1582
Kullanım
27
Lemma
155
Türev
183
Anlam
27 lemma, 155 türev form
Örnek Ayetler (5 / 15)
Amos 5:23
·
Tevrat
הָסֵ֥ר מֵעָלַ֖י הֲמ֣וֹן שִׁרֶ֑יךָ וְזִמְרַ֥ת נְבָלֶ֖יךָ לֹ֥א אֶשְׁמָֽע
Şarkılarının gürültüsünü üzerimden uzaklaştır; ve çalgılarının ezgisini dinlemeyeceğim.
Hezekiel 8:18
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִי֙ אֶעֱשֶׂ֣ה בְחֵמָ֔ה לֹֽא־תָח֥וֹס עֵינִ֖י וְלֹ֣א אֶחְמֹ֑ל וְקָרְא֤וּ בְאָזְנַי֙ ק֣וֹל גָּד֔וֹל וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אוֹתָֽם
Ve ayrıca ben öfkeyle yapacağım; gözüm acımayacak ve esirgemeyeceğim; ve kulaklarıma büyük sesle çağıracaklar ve onları işitmeyeceğim.
2. Samuel 19:36
·
Tevrat
בֶּן־שְׁמֹנִ֣ים שָׁנָה֩ אָנֹכִ֨י הַיּ֜וֹם הַאֵדַ֣ע בֵּין־ט֣וֹב לְרָ֗ע אִם־יִטְעַ֤ם עַבְדְּךָ֙ אֶת־אֲשֶׁ֤ר אֹכַל֙ וְאֶת־אֲשֶׁ֣ר אֶשְׁתֶּ֔ה אִם־אֶשְׁמַ֣ע ע֔וֹד בְּק֖וֹל שָׁרִ֣ים וְשָׁר֑וֹת וְלָמָּה֩ יִֽהְיֶ֨ה עַבְדְּךָ֥ עוֹד֙ לְמַשָּׂ֔א אֶל־אֲדֹנִ֖י הַמֶּֽלֶךְ
Ben bugün seksen yaşındayım. İyi ile kötü arasını bilebilir miyim? Kulun yediğimi ve içtiğimi tadabilir mi? Şarkıcı erkeklerin ve şarkıcı kadınların sesini daha fazla duyabilir miyim? O halde kulun neden efendim krala daha fazla yük olsun?
Yeremya 11:11
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא אֲלֵיהֶם֙ רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יוּכְל֖וּ לָצֵ֣את מִמֶּ֑נָּה וְזָעֲק֣וּ אֵלַ֔י וְלֹ֥א אֶשְׁמַ֖ע אֲלֵיהֶֽם
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: İşte ben onların üzerine ondan çıkamayacakları bir kötülük getiriyorum; bana feryat edecekler ama onları işitmeyeceğim.
Yeremya 22:21
·
Tevrat
דִּבַּ֤רְתִּי אֵלַ֨יִךְ֙ בְּשַׁלְוֺתַ֔יִךְ אָמַ֖רְתְּ לֹ֣א אֶשְׁמָ֑ע זֶ֤ה דַרְכֵּךְ֙ מִנְּעוּרַ֔יִךְ כִּ֥י לֹֽא־שָׁמַ֖עַתְּ בְּקוֹלִֽי
Rahatlığındayken sana konuştum, 'Dinlemeyeceğim' dedin; gençliğinden beri yolun budur, çünkü sesimi dinlemedin.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 1:24
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֣ע אֶת־ק֣וֹל כַּנְפֵיהֶ֡ם כְּקוֹל֩ מַ֨יִם רַבִּ֤ים כְּקוֹל־שַׁדַּי֙ בְּלֶכְתָּ֔ם ק֥וֹל הֲמֻלָּ֖ה כְּק֣וֹל מַחֲנֶ֑ה בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve gittiklerinde kanatlarının sesini işittim, engin suların sesi gibi, Şaddai'nin sesi gibi, bir ordugahın sesi gibi bir gürültü sesiydi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Hezekiel 1:28
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֣ה הַקֶּ֡שֶׁת אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶ֨ה בֶעָנָ֜ן בְּי֣וֹם הַגֶּ֗שֶׁם כֵּ֣ן מַרְאֵ֤ה הַנֹּ֨גַהּ֙ סָבִ֔יב ה֕וּא מַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כְּבוֹד־יְהוָ֑ה וָֽאֶרְאֶה֙ וָאֶפֹּ֣ל עַל־פָּנַ֔י וָאֶשְׁמַ֖ע ק֥וֹל מְדַבֵּֽר
Yağmur gününde bulutta olan yayın görünümü gibi, çepeçevre parıltının görünümü öyleydi. O, Yahve'nin yüceliğinin benzerliğinin görünümüydü; ve gördüm ve yüzümün üzerine düştüm ve konuşan birinin sesini işittim.
Hezekiel 2:2
·
Tevrat
וַתָּ֧בֹא בִ֣י ר֗וּחַ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר אֵלַ֔י וַתַּעֲמִדֵ֖נִי עַל־רַגְלָ֑י וָאֶשְׁמַ֕ע אֵ֖ת מִדַּבֵּ֥ר אֵלָֽי
Ve benimle konuştuğunda içime ruh girdi ve beni ayaklarımın üzerinde durdurdu; ve benimle konuşanı işittim.
Hezekiel 3:12
·
Tevrat
וַתִּשָּׂאֵ֣נִי ר֔וּחַ וָאֶשְׁמַ֣ע אַחֲרַ֔י ק֖וֹל רַ֣עַשׁ גָּד֑וֹל בָּר֥וּךְ כְּבוֹד־יְהוָ֖ה מִמְּקוֹמֽוֹ
Ve ruh beni kaldırdı ve arkamda büyük bir gürültü sesi işittim: 'Yahve'nin yüceliği kendi yerinden bereketli olsun.'
Hezekiel 43:6
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֛ע מִדַּבֵּ֥ר אֵלַ֖י מֵהַבָּ֑יִת וְאִ֕ישׁ הָיָ֥ה עֹמֵ֖ד אֶצְלִֽי
Ve evden benimle konuşanı işittim; ve bir adam yanımda duruyordu.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Amos 3:9
·
Tevrat
הַשְׁמִ֨יעוּ֙ עַל־אַרְמְנ֣וֹת בְּאַשְׁדּ֔וֹד וְעַֽל־אַרְמְנ֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאִמְר֗וּ הֵאָֽסְפוּ֙ עַל־הָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן וּרְא֞וּ מְהוּמֹ֤ת רַבּוֹת֙ בְּתוֹכָ֔הּ וַעֲשׁוּקִ֖ים בְּקִרְבָּֽהּ
Aşdod'daki saraylarda ve Mısır diyarındaki saraylarda duyurun ve deyin: 'Samiriye dağlarına toplanın ve içindeki büyük kargaşaları ve ortasındaki ezilenleri görün.'
Amos 4:5
·
Tevrat
וְקַטֵּ֤ר מֵֽחָמֵץ֙ תּוֹדָ֔ה וְקִרְא֥וּ נְדָב֖וֹת הַשְׁמִ֑יעוּ כִּ֣י כֵ֤ן אֲהַבְתֶּם֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
'Ve mayalıdan şükran sunusu yakın, gönüllü sunuları çağırın, duyurun; çünkü böyle sevdiniz ey İsrail oğulları,' Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 4:5
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ בִֽיהוּדָ֗ה וּבִירוּשָׁלִַ֨ם֙ הַשְׁמִ֔יעוּ וְאִמְר֕וּ תִּקְע֥וּ שׁוֹפָ֖ר בָּאָ֑רֶץ קִרְא֤וּ מַלְאוּ֙ וְאִמְר֔וּ הֵאָסְפ֥וּ וְנָב֖וֹאָה אֶל־עָרֵ֥י הַמִּבְצָֽר
Yahuda'da bildirin ve Yeruşalim'de işittirin ve deyin: 'Yerde şofar çalın!' Yüksek sesle çağırın ve deyin: 'Toplanın ve surlu şehirlere girelim!'
