146
Kullanım
4
Lemma
28
Türev
38
Anlam
4 lemma, 28 türev form
Örnek Ayetler (4 / 33)
Amos 8:11
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה יָמִ֣ים בָּאִ֗ים נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִשְׁלַחְתִּ֥י רָעָ֖ב בָּאָ֑רֶץ לֹֽא־רָעָ֤ב לַלֶּ֨חֶם֙ וְלֹֽא־צָמָ֣א לַמַּ֔יִם כִּ֣י אִם־לִשְׁמֹ֔עַ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י יְהוָֽה
İşte, günler geliyor, diyor Efendim Yahve, ülkeye bir kıtlık göndereceğim; ekmeğe duyulan bir açlık ya da suya duyulan bir susuzluk değil, Yahve'nin sözlerini duymaya duyulan bir açlık.
Hezekiel 5:17
·
Tevrat
וְשִׁלַּחְתִּ֣י עֲ֠לֵיכֶם רָעָ֞ב וְחַיָּ֤ה רָעָה֙ וְשִׁכְּלֻ֔ךְ וְדֶ֥בֶר וָדָ֖ם יַעֲבָר־בָּ֑ךְ וְחֶ֨רֶב֙ אָבִ֣יא עָלַ֔יִךְ אֲנִ֥י יְהוָ֖ה דִּבַּֽרְתִּי
Üzerinize kıtlık ve yabanıl hayvanlar göndereceğim; seni çocuksuz bırakacaklar. Salgın hastalık ve kan içinden geçecek; üzerine kılıç getireceğim. Ben Yahve, bunu söyledim.
Hezekiel 7:15
·
Tevrat
הַחֶ֣רֶב בַּח֔וּץ וְהַדֶּ֥בֶר וְהָרָעָ֖ב מִבָּ֑יִת אֲשֶׁ֤ר בַּשָּׂדֶה֙ בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּת וַאֲשֶׁ֣ר בָּעִ֔יר רָעָ֥ב וָדֶ֖בֶר יֹאכֲלֶֽנּוּ
Dışarıda kılıç, içeride salgın hastalık ve kıtlık var; kırda olan kılıçla ölecek, kentte olanı ise kıtlık ve salgın hastalık yiyip bitirecek.
Hezekiel 14:13
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם אֶ֚רֶץ כִּ֤י תֶחֱטָא־לִי֙ לִמְעָל־מַ֔עַל וְנָטִ֤יתִי יָדִי֙ עָלֶ֔יהָ וְשָׁבַ֥רְתִּי לָ֖הּ מַטֵּה־לָ֑חֶם וְהִשְׁלַחְתִּי־בָ֣הּ רָעָ֔ב וְהִכְרַתִּ֥י מִמֶּ֖נָּה אָדָ֥ם וּבְהֵמָֽה
İnsanoğlu, bir ülke bana ihanet ederek günah işlerse, elimi ona karşı uzatırım, ekmek değneğini kırarım, üzerine kıtlık gönderirim ve ondan insanı da hayvanı da yok ederim.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hezekiel 5:16
·
Tevrat
בְּֽשַׁלְּחִ֡י אֶת־חִצֵּי֩ הָרָעָ֨ב הָרָעִ֤ים בָּהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָי֣וּ לְמַשְׁחִ֔ית אֲשֶׁר־אֲשַׁלַּ֥ח אוֹתָ֖ם לְשַֽׁחֶתְכֶ֑ם וְרָעָב֙ אֹסֵ֣ף עֲלֵיכֶ֔ם וְשָׁבַרְתִּ֥י לָכֶ֖ם מַטֵּה־לָֽחֶם
Onlara karşı yıkım getirecek olan o kötü kıtlık oklarını üzerlerine gönderdiğimde -ki sizi yok etmek için onları göndereceğim- üzerinizdeki kıtlığı artıracağım ve ekmek değneğinizi kıracağım.
Yeremya 14:16
·
Tevrat
וְהָעָ֣ם אֲשֶׁר־הֵ֣מָּה נִבְּאִ֣ים לָהֶ֡ם יִֽהְי֣וּ מֻשְׁלָכִים֩ בְּחֻצ֨וֹת יְרוּשָׁלִַ֜ם מִפְּנֵ֣י הָרָעָ֣ב וְהַחֶ֗רֶב וְאֵ֤ין מְקַבֵּר֙ לָהֵ֔מָּה הֵ֣מָּה נְשֵׁיהֶ֔ם וּבְנֵיהֶ֖ם וּבְנֹֽתֵיהֶ֑ם וְשָׁפַכְתִּ֥י עֲלֵיהֶ֖ם אֶת־רָעָתָֽם
Kendilerine haber verilen halk ise kıtlık ve kılıç yüzünden Yeruşalim sokaklarına atılacak. Onları, karılarını, oğullarını ve kızlarını gömecek kimse olmayacak. Kötülüklerini üzerlerine dökeceğim.
