264
Kullanım
10
Lemma
59
Türev
81
Anlam
10 lemma, 59 türev form
Örnek Ayetler (5 / 46)
Amos 1:8
·
Tevrat
וְהִכְרַתִּ֤י יוֹשֵׁב֙ מֵֽאַשְׁדּ֔וֹד וְתוֹמֵ֥ךְ שֵׁ֖בֶט מֵֽאַשְׁקְל֑וֹן וַהֲשִׁיב֨וֹתִי יָדִ֜י עַל־עֶקְר֗וֹן וְאָֽבְדוּ֙ שְׁאֵרִ֣ית פְּלִשְׁתִּ֔ים אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Aşdot'tan oturanı ve Aşkelon'dan asa tutanı kesip atacağım; ve elimi Ekron'un üzerine döndüreceğim ve Filistlilerin kalıntısı yok olacak,' dedi Efendi Yahve.
Amos 5:15
·
Tevrat
שִׂנְאוּ־רָע֙ וְאֶ֣הֱבוּ ט֔וֹב וְהַצִּ֥יגוּ בַשַּׁ֖עַר מִשְׁפָּ֑ט אוּלַ֗י יֶֽחֱנַ֛ן יְהוָ֥ה אֱלֹהֵֽי־צְבָא֖וֹת שְׁאֵרִ֥ית יוֹסֵֽף
Kötüden nefret edin ve iyiyi sevin ve kapıda hükmü kurun; belki Ordular Tanrısı Yahve Yusuf'un kalanına lütfeder.
Amos 9:12
·
Tevrat
לְמַ֨עַן יִֽירְשׁ֜וּ אֶת־שְׁאֵרִ֤ית אֱדוֹם֙ וְכָל־הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁר־נִקְרָ֥א שְׁמִ֖י עֲלֵיהֶ֑ם נְאֻם־יְהוָ֖ה עֹ֥שֶׂה זֹּֽאת
Öyle ki Edom'un kalıntısını ve üzerlerine adım çağrılan bütün ulusları mülk edinsinler; bunu yapan Yahve'nin bildirisidir.
Hagay 1:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע זְרֻבָּבֶ֣ל בֶּֽן־שַׁלְתִּיאֵ֡ל וִיהוֹשֻׁ֣עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וְכֹ֣ל שְׁאֵרִ֣ית הָעָ֗ם בְּקוֹל֙ יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֔ם וְעַל־דִּבְרֵי֙ חַגַּ֣י הַנָּבִ֔יא כַּאֲשֶׁ֥ר שְׁלָח֖וֹ יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיהֶ֑ם וַיִּֽירְא֥וּ הָעָ֖ם מִפְּנֵ֥י יְהוָֽה
Ve Şealtiel oğlu Zerubbabel, Yehotsadak oğlu Başkâhin Yeşu ve halkın bütün kalıntısı, Tanrıları Yahve'nin sesini ve Tanrıları Yahve'nin onu gönderdiği gibi Peygamber Hagay'ın sözlerini işittiler; ve halk Yahve'nin yüzünden korktu.
Hagay 1:14
·
Tevrat
וַיָּ֣עַר יְהוָ֡ה אֶת־רוּחַ֩ זְרֻבָּבֶ֨ל בֶּן־שַׁלְתִּיאֵ֜ל פַּחַ֣ת יְהוּדָ֗ה וְאֶת־ר֨וּחַ֙ יְהוֹשֻׁ֤עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֙ הַכֹּהֵ֣ן הַגָּד֔וֹל וְֽאֶת־ר֔וּחַ כֹּ֖ל שְׁאֵרִ֣ית הָעָ֑ם וַיָּבֹ֨אוּ֙ וַיַּעֲשׂ֣וּ מְלָאכָ֔ה בְּבֵית־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת אֱלֹהֵיהֶֽם
Ve Yahve, Yahuda valisi Şealtiel oğlu Zerubbabel'in ruhunu, büyük kâhin Yehotsadak oğlu Yeşu'nun ruhunu ve halkın bütün kalıntısının ruhunu uyandırdı; ve geldiler ve Tanrıları Ordular Yahve'nin evinde iş yaptılar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 36:3
·
Tevrat
לָכֵן֙ הִנָּבֵ֣א וְאָמַרְתָּ֔ כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה יַ֣עַן בְּיַ֡עַן שַׁמּוֹת֩ וְשָׁאֹ֨ף אֶתְכֶ֜ם מִסָּבִ֗יב לִֽהְיוֹתְכֶ֤ם מֽוֹרָשָׁה֙ לִשְׁאֵרִ֣ית הַגּוֹיִ֔ם וַתֵּֽעֲל֛וּ עַל־שְׂפַ֥ת לָשׁ֖וֹן וְדִבַּת־עָֽם
bu yüzden peygamberlik et ve de: Efendi Yahve şöyle dedi: Ulusların geri kalanına miras olmanız için sizi viran ettikleri ve her yandan sizi yuttukları için, dilin dudağına ve halkın iftirasına çıktığınız için,
Hezekiel 36:4
·
Tevrat
לָכֵן֙ הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל שִׁמְע֖וּ דְּבַר־אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כֹּֽה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְ֠הוִה לֶהָרִ֨ים וְלַגְּבָע֜וֹת לָאֲפִיקִ֣ים וְלַגֵּאָי֗וֹת וְלֶחֳרָב֤וֹת הַשֹּֽׁמְמוֹת֙ וְלֶעָרִ֣ים הַנֶּעֱזָב֔וֹת אֲשֶׁ֨ר הָי֤וּ לְבַז֙ וּלְלַ֔עַג לִשְׁאֵרִ֥ית הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁ֥ר מִסָּבִֽיב
bu yüzden, İsrail dağları, Efendi Yahve'nin sözünü işitin: Efendi Yahve dağlara ve tepelere, vadilere ve derelere, viran olmuş harabelere ve terk edilmiş şehirlere, çevredeki ulusların geri kalanına yağma ve alay olanlara şöyle dedi:
Yeremya 44:14
·
Tevrat
וְלֹ֨א יִהְיֶ֜ה פָּלִ֤יט וְשָׂרִיד֙ לִשְׁאֵרִ֣ית יְהוּדָ֔ה הַבָּאִ֥ים לָגֽוּר־שָׁ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְלָשׁ֣וּב אֶ֣רֶץ יְהוּדָ֗ה אֲשֶׁר־הֵ֜מָּה מְנַשְּׂאִ֤ים אֶת־נַפְשָׁם֙ לָשׁוּב֙ לָשֶׁ֣בֶת שָׁ֔ם כִּ֥י לֹֽא־יָשׁ֖וּבוּ כִּ֥י אִם־פְּלֵטִֽים
Ve orada Mısır diyarında konaklamak için gelen Yahuda'nın kalanından kaçıp kurtulan ve sağ kalan olmayacak; ve orada oturmak için dönmeye canlarını kaldırdıkları Yahuda diyarına dönmeyecekler; çünkü ancak kaçıp kurtulanlar dönecekler.
