1582
Kullanım
27
Lemma
155
Türev
183
Anlam
27 lemma, 155 türev form
Örnek Ayetler (5 / 167)
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 2:20
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יְהוָ֖ה בְּיִשְׂרָאֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר עָבְר֜וּ הַגּ֣וֹי הַזֶּ֗ה אֶת־בְּרִיתִי֙ אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבוֹתָ֔ם וְלֹ֥א שָׁמְע֖וּ לְקוֹלִֽי
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve dedi: 'Mademki bu ulus babalarına buyurduğum antlaşmamı bozdu ve sesimi dinlemedi;'
Hakimler 5:3
·
Tevrat
שִׁמְע֣וּ מְלָכִ֔ים הַאֲזִ֖ינוּ רֹֽזְנִ֑ים אָֽנֹכִ֗י לַֽיהוָה֙ אָנֹכִ֣י אָשִׁ֔ירָה אֲזַמֵּ֕ר לַֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Dinleyin krallar, kulak verin yöneticiler; ben, Yahve'ye ben şarkı söyleyeceğim, İsrail'in Tanrısı Yahve'ye ezgi söyleyeceğim.
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Amos 3:1
·
Tevrat
שִׁמְע֞וּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה אֲשֶׁ֨ר דִּבֶּ֧ר יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל עַ֚ל כָּל־הַמִּשְׁפָּחָ֔ה אֲשֶׁ֧ר הֶעֱלֵ֛יתִי מֵאֶ֥רֶץ מִצְרַ֖יִם לֵאמֹֽר
Ey İsrailoğulları, Yahve'nin sizin hakkınızda, Mısır diyarından çıkardığım bütün aile hakkında söylediği bu sözü işitin, diyerek:
Örnek Ayetler (5 / 162)
Hakimler 11:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ זִקְנֵֽי־גִלְעָ֖ד אֶל־יִפְתָּ֑ח יְהוָ֗ה יִהְיֶ֤ה שֹׁמֵ֨עַ֙ בֵּֽינוֹתֵ֔ינוּ אִם־לֹ֥א כִדְבָרְךָ֖ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Yahve aramızda işiten olsun; eğer senin sözüne göre böyle yapmazsak.'
Hakimler 11:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח יִשְׂרָאֵ֣ל מַלְאָכִ֣ים אֶל־מֶלֶךְ֩ אֱד֨וֹם לֵאמֹ֜ר אֶעְבְּרָה־נָּ֣א בְאַרְצֶ֗ךָ וְלֹ֤א שָׁמַע֙ מֶ֣לֶךְ אֱד֔וֹם וְגַ֨ם אֶל־מֶ֧לֶךְ מוֹאָ֛ב שָׁלַ֖ח וְלֹ֣א אָבָ֑ה וַיֵּ֥שֶׁב יִשְׂרָאֵ֖ל בְּקָדֵֽשׁ
Sonra İsrail Edom kralına elçiler gönderdi ve dedi: 'Lütfen diyarından geçeyim.' Fakat Edom kralı dinlemedi. Ve Moav kralına da gönderdi, ama o istemedi. Böylece İsrail Kadeş'te oturdu.
Hakimler 11:28
·
Tevrat
וְלֹ֣א שָׁמַ֔ע מֶ֖לֶךְ בְּנֵ֣י עַמּ֑וֹן אֶל־דִּבְרֵ֣י יִפְתָּ֔ח אֲשֶׁ֥ר שָׁלַ֖ח אֵלָֽיו
Fakat Ammon oğulları kralı, Yiftah'ın ona gönderdiği sözlerini dinlemedi.
Amos 7:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֖ה שְׁמַ֣ע דְּבַר־יְהוָ֑ה אַתָּ֣ה אֹמֵ֗ר לֹ֤א תִנָּבֵא֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל וְלֹ֥א תַטִּ֖יף עַל־בֵּ֥ית יִשְׂחָֽק
Ve şimdi Yahve'nin sözünü dinle: Sen diyorsun: 'İsrail'e karşı peygamberlik etme, ve İshak'ın evine karşı vaaz etme.'
Hezekiel 2:8
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם שְׁמַע֙ אֵ֤ת אֲשֶׁר־אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֵלֶ֔יךָ אַל־תְּהִי־מֶ֖רִי כְּבֵ֣ית הַמֶּ֑רִי פְּצֵ֣ה פִ֔יךָ וֶאֱכֹ֕ל אֵ֥ת אֲשֶׁר־אֲנִ֖י נֹתֵ֥ן אֵלֶֽיךָ
Ve sen insanoğlu, sana söylediğimi dinle, isyancı ev gibi isyancı olma; ağzını aç ve sana verdiğimi ye.'
Örnek Ayetler (5 / 94)
Hakimler 9:7
·
Tevrat
וַיַּגִּ֣דוּ לְיוֹתָ֗ם וַיֵּ֨לֶךְ֙ וַֽיַּעֲמֹד֙ בְּרֹ֣אשׁ הַר־גְּרִזִ֔ים וַיִּשָּׂ֥א קוֹל֖וֹ וַיִּקְרָ֑א וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם שִׁמְע֤וּ אֵלַי֙ בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֔ם וְיִשְׁמַ֥ע אֲלֵיכֶ֖ם אֱלֹהִֽים
Yotam'a bildirdiler; ve o gidip Gerizim Dağı'nın tepesinde durdu, ve sesini yükseltip bağırdı; ve onlara dedi: 'Beni dinleyin, ey Şekem'in sahipleri, Tanrı da sizi dinlesin.'
Hakimler 9:30
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֗ע זְבֻל֙ שַׂר־הָעִ֔יר אֶת־דִּבְרֵ֖י גַּ֣עַל בֶּן־עָ֑בֶד וַיִּ֖חַר אַפּֽוֹ
Şehrin yöneticisi Zevul, Eved oğlu Gaal'ın sözlerini duydu; ve öfkesi alevlendi.
Hakimler 13:9
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֥ע הָאֱלֹהִ֖ים בְּק֣וֹל מָנ֑וֹחַ וַיָּבֹ֣א מַלְאַךְ֩ הָאֱלֹהִ֨ים ע֜וֹד אֶל־הָאִשָּׁ֗ה וְהִיא֙ יוֹשֶׁ֣בֶת בַּשָּׂדֶ֔ה וּמָנ֥וֹחַ אִישָׁ֖הּ אֵ֥ין עִמָּֽהּ
Böylece Tanrı Manoah'ın sesini işitti ve Tanrı'nın elçisi kadına tekrar geldi; ve o kırda oturuyordu ve kocası Manoah onunla yoktu.
Hagay 1:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע זְרֻבָּבֶ֣ל בֶּֽן־שַׁלְתִּיאֵ֡ל וִיהוֹשֻׁ֣עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְכֹ֣ל שְׁאֵרִ֣ית הָעָ֗ם בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֔ם וְעַל־דִּבְרֵי֙ חַגַּ֣י הַנָּבִ֔יא כַּאֲשֶׁ֥ר שְׁלָח֖וֹ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם מִפְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yehotsadak oğlu Başkâhin Yeşu ve halkın bütün kalıntısı, Tanrıları Yahve'nin sesini ve Tanrıları Yahve'nin onu gönderdiği gibi Peygamber Hagay'ın sözlerini işittiler; ve halk Yahve'nin yüzünden korktu.
