292
Kullanım
9
Lemma
70
Türev
83
Anlam
9 lemma, 70 türev form
Örnek Ayetler (5 / 65)
Hakimler 1:19
·
Tevrat
וַיְהִ֤י יְהוָה֙ אֶתּ־יְהוּדָ֔ה וַיֹּ֖רֶשׁ אֶת־הָהָ֑ר כִּ֣י לֹ֤א לְהוֹרִישׁ֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָעֵ֔מֶק כִּי־רֶ֥כֶב בַּרְזֶ֖ל לָהֶֽם
Yahve Yahuda'yla birlikteydi ve dağı mülk edindi; ancak vadide oturanları mülklerinden edemedi, çünkü onların demir arabaları vardı.
Hakimler 4:3
·
Tevrat
וַיִּצְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָ֑ה כִּ֠י תְּשַׁ֨ע מֵא֤וֹת רֶֽכֶב־בַּרְזֶל֙ ל֔וֹ וְ֠הוּא לָחַ֞ץ אֶת־בְּנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֛ל בְּחָזְקָ֖ה עֶשְׂרִ֥ים שָׁנָֽה
Sonra İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler; çünkü onun dokuz yüz demir arabası vardı ve o yirmi yıl İsrail oğullarını şiddetle ezdi.
Hakimler 4:13
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֨ק סִֽיסְרָ֜א אֶת־כָּל־רִכְבּ֗וֹ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ רֶ֣כֶב בַּרְזֶ֔ל וְאֶת־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ מֵחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִישֽׁוֹן
Ve Sisera bütün arabalarını, dokuz yüz demir arabayı ve yanındaki bütün halkı Haroşet-Hagoyim'den Kişon vadisine çağırdı.
Hakimler 9:53
·
Tevrat
וַתַּשְׁלֵ֞ךְ אִשָּׁ֥ה אַחַ֛ת פֶּ֥לַח רֶ֖כֶב עַל־רֹ֣אשׁ אֲבִימֶ֑לֶךְ וַתָּ֖רִץ אֶת־גֻּלְגָּלְתּֽוֹ
Bir kadın Abimelek'in başına bir değirmen taşı parçası attı ve onun kafatasını kırdı.
Hezekiel 23:24
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ עָלַ֡יִךְ הֹ֠צֶן רֶ֤כֶב וְגַלְגַּל֙ וּבִקְהַ֣ל עַמִּ֔ים צִנָּ֤ה וּמָגֵן֙ וְקוֹבַ֔ע יָשִׂ֥ימוּ עָלַ֖יִךְ סָבִ֑יב וְנָתַתִּ֤י לִפְנֵיהֶם֙ מִשְׁפָּ֔ט וּשְׁפָט֖וּךְ בְּמִשְׁפְּטֵיהֶֽם
Ve senin üzerine silahlarla, savaş arabası ve tekerlek ve halkların topluluğuyla gelecekler; çevrede senin üzerine büyük kalkan ve kalkan ve miğfer koyacaklar; ve onların önüne yargıyı vereceğim ve seni onların yargılarıyla yargılayacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 30)
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
Hakimler 4:16
·
Tevrat
וּבָרָ֗ק רָדַ֞ף אַחֲרֵ֤י הָרֶ֨כֶב֙ וְאַחֲרֵ֣י הַֽמַּחֲנֶ֔ה עַ֖ד חֲרֹ֣שֶׁת הַגּוֹיִ֑ם וַיִּפֹּ֞ל כָּל־מַחֲנֵ֤ה סִֽיסְרָא֙ לְפִי־חֶ֔רֶב לֹ֥א נִשְׁאַ֖ר עַד־אֶחָֽד
Barak savaş arabalarının ve ordugahın peşinden Haroşet-Hagoyim'e kadar kovaladı; Sisera'nın bütün ordugahı kılıcın ağzıyla düştü, bir kişi bile kalmadı.
2. Samuel 1:6
·
Tevrat
וַיֹּ֜אמֶר הַנַּ֣עַר הַמַּגִּ֣יד ל֗וֹ נִקְרֹ֤א נִקְרֵ֨יתִי֙ בְּהַ֣ר הַגִּלְבֹּ֔עַ וְהִנֵּ֥ה שָׁא֖וּל נִשְׁעָ֣ן עַל־חֲנִית֑וֹ וְהִנֵּ֥ה הָרֶ֛כֶב וּבַעֲלֵ֥י הַפָּרָשִׁ֖ים הִדְבִּקֻֽהוּ
Kendisine bildiren genç dedi: 'Gilboa Dağı'nda tesadüfen bulundum; işte Şaul mızrağına yaslanmıştı ve işte savaş arabaları ve atlılar ona yetişmişlerdi.'
