1125
Kullanım
14
Lemma
204
Türev
232
Anlam
14 lemma, 204 türev form
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 7:14
·
Tevrat
וְאֵ֣סָעֲרֵ֗ם עַ֤ל כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־יְדָע֔וּם וְהָאָ֨רֶץ֙ נָשַׁ֣מָּה אַֽחֲרֵיהֶ֔ם מֵֽעֹבֵ֖ר וּמִשָּׁ֑ב וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶֽרֶץ־חֶמְדָּ֖ה לְשַׁמָּֽה
Ve onları bilmedikleri bütün ulusların üzerine fırtınayla dağıttım; ve yer arkalarından geçenden ve dönenden ıssız kaldı. Ve arzu edilen yeri ıssızlık yaptılar.
Zekeriya 9:8
·
Tevrat
וְחָנִ֨יתִי לְבֵיתִ֤י מִצָּבָה֙ מֵעֹבֵ֣ר וּמִשָּׁ֔ב וְלֹֽא־יַעֲבֹ֧ר עֲלֵיהֶ֛ם ע֖וֹד נֹגֵ֑שׂ כִּ֥י עַתָּ֖ה רָאִ֥יתִי בְעֵינָֽי
Ve evim için ordudan, geçenden ve dönenden dolayı ordugah kuracağım; ve onların üzerinden artık zorba geçmeyecek; çünkü şimdi gözlerimle gördüm.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 43:12
·
Tevrat
וְכֶ֥סֶף מִשְׁנֶ֖ה קְח֣וּ בְיֶדְכֶ֑ם וְאֶת־הַכֶּ֜סֶף הַמּוּשָׁ֨ב בְּפִ֤י אַמְתְּחֹֽתֵיכֶם֙ תָּשִׁ֣יבוּ בְיֶדְכֶ֔ם אוּלַ֥י מִשְׁגֶּ֖ה הֽוּא
Elinize iki kat gümüş alın; çuvallarınızın ağzında geri verilen gümüşü de elinizle geri götürün, belki o bir hatadır.
Çölde Sayım 5:8
·
Tevrat
וְאִם־אֵ֨ין לָאִ֜ישׁ גֹּאֵ֗ל לְהָשִׁ֤יב הָאָשָׁם֙ אֵלָ֔יו הָאָשָׁ֛ם הַמּוּשָׁ֥ב לַיהוָ֖ה לַכֹּהֵ֑ן מִלְּבַ֗ד אֵ֚יל הַכִּפֻּרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר יְכַפֶּר־בּ֖וֹ עָלָֽיו
Ve eğer adamın suç bedelini ona geri vermek için bir kurtaranı yoksa, Yahve'ye geri verilen suç bedeli kâhine olacaktır; onun için kefaret edeceği kefaret koçu hariç.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 11:8
·
Tevrat
וַיֹּאמְרוּ֩ זִקְנֵ֨י גִלְעָ֜ד אֶל־יִפְתָּ֗ח לָכֵן֙ עַתָּה֙ שַׁ֣בְנוּ אֵלֶ֔יךָ וְהָלַכְתָּ֣ עִמָּ֔נוּ וְנִלְחַמְתָּ֖ בִּבְנֵ֣י עַמּ֑וֹן וְהָיִ֤יתָ לָּ֨נוּ֙ לְרֹ֔אשׁ לְכֹ֖ל יֹשְׁבֵ֥י גִלְעָֽד
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Bu yüzden şimdi sana döndük; bizimle gideceksin ve Ammon oğullarıyla savaşacaksın ve bize, Gilad'da oturanların hepsine baş olacaksın.'
Yaratılış 43:10
·
Tevrat
כִּ֖י לוּלֵ֣א הִתְמַהְמָ֑הְנוּ כִּֽי־עַתָּ֥ה שַׁ֖בְנוּ זֶ֥ה פַעֲמָֽיִם
Çünkü gecikmeseydik, şimdiye kadar iki kez dönmüştük.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 28:6
·
Tevrat
וּלְר֖וּחַ מִשְׁפָּ֑ט לַיּוֹשֵׁב֙ עַל־הַמִּשְׁפָּ֔ט וְלִ֨גְבוּרָ֔ה מְשִׁיבֵ֥י מִלְחָמָ֖ה שָֽׁעְרָה
Ve hüküm üzerinde oturana hüküm ruhu ve savaşı kapıya geri çevirenlere güç olacak.
