1000
Kullanım
14
Lemma
137
Türev
144
Anlam
14 lemma, 137 türev form
Örnek Ayetler (1)
Levililer 16:26
·
Tevrat
וְהַֽמְשַׁלֵּ֤חַ אֶת־הַשָּׂעִיר֙ לַֽעֲזָאזֵ֔ל יְכַבֵּ֣ס בְּגָדָ֔יו וְרָחַ֥ץ אֶת־בְּשָׂר֖וֹ בַּמָּ֑יִם וְאַחֲרֵי־כֵ֖ן יָב֥וֹא אֶל־הַֽמַּחֲנֶֽה
Tekeyi Azazel'e gönderen kişi giysilerini yıkayacak ve bedenini suyla yıkayacak; ondan sonra ordugaha girecek.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 15:18
·
Tevrat
וַיִּשְׁלָחֲךָ֥ יְהוָ֖ה בְּדָ֑רֶךְ וַיֹּ֗אמֶר לֵ֣ךְ וְהַחֲרַמְתָּ֞ה אֶת־הַֽחַטָּאִים֙ אֶת־עֲמָלֵ֔ק וְנִלְחַמְתָּ֣ ב֔וֹ עַ֥ד כַּלּוֹתָ֖ם אֹתָֽם
Yahve seni yolda gönderdi ve dedi: 'Git ve günahkarları, Amalek'i tamamen yok et, onları bitirene kadar onunla savaş.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 31:5
·
Tevrat
עַל־כֵּן֙ גָּבְהָ֣א קֹמָת֔וֹ מִכֹּ֖ל עֲצֵ֣י הַשָּׂדֶ֑ה וַתִּרְבֶּ֨ינָה סַֽרְעַפֹּתָ֜יו וַתֶּאֱרַ֧כְנָה פֹארֹתָ֛יו מִמַּ֥יִם רַבִּ֖ים בְּשַׁלְּחֽוֹ
Bu nedenle onun boyu kırın bütün ağaçlarından yüksek oldu; ve o uzandığında çok sulardan onun dalları çoğaldı ve onun sürgünleri uzadı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 18:4
·
Tevrat
הָב֥וּ לָכֶ֛ם שְׁלֹשָׁ֥ה אֲנָשִׁ֖ים לַשָּׁ֑בֶט וְאֶשְׁלָחֵ֗ם וְיָקֻ֜מוּ וְיִֽתְהַלְּכ֥וּ בָאָ֛רֶץ וְיִכְתְּב֥וּ אוֹתָ֛הּ לְפִ֥י נַֽחֲלָתָ֖ם וְיָבֹ֥אוּ אֵלָֽי
Kendinize oymak başına üç adam verin ve onları göndereyim; ve kalksınlar ve diyarda dolaşsınlar ve onu mülklerine göre yazsınlar ve bana gelsinler.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 13:16
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר ל֗וֹ אַל־אוֹדֹ֞ת הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את מֵאַחֶ֛רֶת אֲשֶׁר־עָשִׂ֥יתָ עִמִּ֖י לְשַׁלְּחֵ֑נִי וְלֹ֥א אָבָ֖ה לִשְׁמֹ֥עַֽ לָֽהּ
Ona dedi: 'Hayır, beni göndermen bana yaptığın diğerinden daha büyük bir kötülüktür.' Ama onu dinlemek istemedi.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 20:1
·
Tevrat
בִּשְׁנַ֨ת בֹּ֤א תַרְתָּן֙ אַשְׁדּ֔וֹדָה בִּשְׁלֹ֣ח אֹת֔וֹ סַֽרְג֖וֹן מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֑וּר וַיִּלָּ֥חֶם בְּאַשְׁדּ֖וֹד וַֽיִּלְכְּדָֽהּ
Tartan'ın Aşdod'a geldiği yılda, Asur kralı Sargon onu gönderdiğinde, Aşdod'a karşı savaştı ve onu ele geçirdi.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 19:25
