498
Kullanım
22
Lemma
120
Türev
160
Anlam
22 lemma, 120 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תְּרוּמֹֽתֵיכֶם | terumoteykhem | sunularınız, kaldırılan şey, sunu, bağış | Zamir | 1 | ||
וְהַתְּרוּמָֽה | ve-hatteruma | ve kaldırılan şey, kaldırılan şey, sunu, katkı | İsim | 1 | ||
וּתְרוּמֹתֵינוּ | u-trumoteynu | ve kaldırılan şeylerimiz, kaldırılan şey, sunu, katkı | Zamir | 1 | ||
וּתְרוּמָה | u-teruma | ve sunu, sunu, kaldırılan şey, katkı | İsim | 1 | ||
בִּתְרוּמַת | bitrumat | kaldırılan şeyinde, kaldırılan şey, sunu, katkı | İsim | 1 | ||
לַתְּרוּמוֹת | la-tterumot | kaldırılan şeyler için, kaldırılan şey, sunu, katkı | İsim | 1 | ||
וַיָּרֶם Lemma | vayyarem | ve yükseltti, yükselmek, yücelmek, kaldırmak | Fiil | 18 | ||
וָרָם | va-ram | ve yükseldi, yükselmek, yücelmek, kalkmak | Fiil | 12 | ||
תָּרִימוּ | tarimu | kaldıracaksınız, kaldırmak, yükseltmek, sunmak | Fiil | 12 | ||
רָֽם | ram | yüksek, yüksek, yüce, kibirli | Fiil | 11 | ||
יָרִים | yarim | yükseltecek, yüksek olmak, kalkmak, yücelmek | Fiil | 9 | ||
לְהָרִֽים | le-harim | yükseltmek, yükselmek, kaldırmak, yüceltmek | Fiil | 9 | ||
הֵרִימוּ | herimu | yükselttiler, yükseltmek, kaldırmak, yüceltmek | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hezekiel 45:9 · Tevrat כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה רַב־לָכֶם֙ נְשִׂיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל חָמָ֤ס וָשֹׁד֙ הָסִ֔ירוּ וּמִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה עֲשׂ֑וּ הָרִ֤ימוּ גְרֻשֹֽׁתֵיכֶם֙ מֵעַ֣ל עַמִּ֔י נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה Efendi Yahve şöyle dedi: Size yeter, ey İsrail önderleri, zorbalığı ve yıkımı kaldırın ve yargı ve doğruluk yapın; halkımın üzerinden kovmalarınızı kaldırın, Efendi Yahve'nin bildirisidir. Yeşaya 13:2 · Tevrat עַ֤ל הַר־נִשְׁפֶּה֙ שְֽׂאוּ־נֵ֔ס הָרִ֥ימוּ ק֖וֹל לָהֶ֑ם הָנִ֣יפוּ יָ֔ד וְיָבֹ֖אוּ פִּתְחֵ֥י נְדִיבִֽים Çıplak dağ üzerinde bir sancak kaldırın, onlara sesinizi yükseltin; el sallayın ki soyluların kapılarından girsinler. Yeşaya 57:14 · Tevrat וְאָמַ֥ר סֹֽלּוּ־סֹ֖לּוּ פַּנּוּ־דָ֑רֶךְ הָרִ֥ימוּ מִכְשׁ֖וֹל מִדֶּ֥רֶךְ עַמִּֽי Ve dedi: Yükseltin, yükseltin, yol açın; halkımın yolundan engeli kaldırın. Yeşaya 62:10 · Tevrat עִבְר֤וּ עִבְרוּ֙ בַּשְּׁעָרִ֔ים פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ הָעָ֑ם סֹ֣לּוּ סֹ֤לּוּ הַֽמְסִלָּה֙ סַקְּל֣וּ מֵאֶ֔בֶן הָרִ֥ימוּ נֵ֖ס עַל־הָעַמִּֽים Geçin, kapılardan geçin, halkın yolunu hazırlayın; anayolu yükseltin, yükseltin, taştan arındırın, halkların üzerine sancak kaldırın. 2. Tarihler 30:24 · Tevrat כִּ֣י חִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְ֠הוּדָה הֵרִ֨ים לַקָּהָ֜ל אֶ֣לֶף פָּרִים֮ וְשִׁבְעַ֣ת אֲלָפִ֣ים צֹאן֒ וְהַשָּׂרִ֞ים הֵרִ֤ימוּ לַקָּהָל֙ פָּרִ֣ים אֶ֔לֶף וְצֹ֖אן עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֑ים וַיִּֽתְקַדְּשׁ֥וּ כֹהֲנִ֖ים לָרֹֽב Çünkü Yahuda kralı Hizkiya topluluğa bin boğa ve yedi bin koyun sundu; ve önderler topluluğa bin boğa ve on bin koyun sundular; ve kâhinler çoklukta kendilerini kutsal kıldılar. | ||||||
רָמָה | rama | yüksek oldu, yüksek olmak, yücelmek, kalkmak | Fiil | 7 | ||
יָרוּם | yarum | yükselecek, yükselmek, kalkmak, yücelmek | Fiil | 5 | ||
תָּרוּם | tarum | yükselecek, yükselmek, yücelmek, kaldırmak | Fiil | 5 | ||
רָֽמּוּ | rammu | yükseldiler, yükselmek, yücelmek, kalkmak | Fiil | 4 | ||
אֲרוֹמִמְךָ | aromimekha | seni yükselteceğim, yükseltmek, yüceltmek, kaldırmak | Zamir | 4 | ||
וְהֵרִים | ve-herim | ve yükseltti, yükseltmek, kaldırmak, yüceltmek | Fiil | 4 | ||
רוּמָה | ruma | Ruma, Ruma, yükseklik | Zamir | 4 | ||
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 20:40
·
Tevrat
כִּ֣י בְהַר־קָדְשִׁ֞י בְּהַ֣ר מְר֣וֹם יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה שָׁ֣ם יַעַבְדֻ֜נִי כָּל־בֵּ֧ית יִשְׂרָאֵ֛ל כֻּלֹּ֖ה בָּאָ֑רֶץ שָׁ֣ם אֶרְצֵ֔ם וְשָׁ֞ם אֶדְר֣וֹשׁ אֶת־תְּרוּמֹֽתֵיכֶ֗ם וְאֶת־רֵאשִׁ֛ית מַשְׂאוֹתֵיכֶ֖ם בְּכָל־קָדְשֵׁיכֶֽם
Çünkü kutsal dağımda, İsrail'in yüksek dağında, Efendi Yahve'nin bildirisidir, orada bütün İsrail evi, yerdeki tamamı bana hizmet edecek; orada onlardan razı olacağım ve orada sunularınızı ve armağanlarınızın ilkini bütün kutsallarınızda isteyeceğim.