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:16
·
Tevrat
חָכָ֣ם עָצֵ֣ל בְּעֵינָ֑יו מִ֝שִּׁבְעָ֗ה מְשִׁ֣יבֵי טָֽעַם
Tembel kendi gözünde, akıllıca cevap veren yedi kişiden daha bilgedir.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 17:30
·
Tevrat
וַיִּסֹּ֤ב מֵֽאֶצְלוֹ֙ אֶל־מ֣וּל אַחֵ֔ר וַיֹּ֖אמֶר כַּדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַיְשִׁבֻ֤הוּ הָעָם֙ דָּבָ֔ר כַּדָּבָ֖ר הָרִאשֽׁוֹן
Onun yanından dönüp başkasına yöneldi ve bu söz gibi dedi; halk ona ilk söz gibi sözle karşılık verdi.
1. Krallar 20:9
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר לְמַלְאֲכֵ֣י בֶן־הֲדַ֗ד אִמְר֞וּ לַֽאדֹנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ כֹּל֩ אֲשֶׁר־שָׁלַ֨חְתָּ אֶל־עַבְדְּךָ֤ בָרִֽאשֹׁנָה֙ אֶעֱשֶׂ֔ה וְהַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לֹ֥א אוּכַ֖ל לַעֲשׂ֑וֹת וַיֵּֽלְכוּ֙ הַמַּלְאָכִ֔ים וַיְשִׁבֻ֖הוּ דָּבָֽר
Ben-Hadad'ın elçilerine dedi: 'Efendim krala deyin: İlkinde kuluna gönderdiğin her şeyi yapacağım, ama bu sözü yapamam.' Elçiler gittiler ve ona söz döndürdüler.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 42:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֶל־אֶחָיו֙ הוּשַׁ֣ב כַּסְפִּ֔י וְגַ֖ם הִנֵּ֣ה בְאַמְתַּחְתִּ֑י וַיֵּצֵ֣א לִבָּ֗ם וַיֶּֽחֶרְד֞וּ אִ֤ישׁ אֶל־אָחִיו֙ לֵאמֹ֔ר מַה־זֹּ֛את עָשָׂ֥ה אֱלֹהִ֖ים לָֽנוּ
Kardeşlerine dedi: 'Param geri verilmiş ve işte torbamdadır.' Kalpleri yerinden çıktı ve titreyerek birbirlerine dediler: 'Tanrı'nın bize yaptığı bu nedir?'
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 10:9
·
Tevrat
זְכָר־נָ֭א כִּי־כַחֹ֣מֶר עֲשִׂיתָ֑נִי וְֽאֶל־עָפָ֥ר תְּשִׁיבֵֽנִי
Lütfen hatırla ki beni kil gibi yaptın; ve beni toza döndüreceksin.
Eyüp 30:23
·
Tevrat
כִּֽי־יָ֭דַעְתִּי מָ֣וֶת תְּשִׁיבֵ֑נִי וּבֵ֖ית מוֹעֵ֣ד לְכָל־חָֽי
Çünkü beni ölüme ve her yaşayan için buluşma evine döndüreceğini biliyorum.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 6:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ מָ֣ה הָאָשָׁם֮ אֲשֶׁ֣ר נָשִׁ֣יב לוֹ֒ וַיֹּאמְר֗וּ מִסְפַּר֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים חֲמִשָּׁה֙ טְחֹרֵ֣י זָהָ֔ב וַחֲמִשָּׁ֖ה עַכְבְּרֵ֣י זָהָ֑ב כִּֽי־מַגֵּפָ֥ה אַחַ֛ת לְכֻלָּ֖ם וּלְסַרְנֵיכֶֽם
Dediler: 'O'na geri ödeyeceğimiz suç sunusu nedir?' Dediler: 'Filistlilerin beylerinin sayısınca, beş altın ur ve beş altın fare; çünkü hepinizin ve beylerinizin üzerindeki bozgun aynıdır.'
