699
Kullanım
15
Lemma
85
Türev
94
Anlam
15 lemma, 85 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
שָׁאוּל Lemma | şaul | Şaul, Şaul, istenen, talep edilen | İsim | 353 | ||
וְשָׁאוּל | ve-şaul | ve Şaul, Şaul, istenen, talep edilen | İsim | 26 | ||
לְשָׁאוּל | le-şaul | Şaul'a, Şaul, istenen, talep edilen | İsim | 21 | ||
לְשָׁאֽוּל | le-şa'ul | Şaul'a, Şaul, istenen, talep edilen | İsim | 4 | ||
וּלְשָׁאוּל | uleşaul | ve Şaul'a, Şaul, istenen, sorulan | İsim | 2 | ||
מִשָּׁאוּל | mi-şşaul | Şaul'dan, Şaul, istenen, talep edilen | İsim | 1 | ||
שָֽׁאַל Lemma | şa'al | sordu, sormak, istemek, talep etmek | Fiil | 37 | ||
וַיִּשְׁאַל | vayyiş'al | ve sordu, sormak, istemek, dilenmek | Fiil | 23 | ||
שָׁאַלְתָּ | şa'alta | sordun, sormak, istemek, dilemek | Fiil | 13 | ||
וַֽיִּשְׁאֲלוּ | va-yyiş'alu | ve sordular, sormak, istemek, dilenmek | Fiil | 11 | ||
שָׁאָֽלוּ | şa'alu | sordular, sormak, istemek, talep etmek | Fiil | 10 | ||
לִשְׁאֹל | li-ş'ol | sormak için, sormak, istemek, dilemek | Fiil | 8 | ||
לְשָׁאוּל | le-şaul | Şaul'a, Şaul, istenen, dilenen | Fiil | 6 | ||
Örnek Ayetler (5 / 6) Hakimler 1:14 · Tevrat וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?' 1. Samuel 12:17 · Tevrat הֲל֤וֹא קְצִיר־חִטִּים֙ הַיּ֔וֹם אֶקְרָא֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיִתֵּ֥ן קֹל֖וֹת וּמָטָ֑ר וּדְע֣וּ וּרְא֗וּ כִּֽי־רָעַתְכֶ֤ם רַבָּה֙ אֲשֶׁ֤ר עֲשִׂיתֶם֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לִשְׁא֥וֹל לָכֶ֖ם מֶֽלֶךְ Bugün buğday hasadı değil mi? Yahve'ye sesleneceğim, O da gök gürlemeleri ve yağmur verecek; böylece kendinize kral istemekle Yahve'nin gözlerinde yaptığınız kötülüğünüzün büyük olduğunu bilin ve görün. 2. Krallar 2:10 · Tevrat וַיֹּ֖אמֶר הִקְשִׁ֣יתָ לִשְׁא֑וֹל אִם־תִּרְאֶ֨ה אֹתִ֜י לֻקָּ֤ח מֵֽאִתָּךְ֙ יְהִֽי־לְךָ֣ כֵ֔ן וְאִם־אַ֖יִן לֹ֥א יִהְיֶֽה Dedi ki: 'İstemeyi zorlaştırdın; yanından alınırken beni görürsen sana öyle olsun, ama değilse olmayacak.' Yeşu 15:18 · Tevrat וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ שָׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ O geldiğinde, babasından tarla istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?' 1. Tarihler 10:13 · Tevrat וַיָּ֣מָת שָׁא֗וּל בְּמַֽעֲלוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר מָעַ֣ל בַּֽיהוָ֔ה עַל־דְּבַ֥ר יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר לֹא־שָׁמָ֑ר וְגַם־לִשְׁא֥וֹל בָּא֖וֹב לִדְרֽוֹשׁ Böylece Şaul, Yahve'ye karşı işlediği ihaneti yüzünden, tutmadığı Yahve'nin sözü yüzünden ve ayrıca danışmak için bir cin çağırana başvurduğu için öldü. | ||||||
וְשָׁאַל | ve-şa'al | ve sordu, sormak, talep etmek, dilenmek | Fiil | 4 | ||
נִשְׁאֹל | nişol | sormak, sormak, istemek, talep etmek | Fiil | 4 | ||
יִשְׁאַל | yiş'al | soracak, sormak, istemek, dilenmek | Fiil | 3 | ||
שַׁאֲלִי | şa'ali | sor, sormak, istemek, talep etmek | Fiil | 3 | ||
שְׁאֶלְתֶּם | şe'eltem | sordunuz, sormak, istemek, talep etmek | Fiil | 3 | ||
וְשָׁאֲלוּ | ve-şa'alu | ve sordular, sormak, istemek, dilenmek | Fiil | 3 | ||
וַיִּשְׁאָלֵהוּ | va-yyiş'alehu | ve sordu ona, sormak, talep etmek, istemek | Zamir | 3 | ||
Örnek Ayetler (5 / 353)
2. Samuel 1:1
·
Tevrat
וַיְהִ֗י אַֽחֲרֵי֙ מ֣וֹת שָׁא֔וּל וְדָוִ֣ד שָׁ֔ב מֵהַכּ֖וֹת אֶת־הָעֲמָלֵ֑ק וַיֵּ֧שֶׁב דָּוִ֛ד בְּצִקְלָ֖ג יָמִ֥ים שְׁנָֽיִם
Şaul'un ölümünden sonra, Davut Amaleklileri vurmaktan döndü; Davut Tsiklag'da iki gün oturdu.
2. Samuel 1:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וְהִנֵּה֩ אִ֨ישׁ בָּ֤א מִן־הַֽמַּחֲנֶה֙ מֵעִ֣ם שָׁא֔וּל וּבְגָדָ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיְהִי֙ בְּבֹא֣וֹ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Üçüncü günde, işte Şaul'un yanından, ordugahtan bir adam geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı. Davut'a geldiğinde yere düştü ve secde etti.
2. Samuel 1:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֥יו דָּוִ֛ד מֶה־הָיָ֥ה הַדָּבָ֖ר הַגֶּד־נָ֣א לִ֑י וַ֠יֹּאמֶר אֲשֶׁר־נָ֨ס הָעָ֜ם מִן־הַמִּלְחָמָ֗ה וְגַם־הַרְבֵּ֞ה נָפַ֤ל מִן־הָעָם֙ וַיָּמֻ֔תוּ וְגַ֗ם שָׁא֛וּל וִיהוֹנָתָ֥ן בְּנ֖וֹ מֵֽתוּ
Davut ona dedi: 'Olay ne oldu? Lütfen bana bildir.' O da dedi: 'Halk savaştan kaçtı, ayrıca halktan birçoğu düştü ve öldüler; Şaul ve oğlu Yonatan da öldüler.'