Yeremya 21:7
·
Tevrat
וְאַחֲרֵי־כֵ֣ן נְאֻם־יְהוָ֡ה אֶתֵּ֣ן אֶת־צִדְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֣ה וְאֶת־עֲבָדָ֣יו וְאֶת־הָעָ֡ם וְאֶת־הַנִּשְׁאָרִים֩ בָּעִ֨יר הַזֹּ֜את מִן־הַדֶּ֣בֶר מִן־הַחֶ֣רֶב וּמִן־הָרָעָ֗ב בְּיַד֙ נְבוּכַדְרֶאצַּ֣ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וּבְיַד֙ אֹֽיְבֵיהֶ֔ם וּבְיַ֖ד מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֑ם וְהִכָּ֣ם לְפִי־חֶ֔רֶב לֹֽא־יָח֣וּס עֲלֵיהֶ֔ם וְלֹ֥א יַחְמֹ֖ל וְלֹ֥א יְרַחֵֽם
Bundan sonra Yahve'nin beyanı şudur: Yahuda kralı Sıdkıya'yı, kullarını, halkı ve bu kentte salgından, kılıçtan ve kıtlıktan sağ kalanları Babil kralı Nebukadnessar'ın eline, düşmanlarının eline ve canlarını arayanların eline vereceğim. Onları kılıçtan geçirecek; onlara acımayacak, onları esirgemeyecek ve onlara merhamet etmeyecek.
Yeremya 24:10
·
Tevrat
וְשִׁלַּ֣חְתִּי בָ֔ם אֶת־הַחֶ֖רֶב אֶת־הָרָעָ֣ב וְאֶת־הַדָּ֑בֶר עַד־תֻּמָּם֙ מֵעַ֣ל הָאֲדָמָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לָהֶ֖ם וְלַאֲבוֹתֵיהֶֽם
Onlara ve atalarına verdiğim toprağın üzerinden yok olana dek üzerlerine kılıcı, kıtlığı ve salgın hastalığı göndereceğim.
Yeremya 29:17
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנְנִי֙ מְשַׁלֵּ֣חַ בָּ֔ם אֶת־הַחֶ֖רֶב אֶת־הָרָעָ֣ב וְאֶת־הַדָּ֑בֶר וְנָתַתִּ֣י אוֹתָ֗ם כַּתְּאֵנִים֙ הַשֹּׁ֣עָרִ֔ים אֲשֶׁ֥ר לֹא־תֵאָכַ֖לְנָה מֵרֹֽעַ
Orduların Yahve'si şöyle diyor: İşte, üzerlerine kılıcı, kıtlığı ve salgın hastalığı gönderiyorum; onları, kötülüğünden ötürü yenilemeyecek kadar iğrenç incirler gibi yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 6:11
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הַכֵּ֨ה בְכַפְּךָ֜ וּרְקַ֤ע בְּרַגְלְךָ֙ וֶֽאֱמָר־אָ֔ח אֶ֛ל כָּל־תּוֹעֲב֥וֹת רָע֖וֹת בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֑ל אֲשֶׁ֗ר בַּחֶ֛רֶב בָּרָעָ֥ב וּבַדֶּ֖בֶר יִפֹּֽלוּ
Efendim Yahve şöyle diyor: Avucunla vur, ayağınla yere bas ve İsrail evinin tüm kötü iğrençlikleri için 'Ah!' de; onlar kılıçla, kıtlıkla ve salgınla düşecekler.
Hezekiel 6:12
·
Tevrat
הָרָח֞וֹק בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּת וְהַקָּרוֹב֙ בַּחֶ֣רֶב יִפּ֔וֹל וְהַנִּשְׁאָר֙ וְהַנָּצ֔וּר בָּרָעָ֖ב יָמ֑וּת וְכִלֵּיתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Uzakta olan salgın hastalıkla ölecek, yakında olan kılıçla düşecek, geriye kalan ve kuşatılan ise kıtlıkla ölecek; böylece öfkemi onlara boşaltacağım.
Yeremya 11:22
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת הִנְנִ֥י פֹקֵ֖ד עֲלֵיהֶ֑ם הַבַּֽחוּרִים֙ יָמֻ֣תוּ בַחֶ֔רֶב בְּנֵיהֶם֙ וּבְנ֣וֹתֵיהֶ֔ם יָמֻ֖תוּ בָּרָעָֽב
Bu yüzden Ordular Yahve'si şöyle diyor: İşte onları cezalandıracağım; gençler kılıçla ölecek, oğulları ve kızları kıtlıkla ölecek.
Yeremya 27:13
·
Tevrat
לָ֤מָּה תָמ֨וּתוּ֙ אַתָּ֣ה וְעַמֶּ֔ךָ בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר֙ כַּֽאֲשֶׁר֙ דִּבֶּ֣ר יְהוָ֔ה אֶל־הַגּ֕וֹי אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־יַעֲבֹ֖ד אֶת־מֶ֥לֶךְ בָּבֶֽל
Neden ölesiniz sen ve halkın; kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla; Yahve'nin, Babil kralına kulluk etmeyen ulus hakkında söylediği gibi?
