695
Kullanım
14
Lemma
45
Türev
62
Anlam
14 lemma, 45 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
רַבְּתָא | rabbeta | büyük, büyük, çok, yüce | İlgeç/Harf | 1 | ||
וְרַב | ve-rav | ve çok, çok, büyük, şef | İlgeç/Harf | 1 | ||
רַבְרְבָן Lemma | ravrevan | soylular, soylu, büyük, yönetici | Sıfat | 5 | ||
רַבְרְבָתָא | ravrevata | büyükler, büyük, yüce, muazzam | İlgeç/Harf | 2 | ||
רַבְרְבִין | ravrevin | büyükler, büyük, soylu, yüce | Sıfat | 1 | ||
וְרַבָּה Lemma | ve-rabba | ve çok, çok, büyük, sayısız | Fiil | 4 | ||
רַבִּֽים | rabbim | çoklar, çok, büyük, usta | Sıfat | 174 | ||
רָב | rav | çok, çok, büyük, ulu | Sıfat | 141 | ||
רַבָּה | rabba | çok, çok, büyük, bol | Sıfat | 35 | ||
רַבּוֹת | rabbot | çok, çok, büyük, sayısız | Sıfat | 32 | ||
וְרֹב | ve-rov | ve çokluk, çokluk, bolluk, büyüklük | İsim | 25 | ||
הָֽרַבִּים | harabbim | çoklar, çok, büyük, sayısız | Sıfat | 11 | ||
הָרַב | harav | çok, çok, büyük, sayısız | Sıfat | 11 | ||
רַבַּת | rabbat | çok, çok, büyük, efendi | Sıfat | 10 | ||
לָֽרַבִּֽים | la-rabbim | çoklara, çok, büyük, ulu | Sıfat | 6 | ||
וְרַבִּים | ve-rabbim | ve çoklar, çok, büyük, güçlü | Sıfat | 6 | ||
Örnek Ayetler (4 / 6) Malaki 2:6 · Tevrat תּוֹרַ֤ת אֱמֶת֙ הָיְתָ֣ה בְּפִ֔יהוּ וְעַוְלָ֖ה לֹא־נִמְצָ֣א בִשְׂפָתָ֑יו בְּשָׁל֤וֹם וּבְמִישׁוֹר֙ הָלַ֣ךְ אִתִּ֔י וְרַבִּ֖ים הֵשִׁ֥יב מֵעָוֺֽן Gerçeğin yasası ağzında idi ve dudaklarında haksızlık bulunmadı; benimle barışta ve doğrulukta yürüdü ve birçoğunu suçtan döndürdü. Ezra 3:12 · Tevrat וְרַבִּ֡ים מֵהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּם֩ וְרָאשֵׁ֨י הָאָב֜וֹת הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר רָא֜וּ אֶת־הַבַּ֤יִת הָֽרִאשׁוֹן֙ בְּיָסְד֔וֹ זֶ֤ה הַבַּ֨יִת֙ בְּעֵ֣ינֵיהֶ֔ם בֹּכִ֖ים בְּק֣וֹל גָּד֑וֹל וְרַבִּ֛ים בִּתְרוּעָ֥ה בְשִׂמְחָ֖ה לְהָרִ֥ים קֽוֹל Ve kâhinlerden, Levililerden ve ataların başlarından ilk evi görmüş olan yaşlıların birçoğu, bu evin temeli gözlerinin önünde atıldığında yüksek sesle ağlıyorlardı; ve birçoğu sevinç çığlığıyla seslerini yükseltiyordu. 2. Tarihler 32:23 · Tevrat וְ֠רַבִּים מְבִיאִ֨ים מִנְחָ֤ה לַיהוָה֙ לִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וּמִ֨גְדָּנ֔וֹת לִֽיחִזְקִיָּ֖הוּ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֑ה וַיִּנַּשֵּׂ֛א לְעֵינֵ֥י כָל־הַגּוֹיִ֖ם מֵאַֽחֲרֵי־כֵֽן Ve birçoğu Yeruşalim'e Yahve'ye sunu ve Yahuda kralı Hizkiya'ya değerli şeyler getiriyordu; ve ondan sonra bütün ulusların gözlerinde o yükseldi. Ester 8:17 · Tevrat וּבְכָל־מְדִינָ֨ה וּמְדִינָ֜ה וּבְכָל־עִ֣יר וָעִ֗יר מְקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר דְּבַר־הַמֶּ֤לֶךְ וְדָתוֹ֙ מַגִּ֔יעַ שִׂמְחָ֤ה וְשָׂשׂוֹן֙ לַיְּהוּדִ֔ים מִשְׁתֶּ֖ה וְי֣וֹם ט֑וֹב וְרַבִּ֞ים מֵֽעַמֵּ֤י הָאָ֨רֶץ֙ מִֽתְיַהֲדִ֔ים כִּֽי־נָפַ֥ל פַּֽחַד־הַיְּהוּדִ֖ים עֲלֵיהֶֽם Kralın sözünün ve yasasının ulaştığı her eyalette ve her şehirde Yahudiler için sevinç ve coşku, ziyafet ve iyi bir gün vardı; ve yerin halklarından birçoğu Yahudi oluyordu, çünkü Yahudilerin korkusu onların üzerine düşmüştü. | ||||||
בְרַבִּים | be-rabbim | çoklarda, çok, büyük, yüce | Sıfat | 3 | ||
לָרַב | la-rav | çoğa, çok, büyük, şef | Sıfat | 2 | ||
רַבָּתִי | rabbati | büyük, büyük, çok, kalabalık | Sıfat | 2 | ||
בְּרָב | be-rav | çoklukta, çokluk, büyüklük, bolluk | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Daniel 4:27
·
Tevrat
עָנֵ֤ה מַלְכָּא֙ וְאָמַ֔ר הֲלָ֥א דָא־הִ֖יא בָּבֶ֣ל רַבְּתָ֑א דִּֽי־אֲנָ֤ה בֱנַיְתַהּ֙ לְבֵ֣ית מַלְכ֔וּ בִּתְקַ֥ף חִסְנִ֖י וְלִיקָ֥ר הַדְרִֽי
Kral yanıtladı ve dedi: 'Kudretimin gücüyle ve görkemimin yüceliği için egemenlik evi olarak inşa ettiğim büyük Babil bu değil mi?'