2. Samuel 1:5
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד אֶל־הַנַּ֖עַר הַמַּגִּ֣יד ל֑וֹ אֵ֣יךְ יָדַ֔עְתָּ כִּי־מֵ֥ת שָׁא֖וּל וִיהֽוֹנָתָ֥ן בְּנֽוֹ
Davut kendisine bildiren gence dedi: 'Şaul'un ve oğlu Yonatan'ın öldüğünü nasıl biliyorsun?'
2. Samuel 1:6
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הַנַּ֣עַר הַמַּגִּ֣יד ל֗וֹ נִקְרֹ֤א נִקְרֵ֨יתִי֙ בְּהַ֣ר הַגִּלְבֹּ֔עַ וְהִנֵּ֥ה שָׁא֖וּל נִשְׁעָ֣ן עַל־חֲנִית֑וֹ וְהִנֵּ֥ה הָרֶ֛כֶב וּבַעֲלֵ֥י הַפָּרָשִׁ֖ים הִדְבִּקֻֽהוּ
Kendisine bildiren genç dedi: 'Gilboa Dağı'nda tesadüfen bulundum; işte Şaul mızrağına yaslanmıştı ve işte savaş arabaları ve atlılar ona yetişmişlerdi.'
Örnek Ayetler (5 / 26)
1. Samuel 9:5
·
Tevrat
הֵ֗מָּה בָּ֚אוּ בְּאֶ֣רֶץ צ֔וּף וְשָׁא֥וּל אָמַ֛ר לְנַעֲר֥וֹ אֲשֶׁר־עִמּ֖וֹ לְכָ֣ה וְנָשׁ֑וּבָה פֶּן־יֶחְדַּ֥ל אָבִ֛י מִן־הָאֲתֹנ֖וֹת וְדָ֥אַג לָֽנוּ
Onlar Tsuf diyarına geldiler ve Şaul yanındaki gencine dedi: 'Gel ve dönelim, babam dişi eşekleri bırakıp bizim için endişelenmesin.'
1. Samuel 13:3
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ יוֹנָתָ֗ן אֵ֣ת נְצִ֤יב פְּלִשְׁתִּים֙ אֲשֶׁ֣ר בְּגֶ֔בַע וַֽיִּשְׁמְע֖וּ פְּלִשְׁתִּ֑ים וְשָׁאוּל֩ תָּקַ֨ע בַּשּׁוֹפָ֤ר בְּכָל־הָאָ֨רֶץ֙ לֵאמֹ֔ר יִשְׁמְע֖וּ הָעִבְרִֽים
Yonatan Geva'daki Filistli garnizonunu vurdu ve Filistliler bunu işittiler. Şaul, 'İbraniler işitsin' diyerek bütün yerde şofar çaldı.
1. Samuel 13:7
·
Tevrat
וְעִבְרִ֗ים עָֽבְרוּ֙ אֶת־הַיַּרְדֵּ֔ן אֶ֥רֶץ גָּ֖ד וְגִלְעָ֑ד וְשָׁאוּל֙ עוֹדֶ֣נּוּ בַגִּלְגָּ֔ל וְכָל־הָעָ֖ם חָרְד֥וּ אַחֲרָֽיו
İbraniler Şeria'yı geçip Gad ve Gilead diyarına gittiler; Şaul ise hala Gilgal'daydı ve bütün halk titreyerek onun ardınca gidiyordu.
1. Samuel 13:16
·
Tevrat
וְשָׁא֞וּל וְיוֹנָתָ֣ן בְּנ֗וֹ וְהָעָם֙ הַנִּמְצָ֣א עִמָּ֔ם יֹשְׁבִ֖ים בְּגֶ֣בַע בִּנְיָמִ֑ן וּפְלִשְׁתִּ֖ים חָנ֥וּ בְמִכְמָֽשׂ
Saul, oğlu Yonatan ve yanlarında bulunan halk Benyamin'in Geva'sında oturuyorlardı; Filistliler ise Mikmaş'ta ordugah kurdular.
1. Samuel 14:2
·
Tevrat
וְשָׁא֗וּל יוֹשֵׁב֙ בִּקְצֵ֣ה הַגִּבְעָ֔ה תַּ֥חַת הָרִמּ֖וֹן אֲשֶׁ֣ר בְּמִגְר֑וֹן וְהָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ כְּשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִֽישׁ
Saul, Giva'nın ucunda, Migron'daki nar ağacının altında oturuyordu; yanındaki halk yaklaşık altı yüz adamdı.
Örnek Ayetler (5 / 21)
2. Samuel 2:8
·
Tevrat
וְאַבְנֵ֣ר בֶּן־נֵ֔ר שַׂר־צָבָ֖א אֲשֶׁ֣ר לְשָׁא֑וּל לָקַ֗ח אֶת־אִ֥ישׁ בֹּ֨שֶׁת֙ בֶּן־שָׁא֔וּל וַיַּעֲבִרֵ֖הוּ מַחֲנָֽיִם
Fakat Şaul'un ordu komutanı olan Ner oğlu Avner, Şaul oğlu İş-Boşet'i aldı ve onu Mahanayim'e geçirdi.
2. Samuel 9:9
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א הַמֶּ֗לֶךְ אֶל־צִיבָ֛א נַ֥עַר שָׁא֖וּל וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֑יו כֹּל֩ אֲשֶׁ֨ר הָיָ֤ה לְשָׁאוּל֙ וּלְכָל־בֵּית֔וֹ נָתַ֖תִּי לְבֶן־אֲדֹנֶֽיךָ
Kral Şaul'un hizmetkârı Tsiva'yı çağırdı ve ona dedi: 'Şaul'un ve bütün evinin olan her şeyi efendinin oğluna verdim.'
2. Samuel 21:8
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח הַמֶּ֡לֶךְ אֶת־שְׁ֠נֵי בְּנֵ֨י רִצְפָּ֤ה בַת־אַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר יָלְדָ֣ה לְשָׁא֔וּל אֶת־אַרְמֹנִ֖י וְאֶת־מְפִבֹ֑שֶׁת וְאֶת־חֲמֵ֗שֶׁת בְּנֵי֙ מִיכַ֣ל בַּת־שָׁא֔וּל אֲשֶׁ֥ר יָלְדָ֛ה לְעַדְרִיאֵ֥ל בֶּן־בַּרְזִלַּ֖י הַמְּחֹלָתִֽי
Kral, Aya kızı Ritspa'nın Şaul'a doğurduğu iki oğlunu, Armoni'yi ve Mefiboşet'i; ve Şaul kızı Mikal'ın Meholalı Barzillay oğlu Adriel'e doğurduğu beş oğlunu aldı.