Mika 4:7
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֤י אֶת־הַצֹּֽלֵעָה֙ לִשְׁאֵרִ֔ית וְהַנַּהֲלָאָ֖ה לְג֣וֹי עָצ֑וּם וּמָלַ֨ךְ יְהוָ֤ה עֲלֵיהֶם֙ בְּהַ֣ר צִיּ֔וֹן מֵעַתָּ֖ה וְעַד־עוֹלָֽם
Ve topallayanı bir kalıntı ve uzağa atılmış olanı güçlü bir ulus yapacağım; ve Yahve şimdiden ve sonsuza dek Siyon dağında onların üzerinde krallık yapacak.
Mika 7:18
·
Tevrat
מִי־אֵ֣ל כָּמ֗וֹךָ נֹשֵׂ֤א עָוֺן֙ וְעֹבֵ֣ר עַל־פֶּ֔שַׁע לִשְׁאֵרִ֖ית נַחֲלָת֑וֹ לֹא־הֶחֱזִ֤יק לָעַד֙ אַפּ֔וֹ כִּֽי־חָפֵ֥ץ חֶ֖סֶד הֽוּא
Senin gibi suç bağışlayan ve mirasının kalıntısı için isyanı görmezden gelen Tanrı kimdir? Öfkesini sonsuza dek tutmaz, çünkü O merhametten hoşlanır.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 8:3
·
Tevrat
וְנִבְחַ֥ר מָ֨וֶת֙ מֵֽחַיִּ֔ים לְכֹ֗ל הַשְּׁאֵרִית֙ הַנִּשְׁאָרִ֔ים מִן־הַמִּשְׁפָּחָ֥ה הָֽרָעָ֖ה הַזֹּ֑את בְּכָל־הַמְּקֹמ֤וֹת הַנִּשְׁאָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר הִדַּחְתִּ֣ים שָׁ֔ם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Bu kötü aileden kalan tüm kalıntı için, onları oraya sürdüğüm kalan tüm yerlerde yaşamdan çok ölüm seçilecek, Ordular Yahvesi'nin bildirisidir.
Yeremya 42:2
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֞וּ אֶֽל־יִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֗יא תִּפָּל־נָ֤א תְחִנָּתֵ֨נוּ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְהִתְפַּלֵּ֤ל בַּעֲדֵ֨נוּ֙ אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּעַ֖ד כָּל־הַשְּׁאֵרִ֣ית הַזֹּ֑את כִּֽי־נִשְׁאַ֤רְנוּ מְעַט֙ מֵֽהַרְבֵּ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר עֵינֶ֖יךָ רֹא֥וֹת אֹתָֽנוּ
ve peygamber Yeremya'ya dediler: 'Lütfen yalvarışımız yüzünün önüne düşsün ve Tanrın Yahve'ye bizim için, bu bütün kalıntı için dua et; çünkü gözlerinin bizi gördüğü gibi çoktan az kaldık.
2. Krallar 19:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת כָּל־דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki senin Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'yı aşağılamak için gönderdiği Ravşake'nin bütün sözlerini işitir ve senin Tanrın Yahve işittiği sözlerle azarlar; ve sen bulunan kalanlar için dua yükseltirsin.
Yeşaya 37:4
·
Tevrat
אוּלַ֡י יִשְׁמַע֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֜יךָ אֵ֣ת דִּבְרֵ֣י רַב־שָׁקֵ֗ה אֲשֶׁר֩ שְׁלָח֨וֹ מֶֽלֶךְ־אַשּׁ֤וּר אֲדֹנָיו֙ לְחָרֵף֙ אֱלֹהִ֣ים חַ֔י וְהוֹכִ֨יחַ֙ בַּדְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר שָׁמַ֖ע יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֑יךָ וְנָשָׂ֣אתָ תְפִלָּ֔ה בְּעַ֥ד הַשְּׁאֵרִ֖ית הַנִּמְצָאָֽה
Belki Tanrın Yahve, efendisi Asur kralının yaşayan Tanrı'ya hakaret etmek için gönderdiği Rabşake'nin sözlerini duyar ve Tanrın Yahve duyduğu sözler için onu azarlar; bu yüzden bulunan kalıntı için dua yükselt.
2. Tarihler 36:20
·
Tevrat
וַיֶּ֛גֶל הַשְּׁאֵרִ֥ית מִן־הַחֶ֖רֶב אֶל־בָּבֶ֑ל וַֽיִּהְיוּ־ל֤וֹ וּלְבָנָיו֙ לַעֲבָדִ֔ים עַד־מְלֹ֖ךְ מַלְכ֥וּת פָּרָֽס
Kılıçtan arta kalanları Babil'e sürdü. Pers krallığı krallık yapana kadar ona ve oğullarına kul oldular.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 14:7
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ קָ֨מָה כָֽל־הַמִּשְׁפָּחָ֜ה עַל־שִׁפְחָתֶ֗ךָ וַיֹּֽאמְרוּ֙ תְּנִ֣י אֶת־מַכֵּ֣ה אָחִ֗יו וּנְמִתֵ֨הוּ֙ בְּנֶ֤פֶשׁ אָחִיו֙ אֲשֶׁ֣ר הָרָ֔ג וְנַשְׁמִ֖ידָה גַּ֣ם אֶת־הַיּוֹרֵ֑שׁ וְכִבּ֗וּ אֶת־גַּֽחַלְתִּי֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאָ֔רָה לְבִלְתִּ֧י שִׂים־לְאִישִׁ֛י שֵׁ֥ם וּשְׁאֵרִ֖ית עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה
Ve işte bütün aile kulunun üzerine kalktı ve dediler: 'Kardeşini vuranı ver, öldürdüğü kardeşinin canına karşılık onu öldürelim ve mirasçıyı da yok edelim.' Ve toprağın yüzü üzerinde kocam için bir isim ve kalıntı koymamak üzere kalan közümü söndürecekler.