2. Samuel 8:4
·
Tevrat
וַיִּלְכֹּ֨ד דָּוִ֜ד מִמֶּ֗נּוּ אֶ֤לֶף וּשְׁבַע־מֵאוֹת֙ פָּרָשִׁ֔ים וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֖לֶף אִ֣ישׁ רַגְלִ֑י וַיְעַקֵּ֤ר דָּוִד֙ אֶת־כָּל־הָרֶ֔כֶב וַיּוֹתֵ֥ר מִמֶּ֖נּוּ מֵ֥אָה רָֽכֶב
Davut ondan bin yedi yüz atlı ve yirmi bin yaya adam ele geçirdi; ve Davut bütün savaş arabalarını sakat bıraktı, ondan yüz savaş arabası bıraktı.
Yeremya 46:9
·
Tevrat
עֲל֤וּ הַסּוּסִים֙ וְהִתְהֹלְל֣וּ הָרֶ֔כֶב וְיֵצְא֖וּ הַגִּבּוֹרִ֑ים כּ֤וּשׁ וּפוּט֙ תֹּפְשֵׂ֣י מָגֵ֔ן וְלוּדִ֕ים תֹּפְשֵׂ֖י דֹּ֥רְכֵי קָֽשֶׁת
Atlar, çıkın ve savaş arabaları, çıldırın; ve yiğitler çıksın; kalkan tutan Kuş ve Put, ve yay tutan, geren Ludlular.
Örnek Ayetler (5 / 15)
Hezekiel 26:10
·
Tevrat
מִשִּׁפְעַ֥ת סוּסָ֖יו יְכַסֵּ֣ךְ אֲבָקָ֑ם מִקּוֹל֩ פָּרַ֨שׁ וְגַלְגַּ֜ל וָרֶ֗כֶב תִּרְעַ֨שְׁנָה֙ חֽוֹמוֹתַ֔יִךְ בְּבֹאוֹ֙ בִּשְׁעָרַ֔יִךְ כִּמְבוֹאֵ֖י עִ֥יר מְבֻקָּעָֽה
Atlarının bolluğundan onların tozu seni örtecek; yarılan bir şehrin girişleri gibi senin kapılarına girdiğinde, atlıların, tekerleklerin ve arabaların sesinden surların sarsılacak.
Hezekiel 39:20
·
Tevrat
וּשְׂבַעְתֶּ֤ם עַל־שֻׁלְחָנִי֙ ס֣וּס וָרֶ֔כֶב גִּבּ֖וֹר וְכָל־אִ֣ישׁ מִלְחָמָ֑ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Ve masamın üzerinde at ve araba, yiğit ve her savaş adamına doyacaksınız, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
2. Krallar 6:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַח־שָׁ֛מָּה סוּסִ֥ים וְרֶ֖כֶב וְחַ֣יִל כָּבֵ֑ד וַיָּבֹ֣אוּ לַ֔יְלָה וַיַּקִּ֖פוּ עַל־הָעִֽיר
Oraya atlar, araba ve büyük bir ordu gönderdi; gece geldiler ve şehri kuşattılar.
2. Krallar 6:15
·
Tevrat
וַ֠יַּשְׁכֵּם מְשָׁרֵ֨ת אִ֥ישׁ הָֽאֱלֹהִים֮ לָקוּם֒ וַיֵּצֵ֕א וְהִנֵּה־חַ֛יִל סוֹבֵ֥ב אֶת־הָעִ֖יר וְס֣וּס וָרָ֑כֶב וַיֹּ֨אמֶר נַעֲר֥וֹ אֵלָ֛יו אֲהָ֥הּ אֲדֹנִ֖י אֵיכָ֥ה נַֽעֲשֶֽׂה
Tanrı adamının hizmetkarı kalkmak için erken davrandı ve çıktı; ve işte at ve araba ile bir ordu şehri kuşatıyordu. Genci ona dedi ki: 'Ah efendim! Nasıl yapacağız?'
2. Krallar 6:17
·
Tevrat
וַיִּתְפַּלֵּ֤ל אֱלִישָׁע֙ וַיֹּאמַ֔ר יְהוָ֕ה פְּקַח־נָ֥א אֶת־עֵינָ֖יו וְיִרְאֶ֑ה וַיִּפְקַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־עֵינֵ֣י הַנַּ֔עַר וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֨ה הָהָ֜ר מָלֵ֨א סוּסִ֥ים וְרֶ֛כֶב אֵ֖שׁ סְבִיבֹ֥ת אֱלִישָֽׁע
Elişa dua etti ve dedi: 'Yahve, lütfen onun gözlerini aç da görsün.' Yahve gencin gözlerini açtı ve o gördü; ve işte, dağ Elişa'nın etrafında ateşten atlar ve arabalarla doluydu.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 4:7
·
Tevrat
וּמָשַׁכְתִּ֨י אֵלֶ֜יךָ אֶל־נַ֣חַל קִישׁ֗וֹן אֶת־סִֽיסְרָא֙ שַׂר־צְבָ֣א יָבִ֔ין וְאֶת־רִכְבּ֖וֹ וְאֶת־הֲמוֹנ֑וֹ וּנְתַתִּ֖יהוּ בְּיָדֶֽךָ
Ve Yavin'in ordu komutanı Sisera'yı, onun arabalarını ve onun kalabalığını Kişon vadisinde sana doğru çekeceğim; ve onu senin eline vereceğim.'