2. Samuel 3:28
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע דָּוִד֙ מֵאַ֣חֲרֵי כֵ֔ן וַיֹּ֗אמֶר נָקִ֨י אָנֹכִ֧י וּמַמְלַכְתִּ֛י מֵעִ֥ם יְהוָ֖ה עַד־עוֹלָ֑ם מִדְּמֵ֖י אַבְנֵ֥ר בֶּן־נֵֽר
Davut bundan sonra duydu ve dedi: 'Ben ve krallığım, Ner oğlu Avner'in kanından Yahve nezdinde sonsuza kadar suçsuzuz.
Örnek Ayetler (5 / 48)
Hezekiel 35:12
·
Tevrat
וְֽיָדַעְתָּ֮ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָה֒ שָׁמַ֣עְתִּי אֶת־כָּל־נָאָֽצוֹתֶ֗יךָ אֲשֶׁ֥ר אָמַ֛רְתָּ עַל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֣ר שָׁמֵ֑מוּ לָ֥נוּ נִתְּנ֖וּ לְאָכְלָֽה
Ve benim Yahve olduğumu bileceksin; İsrail dağları hakkında, 'Issız kaldılar, yiyecek olarak bize verildiler' diyerek söylediğin bütün hakaretlerini işittim.
Hezekiel 35:13
·
Tevrat
וַתַּגְדִּ֤ילוּ עָלַי֙ בְּפִיכֶ֔ם וְהַעְתַּרְתֶּ֥ם עָלַ֖י דִּבְרֵיכֶ֑ם אֲנִ֖י שָׁמָֽעְתִּי
Ağzınızla bana karşı büyüklük tasladınız ve bana karşı sözlerinizi çoğalttınız; ben işittim.
Yeremya 4:31
·
Tevrat
כִּי֩ ק֨וֹל כְּחוֹלָ֜ה שָׁמַ֗עְתִּי צָרָה֙ כְּמַבְכִּירָ֔ה ק֧וֹל בַּת־צִיּ֛וֹן תִּתְיַפֵּ֖חַ תְּפָרֵ֣שׂ כַּפֶּ֑יהָ אֽוֹי־נָ֣א לִ֔י כִּֽי־עָיְפָ֥ה נַפְשִׁ֖י לְהֹרְגִֽים
Çünkü kıvranan kadın gibi bir ses işittim, ilk çocuğunu doğuran kadın gibi sıkıntı; Siyon kızının sesini, soluk soluğa kalıyor, avuçlarını açıyor: 'Vay bana, çünkü canım öldürenler yüzünden yoruldu.'
Yeremya 20:10
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁמַ֜עְתִּי דִּבַּ֣ת רַבִּים֮ מָג֣וֹר מִסָּבִיב֒ הַגִּ֨ידוּ֙ וְנַגִּידֶ֔נּוּ כֹּ֚ל אֱנ֣וֹשׁ שְׁלוֹמִ֔י שֹׁמְרֵ֖י צַלְעִ֑י אוּלַ֤י יְפֻתֶּה֙ וְנ֣וּכְלָה ל֔וֹ וְנִקְחָ֥ה נִקְמָתֵ֖נוּ מִמֶּֽנּוּ
Çünkü birçoğunun iftirasını işittim, çevredeki dehşet: 'Bildirin ve onu bildirelim!' Bütün barış adamlarım, tökezlememi gözleyenler: 'Belki kandırılır ve ona üstün geliriz ve ondan öcümüzü alırız.'
Yeremya 23:25
·
Tevrat
שָׁמַ֗עְתִּי אֵ֤ת אֲשֶׁר־אָֽמְרוּ֙ הַנְּבִאִ֔ים הַֽנִּבְּאִ֥ים בִּשְׁמִ֛י שֶׁ֖קֶר לֵאמֹ֑ר חָלַ֖מְתִּי חָלָֽמְתִּי
Benim adımla yalan peygamberlik eden peygamberlerin 'Rüya gördüm, rüya gördüm' diyerek dediklerini işittim.
Örnek Ayetler (5 / 45)
Yeremya 4:19
·
Tevrat
מֵעַ֣י מֵעַ֨י אוֹחִ֜ילָה קִיר֥וֹת לִבִּ֛י הֹֽמֶה־לִּ֥י לִבִּ֖י לֹ֣א אַחֲרִ֑ישׁ כִּ֣י ק֤וֹל שׁוֹפָר֙ שָׁמַ֣עַתְּ נַפְשִׁ֔י תְּרוּעַ֖ת מִלְחָמָֽה
Bağırsaklarım, bağırsaklarım, kıvranıyorum! Kalbimin duvarları! Kalbim bende inliyor, susmayacağım; çünkü boru sesini, savaş narasını işittin, canım.
Yeremya 22:21
·
Tevrat
דִּבַּ֤רְתִּי אֵלַ֨יִךְ֙ בְּשַׁלְוֺתַ֔יִךְ אָמַ֖רְתְּ לֹ֣א אֶשְׁמָ֑ע זֶ֤ה דַרְכֵּךְ֙ מִנְּעוּרַ֔יִךְ כִּ֥י לֹֽא־שָׁמַ֖עַתְּ בְּקוֹלִֽי
Rahatlığındayken sana konuştum, 'Dinlemeyeceğim' dedin; gençliğinden beri yolun budur, çünkü sesimi dinlemedin.
1. Samuel 15:19
·
Tevrat
וְלָ֥מָּה לֹא־שָׁמַ֖עְתָּ בְּק֣וֹל יְהוָ֑ה וַתַּ֨עַט֙ אֶל־הַשָּׁלָ֔ל וַתַּ֥עַשׂ הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Neden Yahve'nin sesini dinlemedin, ganimete atıldın ve Yahve'nin gözlerinde kötü olanı yaptın?
1. Samuel 28:18
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֤ר לֹֽא־שָׁמַ֨עְתָּ֙ בְּק֣וֹל יְהוָ֔ה וְלֹֽא־עָשִׂ֥יתָ חֲרוֹן־אַפּ֖וֹ בַּעֲמָלֵ֑ק עַל־כֵּן֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה עָשָֽׂה־לְךָ֥ יְהוָ֖ה הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Yahve'nin sesini dinlemediğin ve Amalek'e onun kızgın öfkesini yapmadığın için, bu yüzden Yahve bugün sana bu şeyi yaptı.
2. Krallar 19:6
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ יְשַֽׁעְיָ֔הוּ כֹּ֥ה תֹאמְר֖וּן אֶל־אֲדֹֽנֵיכֶ֑ם כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אַל־תִּירָא֙ מִפְּנֵ֤י הַדְּבָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁמַ֗עְתָּ אֲשֶׁ֧ר גִּדְּפ֛וּ נַעֲרֵ֥י מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֖וּר אֹתִֽי
Yeşaya onlara dedi: 'Efendinize şöyle diyeceksiniz: Yahve şöyle dedi: Asur kralının uşaklarının bana küfrettiği, işittiğin sözlerin yüzünden korkma.'
Örnek Ayetler (5 / 45)
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 5:16
·
Tevrat
לָ֣מָּה יָשַׁ֗בְתָּ בֵּ֚ין הַֽמִּשְׁפְּתַ֔יִם לִשְׁמֹ֖עַ שְׁרִק֣וֹת עֲדָרִ֑ים לִפְלַגּ֣וֹת רְאוּבֵ֔ן גְּדוֹלִ֖ים חִקְרֵי־לֵֽב
Sürülerin ıslıklarını duymak için neden ağılların arasında oturdun? Ruben'in bölüklerinde kalp araştırmaları büyüktü.
