51
Kullanım
2
Lemma
7
Türev
12
Anlam
2 lemma, 7 türev form
Örnek Ayetler (5 / 32)
Yeremya 31:15
·
Tevrat
כֹּ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה ק֣וֹל בְּרָמָ֤ה נִשְׁמָע֙ נְהִי֙ בְּכִ֣י תַמְרוּרִ֔ים רָחֵ֖ל מְבַכָּ֣ה עַל־בָּנֶ֑יהָ מֵאֲנָ֛ה לְהִנָּחֵ֥ם עַל־בָּנֶ֖יהָ כִּ֥י אֵינֶֽנּוּ
Yahve şöyle dedi: Rama'da ses duyuluyor, ağıt, acı ağlayış; Rahel kendi oğulları için ağlıyor, kendi oğulları için teselli edilmeyi reddediyor, çünkü yokturlar.
1. Samuel 10:2
·
Tevrat
בְּלֶכְתְּךָ֤ הַיּוֹם֙ מֵעִמָּדִ֔י וּמָצָאתָ֩ שְׁנֵ֨י אֲנָשִׁ֜ים עִם־קְבֻרַ֥ת רָחֵ֛ל בִּגְב֥וּל בִּנְיָמִ֖ן בְּצֶלְצַ֑ח וְאָמְר֣וּ אֵלֶ֗יךָ נִמְצְא֤וּ הָאֲתֹנוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֣כְתָּ לְבַקֵּ֔שׁ וְהִנֵּ֨ה נָטַ֤שׁ אָבִ֨יךָ֙ אֶת־דִּבְרֵ֣י הָאֲתֹנ֔וֹת וְדָאַ֤ג לָכֶם֙ לֵאמֹ֔ר מָ֥ה אֶעֱשֶׂ֖ה לִבְנִֽי
Bugün yanımdan gittiğinde, Bünyamin sınırında, Tseltsah'ta Rahel'in mezarı yanında iki adam bulacaksın. Sana diyecekler: 'Aramaya gittiğin eşekler bulundu ve işte baban eşeklerin işini bıraktı ve sizin için kaygılandı, diyerek: Oğlum için ne yapayım?'
Yaratılış 29:6
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר לָהֶ֖ם הֲשָׁל֣וֹם ל֑וֹ וַיֹּאמְר֣וּ שָׁל֔וֹם וְהִנֵּה֙ רָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ בָּאָ֖ה עִם־הַצֹּֽאן
Ve onlara dedi: 'Ona esenlik var mı?' Ve dediler: 'Esenlik var; ve işte, kızı Rahel koyunlarla geliyor.'
Yaratılış 29:10
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁר֩ רָאָ֨ה יַעֲקֹ֜ב אֶת־רָחֵ֗ל בַּת־לָבָן֙ אֲחִ֣י אִמּ֔וֹ וְאֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֣י אִמּ֑וֹ וַיִּגַּ֣שׁ יַעֲקֹ֗ב וַיָּ֤גֶל אֶת־הָאֶ֨בֶן֙ מֵעַל֙ פִּ֣י הַבְּאֵ֔ר וַיַּ֕שְׁקְ אֶת־צֹ֥אן לָבָ֖ן אֲחִ֥י אִמּֽוֹ
Yakup, annesinin kardeşi Lavan'ın kızı Rahel'i ve annesinin kardeşi Lavan'ın koyunlarını görünce, Yakup yaklaştı ve taşı kuyunun ağzı üzerinden yuvarladı ve annesinin kardeşi Lavan'ın koyunlarını suladı.
Yaratılış 29:16
·
Tevrat
וּלְלָבָ֖ן שְׁתֵּ֣י בָנ֑וֹת שֵׁ֤ם הַגְּדֹלָה֙ לֵאָ֔ה וְשֵׁ֥ם הַקְּטַנָּ֖ה רָחֵֽל
Ve Lavan'ın iki kızı vardı; büyüğünün adı Lea ve küçüğünün adı Rahel'di.
Örnek Ayetler (5)
Yaratılış 29:11
·
Tevrat
וַיִּשַּׁ֥ק יַעֲקֹ֖ב לְרָחֵ֑ל וַיִּשָּׂ֥א אֶת־קֹל֖וֹ וַיֵּֽבְךְּ
Sonra Yakup Rahel'i öptü, sesini yükseltti ve ağladı.