Yeremya 11:23
·
Tevrat
וּשְׁאֵרִ֕ית לֹ֥א תִֽהְיֶ֖ה לָהֶ֑ם כִּֽי־אָבִ֥יא רָעָ֛ה אֶל־אַנְשֵׁ֥י עֲנָת֖וֹת שְׁנַ֥ת פְּקֻדָּתָֽם
Onlara kalıntı olmayacak; çünkü yoklanma yılında Anatot adamlarının üzerine kötülük getireceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 15:9
·
Tevrat
אֻמְלְלָ֞ה יֹלֶ֣דֶת הַשִּׁבְעָ֗ה נָפְחָ֥ה נַפְשָׁ֛הּ בָּ֥א שִׁמְשָׁ֛הּ בְּעֹ֥ד יוֹמָ֖ם בּ֣וֹשָׁה וְחָפֵ֑רָה וּשְׁאֵֽרִיתָ֗ם לַחֶ֧רֶב אֶתֵּ֛ן לִפְנֵ֥י אֹיְבֵיהֶ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Yedi çocuk doğuran soldu; canını üfledi; henüz gündüzken güneşi battı; utandı ve rezil oldu. Ve onların geri kalanını düşmanlarının yüzünün önünde kılıca vereceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 15:9
·
Tevrat
כִּ֣י מֵ֤י דִימוֹן֙ מָ֣לְאוּ דָ֔ם כִּֽי־אָשִׁ֥ית עַל־דִּימ֖וֹן נוֹסָפ֑וֹת לִפְלֵיטַ֤ת מוֹאָב֙ אַרְיֵ֔ה וְלִשְׁאֵרִ֖ית אֲדָמָֽה
Çünkü Dimon suları kanla doldu; çünkü Dimon üzerine eklemeler koyacağım, Moav'ın kaçanlarına ve toprağın kalıntısına aslan koyacağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 44:17
·
Tevrat
וּשְׁאֵ֣רִית֔וֹ לְאֵ֥ל עָשָׂ֖ה לְפִסְל֑וֹ יִסְגָּד־ל֤וֹ וְיִשְׁתַּ֨חוּ֙ וְיִתְפַּלֵּ֣ל אֵלָ֔יו וְיֹאמַר֙ הַצִּילֵ֔נִי כִּ֥י אֵלִ֖י אָֽתָּה
Ve geri kalanını bir ilah, kendi putu yaptı; ona eğilir ve secde eder ve ona dua eder ve der: 'Beni kurtar, çünkü ilahım sensin.'
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 12:39
·
Tevrat
כָּל־אֵ֜לֶּה אַנְשֵׁ֣י מִלְחָמָה֮ עֹדְרֵ֣י מַעֲרָכָה֒ בְּלֵבָ֤ב שָׁלֵם֙ בָּ֣אוּ חֶבְר֔וֹנָה לְהַמְלִ֥יךְ אֶת־דָּוִ֖יד עַל־כָּל־יִשְׂרָאֵ֑ל וְ֠גַם כָּל־שֵׁרִ֧ית יִשְׂרָאֵ֛ל לֵ֥ב אֶחָ֖ד לְהַמְלִ֥יךְ אֶת־דָּוִֽיד
Bütün bunlar savaş adamlarıydı, dizilişte saf tutan, Davut'u bütün İsrail üzerine kral yapmak için tam kalple Hevron'a geldiler; ve ayrıca İsrail'in bütün kalanı Davut'u kral yapmak için bir kalpti.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 5:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן אָב֞וֹת יֹאכְל֤וּ בָנִים֙ בְּתוֹכֵ֔ךְ וּבָנִ֖ים יֹאכְל֣וּ אֲבוֹתָ֑ם וְעָשִׂ֤יתִי בָךְ֙ שְׁפָטִ֔ים וְזֵרִיתִ֥י אֶת־כָּל־שְׁאֵרִיתֵ֖ךְ לְכָל־רֽוּחַ
Bu yüzden senin içinde babalar oğulları yiyecekler ve oğullar babalarını yiyecekler; ve sende hükümler yapacağım ve bütün sağ kalanlarını her rüzgara savuracağım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 14:30
·
Tevrat
וְרָעוּ֙ בְּכוֹרֵ֣י דַלִּ֔ים וְאֶבְיוֹנִ֖ים לָבֶ֣טַח יִרְבָּ֑צוּ וְהֵמַתִּ֤י בָֽרָעָב֙ שָׁרְשֵׁ֔ךְ וּשְׁאֵרִיתֵ֖ךְ יַהֲרֹֽג
Ve yoksulların ilk doğanları otlayacak, ve muhtaçlar güvenlikte yatacaklar; ve senin kökünü kıtlıkla öldüreceğim, ve o senin kalıntını öldürecek.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Yeremya 39:10
·
Tevrat
וּמִן־הָעָ֣ם הַדַּלִּ֗ים אֲשֶׁ֤ר אֵין־לָהֶם֙ מְא֔וּמָה הִשְׁאִ֛יר נְבוּזַרְאֲדָ֥ן רַב־טַבָּחִ֖ים בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֑ה וַיִּתֵּ֥ן לָהֶ֛ם כְּרָמִ֥ים וִֽיגֵבִ֖ים בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ancak muhafız komutanı Nebuzaradan, hiçbir şeyi olmayan yoksul halktan Yahuda diyarında bıraktı; ve o gün onlara bağlar ve tarlalar verdi.