Hakimler 19:25
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָב֤וּ הָאֲנָשִׁים֙ לִשְׁמֹ֣עַֽ ל֔וֹ וַיַּחֲזֵ֤ק הָאִישׁ֙ בְּפִ֣ילַגְשׁ֔וֹ וַיֹּצֵ֥א אֲלֵיהֶ֖ם הַח֑וּץ וַיֵּדְע֣וּ א֠וֹתָהּ וַיִּֽתְעַלְּלוּ־בָ֤הּ כָּל־הַלַּ֨יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַֽיְשַׁלְּח֖וּהָ כַּעֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר
Fakat adamlar onu dinlemek istemediler; bunun üzerine adam cariyesini tuttu ve onlara dışarı çıkardı; onu bildiler ve sabaha kadar bütün gece onunla oynadılar ve şafak sökerken onu salıverdiler.
Hakimler 20:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה תְּנוּ֩ אֶת־הָאֲנָשִׁ֨ים בְּנֵֽי־בְלִיַּ֜עַל אֲשֶׁ֤ר בַּגִּבְעָה֙ וּנְמִיתֵ֔ם וּנְבַעֲרָ֥ה רָעָ֖ה מִיִּשְׂרָאֵ֑ל וְלֹ֤א אָבוּ֙ בְּנֵ֣י בִּנְיָמִ֔ן לִשְׁמֹ֕עַ בְּק֖וֹל אֲחֵיהֶ֥ם בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵֽל
Ve şimdi Giva'daki o değersiz adamları verin, onları öldürelim ve İsrail'den kötülüğü yakıp yok edelim. Fakat Bünyaminoğulları kardeşleri İsrailoğulları'nın sesini dinlemek istemediler.
Amos 8:11
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה יָמִ֣ים בָּאִ֗ים נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִשְׁלַחְתִּ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ לֹֽא־רָעָ֤ב לַלֶּ֨חֶם֙ וְלֹֽא־צָמָ֣א לַמַּ֔יִם כִּ֣י אִם־לִשְׁמֹ֔עַ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י יְהוָֽה
İşte günler geliyor, Efendi Yahve'nin bildirisidir; yere kıtlık göndereceğim; ekmek kıtlığı değil ve su susuzluğu değil, ancak Yahve'nin sözlerini işitmek için.
Örnek Ayetler (5 / 44)
Hakimler 18:25
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ אֵלָיו֙ בְּנֵי־דָ֔ן אַל־תַּשְׁמַ֥ע קוֹלְךָ֖ עִמָּ֑נוּ פֶּֽן־יִפְגְּע֣וּ בָכֶ֗ם אֲנָשִׁים֙ מָ֣רֵי נֶ֔פֶשׁ וְאָסַפְתָּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ וְנֶ֥פֶשׁ בֵּיתֶֽךָ
Dan oğulları ona dediler ki: 'Sesini bizimle işittirme; yoksa acı ruhlu adamlar size saldırır, ve kendi canını ve evinin canını toplarsın.'
Hezekiel 3:6
·
Tevrat
לֹ֣א אֶל־עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ וְכִבְדֵ֣י לָשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־תִשְׁמַ֖ע דִּבְרֵיהֶ֑ם אִם־לֹ֤א אֲלֵיהֶם֙ שְׁלַחְתִּ֔יךָ הֵ֖מָּה יִשְׁמְע֥וּ אֵלֶֽיךָ
sözlerini anlamayacağın, dili derin ve dili ağır birçok halklara değil; eğer seni onlara gönderseydim, onlar seni dinlerlerdi.
2. Samuel 15:35
·
Tevrat
וַהֲל֤וֹא עִמְּךָ֙ שָׁ֔ם צָד֥וֹק וְאֶבְיָתָ֖ר הַכֹּהֲנִ֑ים וְהָיָ֗ה כָּל־הַדָּבָר֙ אֲשֶׁ֤ר תִּשְׁמַע֙ מִבֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ תַּגִּ֕יד לְצָד֥וֹק וּלְאֶבְיָתָ֖ר הַכֹּהֲנִֽים
Kâhinler Sadok ve Ebyatar orada seninle değil mi? Kralın evinden işiteceğin her sözü kâhinler Sadok'a ve Ebyatar'a bildireceksin.
Yeremya 5:15
·
Tevrat
הִנְנִ֣י מֵבִיא֩ עֲלֵיכֶ֨ם גּ֧וֹי מִמֶּרְחָ֛ק בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל נְאֻם־יְהֹוָ֑ה גּ֣וֹי אֵיתָ֣ן ה֗וּא גּ֤וֹי מֵעוֹלָם֙ ה֔וּא גּ֚וֹי לֹא־תֵדַ֣ע לְשֹׁנ֔וֹ וְלֹ֥א תִשְׁמַ֖ע מַה־יְדַבֵּֽר
İşte ben uzaktan üzerinize bir ulus getiriyorum, İsrail evi, Yahve'nin bildirisidir; o güçlü bir ulustur, o eskiden beri olan bir ulustur, onun dilini bilmeyeceksin ve ne konuştuğunu işitmeyeceksin.
Yeremya 18:22
·
Tevrat
תִּשָּׁמַ֤ע זְעָקָה֙ מִבָּ֣תֵּיהֶ֔ם כִּֽי־תָבִ֧יא עֲלֵיהֶ֛ם גְּד֖וּד פִּתְאֹ֑ם כִּֽי־כָר֤וּ שׁוּחָה֙ לְלָכְדֵ֔נִי וּפַחִ֖ים טָמְנ֥וּ לְרַגְלָֽי
Onların evlerinden bir çığlık işitilsin, çünkü onların üzerine aniden bir akıncı birliği getireceksin; çünkü beni yakalamak için bir çukur kazdılar ve ayaklarım için tuzaklar gizlediler.
Örnek Ayetler (5 / 43)
Hezekiel 3:27
·
Tevrat
וּֽבְדַבְּרִ֤י אֽוֹתְךָ֙ אֶפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔יךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה הַשֹּׁמֵ֤עַ יִשְׁמָע֙ וְהֶחָדֵ֣ל יֶחְדָּ֔ל כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve seninle konuştuğumda ağzını açacağım ve onlara diyeceksin: 'Efendi Yahve şöyle dedi: İşiten işitsin ve vazgeçen vazgeçsin; çünkü onlar isyan evidir.'
Hezekiel 19:9
·
Tevrat
וַֽיִּתְּנֻ֤הוּ בַסּוּגַר֙ בַּֽחַחִ֔ים וַיְבִאֻ֖הוּ אֶל־מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל יְבִאֻ֨הוּ֙ בַּמְּצֹד֔וֹת לְמַ֗עַן לֹא־יִשָּׁמַ֥ע קוֹל֛וֹ ע֖וֹד אֶל־הָרֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve onu kancalarla kafese koydular ve onu Babil kralına getirdiler; onun sesi İsrail'in dağlarına daha fazla duyulmasın diye onu kalelere getirdiler.
Hezekiel 26:13
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֖י הֲמ֣וֹן שִׁירָ֑יִךְ וְק֣וֹל כִּנּוֹרַ֔יִךְ לֹ֥א יִשָּׁמַ֖ע עֽוֹד
Ve şarkılarının gürültüsünü durduracağım; ve lirlerinin sesi bir daha işitilmeyecek.
