161
Kullanım
5
Lemma
56
Türev
46
Anlam
5 lemma, 56 türev form
Örnek Ayetler (5 / 23)
Yeremya 30:10
·
Tevrat
וְאַתָּ֡ה אַל־תִּירָא֩ עַבְדִּ֨י יַעֲקֹ֤ב נְאֻם־יְהֹוָה֙ וְאַל־תֵּחַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֠י הִנְנִ֤י מוֹשִֽׁיעֲךָ֙ מֵֽרָח֔וֹק וְאֶֽת־זַרְעֲךָ֖ מֵאֶ֣רֶץ שִׁבְיָ֑ם וְשָׁ֧ב יַעֲקֹ֛ב וְשָׁקַ֥ט וְשַׁאֲנַ֖ן וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד
Yahve'nin bildirisidir; sen korkma kulum Yakup ve dehşete düşme İsrail; çünkü işte ben seni uzaktan ve soyunu esaret diyarından kurtarıyorum; Yakup dönecek, sakinleşecek ve rahat edecek ve korkutan olmayacak.
Yeremya 31:3
·
Tevrat
מֵרָח֕וֹק יְהוָ֖ה נִרְאָ֣ה לִ֑י וְאַהֲבַ֤ת עוֹלָם֙ אֲהַבְתִּ֔יךְ עַל־כֵּ֖ן מְשַׁכְתִּ֥יךְ חָֽסֶד
Yahve bana uzaktan göründü: Seni sonsuz sevgiyle sevdim, bu yüzden seni sadakatle çektim.
Yeremya 46:27
·
Tevrat
וְ֠אַתָּה אַל־תִּירָ֞א עַבְדִּ֤י יַֽעֲקֹב֙ וְאַל־תֵּחַ֣ת יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֠י הִנְנִ֤י מוֹשִֽׁעֲךָ֙ מֵֽרָח֔וֹק וְאֶֽת־זַרְעֲךָ֖ מֵאֶ֣רֶץ שִׁבְיָ֑ם וְשָׁ֧ב יַעֲק֛וֹב וְשָׁקַ֥ט וְשַׁאֲנַ֖ן וְאֵ֥ין מַחֲרִֽיד
Ve sen korkma, kulum Yakup, ve dehşete düşme, İsrail; çünkü işte ben seni uzaktan, ve soyunu onların sürgün diyarından kurtarıyorum; ve Yakup dönecek ve sakin olacak ve rahat edecek ve korkutan olmayacak.
Yeremya 51:50
·
Tevrat
פְּלֵטִ֣ים מֵחֶ֔רֶב הִלְכ֖וּ אַֽל־תַּעֲמֹ֑דוּ זִכְר֤וּ מֵֽרָחוֹק֙ אֶת־יְהוָ֔ה וִירֽוּשָׁלִַ֖ם תַּעֲלֶ֥ה עַל־לְבַבְכֶֽם
Kılıçtan kurtulanlar, gidin, durmayın; uzaktan Yahve'yi hatırlayın ve Yeruşalim kalbinize çıksın.
2. Krallar 2:7
·
Tevrat
וַחֲמִשִּׁ֨ים אִ֜ישׁ מִבְּנֵ֤י הַנְּבִיאִים֙ הָֽלְכ֔וּ וַיַּעַמְד֥וּ מִנֶּ֖גֶד מֵרָח֑וֹק וּשְׁנֵיהֶ֖ם עָמְד֥וּ עַל־הַיַּרְדֵּֽן
Peygamber oğullarından elli adam gittiler ve uzaktan karşıda durdular; ikisi ise Şeria'da durdular.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 18:28
·
Tevrat
וְאֵ֨ין מַצִּ֜יל כִּ֧י רְֽחוֹקָה־הִ֣יא מִצִּיד֗וֹן וְדָבָ֤ר אֵין־לָהֶם֙ עִם־אָדָ֔ם וְהִ֕יא בָּעֵ֖מֶק אֲשֶׁ֣ר לְבֵית־רְח֑וֹב וַיִּבְנ֥וּ אֶת־הָעִ֖יר וַיֵּ֥שְׁבוּ בָֽהּ
Ve kurtaran yoktu, çünkü o Sayda'dan uzaktı ve onların hiçbir adamla sözü yoktu; ve o, Beyt-Rehov'a ait olan vadideydi. Ve şehri inşa ettiler ve orada oturdular.
