּטֶ֥רֶם תָּב֖וֹא הִשְׁמַעְתִּ֑יךָ פֶּן־תֹּאמַר֙ עָצְבִּ֣י עָשָׂ֔ם וּפִסְלִ֥י וְנִסְכִּ֖י צִוָּֽם
Ve o zamandan sana bildirdim, gelmeden önce sana işittirdim; 'Putum onları yaptı ve oyma putum ve dökme putum onlara buyurdu' demeyesin diye.
Yeşaya 48:6
·
Tevrat
שָׁמַ֤עְתָּֽ חֲזֵה֙ כֻּלָּ֔הּ וְאַתֶּ֖ם הֲל֣וֹא תַגִּ֑ידוּ הִשְׁמַעְתִּ֤יךָ חֲדָשׁוֹת֙ מֵעַ֔תָּה וּנְצֻר֖וֹת וְלֹ֥א יְדַעְתָּֽם
İşittin, hepsine bak; ve siz bildirmeyecek misiniz? Şimdiden sana yenileri ve onları bilmediğin gizli olanları işittirdim.
Örnek Ayetler (3)
Yaratılış 23:11
·
Tevrat
לֹֽא־אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי הַשָּׂדֶה֙ נָתַ֣תִּי לָ֔ךְ וְהַמְּעָרָ֥ה אֲשֶׁר־בּ֖וֹ לְךָ֣ נְתַתִּ֑יהָ לְעֵינֵ֧י בְנֵי־עַמִּ֛י נְתַתִּ֥יהָ לָּ֖ךְ קְבֹ֥ר מֵתֶֽךָ
'Hayır efendim, beni dinle; tarlayı sana verdim ve içindeki mağarayı sana verdim; halkımın oğullarının gözleri önünde onu sana verdim, ölünü göm.'
Yaratılış 23:13
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר אֶל־עֶפְר֜וֹן בְּאָזְנֵ֤י עַם־הָאָ֨רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר אַ֛ךְ אִם־אַתָּ֥ה ל֖וּ שְׁמָעֵ֑נִי נָתַ֜תִּי כֶּ֤סֶף הַשָּׂדֶה֙ קַ֣ח מִמֶּ֔נִּי וְאֶקְבְּרָ֥ה אֶת־מֵתִ֖י שָֽׁמָּה
Yerin halkının kulaklarında Efron'a konuşarak dedi: 'Ancak keşke sen beni dinlesen; tarlanın gümüşünü verdim, onu benden al ve ölümü oraya gömeyim.'
Yaratılış 23:15
·
Tevrat
אֲדֹנִ֣י שְׁמָעֵ֔נִי אֶרֶץ֩ אַרְבַּ֨ע מֵאֹ֧ת שֶֽׁקֶל־כֶּ֛סֶף בֵּינִ֥י וּבֵֽינְךָ֖ מַה־הִ֑וא וְאֶת־מֵתְךָ֖ קְבֹֽר
'Efendim, beni dinle; dört yüz gümüş şekel (~4400 gram) değerinde toprak benimle senin aranda nedir ki? Ölünü göm.'
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 58:4
·
Tevrat
הֵ֣ן לְרִ֤יב וּמַצָּה֙ תָּצ֔וּמוּ וּלְהַכּ֖וֹת בְּאֶגְרֹ֣ף רֶ֑שַׁע לֹא־תָצ֣וּמוּ כַיּ֔וֹם לְהַשְׁמִ֥יעַ בַּמָּר֖וֹם קוֹלְכֶֽם
İşte çekişme ve kavga için oruç tutuyorsunuz ve kötülük yumruğuyla vurmak için; sesinizi yüksekte işittirmek için bugün gibi oruç tutmuyorsunuz.
