205
Kullanım
7
Lemma
75
Türev
82
Anlam
7 lemma, 75 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שַׁחֵת Lemma | şahet | yıkmak, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 18 | ||
לְשַׁחֵת | leşahet | yıkmak için, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 14 | ||
מַשְׁחִית | maşhit | yıkan, yıkmak, bozmak, helak etmek | Fiil | 8 | ||
לְהַשְׁחִית | le-haşhit | yıkmak, yıkmak, bozmak, yok etmek | Fiil | 8 | ||
הִשְׁחִיתוּ | hişhitu | yıktılar, yıkmak, bozmak, yok etmek | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Yeremya 49:9 · Tevrat אִם־בֹּֽצְרִים֙ בָּ֣אוּ לָ֔ךְ לֹ֥א יַשְׁאִ֖רוּ עֽוֹלֵל֑וֹת אִם־גַּנָּבִ֥ים בַּלַּ֖יְלָה הִשְׁחִ֥יתוּ דַיָּֽם Eğer bağbozumcuları sana gelseydi, döküntüleri bırakmazlar mıydı? Eğer gece hırsızlar gelseydi, yeteri kadarını yok ederlerdi. Yeşaya 37:12 · Tevrat הַהִצִּ֨ילוּ אוֹתָ֜ם אֱלֹהֵ֤י הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִשְׁחִ֣יתוּ אֲבוֹתַ֔י אֶת־גּוֹזָ֖ן וְאֶת־חָרָ֑ן וְרֶ֥צֶף וּבְנֵי־עֶ֖דֶן אֲשֶׁ֥ר בִּתְלַשָּֽׂר Babalarımın helak ettiği ulusların ilahları onları kurtardı mı? Gozan'ı, Haran'ı, Retsef'i ve Telassar'daki Aden oğullarını? Sefanya 3:7 · Tevrat אָמַ֜רְתִּי אַךְ־תִּירְאִ֤י אוֹתִי֙ תִּקְחִ֣י מוּסָ֔ר וְלֹֽא־יִכָּרֵ֣ת מְעוֹנָ֔הּ כֹּ֥ל אֲשֶׁר־פָּקַ֖דְתִּי עָלֶ֑יהָ אָכֵן֙ הִשְׁכִּ֣ימוּ הִשְׁחִ֔יתוּ כֹּ֖ל עֲלִילוֹתָֽם Dedim ki: 'Kesinlikle benden korkacaksın, terbiye alacaksın; böylece onun hakkında atadığım her şeye rağmen meskeni kesilip atılmayacak.' Ancak onlar erken kalktılar, bütün işlerini bozdular. Mezmurlar 14:1 · Tevrat לַמְנַצֵּ֗חַ לְדָ֫וִ֥ד אָ֘מַ֤ר נָבָ֣ל בְּ֭לִבּוֹ אֵ֣ין אֱלֹהִ֑ים הִֽשְׁחִ֗יתוּ הִֽתְעִ֥יבוּ עֲלִילָ֗ה אֵ֣ין עֹֽשֵׂה־טֽוֹב Müzik şefi için; Davut'un. Akılsız kalbinde: 'Tanrı yoktur' dedi. Onlar bozuldu, iğrenç işler yaptılar; iyilik yapan yoktur. Mezmurlar 53:2 · Tevrat אָ֘מַ֤ר נָבָ֣ל בְּ֭לִבּוֹ אֵ֣ין אֱלֹהִ֑ים הִֽ֝שְׁחִ֗יתוּ וְהִֽתְעִ֥יבוּ עָ֝֗וֶל אֵ֣ין עֹֽשֵׂה־טֽוֹב Akılsız kalbinde dedi: 'Tanrı yok.' Bozdular ve haksızlığı iğrençleştirdiler; iyilik yapan yok. | ||||||
תִּשָּׁחֵת | tişşahet | yıkılacak, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 6 | ||
אַשְׁחִית | aşhit | yıkacağım, bozmak, yıkmak, helak etmek | Fiil | 6 | ||
הַמַּשְׁחִית | ha-mmaşhit | yıkıcı, yıkıcı, bozan, helak eden | İsim | 6 | ||
וַיַּשְׁחִיתוּ | va-yyaşhitu | ve yıktılar, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 5 | ||
שִׁחֲתוּ | şihatu | yıktılar, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 4 | ||
לְהַשְׁחִיתָהּ | le-haşhitah | onu yıkmak için, yıkmak, bozmak, yok etmek | Zamir | 4 | ||
מַשְׁחִיתִים | maşhitim | yıkanlar, yıkmak, bozmak, helak etmek | Fiil | 4 | ||
יַשְׁחִית | yaşhit | yıkacak, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 4 | ||
תַשְׁחִית | taşhit | yıkacaksın, yıkmak, bozmak, harap etmek | Fiil | 3 | ||
לְשַׁחֲתָֽהּ | le-şahatah | yıkmak, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Zamir | 3 | ||
וְשִׁחֵת | ve-şihet | ve yıktı, yıkmak, bozmak, yok etmek | Fiil | 3 | ||
מַשְׁחִתִים | maşhitim | çukur kazanlar, çukur kazmak, yıkmak, harap etmek | Fiil | 2 | ||
הִשְׁחִית | hişhit | yıktı, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Fiil | 2 | ||
יַשְׁחִיתֶךָ | yaşhitekha | seni yıkacak, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Zamir | 2 | ||
וְהַשְׁחִיתָֽהּ | ve-haşhitah | ve yıktı, yıkmak, bozmak, mahvetmek | Zamir | 2 | ||
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 28:17
·
Tevrat
גָּבַ֤הּ לִבְּךָ֙ בְּיָפְיֶ֔ךָ שִׁחַ֥תָּ חָכְמָתְךָ֖ עַל־יִפְעָתֶ֑ךָ עַל־אֶ֣רֶץ הִשְׁלַכְתִּ֗יךָ לִפְנֵ֧י מְלָכִ֛ים נְתַתִּ֖יךָ לְרַ֥אֲוָה בָֽךְ
Güzelliğinle kalbin yükseldi, parlaklığın yüzünden bilgeliğini bozdun; seni yere attım, sana bakmaları için seni kralların önüne verdim.
Yeremya 48:18
·
Tevrat
רְדִ֤י מִכָּבוֹד֙ וּשְׁבִ֣י בַצָּמָ֔א יֹשֶׁ֖בֶת בַּת־דִּיב֑וֹן כִּֽי־שֹׁדֵ֤ד מוֹאָב֙ עָ֣לָה בָ֔ךְ שִׁחֵ֖ת מִבְצָרָֽיִךְ
Yücelikten in ve susuzlukta otur, oturan Divon kızı; çünkü Moav'ın yıkıcısı sana çıktı, senin kalelerini bozdu.