2. Krallar 20:14
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ יְשַֽׁעְיָ֣הוּ הַנָּבִ֔יא אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ חִזְקִיָּ֑הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מָ֥ה אָמְר֣וּ הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֗לֶּה וּמֵאַ֨יִן֙ יָבֹ֣אוּ אֵלֶ֔יךָ וַיֹּ֨אמֶר֙ חִזְקִיָּ֔הוּ מֵאֶ֧רֶץ רְחוֹקָ֛ה בָּ֖אוּ מִבָּבֶֽל
Bunun üzerine peygamber Yeşaya kral Hizkiya'ya geldi ve ona dedi: 'Bu adamlar ne dediler ve sana nereden geldiler?' Ve Hizkiya dedi: 'Uzak bir diyardan, Babil'den geldiler.'
Yeşaya 39:3
·
Tevrat
וַיָּבֹא֙ יְשַׁעְיָ֣הוּ הַנָּבִ֔יא אֶל־הַמֶּ֖לֶךְ חִזְקִיָּ֑הוּ וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מָ֥ה אָמְר֣וּ הָאֲנָשִׁ֣ים הָאֵ֗לֶּה וּמֵאַ֨יִן֙ יָבֹ֣אוּ אֵלֶ֔יךָ וַיֹּ֨אמֶר֙ חִזְקִיָּ֔הוּ מֵאֶ֧רֶץ רְחוֹקָ֛ה בָּ֥אוּ אֵלַ֖י מִבָּבֶֽל
Ve peygamber Yeşaya kral Hizkiya'ya geldi ve ona dedi: 'Bu adamlar ne dediler? Ve sana nereden geldiler?' Ve Hizkiya dedi: 'Uzak bir diyardan, Babil'den bana geldiler.'
1. Krallar 8:41
·
Tevrat
וְגַם֙ אֶל־הַנָּכְרִ֔י אֲשֶׁ֛ר לֹא־מֵעַמְּךָ֥ יִשְׂרָאֵ֖ל ה֑וּא וּבָ֛א מֵאֶ֥רֶץ רְחוֹקָ֖ה לְמַ֥עַן שְׁמֶֽךָ
Ve ayrıca halkın İsrail'den olmayan yabancıya, adın uğruna uzak diyardan gelirse;
1. Krallar 8:46
·
Tevrat
כִּ֣י יֶֽחֶטְאוּ־לָ֗ךְ כִּ֣י אֵ֤ין אָדָם֙ אֲשֶׁ֣ר לֹא־יֶחֱטָ֔א וְאָנַפְתָּ֣ בָ֔ם וּנְתַתָּ֖ם לִפְנֵ֣י אוֹיֵ֑ב וְשָׁב֤וּם שֹֽׁבֵיהֶם֙ אֶל־אֶ֣רֶץ הָאוֹיֵ֔ב רְחוֹקָ֖ה א֥וֹ קְרוֹבָֽה
Sana günah işlerlerse, çünkü günah işlemeyen insan yoktur, ve onlara öfkelenirsen ve onları düşman önüne verirsen ve onları esir alanlar onları uzak veya yakın düşman diyarına esir alırlarsa;
Örnek Ayetler (5 / 8)
Mika 4:3
·
Tevrat
וְשָׁפַ֗ט בֵּ֚ין עַמִּ֣ים רַבִּ֔ים וְהוֹכִ֛יחַ לְגוֹיִ֥ם עֲצֻמִ֖ים עַד־רָח֑וֹק וְכִתְּת֨וּ חַרְבֹתֵיהֶ֜ם לְאִתִּ֗ים וַחֲנִיתֹֽתֵיהֶם֙ לְמַזְמֵר֔וֹת לֹֽא־יִשְׂא֞וּ גּ֤וֹי אֶל־גּוֹי֙ חֶ֔רֶב וְלֹא־יִלְמְד֥וּן ע֖וֹד מִלְחָמָֽה
Ve birçok halk arasında yargılayacak ve uzağa kadar güçlü uluslar için karar verecek; ve kılıçlarını saban demirlerine ve mızraklarını budama bıçaklarına dövecekler. Ulus ulusa karşı kılıç kaldırmayacak ve artık savaş öğrenmeyecekler.