1. Samuel 13:22
·
Tevrat
וְהָיָה֙ בְּי֣וֹם מִלְחֶ֔מֶת וְלֹ֨א נִמְצָ֜א חֶ֤רֶב וַחֲנִית֙ בְּיַ֣ד כָּל־הָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר אֶת־שָׁא֖וּל וְאֶת־יוֹנָתָ֑ן וַתִּמָּצֵ֣א לְשָׁא֔וּל וּלְיוֹנָתָ֖ן בְּנֽוֹ
Savaş gününde Saul ve Yonatan ile birlikte olan bütün halkın elinde kılıç ve mızrak bulunmadı; ancak Saul ve oğlu Yonatan'da bulundu.
1. Samuel 14:16
·
Tevrat
וַיִּרְא֤וּ הַצֹּפִים֙ לְשָׁא֔וּל בְּגִבְעַ֖ת בִּנְיָמִ֑ן וְהִנֵּ֧ה הֶהָמ֛וֹן נָמ֖וֹג וַיֵּ֥לֶךְ וַהֲלֹֽם
Saul'un Benyamin'in Giva'sındaki gözcüleri gördüler; ve işte kalabalık eriyordu ve oraya buraya gidiyordu.
Örnek Ayetler (4)
1. Samuel 21:8
·
Tevrat
וְשָׁ֡ם אִישׁ֩ מֵעַבְדֵ֨י שָׁא֜וּל בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא נֶעְצָר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וּשְׁמ֖וֹ דֹּאֵ֣ג הָאֲדֹמִ֑י אַבִּ֥יר הָרֹעִ֖ים אֲשֶׁ֥ר לְשָׁאֽוּל
O gün orada Saul'un kullarından bir adam Yahve'nin önünde alıkonulmuştu; onun adı Edomlu Doeg'di, Saul'un çobanlarının başıydı.
1. Samuel 24:6
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ אַֽחֲרֵי־כֵ֔ן וַיַּ֥ךְ לֵב־דָּוִ֖ד אֹת֑וֹ עַ֚ל אֲשֶׁ֣ר כָּרַ֔ת אֶת־כָּנָ֖ף אֲשֶׁ֥ר לְשָׁאֽוּל
Bundan sonra Davut'un kalbi Saul'un eteğini kestiği için onu vurdu.
1. Samuel 31:11
·
Tevrat
וַיִּשְׁמְע֣וּ אֵלָ֔יו יֹשְׁבֵ֖י יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָשׂ֥וּ פְלִשְׁתִּ֖ים לְשָׁאֽוּל
Yaveş Gilat'ta oturanlar, Filistlilerin Şaul'a yaptıklarını duydular.
1. Tarihler 10:11
·
Tevrat
וַֽיִּשְׁמְע֔וּ כֹּ֖ל יָבֵ֣ישׁ גִּלְעָ֑ד אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשׂ֥וּ פְלִשְׁתִּ֖ים לְשָׁאֽוּל
Ve bütün Yaveş-Gileat, Filistlilerin Şaul'a yaptıkları her şeyi duydu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 3:7
·
Tevrat
וּלְשָׁא֣וּל פִּלֶ֔גֶשׁ וּשְׁמָ֖הּ רִצְפָּ֣ה בַת־אַיָּ֑ה וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אַבְנֵ֔ר מַדּ֥וּעַ בָּ֖אתָה אֶל־פִּילֶ֥גֶשׁ אָבִֽי
Ve Şaul'un Aya kızı Ritspa adında bir cariyesi vardı. Ve Avner'e dedi: 'Neden babamın cariyesine girdin?'
1. Samuel 23:13
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד וַאֲנָשָׁ֜יו כְּשֵׁשׁ־מֵא֣וֹת אִ֗ישׁ וַיֵּצְאוּ֙ מִקְּעִלָ֔ה וַיִּֽתְהַלְּכ֖וּ בַּאֲשֶׁ֣ר יִתְהַלָּ֑כוּ וּלְשָׁא֣וּל הֻגַּ֗ד כִּֽי־נִמְלַ֤ט דָּוִד֙ מִקְּעִילָ֔ה וַיֶּחְדַּ֖ל לָצֵֽאת
Bunun üzerine Davut ve adamları, yaklaşık altı yüz kişi, kalktılar ve Keila'dan çıktılar ve gidebilecekleri yere gittiler. Saul'a Davut'un Keila'dan kaçtığı bildirildi ve o çıkmaktan vazgeçti.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 4:8
·
Tevrat
וַ֠יָּבִאוּ אֶת־רֹ֨אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֥שֶׁת אֶל־דָּוִד֮ חֶבְרוֹן֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ הִנֵּֽה־רֹ֣אשׁ אִֽישׁ־בֹּ֗שֶׁת בֶּן־שָׁאוּל֙ אֹֽיִבְךָ֔ אֲשֶׁ֥ר בִּקֵּ֖שׁ אֶת־נַפְשֶׁ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יְ֠הוָה לַֽאדֹנִ֨י הַמֶּ֤לֶךְ נְקָמוֹת֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה מִשָּׁא֖וּל וּמִזַּרְעֽוֹ
İşboşet'in başını Hevron'a, Davut'a getirdiler ve krala dediler: 'İşte canını arayan düşmanın Şaul'un oğlu İşboşet'in başı; Yahve bugün efendim krala Şaul'dan ve soyundan öçler verdi.'
Örnek Ayetler (5 / 37)
Hakimler 5:25
·
Tevrat
מַ֥יִם שָׁאַ֖ל חָלָ֣ב נָתָ֑נָה בְּסֵ֥פֶל אַדִּירִ֖ים הִקְרִ֥יבָה חֶמְאָֽה
Su istedi, süt verdi; soylulara yaraşır kasede kaymak sundu.
