100
Kullanım
3
Lemma
41
Türev
48
Anlam
3 lemma, 41 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
אָשִׁית Lemma | aşit | koyacağım, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 9 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9) Yeremya 51:39 · Tevrat בְּחֻמָּ֞ם אָשִׁ֣ית אֶת־מִשְׁתֵּיהֶ֗ם וְהִשְׁכַּרְתִּים֙ לְמַ֣עַן יַעֲלֹ֔זוּ וְיָשְׁנ֥וּ שְׁנַת־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יָקִ֑יצוּ נְאֻ֖ם יְהוָֽה Onların sıcaklığında onların ziyafetini yapacağım ve coşmaları ve sonsuz uyku uyumaları ve uyanmamaları için onları sarhoş edeceğim, Yahve'nin bildirisidir. Yeşaya 15:9 · Tevrat כִּ֣י מֵ֤י דִימוֹן֙ מָ֣לְאוּ דָ֔ם כִּֽי־אָשִׁ֥ית עַל־דִּימ֖וֹן נוֹסָפ֑וֹת לִפְלֵיטַ֤ת מוֹאָב֙ אַרְיֵ֔ה וְלִשְׁאֵרִ֖ית אֲדָמָֽה Çünkü Dimon suları kanla doldu; çünkü Dimon üzerine eklemeler koyacağım, Moav'ın kaçanlarına ve toprağın kalıntısına aslan koyacağım. Mezmurlar 12:6 · Tevrat מִשֹּׁ֥ד עֲנִיִּים֮ מֵאַנְקַ֪ת אֶבְי֫וֹנִ֥ים עַתָּ֣ה אָ֭קוּם יֹאמַ֣ר יְהוָ֑ה אָשִׁ֥ית בְּ֝יֵ֗שַׁע יָפִ֥יחַֽ לֽוֹ Düşkünlerin yıkımından, yoksulların iniltisinden dolayı şimdi kalkacağım, der Yahve; onu soluduğu kurtuluşa koyacağım. Mezmurlar 13:3 · Tevrat עַד־אָ֨נָה אָשִׁ֪ית עֵצ֡וֹת בְּנַפְשִׁ֗י יָג֣וֹן בִּלְבָבִ֣י יוֹמָ֑ם עַד־אָ֓נָה יָר֖וּם אֹיְבִ֣י עָלָֽי Ne zamana dek canıma öğütler koyacağım, gündüzleri kalbime keder? Ne zamana dek düşmanım üzerimde yücelecek? Mezmurlar 101:3 · Tevrat לֹֽא־אָשִׁ֨ית לְנֶ֥גֶד עֵינַ֗י דְּֽבַר־בְּלִ֫יָּ֥עַל עֲשֹֽׂה־סֵטִ֥ים שָׂנֵ֑אתִי לֹ֖א יִדְבַּ֣ק בִּֽי Gözlerimin önüne değersiz bir şey koymayacağım; sapanların yaptıklarından nefret ettim, bana yapışmayacak. | ||||||
וְשִׁית | ve-şit | ve koy, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 7 | ||
יָשִׁית | yaşit | koyacak, koymak, yerleştirmek, düzenlemek | Fiil | 7 | ||
תָּשֶׁת | taşet | koyacaksın, koymak, yerleştirmek, belirlemek | Fiil | 6 | ||
וַיֵּשְׁתְּ | vayyeşt | ve içti, içmek | Fiil | 6 | ||
תָשִׁית | taşit | koyacaksın, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 5 | ||
שֵׁת | şet | koymak, koymak, yerleştirmek, belirlemek | Fiil | 5 | ||
שָׁתוּ | şatu | koydular, koymak, yerleştirmek, belirlemek, yapmak | Fiil | 3 | ||
תְּשִׁיתֵמוֹ | teşitemo | koyacaksın onları, koymak, yerleştirmek, atamak | Zamir | 3 | ||