Yeşu 3:4
·
Tevrat
אַ֣ךְ רָח֣וֹק יִהְיֶ֗ה בֵּֽינֵיכֶם֙ וּבֵינָ֔יו כְּאַלְפַּ֥יִם אַמָּ֖ה בַּמִּדָּ֑ה אַֽל־תִּקְרְב֣וּ אֵלָ֗יו לְמַ֤עַן אֲשֶׁר־תֵּֽדְעוּ֙ אֶת־הַדֶּ֨רֶךְ֙ אֲשֶׁ֣ר תֵּֽלְכוּ־בָ֔הּ כִּ֣י לֹ֧א עֲבַרְתֶּ֛ם בַּדֶּ֖רֶךְ מִתְּמ֥וֹל שִׁלְשֽׁוֹם
Ancak sizinle onun arasında ölçüde iki bin kubit (~900 m) kadar uzaklık olacak; ona yaklaşmayın ki gideceğiniz yolu bilesiniz; çünkü dün ve önceki gün bu yoldan geçmediniz.'
Yoel 4:8
·
Tevrat
וּמָכַרְתִּ֞י אֶת־בְּנֵיכֶ֣ם וְאֶת־בְּנֽוֹתֵיכֶ֗ם בְּיַד֙ בְּנֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּמְכָר֥וּם לִשְׁבָאיִ֖ם אֶל־גּ֣וֹי רָח֑וֹק כִּ֥י יְהוָ֖ה דִּבֵּֽר
Ve oğullarınızı ve kızlarınızı Yahuda'nın oğullarının eline satacağım ve onları uzak bir ulusa, Sabalılara satacaklar; çünkü Yahve konuştu.
Mezmurlar 22:2
·
Tevrat
אֵלִ֣י אֵ֭לִי לָמָ֣ה עֲזַבְתָּ֑נִי רָח֥וֹק מִֽ֝ישׁוּעָתִ֗י דִּבְרֵ֥י שַׁאֲגָתִֽי
Tanrım, Tanrım, neden beni terk ettin? Kurtuluşumdan, kükrememin sözlerinden uzak.
Mezmurlar 119:155
·
Tevrat
רָח֣וֹק מֵרְשָׁעִ֣ים יְשׁוּעָ֑ה כִּֽי־חֻ֝קֶּיךָ לֹ֣א דָרָֽשׁוּ
Kurtuluş kötülerden uzaktır; çünkü kurallarını aramadılar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 7:19
·
Tevrat
וַתִּקְטַן֩ ע֨וֹד זֹ֤את בְּעֵינֶ֨יךָ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וַתְּדַבֵּ֛ר גַּ֥ם אֶל־בֵּֽית־עַבְדְּךָ֖ לְמֵֽרָח֑וֹק וְזֹ֛את תּוֹרַ֥ת הָאָדָ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
'Ey Efendi Yahve, bu senin gözlerinde yine de küçük kaldı; kulunun evi hakkında da uzak gelecek için konuştun; ey Efendi Yahve, insanın yasası bu mudur?'
2. Krallar 19:25
·
Tevrat
הֲלֹֽא־שָׁמַ֤עְתָּ לְמֵֽרָחוֹק֙ אֹתָ֣הּ עָשִׂ֔יתִי לְמִ֥ימֵי קֶ֖דֶם וִֽיצַרְתִּ֑יהָ עַתָּ֣ה הֲבֵיאתִ֗יהָ וּתְהִ֗י לַהְשׁ֛וֹת גַּלִּ֥ים נִצִּ֖ים עָרִ֥ים בְּצֻרֽוֹת
Uzaktan onu yaptığımı, eski günlerden onu biçimlendirdiğimi işitmedin mi? Şimdi onu getirdim; ve surlu şehirleri harabe yığınları olarak viran etmek için oldu.