Hakimler 8:26
·
Tevrat
וַיְהִ֗י מִשְׁקַ֞ל נִזְמֵ֤י הַזָּהָב֙ אֲשֶׁ֣ר שָׁאָ֔ל אֶ֥לֶף וּשְׁבַע־מֵא֖וֹת זָהָ֑ב לְ֠בַד מִן־הַשַּׂהֲרֹנִ֨ים וְהַנְּטִפ֜וֹת וּבִגְדֵ֣י הָאַרְגָּמָ֗ן שֶׁעַל֙ מַלְכֵ֣י מִדְיָ֔ן וּלְבַד֙ מִן־הָ֣עֲנָק֔וֹת אֲשֶׁ֖ר בְּצַוְּארֵ֥י גְמַלֵּיהֶֽם
İstediği altın küpelerin ağırlığı bin yedi yüz altın oldu; Midyan krallarının üzerindeki hilallerden, kolyelerden ve mor giysilerden hariç ve develerinin boyunlarında olan zincirlerden hariç.
Hakimler 18:5
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמְרוּ ל֖וֹ שְׁאַל־נָ֣א בֵאלֹהִ֑ים וְנֵ֣דְעָ֔ה הֲתַצְלִ֣יחַ דַּרְכֵּ֔נוּ אֲשֶׁ֥ר אֲנַ֖חְנוּ הֹלְכִ֥ים עָלֶֽיהָ
Ona dediler: 'Lütfen Tanrı'ya sor, üzerinde gittiğimiz yolumuz başarılı olacak mı bilelim.'
Hagay 2:11
·
Tevrat
כֹּ֥ה אָמַ֖ר יְהוָ֣ה צְבָא֑וֹת שְׁאַל־נָ֧א אֶת־הַכֹּהֲנִ֛ים תּוֹרָ֖ה לֵאמֹֽר
Ordular Yahve şöyle dedi: Lütfen kâhinlere yasa sor, diyerek:
Hezekiel 21:26
·
Tevrat
כִּֽי־עָמַ֨ד מֶלֶךְ־בָּבֶ֜ל אֶל־אֵ֣ם הַדֶּ֗רֶךְ בְּרֹ֛אשׁ שְׁנֵ֥י הַדְּרָכִ֖ים לִקְסָם־קָ֑סֶם קִלְקַ֤ל בַּֽחִצִּים֙ שָׁאַ֣ל בַּתְּרָפִ֔ים רָאָ֖ה בַּכָּבֵֽד
Çünkü Babil kralı fal bakmak için yolun ayrımında, iki yolun başında durdu; okları salladı, terafimlere sordu, karaciğere baktı.
Örnek Ayetler (5 / 23)
2. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י אַֽחֲרֵי־כֵ֗ן וַיִּשְׁאַל֩ דָּוִ֨ד בַּֽיהוָ֤ה לֵאמֹר֙ הַאֶעֱלֶ֗ה בְּאַחַת֙ עָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלָ֖יו עֲלֵ֑ה וַיֹּ֧אמֶר דָּוִ֛ד אָ֥נָה אֶעֱלֶ֖ה וַיֹּ֥אמֶר חֶבְרֹֽנָה
Bundan sonra Davut Yahve'ye sorarak dedi: 'Yahuda şehirlerinin birine çıkayım mı?' Yahve ona dedi: 'Çık.' Davut dedi: 'Nereye çıkayım?' O da dedi: 'Hevron'a.'
2. Samuel 5:19
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֨ל דָּוִ֤ד בַּֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאֶֽעֱלֶה֙ אֶל־פְּלִשְׁתִּ֔ים הֲתִתְּנֵ֖ם בְּיָדִ֑י וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֤ה אֶל־דָּוִד֙ עֲלֵ֔ה כִּֽי־נָתֹ֥ן אֶתֵּ֛ן אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֖ים בְּיָדֶֽךָ
Davut Yahve'ye diyerek sordu: 'Filistlilere çıkayım mı? Onları elime verecek misin?' Yahve Davut'a dedi: 'Çık, çünkü Filistlileri kesinlikle eline vereceğim.'
2. Samuel 5:23
·
Tevrat
וַיִּשְׁאַ֤ל דָּוִד֙ בַּֽיהוָ֔ה וַיֹּ֖אמֶר לֹ֣א תַעֲלֶ֑ה הָסֵב֙ אֶל־אַ֣חֲרֵיהֶ֔ם וּבָ֥אתָ לָהֶ֖ם מִמּ֥וּל בְּכָאִֽים
Davut Yahve'ye sordu ve dedi: 'Çıkmayacaksın; arkalarına dön ve onlara baka ağaçlarının karşısından geleceksin.'
2. Samuel 11:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א אוּרִיָּ֖ה אֵלָ֑יו וַיִּשְׁאַ֣ל דָּוִ֗ד לִשְׁל֤וֹם יוֹאָב֙ וְלִשְׁל֣וֹם הָעָ֔ם וְלִשְׁל֖וֹם הַמִּלְחָמָֽה
Uriya ona geldi; Davut Yoav'ın esenliğini, halkın esenliğini ve savaşın esenliğini sordu.
2. Samuel 12:20
·
Tevrat
וַיָּקָם֩ דָּוִ֨ד מֵהָאָ֜רֶץ וַיִּרְחַ֣ץ וַיָּ֗סֶךְ וַיְחַלֵּף֙ שִׂמְלֹתָ֔יו וַיָּבֹ֥א בֵית־יְהוָ֖ה וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיָּבֹא֙ אֶל־בֵּית֔וֹ וַיִּשְׁאַ֕ל וַיָּשִׂ֥ימוּ ל֛וֹ לֶ֖חֶם וַיֹּאכַֽל
Bunun üzerine Davut yerden kalktı, yıkandı, yağlandı ve giysilerini değiştirdi; Yahve'nin evine gelip secde etti. Sonra evine geldi, istedi ve ona ekmek koydular, o da yedi.
Örnek Ayetler (4 / 13)
1. Samuel 1:17
·
Tevrat
וַיַּ֧עַן עֵלִ֛י וַיֹּ֖אמֶר לְכִ֣י לְשָׁל֑וֹם וֵאלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל יִתֵּן֙ אֶת־שֵׁ֣לָתֵ֔ךְ אֲשֶׁ֥ר שָׁאַ֖לְתְּ מֵעִמּֽוֹ
Eli cevap verdi ve dedi: 'Esenlikle git; İsrail'in Tanrısı O'ndan dilediğin dileğini versin.'