Yeşaya 14:20
·
Tevrat
לֹֽא־תֵחַ֤ד אִתָּם֙ בִּקְבוּרָ֔ה כִּֽי־אַרְצְךָ֥ שִׁחַ֖תָּ עַמְּךָ֣ הָרָ֑גְתָּ לֹֽא־יִקָּרֵ֥א לְעוֹלָ֖ם זֶ֥רַע מְרֵעִֽים
Gömülmede onlarla birleşmeyeceksin, çünkü diyarını yıktın, halkını öldürdün; kötülük edenlerin soyu sonsuza dek çağrılmayacak.
Ağıtlar 2:5
·
Tevrat
הָיָ֨ה אֲדֹנָ֤י כְּאוֹיֵב֙ בִּלַּ֣ע יִשְׂרָאֵ֔ל בִּלַּע֙ כָּל־אַרְמְנוֹתֶ֔יהָ שִׁחֵ֖ת מִבְצָרָ֑יו וַיֶּ֨רֶב֙ בְּבַת־יְהוּדָ֔ה תַּאֲנִיָּ֖ה וַאֲנִיָּֽה
Efendi düşman gibi oldu, İsrail'i yuttu; tüm saraylarını yuttu, kalelerini yok etti; ve Yahuda kızında inlemeyi ve sızlanmayı çoğalttı.
Ağıtlar 2:6
·
Tevrat
וַיַּחְמֹ֤ס כַּגַּן֙ שֻׂכּ֔וֹ שִׁחֵ֖ת מוֹעֲד֑וֹ שִׁכַּ֨ח יְהוָ֤ה בְּצִיּוֹן֙ מוֹעֵ֣ד וְשַׁבָּ֔ת וַיִּנְאַ֥ץ בְּזַֽעַם־אַפּ֖וֹ מֶ֥לֶךְ וְכֹהֵֽן
Ve çardağını bahçe gibi şiddetle kopardı, buluşma yerini yok etti; Yahve Siyon'da buluşmayı ve Şabat'ı unutturdu ve öfkesinin hiddetiyle kralı ve kâhini hor gördü.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 30:11
·
Tevrat
ה֠וּא וְעַמּ֤וֹ אִתּוֹ֙ עָרִיצֵ֣י גוֹיִ֔ם מֽוּבָאִ֖ים לְשַׁחֵ֣ת הָאָ֑רֶץ וְהֵרִ֤יקוּ חַרְבוֹתָם֙ עַל־מִצְרַ֔יִם וּמָלְא֥וּ אֶת־הָאָ֖רֶץ חָלָֽל
O ve onunla birlikte halkı, ulusların zorbaları, diyarı yok etmek için getiriliyorlar; ve kılıçlarını Mısır'a karşı çekecekler ve diyarı yaralılarla dolduracaklar.
Hezekiel 43:3
·
Tevrat
וּכְמַרְאֵ֨ה הַמַּרְאֶ֜ה אֲשֶׁ֣ר רָאִ֗יתִי כַּמַּרְאֶ֤ה אֲשֶׁר־רָאִ֨יתִי֙ בְּבֹאִי֙ לְשַׁחֵ֣ת אֶת־הָעִ֔יר וּמַרְא֕וֹת כַּמַּרְאֶ֕ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי אֶל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Ve gördüğüm görünüşün görünüşü gibiydi, şehri yok etmeye geldiğimde gördüğüm görünüş gibiydi; ve görünüşler Kevar ırmağında gördüğüm görünüş gibiydi; ve yüzümün üzerine düştüm.
2. Samuel 1:14
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלָ֖יו דָּוִ֑ד אֵ֚יךְ לֹ֣א יָרֵ֔אתָ לִשְׁלֹ֨חַ֙ יָֽדְךָ֔ לְשַׁחֵ֖ת אֶת־מְשִׁ֥יחַ יְהוָֽה
Davut ona dedi: 'Yahve'nin meshedilmişini yok etmek için elini uzatmaktan nasıl korkmadın?'
2. Samuel 14:11
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ יִזְכָּר־נָ֨א הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֗יךָ מֵהַרְבַּ֞ת גֹּאֵ֤ל הַדָּם֙ לְשַׁחֵ֔ת וְלֹ֥א יַשְׁמִ֖ידוּ אֶת־בְּנִ֑י וַיֹּ֨אמֶר֙ חַי־יְהוָ֔ה אִם־יִפֹּ֛ל מִשַּׂעֲרַ֥ת בְּנֵ֖ךְ אָֽרְצָה
Ve dedi: 'Kan fidyecisinin yok etmeyi çoğaltmaması ve oğlumu yok etmemeleri için kral lütfen Tanrın Yahve'yi hatırlasın.' O da dedi: 'Yahve yaşıyor ki, oğlunun saçından yere düşmeyecek.'
Hoşea 11:9
·
Tevrat
לֹ֤א אֶֽעֱשֶׂה֙ חֲר֣וֹן אַפִּ֔י לֹ֥א אָשׁ֖וּב לְשַׁחֵ֣ת אֶפְרָ֑יִם כִּ֣י אֵ֤ל אָֽנֹכִי֙ וְלֹא־אִ֔ישׁ בְּקִרְבְּךָ֣ קָד֔וֹשׁ וְלֹ֥א אָב֖וֹא בְּעִֽיר
Öfkemin şiddetini yapmayacağım; Efrayim'i yok etmeye dönmeyeceğim; çünkü ben Tanrı'yım ve insan değilim; senin içinde kutsalım ve şehre gelmeyeceğim.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Yeremya 2:30
·
Tevrat
לַשָּׁוְא֙ הִכֵּ֣יתִי אֶת־בְּנֵיכֶ֔ם מוּסָ֖ר לֹ֣א לָקָ֑חוּ אָכְלָ֧ה חַרְבְּכֶ֛ם נְבִֽיאֵיכֶ֖ם כְּאַרְיֵ֥ה מַשְׁחִֽית
Oğullarınızı boşuna vurdum, terbiye almadılar; kılıcınız peygamberlerinizi yok eden bir aslan gibi yedi.
Yeremya 51:1
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה הִנְנִי֙ מֵעִ֣יר עַל־בָּבֶ֔ל וְאֶל־יֹשְׁבֵ֖י לֵ֣ב קָמָ֑י ר֖וּחַ מַשְׁחִֽית
Yahve şöyle dedi: İşte ben Babil üzerine ve bana karşı kalkanların kalbinde oturanlar üzerine yok edici bir ruh uyandırıyorum.
Yeşaya 54:16
·
Tevrat
הִנֵּ֤ה אָֽנֹכִי֙ בָּרָ֣אתִי חָרָ֔שׁ נֹפֵ֨חַ֙ בְּאֵ֣שׁ פֶּחָ֔ם וּמוֹצִ֥יא כְלִ֖י לְמַעֲשֵׂ֑הוּ וְאָנֹכִ֛י בָּרָ֥אתִי מַשְׁחִ֖ית לְחַבֵּֽל
İşte, kömür ateşini üfleyen ve işi için bir alet çıkaran demirciyi ben yarattım; ve yok etmek için yıkıcıyı da ben yarattım.