Örnek Ayetler (1)
Daniel 2:48
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן מַלְכָּ֜א לְדָנִיֵּ֣אל רַבִּ֗י וּמַתְּנָ֨ן רַבְרְבָ֤ן שַׂגִּיאָן֙ יְהַב־לֵ֔הּ וְהַ֨שְׁלְטֵ֔הּ עַ֖ל כָּל־מְדִינַ֣ת בָּבֶ֑ל וְרַב־סִגְנִ֔ין עַ֖ל כָּל־חַכִּימֵ֥י בָבֶֽל
Sonra kral Daniel'i büyüttü ve ona çok büyük armağanlar verdi; ve onu bütün Babil eyaleti üzerine egemen kıldı ve Babil'in bütün bilgeleri üzerine baş yönetici yaptı.
Örnek Ayetler (5)
Daniel 2:48
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן מַלְכָּ֜א לְדָנִיֵּ֣אל רַבִּ֗י וּמַתְּנָ֨ן רַבְרְבָ֤ן שַׂגִּיאָן֙ יְהַב־לֵ֔הּ וְהַ֨שְׁלְטֵ֔הּ עַ֖ל כָּל־מְדִינַ֣ת בָּבֶ֑ל וְרַב־סִגְנִ֔ין עַ֖ל כָּל־חַכִּימֵ֥י בָבֶֽל
Sonra kral Daniel'i büyüttü ve ona çok büyük armağanlar verdi; ve onu bütün Babil eyaleti üzerine egemen kıldı ve Babil'in bütün bilgeleri üzerine baş yönetici yaptı.
Daniel 7:3
·
Tevrat
וְאַרְבַּ֤ע חֵיוָן֙ רַבְרְבָ֔ן סָלְקָ֖ן מִן־יַמָּ֑א שָׁנְיָ֖ן דָּ֥א מִן־דָּֽא
Ve denizden birbirinden farklı dört büyük canlı çıkıyordu.
Daniel 7:7
·
Tevrat
בָּאתַ֣ר דְּנָה֩ חָזֵ֨ה הֲוֵ֜ית בְּחֶזְוֵ֣י לֵֽילְיָ֗א וַאֲר֣וּ חֵיוָ֣ה רְֽבִיעָאָ֡ה דְּחִילָה֩ וְאֵֽימְתָנִ֨י וְתַקִּיפָ֜א יַתִּ֗ירָא וְשִׁנַּ֨יִן דִּֽי־פַרְזֶ֥ל לַהּ֙ רַבְרְבָ֔ן אָֽכְלָ֣ה וּמַדֱּקָ֔ה וּשְׁאָרָ֖א בְּרַגְלַ֣הּ רָפְסָ֑ה וְהִ֣יא מְשַׁנְּיָ֗ה מִן־כָּל־חֵֽיוָתָא֙ דִּ֣י קָֽדָמַ֔יהּ וְקַרְנַ֥יִן עֲשַׂ֖ר לַֽהּ
Bundan sonra gecenin görümlerinde görüyordum ve işte korkunç ve dehşetli ve çok güçlü dördüncü bir canlı; ve onun demirden büyük dişleri vardı, yiyordu ve eziyordu ve kalanı ayaklarıyla çiğniyordu; ve o önündeki bütün canlılardan farklıydı ve onun on boynuzları vardı.
Daniel 7:8
·
Tevrat
מִשְׂתַּכַּ֨ל הֲוֵ֜ית בְּקַרְנַיָּ֗א וַ֠אֲלוּ קֶ֣רֶן אָחֳרִ֤י זְעֵירָה֙ סִלְקָ֣ת בֵּֽינֵיהֵ֔ן וּתְלָ֗ת מִן־קַרְנַיָּא֙ קַדְמָ֣יָתָ֔א אֶתְעֲקַ֖רָה מִן־קֳדָמַ֑הּ וַאֲל֨וּ עַיְנִ֜ין כְּעַיְנֵ֤י אֲנָשָׁא֙ בְּקַרְנָא־דָ֔א וּפֻ֖ם מְמַלִּ֥ל רַבְרְבָֽן
Boynuzları düşünüyordum ve işte aralarından küçük başka bir boynuz çıktı ve önceki boynuzlardan üçü onun önünden söküldü; ve işte bu boynuzda insanın gözleri gibi gözler ve büyük şeyler konuşan bir ağız vardı.
Daniel 7:20
·
Tevrat
וְעַל־קַרְנַיָּ֤א עֲשַׂר֙ דִּ֣י בְרֵאשַׁ֔הּ וְאָחֳרִי֙ דִּ֣י סִלְקַ֔ת וּנְפַ֥לָה מִן־קֳדָמַ֖הּ תְּלָ֑ת וְקַרְנָ֨א דִכֵּ֜ן וְעַיְנִ֣ין לַ֗הּ וְפֻם֙ מְמַלִּ֣ל רַבְרְבָ֔ן וְחֶזְוַ֖הּ רַ֥ב מִן־חַבְרָתַֽהּ
Ve onun başındaki on boynuzlar üzerine ve çıkan ve onun önünden üçü düşen başka boynuz üzerine; ve o boynuzun gözleri ve büyük şeyler konuşan ağzı vardı ve onun görünüşü arkadaşlarından büyüktü.