Yeremya 52:16
·
Tevrat
וּמִדַּלּ֣וֹת הָאָ֔רֶץ הִשְׁאִ֕יר נְבוּזַרְאֲדָ֖ן רַב־טַבָּחִ֑ים לְכֹרְמִ֖ים וּלְיֹגְבִֽים
Fakat muhafız komutanı Nebuzaradan, yerin yoksullarından bağcılar ve çiftçiler olarak bıraktı.
2. Krallar 3:25
·
Tevrat
וְהֶעָרִ֣ים יַהֲרֹ֡סוּ וְכָל־חֶלְקָ֣ה ט֠וֹבָה יַשְׁלִ֨יכוּ אִישׁ־אַבְנ֜וֹ וּמִלְא֗וּהָ וְכָל־מַעְיַן־מַ֤יִם יִסְתֹּ֨מוּ֙ וְכָל־עֵֽץ־ט֣וֹב יַפִּ֔ילוּ עַד־הִשְׁאִ֧יר אֲבָנֶ֛יהָ בַּקִּ֖יר חֲרָ֑שֶׂת וַיָּסֹ֥בּוּ הַקַּלָּעִ֖ים וַיַּכּֽוּהָ
Şehirleri yıktılar ve her iyi tarlaya her adam kendi taşını attı ve onu doldurdular; bütün su pınarlarını tıkadılar ve her iyi ağacı devirdiler; ta ki Kir-Hareset'te taşları kalana kadar; sapancılar etrafını sarıp onu vurdular.
2. Krallar 10:11
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ יֵה֗וּא אֵ֣ת כָּל־הַנִּשְׁאָרִ֤ים לְבֵית־אַחְאָב֙ בְּיִזְרְעֶ֔אל וְכָל־גְּדֹלָ֖יו וּמְיֻדָּעָ֣יו וְכֹהֲנָ֑יו עַד־בִּלְתִּ֥י הִשְׁאִֽיר־ל֖וֹ שָׂרִֽיד
Yehu Yizreel'de Ahav'ın evinden bütün kalanları, bütün büyüklerini, tanıdıklarını ve kâhinlerini vurdu; ona sağ kalan bırakmayana kadar.
2. Krallar 10:14
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ תִּפְשׂ֣וּם חַיִּ֔ים וַֽיִּתְפְּשׂ֖וּם חַיִּ֑ים וַֽיִּשְׁחָט֞וּם אֶל־בּ֣וֹר בֵּֽית־עֵ֗קֶד אַרְבָּעִ֤ים וּשְׁנַ֨יִם֙ אִ֔ישׁ וְלֹֽא־הִשְׁאִ֥יר אִ֖ישׁ מֵהֶֽם
Dedi ki: 'Onları canlı tutun.' Onları canlı tuttular ve onları Beyt-Eked'in çukurunda kestiler; kırk iki kişiydiler ve onlardan kimseyi bırakmadı.
Örnek Ayetler (4 / 21)
Yeremya 8:3
·
Tevrat
וְנִבְחַ֥ר מָ֨וֶת֙ מֵֽחַיִּ֔ים לְכֹ֗ל הַשְּׁאֵרִית֙ הַנִּשְׁאָרִ֔ים מִן־הַמִּשְׁפָּחָ֥ה הָֽרָעָ֖ה הַזֹּ֑את בְּכָל־הַמְּקֹמ֤וֹת הַנִּשְׁאָרִים֙ אֲשֶׁ֣ר הִדַּחְתִּ֣ים שָׁ֔ם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Bu kötü aileden kalan tüm kalıntı için, onları oraya sürdüğüm kalan tüm yerlerde yaşamdan çok ölüm seçilecek, Ordular Yahvesi'nin bildirisidir.
Yeremya 21:7
·
Tevrat
וְאַחֲרֵי־כֵ֣ן נְאֻם־יְהוָ֡ה אֶתֵּ֣ן אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֣ה וְאֶת־עֲבָדָ֣יו וְאֶת־הָעָ֡ם וְאֶת־הַנִּשְׁאָרִים֩ בָּעִ֨יר הַזֹּ֜את מִן־הַדֶּ֣בֶר מִן־הַחֶ֣רֶב וּמִן־הָרָעָ֗ב בְּיַד֙ נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וּבְיַד֙ אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וְהִכָּ֣ם לְפִי־חֶ֔רֶב לֹֽא־יָח֣וּס עֲלֵיהֶ֔ם וְלֹ֥א יַחְמֹ֖ל וְלֹ֥א יְרַחֵֽם
Ve ondan sonra, Yahve'nin bildirisidir, Yahuda kralı Tsidkiya'yı, kullarını, halkı ve bu şehirde salgından, kılıçtan ve kıtlıktan kalanları Babil kralı Nebukadnessar'ın eline, düşmanlarının eline ve canlarını arayanların eline vereceğim; ve onları kılıcın ağzıyla vuracak, onları esirgemeyecek, acımayacak ve merhamet etmeyecek.
Yeremya 24:8
·
Tevrat
וְכַתְּאֵנִים֙ הָֽרָע֔וֹת אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹ֑עַ כִּי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה כֵּ֣ן אֶ֠תֵּן אֶת־צִדְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֤ה וְאֶת־שָׂרָיו֙ וְאֵ֣ת שְׁאֵרִ֣ית יְרוּשָׁלִַ֗ם הַנִּשְׁאָרִים֙ בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את וְהַיֹּשְׁבִ֖ים בְּאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Ve kötülükten yenilemeyecek kötü incirler gibi, çünkü Yahve şöyle dedi: Yahuda kralı Tsedekiya'yı ve önderlerini ve Yeruşalim'in kalanını, bu diyarda kalanları ve Mısır diyarında oturanları böyle vereceğim.