1. Tarihler 21:12
·
Tevrat
אִם־שָׁל֨וֹשׁ שָׁנִ֜ים רָעָ֗ב וְאִם־שְׁלֹשָׁ֨ה חֳדָשִׁ֜ים נִסְפֶּ֥ה מִפְּנֵי־צָרֶיךָ֮ וְחֶ֣רֶב אוֹיְבֶ֣ךָ לְמַשֶּׂגֶת֒ וְאִם־שְׁלֹ֣שֶׁת יָ֠מִים חֶ֣רֶב יְהוָ֤ה וְדֶ֨בֶר֙ בָּאָ֔רֶץ וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה מַשְׁחִ֖ית בְּכָל־גְּב֣וּל יִשְׂרָאֵ֑ל וְעַתָּ֣ה רְאֵ֔ה מָֽה־אָשִׁ֥יב אֶת־שֹׁלְחִ֖י דָּבָֽר
Ya üç yıl kıtlık; ya düşmanlarının kılıcı sana yetişirken düşmanlarının önünde yok olacağın üç ay; ya da Yahve'nin kılıcı ve yerde salgın hastalık, Yahve'nin habercisi İsrail'in bütün sınırında yok ederken üç gün. Şimdi gör, beni gönderene ne söz döndüreyim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:32
·
Tevrat
נֹאֵ֣ף אִשָּׁ֣ה חֲסַר־לֵ֑ב מַֽשְׁחִ֥ית נַ֝פְשׁ֗וֹ ה֣וּא יַעֲשֶֽׂנָּה
Bir kadınla zina edenin kalbi eksiktir; bunu yapan kendi canını yok eder.
Örnek Ayetler (5 / 8)
1. Samuel 26:15
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד אֶל־אַבְנֵ֜ר הֲלוֹא־אִ֣ישׁ אַתָּ֗ה וּמִ֤י כָמ֨וֹךָ֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וְלָ֨מָּה֙ לֹ֣א שָׁמַ֔רְתָּ אֶל־אֲדֹנֶ֖יךָ הַמֶּ֑לֶךְ כִּי־בָא֙ אַחַ֣ד הָעָ֔ם לְהַשְׁחִ֖ית אֶת־הַמֶּ֥לֶךְ אֲדֹנֶֽיךָ
Davut Avner'e dedi: 'Sen adam değil misin? İsrail'de senin gibi kim var? Neden efendin kralı korumadın? Çünkü halktan biri efendin kralı yok etmek için geldi.'
2. Krallar 8:19
·
Tevrat
וְלֹֽא־אָבָ֤ה יְהוָה֙ לְהַשְׁחִ֣ית אֶת־יְהוּדָ֔ה לְמַ֖עַן דָּוִ֣ד עַבְדּ֑וֹ כַּאֲשֶׁ֣ר אָֽמַר־ל֗וֹ לָתֵ֨ת ל֥וֹ נִ֛יר לְבָנָ֖יו כָּל־הַיָּמִֽים
Ancak Yahve, kulu Davut uğruna Yahuda'yı yok etmek istemedi; çünkü ona ve oğullarına bütün günler bir kandil vereceğini söylemişti.
Yeşaya 51:13
·
Tevrat
וַתִּשְׁכַּ֞ח יְהוָ֣ה עֹשֶׂ֗ךָ נוֹטֶ֣ה שָׁמַיִם֮ וְיֹסֵ֣ד אָרֶץ֒ וַתְּפַחֵ֨ד תָּמִ֜יד כָּל־הַיּ֗וֹם מִפְּנֵי֙ חֲמַ֣ת הַמֵּצִ֔יק כַּאֲשֶׁ֥ר כּוֹנֵ֖ן לְהַשְׁחִ֑ית וְאַיֵּ֖ה חֲמַ֥ת הַמֵּצִֽיק
Ve gökleri geren ve yeri temellendiren, seni yapan Yahve'yi unuttun; sanki yok etmeye hazırlanmış gibi sıkıştıranın öfkesi yüzünden bütün gün sürekli korktun. Ve sıkıştıranın öfkesi nerededir?
2. Tarihler 12:12
·
Tevrat
וּבְהִכָּֽנְע֗וֹ שָׁ֤ב מִמֶּ֨נּוּ֙ אַף־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א לְהַשְׁחִ֖ית לְכָלָ֑ה וְגַם֙ בִּֽיהוּדָ֔ה הָיָ֖ה דְּבָרִ֥ים טוֹבִֽים
O alçaldığında Yahve'nin öfkesi ondan döndü ve onu tamamen yok etmedi; ayrıca Yahuda'da iyi şeyler de vardı.
2. Tarihler 21:7
·
Tevrat
וְלֹא־אָבָ֣ה יְהוָ֗ה לְהַשְׁחִית֙ אֶת־בֵּ֣ית דָּוִ֔יד לְמַ֣עַן הַבְּרִ֔ית אֲשֶׁ֥ר כָּרַ֖ת לְדָוִ֑יד וְכַאֲשֶׁ֣ר אָמַ֗ר לָתֵ֨ת ל֥וֹ נִ֛יר וּלְבָנָ֖יו כָּל־הַיָּמִֽים
Ve Yahve, Davut'la yaptığı antlaşma uğruna ve ona ve oğullarına bütün günler bir kandil vermek için dediği gibi Davut'un evini helak etmek istemedi.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 49:9
·
Tevrat
אִם־בֹּֽצְרִים֙ בָּ֣אוּ לָ֔ךְ לֹ֥א יַשְׁאִ֖רוּ עֽוֹלֵל֑וֹת אִם־גַּנָּבִ֥ים בַּלַּ֖יְלָה הִשְׁחִ֥יתוּ דַיָּֽם
Eğer bağbozumcuları sana gelseydi, döküntüleri bırakmazlar mıydı? Eğer gece hırsızlar gelseydi, yeteri kadarını yok ederlerdi.
Yeşaya 37:12
·
Tevrat
הַהִצִּ֨ילוּ אוֹתָ֜ם אֱלֹהֵ֤י הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר הִשְׁחִ֣יתוּ אֲבוֹתַ֔י אֶת־גּוֹזָ֖ן וְאֶת־חָרָ֑ן וְרֶ֥צֶף וּבְנֵי־עֶ֖דֶן אֲשֶׁ֥ר בִּתְלַשָּֽׂר
Babalarımın helak ettiği ulusların ilahları onları kurtardı mı? Gozan'ı, Haran'ı, Retsef'i ve Telassar'daki Aden oğullarını?