Yeremya 4:16
·
Tevrat
הַזְכִּ֣ירוּ לַגּוֹיִ֗ם הִנֵּה֙ הַשְׁמִ֣יעוּ עַל־יְרוּשָׁלִַ֔ם נֹצְרִ֥ים בָּאִ֖ים מֵאֶ֣רֶץ הַמֶּרְחָ֑ק וַֽיִּתְּנ֛וּ עַל־עָרֵ֥י יְהוּדָ֖ה קוֹלָֽם
Uluslara bildirin, işte Yeruşalim'e karşı duyurun: Uzak diyardan kuşatıcılar geliyor ve Yahuda şehirlerine karşı seslerini veriyorlar.
Yeremya 31:7
·
Tevrat
כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה רָנּ֤וּ לְיַֽעֲקֹב֙ שִׂמְחָ֔ה וְצַהֲל֖וּ בְּרֹ֣אשׁ הַגּוֹיִ֑ם הַשְׁמִ֤יעוּ הַֽלְלוּ֙ וְאִמְר֔וּ הוֹשַׁ֤ע יְהוָה֙ אֶֽת־עַמְּךָ֔ אֵ֖ת שְׁאֵרִ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Çünkü Yahve şöyle dedi: Yakup için sevinçle bağırın ve ulusların başında haykırın; duyurun, yüceltin ve deyin: Yahve, senin halkını, İsrail'in kalanını kurtar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 20:39
·
Tevrat
וְאַתֶּ֨ם בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֜ל כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אִ֤ישׁ גִּלּוּלָיו֙ לְכ֣וּ עֲבֹ֔דוּ וְאַחַ֕ר אִם־אֵינְכֶ֖ם שֹׁמְעִ֣ים אֵלָ֑י וְאֶת־שֵׁ֤ם קָדְשִׁי֙ לֹ֣א תְחַלְּלוּ־ע֔וֹד בְּמַתְּנֽוֹתֵיכֶ֖ם וּבְגִלּוּלֵיכֶֽם
Ve siz, İsrail evi, Efendi Yahve şöyle dedi: Gidin, her adam putlarına hizmet etsin; ve sonra eğer beni dinlemiyorsanız, armağanlarınızla ve putlarınızla kutsal adımı bir daha kirletmeyeceksiniz.
Yeremya 32:33
·
Tevrat
וַיִּפְנ֥וּ אֵלַ֛י עֹ֖רֶף וְלֹ֣א פָנִ֑ים וְלַמֵּ֤ד אֹתָם֙ הַשְׁכֵּ֣ם וְלַמֵּ֔ד וְאֵינָ֥ם שֹׁמְעִ֖ים לָקַ֥חַת מוּסָֽר
Ve bana yüzlerini değil, enselerini döndüler; onlara erkenden kalkıp öğrettiğim halde, onlar terbiye almak için dinlemiyorlar.
Yeremya 44:16
·
Tevrat
הַדָּבָ֛ר אֲשֶׁר־דִּבַּ֥רְתָּ אֵלֵ֖ינוּ בְּשֵׁ֣ם יְהוָ֑ה אֵינֶ֥נּוּ שֹׁמְעִ֖ים אֵלֶֽיךָ
Yahve'nin adıyla bize konuştuğun sözü, biz seni dinlemiyoruz.
2. Krallar 10:6
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֣ב אֲלֵיהֶם֩ סֵ֨פֶר שֵׁנִ֜ית לֵאמֹ֗ר אִם־לִ֨י אַתֶּ֜ם וּלְקֹלִ֣י אַתֶּ֣ם שֹׁמְעִ֗ים קְחוּ֙ אֶת־רָאשֵׁי֙ אַנְשֵׁ֣י בְנֵֽי־אֲדֹנֵיכֶ֔ם וּבֹ֧אוּ אֵלַ֛י כָּעֵ֥ת מָחָ֖ר יִזְרְעֶ֑אלָה וּבְנֵ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ שִׁבְעִ֣ים אִ֔ישׁ אֶת־גְּדֹלֵ֥י הָעִ֖יר מְגַדְּלִ֥ים אוֹתָֽם
Onlara ikinci kez mektup yazdı, diyerek: 'Eğer benimseniz ve sesimi işitiyorsanız, efendinizin oğulları olan adamların başlarını alın ve yarın bu vakitte Yizreel'e bana gelin.' Kralın yetmiş kişi olan oğulları, onları büyüten şehrin büyükleriyle birlikteydi.
2. Krallar 18:26
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֶלְיָקִ֣ים בֶּן־חִ֠לְקִיָּהוּ וְשֶׁבְנָ֨ה וְיוֹאָ֜ח אֶל־רַב־שָׁקֵ֗ה דַּבֶּר־נָ֤א אֶל־עֲבָדֶ֨יךָ֙ אֲרָמִ֔ית כִּ֥י שֹׁמְעִ֖ים אֲנָ֑חְנוּ וְאַל־תְּדַבֵּ֤ר עִמָּ֨נוּ֙ יְהוּדִ֔ית בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֔ם אֲשֶׁ֖ר עַל־הַחֹמָֽה
Hilkiya oğlu Elyakim, Şevna ve Yoah Ravşake'ye dediler: 'Lütfen kullarına Aramice konuş, çünkü biz işitiyoruz; ve duvarın üzerinde olan halkın kulaklarına bizimle Yahudice konuşma.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 13:19
·
Tevrat
וַתְּחַלֶּלְ֨נָה אֹתִ֜י אֶל־עַמִּ֗י בְּשַׁעֲלֵ֣י שְׂעֹרִים֮ וּבִפְת֣וֹתֵי לֶחֶם֒ לְהָמִ֤ית נְפָשׁוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־תְמוּתֶ֔נָה וּלְחַיּ֥וֹת נְפָשׁ֖וֹת אֲשֶׁ֣ר לֹא־תִֽחְיֶ֑ינָה בְּכַ֨זֶּבְכֶ֔ם לְעַמִּ֖י שֹׁמְעֵ֥י כָזָֽב
Arpa avuçları için ve ekmek parçaları için, ölmeyecek canları öldürmek ve yaşamayacak canları yaşatmak için, yalanı dinleyen halkıma yalan söylemenizle beni halkıma karşı kirlettiniz.
Hezekiel 16:35
·
Tevrat
לָכֵ֣ן זוֹנָ֔ה שִׁמְעִ֖י דְּבַר־יְהוָֽה
Bu yüzden ey fahişe, Yahve'nin sözünü dinle.
Yeremya 6:19
·
Tevrat
שִׁמְעִ֣י הָאָ֔רֶץ הִנֵּ֨ה אָנֹכִ֜י מֵבִ֥יא רָעָ֛ה אֶל־הָעָ֥ם הַזֶּ֖ה פְּרִ֣י מַחְשְׁבוֹתָ֑ם כִּ֤י עַל־דְּבָרַי֙ לֹ֣א הִקְשִׁ֔יבוּ וְתוֹרָתִ֖י וַיִּמְאֲסוּ־בָֽהּ
İşit yer, işte ben bu halkın üzerine kötülük, onların düşüncelerinin meyvesini getiriyorum; çünkü sözlerime dikkat etmediler ve yasamı reddettiler.