2. Samuel 14:16
·
Tevrat
כִּ֚י יִשְׁמַ֣ע הַמֶּ֔לֶךְ לְהַצִּ֥יל אֶת־אֲמָת֖וֹ מִכַּ֣ף הָאִ֑ישׁ לְהַשְׁמִ֨יד אֹתִ֤י וְאֶת־בְּנִי֙ יַ֔חַד מִֽנַּחֲלַ֖ת אֱלֹהִֽים
Çünkü kral, cariyesini adamın avucundan kurtarmak için işitecektir; beni ve oğlumu birlikte Tanrı'nın mirasından yok etmekten.
Yeremya 6:7
·
Tevrat
כְּהָקִ֥יר בַּ֨יִר֙ מֵימֶ֔יהָ כֵּ֖ן הֵקֵ֣רָה רָעָתָ֑הּ חָמָ֣ס וָ֠שֹׁד יִשָּׁ֨מַע בָּ֧הּ עַל־פָּנַ֛י תָּמִ֖יד חֳלִ֥י וּמַכָּֽה
Bir kuyunun sularını çıkardığı gibi, böylece kötülüğünü çıkardı; onda zorbalık ve yıkım işitilir, yüzümün üzerinde sürekli hastalık ve yara vardır.
Örnek Ayetler (5 / 39)
Hakimler 9:46
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְע֔וּ כָּֽל־בַּעֲלֵ֖י מִֽגְדַּל־שְׁכֶ֑ם וַיָּבֹ֣אוּ אֶל־צְרִ֔יחַ בֵּ֖ית אֵ֥ל בְּרִֽית
Şekem Kulesi'nin bütün efendileri duydular ve El-Berit evinin kalesine geldiler.
Hakimler 20:3
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְעוּ֙ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן כִּֽי־עָל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל הַמִּצְפָּ֑ה וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל דַּבְּר֕וּ אֵיכָ֥ה נִהְיְתָ֖ה הָרָעָ֥ה הַזֹּֽאת
Bünyaminoğulları İsrailoğulları'nın Mispa'ya çıktığını duydular. İsrailoğulları dediler: 'Konuşun, bu kötülük nasıl oldu?'
Hezekiel 19:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְע֥וּ אֵלָ֛יו גּוֹיִ֖ם בְּשַׁחְתָּ֣ם נִתְפָּ֑שׂ וַיְבִאֻ֥הוּ בַֽחַחִ֖ים אֶל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve uluslar ona karşı duydular, onların çukurunda yakalandı; ve onu kancalarla Mısır diyarına getirdiler.
2. Samuel 5:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְע֣וּ פְלִשְׁתִּ֗ים כִּי־מָשְׁח֨וּ אֶת־דָּוִ֤ד לְמֶ֨לֶךְ֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיַּעֲל֥וּ כָל־פְּלִשְׁתִּ֖ים לְבַקֵּ֣שׁ אֶת־דָּוִ֑ד וַיִּשְׁמַ֣ע דָּוִ֔ד וַיֵּ֖רֶד אֶל־הַמְּצוּדָֽה
Filistliler Davut'u İsrail'in üzerine kral olarak meshettiklerini işittiler; bütün Filistliler Davut'u aramak için çıktılar, Davut işitti ve hisara indi.
Yeremya 6:10
·
Tevrat
עַל־מִ֨י אֲדַבְּרָ֤ה וְאָעִ֨ידָה֙ וְיִשְׁמָ֔עוּ הִנֵּה֙ עֲרֵלָ֣ה אָזְנָ֔ם וְלֹ֥א יוּכְל֖וּ לְהַקְשִׁ֑יב הִנֵּ֣ה דְבַר־יְהוָ֗ה הָיָ֥ה לָהֶ֛ם לְחֶרְפָּ֖ה לֹ֥א יַחְפְּצוּ־בֽוֹ
Kime konuşayım ve tanıklık edeyim ve işitsinler? İşte onların kulağı sünnetsizdir ve dikkat etmeye güçleri yetmez; işte Yahve'nin sözü onlara utanç oldu, ondan zevk almazlar.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 7:15
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ גִּדְע֜וֹן אֶת־מִסְפַּ֧ר הַחֲל֛וֹם וְאֶת־שִׁבְר֖וֹ וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּ֨שָׁב֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה יִשְׂרָאֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר ק֔וּמוּ כִּֽי־נָתַ֧ן יְהוָ֛ה בְּיֶדְכֶ֖ם אֶת־מַחֲנֵ֥ה מִדְיָֽן
Gideon rüyanın anlatımını ve yorumunu duyduğunda secde etti. Sonra İsrail ordugahına döndü ve dedi: "Kalkın, çünkü Yahve Midyan ordugahını elinize verdi."
1. Samuel 15:22
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שְׁמוּאֵ֗ל הַחֵ֤פֶץ לַֽיהוָה֙ בְּעֹל֣וֹת וּזְבָחִ֔ים כִּשְׁמֹ֖עַ בְּק֣וֹל יְהוָ֑ה הִנֵּ֤ה שְׁמֹ֨עַ֙ מִזֶּ֣בַח ט֔וֹב לְהַקְשִׁ֖יב מֵחֵ֥לֶב אֵילִֽים
Samuel dedi: 'Yahve'nin yakmalık sunulardan ve kurbanlardan hoşnutluğu, Yahve'nin sesini dinlemek kadar mıdır? İşte, dinlemek kurbandan, kulak vermek koçların yağından iyidir.'
2. Krallar 5:8
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כִּשְׁמֹ֣עַ אֱלִישָׁ֣ע אִישׁ־הָאֱלֹהִ֗ים כִּֽי־קָרַ֤ע מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וַיִּשְׁלַח֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ לֵאמֹ֔ר לָ֥מָּה קָרַ֖עְתָּ בְּגָדֶ֑יךָ יָבֹֽא־נָ֣א אֵלַ֔י וְיֵדַ֕ע כִּ֛י יֵ֥שׁ נָבִ֖יא בְּיִשְׂרָאֵֽל
Tanrı adamı Elişa, İsrail kralının giysilerini yırttığını duyduğunda krala haber göndererek dedi ki: 'Neden giysilerini yırttın? Lütfen bana gelsin ve İsrail'de peygamber olduğunu bilsin.'
2. Krallar 6:30
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִשְׁמֹ֨עַ הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־דִּבְרֵ֤י הָֽאִשָּׁה֙ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֔יו וְה֖וּא עֹבֵ֣ר עַל־הַחֹמָ֑ה וַיַּ֣רְא הָעָ֔ם וְהִנֵּ֥ה הַשַּׂ֛ק עַל־בְּשָׂר֖וֹ מִבָּֽיִת
Kral kadının sözlerini duyduğunda giysilerini yırttı; surun üzerinden geçiyordu. Halk gördü ve işte, içten bedeninin üzerinde çuval bezi vardı.
2. Krallar 19:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּשְׁמֹ֨עַ֙ הַמֶּ֣לֶךְ חִזְקִיָּ֔הוּ וַיִּקְרַ֖ע אֶת־בְּגָדָ֑יו וַיִּתְכַּ֣ס בַּשָּׂ֔ק וַיָּבֹ֖א בֵּ֥ית יְהוָֽה
Kral Hizkiya işitince giysilerini yırttı, çulla örtündü ve Yahve'nin evine geldi.