Örnek Ayetler (1)
Malaki 3:8
·
Tevrat
הֲיִקְבַּ֨ע אָדָ֜ם אֱלֹהִ֗ים כִּ֤י אַתֶּם֙ קֹבְעִ֣ים אֹתִ֔י וַאֲמַרְתֶּ֖ם בַּמֶּ֣ה קְבַעֲנ֑וּךָ הַֽמַּעֲשֵׂ֖ר וְהַתְּרוּמָֽה
İnsan Tanrı'yı soyar mı? Çünkü siz beni soyuyorsunuz. Ve dediniz: 'Seni neyle soyduk?' Ondalık ve sunu ile.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 10:38
·
Tevrat
וְאֶת־רֵאשִׁ֣ית עֲרִיסֹתֵ֣ינוּ וּ֠תְרוּמֹתֵינוּ וּפְרִ֨י כָל־עֵ֜ץ תִּיר֣וֹשׁ וְיִצְהָ֗ר נָבִ֤יא לַכֹּהֲנִים֙ אֶל־לִשְׁכ֣וֹת בֵּית־אֱלֹהֵ֔ינוּ וּמַעְשַׂ֥ר אַדְמָתֵ֖נוּ לַלְוִיִּ֑ם וְהֵם֙ הַלְוִיִּ֔ם הַֽמְעַשְּׂרִ֔ים בְּכֹ֖ל עָרֵ֥י עֲבֹדָתֵֽנוּ
Ve hamurlarımızın ilkini, sunularımızı, her ağacın meyvesini, yeni şarabı ve taze yağı Tanrımızın evinin odalarına, kâhinlere getireceğiz; ve toprağımızın ondalığını Levililere; ve hizmetimizin tüm şehirlerinde ondalık alanlar o Levililerdir.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 29:28
·
Tevrat
וְהָיָה֩ לְאַהֲרֹ֨ן וּלְבָנָ֜יו לְחָק־עוֹלָ֗ם מֵאֵת֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י תְרוּמָ֖ה ה֑וּא וּתְרוּמָ֞ה יִהְיֶ֨ה מֵאֵ֤ת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מִזִּבְחֵ֣י שַׁלְמֵיהֶ֔ם תְּרוּמָתָ֖ם לַיהוָֽה
İsrail oğullarından Harun ve oğulları için sonsuz bir kural olacaktır; çünkü o bağış sunusudur; İsrail oğullarından, onların esenlik kurbanlarından Yahve'ye bağış sunuları olarak bir bağış sunusu olacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 22:12
·
Tevrat
וּבַת־כֹּהֵ֔ן כִּ֥י תִהְיֶ֖ה לְאִ֣ישׁ זָ֑ר הִ֕וא בִּתְרוּמַ֥ת הַקֳּדָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל
Ve kâhin kızı yabancı bir adama ait olursa, o kutsalların sunusundan yemeyecek.
Örnek Ayetler (1)
Nehemya 12:44
·
Tevrat
וַיִּפָּקְד֣וּ בַיּוֹם֩ הַה֨וּא אֲנָשִׁ֜ים עַל־הַנְּשָׁכ֗וֹת לָא֨וֹצָר֥וֹת לַתְּרוּמוֹת֮ לָרֵאשִׁ֣ית וְלַמַּֽעַשְׂרוֹת֒ לִכְנ֨וֹס בָּהֶ֜ם לִשְׂדֵ֤י הֶעָרִים֙ מְנָא֣וֹת הַתּוֹרָ֔ה לַכֹּהֲנִ֖ים וְלַלְוִיִּ֑ם כִּ֚י שִׂמְחַ֣ת יְהוּדָ֔ה עַל־הַכֹּהֲנִ֥ים וְעַל־הַלְוִיִּ֖ם הָעֹמְדִֽים
Ve o gün hazineler, sunular, ilk ürünler ve ondalıklar için odaların üzerine adamlar atandı; kâhinler ve Levililer için yasanın paylarını şehirlerin tarlalarından onlara toplamak için; çünkü Yahuda'nın sevinci duran kâhinler ve Levililer üzerindeydi.
Örnek Ayetler (5 / 18)
Hezekiel 10:4
·
Tevrat
וַיָּ֤רָם כְּבוֹד־יְהוָה֙ מֵעַ֣ל הַכְּר֔וּב עַ֖ל מִפְתַּ֣ן הַבָּ֑יִת וַיִּמָּלֵ֤א הַבַּ֨יִת֙ אֶת־הֶ֣עָנָ֔ן וְהֶֽחָצֵר֙ מָֽלְאָ֔ה אֶת־נֹ֖גַהּ כְּב֥וֹד יְהוָֽה
Ve Yahve'nin yüceliği keruvun üzerinden evin eşiğinin üzerine yükseldi; ve ev bulutla doldu ve avlu Yahve'nin yüceliğinin parıltısıyla doldu.
2. Samuel 22:47
·
Tevrat
חַי־יְהוָ֖ה וּבָר֣וּךְ צוּרִ֑י וְיָרֻ֕ם אֱלֹהֵ֖י צ֥וּר יִשְׁעִֽי
Yahve yaşıyor ve kayam bereketlidir; ve kurtuluşumun kayası Tanrı yücelsin.
Hoşea 13:6
·
Tevrat
כְּמַרְעִיתָם֙ וַיִּשְׂבָּ֔עוּ שָׂבְע֖וּ וַיָּ֣רָם לִבָּ֑ם עַל־כֵּ֖ן שְׁכֵחֽוּנִי
Otlaklarına göre doydular, doydular ve kalpleri yükseldi; bu yüzden beni unuttular.