Hakimler 4:13
·
Tevrat
וַיַּזְעֵ֨ק סִֽיסְרָ֜א אֶת־כָּל־רִכְבּ֗וֹ תְּשַׁ֤ע מֵאוֹת֙ רֶ֣כֶב בַּרְזֶ֔ל וְאֶת־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ מֵחֲרֹ֥שֶׁת הַגּוֹיִ֖ם אֶל־נַ֥חַל קִישֽׁוֹן
Ve Sisera bütün arabalarını, dokuz yüz demir arabayı ve yanındaki bütün halkı Haroşet-Hagoyim'den Kişon vadisine çağırdı.
Hakimler 5:28
·
Tevrat
בְּעַד֩ הַחַלּ֨וֹן נִשְׁקְפָ֧ה וַתְּיַבֵּ֛ב אֵ֥ם סִֽיסְרָ֖א בְּעַ֣ד הָֽאֶשְׁנָ֑ב מַדּ֗וּעַ בֹּשֵׁ֤שׁ רִכְבּוֹ֙ לָב֔וֹא מַדּ֣וּעַ אֶֽחֱר֔וּ פַּעֲמֵ֖י מַרְכְּבוֹתָֽיו
Sisera'nın annesi pencerenin içinden baktı ve kafesin içinden feryat etti: 'Savaş arabası gelmekte neden gecikti? Savaş arabalarının adımları neden gecikti?'
Yeremya 50:37
·
Tevrat
חֶ֜רֶב אֶל־סוּסָ֣יו וְאֶל־רִכְבּ֗וֹ וְאֶל־כָּל־הָעֶ֛רֶב אֲשֶׁ֥ר בְּתוֹכָ֖הּ וְהָי֣וּ לְנָשִׁ֑ים חֶ֥רֶב אֶל־אוֹצְרֹתֶ֖יהָ וּבֻזָּֽזוּ
Kılıç onun atları üzerine ve onun savaş arabaları üzerine ve onun içindeki bütün karışık halk üzerine, ve onlar kadınlar gibi olacaklar; kılıç onun hazineleri üzerine ve onlar yağmalanacak.
1. Samuel 8:12
·
Tevrat
וְלָשׂ֣וּם ל֔וֹ שָׂרֵ֥י אֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֣י חֲמִשִּׁ֑ים וְלַחֲרֹ֤שׁ חֲרִישׁוֹ֙ וְלִקְצֹ֣ר קְצִיר֔וֹ וְלַעֲשׂ֥וֹת כְּלֵֽי־מִלְחַמְתּ֖וֹ וּכְלֵ֥י רִכְבּֽוֹ
Ve kendisine binlerin komutanlarını ve ellilerin komutanlarını atamak için; ve onun sürümünü sürmek, onun ekinini biçmek, onun savaş aletlerini ve arabasının aletlerini yapmak için.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 17:25
·
Tevrat
וּבָ֣אוּ בְשַׁעֲרֵ֣י הָעִ֣יר הַזֹּ֡את מְלָכִ֣ים וְשָׂרִ֡ים יֹשְׁבִים֩ עַל־כִּסֵּ֨א דָוִ֜ד רֹכְבִ֣ים בָּרֶ֣כֶב וּבַסּוּסִ֗ים הֵ֚מָּה וְשָׂ֣רֵיהֶ֔ם אִ֥ישׁ יְהוּדָ֖ה וְיֹשְׁבֵ֣י יְרוּשָׁלִָ֑ם וְיָשְׁבָ֥ה הָֽעִיר־הַזֹּ֖את לְעוֹלָֽם
o zaman bu şehrin kapılarından Davut'un tahtında oturan krallar ve önderler girecekler; arabalara ve atlara binerek, onlar ve önderleri, Yahuda adamı ve Yeruşalim'in oturanları; ve bu şehir sonsuza dek oturulacaktır.
Yeremya 22:4
·
Tevrat
כִּ֤י אִם־עָשׂוֹ֙ תַּֽעֲשׂ֔וּ אֶת־הַדָּבָ֖ר הַזֶּ֑ה וּבָ֣אוּ בְשַׁעֲרֵ֣י הַבַּ֣יִת הַזֶּ֡ה מְלָכִים֩ יֹשְׁבִ֨ים לְדָוִ֜ד עַל־כִּסְא֗וֹ רֹֽכְבִים֙ בָּרֶ֣כֶב וּבַסּוּסִ֔ים ה֥וּא וַעֲבָדָ֖יו וְעַמּֽוֹ
Çünkü eğer bu şeyi kesinlikle yaparsanız, bu evin kapılarından Davut için onun tahtı üzerinde oturan krallar, arabaya ve atlara binerek girecekler; o, kulları ve halkı.
Yeşaya 22:6
·
Tevrat
וְעֵילָם֙ נָשָׂ֣א אַשְׁפָּ֔ה בְּרֶ֥כֶב אָדָ֖ם פָּֽרָשִׁ֑ים וְקִ֥יר עֵרָ֖ה מָגֵֽן
Ve Elam, adamların arabalarıyla ve atlılarla ok kılıfını taşıdı; ve Kir kalkanı açığa çıkardı.