אֲשִֽׁיתְךָ | aşıtekha | seni koyacağım, koymak, yerleştirmek, atamak | Zamir | 2 | ||
שִׁתִי | şiti | koy, koymak, yerleştirmek, atamak | Zamir | 2 | ||
יָשֵׁת | yaşet | koyacak, koymak, yerleştirmek, düzenlemek | Fiil | 2 | ||
וַתֵּשְׁתְּ | vatteşt | ve koydu, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 2 | ||
שַׁתָּה | şatta | koydun, koymak, yerleştirmek, belirlemek | Fiil | 2 | ||
שִׁיתוּ | şitu | koyun, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 2 | ||
שִׁיתֵמוֹ | şitemo | koy, koymak, yerleştirmek, yapmak | Zamir | 2 | ||
יוּשַׁת | yuşat | konulacak, koymak, yerleştirmek, atamak | Fiil | 2 | ||
שָׁתָה | şata | içti, içmek, tüketmek, ziyafet çekmek | Fiil | 2 | ||
שַׁתַּנִי | şattani | beni koydun, koymak, yerleştirmek, atamak | Zamir | 2 | ||
שִׁיתָה | şita | koydu, koymak, yerleştirmek, atamak | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 51:39
·
Tevrat
בְּחֻמָּ֞ם אָשִׁ֣ית אֶת־מִשְׁתֵּיהֶ֗ם וְהִשְׁכַּרְתִּים֙ לְמַ֣עַן יַעֲלֹ֔זוּ וְיָשְׁנ֥וּ שְׁנַת־עוֹלָ֖ם וְלֹ֣א יָקִ֑יצוּ נְאֻ֖ם יְהוָֽה
Onların sıcaklığında onların ziyafetini yapacağım ve coşmaları ve sonsuz uyku uyumaları ve uyanmamaları için onları sarhoş edeceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 15:9
·
Tevrat
כִּ֣י מֵ֤י דִימוֹן֙ מָ֣לְאוּ דָ֔ם כִּֽי־אָשִׁ֥ית עַל־דִּימ֖וֹן נוֹסָפ֑וֹת לִפְלֵיטַ֤ת מוֹאָב֙ אַרְיֵ֔ה וְלִשְׁאֵרִ֖ית אֲדָמָֽה
Çünkü Dimon suları kanla doldu; çünkü Dimon üzerine eklemeler koyacağım, Moav'ın kaçanlarına ve toprağın kalıntısına aslan koyacağım.
Mezmurlar 12:6
·
Tevrat
מִשֹּׁ֥ד עֲנִיִּים֮ מֵאַנְקַ֪ת אֶבְי֫וֹנִ֥ים עַתָּ֣ה אָ֭קוּם יֹאמַ֣ר יְהוָ֑ה אָשִׁ֥ית בְּ֝יֵ֗שַׁע יָפִ֥יחַֽ לֽוֹ
Düşkünlerin yıkımından, yoksulların iniltisinden dolayı şimdi kalkacağım, der Yahve; onu soluduğu kurtuluşa koyacağım.
Mezmurlar 13:3
·
Tevrat
עַד־אָ֨נָה אָשִׁ֪ית עֵצ֡וֹת בְּנַפְשִׁ֗י יָג֣וֹן בִּלְבָבִ֣י יוֹמָ֑ם עַד־אָ֓נָה יָר֖וּם אֹיְבִ֣י עָלָֽי
Ne zamana dek canıma öğütler koyacağım, gündüzleri kalbime keder? Ne zamana dek düşmanım üzerimde yücelecek?
Mezmurlar 101:3
·
Tevrat
לֹֽא־אָשִׁ֨ית לְנֶ֥גֶד עֵינַ֗י דְּֽבַר־בְּלִ֫יָּ֥עַל עֲשֹֽׂה־סֵטִ֥ים שָׂנֵ֑אתִי לֹ֖א יִדְבַּ֣ק בִּֽי
Gözlerimin önüne değersiz bir şey koymayacağım; sapanların yaptıklarından nefret ettim, bana yapışmayacak.