1. Krallar 2:20
·
Tevrat
וַתֹּ֗אמֶר שְׁאֵלָ֨ה אַחַ֤ת קְטַנָּה֙ אָֽנֹכִי֙ שֹׁאֶ֣לֶת מֵֽאִתָּ֔ךְ אַל־תָּ֖שֶׁב אֶת־פָּנָ֑י וַיֹּֽאמֶר־לָ֤הּ הַמֶּ֨לֶךְ֙ שַׁאֲלִ֣י אִמִּ֔י כִּ֥י לֹֽא־אָשִׁ֖יב אֶת־פָּנָֽיִךְ
Dedi: 'Senden küçük bir dilek diliyorum, yüzümü çevirme.' Kral ona dedi: 'Dile annem, çünkü yüzünü çevirmeyeceğim.'
1. Krallar 2:22
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ הַמֶּ֨לֶךְ שְׁלֹמֹ֜ה וַיֹּ֣אמֶר לְאִמּ֗וֹ וְלָמָה֩ אַ֨תְּ שֹׁאֶ֜לֶת אֶת־אֲבִישַׁ֤ג הַשֻּׁנַמִּית֙ לַאֲדֹ֣נִיָּ֔הוּ וְשַֽׁאֲלִי־לוֹ֙ אֶת־הַמְּלוּכָ֔ה כִּ֛י ה֥וּא אָחִ֖י הַגָּד֣וֹל מִמֶּ֑נִּי וְלוֹ֙ וּלְאֶבְיָתָ֣ר הַכֹּהֵ֔ן וּלְיוֹאָ֖ב בֶּן־צְרוּיָֽה
Kral Süleyman yanıtladı ve annesine dedi: 'Neden Adoniya için Şunemli Avişag'ı diliyorsun? Onun için krallığı da dile; çünkü o benden büyük kardeşimdir, onun için, kâhin Evyatar için ve Tseruya oğlu Yoav için.'
1. Krallar 3:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֱלֹהִ֜ים אֵלָ֗יו יַעַן֩ אֲשֶׁ֨ר שָׁאַ֜לְתָּ אֶת־הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֗ה וְלֹֽא־שָׁאַ֨לְתָּ לְּךָ֜ יָמִ֣ים רַבִּ֗ים וְלֹֽא־שָׁאַ֤לְתָּ לְּךָ֙ עֹ֔שֶׁר וְלֹ֥א שָׁאַ֖לְתָּ נֶ֣פֶשׁ אֹיְבֶ֑יךָ וְשָׁאַ֧לְתָּ לְּךָ֛ הָבִ֖ין לִשְׁמֹ֥עַ מִשְׁפָּֽט
Ve Tanrı ona dedi: 'Mademki bu şeyi diledin ve kendin için birçok gün dilemedin, ve kendin için zenginlik dilemedin, ve düşmanlarının canını dilemedin, ama kendin için yargıyı dinleyip anlamayı diledin;
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 18:15
·
Tevrat
וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֔מָּה וַיָּבֹ֛אוּ אֶל־בֵּֽית־הַנַּ֥עַר הַלֵּוִ֖י בֵּ֣ית מִיכָ֑ה וַיִּשְׁאֲלוּ־ל֖וֹ לְשָׁלֽוֹם
Oraya saptılar ve Levili gencin evine, Mika'nın evine geldiler ve ona esenlik sordular.
Hakimler 20:18
·
Tevrat
וַיָּקֻ֜מוּ וַיַּעֲל֣וּ בֵֽית־אֵל֮ וַיִּשְׁאֲל֣וּ בֵאלֹהִים֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל מִ֚י יַעֲלֶה־לָּ֣נוּ בַתְּחִלָּ֔ה לַמִּלְחָמָ֖ה עִם־בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה יְהוּדָ֥ה בַתְּחִלָּֽה
Kalktılar ve Beytel'e çıktılar ve Tanrı'ya sordular. İsrailoğulları dediler: 'Bünyaminoğulları ile savaşa bizim için ilk kim çıkacak?' Yahve dedi: 'İlk Yahuda.'
Hakimler 20:23
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּבְכּ֣וּ לִפְנֵֽי־יְהוָה֮ עַד־הָעֶרֶב֒ וַיִּשְׁאֲל֤וּ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאוֹסִ֗יף לָגֶ֨שֶׁת֙ לַמִּלְחָמָ֔ה עִם־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן אָחִ֑י וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה עֲל֥וּ אֵלָֽיו
İsrailoğulları çıktılar ve akşama kadar Yahve'nin önünde ağladılar ve Yahve'ye sorarak dediler: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa yaklaşmaya devam edeyim mi?' Yahve dedi: 'Ona karşı çıkın.'
Hakimler 20:27
·
Tevrat
וַיִּשְׁאֲל֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּֽיהוָ֑ה וְשָׁ֗ם אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים בַּיָּמִ֖ים הָהֵֽם
İsrailoğulları Yahve'ye sordular; o günlerde Tanrı'nın antlaşma sandığı oradaydı.
Yeremya 38:27
·
Tevrat
וַיָּבֹ֨אוּ כָל־הַשָּׂרִ֤ים אֶֽל־יִרְמְיָ֨הוּ֙ וַיִּשְׁאֲל֣וּ אֹת֔וֹ וַיַּגֵּ֤ד לָהֶם֙ כְּכָל־הַדְּבָרִ֣ים הָאֵ֔לֶּה אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖ה הַמֶּ֑לֶךְ וַיַּחֲרִ֣שׁוּ מִמֶּ֔נּוּ כִּ֥י לֹֽא־נִשְׁמַ֖ע הַדָּבָֽר
Bütün komutanlar Yeremya'ya geldiler ve ona sordular; o da onlara kralın buyurduğu bütün bu sözlere göre bildirdi. Ve ondan sustular, çünkü söz duyulmamıştı.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 18:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַֽׁאֲלוּ־נָא֙ בַּגּוֹיִ֔ם מִ֥י שָׁמַ֖ע כָּאֵ֑לֶּה שַֽׁעֲרֻרִת֙ עָשְׂתָ֣ה מְאֹ֔ד בְּתוּלַ֖ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Lütfen uluslar arasında sorun, kim bunlar gibi duydu? İsrail bakiresi çok korkunç bir şey yaptı.'
Yeremya 30:6
·
Tevrat
שַׁאֲלוּ־נָ֣א וּרְא֔וּ אִם־יֹלֵ֖ד זָכָ֑ר מַדּוּעַ֩ רָאִ֨יתִי כָל־גֶּ֜בֶר יָדָ֤יו עַל־חֲלָצָיו֙ כַּיּ֣וֹלֵדָ֔ה וְנֶהֶפְכ֥וּ כָל־פָּנִ֖ים לְיֵרָקֽוֹן
Lütfen sorun ve görün, erkek doğurur mu? Neden her adamı elleri bellerinde doğuran kadın gibi gördüm ve her yüz solgunluğa döndü?