Örnek Ayetler (5 / 30)
Hezekiel 2:5
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה֙ אִם־יִשְׁמְע֣וּ וְאִם־יֶחְדָּ֔לוּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵ֑מָּה וְיָ֣דְע֔וּ כִּ֥י נָבִ֖יא הָיָ֥ה בְתוֹכָֽם
Ve onlar, ister dinlesinler ister vazgeçsinler, çünkü onlar isyancı bir evdir; aralarında bir peygamber olduğunu bilecekler.
Hezekiel 2:7
·
Tevrat
וְדִבַּרְתָּ֤ אֶת־דְּבָרַי֙ אֲלֵיהֶ֔ם אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּ֑לוּ כִּ֥י מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sözlerimi onlara söyleyeceksin, ister dinlesinler ister vazgeçsinler; çünkü onlar isyancıdır.
Hezekiel 3:6
·
Tevrat
לֹ֣א אֶל־עַמִּ֣ים רַבִּ֗ים עִמְקֵ֤י שָׂפָה֙ וְכִבְדֵ֣י לָשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־תִשְׁמַ֖ע דִּבְרֵיהֶ֑ם אִם־לֹ֤א אֲלֵיהֶם֙ שְׁלַחְתִּ֔יךָ הֵ֖מָּה יִשְׁמְע֥וּ אֵלֶֽיךָ
sözlerini anlamayacağın, dili derin ve dili ağır birçok halklara değil; eğer seni onlara gönderseydim, onlar seni dinlerlerdi.
Hezekiel 3:11
·
Tevrat
וְלֵ֨ךְ בֹּ֤א אֶל־הַגּוֹלָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמֶּ֔ךָ וְדִבַּרְתָּ֤ אֲלֵיהֶם֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֑ה אִֽם־יִשְׁמְע֖וּ וְאִם־יֶחְדָּֽלוּ
Ve git, sürgüne, halkının oğullarına var ve onlara konuş ve onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi; ister dinlesinler ister vazgeçsinler.'
2. Samuel 22:45
·
Tevrat
בְּנֵ֥י נֵכָ֖ר יִתְכַּֽחֲשׁוּ־לִ֑י לִשְׁמ֥וֹעַ אֹ֖זֶן יִשָּׁ֥מְעוּ לִֽי
Yabancı oğulları bana boyun eğecekler; kulağın duymasıyla beni dinleyecekler.
Örnek Ayetler (5 / 28)
2. Samuel 15:36
·
Tevrat
הִנֵּה־שָׁ֤ם עִמָּם֙ שְׁנֵ֣י בְנֵיהֶ֔ם אֲחִימַ֣עַץ לְצָד֔וֹק וִיהוֹנָתָ֖ן לְאֶבְיָתָ֑ר וּשְׁלַחְתֶּ֤ם בְּיָדָם֙ אֵלַ֔י כָּל־דָּבָ֖ר אֲשֶׁ֥ר תִּשְׁמָֽעוּ
İşte orada onlarla birlikte iki oğulları, Sadok'un Ahimaats ve Ebyatar'ın Yonatan vardır; işiteceğiniz her sözü onların eliyle bana göndereceksiniz.
Yeremya 17:27
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֨א תִשְׁמְע֜וּ אֵלַ֗י לְקַדֵּשׁ֙ אֶת־י֣וֹם הַשַּׁבָּ֔ת וּלְבִלְתִּ֣י שְׂאֵ֣ת מַשָּׂ֗א וּבֹ֛א בְּשַׁעֲרֵ֥י יְרוּשָׁלִַ֖ם בְּי֣וֹם הַשַּׁבָּ֑ת וְהִצַּ֧תִּי אֵ֣שׁ בִּשְׁעָרֶ֗יהָ וְאָֽכְלָ֛ה אַרְמְנ֥וֹת יְרוּשָׁלִַ֖ם וְלֹ֥א תִכְבֶּֽה
Ama Şabat gününü kutsal kılmak için ve yük taşımamak ve Şabat gününde Yeruşalim'in kapılarından girmemek için beni dinlemezseniz; o zaman onun kapılarında bir ateş yakacağım ve Yeruşalim'in saraylarını yiyip bitirecek ve sönmeyecek.
Yeremya 22:5
·
Tevrat
וְאִם֙ לֹ֣א תִשְׁמְע֔וּ אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה בִּ֤י נִשְׁבַּ֨עְתִּי֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּי־לְחָרְבָּ֥ה יִֽהְיֶ֖ה הַבַּ֥יִת הַזֶּֽה
Ve eğer bu sözleri dinlemezseniz, kendime yemin ettim, Yahve'nin bildirisidir, ki bu ev viraneye dönecek.
Yeremya 23:16
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֣ה צְבָא֗וֹת אַֽל־תִּשְׁמְע֞וּ עַל־דִּבְרֵ֤י הַנְּבִאִים֙ הַנִּבְּאִ֣ים לָכֶ֔ם מַהְבִּלִ֥ים הֵ֖מָּה אֶתְכֶ֑ם חֲז֤וֹן לִבָּם֙ יְדַבֵּ֔רוּ לֹ֖א מִפִּ֥י יְהוָֽה
Ordular Yahvesi şöyle dedi: Size peygamberlik eden peygamberlerin sözlerini dinlemeyin; onlar size boş umut veriyorlar, Yahve'nin ağzından değil, kalplerinin görümünü konuşuyorlar.
Yeremya 26:4
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י לָלֶ֨כֶת֙ בְּת֣וֹרָתִ֔י אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִפְנֵיכֶֽם
Ve onlara diyeceksin: Yahve şöyle diyor: Eğer önünüze koyduğum yasamda yürümek için beni dinlemezseniz,
Örnek Ayetler (5 / 27)
Yeremya 19:3
·
Tevrat
וְאָֽמַרְתָּ֙ שִׁמְע֣וּ דְבַר־יְהוָ֔ה מַלְכֵ֣י יְהוּדָ֔ה וְיֹשְׁבֵ֖י יְרֽוּשָׁלִָ֑ם כֹּֽה־אָמַר֩ יְהוָ֨ה צְבָא֜וֹת אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֨י מֵבִ֤יא רָעָה֙ עַל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה אֲשֶׁ֥ר כָּל־שֹׁמְעָ֖הּ תִּצַּ֥לְנָה אָזְנָֽיו
Ve de ki: 'Yahve'nin sözünü işitin, Yahuda kralları ve Yeruşalim'de oturanlar; İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: İşte ben bu yerin üzerine bir kötülük getiriyorum ki, onu her işitenin kulakları çınlayacak.'
1. Samuel 28:21
·
Tevrat
וַתָּב֤וֹא הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־שָׁא֔וּל וַתֵּ֖רֶא כִּי־נִבְהַ֣ל מְאֹ֑ד וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֗יו הִנֵּ֨ה שָׁמְעָ֤ה שִׁפְחָֽתְךָ֙ בְּקוֹלֶ֔ךָ וָאָשִׂ֤ים נַפְשִׁי֙ בְּכַפִּ֔י וָֽאֶשְׁמַע֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתָּ אֵלָֽי
Kadın Saul'a geldi, onun çok dehşete düştüğünü gördü ve ona dedi: 'İşte, cariyen senin sesini dinledi, canımı avucuma koydum ve bana söylediğin sözlerini dinledim.