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָב֤וּ הָאֲנָשִׁים֙ לִשְׁמֹ֣עַֽ ל֔וֹ וַיַּחֲזֵ֤ק הָאִישׁ֙ בְּפִ֣ילַגְשׁ֔וֹ וַיֹּצֵ֥א אֲלֵיהֶ֖ם הַח֑וּץ וַיֵּדְע֣וּ א֠וֹתָהּ וַיִּֽתְעַלְּלוּ־בָ֤הּ כָּל־הַלַּ֨יְלָה֙ עַד־הַבֹּ֔קֶר וַֽיְשַׁלְּח֖וּהָ כַּעֲל֥וֹת הַשָּֽׁחַר
Fakat adamlar onu dinlemek istemediler; bunun üzerine adam cariyesini tuttu ve onlara dışarı çıkardı; onu bildiler ve sabaha kadar bütün gece onunla oynadılar ve şafak sökerken onu salıverdiler.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 22:19
·
Tevrat
וְעָנְשׁ֨וּ אֹת֜וֹ מֵ֣אָה כֶ֗סֶף וְנָתְנוּ֙ לַאֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֔ה כִּ֤י הוֹצִיא֙ שֵׁ֣ם רָ֔ע עַ֖ל בְּתוּלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֑ל וְלֽוֹ־תִהְיֶ֣ה לְאִשָּׁ֔ה לֹא־יוּכַ֥ל לְשַּׁלְּחָ֖הּ כָּל־יָמָֽיו
Onu yüz gümüş cezalandıracaklar ve genç kızın babasına verecekler; çünkü İsrail bakiresi hakkında kötü ad çıkardı. Ve o ona eş olacak; bütün günleri boyunca onu gönderemeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 34:14
·
Tevrat
מִקֵּ֣ץ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֡ים תְּֽשַׁלְּח֡וּ אִישׁ֩ אֶת־אָחִ֨יו הָעִבְרִ֜י אֲשֶֽׁר־יִמָּכֵ֣ר לְךָ֗ וַעֲבָֽדְךָ֙ שֵׁ֣שׁ שָׁנִ֔ים וְשִׁלַּחְתּ֥וֹ חָפְשִׁ֖י מֵֽעִמָּ֑ךְ וְלֹֽא־שָׁמְע֤וּ אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ אֵלַ֔י וְלֹ֥א הִטּ֖וּ אֶת־אָזְנָֽם
Yedi yılın sonunda herkes kendisine satılan ve altı yıl sana hizmet eden İbrani kardeşini serbest bırakacak, onu yanından özgür göndereceksin; ama atalarınız beni dinlemediler ve kulaklarını eğmediler.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 27:8
·
Tevrat
בְּסַּאסְּאָ֖ה בְּשַׁלְחָ֣הּ תְּרִיבֶ֑נָּה הָגָ֛ה בְּרוּח֥וֹ הַקָּשָׁ֖ה בְּי֥וֹם קָדִֽים
Onu gönderdiğinde ölçüyle onunla çekişirsin; doğu gününde sert rüzgarıyla sürdü.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 20:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר דָּוִ֜ד אֶל־יְהוֹנָתָ֗ן הִֽנֵּה־חֹ֨דֶשׁ֙ מָחָ֔ר וְאָנֹכִ֛י יָשֹׁב־אֵשֵׁ֥ב עִם־הַמֶּ֖לֶךְ לֶאֱכ֑וֹל וְשִׁלַּחְתַּ֨נִי֙ וְנִסְתַּרְתִּ֣י בַשָּׂדֶ֔ה עַ֖ד הָעֶ֥רֶב הַשְּׁלִשִֽׁית
Davut Yonatan'a dedi: 'İşte yarın yeni aydır, ve ben yemek için kralla kesinlikle oturmalıyım; ama beni göndereceksin ve üçüncü akşama kadar tarlada saklanacağım.'