Sefanya 3:7
·
Tevrat
אָמַ֜רְתִּי אַךְ־תִּירְאִ֤י אוֹתִי֙ תִּקְחִ֣י מוּסָ֔ר וְלֹֽא־יִכָּרֵ֣ת מְעוֹנָ֔הּ כֹּ֥ל אֲשֶׁר־פָּקַ֖דְתִּי עָלֶ֑יהָ אָכֵן֙ הִשְׁכִּ֣ימוּ הִשְׁחִ֔יתוּ כֹּ֖ל עֲלִילוֹתָֽם
Dedim ki: 'Kesinlikle benden korkacaksın, terbiye alacaksın; böylece onun hakkında atadığım her şeye rağmen meskeni kesilip atılmayacak.' Ancak onlar erken kalktılar, bütün işlerini bozdular.
Mezmurlar 14:1
·
Tevrat
לַמְנַצֵּ֗חַ לְדָ֫וִ֥ד אָ֘מַ֤ר נָבָ֣ל בְּ֭לִבּוֹ אֵ֣ין אֱלֹהִ֑ים הִֽשְׁחִ֗יתוּ הִֽתְעִ֥יבוּ עֲלִילָ֗ה אֵ֣ין עֹֽשֵׂה־טֽוֹב
Müzik şefi için; Davut'un. Akılsız kalbinde: 'Tanrı yoktur' dedi. Onlar bozuldu, iğrenç işler yaptılar; iyilik yapan yoktur.
Mezmurlar 53:2
·
Tevrat
אָ֘מַ֤ר נָבָ֣ל בְּ֭לִבּוֹ אֵ֣ין אֱלֹהִ֑ים הִֽ֝שְׁחִ֗יתוּ וְהִֽתְעִ֥יבוּ עָ֝֗וֶל אֵ֣ין עֹֽשֵׂה־טֽוֹב
Akılsız kalbinde dedi: 'Tanrı yok.' Bozdular ve haksızlığı iğrençleştirdiler; iyilik yapan yok.
Örnek Ayetler (2 / 6)
Yasa'nın Tekrarı 9:26
·
Tevrat
וָאֶתְפַּלֵּ֣ל אֶל־יְהוָה֮ וָאֹמַר֒ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה אַל־תַּשְׁחֵ֤ת עַמְּךָ֙ וְנַחֲלָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר פָּדִ֖יתָ בְּגָדְלֶ֑ךָ אֲשֶׁר־הוֹצֵ֥אתָ מִמִּצְרַ֖יִם בְּיָ֥ד חֲזָקָֽה
Ve Yahve'ye dua ettim ve dedim: 'Efendi Yahve, büyüklüğünle fidyeyle kurtardığın, güçlü bir elle Mısır'dan çıkardığın halkını ve miras payını bozma.
Mısır'dan Çıkış 8:20
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ יְהוָה֙ כֵּ֔ן וַיָּבֹא֙ עָרֹ֣ב כָּבֵ֔ד בֵּ֥יתָה פַרְעֹ֖ה וּבֵ֣ית עֲבָדָ֑יו וּבְכָל־אֶ֧רֶץ מִצְרַ֛יִם תִּשָּׁחֵ֥ת הָאָ֖רֶץ מִפְּנֵ֥י הֶעָרֹֽב
Yahve böyle yaptı; Firavun'un evine ve kullarının evine ağır sinek sürüsü geldi; bütün Mısır diyarında diyar sinek sürüsü yüzünden mahvoldu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Samuel 20:20
·
Tevrat
וַיַּ֥עַן יוֹאָ֖ב וַיֹּאמַ֑ר חָלִ֤ילָה חָלִ֨ילָה֙ לִ֔י אִם־אֲבַלַּ֖ע וְאִם־אַשְׁחִֽית
Yoav yanıtladı ve dedi: 'Benden uzak olsun, benden uzak olsun; yutmam ve yıkmam!'
Yeremya 13:9
·
Tevrat
כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כָּ֠כָה אַשְׁחִ֞ית אֶת־גְּא֧וֹן יְהוּדָ֛ה וְאֶת־גְּא֥וֹן יְרוּשָׁלִַ֖ם הָרָֽב
Yahve şöyle dedi: Yahuda'nın gururunu ve Yeruşalim'in büyük gururunu böyle bozacağım.
Rut 4:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַגֹּאֵ֗ל לֹ֤א אוּכַל֙ לִגְאָל־לִ֔י פֶּן־אַשְׁחִ֖ית אֶת־נַחֲלָתִ֑י גְּאַל־לְךָ֤ אַתָּה֙ אֶת־גְּאֻלָּתִ֔י כִּ֥י לֹא־אוּכַ֖ל לִגְאֹֽל
Ve kurtaran dedi: 'Kendim için kurtaramam, yoksa mirasımı bozarım; sen benim kurtarma hakkımı kendin için kurtar, çünkü ben kurtaramam.'
Yaratılış 18:28
·
Tevrat
א֠וּלַי יַחְסְר֞וּן חֲמִשִּׁ֤ים הַצַּדִּיקִם֙ חֲמִשָּׁ֔ה הֲתַשְׁחִ֥ית בַּחֲמִשָּׁ֖ה אֶת־כָּל־הָעִ֑יר וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית אִם־אֶמְצָ֣א שָׁ֔ם אַרְבָּעִ֖ים וַחֲמִשָּֽׁה
Belki elli doğru kişiden beşi eksik olur; beş kişi için bütün şehri yok edecek misin?' Dedi ki: 'Eğer orada kırk beş kişi bulursam yok etmeyeceğim.'
Yaratılış 18:31
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר הִנֵּֽה־נָ֤א הוֹאַ֨לְתִּי֙ לְדַבֵּ֣ר אֶל־אֲדֹנָ֔י אוּלַ֛י יִמָּצְא֥וּן שָׁ֖ם עֶשְׂרִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר֙ לֹ֣א אַשְׁחִ֔ית בַּעֲב֖וּר הָֽעֶשְׂרִֽים
Dedi ki: 'İşte, Efendi'ye konuşmaya kalkıştım; belki orada yirmi kişi bulunur.' Dedi ki: 'Yirmi kişi uğruna yok etmeyeceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 9:8
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּהַכּוֹתָ֔ם וְנֵֽאשֲׁאַ֖ר אָ֑נִי וָאֶפְּלָ֨ה עַל־פָּנַ֜י וָאֶזְעַ֗ק וָֽאֹמַר֙ אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הֲמַשְׁחִ֣ית אַתָּ֗ה אֵ֚ת כָּל־שְׁאֵרִ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל בְּשָׁפְכְּךָ֥ אֶת־חֲמָתְךָ֖ עַל־יְרוּשָׁלִָֽם
Onlar vururken ve ben kalmışken, yüzümün üzerine düştüm ve feryat ettim ve dedim: 'Ah Efendi Yahve, öfkeni Yeruşalim'in üzerine dökerken İsrail'in bütün kalıntısını yok mu ediyorsun?'