1. Tarihler 15:19
·
Tevrat
וְהַמְשֹׁ֣רְרִ֔ים הֵימָ֥ן אָסָ֖ף וְאֵיתָ֑ן בִּמְצִלְתַּ֥יִם נְחֹ֖שֶׁת לְהַשְׁמִֽיעַ
Ve şarkıcılar Heman, Asaf ve Eytan tunç zillerle duyurmak içindi.
2. Tarihler 5:13
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְ֠אֶחָד לַמְחַצְּרִ֨ים וְלַמְשֹֽׁרֲרִ֜ים לְהַשְׁמִ֣יעַ קוֹל־אֶחָ֗ד לְהַלֵּ֣ל וּלְהֹדוֹת֮ לַיהוָה֒ וּכְהָרִ֣ים ק֠וֹל בַּחֲצֹצְר֨וֹת וּבִמְצִלְתַּ֜יִם וּבִכְלֵ֣י הַשִּׁ֗יר וּבְהַלֵּ֤ל לַיהוָה֙ כִּ֣י ט֔וֹב כִּ֥י לְעוֹלָ֖ם חַסְדּ֑וֹ וְהַבַּ֛יִת מָלֵ֥א עָנָ֖ן בֵּ֥ית יְהוָֽה
Boru çalanlar ve şarkıcılar Yahve'yi yüceltmek ve O'na şükretmek için tek ses işittirmek üzere bir oldular; borularla, zillerle ve şarkı aletleriyle sesi yükselttiklerinde ve 'Çünkü iyidir, çünkü sadakati sonsuzadır' diye Yahve'yi yücelttiklerinde, ev, Yahve'nin evi bulutla doldu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 17:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ אַבְשָׁל֔וֹם קְרָ֣א נָ֔א גַּ֖ם לְחוּשַׁ֣י הָאַרְכִּ֑י וְנִשְׁמְעָ֥ה מַה־בְּפִ֖יו גַּם־הֽוּא
Avşalom dedi: 'Lütfen Arklı Huşay'ı da çağır; onun da ağzında ne olduğunu duyalım.'
Mısır'dan Çıkış 20:19
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה דַּבֵּר־אַתָּ֥ה עִמָּ֖נוּ וְנִשְׁמָ֑עָה וְאַל־יְדַבֵּ֥ר עִמָּ֛נוּ אֱלֹהִ֖ים פֶּן־נָמֽוּת
Ve Musa'ya dediler: 'Bizimle sen konuş ve dinleyelim; ama Tanrı bizimle konuşmasın, yoksa ölürüz.'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 5:24
·
Tevrat
וִ֠יהִי כְּֽשָׁמְעֲךָ֞ אֶת־ק֧וֹל צְעָדָ֛ה בְּרָאשֵׁ֥י הַבְּכָאִ֖ים אָ֣ז תֶּחֱרָ֑ץ כִּ֣י אָ֗ז יָצָ֤א יְהוָה֙ לְפָנֶ֔יךָ לְהַכּ֖וֹת בְּמַחֲנֵ֥ה פְלִשְׁתִּֽים
Baka ağaçlarının başlarında yürüyüş sesini işittiğinde o zaman kararlı davranacaksın; çünkü o zaman Yahve Filistlilerin ordugahını vurmak için yüzünün önünde çıkmıştır.
1. Tarihler 14:15
·
Tevrat
וִ֠יהִי כְּֽשָׁמְעֲךָ֞ אֶת־ק֤וֹל הַצְּעָדָה֙ בְּרָאשֵׁ֣י הַבְּכָאִ֔ים אָ֖ז תֵּצֵ֣א בַמִּלְחָמָ֑ה כִּֽי־יָצָ֤א הָֽאֱלֹהִים֙ לְפָנֶ֔יךָ לְהַכּ֖וֹת אֶת־מַחֲנֵ֥ה פְלִשְׁתִּֽים
Beha ağaçlarının tepelerinde yürüyüş sesini duyduğunda, o zaman savaşa çık; çünkü Tanrı Filistlilerin ordugahını vurmak için senin önünden çıkmıştır.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 9:3
·
Tevrat
וּכְשָׁמְעִי֙ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה קָרַ֥עְתִּי אֶת־בִּגְדִ֖י וּמְעִילִ֑י וָאֶמְרְטָ֞ה מִשְּׂעַ֤ר רֹאשִׁי֙ וּזְקָנִ֔י וָאֵשְׁבָ֖ה מְשׁוֹמֵֽם
Ve bu sözü duyduğumda giysimi ve cübbemi yırttım; ve başımın saçından ve sakalımdan yoldum ve dehşet içinde oturdum.
