282
Kullanım
11
Lemma
67
Türev
75
Anlam
11 lemma, 67 türev form
Örnek Ayetler (2)
Süleyman'ın Özdeyişleri 28:25
·
Tevrat
רְחַב־נֶ֭פֶשׁ יְגָרֶ֣ה מָד֑וֹן וּבוֹטֵ֖חַ עַל־יְהוָ֣ה יְדֻשָּֽׁן
Geniş can çekişmeyi kışkırtır, ve Yahve üzerine güvenen semirtilir.
Eyüp 30:14
·
Tevrat
כְּפֶ֣רֶץ רָחָ֣ב יֶאֱתָ֑יוּ תַּ֥חַת שֹׁ֝אָ֗ה הִתְגַּלְגָּֽלוּ
Geniş bir gedik gibi gelirler; yıkımın altında yuvarlanırlar.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:45
·
Tevrat
וְאֶתְהַלְּכָ֥ה בָרְחָבָ֑ה כִּ֖י פִקֻּדֶ֣יךָ דָרָֽשְׁתִּי
Ve genişlikte yürüyeyim, çünkü talimatlarını aradım.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 33:21
·
Tevrat
כִּ֣י אִם־שָׁ֞ם אַדִּ֤יר יְהוָה֙ לָ֔נוּ מְקוֹם־נְהָרִ֥ים יְאֹרִ֖ים רַחֲבֵ֣י יָדָ֑יִם בַּל־תֵּ֤לֶךְ בּוֹ֙ אֳנִי־שַׁ֔יִט וְצִ֥י אַדִּ֖יר לֹ֥א יַעַבְרֶֽנּוּ
Çünkü orada görkemli Yahve bizim için geniş alanlı ırmakların, nehirlerin yeri olacak; orada kürekli gemi gitmeyecek ve görkemli gemi oradan geçmeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 23:32
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהֹוִ֔ה כּ֤וֹס אֲחוֹתֵךְ֙ תִּשְׁתִּ֔י הָעֲמֻקָּ֖ה וְהָרְחָבָ֑ה תִּהְיֶ֥ה לִצְחֹ֛ק וּלְלַ֖עַג מִרְבָּ֥ה לְהָכִֽיל
Efendi Yahve şöyle dedi: Senin kız kardeşinin derin olan ve geniş olan kâsesini içeceksin; çok içeren gülünç ve alay olacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 119:96
·
Tevrat
לְֽכָל תִּ֭כְלָה רָאִ֣יתִי קֵ֑ץ רְחָבָ֖ה מִצְוָתְךָ֣ מְאֹֽד
Her mükemmelliğe bir son gördüm; buyruğun çok geniştir.
Örnek Ayetler (5)
2. Samuel 8:3
·
Tevrat
וַיַּ֣ךְ דָּוִ֔ד אֶת־הֲדַדְעֶ֥זֶר בֶּן־רְחֹ֖ב מֶ֣לֶךְ צוֹבָ֑ה בְּלֶכְתּ֕וֹ לְהָשִׁ֥יב יָד֖וֹ בִּֽנְהַר־פְּרָֽת
Davut, Fırat Irmağı'nda elini geri getirmek için giderken Tsova kralı Rehov oğlu Hadadezer'i vurdu.
2. Samuel 8:12
·
Tevrat
מֵאֲרָ֤ם וּמִמּוֹאָב֙ וּמִבְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וּמִפְּלִשְׁתִּ֖ים וּמֵֽעֲמָלֵ֑ק וּמִשְּׁלַ֛ל הֲדַדְעֶ֥זֶר בֶּן־רְחֹ֖ב מֶ֥לֶךְ צוֹבָֽה
Aram'dan, Moav'dan, Ammon oğullarından, Filistlilerden, Amalek'ten ve Tsova kralı Rehov oğlu Hadadezer'in ganimetinden.
Yeşu 21:31
·
Tevrat
אֶת־חֶלְקָת֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔הָ וְאֶת־רְחֹ֖ב וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֑הָ עָרִ֖ים אַרְבַּֽע
Helkat'ı ve onun otlağını, Rehov'u ve onun otlağını; dört şehir.