Örnek Ayetler (2)
Daniel 7:11
·
Tevrat
חָזֵ֣ה הֲוֵ֔ית בֵּאדַ֗יִן מִן־קָל֙ מִלַּיָּ֣א רַבְרְבָתָ֔א דִּ֥י קַרְנָ֖א מְמַלֱּלָ֑ה חָזֵ֣ה הֲוֵ֡ית עַד֩ דִּ֨י קְטִילַ֤ת חֵֽיוְתָא֙ וְהוּבַ֣ד גִּשְׁמַ֔הּ וִיהִיבַ֖ת לִיקֵדַ֥ת אֶשָּֽׁא
O zaman boynuzun konuştuğu büyük sözlerin sesinden görüyordum; canlı öldürülene ve onun bedeni yok edilene ve ateşin yanmasına verilene kadar görüyordum.
Daniel 7:17
·
Tevrat
אִלֵּין֙ חֵיוָתָ֣א רַבְרְבָתָ֔א דִּ֥י אִנִּ֖ין אַרְבַּ֑ע אַרְבְּעָ֥ה מַלְכִ֖ין יְקוּמ֥וּן מִן־אַרְעָֽא
Bu büyük canlılar ki onlar dörttür, yerden kalkacak dört kraldır.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 3:33
·
Tevrat
אָת֨וֹהִי֙ כְּמָ֣ה רַבְרְבִ֔ין וְתִמְה֖וֹהִי כְּמָ֣ה תַקִּיפִ֑ין מַלְכוּתֵהּ֙ מַלְכ֣וּת עָלַ֔ם וְשָׁלְטָנֵ֖הּ עִם־דָּ֥ר וְדָֽר
Onun belirtileri ne kadar büyüktür ve onun harikaları ne kadar güçlüdür! Onun egemenliği sonsuzluk egemenliğidir ve onun yetkisi kuşaktan kuşağadır.
Örnek Ayetler (4)
Hoşea 9:7
·
Tevrat
בָּ֣אוּ יְמֵ֣י הַפְּקֻדָּ֗ה בָּ֚אוּ יְמֵ֣י הַשִׁלֻּ֔ם יֵדְע֖וּ יִשְׂרָאֵ֑ל אֱוִ֣יל הַנָּבִ֗יא מְשֻׁגָּע֙ אִ֣ישׁ הָר֔וּחַ עַ֚ל רֹ֣ב עֲוֺנְךָ֔ וְרַבָּ֖ה מַשְׂטֵמָֽה
Cezalandırma günleri geldi, karşılık verme günleri geldi; İsrail bilecek; peygamber aptaldır, ruhun adamı delidir; suçunun büyüklüğü ve düşmanlığın çokluğu yüzünden.
Yeşaya 6:12
·
Tevrat
וְרִחַ֥ק יְהוָ֖ה אֶת־הָאָדָ֑ם וְרַבָּ֥ה הָעֲזוּבָ֖ה בְּקֶ֥רֶב הָאָֽרֶץ
Ve Yahve insanı uzaklaştıracak ve yerin ortasında terk edilmişlik çoğalacak.
Vaiz 6:1
·
Tevrat
יֵ֣שׁ רָעָ֔ה אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי תַּ֣חַת הַשָּׁ֑מֶשׁ וְרַבָּ֥ה הִ֖יא עַל־הָאָדָֽם
Güneşin altında gördüğüm kötülük vardır ve o insanın üzerinde büyüktür.
Mısır'dan Çıkış 23:29
·
Tevrat
לֹ֧א אֲגָרְשֶׁ֛נּוּ מִפָּנֶ֖יךָ בְּשָׁנָ֣ה אֶחָ֑ת פֶּן־תִּהְיֶ֤ה הָאָ֨רֶץ֙ שְׁמָמָ֔ה וְרַבָּ֥ה עָלֶ֖יךָ חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶֽה
Onları senin önünden bir yılda kovmayacağım; yoksa yer ıssız olur ve kırın canlısı sana karşı çoğalır.
Örnek Ayetler (5 / 174)
Hakimler 9:40
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפֵ֣הוּ אֲבִימֶ֔לֶךְ וַיָּ֖נָס מִפָּנָ֑יו וַֽיִּפְּל֛וּ חֲלָלִ֥ים רַבִּ֖ים עַד־פֶּ֥תַח הַשָּֽׁעַר
Abimelek onu kovaladı ve o onun önünden kaçtı; kapının girişine kadar birçok yaralı düştü.
Hakimler 16:30
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר שִׁמְשׁ֗וֹן תָּמ֣וֹת נַפְשִׁי֮ עִם־פְּלִשְׁתִּים֒ וַיֵּ֣ט בְּכֹ֔חַ וַיִּפֹּ֤ל הַבַּ֨יִת֙ עַל־הַסְּרָנִ֔ים וְעַל־כָּל־הָעָ֖ם אֲשֶׁר־בּ֑וֹ וַיִּהְי֤וּ הַמֵּתִים֙ אֲשֶׁ֣ר הֵמִ֣ית בְּמוֹת֔וֹ רַבִּ֕ים מֵאֲשֶׁ֥ר הֵמִ֖ית בְּחַיָּֽיו
Şimşon dedi: 'Canım Filistlilerle ölsün.' Ve güçle eğildi; ev beylerin üzerine ve içindeki bütün halkın üzerine düştü. Böylece ölümünde öldürdüğü ölüler, yaşamında öldürdüklerinden çok oldu.
Amos 3:15
·
Tevrat
וְהִכֵּיתִ֥י בֵית־הַחֹ֖רֶף עַל־בֵּ֣ית הַקָּ֑יִץ וְאָבְד֞וּ בָּתֵּ֣י הַשֵּׁ֗ן וְסָפ֛וּ בָּתִּ֥ים רַבִּ֖ים נְאֻם־יְהוָֽה
'Ve kış evini yaz evinin üzerine vuracağım; fildişi evler yok olacak ve birçok ev sona erecek,' Yahve'nin bildirisidir.