Daniel 10:9
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֖ע אֶת־ק֣וֹל דְּבָרָ֑יו וּכְשָׁמְעִי֙ אֶת־ק֣וֹל דְּבָרָ֔יו וַאֲנִ֗י הָיִ֛יתִי נִרְדָּ֥ם עַל־פָּנַ֖י וּפָנַ֥י אָֽרְצָה
Ve sözlerinin sesini işittim; ve sözlerinin sesini işittiğimde, ben yüzümün üzerine ve yüzüm yere derin uykuya dalmıştım.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 49:2
·
Tevrat
לָכֵ֡ן הִנֵּה֩ יָמִ֨ים בָּאִ֜ים נְאֻם־יְהוָ֗ה וְ֠הִשְׁמַעְתִּי אֶל־רַבַּ֨ת בְּנֵי־עַמּ֜וֹן תְּרוּעַ֣ת מִלְחָמָ֗ה וְהָֽיְתָה֙ לְתֵ֣ל שְׁמָמָ֔ה וּבְנֹתֶ֖יהָ בָּאֵ֣שׁ תִּצַּ֑תְנָה וְיָרַ֧שׁ יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־יֹרְשָׁ֖יו אָמַ֥ר יְהוָֽה
Bu yüzden işte günler geliyor, Yahve'nin bildirisidir; Ammon oğullarının Rabba'sına savaş narasını işittireceğim, ıssız bir höyük olacak ve kızları ateşte yakılacak; böylece İsrail kendisini miras alanları miras alacak, dedi Yahve.
Yeşaya 43:12
·
Tevrat
אָנֹכִ֞י הִגַּ֤דְתִּי וְהוֹשַׁ֨עְתִּי֙ וְהִשְׁמַ֔עְתִּי וְאֵ֥ין בָּכֶ֖ם זָ֑ר וְאַתֶּ֥ם עֵדַ֛י נְאֻם־יְהוָ֖ה וַֽאֲנִי־אֵֽל
Ben bildirdim ve kurtardım ve işittirdim, ve aranızda yabancı yoktu; ve siz tanıklarımsınız, Yahve'nin bildirisidir, ve ben Tanrı'yım.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 4:21
·
Tevrat
עַד־מָתַ֖י אֶרְאֶה־נֵּ֑ס אֶשְׁמְעָ֖ה ק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Ne zamana kadar sancak göreceğim, boru sesini işiteceğim?
Mezmurlar 85:9
·
Tevrat
אֶשְׁמְעָ֗ה מַה־יְדַבֵּר֮ הָאֵ֪ל יְה֫וָ֥ה כִּ֤י יְדַבֵּ֬ר שָׁל֗וֹם אֶל־עַמּ֥וֹ וְאֶל־חֲסִידָ֑יו וְֽאַל־יָשׁ֥וּבוּ לְכִסְלָֽה
Tanrı Yahve ne konuşacak işiteceğim; çünkü halkına ve sadıklarına barış konuşacak; ve akılsızlığa dönmesinler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 30:21
·
Tevrat
וְאָזְנֶ֨יךָ֙ תִּשְׁמַ֣עְנָה דָבָ֔ר מֵֽאַחֲרֶ֖יךָ לֵאמֹ֑ר זֶ֤ה הַדֶּ֨רֶךְ֙ לְכ֣וּ ב֔וֹ כִּ֥י תַאֲמִ֖ינוּ וְכִ֥י תַשְׂמְאִֽילוּ
Ve kulakların arkandan, 'Bu yoldur, onda yürüyün' diyerek bir söz duyacak; sağa saptığınızda ve sola saptığınızda.