Yeremya 29:18
·
Tevrat
וְרָֽדַפְתִּי֙ אַֽחֲרֵיהֶ֔ם בַּחֶ֖רֶב בָּרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וּנְתַתִּ֨ים לְזַעֲוָ֜ה לְכֹ֣ל מַמְלְכ֣וֹת הָאָ֗רֶץ לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִשְׁרֵקָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה בְּכָל־הַגּוֹיִ֖ם אֲשֶׁר־הִדַּחְתִּ֥ים שָֽׁם
Kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla peşlerine düşeceğim; onları yeryüzünün bütün krallıkları için bir dehşet nesnesi, onları sürdüğüm bütün uluslar arasında bir lanet, dehşet, alay ve rezalet konusu yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 5:12
·
Tevrat
שְׁלִשִׁתֵ֞יךְ בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּתוּ וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֣וּ בְתוֹכֵ֔ךְ וְהַ֨שְּׁלִשִׁ֔ית בַּחֶ֖רֶב יִפְּל֣וּ סְבִיבוֹתָ֑יִךְ וְהַשְּׁלִישִׁית֙ לְכָל־ר֣וּחַ אֱזָרֶ֔ה וְחֶ֖רֶב אָרִ֥יק אַחֲרֵיהֶֽם
Üçte biriniz salgın hastalıkla ölecek ve aranızda kıtlıktan tükenecek; üçte biriniz çevrenizde kılıçla düşecek; üçte birinizi de her rüzgara savuracağım ve arkalarından kılıç çekeceğim.
Yeremya 14:12
·
Tevrat
כִּ֣י יָצֻ֗מוּ אֵינֶ֤נִּי שֹׁמֵ֨עַ֙ אֶל־רִנָּתָ֔ם וְכִ֧י יַעֲל֛וּ עֹלָ֥ה וּמִנְחָ֖ה אֵינֶ֣נִּי רֹצָ֑ם כִּ֗י בַּחֶ֨רֶב֙ וּבָרָעָ֣ב וּבַדֶּ֔בֶר אָנֹכִ֖י מְכַלֶּ֥ה אוֹתָֽם
Oruç tuttuklarında feryatlarını işitmeyeceğim; yakmalık sunu ve tahıl sunusu sunduklarında onlardan razı olmayacağım. Çünkü onları kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla yok edeceğim.
Yeremya 14:15
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַֽל־הַנְּבִאִ֞ים הַנִּבְּאִ֣ים בִּשְׁמִי֮ וַאֲנִ֣י לֹֽא־שְׁלַחְתִּים֒ וְהֵ֨מָּה֙ אֹֽמְרִ֔ים חֶ֣רֶב וְרָעָ֔ב לֹ֥א יִהְיֶ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את בַּחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ הַנְּבִאִ֖ים הָהֵֽמָּה
Bu yüzden Yahve, benim adımla sözcülük eden sözcüler hakkında şöyle diyor: Ben onları göndermedim ve onlar diyorlar: 'Bu ülkede kılıç ve kıtlık olmayacak.' O sözcüler kılıçla ve kıtlıkla tükenecek.
Yeremya 16:4
·
Tevrat
מְמוֹתֵ֨י תַחֲלֻאִ֜ים יָמֻ֗תוּ לֹ֤א יִסָּֽפְדוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְי֑וּ וּבַחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִכְל֔וּ וְהָיְתָ֤ה נִבְלָתָם֙ לְמַאֲכָ֔ל לְע֥וֹף הַשָּׁמַ֖יִם וּלְבֶהֱמַ֥ת הָאָֽרֶץ
Acı veren hastalıklardan ölecekler. Onlar için yas tutulmayacak, gömülmeyecekler; toprağın yüzünde gübre gibi kalacaklar. Kılıçla ve kıtlıkla yok olacaklar; cesetleri gökyüzündeki kuşlara ve yerdeki hayvanlara yem olacak.
Yeremya 21:9
·
Tevrat
הַיֹּשֵׁב֙ בָּעִ֣יר הַזֹּ֔את יָמ֕וּת בַּחֶ֖רֶב וּבָרָעָ֣ב וּבַדָּ֑בֶר וְהַיּוֹצֵא֩ וְנָפַ֨ל עַל־הַכַּשְׂדִּ֜ים הַצָּרִ֤ים עֲלֵיכֶם֙ וְחָיָ֔ה וְהָֽיְתָה־לּ֥וֹ נַפְשׁ֖וֹ לְשָׁלָֽל
Bu şehirde oturan kılıçla, kıtlıkla ve salgın hastalıkla ölecek; ama dışarı çıkıp sizi kuşatan Kildaniler'e teslim olan yaşayacak ve canı onun için ganimet olacak.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 7:15
·
Tevrat
הַחֶ֣רֶב בַּח֔וּץ וְהַדֶּ֥בֶר וְהָרָעָ֖ב מִבָּ֑יִת אֲשֶׁ֤ר בַּשָּׂדֶה֙ בַּחֶ֣רֶב יָמ֔וּת וַאֲשֶׁ֣ר בָּעִ֔יר רָעָ֥ב וָדֶ֖בֶר יֹאכֲלֶֽנּוּ
Dışarıda kılıç, içeride salgın hastalık ve kıtlık var; kırda olan kılıçla ölecek, kentte olanı ise kıtlık ve salgın hastalık yiyip bitirecek.