1. Samuel 2:10
·
Tevrat
יְהוָ֞ה יֵחַ֣תּוּ מְרִיבָ֗יו עָלָיו֙ בַּשָּׁמַ֣יִם יַרְעֵ֔ם יְהוָ֖ה יָדִ֣ין אַפְסֵי־אָ֑רֶץ וְיִתֶּן־עֹ֣ז לְמַלְכּ֔וֹ וְיָרֵ֖ם קֶ֥רֶן מְשִׁיחֽוֹ
Yahve'yle çekişenler kırılır, göklerde onlara karşı gürler; Yahve yerin uçlarını yargılar ve kralına güç verir ve meshedilmişinin boynuzunu yükseltir.'
1. Samuel 9:24
·
Tevrat
וַיָּ֣רֶם הַ֠טַּבָּח אֶת־הַשּׁ֨וֹק וְהֶעָלֶ֜יהָ וַיָּ֣שֶׂם לִפְנֵ֣י שָׁא֗וּל וַיֹּ֨אמֶר֙ הִנֵּ֤ה הַנִּשְׁאָר֙ שִׂים־לְפָנֶ֣יךָ אֱכֹ֔ל כִּ֧י לַמּוֹעֵ֛ד שָֽׁמוּר־לְךָ֥ לֵאמֹ֖ר הָעָ֣ם קָרָ֑אתִי וַיֹּ֧אכַל שָׁא֛וּל עִם־שְׁמוּאֵ֖ל בַּיּ֥וֹם הַהֽוּא
Ve aşçı budu ve üzerindekini kaldırdı ve Şaul'un önüne koydu ve dedi: 'İşte kalan, önüne koy, ye; çünkü halkı çağırdım diyerek belirlenen zaman için sana saklandı.' Ve Şaul o gün Samuel ile yedi.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 31:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֕עַן אֲשֶׁ֥ר גָּבַ֖הְתָּ בְּקוֹמָ֑ה וַיִּתֵּ֤ן צַמַּרְתּוֹ֙ אֶל־בֵּ֣ין עֲבוֹתִ֔ים וְרָ֥ם לְבָב֖וֹ בְּגָבְהֽוֹ
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: Boyca yüksek olduğun için ve o tepesini sık dalların arasına verdiği için ve yüksekliğinde kalbi yükseldiği için,
Yeşaya 2:12
·
Tevrat
כִּ֣י י֞וֹם לַיהוָ֧ה צְבָא֛וֹת עַ֥ל כָּל־גֵּאֶ֖ה וָרָ֑ם וְעַ֖ל כָּל־נִשָּׂ֥א וְשָׁפֵֽל
Çünkü Ordular Yahvesi'nin her kibirli ve yüksek olanın üzerine ve her yükselmişin üzerine bir günü vardır ve alçalacak.
Mezmurlar 99:2
·
Tevrat
יְ֭הוָה בְּצִיּ֣וֹן גָּד֑וֹל וְרָ֥ם ה֝֗וּא עַל־כָּל־הָֽעַמִּֽים
Yahve Siyon'da büyüktür ve o bütün halkların üzerinde yücedir.
Daniel 11:12
·
Tevrat
וְנִשָּׂ֥א הֶהָמ֖וֹן וְרָ֣ם לְבָב֑וֹ וְהִפִּ֛יל רִבֹּא֖וֹת וְלֹ֥א יָעֽוֹז
Kalabalık kaldırılınca da onun kalbi yükselecek; ve on binleri düşürecek, ama güçlenmeyecek.
Yasa'nın Tekrarı 1:28
·
Tevrat
אָנָ֣ה אֲנַ֣חְנוּ עֹלִ֗ים אַחֵינוּ֩ הֵמַ֨סּוּ אֶת־לְבָבֵ֜נוּ לֵאמֹ֗ר עַ֣ם גָּד֤וֹל וָרָם֙ מִמֶּ֔נּוּ עָרִ֛ים גְּדֹלֹ֥ת וּבְצוּרֹ֖ת בַּשָּׁמָ֑יִם וְגַם־בְּנֵ֥י עֲנָקִ֖ים רָאִ֥ינוּ שָֽׁם
Nereye çıkıyoruz? Kardeşlerimiz, 'Halk bizden büyük ve uzundur, şehirler büyük ve göklere kadar surludur ve ayrıca orada Anaklıların oğullarını gördük' diyerek kalbimizi erittiler.
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hezekiel 45:1
·
Tevrat
וּבְהַפִּֽילְכֶ֨ם אֶת־הָאָ֜רֶץ בְּנַחֲלָ֗ה תָּרִימוּ֩ תְרוּמָ֨ה לַיהוָ֥ה קֹדֶשׁ֮ מִן־הָאָרֶץ֒ אֹ֗רֶךְ חֲמִשָּׁ֨ה וְעֶשְׂרִ֥ים אֶ֨לֶף֙ אֹ֔רֶךְ וְרֹ֖חַב עֲשָׂ֣רָה אָ֑לֶף קֹדֶשׁ־ה֥וּא בְכָל־גְּבוּלָ֖הּ סָבִֽיב
Ve yeri miras olarak böldüğünüzde, yerden Yahve'ye kutsal bir sunu sunacaksınız; uzunluk yirmi beş bin uzunluk ve genişlik on bin; o çevresinde bütün sınırında kutsaldır.
Hezekiel 45:13
·
Tevrat
זֹ֥את הַתְּרוּמָ֖ה אֲשֶׁ֣ר תָּרִ֑ימוּ שִׁשִּׁ֤ית הָֽאֵיפָה֙ מֵחֹ֣מֶר הַֽחִטִּ֔ים וְשִׁשִּׁיתֶם֙ הָֽאֵיפָ֔ה מֵחֹ֖מֶר הַשְּׂעֹרִֽים
Kaldıracağınız sunu budur: buğdayın homerinden efanın altıda biri, ve arpanın homerinden efanın altıda birini vereceksiniz.