Yeşu 24:6
·
Tevrat
וָֽאוֹצִ֤יא אֶת־אֲבֽוֹתֵיכֶם֙ מִמִּצְרַ֔יִם וַתָּבֹ֖אוּ הַיָּ֑מָּה וַיִּרְדְּפ֨וּ מִצְרַ֜יִם אַחֲרֵ֧י אֲבוֹתֵיכֶ֛ם בְּרֶ֥כֶב וּבְפָרָשִׁ֖ים יַם־סֽוּף
Ve atalarınızı Mısır'dan çıkardım ve denize geldiniz; ve Mısırlılar atalarınızın ardınca savaş arabalarıyla ve atlılarla Sazlık Denizi'ne kadar kovaladılar.
Mezmurlar 20:8
·
Tevrat
אֵ֣לֶּה בָ֭רֶכֶב וְאֵ֣לֶּה בַסּוּסִ֑ים וַאֲנַ֓חְנוּ בְּשֵׁם־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֣ינוּ נַזְכִּֽיר
Bunlar arabalarla ve bunlar atlarla, ama biz Tanrımız Yahve'nin adını anacağız.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 9:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוֹרָם֙ אֱסֹ֔ר וַיֶּאְסֹ֖ר רִכְבּ֑וֹ וַיֵּצֵ֣א יְהוֹרָ֣ם מֶֽלֶךְ־יִ֠שְׂרָאֵל וַאֲחַזְיָ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה אִ֣ישׁ בְּרִכְבּ֗וֹ וַיֵּֽצְאוּ֙ לִקְרַ֣את יֵה֔וּא וַיִּמְצָאֻ֔הוּ בְּחֶלְקַ֖ת נָב֥וֹת הַיִּזְרְעֵאלִֽי
Yehoram dedi: 'Bağla.' Arabasını bağladı. İsrail kralı Yehoram ve Yahuda kralı Ahazyahu, her biri kendi arabasında çıktı. Yehu'yu karşılamaya çıktılar ve onu Yizreelli Navot'un tarlasında buldular.
2. Krallar 9:24
·
Tevrat
וְיֵה֞וּא מִלֵּ֧א יָד֣וֹ בַקֶּ֗שֶׁת וַיַּ֤ךְ אֶת־יְהוֹרָם֙ בֵּ֣ין זְרֹעָ֔יו וַיֵּצֵ֥א הַחֵ֖צִי מִלִּבּ֑וֹ וַיִּכְרַ֖ע בְּרִכְבּֽוֹ
Yehu elini yayla doldurdu ve Yehoram'ı kollarının arasından vurdu. Ok kalbinden çıktı ve arabasında çöktü.
2. Krallar 10:16
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְכָ֣ה אִתִּ֔י וּרְאֵ֖ה בְּקִנְאָתִ֣י לַיהוָ֑ה וַיַּרְכִּ֥בוּ אֹת֖וֹ בְּרִכְבּֽוֹ
Dedi ki: 'Benimle gel ve Yahve için kıskançlığımı gör.' Onu arabasına bindirdiler.
Mısır'dan Çıkış 14:17
·
Tevrat
וַאֲנִ֗י הִנְנִ֤י מְחַזֵּק֙ אֶת־לֵ֣ב מִצְרַ֔יִם וְיָבֹ֖אוּ אַחֲרֵיהֶ֑ם וְאִכָּבְדָ֤ה בְּפַרְעֹה֙ וּבְכָל־חֵיל֔וֹ בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו
Ben ise, işte Mısır'ın kalbini sertleştiriyorum ve onların arkasından gidecekler; Firavun'da, bütün ordusunda, savaş arabalarında ve atlılarında yücelik kazanacağım.
Mısır'dan Çıkış 14:18
·
Tevrat
וְיָדְע֥וּ מִצְרַ֖יִם כִּי־אֲנִ֣י יְהוָ֑ה בְּהִכָּבְדִ֣י בְּפַרְעֹ֔ה בְּרִכְבּ֖וֹ וּבְפָרָשָֽׁיו
Firavun'da, savaş arabalarında ve atlılarında yücelik kazandığımda, Mısır benim Yahve olduğumu bilecek.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 18:24
·
Tevrat
וְאֵ֣יךְ תָּשִׁ֗יב אֵ֠ת פְּנֵ֨י פַחַ֥ת אַחַ֛ד עַבְדֵ֥י אֲדֹנִ֖י הַקְּטַנִּ֑ים וַתִּבְטַ֤ח לְךָ֙ עַל־מִצְרַ֔יִם לְרֶ֖כֶב וּלְפָרָשִֽׁים
Ve efendimin en küçük kullarından bir valisinin yüzünü nasıl çevireceksin? Ve savaş arabası için ve atlılar için kendin için Mısır'a güvendin.
