129
Kullanım
4
Lemma
54
Türev
59
Anlam
4 lemma, 54 türev form
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 7:15
·
Tevrat
וְהִשְׁלַכְתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם מֵעַ֣ל פָּנָ֑י כַּאֲשֶׁ֤ר הִשְׁלַ֨כְתִּי֙ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֔ם אֵ֖ת כָּל־זֶ֥רַע אֶפְרָֽיִם
Ve bütün kardeşlerinizi, Efrayim'in bütün soyunu attığım gibi, sizi yüzümün üzerinden atacağım.
Nahum 3:6
·
Tevrat
וְהִשְׁלַכְתִּ֥י עָלַ֛יִךְ שִׁקֻּצִ֖ים וְנִבַּלְתִּ֑יךְ וְשַׂמְתִּ֖יךְ כְּרֹֽאִי
Ve senin üzerine iğrenç şeyler atacağım ve seni rezil edeceğim ve seni seyirlik gibi koyacağım.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 13:23
·
Tevrat
וַיָּחָן֩ יְהוָ֨ה אֹתָ֤ם וַֽיְרַחֲמֵם֙ וַיִּ֣פֶן אֲלֵיהֶ֔ם לְמַ֣עַן בְּרִית֔וֹ אֶת־אַבְרָהָ֖ם יִצְחָ֣ק וְיַֽעֲקֹ֑ב וְלֹ֤א אָבָה֙ הַשְׁחִיתָ֔ם וְלֹֽא־הִשְׁלִיכָ֥ם מֵֽעַל־פָּנָ֖יו עַד־עָֽתָּה
Yahve onlara lütfetti ve onlara merhamet etti; İbrahim, İshak ve Yakup ile antlaşması uğruna onlara döndü. Onları yok etmeyi istemedi ve şimdiye kadar onları yüzünün üzerinden atmadı.
2. Krallar 17:20
·
Tevrat
וַיִּמְאַ֨ס יְהוָ֜ה בְּכָל־זֶ֤רַע יִשְׂרָאֵל֙ וַיְעַנֵּ֔ם וַֽיִּתְּנֵ֖ם בְּיַד־שֹׁסִ֑ים עַ֛ד אֲשֶׁ֥ר הִשְׁלִיכָ֖ם מִפָּנָֽיו
Yahve bütün İsrail soyunu reddetti, onları alçalttı ve onları kendi yüzünün önünden atana kadar yağmacıların eline verdi.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 10:27
·
Tevrat
וַיְהִ֞י לְעֵ֣ת בּ֣וֹא הַשֶּׁ֗מֶשׁ צִוָּ֤ה יְהוֹשֻׁ֨עַ֙ וַיֹּֽרִידוּם֙ מֵעַ֣ל הָעֵצִ֔ים וַיַּ֨שְׁלִכֻ֔ם אֶל־הַמְּעָרָ֖ה אֲשֶׁ֣ר נֶחְבְּאוּ־שָׁ֑ם וַיָּשִׂ֜מוּ אֲבָנִ֤ים גְּדֹלוֹת֙ עַל־פִּ֣י הַמְּעָרָ֔ה עַד־עֶ֖צֶם הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Güneş batarken Yeşu buyurdu ve onları ağaçların üzerinden indirdiler ve onları saklandıkları mağaraya attılar; ve mağaranın ağzına büyük taşlar koydular, tam bugüne kadar.
Yasa'nın Tekrarı 29:27
·
Tevrat
וַיִּתְּשֵׁ֤ם יְהוָה֙ מֵעַ֣ל אַדְמָתָ֔ם בְּאַ֥ף וּבְחֵמָ֖ה וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַיַּשְׁלִכֵ֛ם אֶל־אֶ֥רֶץ אַחֶ֖רֶת כַּיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Ve Yahve öfkeyle, gazapla ve büyük hiddetle onları topraklarının üzerinden söktü ve bugün olduğu gibi onları başka bir yere fırlattı.
Örnek Ayetler (2)
Yunus 2:4
·
Tevrat
וַתַּשְׁלִיכֵ֤נִי מְצוּלָה֙ בִּלְבַ֣ב יַמִּ֔ים וְנָהָ֖ר יְסֹבְבֵ֑נִי כָּל־מִשְׁבָּרֶ֥יךָ וְגַלֶּ֖יךָ עָלַ֥י עָבָֽרוּ
Beni derinliğe, denizlerin kalbine attın ve ırmak beni çevreledi; bütün kırılan dalgaların ve dalgaların üzerimden geçti.