Hezekiel 48:8
·
Tevrat
וְעַל֙ גְּב֣וּל יְהוּדָ֔ה מִפְּאַ֥ת קָדִ֖ים עַד־פְּאַת־יָ֑מָּה תִּהְיֶ֣ה הַתְּרוּמָ֣ה אֲֽשֶׁר־תָּרִ֡ימוּ חֲמִשָּׁה֩ וְעֶשְׂרִ֨ים אֶ֜לֶף רֹ֗חַב וְאֹ֜רֶךְ כְּאַחַ֤ד הַחֲלָקִים֙ מִפְּאַ֤ת קָדִ֨ימָה֙ עַד־פְּאַת־יָ֔מָּה וְהָיָ֥ה הַמִּקְדָּ֖שׁ בְּתוֹכֽוֹ
Ve Yahuda sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar, sunacağınız sunu olacak, genişliği yirmi beş bin ve uzunluğu doğu tarafından batı tarafına kadar paylardan biri gibi olacak; ve tapınak onun içinde olacak.
Hezekiel 48:9
·
Tevrat
הַתְּרוּמָ֕ה אֲשֶׁ֥ר תָּרִ֖ימוּ לַֽיהוָ֑ה אֹ֗רֶךְ חֲמִשָּׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף וְרֹ֖חַב עֲשֶׂ֥רֶת אֲלָפִֽים
Yahve'ye sunacağınız sunu, uzunluğu yirmi beş bin ve genişliği on bin olacak.
Hezekiel 48:20
·
Tevrat
כָּל־הַתְּרוּמָ֗ה חֲמִשָּׁ֤ה וְעֶשְׂרִים֙ אֶ֔לֶף בַּחֲמִשָּׁ֥ה וְעֶשְׂרִ֖ים אָ֑לֶף רְבִיעִ֗ית תָּרִ֨ימוּ֙ אֶת־תְּרוּמַ֣ת הַקֹּ֔דֶשׁ אֶל־אֲחֻזַּ֖ת הָעִֽיר
Bütün sunu yirmi beş bine yirmi beş bindir; kutsal sunuyu şehrin mülküne kare olarak sunacaksınız.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Yeşaya 6:1
·
Tevrat
בִּשְׁנַת־מוֹת֙ הַמֶּ֣לֶךְ עֻזִּיָּ֔הוּ וָאֶרְאֶ֧ה אֶת־אֲדֹנָ֛י יֹשֵׁ֥ב עַל־כִּסֵּ֖א רָ֣ם וְנִשָּׂ֑א וְשׁוּלָ֖יו מְלֵאִ֥ים אֶת־הַהֵיכָֽל
Kral Uzziya'nın öldüğü yılda Efendi'yi yüksek ve yüce bir taht üzerinde otururken gördüm ve O'nun etekleri tapınağı dolduruyordu.
Yeşaya 57:15
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר רָ֣ם וְנִשָּׂ֗א שֹׁכֵ֥ן עַד֙ וְקָד֣וֹשׁ שְׁמ֔וֹ מָר֥וֹם וְקָד֖וֹשׁ אֶשְׁכּ֑וֹן וְאֶת־דַּכָּא֙ וּשְׁפַל־ר֔וּחַ לְהַחֲיוֹת֙ ר֣וּחַ שְׁפָלִ֔ים וּֽלְהַחֲי֖וֹת לֵ֥ב נִדְכָּאִֽים
Çünkü sonsuzlukta oturan ve ismi kutsal olan, yüce ve kalkık olan şöyle dedi: Yüksekte ve kutsal yerde otururum; ve alçakgönüllülerin ruhunu yaşatmak ve ezilmişlerin kalbini yaşatmak için ezilmiş ve alçakgönüllü olanla birlikteyim.
Mezmurlar 113:4
·
Tevrat
רָ֖ם עַל־כָּל־גּוֹיִ֥ם יְהוָ֑ה עַ֖ל הַשָּׁמַ֣יִם כְּבוֹדֽוֹ
Yahve bütün ulusların üzerinde yücedir, onun yüceliği göklerin üzerindedir.
Mezmurlar 138:6
·
Tevrat
כִּי־רָ֣ם יְ֭הוָה וְשָׁפָ֣ל יִרְאֶ֑ה וְ֝גָבֹ֗הַּ מִמֶּרְחָ֥ק יְיֵדָֽע
Çünkü Yahve yüksektir ve alçakgönüllüyü görür; ve kibirliyi uzaktan bilir.
Yasa'nın Tekrarı 27:14
·
Tevrat
וְעָנ֣וּ הַלְוִיִּ֗ם וְאָֽמְר֛וּ אֶל־כָּל־אִ֥ישׁ יִשְׂרָאֵ֖ל ק֥וֹל רָֽם
Levililer yanıtlayacaklar ve bütün İsrail adamlarına yüksek sesle diyecekler:
Örnek Ayetler (5 / 9)
1. Samuel 2:8
·
Tevrat
מֵקִ֨ים מֵעָפָ֜ר דָּ֗ל מֵֽאַשְׁפֹּת֙ יָרִ֣ים אֶבְי֔וֹן לְהוֹשִׁיב֙ עִם־נְדִיבִ֔ים וְכִסֵּ֥א כָב֖וֹד יַנְחִלֵ֑ם כִּ֤י לַֽיהוָה֙ מְצֻ֣קֵי אֶ֔רֶץ וַיָּ֥שֶׁת עֲלֵיהֶ֖ם תֵּבֵֽל
Düşkünü topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir; soylularla oturtmak ve onlara yücelik tahtını miras bırakmak için. Çünkü yerin sütunları Yahve'nindir ve dünyayı onların üzerine koydu.
Mezmurlar 75:8
·
Tevrat
כִּֽי־אֱלֹהִ֥ים שֹׁפֵ֑ט זֶ֥ה יַ֝שְׁפִּ֗יל וְזֶ֣ה יָרִֽים
Çünkü Tanrı yargıçtır; bunu alçaltır ve şunu yükseltir.