Yeremya 36:17
·
Tevrat
וְאֶ֨ת־בָּר֔וּךְ שָׁאֲל֖וּ לֵאמֹ֑ר הַגֶּד־נָ֣א לָ֔נוּ אֵ֗יךְ כָּתַ֛בְתָּ אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֥ים הָאֵ֖לֶּה מִפִּֽיו
Ve Baruk'a sorup dediler: Lütfen bize bildir, bütün bu sözleri onun ağzından nasıl yazdın?
Yeşaya 30:2
·
Tevrat
הַהֹלְכִים֙ לָרֶ֣דֶת מִצְרַ֔יִם וּפִ֖י לֹ֣א שָׁאָ֑לוּ לָעוֹז֙ בְּמָע֣וֹז פַּרְעֹ֔ה וְלַחְס֖וֹת בְּצֵ֥ל מִצְרָֽיִם
Mısır'a inmek için gidenler, ve ağzıma sormadılar; Firavun'un sığınağına sığınmak için ve Mısır'ın gölgesine sığınmak için.
Yeşaya 65:1
·
Tevrat
נִדְרַ֨שְׁתִּי֙ לְל֣וֹא שָׁאָ֔לוּ נִמְצֵ֖אתִי לְלֹ֣א בִקְשֻׁ֑נִי אָמַ֨רְתִּי֙ הִנֵּ֣נִי הִנֵּ֔נִי אֶל־גּ֖וֹי לֹֽא־קֹרָ֥א בִשְׁמִֽי
Sormayanlar tarafından arandım, beni aramayanlar tarafından bulundum; adımla çağrılmayan ulusa 'İşte buradayım, işte buradayım' dedim.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 8:10
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח תֹּ֣עִי אֶת־יֽוֹרָם־בְּנ֣וֹ אֶל־הַמֶּֽלֶךְ־דָּ֠וִד לִשְׁאָל־ל֨וֹ לְשָׁל֜וֹם וּֽלְבָרֲכ֗וֹ עַל֩ אֲשֶׁ֨ר נִלְחַ֤ם בַּהֲדַדְעֶ֨זֶר֙ וַיַּכֵּ֔הוּ כִּי־אִ֛ישׁ מִלְחֲמ֥וֹת תֹּ֖עִי הָיָ֣ה הֲדַדְעָ֑זֶר וּבְיָד֗וֹ הָי֛וּ כְּלֵֽי־כֶ֥סֶף וּכְלֵֽי־זָהָ֖ב וּכְלֵ֥י נְחֹֽשֶׁת
Toi, ona esenlik sormak ve Hadadezer'le savaşıp onu vurduğu için onu bereketlemek üzere oğlu Yoram'ı Kral Davut'a gönderdi; çünkü Hadadezer Toi'nin savaş adamıydı. Ve elinde gümüş eşyalar, altın eşyalar ve tunç eşyalar vardı.
Yeremya 15:5
·
Tevrat
כִּ֠י מִֽי־יַחְמֹ֤ל עָלַ֨יִךְ֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וּמִ֖י יָנ֣וּד לָ֑ךְ וּמִ֣י יָס֔וּר לִשְׁאֹ֥ל לְשָׁלֹ֖ם לָֽךְ
Çünkü sana kim acıyacak, ey Yeruşalim? Ve senin için kim sızlanacak? Ve senin esenliğini sormak için kim sapacak?
1. Samuel 12:19
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ כָל־הָעָ֜ם אֶל־שְׁמוּאֵ֗ל הִתְפַּלֵּ֧ל בְּעַד־עֲבָדֶ֛יךָ אֶל־יְהוָ֥ה אֱלֹהֶ֖יךָ וְאַל־נָמ֑וּת כִּֽי־יָסַ֤פְנוּ עַל־כָּל־חַטֹּאתֵ֨ינוּ֙ רָעָ֔ה לִשְׁאֹ֥ל לָ֖נוּ מֶֽלֶךְ
Bütün halk Samuel'e dedi ki: 'Kulların için Tanrın Yahve'ye dua et ki ölmeyelim; çünkü kendimize kral istemekle bütün günahlarımızın üzerine kötülük ekledik.'
1. Samuel 22:15
·
Tevrat
הַיּ֧וֹם הַחִלֹּ֛תִי לִשְׁאָל־ל֥וֹ בֵאלֹהִ֖ים חָלִ֣ילָה לִּ֑י אַל־יָשֵׂם֩ הַמֶּ֨לֶךְ בְּעַבְדּ֤וֹ דָבָר֙ בְּכָל־בֵּ֣ית אָבִ֔י כִּ֠י לֹֽא־יָדַ֤ע עַבְדְּךָ֙ בְּכָל־זֹ֔את דָּבָ֥ר קָטֹ֖ן א֥וֹ גָדֽוֹל
'Onun için Tanrı'ya sormaya bugün mü başladım? Benden uzak olsun! Kral kuluna ve babamın bütün evine bir suç yüklemesin; çünkü kulun bütün bunlardan küçük veya büyük hiçbir şey bilmiyordu.'
1. Samuel 23:4
·
Tevrat
וַיּ֨וֹסֶף ע֤וֹד דָּוִד֙ לִשְׁאֹ֣ל בַּֽיהוָ֔ה וַֽיַּעֲנֵ֖הוּ יְהוָ֑ה וַיֹּ֗אמֶר ק֚וּם רֵ֣ד קְעִילָ֔ה כִּֽי־אֲנִ֥י נֹתֵ֛ן אֶת־פְּלִשְׁתִּ֖ים בְּיָדֶֽךָ
Davut Yahve'ye tekrar sordu. Yahve onu yanıtladı ve dedi: 'Kalk, Keila'ya in; çünkü Filistlileri eline veriyorum.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 1:14
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ הַשָּׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
Geldiğinde, babasından tarlayı istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
1. Samuel 12:17
·
Tevrat
הֲל֤וֹא קְצִיר־חִטִּים֙ הַיּ֔וֹם אֶקְרָא֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיִתֵּ֥ן קֹל֖וֹת וּמָטָ֑ר וּדְע֣וּ וּרְא֗וּ כִּֽי־רָעַתְכֶ֤ם רַבָּה֙ אֲשֶׁ֤ר עֲשִׂיתֶם֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לִשְׁא֥וֹל לָכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Bugün buğday hasadı değil mi? Yahve'ye sesleneceğim, O da gök gürlemeleri ve yağmur verecek; böylece kendinize kral istemekle Yahve'nin gözlerinde yaptığınız kötülüğünüzün büyük olduğunu bilin ve görün.