Mezmurlar 92:12
·
Tevrat
וַתַּבֵּ֥ט עֵינִ֗י בְּשׁ֫וּרָ֥י בַּקָּמִ֖ים עָלַ֥י מְרֵעִ֗ים תִּשְׁמַ֥עְנָה אָזְנָֽי
Ve gözüm düşmanlarıma baktı; kulaklarım bana karşı kalkan kötülük yapanları duyar.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 13:27
·
Tevrat
וְלָכֶ֣ם הֲנִשְׁמַ֗ע לַעֲשֹׂת֙ אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את לִמְעֹ֖ל בֵּֽאלֹהֵ֑ינוּ לְהֹשִׁ֖יב נָשִׁ֥ים נָכְרִיּֽוֹת
Ve yabancı kadınları oturtarak Tanrımıza ihanet etmek için bütün bu büyük kötülüğü yapmanız size duyulur mu?
Yasa'nın Tekrarı 4:32
·
Tevrat
כִּ֣י שְׁאַל־נָא֩ לְיָמִ֨ים רִֽאשֹׁנִ֜ים אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֗יךָ לְמִן־הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ בָּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים אָדָם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וּלְמִקְצֵ֥ה הַשָּׁמַ֖יִם וְעַד־קְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם הֲנִֽהְיָ֗ה כַּדָּבָ֤ר הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה א֖וֹ הֲנִשְׁמַ֥ע כָּמֹֽהוּ
Çünkü Tanrı'nın insanı yer üzerinde yarattığı günden beri, senin yüzünden önce olan önceki günlere ve göklerin bir ucundan göklerin diğer ucuna kadar lütfen sor; bu büyük söz gibi bir şey oldu mu veya onun gibisi işitildi mi?
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 36:15
·
Tevrat
וְלֹא־אַשְׁמִ֨יעַ אֵלַ֤יִךְ עוֹד֙ כְּלִמַּ֣ת הַגּוֹיִ֔ם וְחֶרְפַּ֥ת עַמִּ֖ים לֹ֣א תִשְׂאִי־ע֑וֹד וְגוֹיַ֨יִךְ֙ לֹא־תַכְשִׁ֣לִי ע֔וֹד נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve sana artık ulusların utancını işittirmeyeceğim ve halkların ayıbını artık taşımayacaksın; ve uluslarını artık tökezletmeyeceksin; Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 42:9
·
Tevrat
הָרִֽאשֹׁנ֖וֹת הִנֵּה־בָ֑אוּ וַֽחֲדָשׁוֹת֙ אֲנִ֣י מַגִּ֔יד בְּטֶ֥רֶם תִּצְמַ֖חְנָה אַשְׁמִ֥יע אֶתְכֶֽם
Öncekiler, işte geldiler; ve yenileri ben bildiriyorum, onlar filizlenmeden önce size işittiriyorum.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 29:12
·
Tevrat
וּקְרָאתֶ֤ם אֹתִי֙ וַֽהֲלַכְתֶּ֔ם וְהִתְפַּלַּלְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וְשָׁמַעְתִּ֖י אֲלֵיכֶֽם
Beni çağıracaksınız, gideceksiniz ve bana dua edeceksiniz; ben de sizi işiteceğim.