Amos 5:12
·
Tevrat
כִּ֤י יָדַ֨עְתִּי֙ רַבִּ֣ים פִּשְׁעֵיכֶ֔ם וַעֲצֻמִ֖ים חַטֹּֽאתֵיכֶ֑ם צֹרְרֵ֤י צַדִּיק֙ לֹ֣קְחֵי כֹ֔פֶר וְאֶבְיוֹנִ֖ים בַּשַּׁ֥עַר הִטּֽוּ
Çünkü isyanlarınızın çok ve günahlarınızın büyük olduğunu biliyorum; doğru kişiyi sıkıştıranlar, rüşvet alanlar ve kapıda yoksulları saptırdılar.
Hezekiel 1:24
·
Tevrat
וָאֶשְׁמַ֣ע אֶת־ק֣וֹל כַּנְפֵיהֶ֡ם כְּקוֹל֩ מַ֨יִם רַבִּ֤ים כְּקוֹל־שַׁדַּי֙ בְּלֶכְתָּ֔ם ק֥וֹל הֲמֻלָּ֖ה כְּק֣וֹל מַחֲנֶ֑ה בְּעָמְדָ֖ם תְּרַפֶּ֥ינָה כַנְפֵיהֶֽן
Ve gittiklerinde kanatlarının sesini işittim, engin suların sesi gibi, Şaddai'nin sesi gibi, bir ordugahın sesi gibi bir gürültü sesiydi; durduklarında kanatlarını indirirlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 141)
Hakimler 7:2
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֶל־גִּדְע֔וֹן רַ֗ב הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אִתָּ֔ךְ מִתִּתִּ֥י אֶת־מִדְיָ֖ן בְּיָדָ֑ם פֶּן־יִתְפָּאֵ֨ר עָלַ֤י יִשְׂרָאֵל֙ לֵאמֹ֔ר יָדִ֖י הוֹשִׁ֥יעָה לִּֽי
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Midyan'ı onların eline vermem için seninle olan halk çoktur. İsrail, 'Kendi elim beni kurtardı' diyerek bana karşı övünmesin.
Hakimler 7:4
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֶל־גִּדְע֗וֹן עוֹד֮ הָעָ֣ם רָב֒ הוֹרֵ֤ד אוֹתָם֙ אֶל־הַמַּ֔יִם וְאֶצְרְפֶ֥נּוּ לְךָ֖ שָׁ֑ם וְהָיָ֡ה אֲשֶׁר֩ אֹמַ֨ר אֵלֶ֜יךָ זֶ֣ה יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֗ךְ ה֚וּא יֵלֵ֣ךְ אִתָּ֔ךְ וְכֹ֨ל אֲשֶׁר־אֹמַ֜ר אֵלֶ֗יךָ זֶ֚ה לֹא־יֵלֵ֣ךְ עִמָּ֔ךְ ה֖וּא לֹ֥א יֵלֵֽךְ
Yahve Gideon'a dedi ki: 'Halk hâlâ çoktur. Onları suya indir ve orada senin için onları sınayacağım. Sana kimin için, 'Bu seninle gidecek' dersem, o seninle gidecek. Ve sana kimin için, 'Bu seninle gitmeyecek' dersem, o gitmeyecek.'
Amos 6:2
·
Tevrat
עִבְר֤וּ כַֽלְנֵה֙ וּרְא֔וּ וּלְכ֥וּ מִשָּׁ֖ם חֲמַ֣ת רַבָּ֑ה וּרְד֣וּ גַת־פְּלִשְׁתּ֗ים הֲטוֹבִים֙ מִן־הַמַּמְלָכ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה אִם־רַ֥ב גְּבוּלָ֖ם מִגְּבֻלְכֶֽם
Kalne'ye geçin ve görün, ve oradan Büyük Hamat'a gidin; ve Filistlilerin Gat şehrine inin. Bu krallıklardan daha mı iyiler? Yoksa onların sınırı sizin sınırınızdan daha mı büyük?
Amos 8:3
·
Tevrat
וְהֵילִ֜ילוּ שִׁיר֤וֹת הֵיכָל֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה רַ֣ב הַפֶּ֔גֶר בְּכָל־מָק֖וֹם הִשְׁלִ֥יךְ הָֽס
O gün tapınağın şarkıları feryat edecek, Efendi Yahve'nin bildirisidir; her yerde ceset çoktur, fırlattı, sus!
Hezekiel 17:9
·
Tevrat
אֱמֹ֗ר כֹּ֥ה אָמַ֛ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִ֖ה תִּצְלָ֑ח הֲלוֹא֩ אֶת־שָׁרָשֶׁ֨יהָ יְנַתֵּ֜ק וְאֶת־פִּרְיָ֣הּ יְקוֹסֵ֣ס וְיָבֵ֗שׁ כָּל־טַרְפֵּ֤י צִמְחָהּ֙ תִּיבָ֔שׁ וְלֹֽא־בִזְרֹ֤עַ גְּדוֹלָה֙ וּבְעַם־רָ֔ב לְמַשְׂא֥וֹת אוֹתָ֖הּ מִשָּׁרָשֶֽׁיהָ
Söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: Başarılı olacak mı? Onu köklerinden kaldırmak için büyük bir kolla ve çok halkla olmadan, onun köklerini koparmayacak mı ve onun meyvesini kesmeyecek mi, ve filizinin bütün yaprakları kuruyup kurumayacak mı?
Örnek Ayetler (5 / 35)
Amos 7:4
·
Tevrat
כֹּ֤ה הִרְאַ֨נִי֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִנֵּ֥ה קֹרֵ֛א לָרִ֥ב בָּאֵ֖שׁ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וַתֹּ֨אכַל֙ אֶת־תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אֶת־הַחֵֽלֶק
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, Efendi Yahve ateşle yargılamak için çağırıyordu; ve büyük engini yiyip bitirdi, ve payı yiyip bitirdi.