Örnek Ayetler (3 / 7)
Yeremya 13:16
·
Tevrat
תְּנוּ֩ לַיהוָ֨ה אֱלֹהֵיכֶ֤ם כָּבוֹד֙ בְּטֶ֣רֶם יַחְשִׁ֔ךְ וּבְטֶ֛רֶם יִֽתְנַגְּפ֥וּ רַגְלֵיכֶ֖ם עַל־הָ֣רֵי נָ֑שֶׁף וְקִוִּיתֶ֤ם לְאוֹר֙ וְשָׂמָ֣הּ לְצַלְמָ֔וֶת וְשִׁ֖ית לַעֲרָפֶֽל
O karanlık yapmadan ve ayaklarınız alacakaranlık dağlarında sendelemeden önce Tanrınız Yahve'ye yücelik verin; ve siz ışık beklersiniz ve O onu ölüm gölgesine çevirir ve koyu karanlık yapar.
Eyüp 10:20
·
Tevrat
הֲלֹא־מְעַ֣ט יָמַ֣י וַחֲדָ֑ל וְשִׁ֥ית מִ֝מֶּ֗נִּי וְאַבְלִ֥יגָה מְּעָֽט
Günlerim az değil mi? Bırak ve benden çekil, biraz ferahlayayım.
Eyüp 22:24
·
Tevrat
וְשִׁית־עַל־עָפָ֥ר בָּ֑צֶר וּבְצ֖וּר נְחָלִ֣ים אוֹפִֽיר
Ve altın cevherini toprağın üzerine, Ofir altınını vadilerin kayasına koy.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 50:3
·
Tevrat
כִּ֣י עָלָה֩ עָלֶ֨יהָ גּ֜וֹי מִצָּפ֗וֹן הֽוּא־יָשִׁ֤ית אֶת־אַרְצָהּ֙ לְשַׁמָּ֔ה וְלֹֽא־יִהְיֶ֥ה יוֹשֵׁ֖ב בָּ֑הּ מֵאָדָ֥ם וְעַד־בְּהֵמָ֖ה נָ֥דוּ הָלָֽכוּ
Çünkü kuzeyden ona karşı bir ulus çıktı; o onun diyarını virane yapacak ve içinde oturan olmayacak; insandan hayvana dek kaçtılar, gittiler.
Yeşaya 26:1
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יוּשַׁ֥ר הַשִּׁיר־הַזֶּ֖ה בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה עִ֣יר עָז־לָ֔נוּ יְשׁוּעָ֥ה יָשִׁ֖ית חוֹמ֥וֹת וָחֵֽל
O gün Yahuda diyarında bu şarkı söylenecek: 'Bizim güçlü bir şehrimiz var; O, kurtuluşu surlar ve siper olarak koyacak.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:24
·
Tevrat
בִּ֭שְׂפָתָיו יִנָּכֵ֣ר שׂוֹנֵ֑א וּ֝בְקִרְבּ֗וֹ יָשִׁ֥ית מִרְמָֽה
Nefret eden dudaklarıyla kendini gizler ve içinde hile kurar.
Eyüp 38:11
·
Tevrat
וָאֹמַ֗ר עַד־פֹּ֣ה תָ֭בוֹא וְלֹ֣א תֹסִ֑יף וּפֹ֥א־יָ֝שִׁ֗ית בִּגְא֥וֹן גַּלֶּֽיךָ
Ve dedim: 'Buraya kadar geleceksin ve ileri gitmeyeceksin; ve dalgalarının gururu burada duracak.'
Yaratılış 46:4
·
Tevrat
אָנֹכִ֗י אֵרֵ֤ד עִמְּךָ֙ מִצְרַ֔יְמָה וְאָנֹכִ֖י אַֽעַלְךָ֣ גַם־עָלֹ֑ה וְיוֹסֵ֕ף יָשִׁ֥ית יָד֖וֹ עַל־עֵינֶֽיךָ
Ben seninle Mısır'a ineceğim ve ben seni kesinlikle çıkaracağım; ve Yusuf elini gözlerinin üzerine koyacak.'
Örnek Ayetler (3 / 6)
Mezmurlar 104:20
·
Tevrat
תָּֽשֶׁת־חֹ֭שֶׁךְ וִ֣יהִי לָ֑יְלָה בּֽוֹ־תִ֝רְמֹ֗שׂ כָּל־חַיְתוֹ־יָֽעַר
Karanlık koyarsın ve gece olur; onda ormanın bütün hayvanları kımıldar.