Yeremya 22:29
·
Tevrat
אֶ֥רֶץ אֶ֖רֶץ אָ֑רֶץ שִׁמְעִ֖י דְּבַר־יְהוָֽה
Yer, yer, yer, Yahve'nin sözünü dinle.
Nahum 3:19
·
Tevrat
אֵין־כֵּהָ֣ה לְשִׁבְרֶ֔ךָ נַחְלָ֖ה מַכָּתֶ֑ךָ כֹּ֣ל שֹׁמְעֵ֣י שִׁמְעֲךָ֗ תָּ֤קְעוּ כַף֙ עָלֶ֔יךָ כִּ֗י עַל־מִ֛י לֹֽא־עָבְרָ֥ה רָעָתְךָ֖ תָּמִֽיד
Senin kırığına hafifleme yoktur, senin yaran hastalıklıdır; senin haberini işitenlerin bütünü senin üzerine el çırptılar, çünkü senin kötülüğün sürekli kimin üzerine geçmedi?
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 17:24
·
Tevrat
וְ֠הָיָה אִם־שָׁמֹ֨עַ תִּשְׁמְע֤וּן אֵלַי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה לְבִלְתִּ֣י הָבִ֣יא מַשָּׂ֗א בְּשַׁעֲרֵ֛י הָעִ֥יר הַזֹּ֖את בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וּלְקַדֵּשׁ֙ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת לְבִלְתִּ֥י עֲשֽׂוֹת־בּ֖וֹ כָּל־מְלָאכָֽה
Ve olacak, eğer beni dikkatle dinlerseniz, Yahve'nin bildirisidir, Şabat gününde bu şehrin kapılarından yük getirmemek için ve onda hiçbir iş yapmamak üzere Şabat gününü kutsal kılmak için;
Zekeriya 6:15
·
Tevrat
וּרְחוֹקִ֣ים יָבֹ֗אוּ וּבָנוּ֙ בְּהֵיכַ֣ל יְהוָ֔ה וִידַעְתֶּ֕ם כִּֽי־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת שְׁלָחַ֣נִי אֲלֵיכֶ֑ם וְהָיָה֙ אִם־שָׁמ֣וֹעַ תִּשְׁמְע֔וּן בְּק֖וֹל יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Ve uzaktakiler gelecekler ve Yahve'nin tapınağında inşa edecekler; ve Ordular Yahve'nin beni size gönderdiğini bileceksiniz. Ve eğer Tanrınız Yahve'nin sesini kesinlikle dinlerseniz, bu olacak.
Yasa'nın Tekrarı 1:17
·
Tevrat
לֹֽא־תַכִּ֨ירוּ פָנִ֜ים בַּמִּשְׁפָּ֗ט כַּקָּטֹ֤ן כַּגָּדֹל֙ תִּשְׁמָע֔וּן לֹ֤א תָג֨וּרוּ֙ מִפְּנֵי־אִ֔ישׁ כִּ֥י הַמִּשְׁפָּ֖ט לֵאלֹהִ֣ים ה֑וּא וְהַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֣ר יִקְשֶׁ֣ה מִכֶּ֔ם תַּקְרִב֥וּן אֵלַ֖י וּשְׁמַעְתִּֽיו
Yargıda yüz tanımayacaksınız; küçük gibi büyük gibi dinleyeceksiniz. Adamın yüzünden korkmayacaksınız, çünkü yargı Tanrı'nındır. Sizden zor gelen sözü bana yaklaştıracaksınız ve onu dinleyeceğim.
Yasa'nın Tekrarı 7:12
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה עֵ֣קֶב תִּשְׁמְע֗וּן אֵ֤ת הַמִּשְׁפָּטִים֙ הָאֵ֔לֶּה וּשְׁמַרְתֶּ֥ם וַעֲשִׂיתֶ֖ם אֹתָ֑ם וְשָׁמַר֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ לְךָ֗ אֶֽת־הַבְּרִית֙ וְאֶת־הַחֶ֔סֶד אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶֽיךָ
Ve bu hükümleri dinlemeniz ve onları tutup yapmanız sonucunda, Tanrın Yahve atalarına ant içtiği antlaşmayı ve sadakati senin için tutacaktır.
Yasa'nın Tekrarı 8:20
·
Tevrat
כַּגּוֹיִ֗ם אֲשֶׁ֤ר יְהוָה֙ מַאֲבִ֣יד מִפְּנֵיכֶ֔ם כֵּ֖ן תֹאבֵד֑וּן עֵ֚קֶב לֹ֣א תִשְׁמְע֔וּן בְּק֖וֹל יְהוָ֥ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Yahve'nin sizin yüzünüzden yok ettiği uluslar gibi, siz de öyle yok olacaksınız; çünkü Tanrınız Yahve'nin sesini dinlemediniz.
Örnek Ayetler (5 / 7)
2. Samuel 11:26
·
Tevrat
וַתִּשְׁמַע֙ אֵ֣שֶׁת אֽוּרִיָּ֔ה כִּי־מֵ֖ת אוּרִיָּ֣ה אִישָׁ֑הּ וַתִּסְפֹּ֖ד עַל־בַּעְלָֽהּ
Uriya'nın karısı adamı Uriya'nın öldüğünü duydu ve kocası için dövündü.
1. Samuel 4:19
·
Tevrat
וְכַלָּת֣וֹ אֵֽשֶׁת־פִּינְחָס֮ הָרָ֣ה לָלַת֒ וַתִּשְׁמַ֣ע אֶת־הַשְּׁמֻעָ֔ה אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וּמֵ֥ת חָמִ֖יהָ וְאִישָׁ֑הּ וַתִּכְרַ֣ע וַתֵּ֔לֶד כִּֽי־נֶהֶפְכ֥וּ עָלֶ֖יהָ צִרֶֽיהָ
Gelini, Finehas'ın karısı hamileydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın sandığının alındığı, kayınbabasının ve kocasının öldüğü haberini duyunca çöktü ve doğurdu; çünkü doğum sancıları üzerine dönmüştü.
2. Krallar 11:13
·
Tevrat
וַתִּשְׁמַ֣ע עֲתַלְיָ֔ה אֶת־ק֥וֹל הָֽרָצִ֖ין הָעָ֑ם וַתָּבֹ֥א אֶל־הָעָ֖ם בֵּ֥ית יְהוָֽה
Atalya muhafızların ve halkın sesini duydu ve halkın yanına Yahve'nin evine geldi.
Nehemya 12:43
·
Tevrat
וַיִּזְבְּח֣וּ בַיּוֹם־הַ֠הוּא זְבָחִ֨ים גְּדוֹלִ֜ים וַיִּשְׂמָ֗חוּ כִּ֤י הָאֱלֹהִים֙ שִׂמְּחָם֙ שִׂמְחָ֣ה גְדוֹלָ֔ה וְגַ֧ם הַנָּשִׁ֛ים וְהַיְלָדִ֖ים שָׂמֵ֑חוּ וַתִּשָּׁמַ֛ע שִׂמְחַ֥ת יְרוּשָׁלִַ֖ם מֵרָחֽוֹק
Ve o gün büyük kurbanlar kestiler ve sevindiler; çünkü Tanrı onları büyük bir sevinçle sevindirmişti; ve kadınlar ve çocuklar da sevindiler; ve Yeruşalim'in sevinci uzaktan duyuldu.