Yeşaya 37:26
·
Tevrat
הֲלֽוֹא־שָׁמַ֤עְתָּ לְמֵֽרָחוֹק֙ אוֹתָ֣הּ עָשִׂ֔יתִי מִ֥ימֵי קֶ֖דֶם וִיצַרְתִּ֑יהָ עַתָּ֣ה הֲבֵאתִ֔יהָ וּתְהִ֗י לְהַשְׁא֛וֹת גַּלִּ֥ים נִצִּ֖ים עָרִ֥ים בְּצֻרֽוֹת
Duymadın mı? Uzaktan onu ben yaptım, eski günlerden onu ben biçimlendirdim; şimdi onu getirdim ve sen surlu şehirleri yıkık yığınlar olarak yıkmak için oldun.
1. Tarihler 17:17
·
Tevrat
וַתִּקְטַ֨ן זֹ֤את בְּעֵינֶ֨יךָ֙ אֱלֹהִ֔ים וַתְּדַבֵּ֥ר עַל־בֵּֽית־עַבְדְּךָ֖ לְמֵרָח֑וֹק וּרְאִיתַ֗נִי כְּת֧וֹר הָאָדָ֛ם הַֽמַּעֲלָ֖ה יְהוָ֥ה אֱלֹהִֽים
Ve bu senin gözlerinde küçük kaldı, ey Tanrı; ve kulunun evi hakkında uzak gelecek için konuştun ve bana yüksek insanın sırası gibi baktın, ey Yahve Tanrı.
Ezra 3:13
·
Tevrat
וְאֵ֣ין הָעָ֗ם מַכִּירִים֙ ק֚וֹל תְּרוּעַ֣ת הַשִּׂמְחָ֔ה לְק֖וֹל בְּכִ֣י הָעָ֑ם כִּ֣י הָעָ֗ם מְרִיעִים֙ תְּרוּעָ֣ה גְדוֹלָ֔ה וְהַקּ֥וֹל נִשְׁמַ֖ע עַד־לְמֵרָחֽוֹק
Ve halk, sevinç çığlığının sesini halkın ağlama sesinden ayırt edemiyordu; çünkü halk büyük bir çığlıkla bağırıyordu ve ses uzaklara kadar duyuluyordu.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 57:9
·
Tevrat
וַתָּשֻׁ֤רִי לַמֶּ֨לֶךְ֙ בַּשֶּׁ֔מֶן וַתַּרְבִּ֖י רִקֻּחָ֑יִךְ וַתְּשַׁלְּחִ֤י צִרַ֨יִךְ֙ עַד־מֵ֣רָחֹ֔ק וַתַּשְׁפִּ֖ילִי עַד־שְׁאֽוֹל
Ve yağla krala gittin ve kokularını çoğalttın; ve elçilerini uzağa kadar gönderdin ve ölüler diyarına kadar alçaldın.
Mezmurlar 38:12
·
Tevrat
אֹֽהֲבַ֨י וְרֵעַ֗י מִנֶּ֣גֶד נִגְעִ֣י יַעֲמֹ֑דוּ וּ֝קְרוֹבַ֗י מֵרָחֹ֥ק עָמָֽדוּ
Sevenlerim ve dostlarım yaramın karşısında duruyorlar ve yakınlarım uzaktan durdular.
Yaratılış 37:18
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ אֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק וּבְטֶ֨רֶם֙ יִקְרַ֣ב אֲלֵיהֶ֔ם וַיִּֽתְנַכְּל֥וּ אֹת֖וֹ לַהֲמִיתֽוֹ
Onu uzaktan gördüler; ve onlara yaklaşmadan önce, onu öldürmek için ona karşı komplo kurdular.
Mısır'dan Çıkış 2:4
·
Tevrat
וַתֵּתַצַּ֥ב אֲחֹת֖וֹ מֵרָחֹ֑ק לְדֵעָ֕ה מַה־יֵּעָשֶׂ֖ה לֽוֹ
Ona ne yapılacağını bilmek için kız kardeşi uzaktan durdu.
Mısır'dan Çıkış 20:21
·
Tevrat
וַיַּעֲמֹ֥ד הָעָ֖ם מֵרָחֹ֑ק וּמֹשֶׁה֙ נִגַּ֣שׁ אֶל־הָֽעֲרָפֶ֔ל אֲשֶׁר־שָׁ֖ם הָאֱלֹהִֽים
Halk uzaktan durdu ve Musa Tanrı'nın orada olduğu koyu karanlığa yaklaşt.