Çölde Sayım 12:11
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אַהֲרֹ֖ן אֶל־מֹשֶׁ֑ה בִּ֣י אֲדֹנִ֔י אַל־נָ֨א תָשֵׁ֤ת עָלֵ֨ינוּ֙ חַטָּ֔את אֲשֶׁ֥ר נוֹאַ֖לְנוּ וַאֲשֶׁ֥ר חָטָֽאנוּ
Harun Musa'ya dedi: 'Lütfen efendim, akılsızlık ettiğimiz ve günah işlediğimiz günahı lütfen üzerimize koyma.
Mısır'dan Çıkış 23:1
·
Tevrat
לֹ֥א תִשָּׂ֖א שֵׁ֣מַע שָׁ֑וְא אַל־תָּ֤שֶׁת יָֽדְךָ֙ עִם־רָשָׁ֔ע לִהְיֹ֖ת עֵ֥ד חָמָֽס
Boş haberi taşımayacaksın; şiddet tanığı olmak için elini kötü ile koyma.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 22:12
·
Tevrat
וַיָּ֥שֶׁת חֹ֛שֶׁךְ סְבִיבֹתָ֖יו סֻכּ֑וֹת חַֽשְׁרַת־מַ֖יִם עָבֵ֥י שְׁחָקִֽים
Karanlığı etrafına çardaklar yaptı; suların toplanmasını, göklerin koyu bulutlarını.
1. Samuel 2:8
·
Tevrat
מֵקִ֨ים מֵעָפָ֜ר דָּ֗ל מֵֽאַשְׁפֹּת֙ יָרִ֣ים אֶבְי֔וֹן לְהוֹשִׁיב֙ עִם־נְדִיבִ֔ים וְכִסֵּ֥א כָב֖וֹד יַנְחִלֵ֑ם כִּ֤י לַֽיהוָה֙ מְצֻ֣קֵי אֶ֔רֶץ וַיָּ֥שֶׁת עֲלֵיהֶ֖ם תֵּבֵֽל
Düşkünü topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir; soylularla oturtmak ve onlara yücelik tahtını miras bırakmak için. Çünkü yerin sütunları Yahve'nindir ve dünyayı onların üzerine koydu.
Rut 3:15
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר הָ֠בִי הַמִּטְפַּ֧חַת אֲשֶׁר־עָלַ֛יִךְ וְאֶֽחֳזִי־בָ֖הּ וַתֹּ֣אחֶז בָּ֑הּ וַיָּ֤מָד שֵׁשׁ־שְׂעֹרִים֙ וַיָּ֣שֶׁת עָלֶ֔יהָ וַיָּבֹ֖א הָעִֽיר
Sonra dedi: 'Üzerindeki şalı getir ve onu tut.' Ve onu tuttu ve altı arpa ölçtü ve üzerine koydu; ve şehre geldi.
Yaratılış 30:40
·
Tevrat
וְהַכְּשָׂבִים֮ הִפְרִ֣יד יַעֲקֹב֒ וַ֠יִּתֵּן פְּנֵ֨י הַצֹּ֧אן אֶל־עָקֹ֛ד וְכָל־ח֖וּם בְּצֹ֣אן לָבָ֑ן וַיָּֽשֶׁת־ל֤וֹ עֲדָרִים֙ לְבַדּ֔וֹ וְלֹ֥א שָׁתָ֖ם עַל־צֹ֥אן לָבָֽן
Yakup kuzuları ayırdı; sürünün yüzünü Lavan'ın sürüsündeki çizgiliye ve her esmere çevirdi. Kendine ayrı sürüler koydu ve onları Lavan'ın sürüsüne katmadı.
Yaratılış 48:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־יְמִינ֜וֹ וַיָּ֨שֶׁת עַל־רֹ֤אשׁ אֶפְרַ֨יִם֙ וְה֣וּא הַצָּעִ֔יר וְאֶת־שְׂמֹאל֖וֹ עַל־רֹ֣אשׁ מְנַשֶּׁ֑ה שִׂכֵּל֙ אֶת־יָדָ֔יו כִּ֥י מְנַשֶּׁ֖ה הַבְּכֽוֹר
İsrail sağını uzattı ve o küçük olduğu halde Efrayim'in başı üzerine koydu; ve solunu Manaşe'nin başı üzerine koydu, ellerini çaprazladı, çünkü Manaşe ilk doğandı.