Yeremya 38:4
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ הַשָּׂרִ֜ים אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ י֣וּמַת נָא֮ אֶת־הָאִ֣ישׁ הַזֶּה֒ כִּֽי־עַל־כֵּ֡ן הֽוּא־מְרַפֵּ֡א אֶת־יְדֵי֩ אַנְשֵׁ֨י הַמִּלְחָמָ֜ה הַֽנִּשְׁאָרִ֣ים בָּעִ֣יר הַזֹּ֗את וְאֵת֙ יְדֵ֣י כָל־הָעָ֔ם לְדַבֵּ֣ר אֲלֵיהֶ֔ם כַּדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה כִּ֣י הָאִ֣ישׁ הַזֶּ֗ה אֵינֶ֨נּוּ דֹרֵ֧שׁ לְשָׁל֛וֹם לָעָ֥ם הַזֶּ֖ה כִּ֥י אִם־לְרָעָֽה
Bunun üzerine önderler krala dediler: 'Lütfen bu adam öldürülsün; çünkü o, onlara bu sözler gibi konuşarak bu şehirde kalan savaş adamlarının ellerini ve bütün halkın ellerini gevşetiyor. Çünkü bu adam bu halka esenlik değil, ancak kötülük arıyor.'
Örnek Ayetler (5 / 20)
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
1. Samuel 5:4
·
Tevrat
וַיַּשְׁכִּ֣מוּ בַבֹּקֶר֮ מִֽמָּחֳרָת֒ וְהִנֵּ֣ה דָג֗וֹן נֹפֵ֤ל לְפָנָיו֙ אַ֔רְצָה לִפְנֵ֖י אֲר֣וֹן יְהוָ֑ה וְרֹ֨אשׁ דָּג֜וֹן וּשְׁתֵּ֣י כַּפּ֣וֹת יָדָ֗יו כְּרֻתוֹת֙ אֶל־הַמִּפְתָּ֔ן רַ֥ק דָּג֖וֹן נִשְׁאַ֥ר עָלָֽיו
Ertesi sabah erkenden kalktılar ve işte Dagon, Yahve'nin sandığının önünde yüzünün üzerine yere düşmüştü; Dagon'un başı ve iki elinin avuçları eşiğe kesilmişti, sadece Dagon üzerinde kalmıştı.
1. Samuel 14:36
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שָׁא֡וּל נֵרְדָ֣ה אַחֲרֵי֩ פְלִשְׁתִּ֨ים לַ֜יְלָה וְֽנָבֹ֥זָה בָהֶ֣ם עַד־א֣וֹר הַבֹּ֗קֶר וְלֹֽא־נַשְׁאֵ֤ר בָּהֶם֙ אִ֔ישׁ וַיֹּ֣אמְר֔וּ כָּל־הַטּ֥וֹב בְּעֵינֶ֖יךָ עֲשֵׂ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ הַכֹּהֵ֔ן נִקְרְבָ֥ה הֲלֹ֖ם אֶל־הָאֱלֹהִֽים
Şaul dedi: 'Gece Filistlilerin arkasından inelim, sabahın ışığına kadar onları yağmalayalım ve onlarda adam bırakmayalım.' Dediler: 'Gözlerinde bütün iyi olanı yap.' Kâhin dedi: 'Buraya Tanrı'ya yaklaşalım.'
2. Krallar 10:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח יֵהוּא֙ בְּכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל וַיָּבֹ֨אוּ֙ כָּל־עֹבְדֵ֣י הַבַּ֔עַל וְלֹֽא־נִשְׁאַ֥ר אִ֖ישׁ אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־בָ֑א וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית הַבַּ֔עַל וַיִּמָּלֵ֥א בֵית־הַבַּ֖עַל פֶּ֥ה לָפֶֽה
Yehu bütün İsrail'e gönderdi; Baal'ın bütün kulları geldiler ve gelmeyen bir adam kalmadı. Baal'ın evine geldiler ve Baal'ın evi uçtan uca doldu.
2. Krallar 17:18
·
Tevrat
וַיִּתְאַנַּ֨ף יְהוָ֤ה מְאֹד֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיְסִרֵ֖ם מֵעַ֣ל פָּנָ֑יו לֹ֣א נִשְׁאַ֔ר רַ֛ק שֵׁ֥בֶט יְהוּדָ֖ה לְבַדּֽוֹ
Yahve İsrail'e çok öfkelendi ve onları kendi yüzünün önünden kaldırdı; yalnız Yahuda oymağı tek başına kaldı.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 7:3
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה קְרָ֨א נָ֜א בְּאָזְנֵ֤י הָעָם֙ לֵאמֹ֔ר מִֽי־יָרֵ֣א וְחָרֵ֔ד יָשֹׁ֥ב וְיִצְפֹּ֖ר מֵהַ֣ר הַגִּלְעָ֑ד וַיָּ֣שָׁב מִן־הָעָ֗ם עֶשְׂרִ֤ים וּשְׁנַ֨יִם֙ אֶ֔לֶף וַעֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִ֖ים נִשְׁאָֽרוּ
Ve şimdi lütfen halkın kulaklarına seslen ve de ki: Kim korkuyor ve titriyorsa dönsün ve Gileat dağından ayrılsın.' Bunun üzerine halktan yirmi iki bin kişi döndü ve on bin kişi kaldı.
Yeremya 34:7
·
Tevrat
וְחֵ֣יל מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֗ל נִלְחָמִים֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְעַ֛ל כָּל־עָרֵ֥י יְהוּדָ֖ה הַנּֽוֹתָר֑וֹת אֶל־לָכִישׁ֙ וְאֶל־עֲזֵקָ֔ה כִּ֣י הֵ֗נָּה נִשְׁאֲר֛וּ בְּעָרֵ֥י יְהוּדָ֖ה עָרֵ֥י מִבְצָֽר
Babil kralının ordusu Yeruşalim'e ve Yahuda'nın arta kalan bütün şehirlerine, Lakiş'e ve Azeka'ya karşı savaşıyordu; çünkü Yahuda şehirleri arasında surlu şehirler olarak bunlar kalmıştı.