2. Tarihler 20:9
·
Tevrat
אִם־תָּב֨וֹא עָלֵ֜ינוּ רָעָ֗ה חֶרֶב֮ שְׁפוֹט֮ וְדֶ֣בֶר וְרָעָב֒ נַֽעַמְדָ֞ה לִפְנֵ֨י הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ וּלְפָנֶ֔יךָ כִּ֥י שִׁמְךָ֖ בַּבַּ֣יִת הַזֶּ֑ה וְנִזְעַ֥ק אֵלֶ֛יךָ מִצָּרָתֵ֖נוּ וְתִשְׁמַ֥ע וְתוֹשִֽׁיעַ
'Eğer üzerimize kötülük, kılıç, yargı, salgın hastalık veya kıtlık gelirse, bu evin önünde ve Senin önünde duracağız; çünkü Senin adın bu evdedir; ve sıkıntımızdan Sana feryat edeceğiz ve Sen işiteceksin ve kurtaracaksın.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
1. Tarihler 28:2
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם דָּוִ֤יד הַמֶּ֨לֶךְ֙ עַל־רַגְלָ֔יו וַיֹּ֕אמֶר שְׁמָע֖וּנִי אַחַ֣י וְעַמִּ֑י אֲנִ֣י עִם־לְבָבִ֡י לִבְנוֹת֩ בֵּ֨ית מְנוּחָ֜ה לַאֲר֣וֹן בְּרִית־יְהוָ֗ה וְלַהֲדֹם֙ רַגְלֵ֣י אֱלֹהֵ֔ינוּ וַהֲכִינ֖וֹתִי לִבְנֽוֹת
Kral Davut ayakları üzerine kalktı ve dedi: 'Beni dinleyin, kardeşlerim ve halkım. Yahve'nin antlaşma sandığı için ve Tanrımızın ayaklarının taburesi için bir dinlenme evi inşa etmek kalbimdeydi ve inşa etmek için hazırlık yaptım.
2. Tarihler 13:4
·
Tevrat
וַיָּ֣קָם אֲבִיָּ֗ה מֵעַל֙ לְהַ֣ר צְמָרַ֔יִם אֲשֶׁ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֹּ֕אמֶר שְׁמָע֖וּנִי יָרָבְעָ֥ם וְכָל־יִשְׂרָאֵֽל
Aviya Efrayim dağlığındaki Tsemarayim Dağı'nın üzerinde durdu ve dedi ki: 'Beni dinleyin, Yarovam ve bütün İsrail!
2. Tarihler 15:2
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֮ לִפְנֵ֣י אָסָא֒ וַיֹּ֣אמֶר ל֔וֹ שְׁמָע֕וּנִי אָסָ֖א וְכָל־יְהוּדָ֣ה וּבִנְיָמִ֑ן יְהוָ֤ה עִמָּכֶם֙ בִּֽהְיֽוֹתְכֶ֣ם עִמּ֔וֹ וְאִֽם־תִּדְרְשֻׁ֨הוּ֙ יִמָּצֵ֣א לָכֶ֔ם וְאִם־תַּעַזְבֻ֖הוּ יַעֲזֹ֥ב אֶתְכֶֽם
Asa'nın önüne çıktı ve ona dedi ki: 'Beni dinleyin, Asa ve bütün Yahuda ve Bünyamin! Siz O'nunla olduğunuzda Yahve sizinledir; eğer O'nu ararsanız size bulunur, ve eğer O'nu bırakırsanız sizi bırakır.'
2. Tarihler 20:20
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣ימוּ בַבֹּ֔קֶר וַיֵּצְא֖וּ לְמִדְבַּ֣ר תְּק֑וֹעַ וּבְצֵאתָ֞ם עָמַ֣ד יְהוֹשָׁפָ֗ט וַיֹּ֨אמֶר֙ שְׁמָע֗וּנִי יְהוּדָה֙ וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִַ֔ם הַאֲמִ֜ינוּ בַּיהוָ֤ה אֱלֹהֵיכֶם֙ וְתֵ֣אָמֵ֔נוּ הַאֲמִ֥ינוּ בִנְבִיאָ֖יו וְהַצְלִֽיחוּ
Ve sabah erkenden kalktılar ve Tekoa çölüne çıktılar; ve onlar çıkarken Yehoşafat durdu ve dedi: 'Beni dinleyin Yahuda ve Yeruşalim'de oturanlar; Tanrınız Yahve'ye güvenin ve güvende olursunuz; O'nun peygamberlerine güvenin ve başarılı olursunuz.'
2. Tarihler 28:11
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה שְׁמָע֔וּנִי וְהָשִׁ֨יבוּ֙ הַשִּׁבְיָ֔ה אֲשֶׁ֥ר שְׁבִיתֶ֖ם מֵאֲחֵיכֶ֑ם כִּ֛י חֲר֥וֹן אַף־יְהוָ֖ה עֲלֵיכֶֽם
Şimdi beni dinleyin ve kardeşlerinizden esir aldığınız esirleri geri gönderin; çünkü Yahve'nin şiddetli öfkesi üzerinizdedir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 35:8
·
Tevrat
וַנִּשְׁמַ֗ע בְּק֨וֹל יְהוֹנָדָ֤ב בֶּן־רֵכָב֙ אָבִ֔ינוּ לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נוּ לְבִלְתִּ֤י שְׁתֽוֹת־יַ֨יִן֙ כָּל־יָמֵ֔ינוּ אֲנַ֣חְנוּ נָשֵׁ֔ינוּ בָּנֵ֖ינוּ וּבְנֹתֵֽינוּ
Atamız Rekav oğlu Yehonadav'ın bize buyurduğu her şeyde onun sesini dinledik; bütün günlerimizde biz, karılarımız, oğullarımız ve kızlarımız şarap içmedik;
Yeremya 35:10
·
Tevrat
וַנֵּ֖שֶׁב בָּֽאֳהָלִ֑ים וַנִּשְׁמַ֣ע וַנַּ֔עַשׂ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־צִוָּ֖נוּ יוֹנָדָ֥ב אָבִֽינוּ
Çadırlarda oturduk; atamız Yonadav'ın bize buyurduğu her şeye göre dinledik ve yaptık.
Yeşu 2:11
·
Tevrat
וַנִּשְׁמַע֙ וַיִּמַּ֣ס לְבָבֵ֔נוּ וְלֹא־קָ֨מָה ע֥וֹד ר֛וּחַ בְּאִ֖ישׁ מִפְּנֵיכֶ֑ם כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם ה֤וּא אֱלֹהִים֙ בַּשָּׁמַ֣יִם מִמַּ֔עַל וְעַל־הָאָ֖רֶץ מִתָּֽחַת
Duyduk ve kalbimiz eridi; yüzünüzden artık hiçbir adamda ruh kalmadı; çünkü Tanrınız Yahve, yukarıda göklerde ve aşağıda yerde Tanrı'dır.
Ester 1:20
·
Tevrat
וְנִשְׁמַע֩ פִּתְגָ֨ם הַמֶּ֤לֶךְ אֲשֶֽׁר־יַעֲשֶׂה֙ בְּכָל־מַלְכוּת֔וֹ כִּ֥י רַבָּ֖ה הִ֑יא וְכָל־הַנָּשִׁ֗ים יִתְּנ֤וּ יְקָר֙ לְבַעְלֵיהֶ֔ן לְמִגָּד֖וֹל וְעַד־קָטָֽן
Ve kralın yapacağı fermanı bütün krallığında duyulacak, çünkü o büyüktür; ve bütün kadınlar büyükten küçüğe kadar kocalarına saygı verecekler.