Hezekiel 47:9
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־נֶ֣פֶשׁ חַיָּ֣ה אֲֽשֶׁר־יִשְׁרֹ֡ץ אֶ֣ל כָּל־אֲשֶׁר֩ יָב֨וֹא שָׁ֤ם נַחֲלַ֨יִם֙ יִֽחְיֶ֔ה וְהָיָ֥ה הַדָּגָ֖ה רַבָּ֣ה מְאֹ֑ד כִּי֩ בָ֨אוּ שָׁ֜מָּה הַמַּ֣יִם הָאֵ֗לֶּה וְיֵרָֽפְאוּ֙ וָחָ֔י כֹּ֛ל אֲשֶׁר־יָ֥בוֹא שָׁ֖מָּה הַנָּֽחַל
Ve iki vadinin gittiği her yerde kaynaşan her canlı varlık yaşayacak; ve çok fazla balık olacak, çünkü bu sular oraya geldi ve şifa bulacaklar ve vadinin gittiği her yerde her şey yaşayacak.
Hezekiel 47:10
·
Tevrat
וְהָיָה֩ עָמְד֨וּ עָלָ֜יו דַּוָּגִ֗ים מֵעֵ֥ין גֶּ֨דִי֙ וְעַד־עֵ֣ין עֶגְלַ֔יִם מִשְׁט֥וֹחַ לַֽחֲרָמִ֖ים יִהְי֑וּ לְמִינָה֙ תִּהְיֶ֣ה דְגָתָ֔ם כִּדְגַ֛ת הַיָּ֥ם הַגָּד֖וֹל רַבָּ֥ה מְאֹֽד
Ve balıkçılar onun üzerinde duracaklar; Eyn-Gedi'den Eyn-Eglayim'e kadar ağları sermek için bir yer olacak; balıkları kendi türlerine göre Büyük Deniz'in balıkları gibi çok fazla olacak.
1. Samuel 12:17
·
Tevrat
הֲל֤וֹא קְצִיר־חִטִּים֙ הַיּ֔וֹם אֶקְרָא֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְיִתֵּ֥ן קֹל֖וֹת וּמָטָ֑ר וּדְע֣וּ וּרְא֗וּ כִּֽי־רָעַתְכֶ֤ם רַבָּה֙ אֲשֶׁ֤ר עֲשִׂיתֶם֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה לִשְׁא֥וֹל לָכֶ֖ם מֶֽלֶךְ
Bugün buğday hasadı değil mi? Yahve'ye sesleneceğim, O da gök gürlemeleri ve yağmur verecek; böylece kendinize kral istemekle Yahve'nin gözlerinde yaptığınız kötülüğünüzün büyük olduğunu bilin ve görün.
Yeşaya 51:10
·
Tevrat
הֲל֤וֹא אַתְּ־הִיא֙ הַמַּחֲרֶ֣בֶת יָ֔ם מֵ֖י תְּה֣וֹם רַבָּ֑ה הַשָּׂ֨מָה֙ מַֽעֲמַקֵּי־יָ֔ם דֶּ֖רֶךְ לַעֲבֹ֥ר גְּאוּלִֽים
Denizi, büyük enginin sularını kurutan, kurtarılmışların geçmesi için denizin derinliklerini yol yapan sen değil misin?
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hakimler 8:30
·
Tevrat
וּלְגִדְע֗וֹן הָיוּ֙ שִׁבְעִ֣ים בָּנִ֔ים יֹצְאֵ֖י יְרֵכ֑וֹ כִּֽי־נָשִׁ֥ים רַבּ֖וֹת הָ֥יוּ לֽוֹ
Gideon'un belinden çıkan yetmiş oğlu vardı, çünkü onun çok kadınları vardı.
Amos 3:9
·
Tevrat
הַשְׁמִ֨יעוּ֙ עַל־אַרְמְנ֣וֹת בְּאַשְׁדּ֔וֹד וְעַֽל־אַרְמְנ֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאִמְר֗וּ הֵאָֽסְפוּ֙ עַל־הָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן וּרְא֞וּ מְהוּמֹ֤ת רַבּוֹת֙ בְּתוֹכָ֔הּ וַעֲשׁוּקִ֖ים בְּקִרְבָּֽהּ
Aşdod'daki saraylarda ve Mısır diyarındaki saraylarda duyurun ve deyin: 'Samiriye dağlarına toplanın ve içindeki büyük kargaşaları ve ortasındaki ezilenleri görün.'
Hezekiel 16:41
·
Tevrat
וְשָׂרְפ֤וּ בָתַּ֨יִךְ֙ בָּאֵ֔שׁ וְעָשׂוּ־בָ֣ךְ שְׁפָטִ֔ים לְעֵינֵ֖י נָשִׁ֣ים רַבּ֑וֹת וְהִשְׁבַּתִּיךְ֙ מִזּוֹנָ֔ה וְגַם־אֶתְנַ֖ן לֹ֥א תִתְּנִי־עֽוֹד
Evlerini ateşle yakacaklar ve birçok kadının gözleri önünde sende yargılar uygulayacaklar; seni fahişelikten durduracağım ve bir daha ücret de vermeyeceksin.
Hezekiel 17:17
·
Tevrat
וְלֹא֩ בְחַ֨יִל גָּד֜וֹל וּבְקָהָ֣ל רָ֗ב יַעֲשֶׂ֨ה אוֹת֤וֹ פַרְעֹה֙ בַּמִּלְחָמָ֔ה בִּשְׁפֹּ֥ךְ סֹלְלָ֖ה וּבִבְנ֣וֹת דָּיֵ֑ק לְהַכְרִ֖ית נְפָשׁ֥וֹת רַבּֽוֹת
Ve Firavun savaşta büyük bir orduyla ve çok bir toplulukla onunla hareket etmeyecek; çok canları kesip atmak için kuşatma rampası yığıldığında ve kuşatma duvarı inşa edildiğinde.