2. Krallar 9:30
·
Tevrat
וַיָּב֥וֹא יֵה֖וּא יִזְרְעֶ֑אלָה וְאִיזֶ֣בֶל שָׁמְעָ֗ה וַתָּ֨שֶׂם בַּפּ֤וּךְ עֵינֶ֨יהָ֙ וַתֵּ֣יטֶב אֶת־רֹאשָׁ֔הּ וַתַּשְׁקֵ֖ף בְּעַ֥ד הַחַלּֽוֹן
Yehu Yizreel'e geldi. İzevel duydu ve gözlerine sürme çekti, başını süsledi ve pencereden baktı.
2. Krallar 21:12
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַ֤ר יְהוָה֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִי֙ מֵבִ֣יא רָעָ֔ה עַל־יְרוּשָׁלִַ֖ם וִֽיהוּדָ֑ה אֲשֶׁר֙ כָּל־שֹׁ֣מְעָ֔הּ תִּצַּ֖לְנָה שְׁתֵּ֥י אָזְנָֽיו
Bu yüzden İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle diyor: İşte, Yeruşalim'in ve Yahuda'nın üzerine öyle bir kötülük getiriyorum ki, onu her duyanın iki kulağı çınlayacak.
Yeşu 24:27
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־כָּל־הָעָ֗ם הִנֵּ֨ה הָאֶ֤בֶן הַזֹּאת֙ תִּֽהְיֶה־בָּ֣נוּ לְעֵדָ֔ה כִּֽי־הִ֣יא שָׁמְעָ֗ה אֵ֚ת כָּל־אִמְרֵ֣י יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר עִמָּ֑נוּ וְהָיְתָ֤ה בָכֶם֙ לְעֵדָ֔ה פֶּֽן־תְּכַחֲשׁ֖וּן בֵּאלֹהֵיכֶֽם
Ve Yeşu bütün halka dedi: 'İşte bu taş bize karşı bir tanık olacak, çünkü o Yahve'nin bizimle konuştuğu bütün sözleri işitti; ve Tanrınızı inkar etmeyesiniz diye size karşı bir tanık olacak.'
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hezekiel 33:4
·
Tevrat
וְשָׁמַ֨ע הַשֹּׁמֵ֜עַ אֶת־ק֤וֹל הַשּׁוֹפָר֙ וְלֹ֣א נִזְהָ֔ר וַתָּ֥בוֹא חֶ֖רֶב וַתִּקָּחֵ֑הוּ דָּמ֥וֹ בְרֹאשׁ֖וֹ יִֽהְיֶֽה
İşiten kişi borunun sesini işitip de uyarılmazsa ve kılıç gelip onu alırsa, onun kanı kendi başının üzerinde olacaktır.
2. Samuel 15:3
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ אַבְשָׁל֔וֹם רְאֵ֥ה דְבָרֶ֖ךָ טוֹבִ֣ים וּנְכֹחִ֑ים וְשֹׁמֵ֥עַ אֵין־לְךָ֖ מֵאֵ֥ת הַמֶּֽלֶךְ
Avşalom ona dedi: 'Gör, sözlerin iyi ve doğrudur; ama kralın yanından seni işiten yoktur.'
2. Samuel 16:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֲחִיתֹ֨פֶל֙ אֶל־אַבְשָׁלֹ֔ם בּ֚וֹא אֶל־פִּלַגְשֵׁ֣י אָבִ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר הִנִּ֖יחַ לִשְׁמ֣וֹר הַבָּ֑יִת וְשָׁמַ֤ע כָּל־יִשְׂרָאֵל֙ כִּֽי־נִבְאַ֣שְׁתָּ אֶת־אָבִ֔יךָ וְחָ֣זְק֔וּ יְדֵ֖י כָּל־אֲשֶׁ֥ר אִתָּֽךְ
Ahitofel Avşalom'a dedi: 'Babanın evi korumak için bıraktığı cariyelerinin yanına gir; böylece bütün İsrail baban için iğrençleştiğini duyacak ve seninle olan herkesin elleri güçlenecek.'
2. Samuel 17:9
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה עַתָּ֤ה הֽוּא־נֶחְבָּא֙ בְּאַחַ֣ת הַפְּחָתִ֔ים א֖וֹ בְּאַחַ֣ד הַמְּקוֹמֹ֑ת וְהָיָ֗ה כִּנְפֹ֤ל בָּהֶם֙ בַּתְּחִלָּ֔ה וְשָׁמַ֤ע הַשֹּׁמֵ֨עַ֙ וְאָמַ֔ר הָֽיְתָה֙ מַגֵּפָ֔ה בָּעָ֕ם אֲשֶׁ֖ר אַחֲרֵ֥י אַבְשָׁלֹֽם
İşte, şimdi o çukurların birinde veya yerlerin birinde saklanıyordur; ve başlangıçta onlardan düşenler olduğunda, duyan kişi duyacak ve diyecek: 'Avşalom'un ardındaki halkta bir yıkım oldu.'
Yeremya 18:19
·
Tevrat
הַקְשִׁ֥יבָה יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וּשְׁמַ֖ע לְק֥וֹל יְרִיבָֽי
Bana kulak ver, Yahve, ve hasımlarımın sesini işit.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hakimler 2:2
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם
'Ve siz bu yerin oturanlarıyla antlaşma yapmayacaksınız, onların sunaklarını yıkacaksınız; ama sesimi dinlemediniz. Nedir bu yaptığınız?'
Hakimler 6:10
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֣ה לָכֶ֗ם אֲנִי֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם לֹ֤א תִֽירְאוּ֙ אֶת־אֱלֹהֵ֣י הָאֱמֹרִ֔י אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יוֹשְׁבִ֣ים בְּאַרְצָ֑ם וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּ֖ם בְּקוֹלִֽי
Ve size dedim ki: Ben Tanrınız Yahve'yim; yerinde oturduğunuz Amorluların ilahlarından korkmayın. Fakat sesimi dinlemediniz.'
Yeremya 3:13
·
Tevrat
אַ֚ךְ דְּעִ֣י עֲוֺנֵ֔ךְ כִּ֛י בַּיהוָ֥ה אֱלֹהַ֖יִךְ פָּשָׁ֑עַתְּ וַתְּפַזְּרִ֨י אֶת־דְּרָכַ֜יִךְ לַזָּרִ֗ים תַּ֚חַת כָּל־עֵ֣ץ רַעֲנָ֔ן וּבְקוֹלִ֥י לֹא־שְׁמַעְתֶּ֖ם נְאֻם־יְהֹוָֽה
Ancak suçunu bil, çünkü Tanrın Yahve'ye isyan ettin ve her yeşil ağacın altında yollarını yabancılara dağıttın ve sesimi işitmediniz, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 7:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה יַ֧עַן עֲשׂוֹתְכֶ֛ם אֶת־כָּל־הַמַּֽעֲשִׂ֥ים הָאֵ֖לֶּה נְאֻם־יְהוָ֑ה וָאֲדַבֵּ֨ר אֲלֵיכֶ֜ם הַשְׁכֵּ֤ם וְדַבֵּר֙ וְלֹ֣א שְׁמַעְתֶּ֔ם וָאֶקְרָ֥א אֶתְכֶ֖ם וְלֹ֥א עֲנִיתֶֽם
Ve şimdi, bütün bu işleri yaptığınız için, Yahve'nin bildirisidir; ve size erkenden kalkıp konuştum ve dinlemediniz ve sizi çağırdım ve cevap vermediniz;
Yeremya 25:3
·
Tevrat
מִן־שְׁלֹ֣שׁ עֶשְׂרֵ֣ה שָׁנָ֡ה לְיֹאשִׁיָּ֣הוּ בֶן־אָמוֹן֩ מֶ֨לֶךְ יְהוּדָ֜ה וְעַ֣ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה זֶ֚ה שָׁלֹ֤שׁ וְעֶשְׂרִים֙ שָׁנָ֔ה הָיָ֥ה דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלָ֑י וָאֲדַבֵּ֧ר אֲלֵיכֶ֛ם אַשְׁכֵּ֥ים וְדַבֵּ֖ר וְלֹ֥א שְׁמַעְתֶּֽם
Yahuda kralı Amon oğlu Yoşiya'nın on üçüncü yılından bu güne kadar, bu yirmi üç yıldır Yahve'nin sözü bana geldi; ve erkenden kalkarak ve konuşarak size konuştum, ama dinlemediniz.