Yeremya 32:24
·
Tevrat
הִנֵּ֣ה הַסֹּלְל֗וֹת בָּ֣אוּ הָעִיר֮ לְלָכְדָהּ֒ וְהָעִ֣יר נִתְּנָ֗ה בְּיַ֤ד הַכַּשְׂדִּים֙ הַנִּלְחָמִ֣ים עָלֶ֔יהָ מִפְּנֵ֛י הַחֶ֥רֶב וְהָרָעָ֖ב וְהַדָּ֑בֶר וַאֲשֶׁ֥ר דִּבַּ֛רְתָּ הָיָ֖ה וְהִנְּךָ֥ רֹאֶֽה
İşte kuşatma rampaları şehri ele geçirmek için yaklaştı; şehir kılıç, kıtlık ve salgın hastalık yüzünden kendisiyle savaşan Kildanilerin eline verildi; söylediğin her şey gerçekleşti ve işte sen görüyorsun.
Yeremya 42:16
·
Tevrat
וְהָיְתָ֣ה הַחֶ֗רֶב אֲשֶׁ֤ר אַתֶּם֙ יְרֵאִ֣ים מִמֶּ֔נָּה שָׁ֛ם תַּשִּׂ֥יג אֶתְכֶ֖ם בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְהָרָעָ֞ב אֲשֶׁר־אַתֶּ֣ם דֹּאֲגִ֣ים מִמֶּ֗נּוּ שָׁ֣ם יִדְבַּ֧ק אַחֲרֵיכֶ֛ם מִצְרַ֖יִם וְשָׁ֥ם תָּמֻֽתוּ
Korktuğunuz kılıç orada, Mısır diyarında size yetişecek; çekindiğiniz kıtlık orada, Mısır'da peşinize takılacak ve orada öleceksiniz.
2. Krallar 4:38
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁ֞ע שָׁ֤ב הַגִּלְגָּ֨לָה֙ וְהָרָעָ֣ב בָּאָ֔רֶץ וּבְנֵי֙ הַנְּבִיאִ֔ים יֹשְׁבִ֖ים לְפָנָ֑יו וַיֹּ֣אמֶר לְנַעֲר֗וֹ שְׁפֹת֙ הַסִּ֣יר הַגְּדוֹלָ֔ה וּבַשֵּׁ֥ל נָזִ֖יד לִבְנֵ֥י הַנְּבִיאִֽים
Elişa Gilgal'a döndü. Ülkede kıtlık vardı. Haber verenlerin oğulları onun önünde otururken uşağına, "Büyük tencereyi ateşe koy ve haber verenlerin oğulları için bir yemek pişir" dedi.
2. Krallar 7:4
·
Tevrat
אִם־אָמַרְנוּ֩ נָב֨וֹא הָעִ֜יר וְהָרָעָ֤ב בָּעִיר֙ וָמַ֣תְנוּ שָׁ֔ם וְאִם־יָשַׁ֥בְנוּ פֹ֖ה וָמָ֑תְנוּ וְעַתָּ֗ה לְכוּ֙ וְנִפְּלָה֙ אֶל־מַחֲנֵ֣ה אֲרָ֔ם אִם־יְחַיֻּ֣נוּ נִֽחְיֶ֔ה וְאִם־יְמִיתֻ֖נוּ וָמָֽתְנוּ
Şehre girelim dersek, şehirde kıtlık var ve orada öleceğiz. Eğer burada kalırsak yine öleceğiz. Öyleyse gelin, Aram ordugahına teslim olalım; bizi yaşatırlarsa yaşarız, bizi öldürürlerse de ölürüz.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 5:16
·
Tevrat
בְּֽשַׁלְּחִ֡י אֶת־חִצֵּי֩ הָרָעָ֨ב הָרָעִ֤ים בָּהֶם֙ אֲשֶׁ֣ר הָי֣וּ לְמַשְׁחִ֔ית אֲשֶׁר־אֲשַׁלַּ֥ח אוֹתָ֖ם לְשַֽׁחֶתְכֶ֑ם וְרָעָב֙ אֹסֵ֣ף עֲלֵיכֶ֔ם וְשָׁבַרְתִּ֥י לָכֶ֖ם מַטֵּה־לָֽחֶם
Onlara karşı yıkım getirecek olan o kötü kıtlık oklarını üzerlerine gönderdiğimde -ki sizi yok etmek için onları göndereceğim- üzerinizdeki kıtlığı artıracağım ve ekmek değneğinizi kıracağım.