Nehemya 5:12
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ נָשִׁ֗יב וּמֵהֶם֙ לֹ֣א נְבַקֵּ֔שׁ כֵּ֣ן נַעֲשֶׂ֔ה כַּאֲשֶׁ֖ר אַתָּ֣ה אוֹמֵ֑ר וָאֶקְרָא֙ אֶת־הַכֹּ֣הֲנִ֔ים וָֽאַשְׁבִּיעֵ֔ם לַעֲשׂ֖וֹת כַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine dediler: 'Geri vereceğiz ve onlardan istemeyeceğiz; senin dediğin gibi yapacağız.' Ve kâhinleri çağırdım ve bu söze göre yapmaları için onlara yemin ettirdim.
Örnek Ayetler (2)
Ezra 6:21
·
Tevrat
וַיֹּאכְל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל הַשָּׁבִים֙ מֵֽהַגּוֹלָ֔ה וְכֹ֗ל הַנִּבְדָּ֛ל מִטֻּמְאַ֥ת גּוֹיֵֽ־הָאָ֖רֶץ אֲלֵהֶ֑ם לִדְרֹ֕שׁ לַֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve sürgünden dönen İsrailoğulları ve İsrail'in Tanrısı Yahve'yi aramak için yerin uluslarının kirliliğinden onlara ayrılan herkes yediler.
Nehemya 8:17
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂ֣וּ כָֽל־הַ֠קָּהָל הַשָּׁבִ֨ים מִן־הַשְּׁבִ֥י סֻכּוֹת֮ וַיֵּשְׁב֣וּ בַסֻּכּוֹת֒ כִּ֣י לֹֽא־עָשׂ֡וּ מִימֵי֩ יֵשׁ֨וּעַ בִּן־נ֥וּן כֵּן֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַה֑וּא וַתְּהִ֥י שִׂמְחָ֖ה גְּדוֹלָ֥ה מְאֹֽד
Sürgünden dönen bütün topluluk çardaklar yaptılar ve çardaklarda oturdular; çünkü Nun oğlu Yeşu'nun günlerinden o güne kadar İsrail oğulları böyle yapmamışlardı. Ve çok büyük sevinç oldu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 19:38
·
Tevrat
יָֽשָׁב־נָ֤א עַבְדְּךָ֙ וְאָמֻ֣ת בְּעִירִ֔י עִ֛ם קֶ֥בֶר אָבִ֖י וְאִמִּ֑י וְהִנֵּ֣ה עַבְדְּךָ֣ כִמְהָ֗ם יַֽעֲבֹר֙ עִם־אֲדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַעֲשֵׂה־ל֕וֹ אֵ֥ת אֲשֶׁר־ט֖וֹב בְּעֵינֶֽיךָ
Lütfen kulun dönsün ve kendi şehrimde, babamın ve annemin mezarının yanında öleyim; ve işte kulun Kimham, efendim kralla birlikte geçsin ve gözlerinde iyi olanı ona yap.
Daniel 9:16
·
Tevrat
אֲדֹנָ֗י כְּכָל־צִדְקֹתֶ֨ךָ֙ יָֽשָׁב־נָ֤א אַפְּךָ֙ וַחֲמָ֣תְךָ֔ מֵעִֽירְךָ֥ יְרוּשָׁלִַ֖ם הַר־קָדְשֶׁ֑ךָ כִּ֤י בַחֲטָאֵ֨ינוּ֙ וּבַעֲוֺנ֣וֹת אֲבֹתֵ֔ינוּ יְרוּשָׁלִַ֧ם וְעַמְּךָ֛ לְחֶרְפָּ֖ה לְכָל־סְבִיבֹתֵֽינוּ
Efendi, bütün doğruluklarına göre, lütfen öfken ve gazabın şehrin Yeruşalim'den, kutsal dağından dönsün; çünkü günahlarımızla ve atalarımızın suçlarıyla Yeruşalim ve halkın bütün çevremizdekilere utanç oldu.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 40:13
·
Tevrat
בְּע֣וֹד שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֗ים יִשָּׂ֤א פַרְעֹה֙ אֶת־רֹאשֶׁ֔ךָ וַהֲשִֽׁיבְךָ֖ עַל־כַּנֶּ֑ךָ וְנָתַתָּ֤ כוֹס־פַּרְעֹה֙ בְּיָד֔וֹ כַּמִּשְׁפָּט֙ הָֽרִאשׁ֔וֹן אֲשֶׁ֥ר הָיִ֖יתָ מַשְׁקֵֽהוּ
Üç gün içinde Firavun başını kaldıracak ve seni makamına döndürecek; ve onun içki sunanı olduğun ilk adete göre Firavun'un kâsesini onun eline vereceksin.