Örnek Ayetler (5 / 25)
2. Samuel 7:22
·
Tevrat
עַל־כֵּ֥ן גָּדַ֖לְתָּ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כִּֽי־אֵ֣ין כָּמ֗וֹךָ וְאֵ֤ין אֱלֹהִים֙ זֽוּלָתֶ֔ךָ בְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־שָׁמַ֖עְנוּ בְּאָזְנֵֽינוּ
'Bu yüzden büyüksün, ey Efendi Yahve; çünkü kulaklarımızla işittiğimiz her şeye göre, senin gibisi yoktur ve senden başka Tanrı yoktur.'
Yeremya 3:25
·
Tevrat
נִשְׁכְּבָ֣ה בְּבָשְׁתֵּ֗נוּ וּֽתְכַסֵּנוּ֮ כְּלִמָּתֵנוּ֒ כִּי֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵ֜ינוּ חָטָ֗אנוּ אֲנַ֨חְנוּ֙ וַאֲבוֹתֵ֔ינוּ מִנְּעוּרֵ֖ינוּ וְעַד־הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וְלֹ֣א שָׁמַ֔עְנוּ בְּק֖וֹל יְהֹוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Utancımız içinde yatalım ve rezilliğimiz bizi örtsün; çünkü biz ve atalarımız gençliğimizden bu güne kadar Tanrımız Yahve'ye karşı günah işledik ve Tanrımız Yahve'nin sesini işitmedik.
Yeremya 6:24
·
Tevrat
שָׁמַ֥עְנוּ אֶת־שָׁמְע֖וֹ רָפ֣וּ יָדֵ֑ינוּ צָרָה֙ הֶחֱזִיקַ֔תְנוּ חִ֖יל כַּיּוֹלֵדָֽה
Onun haberini işittik, ellerimiz gevşedi; sıkıntı bizi tuttu, doğuran kadın gibi ağrı.
Yeremya 30:5
·
Tevrat
כִּי־כֹה֙ אָמַ֣ר יְהוָ֔ה ק֥וֹל חֲרָדָ֖ה שָׁמָ֑עְנוּ פַּ֖חַד וְאֵ֥ין שָׁלֽוֹם
Çünkü Yahve şöyle dedi: Titreme sesini işittik; korku var ve barış yok.
Yeremya 48:29
·
Tevrat
שָׁמַ֥עְנוּ גְאוֹן־מוֹאָ֖ב גֵּאֶ֣ה מְאֹ֑ד גָּבְה֧וֹ וּגְאוֹנ֛וֹ וְגַאֲוָת֖וֹ וְרֻ֥ם לִבּֽוֹ
Moav'ın gururunu işittik, çok gururludur; onun yüksekliğini ve onun gururunu ve onun kibrini ve onun kalbinin yüksekliğini.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 10:5
·
Tevrat
וְקוֹל֙ כַּנְפֵ֣י הַכְּרוּבִ֔ים נִשְׁמַ֕ע עַד־הֶחָצֵ֖ר הַחִיצֹנָ֑ה כְּק֥וֹל אֵל־שַׁדַּ֖י בְּדַבְּרֽוֹ
Ve keruvların kanatlarının sesi dış avluya kadar işitildi, Tanrı Şaddai'nin konuştuğunda sesi gibi.
Yeremya 3:21
·
Tevrat
ק֚וֹל עַל־שְׁפָיִ֣ים נִשְׁמָ֔ע בְּכִ֥י תַחֲנוּנֵ֖י בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֤י הֶעֱוּוּ֙ אֶת־דַּרְכָּ֔ם שָׁכְח֖וּ אֶת־יְהֹוָ֥ה אֱלֹהֵיהֶֽם
Çıplak tepeler üzerinde bir ses işitiliyor, İsrail oğullarının ağlayışı ve yalvarışları; çünkü yollarını saptırdılar, Tanrıları Yahve'yi unuttular.
Yeremya 8:16
·
Tevrat
מִדָּ֤ן נִשְׁמַע֙ נַחְרַ֣ת סוּסָ֗יו מִקּוֹל֙ מִצְהֲל֣וֹת אַבִּירָ֔יו רָעֲשָׁ֖ה כָּל־הָאָ֑רֶץ וַיָּב֗וֹאוּ וַיֹּֽאכְלוּ֙ אֶ֣רֶץ וּמְלוֹאָ֔הּ עִ֖יר וְיֹ֥שְׁבֵי בָֽהּ
Dan'dan atlarının hırıltısı duyuldu; aygırlarının kişnemelerinin sesinden bütün yer sarsıldı; ve geldiler ve yeri ve onun doluluğunu, şehri ve onda oturanları yediler.
Yeremya 9:18
·
Tevrat
כִּ֣י ק֥וֹל נְהִ֛י נִשְׁמַ֥ע מִצִּיּ֖וֹן אֵ֣יךְ שֻׁדָּ֑דְנוּ בֹּ֤שְׁנֽוּ מְאֹד֙ כִּֽי־עָזַ֣בְנוּ אָ֔רֶץ כִּ֥י הִשְׁלִ֖יכוּ מִשְׁכְּנוֹתֵֽינוּ
Çünkü Siyon'dan bir feryat sesi duyuldu: 'Nasıl yıkıldık! Çok utandık, çünkü yeri bıraktık, çünkü konutlarımızı yıktılar.'
Yeremya 31:15
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה ק֣וֹל בְּרָמָ֤ה נִשְׁמָע֙ נְהִי֙ בְּכִ֣י תַמְרוּרִ֔ים רָחֵ֖ל מְבַכָּ֣ה עַל־בָּנֶ֑יהָ מֵאֲנָ֛ה לְהִנָּחֵ֥ם עַל־בָּנֶ֖יהָ כִּ֥י אֵינֶֽנּוּ
Yahve şöyle dedi: Rama'da ses duyuluyor, ağıt, acı ağlayış; Rahel kendi oğulları için ağlıyor, kendi oğulları için teselli edilmeyi reddediyor, çünkü yokturlar.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Yeremya 17:23
·
Tevrat
וְלֹ֣א שָֽׁמְע֔וּ וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָ֑ם וַיַּקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֣י שְׁמ֔וֹעַ וּלְבִלְתִּ֖י קַ֥חַת מוּסָֽר
Ama dinlemediler ve kulaklarını eğmediler; dinlememek ve terbiye almamak için enselerini sertleştirdiler.