Hezekiel 14:21
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֗ה אַ֣ף כִּֽי־אַרְבַּ֣עַת שְׁפָטַ֣י הָרָעִ֡ים חֶ֠רֶב וְרָעָ֞ב וְחַיָּ֤ה רָעָה֙ וָדֶ֔בֶר שִׁלַּ֖חְתִּי אֶל־יְרוּשָׁלִָ֑ם לְהַכְרִ֥ית מִמֶּ֖נָּה אָדָ֥ם וּבְהֵמָֽה
Çünkü Efendim Yahve şöyle diyor: Kudüs'ten insanı ve hayvanı yok etmek için dört kötü yargımı; kılıcı, kıtlığı, kötü yaban hayvanını ve salgın hastalığı gönderdiğimde durum ne kadar daha vahim olacak!
Yeremya 5:12
·
Tevrat
כִּֽחֲשׁוּ֙ בַּיהוָ֔ה וַיֹּאמְר֖וּ לֹא־ה֑וּא וְלֹא־תָב֤וֹא עָלֵ֨ינוּ֙ רָעָ֔ה וְחֶ֥רֶב וְרָעָ֖ב ל֥וֹא נִרְאֶֽה
Yahve'yi inkâr ettiler ve 'O değil' dediler, 'Üzerimize kötülük gelmeyecek; kılıç ve kıtlık görmeyeceğiz.'
Yeremya 14:13
·
Tevrat
וָאֹמַ֞ר אֲהָ֣הּ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנֵּ֨ה הַנְּבִאִ֜ים אֹמְרִ֤ים לָהֶם֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ חֶ֔רֶב וְרָעָ֖ב לֹֽא־יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כִּֽי־שְׁל֤וֹם אֱמֶת֙ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֔ם בַּמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Dedim ki: Ah, Efendim Yahve! İşte haber verenler onlara, 'Kılıç görmeyeceksiniz, kıtlık çekmeyeceksiniz; çünkü size bu yerde gerçek esenlik vereceğim' diyorlar.
Yeremya 14:15
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה עַֽל־הַנְּבִאִ֞ים הַנִּבְּאִ֣ים בִּשְׁמִי֮ וַאֲנִ֣י לֹֽא־שְׁלַחְתִּים֒ וְהֵ֨מָּה֙ אֹֽמְרִ֔ים חֶ֣רֶב וְרָעָ֔ב לֹ֥א יִהְיֶ֖ה בָּאָ֣רֶץ הַזֹּ֑את בַּחֶ֤רֶב וּבָֽרָעָב֙ יִתַּ֔מּוּ הַנְּבִאִ֖ים הָהֵֽמָּה
Bu yüzden Yahve, benim adımla sözcülük eden sözcüler hakkında şöyle diyor: Ben onları göndermedim ve onlar diyorlar: 'Bu ülkede kılıç ve kıtlık olmayacak.' O sözcüler kılıçla ve kıtlıkla tükenecek.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 15:2
·
Tevrat
וְהָיָ֛ה כִּֽי־יֹאמְר֥וּ אֵלֶ֖יךָ אָ֣נָה נֵצֵ֑א וְאָמַרְתָּ֨ אֲלֵיהֶ֜ם כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָ֗ה אֲשֶׁ֨ר לַמָּ֤וֶת לַמָּ֨וֶת֙ וַאֲשֶׁ֤ר לַחֶ֨רֶב֙ לַחֶ֔רֶב וַאֲשֶׁ֤ר לָֽרָעָב֙ לָֽרָעָ֔ב וַאֲשֶׁ֥ר לַשְּׁבִ֖י לַשֶּֽׁבִי
Eğer sana, 'Nereye gidelim?' diye sorarlarsa, onlara de ki: Yahve şöyle diyor: Ölüme ayrılan ölüme, kılıca ayrılan kılıca, kıtlığa ayrılan kıtlığa, sürgüne ayrılan sürgüne!
Yeremya 18:21
·
Tevrat
לָכֵן֩ תֵּ֨ן אֶת־בְּנֵיהֶ֜ם לָרָעָ֗ב וְהַגִּרֵם֮ עַל־יְדֵי־חֶרֶב֒ וְתִֽהְיֶ֨נָה נְשֵׁיהֶ֤ם שַׁכֻּלוֹת֙ וְאַלְמָנ֔וֹת וְאַ֨נְשֵׁיהֶ֔ם יִֽהְי֖וּ הֲרֻ֣גֵי מָ֑וֶת בַּח֣וּרֵיהֶ֔ם מֻכֵּי־חֶ֖רֶב בַּמִּלְחָמָֽה
Bu yüzden çocuklarını kıtlığa teslim et, onları kılıcın gücüne bırak; karıları çocuksuz ve dul kalsın, adamları ölümle katledilsin, gençleri savaşta kılıçla vurulsun.