Yaratılış 29:12
·
Tevrat
וַיַּגֵּ֨ד יַעֲקֹ֜ב לְרָחֵ֗ל כִּ֣י אֲחִ֤י אָבִ֨יהָ֙ ה֔וּא וְכִ֥י בֶן־רִבְקָ֖ה ה֑וּא וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֥ד לְאָבִֽיהָ
Ve Yakup Rahel'e babasının kardeşi olduğunu ve Rebeka'nın oğlu olduğunu bildirdi; o da koştu ve babasına bildirdi.
Yaratılış 29:29
·
Tevrat
וַיִּתֵּ֤ן לָבָן֙ לְרָחֵ֣ל בִּתּ֔וֹ אֶת־בִּלְהָ֖ה שִׁפְחָת֑וֹ לָ֖הּ לְשִׁפְחָֽה
Ve Lavan hizmetçisi Bilha'yı kızı Rahel'e hizmetçi olarak verdi.
Yaratılış 31:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח יַעֲקֹ֔ב וַיִּקְרָ֖א לְרָחֵ֣ל וּלְלֵאָ֑ה הַשָּׂדֶ֖ה אֶל־צֹאנֽוֹ
Yakup haber gönderdi; Rahel'i ve Lea'yı tarlaya, sürüsünün yanına çağırdı.
Yaratılış 46:25
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה בְּנֵ֣י בִלְהָ֔ה אֲשֶׁר־נָתַ֥ן לָבָ֖ן לְרָחֵ֣ל בִּתּ֑וֹ וַתֵּ֧לֶד אֶת־אֵ֛לֶּה לְיַעֲקֹ֖ב כָּל־נֶ֥פֶשׁ שִׁבְעָֽה
Bunlar Lavan'ın kızı Rahel'e verdiği Bilha'nın oğullarıdır; ve bunları Yakup'a doğurdu, bütün canlar yedidir.
Örnek Ayetler (5)
Yaratılış 29:9
·
Tevrat
עוֹדֶ֖נּוּ מְדַבֵּ֣ר עִמָּ֑ם וְרָחֵ֣ל בָּ֗אָה עִם־הַצֹּאן֙ אֲשֶׁ֣ר לְאָבִ֔יהָ כִּ֥י רֹעָ֖ה הִֽוא
O henüz onlarla konuşurken, Rahel babasının koyunlarıyla geldi; çünkü o çobandı.
Yaratılış 29:17
·
Tevrat
וְעֵינֵ֥י לֵאָ֖ה רַכּ֑וֹת וְרָחֵל֙ הָֽיְתָ֔ה יְפַת־תֹּ֖אַר וִיפַ֥ת מַרְאֶֽה
Lea'nın gözleri narindi, Rahel ise güzel biçimli ve güzel görünüşlüydü.
Yaratılış 29:31
·
Tevrat
וַיַּ֤רְא יְהוָה֙ כִּֽי־שְׂנוּאָ֣ה לֵאָ֔ה וַיִּפְתַּ֖ח אֶת־רַחְמָ֑הּ וְרָחֵ֖ל עֲקָרָֽה
Yahve Lea'nın nefret edildiğini gördü ve onun rahmini açtı; ama Rahel kısırdı.
Yaratılış 31:34
·
Tevrat
וְרָחֵ֞ל לָקְחָ֣ה אֶת־הַתְּרָפִ֗ים וַתְּשִׂמֵ֛ם בְּכַ֥ר הַגָּמָ֖ל וַתֵּ֣שֶׁב עֲלֵיהֶ֑ם וַיְמַשֵּׁ֥שׁ לָבָ֛ן אֶת־כָּל־הָאֹ֖הֶל וְלֹ֥א מָצָֽא
Rahel terafimleri almış, onları devenin semerine koymuş ve üzerlerine oturmuştu. Laban bütün çadırı yokladı ve bulamadı.
Yaratılış 33:7
·
Tevrat
וַתִּגַּ֧שׁ גַּם־לֵאָ֛ה וִילָדֶ֖יהָ וַיִּֽשְׁתַּחֲו֑וּ וְאַחַ֗ר נִגַּ֥שׁ יוֹסֵ֛ף וְרָחֵ֖ל וַיִּֽשְׁתַּחֲוֽוּ
Lea ve çocukları da yaklaştılar ve eğildiler; sonra Yusuf ve Rahel yaklaştılar ve eğildiler.
Örnek Ayetler (4)
Yaratılış 29:18
·
Tevrat
וַיֶּאֱהַ֥ב יַעֲקֹ֖ב אֶת־רָחֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר אֶֽעֱבָדְךָ֙ שֶׁ֣בַע שָׁנִ֔ים בְּרָחֵ֥ל בִּתְּךָ֖ הַקְּטַנָּֽה
Yakup Rahel'i sevdi ve dedi: 'Küçük kızın Rahel için sana yedi yıl hizmet edeceğim.'