2. Krallar 2:10
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר הִקְשִׁ֣יתָ לִשְׁא֑וֹל אִם־תִּרְאֶ֨ה אֹתִ֜י לֻקָּ֤ח מֵֽאִתָּךְ֙ יְהִֽי־לְךָ֣ כֵ֔ן וְאִם־אַ֖יִן לֹ֥א יִהְיֶֽה
Dedi ki: 'İstemeyi zorlaştırdın; yanından alınırken beni görürsen sana öyle olsun, ama değilse olmayacak.'
Yeşu 15:18
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹאָ֗הּ וַתְּסִיתֵ֨הוּ֙ לִשְׁא֤וֹל מֵֽאֵת־אָבִ֨יהָ֙ שָׂדֶ֔ה וַתִּצְנַ֖ח מֵעַ֣ל הַחֲמ֑וֹר וַיֹּֽאמֶר־לָ֥הּ כָּלֵ֖ב מַה־לָּֽךְ
O geldiğinde, babasından tarla istemesi için onu kışkırttı ve eşeğin üzerinden indi; Kalev ona dedi: 'Neyin var?'
1. Tarihler 10:13
·
Tevrat
וַיָּ֣מָת שָׁא֗וּל בְּמַֽעֲלוֹ֙ אֲשֶׁ֣ר מָעַ֣ל בַּֽיהוָ֔ה עַל־דְּבַ֥ר יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֣ר לֹא־שָׁמָ֑ר וְגַם־לִשְׁא֥וֹל בָּא֖וֹב לִדְרֽוֹשׁ
Böylece Şaul, Yahve'ye karşı işlediği ihaneti yüzünden, tutmadığı Yahve'nin sözü yüzünden ve ayrıca danışmak için bir cin çağırana başvurduğu için öldü.
Örnek Ayetler (3)
Süleyman'ın Özdeyişleri 20:4
·
Tevrat
מֵ֭חֹרֶף עָצֵ֣ל לֹא־יַחֲרֹ֑שׁ וְשָׁאַ֖ל בַּקָּצִ֣יר וָאָֽיִן
Tembel kış yüzünden çift sürmez; ve hasatta isteyecek ve hiçbir şey olmayacaktır.
Yasa'nın Tekrarı 18:11
·
Tevrat
וְחֹבֵ֖ר חָ֑בֶר וְשֹׁאֵ֥ל אוֹב֙ וְיִדְּעֹנִ֔י וְדֹרֵ֖שׁ אֶל־הַמֵּתִֽים
ve büyü bağlayan, cincilere ve ruh çağıranlara soran ve ölülere danışan bulunmayacaktır.
Çölde Sayım 27:21
·
Tevrat
וְלִפְנֵ֨י אֶלְעָזָ֤ר הַכֹּהֵן֙ יַעֲמֹ֔ד וְשָׁ֥אַל ל֛וֹ בְּמִשְׁפַּ֥ט הָאוּרִ֖ים לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה עַל־פִּ֨יו יֵצְא֜וּ וְעַל־פִּ֣יו יָבֹ֗אוּ ה֛וּא וְכָל־בְּנֵי־יִשְׂרָאֵ֥ל אִתּ֖וֹ וְכָל־הָעֵדָֽה
Ve kâhin Elazar'ın önünde duracak ve o onun için Yahve'nin önünde Urim hükmüyle soracak; onun ağzına göre çıkacaklar ve onun ağzına göre girecekler, o ve onunla birlikte bütün İsrail oğulları ve bütün topluluk.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 20:6
·
Tevrat
אִם־פָּקֹ֥ד יִפְקְדֵ֖נִי אָבִ֑יךָ וְאָמַרְתָּ֗ נִשְׁאֹל֩ נִשְׁאַ֨ל מִמֶּ֤נִּי דָוִד֙ לָרוּץ֙ בֵּֽית־לֶ֣חֶם עִיר֔וֹ כִּ֣י זֶ֧בַח הַיָּמִ֛ים שָׁ֖ם לְכָל־הַמִּשְׁפָּחָֽה
Eğer baban beni kesinlikle yoklarsa, diyeceksin: 'Davut şehri Beytlehem'e koşmak için benden kesinlikle istedi, çünkü bütün aile için günlerin kurbanı oradadır.'
1. Samuel 20:28
·
Tevrat
וַיַּ֥עַן יְהוֹנָתָ֖ן אֶת־שָׁא֑וּל נִשְׁאֹ֨ל נִשְׁאַ֥ל דָּוִ֛ד מֵעִמָּדִ֖י עַד־בֵּ֥ית לָֽחֶם
Yonatan Şaul'a cevap verdi: 'Davut Beytlehem'e kadar benden kesinlikle izin istedi.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 16:23
·
Tevrat
וַעֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֗פֶל אֲשֶׁ֤ר יָעַץ֙ בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר יִשְׁאַל־אִ֖ישׁ בִּדְבַ֣ר הָאֱלֹהִ֑ים כֵּ֚ן כָּל־עֲצַ֣ת אֲחִיתֹ֔פֶל גַּם־לְדָוִ֖ד גַּ֥ם לְאַבְשָׁלֹֽם
O günlerde Ahitofel'in verdiği öğüt, bir adamın Tanrı'nın sözünü sorması gibiydi; Ahitofel'in bütün öğüdü hem Davut için hem de Avşalom için böyleydi.
Hoşea 4:12
·
Tevrat
עַמִּי֙ בְּעֵצ֣וֹ יִשְׁאָ֔ל וּמַקְל֖וֹ יַגִּ֣יד ל֑וֹ כִּ֣י ר֤וּחַ זְנוּנִים֙ הִתְעָ֔ה וַיִּזְנ֖וּ מִתַּ֥חַת אֱלֹהֵיהֶֽם
Halkım ağacına sorar ve değneği ona bildirir; çünkü fahişelik ruhu saptırdı ve Tanrılarının altından fahişelik ettiler.