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 23:23
·
Tevrat
הַאֱלֹהֵ֧י מִקָּרֹ֛ב אָ֖נִי נְאֻם־יְהוָ֑ה וְלֹ֥א אֱלֹהֵ֖י מֵרָחֹֽק
Ben yakından Tanrı mıyım, Yahve'nin bildirisidir, ve uzaktan Tanrı değil miyim?
Yaratılış 22:4
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וַיִּשָּׂ֨א אַבְרָהָ֧ם אֶת־עֵינָ֛יו וַיַּ֥רְא אֶת־הַמָּק֖וֹם מֵרָחֹֽק
Üçüncü günde İbrahim gözlerini kaldırdı ve yeri uzaktan gördü.
Mısır'dan Çıkış 24:1
·
Tevrat
וְאֶל־מֹשֶׁ֨ה אָמַ֜ר עֲלֵ֣ה אֶל־יְהוָ֗ה אַתָּה֙ וְאַהֲרֹן֙ נָדָ֣ב וַאֲבִיה֔וּא וְשִׁבְעִ֖ים מִזִּקְנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִשְׁתַּחֲוִיתֶ֖ם מֵרָחֹֽק
Ve Musa'ya dedi: 'Sen ve Harun, Nadav ve Avihu ve İsrail'in ihtiyarlarından yetmiş kişi Yahve'ye çıkın; ve uzaktan eğileceksiniz.'
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 33:13
·
Tevrat
שִׁמְע֥וּ רְחוֹקִ֖ים אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי וּדְע֥וּ קְרוֹבִ֖ים גְּבֻרָתִֽי
Uzaktakiler, ne yaptığımı işitin; ve yakındakiler, gücümü bilin.
Yeşu 9:22
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֤א לָהֶם֙ יְהוֹשֻׁ֔עַ וַיְדַבֵּ֥ר אֲלֵיהֶ֖ם לֵאמֹ֑ר לָמָּה֩ רִמִּיתֶ֨ם אֹתָ֜נוּ לֵאמֹ֗ר רְחוֹקִ֨ים אֲנַ֤חְנוּ מִכֶּם֙ מְאֹ֔ד וְאַתֶּ֖ם בְּקִרְבֵּ֥נוּ יֹשְׁבִֽים
Yeşu onları çağırdı ve onlara diyerek konuştu: 'Siz aramızda oturuyorken, neden biz sizden çok uzağız diyerek bizi kandırdınız?'
Nehemya 4:13
·
Tevrat
וָאֹמַ֞ר אֶל־הַחֹרִ֤ים וְאֶל־הַסְּגָנִים֙ וְאֶל־יֶ֣תֶר הָעָ֔ם הַמְּלָאכָ֥ה הַרְבֵּ֖ה וּרְחָבָ֑ה וַאֲנַ֗חְנוּ נִפְרָדִים֙ עַל־הַ֣חוֹמָ֔ה רְחוֹקִ֖ים אִ֥ישׁ מֵאָחִֽיו
Ve soylulara, görevlilere ve halkın geri kalanına dedim: 'İş çok ve geniştir; ve biz duvarda ayrılmışız, her bir adam kardeşinden uzaktır.'
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 66:19
·
Tevrat
וְשַׂמְתִּ֨י בָהֶ֜ם א֗וֹת וְשִׁלַּחְתִּ֣י מֵהֶ֣ם פְּ֠לֵיטִים אֶֽל־הַגּוֹיִ֞ם תַּרְשִׁ֨ישׁ פּ֥וּל וְל֛וּד מֹ֥שְׁכֵי קֶ֖שֶׁת תֻּבַ֣ל וְיָוָ֑ן הָאִיִּ֣ים הָרְחֹקִ֗ים אֲשֶׁ֨ר לֹא־שָׁמְע֤וּ אֶת־שִׁמְעִי֙ וְלֹא־רָא֣וּ אֶת־כְּבוֹדִ֔י וְהִגִּ֥ידוּ אֶת־כְּבוֹדִ֖י בַּגּוֹיִֽם
Ve onların arasına belirti koyacağım ve onlardan kurtulanları uluslara, Tarşiş'e, Pul'a ve yay çeken Lud'a, Tuval'a ve Yavan'a, haberimi işitmeyen ve yüceliğimi görmeyen uzak adalara göndereceğim; ve yüceliğimi uluslar arasında bildirecekler.