Yasa'nın Tekrarı 28:68
·
Tevrat
וֶֽהֱשִֽׁיבְךָ֨ יְהוָ֥ה מִצְרַיִם֮ בָּאֳנִיּוֹת֒ בַּדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר אָמַ֣רְתִּֽי לְךָ֔ לֹא־תֹסִ֥יף ע֖וֹד לִרְאֹתָ֑הּ וְהִתְמַכַּרְתֶּ֨ם שָׁ֧ם לְאֹיְבֶ֛יךָ לַעֲבָדִ֥ים וְלִשְׁפָח֖וֹת וְאֵ֥ין קֹנֶֽה
Ve Yahve seni, sana 'Onu bir daha görmeyi tekrar etmeyeceksin' dediğim yolda gemilerle Mısır'a geri getirecek; ve orada düşmanlarına kullar ve hizmetçiler olarak satılacaksınız ve satın alan yok.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 25:21
·
Tevrat
וְדָוִ֣ד אָמַ֗ר אַךְ֩ לַשֶּׁ֨קֶר שָׁמַ֜רְתִּי אֶֽת־כָּל־אֲשֶׁ֤ר לָזֶה֙ בַּמִּדְבָּ֔ר וְלֹא־נִפְקַ֥ד מִכָּל־אֲשֶׁר־ל֖וֹ מְא֑וּמָה וַיָּֽשֶׁב־לִ֥י רָעָ֖ה תַּ֥חַת טוֹבָֽה
Davut demişti: 'Bunun çölde olan bütün her şeyini boşuna korudum ve ona ait olan her şeyden hiçbir şey eksilmedi; iyilik yerine bana kötülük döndürdü.'
Mezmurlar 18:25
·
Tevrat
וַיָּֽשֶׁב־יְהוָ֣ה לִ֣י כְצִדְקִ֑י כְּבֹ֥ר יָ֝דַ֗י לְנֶ֣גֶד עֵינָֽיו
Ve Yahve doğruluğuma göre, gözlerinin önünde ellerimin temizliğine göre bana geri verdi.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 6:3
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ אִֽם־מְשַׁלְּחִ֞ים אֶת־אֲר֨וֹן אֱלֹהֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אַל־תְּשַׁלְּח֤וּ אֹתוֹ֙ רֵיקָ֔ם כִּֽי־הָשֵׁ֥ב תָּשִׁ֛יבוּ ל֖וֹ אָשָׁ֑ם אָ֤ז תֵּרָֽפְאוּ֙ וְנוֹדַ֣ע לָכֶ֔ם לָ֛מָּה לֹא־תָס֥וּר יָד֖וֹ מִכֶּֽם
Dediler: 'Eğer İsrail'in Tanrısı'nın sandığını gönderiyorsanız, onu boş göndermeyin; kesinlikle O'na bir suç sunusu geri ödeyin. O zaman şifa bulursunuz ve O'nun elinin üzerinizden neden ayrılmadığı size bildirilir.'
Yaratılış 43:12
·
Tevrat
וְכֶ֥סֶף מִשְׁנֶ֖ה קְח֣וּ בְיֶדְכֶ֑ם וְאֶת־הַכֶּ֜סֶף הַמּוּשָׁ֨ב בְּפִ֤י אַמְתְּחֹֽתֵיכֶם֙ תָּשִׁ֣יבוּ בְיֶדְכֶ֔ם אוּלַ֥י מִשְׁגֶּ֖ה הֽוּא
Elinize iki kat gümüş alın; çuvallarınızın ağzında geri verilen gümüşü de elinizle geri götürün, belki o bir hatadır.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 12:23
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה מֵ֗ת לָ֤מָּה זֶּה֙ אֲנִ֣י צָ֔ם הַאוּכַ֥ל לַהֲשִׁיב֖וֹ ע֑וֹד אֲנִי֙ הֹלֵ֣ךְ אֵלָ֔יו וְה֖וּא לֹֽא־יָשׁ֥וּב אֵלָֽי
Şimdi ise öldü; ben neden oruç tutuyorum? Onu artık geri getirebilir miyim? Ben ona gidiyorum, ama o bana dönmeyecek.'