Mezmurlar 102:11
·
Tevrat
מִפְּנֵֽי־זַֽעַמְךָ֥ וְקִצְפֶּ֑ךָ כִּ֥י נְ֝שָׂאתַ֗נִי וַתַּשְׁלִיכֵֽנִי
Senin öfken ve senin gazabın yüzünden; çünkü beni kaldırdın ve beni fırlattın.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 19:12
·
Tevrat
וַתֻּתַּ֤שׁ בְּחֵמָה֙ לָאָ֣רֶץ הֻשְׁלָ֔כָה וְר֥וּחַ הַקָּדִ֖ים הוֹבִ֣ישׁ פִּרְיָ֑הּ הִתְפָּרְק֧וּ וְיָבֵ֛שׁוּ מַטֵּ֥ה עֻזָּ֖הּ אֵ֥שׁ אֲכָלָֽתְהוּ
Ve öfkeyle söküldü, yere atıldı ve doğu rüzgarı onun meyvesini kuruttu; onun gücünün değneği kırıldı ve kurudu, ateş onu yedi.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 1:22
·
Tevrat
וַיְצַ֣ו פַּרְעֹ֔ה לְכָל־עַמּ֖וֹ לֵאמֹ֑ר כָּל־הַבֵּ֣ן הַיִּלּ֗וֹד הַיְאֹ֨רָה֙ תַּשְׁלִיכֻ֔הוּ וְכָל־הַבַּ֖ת תְּחַיּֽוּן
Sonra Firavun bütün halkına buyurdu ve dedi: 'Doğan her oğulu Nil'e atacaksınız, ve her kızı yaşatacaksınız.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 28:17
·
Tevrat
גָּבַ֤הּ לִבְּךָ֙ בְּיָפְיֶ֔ךָ שִׁחַ֥תָּ חָכְמָתְךָ֖ עַל־יִפְעָתֶ֑ךָ עַל־אֶ֣רֶץ הִשְׁלַכְתִּ֗יךָ לִפְנֵ֧י מְלָכִ֛ים נְתַתִּ֖יךָ לְרַ֥אֲוָה בָֽךְ
Güzelliğinle kalbin yükseldi, parlaklığın yüzünden bilgeliğini bozdun; seni yere attım, sana bakmaları için seni kralların önüne verdim.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 25:12
·
Tevrat
וַעֲשֶׂ֨רֶת אֲלָפִ֜ים חַיִּ֗ים שָׁבוּ֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיְבִיא֖וּם לְרֹ֣אשׁ הַסָּ֑לַע וַיַּשְׁלִיכ֛וּם מֵֽרֹאשׁ־הַסֶּ֖לַע וְכֻלָּ֥ם נִבְקָֽעוּ
Yahuda oğulları on bin kişiyi canlı esir aldılar; onları kayanın tepesine getirdiler ve onları kayanın tepesinden attılar ve hepsi parçalandı.
Örnek Ayetler (1)
Mika 7:19
·
Tevrat
יָשׁ֣וּב יְרַֽחֲמֵ֔נוּ יִכְבֹּ֖שׁ עֲוֺֽנֹתֵ֑ינוּ וְתַשְׁלִ֛יךְ בִּמְצֻל֥וֹת יָ֖ם כָּל־חַטֹּאותָֽם
O dönüp bize merhamet edecek, suçlarımızı ayakaltına alacak; ve onların bütün günahlarını denizin derinliklerine atacaksın.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 20:21
·
Tevrat
לֹא־כֵ֣ן הַדָּבָ֗ר כִּ֡י אִישׁ֩ מֵהַ֨ר אֶפְרַ֜יִם שֶׁ֧בַע בֶּן־בִּכְרִ֣י שְׁמ֗וֹ נָשָׂ֤א יָדוֹ֙ בַּמֶּ֣לֶךְ בְּדָוִ֔ד תְּנֽוּ־אֹת֣וֹ לְבַדּ֔וֹ וְאֵלְכָ֖ה מֵעַ֣ל הָעִ֑יר וַתֹּ֤אמֶר הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־יוֹאָ֔ב הִנֵּ֥ה רֹאשׁ֛וֹ מֻשְׁלָ֥ךְ אֵלֶ֖יךָ בְּעַ֥ד הַחוֹמָֽה
Söz böyle değildir; çünkü Efrayim dağından adı Bikri oğlu Şeva olan bir adam krala, Davut'a elini kaldırdı. Sadece onu verin, şehirden gideyim. Kadın Yoav'a dedi: 'İşte, onun başı duvarın üzerinden sana atılacak.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 32:24
·
Tevrat
וָאֹמַ֤ר לָהֶם֙ לְמִ֣י זָהָ֔ב הִתְפָּרָ֖קוּ וַיִּתְּנוּ־לִ֑י וָאַשְׁלִכֵ֣הוּ בָאֵ֔שׁ וַיֵּצֵ֖א הָעֵ֥גֶל הַזֶּֽה
Onlara dedim: 'Kimin altını varsa çıkarsın.' Bana verdiler, onu ateşe attım ve bu buzağı çıktı.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 51:63