Mısır'dan Çıkış 24:7
·
Tevrat
וַיִּקַּח֙ סֵ֣פֶר הַבְּרִ֔ית וַיִּקְרָ֖א בְּאָזְנֵ֣י הָעָ֑ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ כֹּ֛ל אֲשֶׁר־דִּבֶּ֥ר יְהוָ֖ה נַעֲשֶׂ֥ה וְנִשְׁמָֽע
Ve antlaşma kitabını aldı ve halkın kulaklarına okudu; ve dediler: 'Yahve'nin konuştuğu her şeyi yapacağız ve dinleyeceğiz.'
Örnek Ayetler (5)
1. Krallar 8:42
·
Tevrat
כִּ֤י יִשְׁמְעוּן֙ אֶת־שִׁמְךָ֣ הַגָּד֔וֹל וְאֶת־יָֽדְךָ֙ הַֽחֲזָקָ֔ה וּֽזְרֹעֲךָ֖ הַנְּטוּיָ֑ה וּבָ֥א וְהִתְפַּלֵּ֖ל אֶל־הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Çünkü büyük adını ve güçlü elini ve uzanmış kolunu işitecekler; ve gelirse ve bu eve dua ederse;
Yasa'nın Tekrarı 2:25
·
Tevrat
הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה אָחֵל֙ תֵּ֤ת פַּחְדְּךָ֙ וְיִרְאָ֣תְךָ֔ עַל־פְּנֵי֙ הָֽעַמִּ֔ים תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָ֑יִם אֲשֶׁ֤ר יִשְׁמְעוּן֙ שִׁמְעֲךָ֔ וְרָגְז֥וּ וְחָל֖וּ מִפָּנֶֽיךָ
Bu gün, bütün göklerin altındaki halkların yüzü üzerine senin dehşetini ve senin korkunu vermeye başlayacağım; ki senin haberini işitecekler, titreyecekler ve senin yüzünden kıvranacaklar.
Yasa'nın Tekrarı 4:6
·
Tevrat
וּשְׁמַרְתֶּם֮ וַעֲשִׂיתֶם֒ כִּ֣י הִ֤וא חָכְמַתְכֶם֙ וּבִ֣ינַתְכֶ֔ם לְעֵינֵ֖י הָעַמִּ֑ים אֲשֶׁ֣ר יִשְׁמְע֗וּן אֵ֚ת כָּל־הַחֻקִּ֣ים הָאֵ֔לֶּה וְאָמְר֗וּ רַ֚ק עַם־חָכָ֣ם וְנָב֔וֹן הַגּ֥וֹי הַגָּד֖וֹל הַזֶּֽה
Onları tutacaksınız ve yapacaksınız; çünkü halkların gözlerine bilgeliğiniz ve anlayışınız budur; onlar bütün bu kuralları işitecekler ve diyecekler: 'Bu büyük ulus ancak bilge ve anlayışlı bir halktır.'
Yasa'nın Tekrarı 4:28
·
Tevrat
וַעֲבַדְתֶּם־שָׁ֣ם אֱלֹהִ֔ים מַעֲשֵׂ֖ה יְדֵ֣י אָדָ֑ם עֵ֣ץ וָאֶ֔בֶן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־יִרְאוּן֙ וְלֹ֣א יִשְׁמְע֔וּן וְלֹ֥א יֹֽאכְל֖וּן וְלֹ֥א יְרִיחֻֽן
Ve orada insan ellerinin işi olan, görmeyen ve işitmeyen ve yemeyen ve koklamayan ağaç ve taş ilahlara kulluk edeceksiniz.
Mısır'dan Çıkış 4:9
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה אִם־לֹ֣א יַאֲמִ֡ינוּ גַּם֩ לִשְׁנֵ֨י הָאֹת֜וֹת הָאֵ֗לֶּה וְלֹ֤א יִשְׁמְעוּן֙ לְקֹלֶ֔ךָ וְלָקַחְתָּ֙ מִמֵּימֵ֣י הַיְאֹ֔ר וְשָׁפַכְתָּ֖ הַיַּבָּשָׁ֑ה וְהָי֤וּ הַמַּ֨יִם֙ אֲשֶׁ֣ר תִּקַּ֣ח מִן־הַיְאֹ֔ר וְהָי֥וּ לְדָ֖ם בַּיַּבָּֽשֶׁת
'Ve olacak ki, eğer bu iki işarete de inanmazlarsa ve sesini dinlemezlerse, Irmağın sularından alacaksın ve kuru yere dökeceksin; Irmaktan alacağın sular kuru yerde kana dönüşecek.'
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 33:19
·
Tevrat
אֶת־עַ֥ם נוֹעָ֖ז לֹ֣א תִרְאֶ֑ה עַ֣ם עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ מִשְּׁמ֔וֹעַ נִלְעַ֥ג לָשׁ֖וֹן אֵ֥ין בִּינָֽה
O küstah halkı görmeyeceksin; duyulmaz derin dudaklı, anlayışı olmayan kekeme dilli halkı.
Yeşaya 59:1
·
Tevrat
הֵ֛ן לֹֽא־קָצְרָ֥ה יַד־יְהוָ֖ה מֵֽהוֹשִׁ֑יעַ וְלֹא־כָבְדָ֥ה אָזְנ֖וֹ מִשְּׁמֽוֹעַ
İşte Yahve'nin eli kurtarmaktan kısalmadı ve onun kulağı işitmekten ağırlaşmadı.
Yeşaya 59:2
·
Tevrat
כִּ֤י אִם־עֲוֺנֹֽתֵיכֶם֙ הָי֣וּ מַבְדִּלִ֔ים בֵּינֵכֶ֕ם לְבֵ֖ין אֱלֹֽהֵיכֶ֑ם וְחַטֹּֽאותֵיכֶ֗ם הִסְתִּ֧ירוּ פָנִ֛ים מִכֶּ֖ם מִשְּׁמֽוֹעַ
Ancak suçlarınız sizinle Tanrınız arasında ayıran oldu ve günahlarınız işitmekten yüzü sizden gizledi.
Zekeriya 7:11
·
Tevrat
וַיְמָאֲנ֣וּ לְהַקְשִׁ֔יב וַיִּתְּנ֥וּ כָתֵ֖ף סֹרָ֑רֶת וְאָזְנֵיהֶ֖ם הִכְבִּ֥ידוּ מִשְּׁמֽוֹעַ
Ama dikkat etmeyi reddettiler ve isyankar omuz verdiler; ve işitmekten kulaklarını ağırlaştırdılar.
Zekeriya 7:12
·
Tevrat
וְלִבָּ֞ם שָׂ֣מוּ שָׁמִ֗יר מִ֠שְּׁמוֹעַ אֶת־הַתּוֹרָ֤ה וְאֶת־הַדְּבָרִים֙ אֲשֶׁ֨ר שָׁלַ֜ח יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ בְּרוּח֔וֹ בְּיַ֖ד הַנְּבִיאִ֣ים הָרִֽאשֹׁנִ֑ים וַֽיְהִי֙ קֶ֣צֶף גָּד֔וֹל מֵאֵ֖ת יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve Ordular Yahve'nin Ruhuyla önceki peygamberlerin eliyle gönderdiği yasayı ve sözleri işitmekten kalplerini elmas yaptılar; ve Ordular Yahve'den büyük öfke oldu.