Yaratılış 37:22
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֲלֵהֶ֣ם רְאוּבֵן֮ אַל־תִּשְׁפְּכוּ־דָם֒ הַשְׁלִ֣יכוּ אֹת֗וֹ אֶל־הַבּ֤וֹר הַזֶּה֙ אֲשֶׁ֣ר בַּמִּדְבָּ֔ר וְיָ֖ד אַל־תִּשְׁלְחוּ־ב֑וֹ לְמַ֗עַן הַצִּ֤יל אֹתוֹ֙ מִיָּדָ֔ם לַהֲשִׁיב֖וֹ אֶל־אָבִֽיו
Reuven onlara dedi: 'Kan dökmeyin; onu çöldeki bu çukura atın ve ona el uzatmayın.' Amacı onu ellerinden kurtarmak ve babasına geri getirmekti.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 16:55
·
Tevrat
וַאֲחוֹתַ֗יִךְ סְדֹ֤ם וּבְנוֹתֶ֨יהָ֙ תָּשֹׁ֣בְןָ לְקַדְמָתָ֔ן וְשֹֽׁמְרוֹן֙ וּבְנוֹתֶ֔יהָ תָּשֹׁ֖בְןָ לְקַדְמָתָ֑ן וְאַתְּ֙ וּבְנוֹתַ֔יִךְ תְּשֻׁבֶ֖ינָה לְקַדְמַתְכֶֽן
Kız kardeşlerin Sodom ve kızları önceki durumlarına dönecekler, Samiriye ve kızları önceki durumlarına dönecekler; sen ve kızların da önceki durumunuza döneceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 16:15
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־חַי־יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר הֶעֱלָ֜ה אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ צָפ֔וֹן וּמִכֹּל֙ הָֽאֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר הִדִּיחָ֖ם שָׁ֑מָּה וַהֲשִֽׁבֹתִים֙ עַל־אַדְמָתָ֔ם אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לַאֲבוֹתָֽם
ancak, 'İsrail oğullarını kuzey diyarından ve onları oraya sürdüğü bütün diyarlardan çıkaran Yahve yaşıyor' denecek. Ve onları babalarına verdiğim kendi topraklarına geri döndüreceğim.
Yeremya 32:37
·
Tevrat
הִנְנִ֤י מְקַבְּצָם֙ מִכָּל־הָ֣אֲרָצ֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הִדַּחְתִּ֥ים שָׁ֛ם בְּאַפִּ֥י וּבַחֲמָתִ֖י וּבְקֶ֣צֶף גָּד֑וֹל וַהֲשִֽׁבֹתִים֙ אֶל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֔ה וְהֹשַׁבְתִּ֖ים לָבֶֽטַח
İşte ben onları öfkemle, gazabımla ve büyük hiddetimle sürdüğüm bütün diyarlardan toplayacağım; ve onları bu yere geri getireceğim ve onları güvenlik içinde oturtacağım.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 34:4
·
Tevrat
אֶֽת־הַנַּחְלוֹת֩ לֹ֨א חִזַּקְתֶּ֜ם וְאֶת־הַחוֹלָ֣ה לֹֽא־רִפֵּאתֶ֗ם וְלַנִּשְׁבֶּ֨רֶת֙ לֹ֣א חֲבַשְׁתֶּ֔ם וְאֶת־הַנִּדַּ֨חַת֙ לֹ֣א הֲשֵׁבֹתֶ֔ם וְאֶת־הָאֹבֶ֖דֶת לֹ֣א בִקַּשְׁתֶּ֑ם וּבְחָזְקָ֛ה רְדִיתֶ֥ם אֹתָ֖ם וּבְפָֽרֶךְ
Zayıf olanları güçlendirmediniz, hasta olanı iyileştirmediniz, kırık olanı sarmadınız, sürülmüş olanı geri getirmediniz ve kaybolmuş olanı aramadınız; onları güçle ve şiddetle yönettiniz.