1. Tarihler 6:60
·
Tevrat
וְאֶת־חוּקֹק֙ וְאֶת־מִגְרָשֶׁ֔יהָ וְאֶת־רְחֹ֖ב וְאֶת־מִגְרָשֶֽׁיהָ
Ve Hukok'u ve otlaklarını, ve Rehov'u ve otlaklarını,
Çölde Sayım 13:21
·
Tevrat
וַֽיַּעֲל֖וּ וַיָּתֻ֣רוּ אֶת־הָאָ֑רֶץ מִמִּדְבַּר־צִ֥ן עַד־רְחֹ֖ב לְבֹ֥א חֲמָֽת
Böylece çıktılar ve Zin çölünden Hamat'a girişteki Rehov'a kadar yeri araştırdılar.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 19:28
·
Tevrat
וְעֶבְרֹ֥ן וּרְחֹ֖ב וְחַמּ֣וֹן וְקָנָ֑ה עַ֖ד צִיד֥וֹן רַבָּֽה
Evron, Rehov, Hammon ve Kana; Büyük Sayda'ya kadar.
Yeşu 19:30
·
Tevrat
וְעֻמָ֥ה וַאֲפֵ֖ק וּרְחֹ֑ב עָרִ֛ים עֶשְׂרִ֥ים וּשְׁתַּ֖יִם וְחַצְרֵיהֶֽן
Umma, Afek ve Rehov; yirmi iki şehir ve köyleri.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 10:12
·
Tevrat
מִיכָ֥א רְח֖וֹב חֲשַׁבְיָֽה
Mika, Rehov, Haşavya,
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 10:8
·
Tevrat
וַיֵּֽצְאוּ֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיַּעַרְכ֥וּ מִלְחָמָ֖ה פֶּ֣תַח הַשָּׁ֑עַר וַאֲרַ֨ם צוֹבָ֤א וּרְחוֹב֙ וְאִֽישׁ־ט֣וֹב וּמַֽעֲכָ֔ה לְבַדָּ֖ם בַּשָּׂדֶֽה
Ammon oğulları çıktılar ve kapının girişinde savaş düzeni aldılar; Tsova ve Rehov Aramlıları, Tov adamları ve Maaka tarlada yalnızdılar.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 1:31
·
Tevrat
אָשֵׁ֗ר לֹ֤א הוֹרִישׁ֙ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י עַכּ֔וֹ וְאֶת־יוֹשְׁבֵ֖י צִיד֑וֹן וְאֶת־אַחְלָ֤ב וְאֶת־אַכְזִיב֙ וְאֶת־חֶלְבָּ֔ה וְאֶת־אֲפִ֖יק וְאֶת־רְחֹֽב
Aşer Akko'da oturanları, Tsidon'da oturanları, Ahlav'ı, Akziv'i, Helba'yı, Afik'i ve Rehov'u kovmadı.
Örnek Ayetler (3)
Amos 1:13
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה עַל־שְׁלֹשָׁה֙ פִּשְׁעֵ֣י בְנֵֽי־עַמּ֔וֹן וְעַל־אַרְבָּעָ֖ה לֹ֣א אֲשִׁיבֶ֑נּוּ עַל־בִּקְעָם֙ הָר֣וֹת הַגִּלְעָ֔ד לְמַ֖עַן הַרְחִ֥יב אֶת־גְּבוּלָֽם
Yahve şöyle dedi: 'Ammonoğullarının üç isyanı için ve dört isyanı için onu geri çevirmeyeceğim; çünkü sınırlarını genişletmek için Gilat'ın hamilelerini yardılar.'
Habakkuk 2:5
·
Tevrat
וְאַף֙ כִּֽי־הַיַּ֣יִן בּוֹגֵ֔ד גֶּ֥בֶר יָהִ֖יר וְלֹ֣א יִנְוֶ֑ה אֲשֶׁר֩ הִרְחִ֨יב כִּשְׁא֜וֹל נַפְשׁ֗וֹ וְה֤וּא כַמָּ֨וֶת֙ וְלֹ֣א יִשְׂבָּ֔ע וַיֶּאֱסֹ֤ף אֵלָיו֙ כָּל־הַגּוֹיִ֔ם וַיִּקְבֹּ֥ץ אֵלָ֖יו כָּל־הָעַמִּֽים
Ve dahası, şarap haindir, kibirli bir adamdır ve durmaz; o ki canını Şeol gibi genişletmiştir ve o ölüm gibidir ve doymaz ve bütün ulusları kendine toplar ve bütün halkları kendine biriktirir.