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 8:12
·
Tevrat
וַיֵּלְכ֨וּ כָל־הָעָ֜ם לֶאֱכֹ֤ל וְלִשְׁתּוֹת֙ וּלְשַׁלַּ֣ח מָנ֔וֹת וְלַעֲשׂ֖וֹת שִׂמְחָ֣ה גְדוֹלָ֑ה כִּ֤י הֵבִ֨ינוּ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר הוֹדִ֖יעוּ לָהֶֽם
Bütün halk yemek, içmek, paylar göndermek ve büyük sevinç yapmak için gittiler; çünkü onlara bildirilen sözleri anladılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 42:5
·
Tevrat
וְהֵ֨מָּה֙ אָמְר֣וּ אֶֽל־יִרְמְיָ֔הוּ יְהִ֤י יְהוָה֙ בָּ֔נוּ לְעֵ֖ד אֱמֶ֣ת וְנֶאֱמָ֑ן אִם־לֹ֡א כְּֽכָל־הַ֠דָּבָר אֲשֶׁ֨ר יִֽשְׁלָחֲךָ֜ יְהוָ֧ה אֱלֹהֶ֛יךָ אֵלֵ֖ינוּ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה
Onlar da Yeremya'ya dediler: 'Tanrın Yahve'nin seni bize göndereceği bütün söze göre yapmazsak, Yahve aramızda gerçek ve sadık tanık olsun.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:19
·
Tevrat
יָפִ֣יחַ כְּ֭זָבִים עֵ֣ד שָׁ֑קֶר וּמְשַׁלֵּ֥חַ מְ֝דָנִ֗ים בֵּ֣ין אַחִֽים
Yalancı tanık yalanlar solur ve kardeşler arasına çekişmeler salar.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 15:37
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם הֵחֵ֣ל יְהוָ֗ה לְהַשְׁלִ֨יחַ֙ בִּֽיהוּדָ֔ה רְצִ֖ין מֶ֣לֶךְ אֲרָ֑ם וְאֵ֖ת פֶּ֥קַח בֶּן־רְמַלְיָֽהוּ
O günlerde Yahve, Aram kralı Retsin'i ve Remalya'nın oğlu Pekah'ı Yahuda'ya göndermeye başladı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 25:40
·
Tevrat
וַיָּבֹ֜אוּ עַבְדֵ֥י דָוִ֛ד אֶל־אֲבִיגַ֖יִל הַכַּרְמֶ֑לָה וַיְדַבְּר֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ לֵאמֹ֔ר דָּוִד֙ שְׁלָחָ֣נוּ אֵלַ֔יִךְ לְקַחְתֵּ֥ךְ ל֖וֹ לְאִשָּֽׁה
Davut'un kulları Karmel'e, Abigayil'e geldiler ve ona konuşarak dediler: 'Davut seni kendisine eş olarak almak için bizi sana gönderdi.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 14:5
·
Tevrat
וַיֻּגַּד֙ לְמֶ֣לֶךְ מִצְרַ֔יִם כִּ֥י בָרַ֖ח הָעָ֑ם וַ֠יֵּהָפֵךְ לְבַ֨ב פַּרְעֹ֤ה וַעֲבָדָיו֙ אֶל־הָעָ֔ם וַיֹּֽאמרוּ֙ מַה־זֹּ֣את עָשִׂ֔ינוּ כִּֽי־שִׁלַּ֥חְנוּ אֶת־יִשְׂרָאֵ֖ל מֵעָבְדֵֽנוּ
Mısır kralına halkın kaçtığı bildirildi. Firavun'un ve kullarının kalbi halka karşı değişti ve dediler: 'Biz ne yaptık ki İsrail'i bize kulluk etmekten salıverdik?'
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 13:27
·
Tevrat
וַיְסַפְּרוּ־לוֹ֙ וַיֹּ֣אמְר֔וּ בָּ֕אנוּ אֶל־הָאָ֖רֶץ אֲשֶׁ֣ר שְׁלַחְתָּ֑נוּ וְ֠גַם זָבַ֨ת חָלָ֥ב וּדְבַ֛שׁ הִ֖וא וְזֶה־פִּרְיָֽהּ
Ona anlattılar ve dediler: 'Bizi gönderdiğin yere geldik; ve gerçekten o süt ve bal akıyor ve işte onun meyvesi budur.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 6:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ אִֽם־מְשַׁלְּחִ֞ים אֶת־אֲר֨וֹן אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אַל־תְּשַׁלְּח֤וּ אֹתוֹ֙ רֵיקָ֔ם כִּֽי־הָשֵׁ֥ב תָּשִׁ֛יבוּ ל֖וֹ אָשָׁ֑ם אָ֤ז תֵּרָֽפְאוּ֙ וְנוֹדַ֣ע לָכֶ֔ם לָ֛מָּה לֹא־תָס֥וּר יָד֖וֹ מִכֶּֽם
Dediler: 'Eğer İsrail'in Tanrısı'nın sandığını gönderiyorsanız, onu boş göndermeyin; kesinlikle O'na bir suç sunusu geri ödeyin. O zaman şifa bulursunuz ve O'nun elinin üzerinizden neden ayrılmadığı size bildirilir.'