5
Kullanım
2
Lemma
2
Türev
7
Anlam
2 lemma, 2 türev form
Örnek Ayetler (2)
Daniel 5:2
·
Tevrat
בֵּלְשַׁאצַּ֞ר אֲמַ֣ר בִּטְעֵ֣ם חַמְרָ֗א לְהַיְתָיָה֙ לְמָאנֵי֙ דַּהֲבָ֣א וְכַסְפָּ֔א דִּ֤י הַנְפֵּק֙ נְבוּכַדְנֶצַּ֣ר אֲב֔וּהִי מִן־הֵיכְלָ֖א דִּ֣י בִירוּשְׁלֶ֑ם וְיִשְׁתּ֣וֹן בְּה֗וֹן מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי שֵׁגְלָתֵ֖הּ וּלְחֵנָתֵֽהּ
Belşassar şarabı tadarken, babası Nebukadnessar'ın Yeruşalim'deki tapınaktan çıkardığı altın ve gümüş kapları getirmelerini söyledi; ki kral, onun soyluları, onun eşleri ve onun cariyeleri onlarla içsinler.
Daniel 5:3
·
Tevrat
בֵּאדַ֗יִן הַיְתִיו֙ מָאנֵ֣י דַהֲבָ֔א דִּ֣י הַנְפִּ֗קוּ מִן־הֵֽיכְלָ֛א דִּֽי־בֵ֥ית אֱלָהָ֖א דִּ֣י בִירֽוּשְׁלֶ֑ם וְאִשְׁתִּ֣יו בְּה֗וֹן מַלְכָּא֙ וְרַבְרְבָנ֔וֹהִי שֵׁגְלָתֵ֖הּ וּלְחֵנָתֵֽהּ
O zaman Yeruşalim'deki Tanrı evinin tapınağından çıkardıkları altın kapları getirdiler; ve kral, soyluları, eşleri ve cariyeleri onlarla içtiler.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 5:23
·
Tevrat
וְעַ֣ל מָרֵֽא־שְׁמַיָּ֣א הִתְרוֹמַ֡מְתָּ וּלְמָֽאנַיָּ֨א דִֽי־בַיְתֵ֜הּ הַיְתִ֣יו קָֽדָמָ֗ךְ וְאַ֨נְתְּ וְרַבְרְבָנָ֜ךְ שֵֽׁגְלָתָ֣ךְ וּלְחֵנָתָךְ֮ חַמְרָא֮ שָׁתַ֣יִן בְּהוֹן֒ וְלֵֽאלָהֵ֣י כַסְפָּֽא־וְ֠דַהֲבָא נְחָשָׁ֨א פַרְזְלָ֜א אָעָ֣א וְאַבְנָ֗א דִּ֠י לָֽא־חָזַ֧יִן וְלָא־שָׁמְעִ֛ין וְלָ֥א יָדְעִ֖ין שַׁבַּ֑חְתָּ וְלֵֽאלָהָ֞א דִּֽי־נִשְׁמְתָ֥ךְ בִּידֵ֛הּ וְכָל־אֹרְחָתָ֥ךְ לֵ֖הּ לָ֥א הַדַּֽרְתָּ
Ve göklerin Efendisine karşı kendini yükselttin; ve onun evinin kaplarını senin önüne getirdiler ve sen ve soyluların, eşlerin ve cariyelerin onlarla şarap içiyorsunuz; ve görmeyen ve işitmeyen ve bilmeyen gümüş ve altın, tunç, demir, ağaç ve taş ilahları yücelttin; ve nefesin elinde olan ve bütün yolların kendisine ait olduğu Tanrı'yı yüceltmedin.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 2:6
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ לִ֨י הַמֶּ֜לֶךְ וְהַשֵּׁגַ֣ל יוֹשֶׁ֣בֶת אֶצְל֗וֹ עַד־מָתַ֛י יִהְיֶ֥ה מַֽהֲלָכֲךָ֖ וּמָתַ֣י תָּשׁ֑וּב וַיִּיטַ֤ב לִפְנֵֽי־הַמֶּ֨לֶךְ֙ וַיִּשְׁלָחֵ֔נִי וָֽאֶתְּנָ֥ה ל֖וֹ זְמָֽן
Kral bana dedi, kraliçe de onun yanında oturuyordu: 'Yolculuğun ne zamana kadar olacak ve ne zaman döneceksin?' Bu kralın önünde iyi oldu ve beni gönderdi; ben de ona zaman verdim.