Yeremya 19:15
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל הִנְנִ֨י מֵבִ֜יא אֶל־הָעִ֤יר הַזֹּאת֙ וְעַל־כָּל־עָרֶ֔יהָ אֵ֚ת כָּל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֖רְתִּי עָלֶ֑יהָ כִּ֤י הִקְשׁוּ֙ אֶת־עָרְפָּ֔ם לְבִלְתִּ֖י שְׁמ֥וֹעַ אֶת־דְּבָרָֽי
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi şöyle dedi: 'İşte ben bu şehre ve onun bütün şehirleri üzerine, onun hakkında konuştuğum bütün kötülüğü getiriyorum; çünkü sözlerimi işitmemek için enselerini sertleştirdiler.'
Yeremya 31:18
·
Tevrat
שָׁמ֣וֹעַ שָׁמַ֗עְתִּי אֶפְרַ֨יִם֙ מִתְנוֹדֵ֔ד יִסַּרְתַּ֨נִי֙ וָֽאִוָּסֵ֔ר כְּעֵ֖גֶל לֹ֣א לֻמָּ֑ד הֲשִׁיבֵ֣נִי וְאָשׁ֔וּבָה כִּ֥י אַתָּ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהָֽי
Efrayim'in inlediğini kesinlikle işittim: Beni terbiye ettin ve eğitilmemiş buzağı gibi terbiye edildim; beni döndür ve döneyim, çünkü sen benim Tanrım Yahve'sin.
Yeşaya 6:9
·
Tevrat
וַיֹּ֕אמֶר לֵ֥ךְ וְאָמַרְתָּ֖ לָעָ֣ם הַזֶּ֑ה שִׁמְע֤וּ שָׁמ֨וֹעַ֙ וְאַל־תָּבִ֔ינוּ וּרְא֥וּ רָא֖וֹ וְאַל־תֵּדָֽעוּ
Ve dedi: 'Git ve bu halka söyle: İşittikçe işitin ama anlamayın ve gördükçe görün ama bilmeyin.'
Yeşaya 28:12
·
Tevrat
אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם זֹ֤את הַמְּנוּחָה֙ הָנִ֣יחוּ לֶֽעָיֵ֔ף וְזֹ֖את הַמַּרְגֵּעָ֑ה וְלֹ֥א אָב֖וּא שְׁמֽוֹעַ
Ki onlara dedi: Dinlenme budur, yorgunu dinlendirin ve huzur budur; ama işitmek istemediler.
Örnek Ayetler (4 / 19)
Hakimler 7:11
·
Tevrat
וְשָֽׁמַעְתָּ֙ מַה־יְדַבֵּ֔רוּ וְאַחַר֙ תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדֶ֔יךָ וְיָרַדְתָּ֖ בַּֽמַּחֲנֶ֑ה וַיֵּ֤רֶד הוּא֙ וּפֻרָ֣ה נַעֲר֔וֹ אֶל־קְצֵ֥ה הַחֲמֻשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ne konuştuklarını duyacaksın ve sonra ellerin güçlenecek ve orduya ineceksin.' Bunun üzerine o ve hizmetkârı Pura, orduda olan silahlıların ucuna indiler.
Hezekiel 3:17
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם צֹפֶ֥ה נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְשָׁמַעְתָּ֤ מִפִּי֙ דָּבָ֔ר וְהִזְהַרְתָּ֥ אוֹתָ֖ם מִמֶּֽנִּי
'İnsanoğlu, seni İsrail evine bekçi yaptım; ve ağzımdan söz işiteceksin ve onları benim tarafımdan uyaracaksın.
Hezekiel 33:7
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם צֹפֶ֥ה נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל וְשָׁמַעְתָּ֤ מִפִּי֙ דָּבָ֔ר וְהִזְהַרְתָּ֥ אֹתָ֖ם מִמֶּֽנִּי
Ve sen İnsanoğlu, seni İsrail evine gözcü verdim; ağzımdan bir söz işiteceksin ve onları benim tarafımdan uyaracaksın.
1. Krallar 8:30
·
Tevrat
וְשָׁ֨מַעְתָּ֜ אֶל־תְּחִנַּ֤ת עַבְדְּךָ֙ וְעַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֔ל אֲשֶׁ֥ר יִֽתְפַּֽלְל֖וּ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וְ֠אַתָּה תִּשְׁמַ֞ע אֶל־מְק֤וֹם שִׁבְתְּךָ֙ אֶל־הַשָּׁמַ֔יִם וְשָׁמַעְתָּ֖ וְסָלָֽחְתָּ
Ve kulunun ve halkın İsrail'in bu yere edecekleri yakarışını işit; ve sen oturduğun yerinden, göklerden işit, ve işit ve bağışla.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 33:30
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֔ם בְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ הַנִּדְבָּרִ֤ים בְּךָ֙ אֵ֣צֶל הַקִּיר֔וֹת וּבְפִתְחֵ֖י הַבָּתִּ֑ים וְדִבֶּר־חַ֣ד אֶת־אַחַ֗ד אִ֤ישׁ אֶת־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר בֹּֽאוּ־נָ֣א וְשִׁמְע֔וּ מָ֣ה הַדָּבָ֔ר הַיּוֹצֵ֖א מֵאֵ֥ת יְהוָֽה
Ve sen İnsanoğlu, duvarların yanında ve evlerin kapılarında senin hakkında konuşan halkının oğulları; her adam kardeşiyle, biri diğeriyle konuşup diyerek diyorlar: 'Lütfen gelin ve Yahve'nin yanından çıkan söz nedir işitin.'
Hezekiel 33:31
·
Tevrat
וְיָב֣וֹאוּ אֵ֠לֶיךָ כִּמְבוֹא־עָ֞ם וְיֵשְׁב֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ עַמִּ֔י וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְאוֹתָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־עֲגָבִ֤ים בְּפִיהֶם֙ הֵ֣מָּה עֹשִׂ֔ים אַחֲרֵ֥י בִצְעָ֖ם לִבָּ֥ם הֹלֵֽךְ
Ve halkın gelişi gibi sana gelecekler, benim halkım olarak senin önünde oturacaklar ve senin sözlerini işitecekler; ama onları yapmayacaklar. Çünkü ağızlarında aşk şarkıları yapıyorlar, onların kalbi kendi kazançlarının ardından gidiyor.
Hezekiel 33:32
·
Tevrat
וְהִנְּךָ֤ לָהֶם֙ כְּשִׁ֣יר עֲגָבִ֔ים יְפֵ֥ה ק֖וֹל וּמֵטִ֣ב נַגֵּ֑ן וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְעֹשִׂ֥ים אֵינָ֖ם אוֹתָֽם
Ve işte sen onlar için güzel sesli ve iyi çalan bir aşk şarkısı gibisin; senin sözlerini işitecekler ama onları yapan değillerdir.
Yeremya 26:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הֵיטִ֤יבוּ דַרְכֵיכֶם֙ וּמַ֣עַלְלֵיכֶ֔ם וְשִׁמְע֕וּ בְּק֖וֹל יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֑ם וְיִנָּחֵ֣ם יְהוָ֔ה אֶל־הָ֣רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר עֲלֵיכֶֽם
Ve şimdi yollarınızı ve eylemlerinizi iyileştirin ve Tanrınız Yahve'nin sesini dinleyin; ve Yahve size karşı söylediği kötülükten vazgeçecektir.
Yeşaya 28:23
·
Tevrat
הַאֲזִ֥ינוּ וְשִׁמְע֖וּ קוֹלִ֑י הַקְשִׁ֥יבוּ וְשִׁמְע֖וּ אִמְרָתִֽי
Kulak verin ve sesimi işitin; dikkat edin ve sözümü işitin.