2. Samuel 24:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ יָד֨וֹ הַמַּלְאָ֥ךְ יְרֽוּשָׁלִַם֮ לְשַׁחֲתָהּ֒ וַיִּנָּ֤חֶם יְהוָה֙ אֶל־הָ֣רָעָ֔ה וַ֠יֹּאמֶר לַמַּלְאָ֞ךְ הַמַּשְׁחִ֤ית בָּעָם֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ הָיָ֔ה עִם־גֹּ֖רֶן הָאֲרַ֥וְנָה הַיְבֻסִֽי
Ve haberci onu yok etmek için elini Yeruşalim'e uzattı; ve Yahve kötülükten vazgeçti ve halkı yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini çek.' Ve Yahve'nin habercisi Yevuslu Aravna'nın harman yerinin yanındaydı.
Yeremya 51:25
·
Tevrat
הִנְנִ֨י אֵלֶ֜יךָ הַ֤ר הַמַּשְׁחִית֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה הַמַּשְׁחִ֖ית אֶת־כָּל־הָאָ֑רֶץ וְנָטִ֨יתִי אֶת־יָדִ֜י עָלֶ֗יךָ וְגִלְגַּלְתִּ֨יךָ֙ מִן־הַסְּלָעִ֔ים וּנְתַתִּ֖יךָ לְהַ֥ר שְׂרֵפָֽה
İşte ben sana karşıyım, ey yok eden dağ, Yahve'nin bildirisidir, bütün yeri yok eden; ve elimi senin üzerine uzatacağım, seni kayalardan yuvarlayacağım ve seni yanmış bir dağ yapacağım.
1. Samuel 13:17
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֧א הַמַּשְׁחִ֛ית מִמַּחֲנֵ֥ה פְלִשְׁתִּ֖ים שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֑ים הָרֹ֨אשׁ אֶחָ֥ד יִפְנֶ֛ה אֶל־דֶּ֥רֶךְ עָפְרָ֖ה אֶל־אֶ֥רֶץ שׁוּעָֽל
Filistlilerin ordugahından yıkıcılar üç bölük halinde çıktı; bir bölük Ofra yoluna, Şual diyarına yöneldi.
1. Tarihler 21:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הָאֱלֹהִ֨ים מַלְאָ֥ךְ לִֽירוּשָׁלִַם֮ לְהַשְׁחִיתָהּ֒ וּכְהַשְׁחִ֗ית רָאָ֤ה יְהוָה֙ וַיִּנָּ֣חֶם עַל־הָֽרָעָ֔ה וַיֹּ֨אמֶר לַמַּלְאָ֤ךְ הַמַּשְׁחִית֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד עִם־גֹּ֖רֶן אָרְנָ֥ן הַיְבוּסִֽי
Tanrı onu yok etmesi için Yeruşalim'e bir haberci gönderdi; o yok ederken Yahve gördü ve kötülükten vazgeçti, yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini bırak.' Yahve'nin habercisi Yebuslu Ornan'ın harman yerinin yanında duruyordu.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 6:4
·
Tevrat
וַיַּחֲנ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם וַיַּשְׁחִ֨יתוּ֙ אֶת־יְב֣וּל הָאָ֔רֶץ עַד־בּוֹאֲךָ֖ עַזָּ֑ה וְלֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִֽחְיָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וְשֶׂ֥ה וָשׁ֖וֹר וַחֲמֽוֹר
Onlara karşı ordu kurarlar ve Gazze'ye varıncaya kadar yerin ürününü harap ederlerdi; İsrail'de yiyecek, koyun, sığır ve eşek bırakmazlardı.
Hakimler 20:21
·
Tevrat
וַיֵּצְא֥וּ בְנֵֽי־בִנְיָמִ֖ן מִן־הַגִּבְעָ֑ה וַיַּשְׁחִ֨יתוּ בְיִשְׂרָאֵ֜ל בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא שְׁנַ֨יִם וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ אָֽרְצָה
Bünyaminoğulları Giva'dan çıktılar ve o gün İsrail'den yirmi iki bin adamı yere sererek yok ettiler.
Hakimler 20:25
·
Tevrat
וַיֵּצֵא֩ בִנְיָמִ֨ן לִקְרָאתָ֥ם מִֽן־הַגִּבְעָה֮ בַּיּ֣וֹם הַשֵּׁנִי֒ וַיַּשְׁחִיתוּ֩ בִבְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל ע֗וֹד שְׁמֹנַ֨ת עָשָׂ֥ר אֶ֛לֶף אִ֖ישׁ אָ֑רְצָה כָּל־אֵ֖לֶּה שֹׁ֥לְפֵי חָֽרֶב
Bünyamin ikinci gün Giva'dan onları karşılamaya çıktı ve İsrailoğulları'ndan on sekiz bin adamı daha yere sererek yok ettiler; bunların hepsi kılıç çekenlerdi.
Hakimler 20:35
·
Tevrat
וַיִּגֹּ֨ף יְהוָ֥ה אֶֽת־בִּנְיָמִן֮ לִפְנֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וַיַּשְׁחִיתוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֤ל בְּבִנְיָמִן֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא עֶשְׂרִ֨ים וַחֲמִשָּׁ֥ה אֶ֛לֶף וּמֵאָ֖ה אִ֑ישׁ כָּל־אֵ֖לֶּה שֹׁ֥לֵף חָֽרֶב
Yahve İsrail'in önünde Bünyamin'i bozguna uğrattı; ve İsrail oğulları o gün Bünyamin'de yirmi beş bin yüz adamı yok ettiler, bütün bunlar kılıç çekenlerdi.
2. Tarihler 24:23
·
Tevrat
וַיְהִ֣י לִתְקוּפַ֣ת הַשָּׁנָ֗ה עָלָ֣ה עָלָיו֮ חֵ֣יל אֲרָם֒ וַיָּבֹ֗אוּ אֶל־יְהוּדָה֙ וִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וַיַּשְׁחִ֛יתוּ אֶת־כָּל־שָׂרֵ֥י הָעָ֖ם מֵעָ֑ם וְכָל־שְׁלָלָ֥ם שִׁלְּח֖וּ לְמֶ֥לֶךְ דַּרְמָֽשֶׂק
Yılın dönüşünde Aram ordusu onun üzerine çıktı; Yahuda'ya ve Yeruşalim'e geldiler, halkın arasından halkın bütün önderlerini yok ettiler ve bütün ganimetlerini Şam kralına gönderdiler.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 12:10
·
Tevrat
רֹעִ֤ים רַבִּים֙ שִֽׁחֲת֣וּ כַרְמִ֔י בֹּסְס֖וּ אֶת־חֶלְקָתִ֑י נָֽתְנ֛וּ אֶת־חֶלְקַ֥ת חֶמְדָּתִ֖י לְמִדְבַּ֥ר שְׁמָמָֽה
Çok çobanlar bağımı bozdular, payımı çiğnediler; arzu payımı ıssızlık çölüne verdiler.