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 21:4
·
Tevrat
כִּֽי־תְ֭קַדְּמֶנּוּ בִּרְכ֣וֹת ט֑וֹב תָּשִׁ֥ית לְ֝רֹאשׁ֗וֹ עֲטֶ֣רֶת פָּֽז
Çünkü onu iyilik bereketleriyle karşılarsın; başına saf altın taç koyarsın.
Mezmurlar 73:18
·
Tevrat
אַ֣ךְ בַּ֭חֲלָקוֹת תָּשִׁ֣ית לָ֑מוֹ הִ֝פַּלְתָּ֗ם לְמַשּׁוּאֽוֹת
Ancak onları kaygan yerlere koyarsın; onları yıkımlara düşürdün.
Süleyman'ın Özdeyişleri 22:17
·
Tevrat
הַ֥ט אָזְנְךָ֗ וּ֭שְׁמַע דִּבְרֵ֣י חֲכָמִ֑ים וְ֝לִבְּךָ֗ תָּשִׁ֥ית לְדַעְתִּֽי
Kulağını eğ ve bilgelerin sözlerini işit ve kalbini bilgime koy.
Eyüp 7:17
·
Tevrat
מָֽה־אֱ֭נוֹשׁ כִּ֣י תְגַדְּלֶ֑נּוּ וְכִי־תָשִׁ֖ית אֵלָ֣יו לִבֶּֽךָ
İnsan nedir ki onu büyütüyorsun ve ona kalbini koyuyorsun?
Eyüp 14:13
·
Tevrat
מִ֤י יִתֵּ֨ן בִּשְׁא֬וֹל תַּצְפִּנֵ֗נִי תַּ֭סְתִּירֵנִי עַד־שׁ֣וּב אַפֶּ֑ךָ תָּ֤שִׁ֥ית לִ֖י חֹ֣ק וְתִזְכְּרֵֽנִי
Keşke beni ölüler diyarında saklasaydın, senin öfken dönene kadar beni gizleseydin; bana bir sınır koysaydın ve beni hatırlasaydın.
Örnek Ayetler (5)
Hoşea 6:11
·
Tevrat
גַּם־יְהוּדָ֕ה שָׁ֥ת קָצִ֖יר לָ֑ךְ בְּשׁוּבִ֖י שְׁב֥וּת עַמִּֽי
Halkımın sürgününü döndürdüğümde, Yahuda da senin için hasat atadı.
Yeşaya 22:7
·
Tevrat
וַיְהִ֥י מִבְחַר־עֲמָקַ֖יִךְ מָ֣לְאוּ רָ֑כֶב וְהַפָּ֣רָשִׁ֔ים שֹׁ֖ת שָׁ֥תוּ הַשָּֽׁעְרָה
Ve seçkin vadilerin arabalarla doldu ve atlılar kapıya dizildiler.
Eyüp 38:36
·
Tevrat
מִי־שָׁ֭ת בַּטֻּח֣וֹת חָכְמָ֑ה א֤וֹ מִֽי־נָתַ֖ן לַשֶּׂ֣כְוִי בִינָֽה
İç organlara bilgeliği kim koydu veya zihne anlayışı kim verdi?
Yaratılış 4:25
·
Tevrat
וַיֵּ֨דַע אָדָ֥ם עוֹד֙ אֶת־אִשְׁתּ֔וֹ וַתֵּ֣לֶד בֵּ֔ן וַתִּקְרָ֥א אֶת־שְׁמ֖וֹ שֵׁ֑ת כִּ֣י שָֽׁת־לִ֤י אֱלֹהִים֙ זֶ֣רַע אַחֵ֔ר תַּ֣חַת הֶ֔בֶל כִּ֥י הֲרָג֖וֹ קָֽיִן
Adem karısını tekrar bildi; ve o bir oğul doğurdu ve adını Şet koydu; çünkü 'Kayin onu öldürdüğü için, Tanrı bana Habil'in yerine başka bir soy koydu'.