Mezmurlar 110:7
·
Tevrat
מִ֭נַּחַל בַּדֶּ֣רֶךְ יִשְׁתֶּ֑ה עַל־כֵּ֝֗ן יָרִ֥ים רֹֽאשׁ
Yoldaki vadiden içecek; bu yüzden başını kaldıracak.
Mezmurlar 113:7
·
Tevrat
מְקִֽימִ֣י מֵעָפָ֣ר דָּ֑ל מֵֽ֝אַשְׁפֹּ֗ת יָרִ֥ים אֶבְיֽוֹן
Zayıfı topraktan kaldırır, yoksulu çöplükten yükseltir.
Eyüp 39:27
·
Tevrat
אִם־עַל־פִּ֭יךָ יַגְבִּ֣יהַּ נָ֑שֶׁר וְ֝כִ֗י יָרִ֥ים קִנּֽוֹ
Veya kartal senin ağzın üzerine mi yükselir ve onun yuvasını yükseltir?
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 21:27
·
Tevrat
בִּֽימִינ֞וֹ הָיָ֣ה הַקֶּ֣סֶם יְרוּשָׁלִַ֗ם לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ לִפְתֹּ֤חַ פֶּה֙ בְּרֶ֔צַח לְהָרִ֥ים ק֖וֹל בִּתְרוּעָ֑ה לָשׂ֤וּם כָּרִים֙ עַל־שְׁעָרִ֔ים לִשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה לִבְנ֥וֹת דָּיֵֽק
Sağ elinde Yeruşalim falı vardı; koçbaşları koymak, katliamla ağız açmak, savaş narasıyla ses yükseltmek, kapılara koçbaşları koymak, rampa dökmek, kuşatma duvarı inşa etmek için.
1. Tarihler 15:16
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִיד֮ לְשָׂרֵ֣י הַלְוִיִּם֒ לְהַֽעֲמִ֗יד אֶת־אֲחֵיהֶם֙ הַמְשֹׁ֣רְרִ֔ים בִּכְלֵי־שִׁ֛יר נְבָלִ֥ים וְכִנֹּר֖וֹת וּמְצִלְתָּ֑יִם מַשְׁמִיעִ֥ים לְהָרִֽים־בְּק֖וֹל לְשִׂמְחָֽה
Davut Levililer'in önderlerine, kardeşlerini şarkı aletleriyle, lirler, çenkler ve zillerle şarkıcılar olarak atamalarını, sevinç için ses yükselterek duyurmalarını söyledi.
1. Tarihler 25:5
·
Tevrat
כָּל־אֵ֨לֶּה בָנִ֜ים לְהֵימָ֗ן חֹזֵ֥ה הַמֶּ֛לֶךְ בְּדִבְרֵ֥י הָאֱלֹהִ֖ים לְהָרִ֣ים קָ֑רֶן וַיִּתֵּ֨ן הָאֱלֹהִ֜ים לְהֵימָ֗ן בָּנִ֛ים אַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֖ר וּבָנ֥וֹת שָׁלֽוֹשׁ
Bütün bunlar, boynuzu yükseltmek için Tanrı'nın sözlerinde kralın bilicisi Heman'ın oğullarıydı; ve Tanrı Heman'a on dört oğul ve üç kız verdi.
Ezra 3:12
·
Tevrat
וְרַבִּ֡ים מֵהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּם֩ וְרָאשֵׁ֨י הָאָב֜וֹת הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר רָא֜וּ אֶת־הַבַּ֤יִת הָֽרִאשׁוֹן֙ בְּיָסְד֔וֹ זֶ֤ה הַבַּ֨יִת֙ בְּעֵ֣ינֵיהֶ֔ם בֹּכִ֖ים בְּק֣וֹל גָּד֑וֹל וְרַבִּ֛ים בִּתְרוּעָ֥ה בְשִׂמְחָ֖ה לְהָרִ֥ים קֽוֹל
Ve kâhinlerden, Levililerden ve ataların başlarından ilk evi görmüş olan yaşlıların birçoğu, bu evin temeli gözlerinin önünde atıldığında yüksek sesle ağlıyorlardı; ve birçoğu sevinç çığlığıyla seslerini yükseltiyordu.
Ezra 9:6
·
Tevrat
וָאֹמְרָ֗ה אֱלֹהַי֙ בֹּ֣שְׁתִּי וְנִכְלַ֔מְתִּי לְהָרִ֧ים אֱלֹהַ֛י פָּנַ֖י אֵלֶ֑יךָ כִּ֣י עֲוֺנֹתֵ֤ינוּ רָבוּ֙ לְמַ֣עְלָה רֹּ֔אשׁ וְאַשְׁמָתֵ֥נוּ גָדְלָ֖ה עַ֥ד לַשָּׁמָֽיִם
Ve dedim: 'Tanrım, yüzümü sana kaldırmaktan utandım ve aşağılandım, Tanrım; çünkü suçlarımız başın üzerine çoğaldı ve suçluluğumuz göklere kadar büyüdü.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 45:9
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֞ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה רַב־לָכֶם֙ נְשִׂיאֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל חָמָ֤ס וָשֹׁד֙ הָסִ֔ירוּ וּמִשְׁפָּ֥ט וּצְדָקָ֖ה עֲשׂ֑וּ הָרִ֤ימוּ גְרֻשֹֽׁתֵיכֶם֙ מֵעַ֣ל עַמִּ֔י נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Efendi Yahve şöyle dedi: Size yeter, ey İsrail önderleri, zorbalığı ve yıkımı kaldırın ve yargı ve doğruluk yapın; halkımın üzerinden kovmalarınızı kaldırın, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeşaya 13:2
·
Tevrat
עַ֤ל הַר־נִשְׁפֶּה֙ שְֽׂאוּ־נֵ֔ס הָרִ֥ימוּ ק֖וֹל לָהֶ֑ם הָנִ֣יפוּ יָ֔ד וְיָבֹ֖אוּ פִּתְחֵ֥י נְדִיבִֽים
Çıplak dağ üzerinde bir sancak kaldırın, onlara sesinizi yükseltin; el sallayın ki soyluların kapılarından girsinler.