Hoşea 9:9
·
Tevrat
הֶעְמִֽיקוּ־שִׁחֵ֖תוּ כִּימֵ֣י הַגִּבְעָ֑ה יִזְכּ֣וֹר עֲוֺנָ֔ם יִפְק֖וֹד חַטֹּאותָֽם
Giva günlerinde olduğu gibi derinden yozlaştılar; onların suçunu hatırlayacak, günahlarını cezalandıracak.
2. Krallar 19:12
·
Tevrat
הַהִצִּ֨ילוּ אֹתָ֜ם אֱלֹהֵ֤י הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר שִׁחֲת֣וּ אֲבוֹתַ֔י אֶת־גּוֹזָ֖ן וְאֶת־חָרָ֑ן וְרֶ֥צֶף וּבְנֵי־עֶ֖דֶן אֲשֶׁ֥ר בִּתְלַאשָּֽׂר
Babalarımın yok ettiği ulusların ilahları onları, Gozan'ı, Haran'ı, Retsef'i ve Telassar'da olan Aden oğullarını kurtardılar mı?
Nahum 2:3
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁ֤ב יְהוָה֙ אֶת־גְּא֣וֹן יַעֲקֹ֔ב כִּגְא֖וֹן יִשְׂרָאֵ֑ל כִּ֤י בְקָקוּם֙ בֹּֽקְקִ֔ים וּזְמֹרֵיהֶ֖ם שִׁחֵֽתוּ
Çünkü Yahve Yakup'un yüceliğini İsrail'in yüceliği gibi geri getiriyor; çünkü boşaltıcılar onları boşalttılar ve onların dallarını mahvettiler.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 51:11
·
Tevrat
הָבֵ֣רוּ הַחִצִּים֮ מִלְא֣וּ הַשְּׁלָטִים֒ הֵעִ֣יר יְהוָ֗ה אֶת־ר֨וּחַ֙ מַלְכֵ֣י מָדַ֔י כִּֽי־עַל־בָּבֶ֥ל מְזִמָּת֖וֹ לְהַשְׁחִיתָ֑הּ כִּֽי־נִקְמַ֤ת יְהוָה֙ הִ֔יא נִקְמַ֖ת הֵיכָלֽוֹ
Okları parlatın, kalkanları doldurun; Yahve Med krallarının ruhunu uyandırdı, çünkü onun tasarısı onu yok etmek için Babil'e karşıdır; çünkü o Yahve'nin öcü, onun tapınağının öcüdür.
Yeşaya 36:10
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הֲמִבַּלְעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה עָלִ֛יתִי עַל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לְהַשְׁחִיתָ֑הּ יְהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י עֲלֵ֛ה אֶל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את וְהַשְׁחִיתָֽהּ
Ve şimdi, Yahve olmadan mı onu yok etmek için bu yere çıktım? Yahve bana dedi: 'Bu yere çık ve onu yok et.'
1. Tarihler 21:15
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הָאֱלֹהִ֨ים מַלְאָ֥ךְ לִֽירוּשָׁלִַם֮ לְהַשְׁחִיתָהּ֒ וּכְהַשְׁחִ֗ית רָאָ֤ה יְהוָה֙ וַיִּנָּ֣חֶם עַל־הָֽרָעָ֔ה וַיֹּ֨אמֶר לַמַּלְאָ֤ךְ הַמַּשְׁחִית֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד עִם־גֹּ֖רֶן אָרְנָ֥ן הַיְבוּסִֽי
Tanrı onu yok etmesi için Yeruşalim'e bir haberci gönderdi; o yok ederken Yahve gördü ve kötülükten vazgeçti, yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini bırak.' Yahve'nin habercisi Yebuslu Ornan'ın harman yerinin yanında duruyordu.
Daniel 11:17
·
Tevrat
וְיָשֵׂ֣ם פָּ֠נָיו לָב֞וֹא בְּתֹ֧קֶף כָּל־מַלְכוּת֛וֹ וִישָׁרִ֥ים עִמּ֖וֹ וְעָשָׂ֑ה וּבַ֤ת הַנָּשִׁים֙ יִתֶּן־ל֣וֹ לְהַשְׁחִיתָ֔הּ וְלֹ֥א תַעֲמֹ֖ד וְלֹא־ל֥וֹ תִהְיֶֽה
Ardından bütün krallığının gücüyle gelmek için yüzünü koyacak, ve doğrular onunla olacak ve yapacak; ve onu bozmak için kadınların kızını ona verecek, ama o durmayacak ve onun olmayacak.
Örnek Ayetler (4)
Hakimler 20:42
·
Tevrat
וַיִּפְנ֞וּ לִפְנֵ֨י אִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ אֶל־דֶּ֣רֶךְ הַמִּדְבָּ֔ר וְהַמִּלְחָמָ֖ה הִדְבִּיקָ֑תְהוּ וַאֲשֶׁר֙ מֵהֶ֣עָרִ֔ים מַשְׁחִיתִ֥ים אוֹת֖וֹ בְּתוֹכֽוֹ
İsrail adamlarının önünden çöl yoluna döndüler, ancak savaş ona yetişti; ve şehirlerden olanlar onu içinde yok ediyorlardı.
Yeremya 6:28
·
Tevrat
כֻּלָּם֙ סָרֵ֣י סֽוֹרְרִ֔ים הֹלְכֵ֥י רָכִ֖יל נְחֹ֣שֶׁת וּבַרְזֶ֑ל כֻּלָּ֥ם מַשְׁחִיתִ֖ים הֵֽמָּה
Onların hepsi isyankarların isyankarlarıdır, iftira gezdiricileridir; tunç ve demirdirler; onların hepsi bozgunculardır.
Yeşaya 1:4
·
Tevrat
ה֣וֹי גּ֣וֹי חֹטֵ֗א עַ֚ם כֶּ֣בֶד עָוֺ֔ן זֶ֣רַע מְרֵעִ֔ים בָּנִ֖ים מַשְׁחִיתִ֑ים עָזְב֣וּ אֶת־יְהוָ֗ה נִֽאֲצ֛וּ אֶת־קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל נָזֹ֥רוּ אָחֽוֹר
Vay günahkâr ulusa, suçu ağır halka, kötülük edenlerin soyuna, bozan oğullara! Yahve'yi bıraktılar, İsrail'in Kutsalını hor gördüler, geriye döndüler.
2. Tarihler 27:2
·
Tevrat
וַיַּ֨עַשׂ הַיָּשָׁ֜ר בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֗ה כְּכֹ֤ל אֲשֶׁר־עָשָׂה֙ עֻזִּיָּ֣הוּ אָבִ֔יו רַ֕ק לֹא־בָ֖א אֶל־הֵיכַ֣ל יְהוָ֑ה וְע֥וֹד הָעָ֖ם מַשְׁחִיתִֽים
Ve babası Uzziya'nın yaptığı her şeye göre Yahve'nin gözlerinde doğru olanı yaptı, sadece Yahve'nin tapınağına girmedi; ve halk hala bozuyordu.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 78:38
·
Tevrat
וְה֤וּא רַח֨וּם יְכַפֵּ֥ר עָוֺן֮ וְֽלֹא־יַ֫שְׁחִ֥ית וְ֭הִרְבָּה לְהָשִׁ֣יב אַפּ֑וֹ וְלֹֽא־יָ֝עִיר כָּל־חֲמָתֽוֹ
Ama O merhametlidir, suçu örter ve yok etmez; öfkesini döndürmeyi çoğalttı ve bütün gazabını uyandırmadı.