Yaratılış 29:20
·
Tevrat
וַיַּעֲבֹ֧ד יַעֲקֹ֛ב בְּרָחֵ֖ל שֶׁ֣בַע שָׁנִ֑ים וַיִּהְי֤וּ בְעֵינָיו֙ כְּיָמִ֣ים אֲחָדִ֔ים בְּאַהֲבָת֖וֹ אֹתָֽהּ
Böylece Yakup Rahel için yedi yıl hizmet etti; onu sevdiği için gözünde birkaç gün gibi oldular.
Yaratılış 29:25
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַבֹּ֔קֶר וְהִנֵּה־הִ֖וא לֵאָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֶל־לָבָ֗ן מַה־זֹּאת֙ עָשִׂ֣יתָ לִּ֔י הֲלֹ֤א בְרָחֵל֙ עָבַ֣דְתִּי עִמָּ֔ךְ וְלָ֖מָּה רִמִּיתָֽנִי
Sabah olunca, işte o Lea'ydı! Ve Lavan'a dedi: 'Bana yaptığın bu nedir? Seninle Rahel için hizmet etmedim mi? Neden beni aldattın?'
Yaratılış 30:2
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף יַעֲקֹ֖ב בְּרָחֵ֑ל וַיֹּ֗אמֶר הֲתַ֤חַת אֱלֹהִים֙ אָנֹ֔כִי אֲשֶׁר־מָנַ֥ע מִמֵּ֖ךְ פְּרִי־בָֽטֶן
Yakup'un öfkesi Rahel'e alevlendi ve dedi: 'Senden karın meyvesini esirgeyen Tanrı'nın yerine miyim ben?'
Örnek Ayetler (1)
Rut 4:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ כָּל־הָעָ֧ם אֲשֶׁר־בַּשַּׁ֛עַר וְהַזְּקֵנִ֖ים עֵדִ֑ים יִתֵּן֩ יְהוָ֨ה אֶֽת־הָאִשָּׁ֜ה הַבָּאָ֣ה אֶל־בֵּיתֶ֗ךָ כְּרָחֵ֤ל וּכְלֵאָה֙ אֲשֶׁ֨ר בָּנ֤וּ שְׁתֵּיהֶם֙ אֶת־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל וַעֲשֵׂה־חַ֣יִל בְּאֶפְרָ֔תָה וּקְרָא־שֵׁ֖ם בְּבֵ֥ית לָֽחֶם
Ve kapıda olan bütün halk ve yaşlılar dediler: 'Tanığız; Yahve senin evine gelen kadını, ikisi İsrail evini inşa eden Rahel ve Lea gibi yapsın; ve Efrata'da güç yap ve Beytlehem'de isim çağır.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 32:15
·
Tevrat
עִזִּ֣ים מָאתַ֔יִם וּתְיָשִׁ֖ים עֶשְׂרִ֑ים רְחֵלִ֥ים מָאתַ֖יִם וְאֵילִ֥ים עֶשְׂרִֽים
İki yüz dişi keçi ve yirmi teke, iki yüz dişi koyun ve yirmi koç,
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 31:38
·
Tevrat
זֶה֩ עֶשְׂרִ֨ים שָׁנָ֤ה אָנֹכִי֙ עִמָּ֔ךְ רְחֵלֶ֥יךָ וְעִזֶּ֖יךָ לֹ֣א שִׁכֵּ֑לוּ וְאֵילֵ֥י צֹאנְךָ֖ לֹ֥א אָכָֽלְתִּי
Bu yirmi yıl seninleydim; koyunların ve keçilerin yavrularını düşürmedi ve sürünün koçlarını yemedim.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 53:7
·
Tevrat
נִגַּ֨שׂ וְה֣וּא נַעֲנֶה֮ וְלֹ֣א יִפְתַּח־פִּיו֒ כַּשֶּׂה֙ לַטֶּ֣בַח יוּבָ֔ל וּכְרָחֵ֕ל לִפְנֵ֥י גֹזְזֶ֖יהָ נֶאֱלָ֑מָה וְלֹ֥א יִפְתַּ֖ח פִּֽיו
Baskı gördü ve eziyet çekti, ama ağzını açmadı; kesime götürülen bir kuzu gibi ve kırkıcılarının önünde dilsiz olan bir koyun gibi, ağzını açmadı.