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כְּכַלֹּ֣תְךָ֔ לִקְרֹ֖א אֶת־הַסֵּ֣פֶר הַזֶּ֑ה תִּקְשֹׁ֤ר עָלָיו֙ אֶ֔בֶן וְהִשְׁלַכְתּ֖וֹ אֶל־תּ֥וֹךְ פְּרָֽת
Ve bu kitabı okumayı bitirdiğinde, ona taş bağlayacaksın ve onu Fırat'ın içine atacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Zekeriya 11:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י הַשְׁלִיכֵ֨הוּ֙ אֶל־הַיּוֹצֵ֔ר אֶ֣דֶר הַיְקָ֔ר אֲשֶׁ֥ר יָקַ֖רְתִּי מֵֽעֲלֵיהֶ֑ם וָֽאֶקְחָה֙ שְׁלֹשִׁ֣ים הַכֶּ֔סֶף וָאַשְׁלִ֥יךְ אֹת֛וֹ בֵּ֥ית יְהוָ֖ה אֶל־הַיּוֹצֵֽר
Yahve bana dedi: 'Onlar tarafından bana biçilen değerin büyüklüğünü çömlekçiye at.' Böylece otuz gümüşü aldım ve onu Yahve'nin evinde çömlekçiye attım.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 14:16
·
Tevrat
וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־הֵ֣מָּה נִבְּאִ֣ים לָהֶ֡ם יִֽהְי֣וּ מֻשְׁלָכִים֩ בְּחֻצ֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם מִפְּנֵ֣י הָרָעָ֣ב וְהַחֶ֗רֶב וְאֵ֤ין מְקַבֵּר֙ לָהֵ֔מָּה הֵ֣מָּה נְשֵׁיהֶ֔ם וּבְנֵיהֶ֖ם וּבְנֹֽתֵיהֶ֑ם וְשָׁפַכְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם אֶת־רָעָתָֽם
Ve onlara peygamberlik ettikleri halk, kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim'in sokaklarına atılmış olacaklar ve onları gömen yok; onlar, karıları, oğulları ve kızları; ve kötülüklerini üzerlerine dökeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 22:30
·
Tevrat
וְאַנְשֵׁי־קֹ֖דֶשׁ תִּהְי֣וּן לִ֑י וּבָשָׂ֨ר בַּשָּׂדֶ֤ה טְרֵפָה֙ לֹ֣א תֹאכֵ֔לוּ לַכֶּ֖לֶב תַּשְׁלִכ֥וּן אֹתֽוֹ
Ve bana kutsal adamlar olacaksınız ve tarlada parçalanmış eti yemeyeceksiniz; onu köpeğe atacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 9:21
·
Tevrat
וְֽאֶת־חַטַּאתְכֶ֞ם אֲשֶׁר־עֲשִׂיתֶ֣ם אֶת־הָעֵ֗גֶל לָקַחְתִּי֮ וָאֶשְׂרֹ֣ף אֹת֣וֹ בָּאֵשׁ֒ וָאֶכֹּ֨ת אֹת֤וֹ טָחוֹן֙ הֵיטֵ֔ב עַ֥ד אֲשֶׁר־דַּ֖ק לְעָפָ֑ר וָֽאַשְׁלִךְ֙ אֶת־עֲפָר֔וֹ אֶל־הַנַּ֖חַל הַיֹּרֵ֥ד מִן־הָהָֽר
Ve yaptığınız günahınızı, buzağıyı aldım ve onu ateşte yaktım; ve onu toza incelene kadar iyice öğüterek dövdüm; ve onun tozunu dağdan inen dereye fırlattım.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 18:7
·
Tevrat
יֵֽ֭צְרוּ צַעֲדֵ֣י אוֹנ֑וֹ וְֽתַשְׁלִיכֵ֥הוּ עֲצָתֽוֹ
Gücünün adımları daralacak ve tasarısı onu fırlatacak.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:35
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֚עַן שָׁכַ֣חַתְּ אוֹתִ֔י וַתַּשְׁלִ֥יכִי אוֹתִ֖י אַחֲרֵ֣י גַוֵּ֑ךְ וְגַם־אַ֛תְּ שְׂאִ֥י זִמָּתֵ֖ךְ וְאֶת־תַּזְנוּתָֽיִךְ
Bunun için Efendi Yahve şöyle dedi: Beni unuttuğun ve beni sırtının arkasına attığın için, sen de alçaklığını ve fahişeliklerini taşı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 34:3
·
Tevrat
וְחַלְלֵיהֶ֣ם יֻשְׁלָ֔כוּ וּפִגְרֵיהֶ֖ם יַעֲלֶ֣ה בָאְשָׁ֑ם וְנָמַ֥סּוּ הָרִ֖ים מִדָּמָֽם
Ve onların öldürülmüşleri atılacak ve cesetlerinin kokusu yükselecek; ve dağlar onların kanından eriyecek.