Yeşaya 57:14
·
Tevrat
וְאָמַ֥ר סֹֽלּוּ־סֹ֖לּוּ פַּנּוּ־דָ֑רֶךְ הָרִ֥ימוּ מִכְשׁ֖וֹל מִדֶּ֥רֶךְ עַמִּֽי
Ve dedi: Yükseltin, yükseltin, yol açın; halkımın yolundan engeli kaldırın.
Yeşaya 62:10
·
Tevrat
עִבְר֤וּ עִבְרוּ֙ בַּשְּׁעָרִ֔ים פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ הָעָ֑ם סֹ֣לּוּ סֹ֤לּוּ הַֽמְסִלָּה֙ סַקְּל֣וּ מֵאֶ֔בֶן הָרִ֥ימוּ נֵ֖ס עַל־הָעַמִּֽים
Geçin, kapılardan geçin, halkın yolunu hazırlayın; anayolu yükseltin, yükseltin, taştan arındırın, halkların üzerine sancak kaldırın.
2. Tarihler 30:24
·
Tevrat
כִּ֣י חִזְקִיָּ֣הוּ מֶֽלֶךְ־יְ֠הוּדָה הֵרִ֨ים לַקָּהָ֜ל אֶ֣לֶף פָּרִים֮ וְשִׁבְעַ֣ת אֲלָפִ֣ים צֹאן֒ וְהַשָּׂרִ֞ים הֵרִ֤ימוּ לַקָּהָל֙ פָּרִ֣ים אֶ֔לֶף וְצֹ֖אן עֲשֶׂ֣רֶת אֲלָפִ֑ים וַיִּֽתְקַדְּשׁ֥וּ כֹהֲנִ֖ים לָרֹֽב
Çünkü Yahuda kralı Hizkiya topluluğa bin boğa ve yedi bin koyun sundu; ve önderler topluluğa bin boğa ve on bin koyun sundular; ve kâhinler çoklukta kendilerini kutsal kıldılar.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hezekiel 6:13
·
Tevrat
וִֽידַעְתֶּם֙ כִּֽי־אֲנִ֣י יְהוָ֔ה בִּֽהְי֣וֹת חַלְלֵיהֶ֗ם בְּתוֹךְ֙ גִּלּ֣וּלֵיהֶ֔ם סְבִיב֖וֹת מִזְבְּחֽוֹתֵיהֶ֑ם אֶל֩ כָּל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה בְּכֹ֣ל רָאשֵׁ֣י הֶהָרִ֗ים וְתַ֨חַת כָּל־עֵ֤ץ רַֽעֲנָן֙ וְתַ֨חַת֙ כָּל־אֵלָ֣ה עֲבֻתָּ֔ה מְק֗וֹם אֲשֶׁ֤ר נָֽתְנוּ־שָׁם֙ רֵ֣יחַ נִיחֹ֔חַ לְכֹ֖ל גִּלּוּלֵיהֶֽם
Öldürülmüşleri putlarının içinde, sunaklarının etrafında, her yüksek tepenin üzerinde, dağların bütün başlarında, her yeşil ağacın altında ve her gür meşenin altında, bütün putlarına hoş koku verdikleri yerde olduğunda, benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Hezekiel 20:28
·
Tevrat
וָאֲבִיאֵם֙ אֶל־הָאָ֔רֶץ אֲשֶׁ֤ר נָשָׂ֨אתִי֙ אֶת־יָדִ֔י לָתֵ֥ת אוֹתָ֖הּ לָהֶ֑ם וַיִּרְאוּ֩ כָל־גִּבְעָ֨ה רָמָ֜ה וְכָל־עֵ֣ץ עָבֹ֗ת וַיִּזְבְּחוּ־שָׁ֤ם אֶת־זִבְחֵיהֶם֙ וַיִּתְּנוּ־שָׁם֙ כַּ֣עַס קָרְבָּנָ֔ם וַיָּשִׂ֣ימוּ שָׁ֗ם רֵ֚יחַ נִיח֣וֹחֵיהֶ֔ם וַיַּסִּ֥יכוּ שָׁ֖ם אֶת־נִסְכֵּיהֶֽם
Ve onları, onlara vermek için elimi kaldırdığım yere getirdim; ve her yüksek tepeyi ve her sık ağacı gördüler ve orada kurbanlarını kurban kestiler ve orada sunularının öfkesini verdiler ve orada hoş kokularının kokusunu koydular ve orada dökme sunularını döktüler.
Hezekiel 34:6
·
Tevrat
יִשְׁגּ֤וּ צֹאנִי֙ בְּכָל־הֶ֣הָרִ֔ים וְעַ֖ל כָּל־גִּבְעָ֣ה רָמָ֑ה וְעַ֨ל כָּל־פְּנֵ֤י הָאָ֨רֶץ֙ נָפֹ֣צוּ צֹאנִ֔י וְאֵ֥ין דּוֹרֵ֖שׁ וְאֵ֥ין מְבַקֵּֽשׁ
Benim sürüm bütün dağlarda ve her yüksek tepenin üzerinde dolaştı; benim sürüm yerin bütün yüzü üzerinde dağıldı, soran yok ve arayan yok.
1. Samuel 2:1
·
Tevrat
וַתִּתְפַּלֵּ֤ל חַנָּה֙ וַתֹּאמַ֔ר עָלַ֤ץ לִבִּי֙ בַּֽיהוָ֔ה רָ֥מָה קַרְנִ֖י בַּֽיהוָ֑ה רָ֤חַב פִּי֙ עַל־א֣וֹיְבַ֔י כִּ֥י שָׂמַ֖חְתִּי בִּישׁוּעָתֶֽךָ
Hanna dua etti ve dedi: 'Kalbim Yahve'de coştu, boynuzum Yahve'de yükseldi; ağzım düşmanlarımın üzerine genişledi, çünkü senin kurtarışınla sevindim.