2. Krallar 8:1
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁ֡ע דִּבֶּ֣ר אֶל־הָאִשָּׁה֩ אֲשֶׁר־הֶחֱיָ֨ה אֶת־בְּנָ֜הּ לֵאמֹ֗ר ק֤וּמִי וּלְכִי֙ אַ֣תְּ וּבֵיתֵ֔ךְ וְג֖וּרִי בַּאֲשֶׁ֣ר תָּג֑וּרִי כִּֽי־קָרָ֤א יְהוָה֙ לָֽרָעָ֔ב וְגַם־בָּ֥א אֶל־הָאָ֖רֶץ שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
Elişa, oğlunu dirilttiği kadına şöyle dedi: Kalk, sen ve ev halkınla birlikte git ve sığınabileceğin bir yere sığın; çünkü Yahve bir kıtlık çağırdı ve o, yedi yıl boyunca memlekete gelecek.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 9:15
·
Tevrat
וְ֠לֶחֶם מִשָּׁמַ֜יִם נָתַ֤תָּה לָהֶם֙ לִרְעָבָ֔ם וּמַ֗יִם מִסֶּ֛לַע הוֹצֵ֥אתָ לָהֶ֖ם לִצְמָאָ֑ם וַתֹּ֣אמֶר לָהֶ֗ם לָבוֹא֙ לָרֶ֣שֶׁת אֶת־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁר־נָשָׂ֥אתָ אֶת־יָדְךָ֖ לָתֵ֥ת לָהֶֽם
Açlıklarında onlara gökten ekmek verdin, susuzluklarında kayadan su çıkardın; onlara, vermeye ant içtiğin ülkeye girip orayı mülk edinmelerini söyledin.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 12:16
·
Tevrat
וְהוֹתַרְתִּ֤י מֵהֶם֙ אַנְשֵׁ֣י מִסְפָּ֔ר מֵחֶ֖רֶב מֵרָעָ֣ב וּמִדָּ֑בֶר לְמַ֨עַן יְסַפְּר֜וּ אֶת־כָּל־תּוֹעֲבֽוֹתֵיהֶ֗ם בַּגּוֹיִם֙ אֲשֶׁר־בָּ֣אוּ שָׁ֔ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Onlardan birkaç kişiyi kılıçtan, kıtlıktan ve salgın hastalıktan sağ bırakacağım; öyle ki, gittikleri uluslar arasında bütün iğrençliklerini anlatsınlar ve benim Yahve olduğumu bilsinler.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 17:29
·
Tevrat
וּדְבַ֣שׁ וְחֶמְאָ֗ה וְצֹאן֙ וּשְׁפ֣וֹת בָּקָ֔ר הִגִּ֧ישׁוּ לְדָוִ֛ד וְלָעָ֥ם אֲשֶׁר־אִתּ֖וֹ לֶאֱכ֑וֹל כִּ֣י אָמְר֔וּ הָעָ֗ם רָעֵ֛ב וְעָיֵ֥ף וְצָמֵ֖א בַּמִּדְבָּֽר
Davut'la yanındakilere yemeleri için bal, tereyağı, koyun ve inek peyniri sundular. Çünkü, "Halk çölde acıktı, yoruldu ve susadı" dediler.
Yeşaya 32:6
·
Tevrat
כִּ֤י נָבָל֙ נְבָלָ֣ה יְדַבֵּ֔ר וְלִבּ֖וֹ יַעֲשֶׂה־אָ֑וֶן לַעֲשׂ֣וֹת חֹ֗נֶף וּלְדַבֵּ֤ר אֶל־יְהוָה֙ תּוֹעָ֔ה לְהָרִיק֙ נֶ֣פֶשׁ רָעֵ֔ב וּמַשְׁקֶ֥ה צָמֵ֖א יַחְסִֽיר
Çünkü alçak, alçakça konuşur ve yüreği fesat tasarlar; Tanrısızlık etmek, Yahve hakkında sapkınlık söylemek, aç olanın canını boş çevirmek ve susamışın içeceğini esirgemek için.
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:21
·
Tevrat
אִם־רָעֵ֣ב שֹׂ֭נַאֲךָ הַאֲכִלֵ֣הוּ לָ֑חֶם וְאִם־צָ֝מֵ֗א הַשְׁקֵ֥הוּ מָֽיִם
Düşmanının karnı açsa ona ekmek yedir, susamışsa su içir.
Eyüp 5:5
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר קְצִיר֨וֹ רָ֘עֵ֤ב יֹאכֵ֗ל וְאֶֽל־מִצִּנִּ֥ים יִקָּחֵ֑הוּ וְשָׁאַ֖ף צַמִּ֣ים חֵילָֽם
Aç olan onun hasadını yer, onu dikenlerin arasından bile alır; susamışlar onların servetini yutar.