Mısır'dan Çıkış 7:23
·
Tevrat
וַיִּ֣פֶן פַּרְעֹ֔ה וַיָּבֹ֖א אֶל־בֵּית֑וֹ וְלֹא־שָׁ֥ת לִבּ֖וֹ גַּם־לָזֹֽאת
Firavun döndü ve evine girdi; buna da kalbini koymadı.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 22:7
·
Tevrat
וַיְהִ֥י מִבְחַר־עֲמָקַ֖יִךְ מָ֣לְאוּ רָ֑כֶב וְהַפָּ֣רָשִׁ֔ים שֹׁ֖ת שָׁ֥תוּ הַשָּֽׁעְרָה
Ve seçkin vadilerin arabalarla doldu ve atlılar kapıya dizildiler.
Mezmurlar 3:7
·
Tevrat
לֹֽא־אִ֭ירָא מֵרִבְב֥וֹת עָ֑ם אֲשֶׁ֥ר סָ֝בִ֗יב שָׁ֣תוּ עָלָֽי
Etrafımda bana karşı dizilen halkın on binlerinden korkmam.
Mısır'dan Çıkış 33:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע הָעָ֗ם אֶת־הַדָּבָ֥ר הָרָ֛ע הַזֶּ֖ה וַיִּתְאַבָּ֑לוּ וְלֹא־שָׁ֛תוּ אִ֥ישׁ עֶדְי֖וֹ עָלָֽיו
Halk bu kötü sözü duydu ve yas tuttular; hiç kimse üzerine süsünü koymadı.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 21:10
·
Tevrat
תְּשִׁיתֵ֤מוֹ כְּתַנּ֥וּר אֵשׁ֮ לְעֵ֪ת פָּ֫נֶ֥יךָ יְ֭הוָה בְּאַפּ֣וֹ יְבַלְּעֵ֑ם וְֽתֹאכְלֵ֥ם אֵֽשׁ
Yüzünün zamanında onları ateş fırını gibi kılacaksın; Yahve öfkesiyle onları yutacak ve ateş onları yiyecek.
Mezmurlar 21:13
·
Tevrat
כִּ֭י תְּשִׁיתֵ֣מוֹ שֶׁ֑כֶם בְּ֝מֵֽיתָרֶ֗יךָ תְּכוֹנֵ֥ן עַל־פְּנֵיהֶֽם
Çünkü onları sırt kılacaksın; yay kirişlerinle onların yüzlerinin üzerine nişan alacaksın.
Mezmurlar 45:17
·
Tevrat
תַּ֣חַת אֲ֭בֹתֶיךָ יִהְי֣וּ בָנֶ֑יךָ תְּשִׁיתֵ֥מוֹ לְ֝שָׂרִ֗ים בְּכָל־הָאָֽרֶץ
Atalarının yerine oğulların olacak; onları bütün yerde önderler yapacaksın.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 3:19
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֣י אָמַ֗רְתִּי אֵ֚יךְ אֲשִׁיתֵ֣ךְ בַּבָּנִ֔ים וְאֶתֶּן־לָךְ֙ אֶ֣רֶץ חֶמְדָּ֔ה נַחֲלַ֥ת צְבִ֖י צִבְא֣וֹת גּוֹיִ֑ם וָאֹמַ֗ר אָבִי֙ תִּקְרְאִי־לִ֔י וּמֵאַחֲרַ֖י לֹ֥א תָשֽׁוּבִי
Ve ben dedim: 'Seni oğullar arasına nasıl koyacağım ve sana arzu edilen yeri, ulusların ordularının en güzel mirasını vereceğim?' Ve dedim: 'Bana Babam diye çağıracaksın ve ardımdan dönmeyeceksin.'
Yeremya 22:6
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַל־בֵּית֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה גִּלְעָ֥ד אַתָּ֛ה לִ֖י רֹ֣אשׁ הַלְּבָנ֑וֹן אִם־לֹ֤א אֲשִֽׁיתְךָ֙ מִדְבָּ֔ר עָרִ֖ים לֹ֥א נוֹשָֽׁבוּ
Çünkü Yahuda kralının evi hakkında Yahve böyle diyor: Sen bana Gileat'sın, Lübnan'ın başısın; kesinlikle seni çöl, oturulmayan şehirler yapacağım.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 31:21
·
Tevrat
הַצִּ֧יבִי לָ֣ךְ צִיֻּנִ֗ים שִׂ֤מִי לָךְ֙ תַּמְרוּרִ֔ים שִׁ֣תִי לִבֵּ֔ךְ לַֽמְסִלָּ֖ה דֶּ֣רֶךְ הָלָ֑כְתְּ שׁ֚וּבִי בְּתוּלַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל שֻׁ֖בִי אֶל־עָרַ֥יִךְ אֵֽלֶּה
Kendine işaretler dik, kendine yol işaretleri koy; kalbini yola, gittiğin yola koy; dön İsrail bakiresi, bu şehirlerine dön.