Daniel 8:24
·
Tevrat
וְעָצַ֤ם כֹּחוֹ֙ וְלֹ֣א בְכֹח֔וֹ וְנִפְלָא֥וֹת יַשְׁחִ֖ית וְהִצְלִ֣יחַ וְעָשָׂ֑ה וְהִשְׁחִ֥ית עֲצוּמִ֖ים וְעַם־קְדֹשִֽׁים
Ve onun gücü güçlenecek, ama kendi gücüyle değil; şaşılacak şekilde yok edecek, başaracak, yapacak; güçlüleri ve kutsalların halkını yok edecek.
Daniel 8:25
·
Tevrat
וְעַל־שִׂכְל֗וֹ וְהִצְלִ֤יחַ מִרְמָה֙ בְּיָד֔וֹ וּבִלְבָב֣וֹ יַגְדִּ֔יל וּבְשַׁלְוָ֖ה יַשְׁחִ֣ית רַבִּ֑ים וְעַ֤ל־שַׂר־שָׂרִים֙ יַעֲמֹ֔ד וּבְאֶ֥פֶס יָ֖ד יִשָּׁבֵֽר
Ve aklıyla elinde hileyi başaracak, kalbinde büyütecek ve rahatlıkta birçoğunu yok edecek; komutanların Komutanına karşı kalkacak ve el yokluğunda kırılacak.
Daniel 9:26
·
Tevrat
וְאַחֲרֵ֤י הַשָּׁבֻעִים֙ שִׁשִּׁ֣ים וּשְׁנַ֔יִם יִכָּרֵ֥ת מָשִׁ֖יחַ וְאֵ֣ין ל֑וֹ וְהָעִ֨יר וְהַקֹּ֜דֶשׁ יַ֠שְׁחִית עַ֣ם נָגִ֤יד הַבָּא֙ וְקִצּ֣וֹ בַשֶּׁ֔טֶף וְעַד֙ קֵ֣ץ מִלְחָמָ֔ה נֶחֱרֶ֖צֶת שֹׁמֵמֽוֹת
Ve altmış iki haftadan sonra meshedilmiş kesilecek ve ona yok; ve gelen önderin halkı şehri ve kutsal yeri yıkacak ve onun sonu tufanla ve savaşın sonuna kadar ıssızlıklar belirlenmiştir.
Örnek Ayetler (3)
Yasa'nın Tekrarı 20:19
·
Tevrat
כִּֽי־תָצ֣וּר אֶל־עִיר֩ יָמִ֨ים רַבִּ֜ים לְֽהִלָּחֵ֧ם עָלֶ֣יהָ לְתָפְשָׂ֗הּ לֹֽא־תַשְׁחִ֤ית אֶת־עֵצָהּ֙ לִנְדֹּ֤חַ עָלָיו֙ גַּרְזֶ֔ן כִּ֚י מִמֶּ֣נּוּ תֹאכֵ֔ל וְאֹת֖וֹ לֹ֣א תִכְרֹ֑ת כִּ֤י הָֽאָדָם֙ עֵ֣ץ הַשָּׂדֶ֔ה לָבֹ֥א מִפָּנֶ֖יךָ בַּמָּצֽוֹר
Onu ele geçirmek için ona karşı savaşmak üzere bir şehri çok günler kuşattığında, ona balta savurarak ağacını yok etmeyeceksin; çünkü ondan yiyeceksin ve onu kesmeyeceksin; çünkü kırın ağacı insan mıdır ki senin yüzünden kuşatmaya girsin?
Yasa'nın Tekrarı 20:20
·
Tevrat
רַ֞ק עֵ֣ץ אֲשֶׁר־תֵּדַ֗ע כִּֽי־לֹא־עֵ֤ץ מַאֲכָל֙ ה֔וּא אֹת֥וֹ תַשְׁחִ֖ית וְכָרָ֑תָּ וּבָנִ֣יתָ מָצ֗וֹר עַל־הָעִיר֙ אֲשֶׁר־הִ֨וא עֹשָׂ֧ה עִמְּךָ֛ מִלְחָמָ֖ה עַ֥ד רִדְתָּֽהּ
Ancak yiyecek ağacı olmadığını bildiğin ağacı, onu yok edeceksin ve keseceksin; ve seninle savaş yapan şehre karşı o düşene kadar kuşatma inşa edeceksin.
Levililer 19:27
·
Tevrat
לֹ֣א תַקִּ֔פוּ פְּאַ֖ת רֹאשְׁכֶ֑ם וְלֹ֣א תַשְׁחִ֔ית אֵ֖ת פְּאַ֥ת זְקָנֶֽךָ
Başınızın kenarını yuvarlak kesmeyeceksiniz ve sakalının kenarını bozmayacaksın.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 6:5
·
Tevrat
כִּ֡י הֵם֩ וּמִקְנֵיהֶ֨ם יַעֲל֜וּ וְאָהֳלֵיהֶ֗ם וּבָ֤אוּ כְדֵֽי־אַרְבֶּה֙ לָרֹ֔ב וְלָהֶ֥ם וְלִגְמַלֵּיהֶ֖ם אֵ֣ין מִסְפָּ֑ר וַיָּבֹ֥אוּ בָאָ֖רֶץ לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü onlar, sürüleri ve çadırlarıyla çıkarlardı ve çoklukta çekirge gibi gelirlerdi; onların ve develerinin sayısı yoktu, yeri harap etmek için gelirlerdi.
2. Samuel 24:16
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ יָד֨וֹ הַמַּלְאָ֥ךְ יְרֽוּשָׁלִַם֮ לְשַׁחֲתָהּ֒ וַיִּנָּ֤חֶם יְהוָה֙ אֶל־הָ֣רָעָ֔ה וַ֠יֹּאמֶר לַמַּלְאָ֞ךְ הַמַּשְׁחִ֤ית בָּעָם֙ רַ֔ב עַתָּ֖ה הֶ֣רֶף יָדֶ֑ךָ וּמַלְאַ֤ךְ יְהוָה֙ הָיָ֔ה עִם־גֹּ֖רֶן הָאֲרַ֥וְנָה הַיְבֻסִֽי
Ve haberci onu yok etmek için elini Yeruşalim'e uzattı; ve Yahve kötülükten vazgeçti ve halkı yok eden haberciye dedi: 'Yeter, şimdi elini çek.' Ve Yahve'nin habercisi Yevuslu Aravna'nın harman yerinin yanındaydı.