Yeşaya 36:9
·
Tevrat
וְאֵ֣יךְ תָּשִׁ֗יב אֵ֠ת פְּנֵ֨י פַחַ֥ת אַחַ֛ד עַבְדֵ֥י אֲדֹנִ֖י הַקְטַנִּ֑ים וַתִּבְטַ֤ח לְךָ֙ עַל־מִצְרַ֔יִם לְרֶ֖כֶב וּלְפָרָשִֽׁים
Efendimin en küçük kullarından bir valinin yüzünü nasıl geri çevireceksin? Ve savaş arabası ve atlılar için Mısır'a güvendin.
2. Tarihler 16:8
·
Tevrat
הֲלֹ֧א הַכּוּשִׁ֣ים וְהַלּוּבִ֗ים הָי֨וּ לְחַ֧יִל לָרֹ֛ב לְרֶ֥כֶב וּלְפָרָשִׁ֖ים לְהַרְבֵּ֣ה מְאֹ֑ד וּבְהִשָּֽׁעֶנְךָ֥ עַל־יְהוָ֖ה נְתָנָ֥ם בְּיָדֶֽךָ
Kuşlular ve Luvlular çok büyük bir ordu, çok fazla savaş arabaları ve atlılar değil miydi? Ve Yahve'ye dayandığın için onları senin eline verdi.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 26:7
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֧י מֵבִ֣יא אֶל־צֹ֗ר נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל מִצָּפ֖וֹן מֶ֣לֶךְ מְלָכִ֑ים בְּס֛וּס וּבְרֶ֥כֶב וּבְפָרָשִׁ֖ים וְקָהָ֥ל וְעַם־רָֽב
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben kuzeyden kralların kralı Babil kralı Nebukadnessar'ı atla, arabayla, atlılarla, bir toplulukla ve büyük bir halkla Sur'a getiriyorum.
Yeşaya 66:20
·
Tevrat
וְהֵבִ֣יאוּ אֶת־כָּל־אֲחֵיכֶ֣ם מִכָּל־הַגּוֹיִ֣ם מִנְחָ֣ה לַֽיהוָ֡ה בַּסּוּסִ֡ים וּ֠בָרֶכֶב וּבַצַּבִּ֨ים וּבַפְּרָדִ֜ים וּבַכִּרְכָּר֗וֹת עַ֣ל הַ֥ר קָדְשִׁ֛י יְרוּשָׁלִַ֖ם אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כַּאֲשֶׁ֣ר יָבִיאוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־הַמִּנְחָ֛ה בִּכְלִ֥י טָה֖וֹר בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve bütün kardeşlerinizi bütün uluslardan Yahve'ye sunu olarak atlarla ve arabalarla ve tahtırevanlarla ve katırlarla ve develerle kutsal dağım Yeruşalim'e getirecekler, dedi Yahve; İsrail oğullarının sunuyu temiz kapta Yahve'nin evine getirdikleri gibi.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 11:4
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר עָשָׂה֩ לְחֵ֨יל מִצְרַ֜יִם לְסוּסָ֣יו וּלְרִכְבּ֗וֹ אֲשֶׁ֨ר הֵצִ֜יף אֶת־מֵ֤י יַם־סוּף֙ עַל־פְּנֵיהֶ֔ם בְּרָדְפָ֖ם אַחֲרֵיכֶ֑ם וַיְאַבְּדֵ֣ם יְהוָ֔ה עַ֖ד הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
ve Mısır ordusuna, atlarına ve arabalarına yaptığını; arkanızdan kovaladıklarında Kamış Denizi'nin sularını onların yüzleri üzerine taşırdığını ve Yahve'nin onları bu güne kadar yok ettiğini;
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 19:23
·
Tevrat
בְּיַ֣ד מַלְאָכֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְח֣וֹר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָב֨וֹאָה֙ מְל֣וֹן קִצֹּ֔ה יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Elçilerinin eliyle Efendi'yi aşağıladın ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; ve onun boylu sedirlerini, seçkin selvilerini keseceğim; ve onun en uçtaki konaklama yerine, Karmel'inin ormanına gireceğim.'
Yeşaya 37:24
·
Tevrat
בְּיַ֣ד עֲבָדֶיךָ֮ חֵרַ֣פְתָּ אֲדֹנָי֒ וַתֹּ֗אמֶר בְּרֹ֥ב רִכְבִּ֛י אֲנִ֥י עָלִ֛יתִי מְר֥וֹם הָרִ֖ים יַרְכְּתֵ֣י לְבָנ֑וֹן וְאֶכְרֹ֞ת קוֹמַ֤ת אֲרָזָיו֙ מִבְחַ֣ר בְּרֹשָׁ֔יו וְאָבוֹא֙ מְר֣וֹם קִצּ֔וֹ יַ֖עַר כַּרְמִלּֽוֹ
Kullarının eliyle Efendi'ye hakaret ettin ve dedin: 'Arabalarımın çokluğuyla dağların yüksekliğine, Lübnan'ın uçlarına ben çıktım; onun uzun sedirlerini, seçkin servilerini keseceğim ve onun en yüksek ucuna, meyve bahçesi ormanına gireceğim.'