Örnek Ayetler (4)
Nahum 2:1
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַל־הֶהָרִ֜ים רַגְלֵ֤י מְבַשֵּׂר֙ מַשְׁמִ֣יעַ שָׁל֔וֹם חָגִּ֧י יְהוּדָ֛ה חַגַּ֖יִךְ שַׁלְּמִ֣י נְדָרָ֑יִךְ כִּי֩ לֹ֨א יוֹסִ֥יף ע֛וֹד לַֽעֲבָר־בָּ֥ךְ בְּלִיַּ֖עַל כֻּלֹּ֥ה נִכְרָֽת
İşte, dağların üzerinde iyi haber getirenin, barış duyuranın ayakları! Ey Yahuda, bayramlarını kutla, adaklarını yerine getir; çünkü değersiz kişi artık senin içinden geçmeyecek, o tamamen kesilip atıldı.
Yeşaya 41:26
·
Tevrat
מִֽי־הִגִּ֤יד מֵרֹאשׁ֙ וְנֵדָ֔עָה וּמִלְּפָנִ֖ים וְנֹאמַ֣ר צַדִּ֑יק אַ֣ף אֵין־מַגִּ֗יד אַ֚ף אֵ֣ין מַשְׁמִ֔יעַ אַ֥ף אֵין־שֹׁמֵ֖עַ אִמְרֵיכֶֽם
Baştan kim bildirdi ve bilelim, ve önceden, ve "Doğru" diyelim? Gerçekten bildiren yok, gerçekten işittiren yok, gerçekten sözlerinizi işiten yok.
Yeşaya 52:7
·
Tevrat
מַה־נָּאו֨וּ עַל־הֶהָרִ֜ים רַגְלֵ֣י מְבַשֵּׂ֗ר מַשְׁמִ֧יעַ שָׁל֛וֹם מְבַשֵּׂ֥ר ט֖וֹב מַשְׁמִ֣יעַ יְשׁוּעָ֑ה אֹמֵ֥ר לְצִיּ֖וֹן מָלַ֥ךְ אֱלֹהָֽיִךְ
Dağlar üzerinde iyi haber getirenin, barış işittirenin, iyilik iyi haberi getirenin, kurtuluş işittirenin, Siyon'a 'Senin Tanrın egemen oldu' diyenin ayakları ne güzeldir!
1. Tarihler 16:5
·
Tevrat
אָסָ֥ף הָרֹ֖אשׁ וּמִשְׁנֵ֣הוּ זְכַרְיָ֑ה יְעִיאֵ֡ל וּשְׁמִֽירָמ֡וֹת וִֽיחִיאֵ֡ל וּמַתִּתְיָ֡ה וֶאֱלִיאָ֡ב וּבְנָיָהוּ֩ וְעֹבֵ֨ד אֱדֹ֜ם וִֽיעִיאֵ֗ל בִּכְלֵ֤י נְבָלִים֙ וּבְכִנֹּר֔וֹת וְאָסָ֖ף בַּֽמְצִלְתַּ֥יִם מַשְׁמִֽיעַ
Baş Asaf ve onun ikincisi Zekeriya; Yeiel, Şemiramot, Yehiel, Mattitya, Eliav, Benaya, Oved-Edom ve Yeiel lir ve arp aletleriyleydi; ve Asaf zillerle ses çıkarıyordu.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 27:30
·
Tevrat
וְהִשְׁמִ֤יעוּ עָלַ֨יִךְ֙ בְּקוֹלָ֔ם וְיִזְעֲק֖וּ מָרָ֑ה וְיַעֲל֤וּ עָֽפָר֙ עַל־רָ֣אשֵׁיהֶ֔ם בָּאֵ֖פֶר יִתְפַּלָּֽשׁוּ
Sonra senin üzerine seslerini duyuracaklar ve acı acı feryat edecekler; ve başlarının üzerine toprak atacaklar, külde yuvarlanacaklar.
Yeremya 46:14
·
Tevrat
הַגִּ֤ידוּ בְמִצְרַ֨יִם֙ וְהַשְׁמִ֣יעוּ בְמִגְדּ֔וֹל וְהַשְׁמִ֥יעוּ בְנֹ֖ף וּבְתַחְפַּנְחֵ֑ס אִמְר֗וּ הִתְיַצֵּב֙ וְהָכֵ֣ן לָ֔ךְ כִּֽי־אָכְלָ֥ה חֶ֖רֶב סְבִיבֶֽיךָ
Mısır'da bildirin ve Migdol'da duyurun ve Nof'ta ve Tahpanhes'te duyurun; deyin ki: Dikil ve kendin için hazırlan, çünkü kılıç senin etrafındakileri yedi.
Yeremya 50:2
·
Tevrat
הַגִּ֨ידוּ בַגּוֹיִ֤ם וְהַשְׁמִ֨יעוּ֙ וּֽשְׂאוּ־נֵ֔ס הַשְׁמִ֖יעוּ אַל־תְּכַחֵ֑דוּ אִמְרוּ֩ נִלְכְּדָ֨ה בָבֶ֜ל הֹבִ֥ישׁ בֵּל֙ חַ֣ת מְרֹדָ֔ךְ הֹבִ֣ישׁוּ עֲצַבֶּ֔יהָ חַ֖תּוּ גִּלּוּלֶֽיהָ
Uluslar arasında bildirin ve duyurun ve sancak kaldırın; duyurun, gizlemeyin; deyin ki: Babil ele geçirildi, Bel utandı, Merodak dehşete düştü, onun putları utandı, onun ilahları dehşete düştü.
Mezmurlar 66:8
·
Tevrat
בָּרְכ֖וּ עַמִּ֥ים אֱלֹהֵ֑ינוּ וְ֝הַשְׁמִ֗יעוּ ק֣וֹל תְּהִלָּתֽוֹ
Ey halklar, Tanrımızı bereketleyin ve O'nun övgüsünün sesini işittirin.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 3:27
·
Tevrat
וּֽבְדַבְּרִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔יךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה הַשֹּׁמֵ֤עַ יִשְׁמָע֙ וְהֶחָדֵ֣ל יֶחְדָּ֔ל כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve seninle konuştuğumda ağzını açacağım ve onlara diyeceksin: 'Efendi Yahve şöyle dedi: İşiten işitsin ve vazgeçen vazgeçsin; çünkü onlar isyan evidir.'
Hezekiel 33:4
·
Tevrat
וְשָׁמַ֨ע הַשֹּׁמֵ֜עַ אֶת־ק֤וֹל הַשּׁוֹפָר֙ וְלֹ֣א נִזְהָ֔ר וַתָּ֥בוֹא חֶ֖רֶב וַתִּקָּחֵ֑הוּ דָּמ֥וֹ בְרֹאשׁ֖וֹ יִֽהְיֶֽה
İşiten kişi borunun sesini işitip de uyarılmazsa ve kılıç gelip onu alırsa, onun kanı kendi başının üzerinde olacaktır.
2. Samuel 17:9
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַתָּ֤ה הֽוּא־נֶחְבָּא֙ בְּאַחַ֣ת הַפְּחָתִ֔ים א֖וֹ בְּאַחַ֣ד הַמְּקוֹמֹ֑ת וְהָיָ֗ה כִּנְפֹ֤ל בָּהֶם֙ בַּתְּחִלָּ֔ה וְשָׁמַ֤ע הַשֹּׁמֵ֨עַ֙ וְאָמַ֔ר הָֽיְתָה֙ מַגֵּפָ֔ה בָּעָ֕ם אֲשֶׁ֖ר אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֹֽם
İşte, şimdi o çukurların birinde veya yerlerin birinde saklanıyordur; ve başlangıçta onlardan düşenler olduğunda, duyan kişi duyacak ve diyecek: 'Avşalom'un ardındaki halkta bir yıkım oldu.'