Yaratılış 19:13
·
Tevrat
כִּֽי־מַשְׁחִתִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה כִּֽי־גָֽדְלָ֤ה צַעֲקָתָם֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיְשַׁלְּחֵ֥נוּ יְהוָ֖ה לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü biz bu yeri yok edeceğiz; çünkü onların feryadı Yahve'nin yüzü önünde büyüdü ve Yahve onu yok etmek için bizi gönderdi.'
Örnek Ayetler (3)
Amos 1:11
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י אֱד֔וֹם וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־רָדְפ֨וֹ בַחֶ֤רֶב אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת רַחֲמָ֔יו וַיִּטְרֹ֤ף לָעַד֙ אַפּ֔וֹ וְעֶבְרָת֖וֹ שְׁמָ֥רָה נֶֽצַח
Yahve şöyle dedi: 'Edom'un üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü kardeşini kılıçla kovaladı ve merhametini bozdu, ve öfkesi sonsuza dek parçaladı ve gazabını sonsuza dek korudu.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 23:8
·
Tevrat
פִּֽתְּךָ־אָכַ֥לְתָּ תְקִיאֶ֑נָּה וְ֝שִׁחַ֗תָּ דְּבָרֶ֥יךָ הַנְּעִימִֽים
Yediğin lokmanı kusacaksın ve hoş sözlerini mahvedeceksin.
Yaratılış 38:9
·
Tevrat
וַיֵּ֣דַע אוֹנָ֔ן כִּ֛י לֹּ֥א ל֖וֹ יִהְיֶ֣ה הַזָּ֑רַע וְהָיָ֞ה אִם־בָּ֨א אֶל־אֵ֤שֶׁת אָחִיו֙ וְשִׁחֵ֣ת אַ֔רְצָה לְבִלְתִּ֥י נְתָן־זֶ֖רַע לְאָחִֽיו
Ve Onan soyun kendisi için olmayacağını bildi; ve kardeşinin karısına girdiği zaman, kardeşine soy vermemek için yere bozdu.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 22:7
·
Tevrat
וְקִדַּשְׁתִּ֥י עָלֶ֛יךָ מַשְׁחִתִ֖ים אִ֣ישׁ וְכֵלָ֑יו וְכָֽרְתוּ֙ מִבְחַ֣ר אֲרָזֶ֔יךָ וְהִפִּ֖ילוּ עַל־הָאֵֽשׁ
Ve sana karşı yok ediciler ayıracağım, adam ve silahları; ve seçme sedirlerini kesecekler ve ateşin üzerine düşürecekler.
Yaratılış 19:13
·
Tevrat
כִּֽי־מַשְׁחִתִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּ֑ה כִּֽי־גָֽדְלָ֤ה צַעֲקָתָם֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיְשַׁלְּחֵ֥נוּ יְהוָ֖ה לְשַׁחֲתָֽהּ
Çünkü biz bu yeri yok edeceğiz; çünkü onların feryadı Yahve'nin yüzü önünde büyüdü ve Yahve onu yok etmek için bizi gönderdi.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 65:8
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה כַּאֲשֶׁ֨ר יִמָּצֵ֤א הַתִּירוֹשׁ֙ בָּֽאֶשְׁכּ֔וֹל וְאָמַר֙ אַל־תַּשְׁחִיתֵ֔הוּ כִּ֥י בְרָכָ֖ה בּ֑וֹ כֵּ֤ן אֶֽעֱשֶׂה֙ לְמַ֣עַן עֲבָדַ֔י לְבִלְתִּ֖י הַֽשְׁחִ֥ית הַכֹּֽל
Yahve şöyle dedi: 'Salkımda yeni şarap bulunduğunda ve 'Onu yok etme, çünkü bereket ondadır' dendiği gibi; kullarımın uğruna hepsini yok etmemek için böyle yapacağım.'
Yaratılış 6:12
·
Tevrat
וַיַּ֧רְא אֱלֹהִ֛ים אֶת־הָאָ֖רֶץ וְהִנֵּ֣ה נִשְׁחָ֑תָה כִּֽי־הִשְׁחִ֧ית כָּל־בָּשָׂ֛ר אֶת־דַּרְכּ֖וֹ עַל־הָאָֽרֶץ
Tanrı yeri gördü ve işte, bozulmuştu; çünkü yerin üzerinde her beşer kendi yolunu bozmuştu.
Örnek Ayetler (2)
2. Tarihler 35:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח אֵלָ֣יו מַלְאָכִ֣ים לֵאמֹר֩ מַה־לִּ֨י וָלָ֜ךְ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה לֹא־עָלֶ֨יךָ אַתָּ֤ה הַיּוֹם֙ כִּ֚י אֶל־בֵּ֣ית מִלְחַמְתִּ֔י וֵאלֹהִ֖ים אָמַ֣ר לְבַֽהֲלֵ֑נִי חֲדַל־לְךָ֛ מֵאֱלֹהִ֥ים אֲשֶׁר־עִמִּ֖י וְאַל־יַשְׁחִיתֶֽךָ
Neko ona elçiler göndererek dedi ki: 'Benimle senin aranda ne var, ey Yahuda kralı? Bugün sana karşı değil, savaşımın evine karşı geliyorum ve Tanrı acele etmemi söyledi. Benimle olan Tanrı'dan vazgeç ki seni yok etmesin.'
Yasa'nın Tekrarı 4:31
·
Tevrat
כִּ֣י אֵ֤ל רַחוּם֙ יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ לֹ֥א יַרְפְּךָ֖ וְלֹ֣א יַשְׁחִיתֶ֑ךָ וְלֹ֤א יִשְׁכַּח֙ אֶת־בְּרִ֣ית אֲבֹתֶ֔יךָ אֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לָהֶֽם
Çünkü Tanrın Yahve merhametli bir Tanrı'dır; seni bırakmayacak ve seni yok etmeyecek; ve atalarına yemin ettiği antlaşmasını unutmayacak.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 18:25
·
Tevrat
עַתָּה֙ הֲמִבַּלְעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה עָלִ֛יתִי עַל־הַמָּק֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהַשְׁחִת֑וֹ יְהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י עֲלֵ֛ה עַל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את וְהַשְׁחִיתָֽהּ
Şimdi Yahve olmadan mı onu yok etmek için bu yerin üzerine çıktım? Yahve bana dedi: 'Bu yerin üzerine çık ve onu yok et.'
Yeşaya 36:10
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ הֲמִבַּלְעֲדֵ֣י יְהוָ֔ה עָלִ֛יתִי עַל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את לְהַשְׁחִיתָ֑הּ יְהוָה֙ אָמַ֣ר אֵלַ֔י עֲלֵ֛ה אֶל־הָאָ֥רֶץ הַזֹּ֖את וְהַשְׁחִיתָֽהּ
Ve şimdi, Yahve olmadan mı onu yok etmek için bu yere çıktım? Yahve bana dedi: 'Bu yere çık ve onu yok et.'