Hezekiel 37:2
·
Tevrat
וְהֶעֱבִירַ֥נִי עֲלֵיהֶ֖ם סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְהִנֵּ֨ה רַבּ֤וֹת מְאֹד֙ עַל־פְּנֵ֣י הַבִּקְעָ֔ה וְהִנֵּ֖ה יְבֵשׁ֥וֹת מְאֹֽד
Ve beni onların çevresinden dolaştırdı; ve işte, vadinin yüzünde çok fazlaydılar ve işte, çok kurudular.
Örnek Ayetler (5 / 25)
Hezekiel 17:7
·
Tevrat
וַיְהִ֤י נֶֽשֶׁר־אֶחָד֙ גָּד֔וֹל גְּד֥וֹל כְּנָפַ֖יִם וְרַב־נוֹצָ֑ה וְהִנֵּה֩ הַגֶּ֨פֶן הַזֹּ֜את כָּֽפְנָ֧ה שָׁרֳשֶׁ֣יהָ עָלָ֗יו וְדָֽלִיּוֹתָיו֙ שִׁלְחָה־לּ֔וֹ לְהַשְׁק֣וֹת אוֹתָ֔הּ מֵעֲרֻג֖וֹת מַטָּעָֽהּ
Büyük kanatlı ve çok tüylü büyük bir kartal vardı; ve işte bu asma, dikildiği yerin tarhlarından onu sulaması için köklerini ona yöneltti ve dallarını ona gönderdi.
2. Samuel 15:12
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֣ח אַ֠בְשָׁלוֹם אֶת־אֲחִיתֹ֨פֶל הַגִּֽילֹנִ֜י יוֹעֵ֣ץ דָּוִ֗ד מֵֽעִירוֹ֙ מִגִּלֹ֔ה בְּזָבְח֖וֹ אֶת־הַזְּבָחִ֑ים וַיְהִ֤י הַקֶּ֨שֶׁר֙ אַמִּ֔ץ וְהָעָ֛ם הוֹלֵ֥ךְ וָרָ֖ב אֶת־אַבְשָׁלֽוֹם
Avşalom kurbanları kestiğinde, Davut'un danışmanı Gilo'lu Ahitofel'i şehri Gilo'dan gönderdi. Ve komplo güçlü oldu, ve halk Avşalom'la giderek çoğalıyordu.
Yeremya 32:19
·
Tevrat
גְּדֹל֙ הָֽעֵצָ֔ה וְרַ֖ב הָעֲלִֽילִיָּ֑ה אֲשֶׁר־עֵינֶ֣יךָ פְקֻח֗וֹת עַל־כָּל־דַּרְכֵי֙ בְּנֵ֣י אָדָ֔ם לָתֵ֤ת לְאִישׁ֙ כִּדְרָכָ֔יו וְכִפְרִ֖י מַעֲלָלָֽיו
'Öğütte büyüktür ve eylemde çoktur; ki kişiye yollarına göre ve eylemlerinin meyvesine göre vermek için gözlerin insan oğullarının bütün yolları üzerinde açıktır.'
1. Samuel 14:19
·
Tevrat
וַיְהִ֗י עַ֣ד דִּבֶּ֤ר שָׁאוּל֙ אֶל־הַכֹּהֵ֔ן וְהֶהָמ֗וֹן אֲשֶׁר֙ בְּמַחֲנֵ֣ה פְלִשְׁתִּ֔ים וַיֵּ֥לֶךְ הָל֖וֹךְ וָרָ֑ב וַיֹּ֧אמֶר שָׁא֛וּל אֶל־הַכֹּהֵ֖ן אֱסֹ֥ף יָדֶֽךָ
Saul kâhine konuşurken, Filistlilerin ordugahındaki kalabalık giderek çoğaldı; Saul kâhine dedi: 'Elini çek.'
Yeşaya 19:20
·
Tevrat
וְהָיָ֨ה לְא֥וֹת וּלְעֵ֛ד לַֽיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם כִּֽי־יִצְעֲק֤וּ אֶל־יְהוָה֙ מִפְּנֵ֣י לֹֽחֲצִ֔ים וְיִשְׁלַ֥ח לָהֶ֛ם מוֹשִׁ֥יעַ וָרָ֖ב וְהִצִּילָֽם
Ve Mısır diyarında Ordular Yahvesi'ne belirti ve tanık olacak; çünkü baskı yapanların önünden Yahve'ye feryat edecekler ve onlara kurtarıcı ve savunan gönderecek ve onları kurtaracak.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hezekiel 26:19
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה בְּתִתִּ֤י אֹתָךְ֙ עִ֣יר נֶחֱרֶ֔בֶת כֶּעָרִ֖ים אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־נוֹשָׁ֑בוּ בְּהַעֲל֤וֹת עָלַ֨יִךְ֙ אֶת־תְּה֔וֹם וְכִסּ֖וּךְ הַמַּ֥יִם הָרַבִּֽים
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Seni oturulmayan şehirler gibi viran bir şehir yaptığımda, senin üzerine engini çıkardığımda ve çok sular seni örttüğünde,
Yeremya 11:15
·
Tevrat
מֶ֣ה לִֽידִידִ֞י בְּבֵיתִ֗י עֲשׂוֹתָ֤הּ הַֽמְזִמָּ֨תָה֙ הָֽרַבִּ֔ים וּבְשַׂר־קֹ֖דֶשׁ יַעַבְר֣וּ מֵֽעָלָ֑יִךְ כִּ֥י רָעָתֵ֖כִי אָ֥ז תַּעֲלֹֽזִי
Sevgilimin evimde ne işi var? O çoklarla komplo yapıyor; kutsal et üzerinden geçecek. Kötülüğün olunca o zaman sevinirsin.