Eyüp 18:12
·
Tevrat
יְהִי־רָעֵ֥ב אֹנ֑וֹ וְ֝אֵ֗יד נָכ֥וֹן לְצַלְעֽוֹ
Gücü açlıktan tükenir, felaket onun düşüşü için hazır bekler.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 7:12
·
Tevrat
וַיָּ֨קָם הַמֶּ֜לֶךְ לַ֗יְלָה וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־עֲבָדָ֔יו אַגִּֽידָה־נָּ֣א לָכֶ֔ם אֵ֛ת אֲשֶׁר־עָ֥שׂוּ לָ֖נוּ אֲרָ֑ם יָדְע֞וּ כִּי־רְעֵבִ֣ים אֲנַ֗חְנוּ וַיֵּצְא֤וּ מִן־הַֽמַּחֲנֶה֙ לְהֵחָבֵ֤ה בַשָּׂדֶה֙ לֵאמֹ֔ר כִּֽי־יֵצְא֤וּ מִן־הָעִיר֙ וְנִתְפְּשֵׂ֣ם חַיִּ֔ים וְאֶל־הָעִ֖יר נָבֹֽא
Kral gece kalktı ve kullarına şöyle dedi: Arameylilerin bize ne yaptığını size bildireyim. Bizim aç olduğumuzu biliyorlar; bu yüzden 'Şehirden çıkınca onları sağ yakalarız ve şehre gireriz' diyerek tarlada gizlenmek üzere ordugahtan çıktılar.
Mezmurlar 107:5
·
Tevrat
רְעֵבִ֥ים גַּם־צְמֵאִ֑ים נַ֝פְשָׁ֗ם בָּהֶ֥ם תִּתְעַטָּֽף
Aç ve susuzdular; canları içlerinde tükeniyordu.
Mezmurlar 107:36
·
Tevrat
וַיּ֣וֹשֶׁב שָׁ֣ם רְעֵבִ֑ים וַ֝יְכוֹנְנ֗וּ עִ֣יר מוֹשָֽׁב
Açları oraya yerleştirir ve onlar oturacak bir şehir kurarlar.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 107:9
·
Tevrat
כִּי־הִ֭שְׂבִּיעַ נֶ֣פֶשׁ שֹׁקֵקָ֑ה וְנֶ֥פֶשׁ רְ֝עֵבָה מִלֵּא־טֽוֹב
Çünkü O, susamış canı doyurdu ve aç canı iyilikle doldurdu.
Süleyman'ın Özdeyişleri 27:7
·
Tevrat
נֶ֣פֶשׁ שְׂ֭בֵעָה תָּב֣וּס נֹ֑פֶת וְנֶ֥פֶשׁ רְ֝עֵבָ֗ה כָּל־מַ֥ר מָתֽוֹק
Tok olan balı çiğner, aç olan için ise her acı tatlıdır.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 18:7
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ לֹ֣א יוֹנֶ֔ה חֲבֹלָת֥וֹ חוֹב֙ יָשִׁ֔יב גְּזֵלָ֖ה לֹ֣א יִגְזֹ֑ל לַחְמוֹ֙ לְרָעֵ֣ב יִתֵּ֔ן וְעֵירֹ֖ם יְכַסֶּה־בָּֽגֶד
Bir adam kimseyi ezmez, borç rehinesini geri verir, soygun yapmaz, ekmeğini aç olana verir ve çıplağı giysiyle örter.
Hezekiel 18:16
·
Tevrat
וְאִישׁ֙ לֹ֣א הוֹנָ֔ה חֲבֹל֙ לֹ֣א חָבָ֔ל וּגְזֵלָ֖ה לֹ֣א גָזָ֑ל לַחְמוֹ֙ לְרָעֵ֣ב נָתָ֔ן וְעֵר֖וֹם כִּסָּה־בָֽגֶד
Bir adam kimseyi ezmedi, rehini rehin almadı, soygunculuk yapmadı, ekmeğini aç olana verdi ve çıplağı giysiyle örttü.
Örnek Ayetler (2)
1. Samuel 2:5
·
Tevrat
שְׂבֵעִ֤ים בַּלֶּ֨חֶם֙ נִשְׂכָּ֔רוּ וּרְעֵבִ֖ים חָדֵ֑לּוּ עַד־עֲקָרָה֙ יָלְדָ֣ה שִׁבְעָ֔ה וְרַבַּ֥ת בָּנִ֖ים אֻמְלָֽלָה
Tok olanlar ekmek için kendilerini kiraladılar, aç olanlar ise artık acıkmaz oldu; kısır olan yedi çocuk doğurdu, çok çocuklu olan ise solup kaldı.
Eyüp 24:10
·
Tevrat
עָר֣וֹם הִ֭לְּכוּ בְּלִ֣י לְב֑וּשׁ וּ֝רְעֵבִ֗ים נָ֣שְׂאוּ עֹֽמֶר
Çıplak, giysisiz dolaşırlar; aç oldukları halde demet taşırlar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 58:7
·
Tevrat
הֲל֨וֹא פָרֹ֤ס לָֽרָעֵב֙ לַחְמֶ֔ךָ וַעֲנִיִּ֥ים מְרוּדִ֖ים תָּ֣בִיא בָ֑יִת כִּֽי־תִרְאֶ֤ה עָרֹם֙ וְכִסִּית֔וֹ וּמִבְּשָׂרְךָ֖ לֹ֥א תִתְעַלָּֽם
Aç olanla ekmeğini paylaşman, yurtsuz düşkünleri evine alman, çıplak gördüğünü giydirmen ve kendi soyundan olandan kaçınmaman değil midir?