Yeremya 38:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה כָל־הַנָּשִׁ֗ים אֲשֶׁ֤ר נִשְׁאֲרוּ֙ בְּבֵ֣ית מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֔ה מוּצָא֕וֹת אֶל־שָׂרֵ֖י מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וְהֵ֣נָּה אֹמְר֗וֹת הִסִּית֜וּךָ וְיָכְל֤וּ לְךָ֙ אַנְשֵׁ֣י שְׁלֹמֶ֔ךָ הָטְבְּע֥וּ בַבֹּ֛ץ רַגְלֶ֖ךָ נָסֹ֥גוּ אָחֽוֹר
Ve işte, Yahuda kralının evinde kalan bütün kadınlar Babil kralının komutanlarına çıkarılacaklar; ve onlar diyecekler: 'Senin barış adamların seni kışkırttılar ve sana üstün geldiler; ayakların çamura battı, geriye döndüler.'
1. Samuel 11:11
·
Tevrat
וַיְהִ֣י מִֽמָּחֳרָ֗ת וַיָּ֨שֶׂם שָׁא֣וּל אֶת־הָעָם֮ שְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁים֒ וַיָּבֹ֤אוּ בְתוֹךְ־הַֽמַּחֲנֶה֙ בְּאַשְׁמֹ֣רֶת הַבֹּ֔קֶר וַיַּכּ֥וּ אֶת־עַמּ֖וֹן עַד־חֹ֣ם הַיּ֑וֹם וַיְהִ֤י הַנִּשְׁאָרִים֙ וַיָּפֻ֔צוּ וְלֹ֥א נִשְׁאֲרוּ־בָ֖ם שְׁנַ֥יִם יָֽחַד
Ertesi gün Şaul halkı üç bölüğe ayırdı; sabah nöbetinde ordugahın ortasına geldiler ve günün ısınmasına kadar Ammon'u vurdular. Kalanlar dağıldılar ve onlarda iki kişi birlikte kalmadı.
2. Krallar 7:13
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ אֶחָ֨ד מֵעֲבָדָ֜יו וַיֹּ֗אמֶר וְיִקְחוּ־נָ֞א חֲמִשָּׁ֣ה מִן־הַסּוּסִים֮ הַֽנִּשְׁאָרִים֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָהּ֒ הִנָּ֗ם כְּכָל־הֲמ֤וֹן יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָ֔הּ הִנָּ֕ם כְּכָל־הֲמ֥וֹן יִשְׂרָאֵ֖ל אֲשֶׁר־תָּ֑מּוּ וְנִשְׁלְחָ֖ה וְנִרְאֶֽה
Kullarından biri yanıtladı ve dedi: 'Lütfen orada kalan atlardan beşini alsınlar; işte onlar, orada kalan bütün İsrail kalabalığı gibidir; işte onlar, tükenen bütün İsrail kalabalığı gibidir. Gönderelim ve görelim.'
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hagay 2:3
·
Tevrat
מִ֤י בָכֶם֙ הַנִּשְׁאָ֔ר אֲשֶׁ֤ר רָאָה֙ אֶת־הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה בִּכְבוֹד֖וֹ הָרִאשׁ֑וֹן וּמָ֨ה אַתֶּ֜ם רֹאִ֤ים אֹתוֹ֙ עַ֔תָּה הֲל֥וֹא כָמֹ֛הוּ כְּאַ֖יִן בְּעֵינֵיכֶֽם
Aranızda kalan kimdir ki bu evi ilk yüceliğiyle gördü? Ve şimdi onu ne görüyorsunuz? Gözlerinizde onun gibi hiçlik gibi değil mi?
1. Samuel 9:24
·
Tevrat
וַיָּ֣רֶם הַ֠טַּבָּח אֶת־הַשּׁ֨וֹק וְהֶעָלֶ֜יהָ וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵ֣י שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֤ה הַנִּשְׁאָר֙ שִׂים־לְפָנֶ֣יךָ אֱכֹ֔ל כִּ֧י לַמּוֹעֵ֛ד שָֽׁמוּר־לְךָ֥ לֵאמֹ֖ר הָעָ֣ם קָרָ֑אתִי וַיֹּ֧אכַל שָׁא֛וּל עִם־שְׁמוּאֵ֖ל בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ve aşçı budu ve üzerindekini kaldırdı ve Şaul'un önüne koydu ve dedi: 'İşte kalan, önüne koy, ye; çünkü halkı çağırdım diyerek belirlenen zaman için sana saklandı.' Ve Şaul o gün Samuel ile yedi.
2. Krallar 25:22
·
Tevrat
וְהָעָ֗ם הַנִּשְׁאָר֙ בְּאֶ֣רֶץ יְהוּדָ֔ה אֲשֶׁ֣ר הִשְׁאִ֔יר נְבֽוּכַדְנֶאצַּ֖ר מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֑ל וַיַּפְקֵ֣ד עֲלֵיהֶ֔ם אֶת־גְּדַלְיָ֖הוּ בֶּן־אֲחִיקָ֥ם בֶּן־שָׁפָֽן
Babil kralı Nebukadnessar'ın Yahuda diyarında bıraktığı kalan halka gelince, onların üzerine Şafan oğlu Ahikam oğlu Gedalya'yı görevlendirdi.
Yeşaya 4:3
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה הַנִּשְׁאָ֣ר בְּצִיּ֗וֹן וְהַנּוֹתָר֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם קָד֖וֹשׁ יֵאָ֣מֶר ל֑וֹ כָּל־הַכָּת֥וּב לַחַיִּ֖ים בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve Siyon'da arta kalana ve Yeruşalim'de geriye kalana kutsal denilecek; Yeruşalim'de yaşam için yazılmış olan herkese.
Ezra 1:4
·
Tevrat
וְכָל־הַנִּשְׁאָ֗ר מִֽכָּל־הַמְּקֹמוֹת֮ אֲשֶׁ֣ר ה֣וּא גָֽר־שָׁם֒ יְנַשְּׂא֨וּהוּ֙ אַנְשֵׁ֣י מְקֹמ֔וֹ בְּכֶ֥סֶף וּבְזָהָ֖ב וּבִרְכ֣וּשׁ וּבִבְהֵמָ֑ה עִם־הַ֨נְּדָבָ֔ה לְבֵ֥ית הָאֱלֹהִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve orada garip kaldığı bütün yerlerde geriye kalan herkesi, Yeruşalim'de olan Tanrı'nın evi için gönüllü sunuyla birlikte, kendi yerinin adamları gümüşle, altınla, malla ve hayvanla desteklesin.'