Yeşaya 26:11
·
Tevrat
יְהוָ֛ה רָ֥מָה יָדְךָ֖ בַּל־יֶחֱזָי֑וּן יֶחֱז֤וּ וְיֵבֹ֨שׁוּ֙ קִנְאַת־עָ֔ם אַף־אֵ֖שׁ צָרֶ֥יךָ תֹאכְלֵֽם
Yahve, elin kalkmıştır, görmezler; halkın gayretini görsünler ve utansınlar; ayrıca düşmanlarının ateşi onları yiyecek.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 30:18
·
Tevrat
וְלָכֵ֞ן יְחַכֶּ֤ה יְהוָה֙ לַֽחֲנַנְכֶ֔ם וְלָכֵ֥ן יָר֖וּם לְרַֽחֶמְכֶ֑ם כִּֽי־אֱלֹהֵ֤י מִשְׁפָּט֙ יְהוָ֔ה אַשְׁרֵ֖י כָּל־ח֥וֹכֵי לֽוֹ
Ve bu nedenle Yahve size lütfetmek için bekleyecek ve bu nedenle size merhamet etmek için yükselecek; çünkü Yahve adalet Tanrısıdır, onu bekleyenlerin tümüne ne mutlu.
Yeşaya 52:13
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה יַשְׂכִּ֖יל עַבְדִּ֑י יָר֧וּם וְנִשָּׂ֛א וְגָבַ֖הּ מְאֹֽד
İşte kulum başarılı olacak; yükselecek ve kaldırılacak ve çok yücelecek.
Mezmurlar 13:3
·
Tevrat
עַד־אָ֨נָה אָשִׁ֪ית עֵצ֡וֹת בְּנַפְשִׁ֗י יָג֣וֹן בִּלְבָבִ֣י יוֹמָ֑ם עַד־אָ֓נָה יָר֖וּם אֹיְבִ֣י עָלָֽי
Ne zamana dek canıma öğütler koyacağım, gündüzleri kalbime keder? Ne zamana dek düşmanım üzerimde yücelecek?
Mezmurlar 27:6
·
Tevrat
וְעַתָּ֨ה יָר֪וּם רֹאשִׁ֡י עַ֤ל אֹֽיְבַ֬י סְֽבִיבוֹתַ֗י וְאֶזְבְּחָ֣ה בְ֭אָהֳלוֹ זִבְחֵ֣י תְרוּעָ֑ה אָשִׁ֥ירָה וַ֝אֲזַמְּרָ֗ה לַיהוָֽה
Ve şimdi başım çevremdeki düşmanlarımın üzerine yükselecek ve onun çadırında sevinç çığlığı kurbanlarını kurban edeceğim; Yahve'ye şarkı söyleyeceğim ve ilahi söyleyeceğim.
Mezmurlar 61:3
·
Tevrat
מִקְצֵ֤ה הָאָ֨רֶץ אֵלֶ֣יךָ אֶ֭קְרָא בַּעֲטֹ֣ף לִבִּ֑י בְּצוּר־יָר֖וּם מִמֶּ֣נִּי תַנְחֵֽנִי
Kalbim bayıldığında yerin ucundan sana sesleneceğim; benden yüksek olan kayaya beni yönlendir.
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 89:14
·
Tevrat
לְךָ֣ זְ֭רוֹעַ עִם־גְּבוּרָ֑ה תָּעֹ֥ז יָ֝דְךָ֗ תָּר֥וּם יְמִינֶֽךָ
Güç ile kol senindir; elin güçlenir, sağ elin yükselir.
Mezmurlar 89:18
·
Tevrat
כִּֽי־תִפְאֶ֣רֶת עֻזָּ֣מוֹ אָ֑תָּה וּ֝בִרְצֹנְךָ֗ תָּר֥וּם קַרְנֵֽנוּ
Çünkü onların gücünün güzelliği sensin ve senin lütfunla boynuzumuz yükselir.
Mezmurlar 89:25
·
Tevrat
וֶֽאֶֽמוּנָתִ֣י וְחַסְדִּ֣י עִמּ֑וֹ וּ֝בִשְׁמִ֗י תָּר֥וּם קַרְנֽוֹ
Ve sadakatim ve merhametim onunla olacak ve benim adımla onun boynuzu yükselecek.
Mezmurlar 112:9
·
Tevrat
פִּזַּ֤ר נָ֘תַ֤ן לָאֶבְיוֹנִ֗ים צִ֭דְקָתוֹ עֹמֶ֣דֶת לָעַ֑ד קַ֝רְנ֗וֹ תָּר֥וּם בְּכָבֽוֹד
Dağıttı, yoksullara verdi; doğruluğu sonsuza kadar durur, boynuzu yücelikle yükselecektir.
Süleyman'ın Özdeyişleri 11:11
·
Tevrat
בְּבִרְכַּ֣ת יְ֭שָׁרִים תָּר֣וּם קָ֑רֶת וּבְפִ֥י רְ֝שָׁעִ֗ים תֵּהָרֵֽס
Doğruların bereketiyle şehir yücelir, kötülerin ağzıyla ise yıkılır.
Örnek Ayetler (3)
Mezmurlar 131:1
·
Tevrat
שִׁ֥יר הַֽמַּֽעֲל֗וֹת לְדָ֫וִ֥ד יְהוָ֤ה לֹא־גָבַ֣הּ לִ֭בִּי וְלֹא־רָמ֣וּ עֵינַ֑י וְלֹֽא־הִלַּ֓כְתִּי בִּגְדֹל֖וֹת וּבְנִפְלָא֣וֹת מִמֶּֽנִּי
Davut'un çıkışların ilahisi. Yahve, kalbim yükselmedi ve gözlerim kalkmadı; ve benden büyük ve benden harika olan şeylerde yürümedim.
Süleyman'ın Özdeyişleri 30:13
·
Tevrat
דּ֭וֹר מָה־רָמ֣וּ עֵינָ֑יו וְ֝עַפְעַפָּ֗יו יִנָּשֵֽׂאוּ
Bir kuşak, gözleri ne kadar yüksektir; ve göz kapakları kalkıktır.