2. Krallar 9:22
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּרְא֤וֹת יְהוֹרָם֙ אֶת־יֵה֔וּא וַיֹּ֖אמֶר הֲשָׁל֣וֹם יֵה֑וּא וַיֹּ֨אמֶר֙ מָ֣ה הַשָּׁל֔וֹם עַד־זְנוּנֵ֞י אִיזֶ֧בֶל אִמְּךָ֛ וּכְשָׁפֶ֖יהָ הָרַבִּֽים
Yehoram Yehu'yu görünce dedi: 'Barış mı, Yehu?' O dedi: 'Annen İzevel'in fahişelikleri ve çok büyücülükleri varken ne barışı?'
1. Krallar 18:25
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלִיָּ֜הוּ לִנְבִיאֵ֣י הַבַּ֗עַל בַּחֲר֨וּ לָכֶ֜ם הַפָּ֤ר הָֽאֶחָד֙ וַעֲשׂ֣וּ רִאשֹׁנָ֔ה כִּ֥י אַתֶּ֖ם הָרַבִּ֑ים וְקִרְאוּ֙ בְּשֵׁ֣ם אֱלֹהֵיכֶ֔ם וְאֵ֖שׁ לֹ֥א תָשִֽׂימוּ
İlyas Baal'in peygamberlerine dedi: 'Kendinize bir boğa seçin ve önce siz hazırlayın, çünkü siz çoğunluksunuz; ve ilahınızın adıyla çağırın, ve ateş koymayın.'
Nehemya 9:19
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ בְּרַחֲמֶ֣יךָ הָֽרַבִּ֔ים לֹ֥א עֲזַבְתָּ֖ם בַּמִּדְבָּ֑ר אֶת־עַמּ֣וּד הֶ֠עָנָן לֹא־סָ֨ר מֵעֲלֵיהֶ֤ם בְּיוֹמָם֙ לְהַנְחֹתָ֣ם בְּהַדֶּ֔רֶךְ וְאֶת־עַמּ֨וּד הָאֵ֤שׁ בְּלַ֨יְלָה֙ לְהָאִ֣יר לָהֶ֔ם וְאֶת־הַדֶּ֖רֶךְ אֲשֶׁ֥ר יֵֽלְכוּ־בָֽהּ
Ve sen çok merhametinle onları çölde terk etmedin; yolda onlara yol göstermek için gündüz bulut sütunu ve onlara onda gidecekleri yolu aydınlatmak için gece ateş sütunu üzerlerinden ayrılmadı.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Yeremya 13:9
·
Tevrat
כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה כָּ֠כָה אַשְׁחִ֞ית אֶת־גְּא֧וֹן יְהוּדָ֛ה וְאֶת־גְּא֥וֹן יְרוּשָׁלִַ֖ם הָרָֽב
Yahve şöyle dedi: Yahuda'nın gururunu ve Yeruşalim'in büyük gururunu böyle bozacağım.
Yeşaya 16:14
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה דִּבֶּ֣ר יְהוָה֮ לֵאמֹר֒ בְּשָׁלֹ֤שׁ שָׁנִים֙ כִּשְׁנֵ֣י שָׂכִ֔יר וְנִקְלָה֙ כְּב֣וֹד מוֹאָ֔ב בְּכֹ֖ל הֶהָמ֣וֹן הָרָ֑ב וּשְׁאָ֥ר מְעַ֛ט מִזְעָ֖ר ל֥וֹא כַבִּֽיר
Ve şimdi Yahve konuştu diyerek: 'Ücretlinin yılları gibi üç yılda, Moav'ın yüceliği bütün çok kalabalıkla aşağılanacak; ve kalıntı az, küçücük, büyük değil.'
1. Krallar 5:21
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כִּשְׁמֹ֧עַ חִירָ֛ם אֶת־דִּבְרֵ֥י שְׁלֹמֹ֖ה וַיִּשְׂמַ֣ח מְאֹ֑ד וַיֹּ֗אמֶר בָּר֤וּךְ יְהוָה֙ הַיּ֔וֹם אֲשֶׁ֨ר נָתַ֤ן לְדָוִד֙ בֵּ֣ן חָכָ֔ם עַל־הָעָ֥ם הָרָ֖ב הַזֶּֽה
Hiram Süleyman'ın sözlerini işittiğinde çok sevindi ve dedi: 'Bu çok halkın üzerine Davut'a bilge bir oğul veren Yahve bugün bereketlidir.'
Nehemya 9:35
·
Tevrat
וְהֵ֣ם בְּמַלְכוּתָם֩ וּבְטוּבְךָ֨ הָרָ֜ב אֲשֶׁר־נָתַ֣תָּ לָהֶ֗ם וּבְאֶ֨רֶץ הָרְחָבָ֧ה וְהַשְּׁמֵנָ֛ה אֲשֶׁר־נָתַ֥תָּ לִפְנֵיהֶ֖ם לֹ֣א עֲבָד֑וּךָ וְֽלֹא־שָׁ֔בוּ מִמַּֽעַלְלֵיהֶ֖ם הָרָעִֽים
Ve onlar krallıklarında, onlara verdiğin çok iyiliğinde ve yüzlerinin önüne verdiğin geniş ve verimli yerde sana kulluk etmediler ve kötü işlerinden dönmediler.