Yasa'nın Tekrarı 13:8
·
Tevrat
מֵאֱלֹהֵ֣י הָֽעַמִּ֗ים אֲשֶׁר֙ סְבִיבֹ֣תֵיכֶ֔ם הַקְּרֹבִ֣ים אֵלֶ֔יךָ א֖וֹ הָרְחֹקִ֣ים מִמֶּ֑ךָּ מִקְצֵ֥ה הָאָ֖רֶץ וְעַד־קְצֵ֥ה הָאָֽרֶץ
Sana yakın olan veya senden uzak olan, yerin ucundan yerin ucuna kadar çevrenizdeki halkların ilahlarından,
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 56:1
·
Tevrat
לַמְנַצֵּ֤חַ עַל־י֬וֹנַת אֵ֣לֶם רְ֭חֹקִים לְדָוִ֣ד מִכְתָּ֑ם בֶּֽאֱחֹ֨ז אֹת֖וֹ פְלִשְׁתִּ֣ים בְּגַֽת
Müzik şefine, uzaklardaki sessiz güvercin üzerine, Davut'un miktamı; Filistliler onu Gat'ta tuttuklarında.
Mezmurlar 65:6
·
Tevrat
נ֤וֹרָא֨וֹת בְּצֶ֣דֶק תַּ֭עֲנֵנוּ אֱלֹהֵ֣י יִשְׁעֵ֑נוּ מִבְטָ֥ח כָּל־קַצְוֵי־אֶ֝֗רֶץ וְיָ֣ם רְחֹקִֽים
Doğrulukla korkunç işlerle bize cevap verirsin ey kurtuluşumuzun Tanrısı; yerin bütün uçlarının ve uzak denizin güveni.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 25:26
·
Tevrat
וְאֵ֣ת כָּל־מַלְכֵ֣י הַצָּפ֗וֹן הַקְּרֹבִ֤ים וְהָֽרְחֹקִים֙ אִ֣ישׁ אֶל־אָחִ֔יו וְאֵת֙ כָּל־הַמַּמְלְכ֣וֹת הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה וּמֶ֥לֶךְ שֵׁשַׁ֖ךְ יִשְׁתֶּ֥ה אַחֲרֵיהֶֽם
birbirine yakın ve uzak bütün kuzey krallarını ve toprağın yüzü üzerinde olan yerin bütün krallıklarını; ve Şeşak kralı onlardan sonra içecek.
Daniel 9:7
·
Tevrat
לְךָ֤ אֲדֹנָי֙ הַצְּדָקָ֔ה וְלָ֛נוּ בֹּ֥שֶׁת הַפָּנִ֖ים כַּיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה לְאִ֤ישׁ יְהוּדָה֙ וּלְיוֹשְׁבֵ֣י יְרֽוּשָׁלִַ֔ם וּֽלְכָל־יִשְׂרָאֵ֞ל הַקְּרֹבִ֣ים וְהָרְחֹקִ֗ים בְּכָל־הָֽאֲרָצוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר הִדַּחְתָּ֣ם שָׁ֔ם בְּמַעֲלָ֖ם אֲשֶׁ֥ר מָֽעֲלוּ־בָֽךְ
Efendi, doğruluk sanadır ve bu günkü gibi yüz utancı bizedir; Yahuda adamına, Yeruşalim'de oturanlara ve sana ihanet ettikleri ihanetleri yüzünden onları oraya sürdüğün bütün diyarlardaki yakın olanlara ve uzak olanlara, bütün İsrail'e.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 6:12
·
Tevrat
הָרָח֞וֹק בַּדֶּ֣בֶר יָמ֗וּת וְהַקָּרוֹב֙ בַּחֶ֣רֶב יִפּ֔וֹל וְהַנִּשְׁאָר֙ וְהַנָּצ֔וּר בָּרָעָ֖ב יָמ֑וּת וְכִלֵּיתִ֥י חֲמָתִ֖י בָּֽם
Uzaktaki salgın hastalıkla ölecek ve yakındaki kılıçla düşecek; arta kalan ve kuşatılan kıtlıkla ölecek ve hiddetimi onlarda tüketeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 22:5
·
Tevrat