Mısır'dan Çıkış 10:1
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־מֹשֶׁ֔ה בֹּ֖א אֶל־פַּרְעֹ֑ה כִּֽי־אֲנִ֞י הִכְבַּ֤דְתִּי אֶת־לִבּוֹ֙ וְאֶת־לֵ֣ב עֲבָדָ֔יו לְמַ֗עַן שִׁתִ֛י אֹתֹתַ֥י אֵ֖לֶּה בְּקִרְבּֽוֹ
Yahve Musa'ya dedi: 'Firavun'a git; çünkü bu belirtilerimi onun ortasına koymam için ben onun kalbini ve kullarının kalbini ağırlaştırdım.'
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 18:12
·
Tevrat
יָ֤שֶׁת חֹ֨שֶׁךְ סִתְר֗וֹ סְבִֽיבוֹתָ֥יו סֻכָּת֑וֹ חֶשְׁכַת־מַ֝֗יִם עָבֵ֥י שְׁחָקִֽים
Karanlığı örtüsü yaptı, etrafındaki çardağı suların karanlığı, göklerin bulutlarıydı.
Eyüp 9:33
·
Tevrat
לֹ֣א יֵשׁ־בֵּינֵ֣ינוּ מוֹכִ֑יחַ יָשֵׁ֖ת יָד֣וֹ עַל־שְׁנֵֽינוּ
İkimizin üzerine elini koyacak bir hakem aramızda yoktur.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 19:29
·
Tevrat
כִּי֩ לֹ֨א הָיָ֜ה כָּל־בֵּ֣ית אָבִ֗י כִּ֤י אִם־אַנְשֵׁי־מָ֨וֶת֙ לַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַתָּ֨שֶׁת֙ אֶֽת־עַבְדְּךָ֔ בְּאֹכְלֵ֖י שֻׁלְחָנֶ֑ךָ וּמַה־יֶּשׁ־לִ֥י עוֹד֙ צְדָקָ֔ה וְלִזְעֹ֥ק ע֖וֹד אֶל־הַמֶּֽלֶךְ
Çünkü bütün babamın evi efendim kral için ölüm adamlarından başka bir şey değildi; yine de kulunu masanda yiyenlerin arasına koydun. O halde krala daha fazla feryat etmek için benim daha ne doğruluğum var?
Mezmurlar 139:5
·
Tevrat
אָח֣וֹר וָקֶ֣דֶם צַרְתָּ֑נִי וַתָּ֖שֶׁת עָלַ֣י כַּפֶּֽכָה
Beni arkadan ve önden kuşattın; ve avucunu üzerime koydun.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 8:7
·
Tevrat
תַּ֭מְשִׁילֵהוּ בְּמַעֲשֵׂ֣י יָדֶ֑יךָ כֹּ֝ל שַׁ֣תָּה תַֽחַת־רַגְלָֽיו
Onu ellerinin işleri üzerinde egemen kıldın; her şeyi ayaklarının altına koydun:
Mezmurlar 90:8
·
Tevrat
שַׁתָּ֣ה עֲוֺנֹתֵ֣ינוּ לְנֶגְדֶּ֑ךָ עֲ֝לֻמֵ֗נוּ לִמְא֥וֹר פָּנֶֽיךָ
Suçlarımızı senin önüne, gizli günahlarımızı senin yüzünün ışığına koydun.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 48:14
·
Tevrat
שִׁ֤יתוּ לִבְּכֶ֨ם לְֽחֵילָ֗ה פַּסְּג֥וּ אַרְמְנוֹתֶ֑יהָ לְמַ֥עַן תְּ֝סַפְּר֗וּ לְד֣וֹר אַחֲרֽוֹן
Kalbinizi onun surlarına koyun, onun saraylarını inceleyin; ki sonraki kuşağa anlatasınız.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 83:12
·
Tevrat
שִׁיתֵ֣מוֹ נְ֭דִיבֵמוֹ כְּעֹרֵ֣ב וְכִזְאֵ֑ב וּֽכְזֶ֥בַח וּ֝כְצַלְמֻנָּ֗ע כָּל־נְסִיכֵֽמוֹ
Onların soylularını Orev gibi ve Zev gibi, onların bütün beylerini Zevah gibi ve Tsalmunna gibi yap.