1. Samuel 6:8
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֗ה וּנְתַתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ אֶל־הָ֣עֲגָלָ֔ה וְאֵ֣ת כְּלֵ֣י הַזָּהָ֗ב אֲשֶׁ֨ר הֲשֵׁבֹתֶ֥ם לוֹ֙ אָשָׁ֔ם תָּשִׂ֥ימוּ בָאַרְגַּ֖ז מִצִּדּ֑וֹ וְשִׁלַּחְתֶּ֥ם אֹת֖וֹ וְהָלָֽךְ
'Yahve'nin sandığını alın ve onu arabaya koyun; O'na suç sunusu olarak geri ödediğiniz altın eşyaları da yanındaki kutuya koyun. Onu gönderin ve gitsin.'
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 35:4
·
Tevrat
אֲ֭נִי אֲשִֽׁיבְךָ֣ מִלִּ֑ין וְֽאֶת־רֵעֶ֥יךָ עִמָּֽךְ
Ben sana ve seninle birlikte dostlarına sözler döndüreceğim.
Eyüp 40:4
·
Tevrat
הֵ֣ן קַ֭לֹּתִי מָ֣ה אֲשִׁיבֶ֑ךָּ יָ֝דִ֗י שַׂ֣מְתִּי לְמוֹ־פִֽי
İşte hafifledim; sana ne yanıt vereyim? Benim elimi benim ağzımın üzerine koydum.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 47:1
·
Tevrat
וַיְשִׁבֵנִי֮ אֶל־פֶּ֣תַח הַבַּיִת֒ וְהִנֵּה־מַ֣יִם יֹצְאִ֗ים מִתַּ֨חַת מִפְתַּ֤ן הַבַּ֨יִת֙ קָדִ֔ימָה כִּֽי־פְנֵ֥י הַבַּ֖יִת קָדִ֑ים וְהַמַּ֣יִם יֹרְדִ֗ים מִתַּ֜חַת מִכֶּ֤תֶף הַבַּ֨יִת֙ הַיְמָנִ֔ית מִנֶּ֖גֶב לַמִּזְבֵּֽחַ
Ve beni evin girişine döndürdü, ve işte evin eşiğinin altından doğuya doğru sular çıkıyordu, çünkü evin yüzü doğuydu; ve sular evin sağ omzunun altından, sunağın güneyinden iniyordu.
Hezekiel 47:6
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם וַיּוֹלִכֵ֥נִי וַיְשִׁבֵ֖נִי שְׂפַ֥ת הַנָּֽחַל
Bana dedi ki: 'Gördün mü, insanoğlu?' Sonra beni yürüttü ve vadinin kıyısına geri getirdi.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 12:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֗ם מָ֚ה אַתֶּ֣ם נֽוֹעָצִ֔ים וְנָשִׁ֥יב דָּבָ֖ר אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁ֨ר דִּבְּר֤וּ אֵלַי֙ לֵאמֹ֔ר הָקֵל֙ מִן־הָעֹ֔ל אֲשֶׁר־נָתַ֥ן אָבִ֖יךָ עָלֵֽינוּ
Onlara dedi: 'Bana diyerek konuşan bu halka söz cevap verelim diye siz ne öğüt veriyorsunuz: Babanın üzerimize koyduğu boyunduruktan hafiflet?'
2. Tarihler 10:9
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֗ם מָ֚ה אַתֶּ֣ם נֽוֹעָצִ֔ים וְנָשִׁ֥יב דָּבָ֖ר אֶת־הָעָ֣ם הַזֶּ֑ה אֲשֶׁ֨ר דִּבְּר֤וּ אֵלַי֙ לֵאמֹ֔ר הָקֵל֙ מִן־הָעֹ֔ל אֲשֶׁר־נָתַ֥ן אָבִ֖יךָ עָלֵֽינוּ
Onlara dedi: 'Bana konuşarak, "Babanın üzerimize koyduğu boyunduruğu hafiflet" diyen bu halka söz döndürmemiz için siz ne danışmanlık yaparsınız?'