הַקְּרֹב֛וֹת וְהָרְחֹק֥וֹת מִמֵּ֖ךְ יִתְקַלְּסוּ־בָ֑ךְ טְמֵאַ֣ת הַשֵּׁ֔ם רַבַּ֖ת הַמְּהוּמָֽה
Sana yakın olanlar ve uzak olanlar seninle alay edecekler, ey kirli isimli, çok kargaşalı.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 57:19
·
Tevrat
בּוֹרֵ֖א נִ֣יב שְׂפָתָ֑יִם שָׁל֨וֹם שָׁל֜וֹם לָרָח֧וֹק וְלַקָּר֛וֹב אָמַ֥ר יְהוָ֖ה וּרְפָאתִֽיו
Dudakların meyvesini yaratan Yahve dedi: Uzağa ve yakına esenlik, esenlik; ve onu iyileştireceğim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 46:12
·
Tevrat
שִׁמְע֥וּ אֵלַ֖י אַבִּ֣ירֵי לֵ֑ב הָרְחוֹקִ֖ים מִצְּדָקָֽה
Beni dinleyin, kalp inatçıları, doğruluktan uzak olanlar.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 9:10
·
Tevrat
דַּבֵּ֛ר אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לֵאמֹ֑ר אִ֣ישׁ אִ֣ישׁ כִּי־יִהְיֶֽה־טָמֵ֣א לָנֶ֡פֶשׁ אוֹ֩ בְדֶ֨רֶךְ רְחֹקָ֜הׄ לָכֶ֗ם א֚וֹ לְדֹרֹ֣תֵיכֶ֔ם וְעָ֥שָׂה פֶ֖סַח לַיהוָֽה
İsrail oğullarına konuşarak de: 'Sizden veya nesillerinizden herhangi bir adam ceset nedeniyle kirli olursa veya uzak bir yolda olursa, Yahve'ye Fısıh'ı yapacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 20:15
·
Tevrat
כֵּ֤ן תַּעֲשֶׂה֙ לְכָל־הֶ֣עָרִ֔ים הָרְחֹקֹ֥ת מִמְּךָ֖ מְאֹ֑ד אֲשֶׁ֛ר לֹא־מֵעָרֵ֥י הַגּֽוֹיִם־הָאֵ֖לֶּה הֵֽנָּה
Bu ulusların şehirlerinden olmayan, senden çok uzak olan bütün şehirlere böyle yapacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 31:10
·
Tevrat
אֵֽשֶׁת־חַ֭יִל מִ֣י יִמְצָ֑א וְרָחֹ֖ק מִפְּנִינִ֣ים מִכְרָֽהּ
Erdemli kadını kim bulur? Ve onun değeri yakutlardan uzaktır.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 20:18
·
Tevrat
וְכָל־הָעָם֩ רֹאִ֨ים אֶת־הַקּוֹלֹ֜ת וְאֶת־הַלַּפִּידִ֗ם וְאֵת֙ ק֣וֹל הַשֹּׁפָ֔ר וְאֶת־הָהָ֖ר עָשֵׁ֑ן וַיַּ֤רְא הָעָם֙ וַיָּנֻ֔עוּ וַיַּֽעַמְד֖וּ מֵֽרָחֹֽק
Bütün halk sesleri, meşaleleri, şofarın sesini ve tüten dağı görüyordu; halk gördü ve titrediler ve uzaktan durdular.
Örnek Ayetler (1)
Ester 9:20
·
Tevrat
וַיִּכְתֹּ֣ב מָרְדֳּכַ֔י אֶת־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵ֑לֶּה וַיִּשְׁלַ֨ח סְפָרִ֜ים אֶל־כָּל־הַיְּהוּדִ֗ים אֲשֶׁר֙ בְּכָל־מְדִינוֹת֙ הַמֶּ֣לֶךְ אֲחַשְׁוֵר֔וֹשׁ הַקְּרוֹבִ֖ים וְהָרְחוֹקִֽים
Mordekay bu sözleri yazdı; ve kral Ahaşveroş'un bütün eyaletlerinde olan yakın ve uzak bütün Yahudilere mektuplar gönderdi,