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 17:21
·
Tevrat
וְאֵ֨ת כָּל־מִבְרָחָ֤יו בְּכָל־אֲגַפָּיו֙ בַּחֶ֣רֶב יִפֹּ֔לוּ וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים לְכָל־ר֣וּחַ יִפָּרֵ֑שׂוּ וִידַעְתֶּ֕ם כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Ve bütün birliklerindeki kaçanların hepsi kılıçla düşecekler ve kalanlar her rüzgara dağılacaklar; ve benim, Yahve'nin konuştuğunu bileceksiniz.
Yaratılış 14:10
·
Tevrat
וְעֵ֣מֶק הַשִׂדִּ֗ים בֶּֽאֱרֹ֤ת בֶּאֱרֹת֙ חֵמָ֔ר וַיָּנֻ֛סוּ מֶֽלֶךְ־סְדֹ֥ם וַעֲמֹרָ֖ה וַיִּפְּלוּ־שָׁ֑מָּה וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים הֶ֥רָה נָּֽסוּ
Ve Siddim vadisi zift kuyularıydı; Sodom ve Gomora kralları kaçtılar ve oraya düştüler, ve geride kalanlar dağa kaçtılar.
Yasa'nın Tekrarı 19:20
·
Tevrat
וְהַנִּשְׁאָרִ֖ים יִשְׁמְע֣וּ וְיִרָ֑אוּ וְלֹֽא־יֹסִ֨פוּ לַעֲשׂ֜וֹת ע֗וֹד כַּדָּבָ֥ר הָרָ֛ע הַזֶּ֖ה בְּקִרְבֶּֽךָ
Ve geride kalanlar işitecekler ve korkacaklar; ve ortanızda bir daha bu kötü söz gibi yapmayacaklar.
Levililer 26:36
·
Tevrat
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֔ם וְהֵבֵ֤אתִי מֹ֨רֶךְ֙ בִּלְבָבָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיהֶ֑ם וְרָדַ֣ף אֹתָ֗ם ק֚וֹל עָלֶ֣ה נִדָּ֔ף וְנָס֧וּ מְנֻֽסַת־חֶ֛רֶב וְנָפְל֖וּ וְאֵ֥ין רֹדֵֽף
Aranızda kalanların düşmanlarının yerlerinde kalplerine korku getireceğim; savrulan yaprağın sesi onları kovalayacak, kılıçtan kaçışla kaçacaklar ve kovalayan yokken düşecekler.
Levililer 26:39
·
Tevrat
וְהַנִּשְׁאָרִ֣ים בָּכֶ֗ם יִמַּ֨קּוּ֙ בַּֽעֲוֺנָ֔ם בְּאַרְצֹ֖ת אֹיְבֵיכֶ֑ם וְאַ֛ף בַּעֲוֺנֹ֥ת אֲבֹתָ֖ם אִתָּ֥ם יִמָּֽקּוּ
Aranızda kalanlar düşmanlarınızın yerlerinde suçları içinde çürüyecekler; ayrıca babalarının suçları içinde onlarla çürüyecekler.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 17:6
·
Tevrat
וְנִשְׁאַר־בּ֤וֹ עֽוֹלֵלֹת֙ כְּנֹ֣קֶף זַ֔יִת שְׁנַ֧יִם שְׁלֹשָׁ֛ה גַּרְגְּרִ֖ים בְּרֹ֣אשׁ אָמִ֑יר אַרְבָּעָ֣ה חֲמִשָּׁ֗ה בִּסְעִפֶ֨יהָ֙ פֹּֽרִיָּ֔ה נְאֻם־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve zeytin çırpılması gibi onda döküntüler kalacak; en yüksek dalın başında iki üç tane, meyveli ağacın dallarında dört beş, İsrail'in Tanrısı Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 24:6
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן אָלָה֙ אָ֣כְלָה אֶ֔רֶץ וַֽיֶּאְשְׁמ֖וּ יֹ֣שְׁבֵי בָ֑הּ עַל־כֵּ֗ן חָרוּ֙ יֹ֣שְׁבֵי אֶ֔רֶץ וְנִשְׁאַ֥ר אֱנ֖וֹשׁ מִזְעָֽר
Bu yüzden lanet yeri yedi ve onda oturanlar suçlu bulundular; bu yüzden yerin oturanları yandılar ve az insan kaldı.
Zekeriya 9:7
·
Tevrat
וַהֲסִרֹתִ֨י דָמָ֜יו מִפִּ֗יו וְשִׁקֻּצָיו֙ מִבֵּ֣ין שִׁנָּ֔יו וְנִשְׁאַ֥ר גַּם־ה֖וּא לֵֽאלֹהֵ֑ינוּ וְהָיָה֙ כְּאַלֻּ֣ף בִּֽיהוּדָ֔ה וְעֶקְר֖וֹן כִּיבוּסִֽי
Ve onun kanlarını ağzından ve iğrenç şeylerini dişlerinin arasından kaldıracağım; ve o da Tanrımız için kalacak; ve Yahuda'da bir önder gibi olacak, ve Ekron Yevuslu gibi.
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 14:7
·
Tevrat
וְהִנֵּה֩ קָ֨מָה כָֽל־הַמִּשְׁפָּחָ֜ה עַל־שִׁפְחָתֶ֗ךָ וַיֹּֽאמְרוּ֙ תְּנִ֣י אֶת־מַכֵּ֣ה אָחִ֗יו וּנְמִתֵ֨הוּ֙ בְּנֶ֤פֶשׁ אָחִיו֙ אֲשֶׁ֣ר הָרָ֔ג וְנַשְׁמִ֖ידָה גַּ֣ם אֶת־הַיּוֹרֵ֑שׁ וְכִבּ֗וּ אֶת־גַּֽחַלְתִּי֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאָ֔רָה לְבִלְתִּ֧י שִׂים־לְאִישִׁ֛י שֵׁ֥ם וּשְׁאֵרִ֖ית עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה
Ve işte bütün aile kulunun üzerine kalktı ve dediler: 'Kardeşini vuranı ver, öldürdüğü kardeşinin canına karşılık onu öldürelim ve mirasçıyı da yok edelim.' Ve toprağın yüzü üzerinde kocam için bir isim ve kalıntı koymamak üzere kalan közümü söndürecekler.