Mezmurlar 83:14
·
Tevrat
אֱֽלֹהַ֗י שִׁיתֵ֥מוֹ כַגַּלְגַּ֑ל כְּ֝קַ֗שׁ לִפְנֵי־רֽוּחַ
Ey Tanrım, onları dönen çalı gibi, rüzgarın önünde anız gibi yap.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 21:30
·
Tevrat
אִם־כֹּ֖פֶר יוּשַׁ֣ת עָלָ֑יו וְנָתַן֙ פִּדְיֹ֣ן נַפְשׁ֔וֹ כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־יוּשַׁ֖ת עָלָֽיו
Eğer üzerine fidye konulursa, üzerine konulan her şeye göre canının kurtulmalığını verecek.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 4:20
·
Tevrat
וּכְעֵ֣ת מוּתָ֗הּ וַתְּדַבֵּ֨רְנָה֙ הַנִּצָּב֣וֹת עָלֶ֔יהָ אַל־תִּֽירְאִ֖י כִּ֣י בֵ֣ן יָלָ֑דְתְּ וְלֹ֥א עָנְתָ֖ה וְלֹא־שָׁ֥תָה לִבָּֽהּ
Ölüm anında, başında duran kadınlar ona dediler: 'Korkma, çünkü bir oğul doğurdun.' Ama o cevap vermedi ve kalbini vermedi.
Mezmurlar 84:4
·
Tevrat
גַּם־צִפּ֨וֹר מָ֪צְאָה בַ֡יִת וּדְר֤וֹר קֵ֥ן לָהּ֮ אֲשֶׁר־שָׁ֪תָה אֶפְרֹ֫חֶ֥יהָ אֶֽת־מִ֭זְבְּחוֹתֶיךָ יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת מַ֝לְכִּ֗י וֵאלֹהָֽי
Kuş bile bir ev buldu ve kırlangıç yavrularını koyduğu kendine bir yuva buldu; senin sunaklarını, Ordular Yahvesi, Kralım ve Tanrım.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 88:7
·
Tevrat
שַׁ֭תַּנִי בְּב֣וֹר תַּחְתִּיּ֑וֹת בְּ֝מַחֲשַׁכִּ֗ים בִּמְצֹלֽוֹת
Beni en alt çukura, karanlıklara, derinliklere koydun.
Mezmurlar 88:9
·
Tevrat
הִרְחַ֥קְתָּ מְיֻדָּעַ֗י מִ֫מֶּ֥נִּי שַׁתַּ֣נִי תוֹעֵב֣וֹת לָ֑מוֹ כָּ֝לֻ֗א וְלֹ֣א אֵצֵֽא
Tanıdıklarımı benden uzaklaştırdın; beni onlara iğrençlikler koydun; kapatıldım ve çıkmayacağım.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 9:21
·
Tevrat
שִׁ֘יתָ֤ה יְהוָ֨ה מוֹרָ֗ה לָ֫הֶ֥ם יֵדְע֥וּ גוֹיִ֑ם אֱנ֖וֹשׁ הֵ֣מָּה סֶּֽלָה
Onlara korku koy Yahve; uluslar insan olduklarını bilsinler. Sela.
Mezmurlar 141:3
·
Tevrat
שִׁיתָ֣ה יְ֭הוָה שָׁמְרָ֣ה לְפִ֑י נִ֝צְּרָ֗ה עַל־דַּ֥ל שְׂפָתָֽי
Ey Yahve, ağzıma bir bekçi koy; dudaklarımın kapısı üzerinde nöbet tut.