Mısır'dan Çıkış 22:26
·
Tevrat
כִּ֣י הִ֤וא כְסוּתוֹ֙ לְבַדָּ֔הּ הִ֥וא שִׂמְלָת֖וֹ לְעֹר֑וֹ בַּמֶּ֣ה יִשְׁכָּ֔ב וְהָיָה֙ כִּֽי־יִצְעַ֣ק אֵלַ֔י וְשָׁמַעְתִּ֖י כִּֽי־חַנּ֥וּן אָֽנִי
Çünkü yalnız o onun örtüsüdür, o derisi için onun giysisidir; neyle yatacak? Ve bana feryat ederse işiteceğim, çünkü ben lütufkârım.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 8:13
·
Tevrat
וָאֶשְׁמְעָ֥ה אֶֽחָד־קָד֖וֹשׁ מְדַבֵּ֑ר וַיֹּאמֶר֩ אֶחָ֨ד קָד֜וֹשׁ לַפַּֽלְמוֹנִ֣י הַֽמְדַבֵּ֗ר עַד־מָתַ֞י הֶחָז֤וֹן הַתָּמִיד֙ וְהַפֶּ֣שַׁע שֹׁמֵ֔ם תֵּ֛ת וְקֹ֥דֶשׁ וְצָבָ֖א מִרְמָֽס
Ve kutsal birinin konuştuğunu işittim; kutsal biri konuşan o kişiye dedi: 'Sürekli sunu, viran eden isyan, kutsal yerin ve ordunun çiğnenmeye verilmesi görümü ne zamana kadar?'
Çölde Sayım 9:8
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֲלֵהֶ֖ם מֹשֶׁ֑ה עִמְד֣וּ וְאֶשְׁמְעָ֔ה מַה־יְצַוֶּ֥ה יְהוָ֖ה לָכֶֽם
Musa onlara dedi: 'Durun ve Yahve'nin sizin için ne buyuracağını işiteyim.'
Örnek Ayetler (2)
Vaiz 9:16
·
Tevrat
וְאָמַ֣רְתִּי אָ֔נִי טוֹבָ֥ה חָכְמָ֖ה מִגְּבוּרָ֑ה וְחָכְמַ֤ת הַמִּסְכֵּן֙ בְּזוּיָ֔ה וּדְבָרָ֖יו אֵינָ֥ם נִשְׁמָעִֽים
Ve ben dedim: Bilgelik güçten iyidir; ve yoksulun bilgeliği hor görülür ve onun sözleri duyulan değildir.
Vaiz 9:17
·
Tevrat
דִּבְרֵ֣י חֲכָמִ֔ים בְּנַ֖חַת נִשְׁמָעִ֑ים מִזַּעֲקַ֥ת מוֹשֵׁ֖ל בַּכְּסִילִֽים
Bilgelerin sakinlikte duyulan sözleri, akılsızlar arasında yöneticinin bağırışından iyidir.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 13:23
·
Tevrat
וַתֹּ֧אמֶר ל֣וֹ אִשְׁתּ֗וֹ לוּ֩ חָפֵ֨ץ יְהוָ֤ה לַהֲמִיתֵ֨נוּ֙ לֹֽא־לָקַ֤ח מִיָּדֵ֨נוּ֙ עֹלָ֣ה וּמִנְחָ֔ה וְלֹ֥א הֶרְאָ֖נוּ אֶת־כָּל־אֵ֑לֶּה וְכָעֵ֕ת לֹ֥א הִשְׁמִיעָ֖נוּ כָּזֹֽאת
Bunun üzerine karısı ona dedi: 'Eğer Yahve bizi öldürmeyi isteseydi elimizden yakmalık sunu ve sunu almazdı ve bütün bunları bize göstermezdi ve bu zamanda bunun gibi bize işittirmezdi.'