Yeşaya 58:10
·
Tevrat
וְתָפֵ֤ק לָֽרָעֵב֙ נַפְשֶׁ֔ךָ וְנֶ֥פֶשׁ נַעֲנָ֖ה תַּשְׂבִּ֑יעַ וְזָרַ֤ח בַּחֹ֨שֶׁךְ֙ אוֹרֶ֔ךָ וַאֲפֵלָתְךָ֖ כַּֽצָּהֳרָֽיִם
Aç olan için canını ortaya koyarsan ve düşkünün canını doyurursan, ışığın karanlıkta doğacak ve karanlığın öğle vakti gibi olacak.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 8:21
·
Tevrat
וְעָ֥בַר בָּ֖הּ נִקְשֶׁ֣ה וְרָעֵ֑ב וְהָיָ֨ה כִֽי־יִרְעַ֜ב וְהִתְקַצַּ֗ף וְקִלֵּ֧ל בְּמַלְכּ֛וֹ וּבֵאלֹהָ֖יו וּפָנָ֥ה לְמָֽעְלָה
Sıkıntıya düşmüş ve aç kalmış olarak oradan geçecek; ve olacak ki acıktığında öfkelenecek, kralına ve Tanrısına lanet edecek ve yüzünü yukarıya dönecek.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 146:7
·
Tevrat
עֹשֶׂ֤ה מִשְׁפָּ֨ט לָעֲשׁוּקִ֗ים נֹתֵ֣ן לֶ֭חֶם לָרְעֵבִ֑ים יְ֝הוָ֗ה מַתִּ֥יר אֲסוּרִֽים
Ezilenlere adalet sağlayan, açlara ekmek veren Yahve tutsakları özgür kılar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 29:8
·
Tevrat
וְהָיָ֡ה כַּאֲשֶׁר֩ יַחֲלֹ֨ם הָרָעֵ֜ב וְהִנֵּ֣ה אוֹכֵ֗ל וְהֵקִיץ֮ וְרֵיקָ֣ה נַפְשׁוֹ֒ וְכַאֲשֶׁ֨ר יַחֲלֹ֤ם הַצָּמֵא֙ וְהִנֵּ֣ה שֹׁתֶ֔ה וְהֵקִיץ֙ וְהִנֵּ֣ה עָיֵ֔ף וְנַפְשׁ֖וֹ שׁוֹקֵקָ֑ה כֵּ֣ן יִֽהְיֶ֗ה הֲמוֹן֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם הַצֹּבְאִ֖ים עַל־הַ֥ר צִיּֽוֹן
Aç birinin rüyasında yemek yediğini görüp uyandığında midesinin boş olması gibi, ya da susamış birinin rüyasında su içtiğini görüp uyandığında bitkin ve susuzluktan yanıyor olması gibi; Siyon Dağı'na karşı savaşan tüm ulusların kalabalığı da öyle olacak.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 22:7
·
Tevrat
לֹא־מַ֭יִם עָיֵ֣ף תַּשְׁקֶ֑ה וּ֝מֵרָעֵ֗ב תִּֽמְנַֽע־לָֽחֶם
Yorguna içecek su vermedin ve açtan ekmeği esirgedin.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 37:19
·
Tevrat
לֹֽא־יֵ֭בֹשׁוּ בְּעֵ֣ת רָעָ֑ה וּבִימֵ֖י רְעָב֣וֹן יִשְׂבָּֽעוּ
Kötü günde utanmayacaklar, kıtlık günlerinde doyacaklar.
Yaratılış 42:19
·
Tevrat
אִם־כֵּנִ֣ים אַתֶּ֔ם אֲחִיכֶ֣ם אֶחָ֔ד יֵאָסֵ֖ר בְּבֵ֣ית מִשְׁמַרְכֶ֑ם וְאַתֶּם֙ לְכ֣וּ הָבִ֔יאוּ שֶׁ֖בֶר רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶֽם
Eğer dürüstseniz, kardeşlerinizden biri tutuklu olduğunuz evde alıkonsun; siz ise gidin, evlerinizin açlığı için zahire götürün.
Yaratılış 42:33
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֵ֗ינוּ הָאִישׁ֙ אֲדֹנֵ֣י הָאָ֔רֶץ בְּזֹ֣את אֵדַ֔ע כִּ֥י כֵנִ֖ים אַתֶּ֑ם אֲחִיכֶ֤ם הָֽאֶחָד֙ הַנִּ֣יחוּ אִתִּ֔י וְאֶת־רַעֲב֥וֹן בָּתֵּיכֶ֖ם קְח֥וּ וָלֵֽכוּ
O diyarın efendisi olan adam bize şöyle dedi: 'Dürüst olduğunuzu şundan anlayacağım: Kardeşlerinizden birini yanımda bırakın, evlerinizin açlığı için yiyecek alıp gidin.'