Örnek Ayetler (1)
Nahum 2:14
·
Tevrat
הִנְנִ֣י אֵלַ֗יִךְ נְאֻם֙ יְהוָ֣ה צְבָא֔וֹת וְהִבְעַרְתִּ֤י בֶֽעָשָׁן֙ רִכְבָּ֔הּ וּכְפִירַ֖יִךְ תֹּ֣אכַל חָ֑רֶב וְהִכְרַתִּ֤י מֵאֶ֨רֶץ֙ טַרְפֵּ֔ךְ וְלֹֽא־יִשָּׁמַ֥ע ע֖וֹד ק֥וֹל מַלְאָכֵֽכֵה
İşte ben sana karşıyım, Ordular Yahve'nin bildirisidir; ve onun savaş arabalarını dumanda yakacağım ve senin genç aslanlarını kılıç yiyecek; ve senin avını yerden keseceğim ve senin elçilerinin sesi bir daha işitilmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Ezgiler Ezgisi 1:9
·
Tevrat
לְסֻסָתִי֙ בְּרִכְבֵ֣י פַרְעֹ֔ה דִּמִּיתִ֖יךְ רַעְיָתִֽי
Seni Firavun'un arabalarındaki kısrağıma benzettim, sevgilim.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 20:25
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה תִֽמְנֶה־לְךָ֣ חַ֡יִל כַּחַיִל֩ הַנֹּפֵ֨ל מֵאוֹתָ֜ךְ וְס֣וּס כַּסּ֣וּס וְרֶ֣כֶב כָּרֶ֗כֶב וְנִֽלָּחֲמָ֤ה אוֹתָם֙ בַּמִּישׁ֔וֹר אִם־לֹ֥א נֶחֱזַ֖ק מֵהֶ֑ם וַיִּשְׁמַ֥ע לְקֹלָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ כֵּֽן
Ve sen senden düşen ordu gibi kendine ordu, at gibi at ve araba gibi araba say; ve onlarla ovada savaşalım, kesinlikle onlardan güçlü olacağız.' Seslerini dinledi ve böyle yaptı.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 47:3
·
Tevrat
מִקּ֗וֹל שַֽׁעֲטַת֙ פַּרְס֣וֹת אַבִּירָ֔יו מֵרַ֣עַשׁ לְרִכְבּ֔וֹ הֲמ֖וֹן גַּלְגִּלָּ֑יו לֹֽא־הִפְנ֤וּ אָבוֹת֙ אֶל־בָּנִ֔ים מֵֽרִפְי֖וֹן יָדָֽיִם
Güçlü atlarının toynaklarının tepinme sesinden, arabalarının gürültüsünden, tekerleklerinin uğultusundan; ellerin gevşemesinden babalar oğullara dönüp bakmadılar.
Örnek Ayetler (1)
2. Krallar 5:9
·
Tevrat
וַיָּבֹ֥א נַעֲמָ֖ן בְּסוּסָ֣יו וּבְרִכְבּ֑וֹ וַיַּעֲמֹ֥ד פֶּֽתַח־הַבַּ֖יִת לֶאֱלִישָֽׁע
Böylece Naaman atlarıyla ve arabasıyla geldi ve Elişa'nın evinin kapısında durdu.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 4:2
·
Tevrat
וּשְׁנֵ֣י אֲנָשִׁ֣ים שָׂרֵֽי־גְדוּדִ֣ים הָי֪וּ בֶן־שָׁא֟וּל שֵׁם֩ הָאֶחָ֨ד בַּֽעֲנָ֜ה וְשֵׁ֧ם הַשֵּׁנִ֣י רֵכָ֗ב בְּנֵ֛י רִמּ֥וֹן הַבְּאֶֽרֹתִ֖י מִבְּנֵ֣י בִנְיָמִ֑ן כִּ֚י גַּם־בְּאֵר֔וֹת תֵּחָשֵׁ֖ב עַל־בִּנְיָמִֽן
Şaul oğlunun akıncı komutanları olan iki adamı vardı; birinin adı Baana ve ikincisinin adı Rehav'dı, Benyamin oğullarından Beerotlu Rimmon'un oğullarıydılar; çünkü Beerot da Benyamin'e sayılırdı.
2. Samuel 4:5
·
Tevrat
וַיֵּ֨לְכ֜וּ בְּנֵֽי־רִמּ֤וֹן הַבְּאֵֽרֹתִי֙ רֵכָ֣ב וּבַעֲנָ֔ה וַיָּבֹ֨אוּ֙ כְּחֹ֣ם הַיּ֔וֹם אֶל־בֵּ֖ית אִ֣ישׁ בֹּ֑שֶׁת וְה֣וּא שֹׁכֵ֔ב אֵ֖ת מִשְׁכַּ֥ב הַֽצָּהֳרָֽיִם
Beerotlu Rimmon oğulları Rehav ve Baana gittiler ve günün sıcağında İş-Boşet'in evine geldiler; o öğle yatağında yatıyordu.