Yaratılış 26:22
·
Tevrat
וַיַּעְתֵּ֣ק מִשָּׁ֗ם וַיַּחְפֹּר֙ בְּאֵ֣ר אַחֶ֔רֶת וְלֹ֥א רָב֖וּ עָלֶ֑יהָ וַיִּקְרָ֤א שְׁמָהּ֙ רְחֹב֔וֹת וַיֹּ֗אמֶר כִּֽי־עַתָּ֞ה הִרְחִ֧יב יְהוָ֛ה לָ֖נוּ וּפָרִ֥ינוּ בָאָֽרֶץ
Ve oradan göçtü ve başka bir kuyu kazdı ve onun için çekişmediler; ve onun adını Rehovot koydu ve dedi: 'Çünkü şimdi Yahve bize genişlik verdi ve yerde verimli olacağız.'
Örnek Ayetler (3)
Süleyman'ın Özdeyişleri 18:16
·
Tevrat
מַתָּ֣ן אָ֭דָם יַרְחִ֣יב ל֑וֹ וְלִפְנֵ֖י גְדֹלִ֣ים יַנְחֶֽנּוּ
Adamın armağanı ona yer açar ve onu büyüklerin önüne getirir.
Yasa'nın Tekrarı 12:20
·
Tevrat
כִּֽי־יַרְחִיב֩ יְהוָ֨ה אֱלֹהֶ֥יךָ אֶֽת־גְּבֽוּלְךָ֮ כַּאֲשֶׁ֣ר דִּבֶּר־לָךְ֒ וְאָמַרְתָּ֙ אֹכְלָ֣ה בָשָׂ֔ר כִּֽי־תְאַוֶּ֥ה נַפְשְׁךָ֖ לֶאֱכֹ֣ל בָּשָׂ֑ר בְּכָל־אַוַּ֥ת נַפְשְׁךָ֖ תֹּאכַ֥ל בָּשָֽׂר
Tanrın Yahve sana konuştuğu gibi sınırını genişlettiğinde ve 'Et yiyeyim' dediğinde, çünkü canın et yemek arzuluyor, canının bütün arzusuyla et yiyeceksin.
Yasa'nın Tekrarı 19:8
·
Tevrat
וְאִם־יַרְחִ֞יב יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אֶת־גְּבֻ֣לְךָ֔ כַּאֲשֶׁ֥ר נִשְׁבַּ֖ע לַאֲבֹתֶ֑יךָ וְנָ֤תַן לְךָ֙ אֶת־כָּל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֥ר דִּבֶּ֖ר לָתֵ֥ת לַאֲבֹתֶֽיךָ
Ve eğer Yahve Tanrın atalarına ant içtiği gibi sınırını genişletirse, ve atalarına vermeyi söylediği bütün yeri sana verirse;
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 22:37
·
Tevrat
תַּרְחִ֥יב צַעֲדִ֖י תַּחְתֵּ֑נִי וְלֹ֥א מָעֲד֖וּ קַרְסֻלָּֽי
Altımdaki adımlarımı genişlettin ve ayak bileklerim kaymadı.
Mezmurlar 18:37
·
Tevrat
תַּרְחִ֣יב צַעֲדִ֣י תַחְתָּ֑י וְלֹ֥א מָ֝עֲד֗וּ קַרְסֻלָּֽי
Altımda adımımı genişletirsin ve ayak bileklerim kaymaz.
Mezmurlar 119:32
·
Tevrat
דֶּֽרֶךְ־מִצְוֺתֶ֥יךָ אָר֑וּץ כִּ֖י תַרְחִ֣יב לִבִּֽי
Senin buyruklarının yolunda koşacağım, çünkü kalbimi genişleteceksin.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 57:8
·
Tevrat
וְאַחַ֤ר הַדֶּ֨לֶת֙ וְהַמְּזוּזָ֔ה שַׂ֖מְתְּ זִכְרוֹנֵ֑ךְ כִּ֣י מֵאִתִּ֞י גִּלִּ֣ית וַֽתַּעֲלִ֗י הִרְחַ֤בְתְּ מִשְׁכָּבֵךְ֙ וַתִּכְרָת־לָ֣ךְ מֵהֶ֔ם אָהַ֥בְתְּ מִשְׁכָּבָ֖ם יָ֥ד חָזִֽית
Ve kapının ve sövenin arkasına anını koydun; çünkü benden ayrılıp açıldın ve çıktın, yatağını genişlettin ve onlardan kendine antlaşma kestin, onların yatağını sevdin, el gördün.