Mısır'dan Çıkış 22:13
·
Tevrat
וְכִֽי־יִשְׁאַ֥ל אִ֛ישׁ מֵעִ֥ם רֵעֵ֖הוּ וְנִשְׁבַּ֣ר אוֹ־מֵ֑ת בְּעָלָ֥יו אֵין־עִמּ֖וֹ שַׁלֵּ֥ם יְשַׁלֵּֽם
Ve eğer adam komşusunun yanından ödünç isterse ve sahibi onunla yokken kırılırsa veya ölürse, kesinlikle ödeyecek.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 48:19
·
Tevrat
אֶל־דֶּ֛רֶךְ עִמְדִ֥י וְצַפִּ֖י יוֹשֶׁ֣בֶת עֲרוֹעֵ֑ר שַׁאֲלִי־נָ֣ס וְנִמְלָ֔טָה אִמְרִ֖י מַה־נִּֽהְיָֽתָה
Yola dur ve gözle, oturan Aroer; kaçana ve kurtulana sor, de: Ne oldu?
2. Krallar 4:3
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר לְכִ֨י שַׁאֲלִי־לָ֤ךְ כֵּלִים֙ מִן־הַח֔וּץ מֵאֵ֖ת כָּל־שְׁכֵנָ֑יִךְ כֵּלִ֥ים רֵקִ֖ים אַל־תַּמְעִֽיטִי
Dedi ki: 'Git, dışarıdan bütün komşularından kendine kaplar iste; boş kaplar, az olmasın.'
1. Krallar 2:20
·
Tevrat
וַתֹּ֗אמֶר שְׁאֵלָ֨ה אַחַ֤ת קְטַנָּה֙ אָֽנֹכִי֙ שֹׁאֶ֣לֶת מֵֽאִתָּ֔ךְ אַל־תָּ֖שֶׁב אֶת־פָּנָ֑י וַיֹּֽאמֶר־לָ֤הּ הַמֶּ֨לֶךְ֙ שַׁאֲלִ֣י אִמִּ֔י כִּ֥י לֹֽא־אָשִׁ֖יב אֶת־פָּנָֽיִךְ
Dedi: 'Senden küçük bir dilek diliyorum, yüzümü çevirme.' Kral ona dedi: 'Dile annem, çünkü yüzünü çevirmeyeceğim.'
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 12:13
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה הִנֵּ֥ה הַמֶּ֛לֶךְ אֲשֶׁ֥ר בְּחַרְתֶּ֖ם אֲשֶׁ֣ר שְׁאֶלְתֶּ֑ם וְהִנֵּ֨ה נָתַ֧ן יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Şimdi işte seçtiğiniz, istediğiniz kral; işte Yahve üzerinize kral verdi.
Eyüp 21:29
·
Tevrat
הֲלֹ֣א שְׁ֭אֶלְתֶּם ע֣וֹבְרֵי דָ֑רֶךְ וְ֝אֹתֹתָ֗ם לֹ֣א תְנַכֵּֽרוּ
Yoldan geçenlere sormadınız mı? Ve onların işaretlerini tanımaz mısınız?
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 6:16
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה עִמְדוּ֩ עַל־דְּרָכִ֨ים וּרְא֜וּ וְשַׁאֲל֣וּ לִנְתִב֣וֹת עוֹלָ֗ם אֵי־זֶ֨ה דֶ֤רֶךְ הַטּוֹב֙ וּלְכוּ־בָ֔הּ וּמִצְא֥וּ מַרְגּ֖וֹעַ לְנַפְשְׁכֶ֑ם וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֥א נֵלֵֽךְ
Yahve böyle dedi: Yolların üzerinde durun ve görün ve eski patikaları sorun, iyiliğin yolu hangisidir, ve onda yürüyün ve canınız için dinlenme bulun. Ve dediler: 'Yürümeyeceğiz.'
1. Samuel 10:4
·
Tevrat
וְשָׁאֲל֥וּ לְךָ֖ לְשָׁל֑וֹם וְנָתְנ֤וּ לְךָ֙ שְׁתֵּי־לֶ֔חֶם וְלָקַחְתָּ֖ מִיָּדָֽם
Sana esenlik soracaklar ve sana iki ekmek verecekler ve ellerinden alacaksın.
Mezmurlar 109:10
·
Tevrat
וְנ֤וֹעַ יָנ֣וּעוּ בָנָ֣יו וְשִׁאֵ֑לוּ וְ֝דָרְשׁ֗וּ מֵחָרְבוֹתֵיהֶֽם
Ve oğulları sürekli dolaşsınlar ve dilensinler, ve yıkıntılarından arasınlar.
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 8:14
·
Tevrat
וַיִּלְכָּד־נַ֛עַר מֵאַנְשֵׁ֥י סֻכּ֖וֹת וַיִּשְׁאָלֵ֑הוּ וַיִּכְתֹּ֨ב אֵלָ֜יו אֶת־שָׂרֵ֤י סֻכּוֹת֙ וְאֶת־זְקֵנֶ֔יהָ שִׁבְעִ֥ים וְשִׁבְעָ֖ה אִֽישׁ
Sukkot adamlarından bir genci ele geçirdi ve ona sordu; o da ona Sukkot'un önderlerini ve yaşlılarını, yetmiş yedi adamı yazdı.
Yeremya 37:17
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח֩ הַמֶּ֨לֶךְ צִדְקִיָּ֜הוּ וַיִּקָּחֵ֗הוּ וַיִּשְׁאָלֵ֨הוּ הַמֶּ֤לֶךְ בְּבֵיתוֹ֙ בַּסֵּ֔תֶר וַיֹּ֕אמֶר הֲיֵ֥שׁ דָּבָ֖ר מֵאֵ֣ת יְהוָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר יִרְמְיָ֨הוּ֙ יֵ֔שׁ וַיֹּ֕אמֶר בְּיַ֥ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֖ל תִּנָּתֵֽן
Sonra Kral Tsedekiya gönderdi ve onu aldı; kral evinde gizlice ona sordu ve dedi: 'Yahve'den bir söz var mı?' Yeremya dedi: 'Var.' Ve dedi: 'Babil kralının eline verileceksin.'
Yaratılış 37:15
·
Tevrat
וַיִּמְצָאֵ֣הוּ אִ֔ישׁ וְהִנֵּ֥ה תֹעֶ֖ה בַּשָּׂדֶ֑ה וַיִּשְׁאָלֵ֧הוּ הָאִ֛ישׁ לֵאמֹ֖ר מַה־תְּבַקֵּֽשׁ
Bir adam onu buldu ve işte tarlada dolaşıyordu; adam ona sordu ve dedi: 'Ne arıyorsun?'