2. Samuel 4:9
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן דָּוִ֜ד אֶת־רֵכָ֣ב וְאֶת־בַּעֲנָ֣ה אָחִ֗יו בְּנֵ֛י רִמּ֥וֹן הַבְּאֵֽרֹתִ֖י וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֑ם חַי־יְהוָ֕ה אֲשֶׁר־פָּדָ֥ה אֶת־נַפְשִׁ֖י מִכָּל־צָרָֽה
Davut, Beerotlu Rimmon'un oğulları Rekav'a ve kardeşi Baana'ya cevap verdi ve onlara dedi: 'Canımı bütün sıkıntıdan fidyeyle kurtaran Yahve yaşıyor ki;'
Yeremya 35:6
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֖וּ לֹ֣א נִשְׁתֶּה־יָּ֑יִן כִּי֩ יוֹנָדָ֨ב בֶּן־רֵכָ֜ב אָבִ֗ינוּ צִוָּ֤ה עָלֵ֨ינוּ֙ לֵאמֹ֔ר לֹ֧א תִשְׁתּוּ־יַ֛יִן אַתֶּ֥ם וּבְנֵיכֶ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Dediler ki: "Şarap içmeyiz; çünkü atamız Rekav oğlu Yonadav bize buyurarak dedi: Siz ve oğullarınız sonsuza dek şarap içmeyeceksiniz.
Yeremya 35:8
·
Tevrat
וַנִּשְׁמַ֗ע בְּק֨וֹל יְהוֹנָדָ֤ב בֶּן־רֵכָב֙ אָבִ֔ינוּ לְכֹ֖ל אֲשֶׁ֣ר צִוָּ֑נוּ לְבִלְתִּ֤י שְׁתֽוֹת־יַ֨יִן֙ כָּל־יָמֵ֔ינוּ אֲנַ֣חְנוּ נָשֵׁ֔ינוּ בָּנֵ֖ינוּ וּבְנֹתֵֽינוּ
Atamız Rekav oğlu Yehonadav'ın bize buyurduğu her şeyde onun sesini dinledik; bütün günlerimizde biz, karılarımız, oğullarımız ve kızlarımız şarap içmedik;
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 4:6
·
Tevrat
וְ֠הֵנָּה בָּ֜אוּ עַד־תּ֤וֹךְ הַבַּ֨יִת֙ לֹקְחֵ֣י חִטִּ֔ים וַיַּכֻּ֖הוּ אֶל־הַחֹ֑מֶשׁ וְרֵכָ֛ב וּבַעֲנָ֥ה אָחִ֖יו נִמְלָֽטוּ
Ve işte evin ortasına kadar buğday alanlar olarak geldiler ve onu karnından vurdular; Rekav ve kardeşi Baana kaçtılar.
Örnek Ayetler (1)
1. Tarihler 2:55
·
Tevrat
וּמִשְׁפְּח֤וֹת סֹפְרִים֙ יֹשְׁבֵ֣י יַעְבֵּ֔ץ תִּרְעָתִ֥ים שִׁמְעָתִ֖ים שׂוּכָתִ֑ים הֵ֚מָּה הַקִּינִ֣ים הַבָּאִ֔ים מֵחַמַּ֖ת אֲבִ֥י בֵית־רֵכָֽב
Yabets'te oturan yazıcıların aileleri: Tiraatiler, Şimaatiler, Sukatiler. Bunlar Beyt-Rekav'ın babası Hammat'tan gelen Kenilerdir.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
2. Krallar 5:21
·
Tevrat
וַיִּרְדֹּ֥ף גֵּיחֲזִ֖י אַחֲרֵ֣י נַֽעֲמָ֑ן וַיִּרְאֶ֤ה נַֽעֲמָן֙ רָ֣ץ אַחֲרָ֔יו וַיִּפֹּ֞ל מֵעַ֧ל הַמֶּרְכָּבָ֛ה לִקְרָאת֖וֹ וַיֹּ֥אמֶר הֲשָׁלֽוֹם
Gehazi Naaman'ın arkasından kovaladı. Naaman arkasından koştuğunu görünce onu karşılamak için arabanın üzerinden indi ve dedi ki: 'Esenlik mi?'
2. Krallar 9:27
·
Tevrat
וַאֲחַזְיָ֤ה מֶֽלֶךְ־יְהוּדָה֙ רָאָ֔ה וַיָּ֕נָס דֶּ֖רֶךְ בֵּ֣ית הַגָּ֑ן וַיִּרְדֹּ֨ף אַחֲרָ֜יו יֵה֗וּא וַ֠יֹּאמֶר גַּם־אֹת֞וֹ הַכֻּ֣הוּ אֶל־הַמֶּרְכָּבָ֗ה בְּמַֽעֲלֵה־גוּר֙ אֲשֶׁ֣ר אֶֽת־יִבְלְעָ֔ם וַיָּ֥נָס מְגִדּ֖וֹ וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Yahuda kralı Ahazya gördü ve Beyt-Haggan yolundan kaçtı. Yehu arkasından kovaladı ve dedi: 'Onu da Yivleam yanındaki Gur yokuşunda arabada vurun.' Megiddo'ya kaçtı ve orada öldü.