Yaratılış 21:6
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר שָׂרָ֔ה צְחֹ֕ק עָ֥שָׂה לִ֖י אֱלֹהִ֑ים כָּל־הַשֹּׁמֵ֖עַ יִֽצְחַק־לִֽי
Sara dedi ki: 'Tanrı bana gülme yaptı; her duyan benim için gülecek.'
Yasa'nın Tekrarı 4:33
·
Tevrat
הֲשָׁ֣מַֽע עָם֩ ק֨וֹל אֱלֹהִ֜ים מְדַבֵּ֧ר מִתּוֹךְ־הָאֵ֛שׁ כַּאֲשֶׁר־שָׁמַ֥עְתָּ אַתָּ֖ה וַיֶּֽחִי
Senin işittiğin gibi, ateşin içinden konuşan Tanrı'nın sesini işitip de yaşayan bir halk var mıdır?
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 36:16
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעָם֙ אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֔ים פָּחֲד֖וּ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֑הוּ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־בָּר֔וּךְ הַגֵּ֤יד נַגִּיד֙ לַמֶּ֔לֶךְ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Bütün sözleri işittiklerinde, her adam arkadaşına korktu ve Baruk'a dediler: Bütün bu sözleri kesinlikle krala bildireceğiz.
Nehemya 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר נְחֶמְיָ֣ה ה֣וּא הַתִּרְשָׁ֡תָא וְעֶזְרָ֣א הַכֹּהֵ֣ן הַסֹּפֵ֡ר וְהַלְוִיִּם֩ הַמְּבִינִ֨ים אֶת־הָעָ֜ם לְכָל־הָעָ֗ם הַיּ֤וֹם קָדֹֽשׁ־הוּא֙ לַיהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם אַל־תִּֽתְאַבְּל֖וּ וְאַל־תִּבְכּ֑וּ כִּ֤י בוֹכִים֙ כָּל־הָעָ֔ם כְּשָׁמְעָ֖ם אֶת־דִּבְרֵ֥י הַתּוֹרָֽה
Vali Nehemya, kâhin ve yazıcı Ezra ve halka anlatan Levililer bütün halka dediler: 'Bugün Tanrınız Yahve'ye kutsaldır; yas tutmayın ve ağlamayın.' Çünkü bütün halk yasanın sözlerini işittiklerinde ağlıyordu.
Nehemya 13:3
·
Tevrat
וַיְהִ֖י כְּשָׁמְעָ֣ם אֶת־הַתּוֹרָ֑ה וַיַּבְדִּ֥ילוּ כָל־עֵ֖רֶב מִיִּשְׂרָאֵֽל
Ve yasayı duyduklarında, bütün karışık halkı İsrail'den ayırdılar.
Yaratılış 34:7
·
Tevrat
וּבְנֵ֨י יַעֲקֹ֜ב בָּ֤אוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ כְּשָׁמְעָ֔ם וַיִּֽתְעַצְּבוּ֙ הָֽאֲנָשִׁ֔ים וַיִּ֥חַר לָהֶ֖ם מְאֹ֑ד כִּֽי־נְבָלָ֞ה עָשָׂ֣ה בְיִשְׂרָאֵ֗ל לִשְׁכַּב֙ אֶת־בַּֽת־יַעֲקֹ֔ב וְכֵ֖ן לֹ֥א יֵעָשֶֽׂה
Yakup'un oğulları duyduklarında tarladan geldiler; adamlar üzüldüler ve çok öfkelendiler, çünkü Yakup'un kızıyla yatarak İsrail'de rezalet yaptı ve böyle yapılmaz.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 22:45
·
Tevrat
בְּנֵ֥י נֵכָ֖ר יִתְכַּֽחֲשׁוּ־לִ֑י לִשְׁמ֥וֹעַ אֹ֖זֶן יִשָּׁ֥מְעוּ לִֽי
Yabancı oğulları bana boyun eğecekler; kulağın duymasıyla beni dinleyecekler.
Yeremya 11:10
·
Tevrat
שָׁ֩בוּ֩ עַל־עֲוֺנֹ֨ת אֲבוֹתָ֜ם הָרִֽאשֹׁנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר מֵֽאֲנוּ֙ לִשְׁמ֣וֹעַ אֶת־דְּבָרַ֔י וְהֵ֣מָּה הָלְכ֗וּ אַחֲרֵ֛י אֱלֹהִ֥ים אֲחֵרִ֖ים לְעָבְדָ֑ם הֵפֵ֤רוּ בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ וּבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה אֶת־בְּרִיתִ֕י אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖תִּי אֶת־אֲבוֹתָֽם
Sözlerimi işitmeyi reddeden ilk atalarının suçlarına döndüler; onlara kulluk etmek için başka ilahların ardınca gittiler. İsrail evi ve Yahuda evi atalarıyla yaptığım antlaşmamı bozdular.
Yeremya 13:10
·
Tevrat
הָעָם֩ הַזֶּ֨ה הָרָ֜ע הַֽמֵּאֲנִ֣ים לִשְׁמ֣וֹעַ אֶת־דְּבָרַ֗י הַהֹֽלְכִים֙ בִּשְׁרִר֣וּת לִבָּ֔ם וַיֵּלְכ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים לְעָבְדָ֖ם וּלְהִשְׁתַּחֲוֺ֣ת לָהֶ֑ם וִיהִי֙ כָּאֵז֣וֹר הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר לֹא־יִצְלַ֖ח לַכֹּֽל
Sözlerimi işitmeyi reddeden, kalplerinin inadında yürüyen, başka ilahlara kulluk etmek ve onlara eğilmek için onların ardından giden bu kötü halk, hiçbir şeye yaramayan bu kuşak gibi olacak.
2. Tarihler 6:20
·
Tevrat
לִהְיוֹת֩ עֵינֶ֨יךָ פְתֻח֜וֹת אֶל־הַבַּ֤יִת הַזֶּה֙ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה אֶל־הַ֨מָּק֔וֹם אֲשֶׁ֣ר אָמַ֔רְתָּ לָשׂ֥וּם שִׁמְךָ֖ שָׁ֑ם לִשְׁמ֨וֹעַ֙ אֶל־הַתְּפִלָּ֔ה אֲשֶׁ֣ר יִתְפַּלֵּ֣ל עַבְדְּךָ֔ אֶל־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Gözlerinin gündüz ve gece bu eve, adını oraya koyacağını söylediğin yere açık olması için; kulunun bu yere edeceği duayı işitmek için.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 36:24
·
Tevrat
וְלֹ֣א פָחֲד֔וּ וְלֹ֥א קָרְע֖וּ אֶת־בִּגְדֵיהֶ֑ם הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְכָל־עֲבָדָ֔יו הַשֹּׁ֣מְעִ֔ים אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ve kral ve bütün bu sözleri işiten bütün kulları korkmadılar ve giysilerini yırtmadılar.
1. Krallar 10:8
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֣י אֲנָשֶׁ֔יךָ אַשְׁרֵ֖י עֲבָדֶ֣יךָ אֵ֑לֶּה הָֽעֹמְדִ֤ים לְפָנֶ֨יךָ֙ תָּמִ֔יד הַשֹּׁמְעִ֖ים אֶת־חָכְמָתֶֽךָ
Ne mutlu adamlarına, ne mutlu daima önünde duran, bilgeliğini duyan bu kullarına.