Yeşu 13:1
·
Tevrat
וִיהוֹשֻׁ֣עַ זָקֵ֔ן בָּ֖א בַּיָּמִ֑ים וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלָ֗יו אַתָּ֤ה זָקַ֨נְתָּה֙ בָּ֣אתָ בַיָּמִ֔ים וְהָאָ֛רֶץ נִשְׁאֲרָ֥ה הַרְבֵּֽה־מְאֹ֖ד לְרִשְׁתָּֽהּ
Yeşu yaşlanmıştı, günlerde ilerlemişti; Yahve ona dedi: 'Sen yaşlandın, günlerde ilerledin ve mülk edinmek için çok fazla yer kaldı.'
Daniel 10:17
·
Tevrat
וְהֵ֣יךְ יוּכַ֗ל עֶ֤בֶד אֲדֹנִי֙ זֶ֔ה לְדַבֵּ֖ר עִם־אֲדֹ֣נִי זֶ֑ה וַאֲנִ֤י מֵעַ֨תָּה֙ לֹֽא־יַעֲמָד־בִּ֣י כֹ֔חַ וּנְשָׁמָ֖ה לֹ֥א נִשְׁאֲרָה־בִֽי
Ve efendimin bu kulu bu efendimle nasıl konuşabilir? Ve ben, şimdiden bende güç durmuyor ve bende nefes kalmadı.'
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 6:4
·
Tevrat
וַיַּחֲנ֣וּ עֲלֵיהֶ֗ם וַיַּשְׁחִ֨יתוּ֙ אֶת־יְב֣וּל הָאָ֔רֶץ עַד־בּוֹאֲךָ֖ עַזָּ֑ה וְלֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִֽחְיָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וְשֶׂ֥ה וָשׁ֖וֹר וַחֲמֽוֹר
Onlara karşı ordu kurarlar ve Gazze'ye varıncaya kadar yerin ürününü harap ederlerdi; İsrail'de yiyecek, koyun, sığır ve eşek bırakmazlardı.
Ovadya 1:5
·
Tevrat
אִם־גַּנָּבִ֤ים בָּאֽוּ־לְךָ֙ אִם־שׁ֣וֹדְדֵי לַ֔יְלָה אֵ֣יךְ נִדְמֵ֔יתָה הֲל֥וֹא יִגְנְב֖וּ דַּיָּ֑ם אִם־בֹּֽצְרִים֙ בָּ֣אוּ לָ֔ךְ הֲל֖וֹא יַשְׁאִ֥ירוּ עֹלֵלֽוֹת
Eğer hırsızlar sana gelseydi, eğer gece soyguncuları gelseydi, nasıl yok oldun! Yetecek kadarını çalmazlar mıydı? Eğer bağ bozucular sana gelseydi, döküntüleri bırakmazlar mıydı?
Çölde Sayım 9:12
·
Tevrat
לֹֽא־יַשְׁאִ֤ירוּ מִמֶּ֨נּוּ֙ עַד־בֹּ֔קֶר וְעֶ֖צֶם לֹ֣א יִשְׁבְּרוּ־ב֑וֹ כְּכָל־חֻקַּ֥ת הַפֶּ֖סַח יַעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ
Sabaha kadar ondan bırakmayacaklar ve onda kemik kırmayacaklar; Fısıh'ın bütün kurallarına göre onu yapacaklar.
Örnek Ayetler (3)
Yeşu 13:2
·
Tevrat
זֹ֥את הָאָ֖רֶץ הַנִּשְׁאָ֑רֶת כָּל־גְּלִיל֥וֹת הַפְּלִשְׁתִּ֖ים וְכָל־הַגְּשׁוּרִֽי
Kalan yer şudur: Filistlilerin bütün bölgeleri ve bütün Geşurlular,
2. Tarihler 30:6
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֩ הָרָצִ֨ים בָּֽאִגְּר֜וֹת מִיַּ֧ד הַמֶּ֣לֶךְ וְשָׂרָ֗יו בְּכָל־יִשְׂרָאֵל֙ וִֽיהוּדָ֔ה וּכְמִצְוַ֥ת הַמֶּ֖לֶךְ לֵאמֹ֑ר בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל שׁ֚וּבוּ אֶל־יְהוָ֗ה אֱלֹהֵי֙ אַבְרָהָם֙ יִצְחָ֣ק וְיִשְׂרָאֵ֔ל וְיָשֹׁב֙ אֶל־הַפְּלֵיטָ֔ה הַנִּשְׁאֶ֣רֶת לָכֶ֔ם מִכַּ֖ף מַלְכֵ֥י אַשּֽׁוּר
Ulaklar kralın ve önderlerinin elinden mektuplarla bütün İsrail'de ve Yahuda'da gittiler ve kralın buyruğuna göre dediler: 'İsrail oğulları, İbrahim'in, İshak'ın ve İsrail'in Tanrısı Yahve'ye dönün; o da Asur krallarının elinden size kalan kurtulanlara dönsün.
Mısır'dan Çıkış 10:5
·
Tevrat
וְכִסָּה֙ אֶת־עֵ֣ין הָאָ֔רֶץ וְלֹ֥א יוּכַ֖ל לִרְאֹ֣ת אֶת־הָאָ֑רֶץ וְאָכַ֣ל אֶת־יֶ֣תֶר הַפְּלֵטָ֗ה הַנִּשְׁאֶ֤רֶת לָכֶם֙ מִן־הַבָּרָ֔ד וְאָכַל֙ אֶת־כָּל־הָעֵ֔ץ הַצֹּמֵ֥חַ לָכֶ֖ם מִן־הַשָּׂדֶֽה
Yerin gözünü örtecek ve yeri görmeye güç yetiremeyecek; doludan size arta kalan kurtulanın kalanını yiyecek ve tarladan size filizlenen bütün ağacı yiyecek.