2. Krallar 10:15
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֡ם וַיִּמְצָ֣א אֶת־יְהוֹנָדָב֩ בֶּן־רֵכָ֨ב לִקְרָאת֜וֹ וַֽיְבָרְכֵ֗הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו הֲיֵ֧שׁ אֶת־לְבָבְךָ֣ יָשָׁ֗ר כַּאֲשֶׁ֤ר לְבָבִי֙ עִם־לְבָבֶ֔ךָ וַיֹּ֨אמֶר יְהוֹנָדָ֥ב יֵ֛שׁ וָיֵ֖שׁ תְּנָ֣ה אֶת־יָדֶ֑ךָ וַיִּתֵּ֣ן יָד֔וֹ וַיַּעֲלֵ֥הוּ אֵלָ֖יו אֶל־הַמֶּרְכָּבָֽה
Oradan gitti ve onu karşılamaya gelen Rekhav oğlu Yehonadav'ı buldu. Onu bereketledi ve ona dedi: 'Kalbimin senin kalbinle olduğu gibi, kalbin doğru mu?' Yehonadav dedi: 'Var.' 'Ve varsa elini ver.' Elini verdi ve onu yanına arabaya çıkardı.
1. Krallar 7:33
·
Tevrat
וּמַֽעֲשֵׂה֙ הָא֣וֹפַנִּ֔ים כְּמַעֲשֵׂ֖ה אוֹפַ֣ן הַמֶּרְכָּבָ֑ה יְדוֹתָ֣ם וְגַבֵּיהֶ֗ם וְחִשֻּׁקֵיהֶ֛ם וְחִשֻּׁרֵיהֶ֖ם הַכֹּ֥ל מוּצָֽק
Ve tekerleklerin yapılışı savaş arabası tekerleğinin yapılışı gibiydi; onların dingilleri, ve onların jantları, ve onların parmakları, ve onların poyraları, hepsi dökümdü.
Örnek Ayetler (5 / 6)
2. Krallar 23:11
·
Tevrat
וַיַּשְׁבֵּ֣ת אֶת־הַסּוּסִ֗ים אֲשֶׁ֣ר נָתְנוּ֩ מַלְכֵ֨י יְהוּדָ֤ה לַשֶּׁ֨מֶשׁ֙ מִבֹּ֣א בֵית־יְהוָ֔ה אֶל־לִשְׁכַּת֙ נְתַן־מֶ֣לֶךְ הַסָּרִ֔יס אֲשֶׁ֖ר בַּפַּרְוָרִ֑ים וְאֶת־מַרְכְּב֥וֹת הַשֶּׁ֖מֶשׁ שָׂרַ֥ף בָּאֵֽשׁ
Yahuda krallarının güneşe verdiği atları Yahve'nin evinin girişinden, Parvarim'de olan hadım Natan-Melek'in odasına doğru kaldırdı; ve güneşin arabalarını ateşte yaktı.
Yeşaya 22:18
·
Tevrat
צָנ֤וֹף יִצְנָפְךָ֙ צְנֵפָ֔ה כַּדּ֕וּר אֶל־אֶ֖רֶץ רַחֲבַ֣ת יָדָ֑יִם שָׁ֣מָּה תָמ֗וּת וְשָׁ֨מָּה֙ מַרְכְּב֣וֹת כְּבוֹדֶ֔ךָ קְל֖וֹן בֵּ֥ית אֲדֹנֶֽיךָ
Seni sararak bir sarışla top gibi geniş alanlı bir yere fırlatacak; orada öleceksin ve yüceliğinin arabaları orada efendinin evinin utancı olacak.
Yoel 2:5
·
Tevrat
כְּק֣וֹל מַרְכָּב֗וֹת עַל־רָאשֵׁ֤י הֶֽהָרִים֙ יְרַקֵּד֔וּן כְּקוֹל֙ לַ֣הַב אֵ֔שׁ אֹכְלָ֖ה קָ֑שׁ כְּעַ֣ם עָצ֔וּם עֱר֖וּךְ מִלְחָמָֽה
Dağların başlarında savaş arabalarının sesi gibi sıçrarlar, samanı yiyip bitiren ateş alevinin sesi gibi, savaş için dizilmiş güçlü bir halk gibi.
Zekeriya 6:1
·
Tevrat
וָאָשֻׁ֗ב וָאֶשָּׂ֤א עֵינַי֙ וָֽאֶרְאֶ֔ה וְהִנֵּ֨ה אַרְבַּ֤ע מַרְכָּבוֹת֙ יֹֽצְא֔וֹת מִבֵּ֖ין שְׁנֵ֣י הֶֽהָרִ֑ים וְהֶהָרִ֖ים הָרֵ֥י נְחֹֽשֶׁת
Döndüm ve gözlerimi kaldırdım ve gördüm, ve işte iki dağın arasından dört savaş arabası çıkıyorlar; ve dağlar tunç dağlarıydı.
Ezgiler Ezgisi 6:12
·
Tevrat
לֹ֣א יָדַ֔עְתִּי נַפְשִׁ֣י שָׂמַ֔תְנִי מַרְכְּב֖וֹת עַמִּי־נָדִֽיב
Bilmedim; canım beni soylu halkımın savaş arabalarına koydu.