Zekeriya 8:9
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַר֮ יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֒ תֶּחֱזַ֣קְנָה יְדֵיכֶ֔ם הַשֹּֽׁמְעִים֙ בַּיָּמִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֵ֖ת הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה מִפִּי֙ הַנְּבִיאִ֔ים אֲ֠שֶׁר בְּי֞וֹם יֻסַּ֨ד בֵּית־יְהוָ֧ה צְבָא֛וֹת הַהֵיכָ֖ל לְהִבָּנֽוֹת
Ordular Yahve şöyle dedi: 'Tapınağın inşa edilmesi için Ordular Yahve'nin evinin temeli atıldığı günde olan peygamberlerin ağzından bu günlerde bu sözleri işitenler, elleriniz güçlensin.'
Levililer 24:14
·
Tevrat
הוֹצֵ֣א אֶת־הַֽמְקַלֵּ֗ל אֶל־מִחוּץ֙ לַֽמַּחֲנֶ֔ה וְסָמְכ֧וּ כָֽל־הַשֹּׁמְעִ֛ים אֶת־יְדֵיהֶ֖ם עַל־רֹאשׁ֑וֹ וְרָגְמ֥וּ אֹת֖וֹ כָּל־הָעֵדָֽה
Lanetleyeni ordugahın dışına çıkar ve bütün işitenler ellerini onun başının üzerine dayasınlar ve bütün topluluk onu taşlasın.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 7:6
·
Tevrat
וַאדֹנָ֞י הִשְׁמִ֣יעַ אֶת־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֗ם ק֥וֹל רֶ֨כֶב֙ ק֣וֹל ס֔וּס ק֖וֹל חַ֣יִל גָּד֑וֹל וַיֹּאמְר֞וּ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֗יו הִנֵּ֣ה שָֽׂכַר־עָלֵינוּ֩ מֶ֨לֶךְ יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־מַלְכֵ֧י הַחִתִּ֛ים וְאֶת־מַלְכֵ֥י מִצְרַ֖יִם לָב֥וֹא עָלֵֽינוּ
Efendi Aram ordugahına araba sesini, at sesini, büyük ordunun sesini işittirmişti. Birbirlerine dediler: 'İşte, İsrail kralı üzerimize gelmeleri için Hitit krallarını ve Mısır krallarını bize karşı kiraladı.'
Yeşaya 45:21
·
Tevrat
הַגִּ֣ידוּ וְהַגִּ֔ישׁוּ אַ֥ף יִֽוָּעֲצ֖וּ יַחְדָּ֑ו מִ֣י הִשְׁמִיעַ֩ זֹ֨את מִקֶּ֜דֶם מֵאָ֣ז הִגִּידָ֗הּ הֲל֨וֹא אֲנִ֤י יְהוָה֙ וְאֵֽין־ע֤וֹד אֱלֹהִים֙ מִבַּלְעָדַ֔י אֵֽל־צַדִּ֣יק וּמוֹשִׁ֔יעַ אַ֖יִן זוּלָתִֽי
Bildirin ve yaklaştırın, hatta birlikte öğütleşsinler; bunu eskiden kim işittirdi? O zamandan beri onu kim bildirdi? Ben Yahve değil miyim? Ve benden başka Tanrı yoktur; doğru bir Tanrı ve Kurtarıcı, benden başkası yoktur.
Yeşaya 62:11
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה יְהוָ֗ה הִשְׁמִ֨יעַ֙ אֶל־קְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ אִמְרוּ֙ לְבַת־צִיּ֔וֹן הִנֵּ֥ה יִשְׁעֵ֖ךְ בָּ֑א הִנֵּ֤ה שְׂכָרוֹ֙ אִתּ֔וֹ וּפְעֻלָּת֖וֹ לְפָנָֽיו
İşte Yahve yerin ucuna kadar duyurdu: Siyon kızına deyin: İşte kurtuluşun geliyor; işte onun ödülü onunla ve onun karşılığı onun önündedir.
1. Krallar 15:22
·
Tevrat
וְהַמֶּ֨לֶךְ אָסָ֜א הִשְׁמִ֤יעַ אֶת־כָּל־יְהוּדָה֙ אֵ֣ין נָקִ֔י וַיִּשְׂא֞וּ אֶת־אַבְנֵ֤י הָֽרָמָה֙ וְאֶת־עֵצֶ֔יהָ אֲשֶׁ֥ר בָּנָ֖ה בַּעְשָׁ֑א וַיִּ֤בֶן בָּם֙ הַמֶּ֣לֶךְ אָסָ֔א אֶת־גֶּ֥בַע בִּנְיָמִ֖ן וְאֶת־הַמִּצְפָּֽה
Kral Asa tüm Yahuda'yı çağırdı, kimse muaf değildi. Başa'nın inşa ettiği Rama'nın taşlarını ve kerestelerini taşıdılar. Kral Asa onlarla Binyamin'deki Geva'yı ve Mitspa'yı inşa etti.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 21:3
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן מָלְא֤וּ מָתְנַי֙ חַלְחָלָ֔ה צִירִ֣ים אֲחָז֔וּנִי כְּצִירֵ֖י יֽוֹלֵדָ֑ה נַעֲוֵ֣יתִי מִשְּׁמֹ֔עַ נִבְהַ֖לְתִּי מֵרְאֽוֹת
Bu yüzden bellerim kıvranmayla doldu; doğuran kadının sancıları gibi sancılar beni yakaladı. İşitmekten büküldüm, görmekten dehşete düştüm.
Yeşaya 33:15
·
Tevrat
הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע
Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman;
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:9
·
Tevrat
מֵסִ֣יר אָ֭זְנוֹ מִשְּׁמֹ֣עַ תּוֹרָ֑ה גַּֽם־תְּ֝פִלָּת֗וֹ תּוֹעֵבָֽה
Kulağını yasayı işitmekten çevirenin duası da iğrençliktir.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 15:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח אַבְשָׁלוֹם֙ מְרַגְּלִ֔ים בְּכָל־שִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וַאֲמַרְתֶּ֕ם מָלַ֥ךְ אַבְשָׁל֖וֹם בְּחֶבְרֽוֹן
Avşalom İsrail'in bütün oymaklarına casuslar gönderdi diyerek: 'Borunun sesini işittiğinizde deyin: Avşalom Hevron'da kral oldu.'
Yeşu 6:5
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה בִּמְשֹׁ֣ךְ בְּקֶ֣רֶן הַיּוֹבֵ֗ל כְּשָׁמְעֲכֶם֙ אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר יָרִ֥יעוּ כָל־הָעָ֖ם תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֑ה וְנָ֨פְלָ֜ה חוֹמַ֤ת הָעִיר֙ תַּחְתֶּ֔יהָ וְעָל֥וּ הָעָ֖ם אִ֥ישׁ נֶגְדּֽוֹ
Ve koç boynuzuyla uzun çalındığında, borunun sesini duyduğunuzda, bütün halk büyük bir bağırışla bağıracak; ve şehrin suru kendi altına düşecek ve halk, her adam kendi karşısına çıkacak.
Yasa'nın Tekrarı 5:23
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כְּשָׁמְעֲכֶ֤ם אֶת־הַקּוֹל֙ מִתּ֣וֹךְ הַחֹ֔שֶׁךְ וְהָהָ֖ר בֹּעֵ֣ר בָּאֵ֑שׁ וַתִּקְרְב֣וּן אֵלַ֔י כָּל־רָאשֵׁ֥י שִׁבְטֵיכֶ֖ם וְזִקְנֵיכֶֽם
Karanlığın içinden sesi işittiğinizde ve dağ ateşle yanarken, oymaklarınızın bütün başları ve yaşlılarınız bana yaklaştınız;