Yeşaya 41:22
·
Tevrat
יַגִּ֨ישׁוּ֙ וְיַגִּ֣ידוּ לָ֔נוּ אֵ֖ת אֲשֶׁ֣ר תִּקְרֶ֑ינָה הָרִאשֹׁנ֣וֹת מָ֣ה הֵ֗נָּה הַגִּ֜ידוּ וְנָשִׂ֤ימָה לִבֵּ֨נוּ֙ וְנֵדְעָ֣ה אַחֲרִיתָ֔ן א֥וֹ הַבָּא֖וֹת הַשְׁמִיעֻֽנוּ
Yaklaştırsınlar ve olacakları bize bildirsinler; öncekiler nedir, bildirin ve kalbimizi koyalım ve onların sonunu bilelim; veya gelecekleri bize işittirin.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 22:19
·
Tevrat
יַ֠עַן רַךְ־לְבָ֨בְךָ֜ וַתִּכָּנַ֣ע מִפְּנֵ֣י יְהוָ֗ה בְּֽשָׁמְעֲךָ֡ אֲשֶׁ֣ר דִּבַּרְתִּי֩ עַל־הַמָּק֨וֹם הַזֶּ֜ה וְעַל־יֹשְׁבָ֗יו לִהְי֤וֹת לְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֔ה וַתִּקְרַע֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יךָ וַתִּבְכֶּ֖ה לְפָנָ֑י וְגַ֧ם אָנֹכִ֛י שָׁמַ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Bu yerin ve oturanlarının bir dehşet ve bir lanet olacağına dair söylediğim şeyleri duyduğunda kalbin yumuşadığı, Yahve'nin önünde alçaldığın, giysilerini yırttığın ve önümde ağladığın için, ben de işittim, Yahve'nin bildirisidir.
2. Tarihler 34:27
·
Tevrat
יַ֠עַן רַךְ־לְבָ֨בְךָ֜ וַתִּכָּנַ֣ע מִלִּפְנֵ֣י אֱלֹהִ֗ים בְּשָׁמְעֲךָ֤ אֶת־דְּבָרָיו֙ עַל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וְעַל־יֹ֣שְׁבָ֔יו וַתִּכָּנַ֣ע לְפָנַ֔י וַתִּקְרַ֥ע אֶת־בְּגָדֶ֖יךָ וַתֵּ֣בְךְּ לְפָנָ֑י וְגַם־אֲנִ֥י שָׁמַ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Bu yere ve sakinlerine karşı sözlerini duyduğunda kalbin yumuşadığı ve Tanrı'nın önünde alçaldığın, önümde alçaldığın, giysilerini yırttığın ve önümde ağladığın için, ben de duydum, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 5:1
·
Tevrat
וְנֶ֣פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֗א וְשָֽׁמְעָה֙ ק֣וֹל אָלָ֔ה וְה֣וּא עֵ֔ד א֥וֹ רָאָ֖ה א֣וֹ יָדָ֑ע אִם־ל֥וֹא יַגִּ֖יד וְנָשָׂ֥א עֲוֺנֽוֹ
Ve bir can günah işlerse ve yemin sesini duyarsa ve o tanıkken veya görmüş veya bilmişken; eğer bildirmezse, suçunu taşıyacaktır.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 11:6
·
Tevrat
וַתִּצְלַ֤ח רֽוּחַ־אֱלֹהִים֙ עַל־שָׁא֔וּל כְּשָׁמְע֖וֹ אֶת־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַיִּ֥חַר אַפּ֖וֹ מְאֹֽד
Bu sözleri duyduğunda Tanrı'nın Ruhu Şaul'un üzerine güçlü bir şekilde geldi ve öfkesi çok alevlendi.
Yaratılış 39:15
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כְשָׁמְע֔וֹ כִּֽי־הֲרִימֹ֥תִי קוֹלִ֖י וָאֶקְרָ֑א וַיַּעֲזֹ֤ב בִּגְדוֹ֙ אֶצְלִ֔י וַיָּ֖נָס וַיֵּצֵ֥א הַחֽוּצָה
Ve sesimi yükselttiğimi ve bağırdığımı duyduğunda, giysisini yanımda bıraktı ve kaçtı ve dışarı çıktı.'