Mezmurlar 4:2
·
Tevrat
בְּקָרְאִ֡י עֲנֵ֤נִי אֱלֹ֘הֵ֤י צִדְקִ֗י בַּ֭צָּר הִרְחַ֣בְתָּ לִּ֑י חָ֝נֵּ֗נִי וּשְׁמַ֥ע תְּפִלָּתִֽי
Çağırdığımda cevap ver bana, doğruluğumun Tanrısı! Sıkıntıda bana genişlik verdin; bana lütfet ve duamı işit.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 30:33
·
Tevrat
כִּֽי־עָר֤וּךְ מֵֽאֶתְמוּל֙ תָּפְתֶּ֔ה גַּם־הִ֛יא לַמֶּ֥לֶךְ הוּכָ֖ן הֶעְמִ֣יק הִרְחִ֑ב מְדֻרָתָ֗הּ אֵ֤שׁ וְעֵצִים֙ הַרְבֵּ֔ה נִשְׁמַ֤ת יְהוָה֙ כְּנַ֣חַל גָּפְרִ֔ית בֹּעֲרָ֖ה בָּֽהּ
Çünkü Tofet dünden hazırlanmıştır, ayrıca o kral için hazırlanmıştır; onun odun yığınını derinleştirdi, genişletti, ateş ve çok odun vardır; Yahve'nin nefesi kükürt nehri gibi onda yanıyor.
Mezmurlar 81:11
·
Tevrat
אָנֹכִ֨י יְה֘וָ֤ה אֱלֹהֶ֗יךָ הַֽ֭מַּעַלְךָ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הַרְחֶב־פִּ֝֗יךָ וַאֲמַלְאֵֽהוּ
Seni Mısır diyarından çıkaran Tanrın Yahve benim; ağzını genişlet ve onu doldurayım.
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 33:20
·
Tevrat
וּלְגָ֣ד אָמַ֔ר בָּר֖וּךְ מַרְחִ֣יב גָּ֑ד כְּלָבִ֣יא שָׁכֵ֔ן וְטָרַ֥ף זְר֖וֹעַ אַף־קָדְקֹֽד
Ve Gad için dedi: Gad'ı genişleten bereketlidir; dişi aslan gibi oturur ve kolu, ayrıca tepesini parçalar.
Örnek Ayetler (1)
Yeşaya 54:2
·
Tevrat
הַרְחִ֣יבִי מְק֣וֹם אָהֳלֵ֗ךְ וִירִיע֧וֹת מִשְׁכְּנוֹתַ֛יִךְ יַטּ֖וּ אַל־תַּחְשֹׂ֑כִי הַאֲרִ֨יכִי֙ מֵֽיתָרַ֔יִךְ וִיתֵדֹתַ֖יִךְ חַזֵּֽקִי
Çadırının yerini genişlet ve konutlarının perdelerini gersinler, esirgeme; iplerini uzat ve kazıklarını güçlendir.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 25:17
·
Tevrat
צָר֣וֹת לְבָבִ֣י הִרְחִ֑יבוּ מִ֝מְּצֽוּקוֹתַ֗י הוֹצִיאֵֽנִי
Kalbimin sıkıntıları büyüdü; beni darlıklarımdan çıkar.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַתִּתְפַּלֵּ֤ל חַנָּה֙ וַתֹּאמַ֔ר עָלַ֤ץ לִבִּי֙ בַּֽיהוָ֔ה רָ֥מָה קַרְנִ֖י בַּֽיהוָ֑ה רָ֤חַב פִּי֙ עַל־א֣וֹיְבַ֔י כִּ֥י שָׂמַ֖חְתִּי בִּישׁוּעָתֶֽךָ
Hanna dua etti ve dedi: 'Kalbim Yahve'de coştu, boynuzum Yahve'de yükseldi; ağzım düşmanlarımın üzerine genişledi, çünkü senin kurtarışınla sevindim.