Eyüp 22:12
·
Tevrat
הֲֽלֹא־אֱ֭לוֹהַּ גֹּ֣בַהּ שָׁמָ֑יִם וּרְאֵ֤ה רֹ֖אשׁ כּוֹכָבִ֣ים כִּי־רָֽמּוּ
Tanrı göklerin yüksekliğinde değil mi? Ve yıldızların başını gör, ki yüksektirler.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 25:1
·
Tevrat
יְהוָ֤ה אֱלֹהַי֙ אַתָּ֔ה אֲרֽוֹמִמְךָ֙ אוֹדֶ֣ה שִׁמְךָ֔ כִּ֥י עָשִׂ֖יתָ פֶּ֑לֶא עֵצ֥וֹת מֵֽרָח֖וֹק אֱמ֥וּנָה אֹֽמֶן
Yahve, sen benim Tanrımsın; seni yücelteceğim, adına şükredeceğim; çünkü harika yaptın, uzaktan gelen öğütler sadakat ve gerçektir.
Mezmurlar 30:2
·
Tevrat
אֲרוֹמִמְךָ֣ יְ֭הוָה כִּ֣י דִלִּיתָ֑נִי וְלֹא־שִׂמַּ֖חְתָּ אֹיְבַ֣י לִֽי
Seni yücelteceğim Yahve, çünkü beni çekip çıkardın ve düşmanlarımı bana karşı sevindirmedin.
Mezmurlar 118:28
·
Tevrat
אֵלִ֣י אַתָּ֣ה וְאוֹדֶ֑ךָּ אֱ֝לֹהַ֗י אֲרוֹמְמֶֽךָּ
Tanrım sensin ve sana şükrederim; Tanrım, seni yüceltirim.
Mezmurlar 145:1
·
Tevrat
תְּהִלָּ֗ה לְדָ֫וִ֥ד אֲרוֹמִמְךָ֣ אֱלוֹהַ֣י הַמֶּ֑לֶךְ וַאֲבָרֲכָ֥ה שִׁ֝מְךָ֗ לְעוֹלָ֥ם וָעֶֽד
Davut'un övgüsü. Seni yücelteceğim Tanrım, Kral; ve adını sonsuza dek ve daima bereketleyeceğim.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 21:31
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הָסִיר֙ הַמִּצְנֶ֔פֶת וְהָרִ֖ים הָֽעֲטָרָ֑ה זֹ֣את לֹא־זֹ֔את הַשָּׁפָ֣לָה הַגְבֵּ֔הַ וְהַגָּבֹ֖הַ הַשְׁפִּֽיל
Efendi Yahve şöyle dedi: Sarığı çıkar ve tacı kaldır; bu, bu değildir; alçağı yükselt ve yükseği alçalt.
Levililer 2:9
·
Tevrat
וְהֵרִ֨ים הַכֹּהֵ֤ן מִן־הַמִּנְחָה֙ אֶת־אַזְכָּ֣רָתָ֔הּ וְהִקְטִ֖יר הַמִּזְבֵּ֑חָה אִשֵּׁ֛ה רֵ֥יחַ נִיחֹ֖חַ לַיהוָֽה
Ardından kâhin tahıl sunusundan onun anma payını kaldıracak ve sunakta, Yahve'ye hoş koku, ateş sunusu olarak yakacak.
Levililer 6:3
·
Tevrat
וְלָבַ֨שׁ הַכֹּהֵ֜ן מִדּ֣וֹ בַ֗ד וּמִֽכְנְסֵי־בַד֮ יִלְבַּ֣שׁ עַל־בְּשָׂרוֹ֒ וְהֵרִ֣ים אֶת־הַדֶּ֗שֶׁן אֲשֶׁ֨ר תֹּאכַ֥ל הָאֵ֛שׁ אֶת־הָעֹלָ֖ה עַל־הַמִּזְבֵּ֑חַ וְשָׂמ֕וֹ אֵ֖צֶל הַמִּזְבֵּֽחַ
Kâhin keten giysisini giyecek ve bedeninin üzerine keten don giyecektir; ve ateşin sunağın üzerinde yakmalık sunuyu yiyeceği külü kaldıracak ve onu sunağın yanına koyacaktır.
Levililer 6:8
·
Tevrat
וְהֵרִ֨ים מִמֶּ֜נּוּ בְּקֻמְצ֗וֹ מִסֹּ֤לֶת הַמִּנְחָה֙ וּמִשַּׁמְנָ֔הּ וְאֵת֙ כָּל־הַלְּבֹנָ֔ה אֲשֶׁ֖ר עַל־הַמִּנְחָ֑ה וְהִקְטִ֣יר הַמִּזְבֵּ֗חַ רֵ֧יחַ נִיחֹ֛חַ אַזְכָּרָתָ֖הּ לַיהוָֽה
Ve ondan, tahıl sunusunun ince unundan ve yağından avucuyla kaldıracak ve tahıl sunusunun üzerindeki günnüğün tümünü; ve sunağın üzerinde Yahve'ye anma payı olarak hoş kokuyla yakacak.
Örnek Ayetler (4)
Mezmurlar 21:14
·
Tevrat
ר֣וּמָה יְהוָ֣ה בְּעֻזֶּ֑ךָ נָשִׁ֥ירָה וּֽ֝נְזַמְּרָה גְּבוּרָתֶֽךָ
Yücel Yahve gücünle; söyleyeceğiz ve senin gücüne ilahi söyleyeceğiz.
Mezmurlar 57:6
·
Tevrat
ר֣וּמָה עַל־הַשָּׁמַ֣יִם אֱלֹהִ֑ים עַ֖ל כָּל־הָאָ֣רֶץ כְּבוֹדֶֽךָ
Göklerin üzerine yücel ey Tanrı; yüceliğin bütün yerin üzerinde olsun.
Mezmurlar 57:12
·
Tevrat
ר֣וּמָה עַל־שָׁמַ֣יִם אֱלֹהִ֑ים עַ֖ל כָּל־הָאָ֣רֶץ כְּבוֹדֶֽךָ
Ey Tanrı, göklerin üzerine yücel; yüceliğin bütün yerin üzerinde olsun.
Mezmurlar 108:6
·
Tevrat
ר֣וּמָה עַל־שָׁמַ֣יִם אֱלֹהִ֑ים וְעַ֖ל כָּל־הָאָ֣רֶץ כְּבוֹדֶֽךָ
Gökler üzerine yücel ey Tanrı, ve yüceliğin bütün yerin üzerine.