2. Tarihler 20:12
·
Tevrat
אֱלֹהֵ֨ינוּ֙ הֲלֹ֣א תִשְׁפָּט־בָּ֔ם כִּ֣י אֵ֥ין בָּ֨נוּ֙ כֹּ֔חַ לִ֠פְנֵי הֶהָמ֥וֹן הָרָ֛ב הַזֶּ֖ה הַבָּ֣א עָלֵ֑ינוּ וַאֲנַ֗חְנוּ לֹ֤א נֵדַע֙ מַֽה־נַּעֲשֶׂ֔ה כִּ֥י עָלֶ֖יךָ עֵינֵֽינוּ
Tanrımız, onları yargılamayacak mısın? Çünkü üzerimize gelen bu büyük kalabalığın önünde bizde güç yok ve biz ne yapacağımızı bilmiyoruz; çünkü gözlerimiz sanadır.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Hezekiel 22:5
·
Tevrat
הַקְּרֹב֛וֹת וְהָרְחֹק֥וֹת מִמֵּ֖ךְ יִתְקַלְּסוּ־בָ֑ךְ טְמֵאַ֣ת הַשֵּׁ֔ם רַבַּ֖ת הַמְּהוּמָֽה
Sana yakın olanlar ve uzak olanlar seninle alay edecekler, ey kirli isimli, çok kargaşalı.
Hezekiel 24:12
·
Tevrat
תְּאֻנִ֖ים הֶלְאָ֑ת וְלֹֽא־תֵצֵ֤א מִמֶּ֨נָּה֙ רַבַּ֣ת חֶלְאָתָ֔הּ בְּאֵ֖שׁ חֶלְאָתָֽהּ
Emekleri yordu, ve onun çok pası ondan çıkmayacak; onun pası ateştedir.
Yeremya 51:13
·
Tevrat
שֹׁכַנְתְּ֙ עַל־מַ֣יִם רַבִּ֔ים רַבַּ֖ת אֽוֹצָרֹ֑ת בָּ֥א קִצֵּ֖ךְ אַמַּ֥ת בִּצְעֵֽךְ
Çok sular üzerinde oturan, hazineleri çok olan, senin sonun, senin kazancının ölçüsü geldi.
Mezmurlar 65:10
·
Tevrat
פָּקַ֥דְתָּ הָאָ֨רֶץ וַתְּשֹׁ֪קְקֶ֡הָ רַבַּ֬ת תַּעְשְׁרֶ֗נָּה פֶּ֣לֶג אֱ֭לֹהִים מָ֣לֵא מָ֑יִם תָּכִ֥ין דְּ֝גָנָ֗ם כִּי־כֵ֥ן תְּכִינֶֽהָ
Yeri yokladın ve onu suladın, onu çokça zenginleştirirsin; Tanrı'nın ırmağı suyla doludur, tahıllarını hazırlarsın, çünkü onu böyle hazırlarsın.
Mezmurlar 120:6
·
Tevrat
רַ֭בַּת שָֽׁכְנָה־לָּ֣הּ נַפְשִׁ֑י עִ֝֗ם שׂוֹנֵ֥א שָׁלֽוֹם
Canım esenlikten nefret edenle çok oturdu.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Yeremya 16:16
·
Tevrat
הִנְנִ֨י שֹׁלֵ֜חַ לְדַיָּגִ֥ים רַבִּ֛ים נְאֻם־יְהוָ֖ה וְדִיג֑וּם וְאַֽחֲרֵי־כֵ֗ן אֶשְׁלַח֙ לְרַבִּ֣ים צַיָּדִ֔ים וְצָד֞וּם מֵעַ֤ל כָּל־הַר֙ וּמֵעַ֣ל כָּל־גִּבְעָ֔ה וּמִנְּקִיקֵ֖י הַסְּלָעִֽים
İşte, ben birçok balıkçıya gönderiyorum, Yahve'nin bildirisidir, ve onları avlayacaklar; ve ondan sonra birçok avcıya göndereceğim ve onları her dağın üzerinden ve her tepenin üzerinden ve kayaların yarıklarından avlayacaklar.
Yeşaya 53:11
·
Tevrat
מֵעֲמַ֤ל נַפְשׁוֹ֙ יִרְאֶ֣ה יִשְׂבָּ֔ע בְּדַעְתּ֗וֹ יַצְדִּ֥יק צַדִּ֛יק עַבְדִּ֖י לָֽרַבִּ֑ים וַעֲוֺנֹתָ֖ם ה֥וּא יִסְבֹּֽל
Canının emeğinden görecek, doyacak; doğru kulum bilgisiyle birçoklarını doğru çıkaracak ve onların suçlarını o yüklenecek.
Mezmurlar 71:7
·
Tevrat
כְּ֭מוֹפֵת הָיִ֣יתִי לְרַבִּ֑ים וְ֝אַתָּ֗ה מַֽחֲסִי־עֹֽז
Çoğuna bir belirti gibi oldum; ve sen güçlü sığınağımsın.
Ester 4:3
·
Tevrat
וּבְכָל־מְדִינָ֣ה וּמְדִינָ֗ה מְקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר דְּבַר־הַמֶּ֤לֶךְ וְדָתוֹ֙ מַגִּ֔יעַ אֵ֤בֶל גָּדוֹל֙ לַיְּהוּדִ֔ים וְצ֥וֹם וּבְכִ֖י וּמִסְפֵּ֑ד שַׂ֣ק וָאֵ֔פֶר יֻצַּ֖ע לָֽרַבִּֽים
Kralın sözünün ve yasasının ulaştığı her eyalette Yahudiler için büyük bir yas, oruç, ağlayış ve dövünme vardı; birçoğu için çul ve kül serildi.
Daniel 9:27
·
Tevrat
וְהִגְבִּ֥יר בְּרִ֛ית לָרַבִּ֖ים שָׁב֣וּעַ אֶחָ֑ד וַחֲצִ֨י הַשָּׁב֜וּעַ יַשְׁבִּ֣ית זֶ֣בַח וּמִנְחָ֗ה וְעַ֨ל כְּנַ֤ף שִׁקּוּצִים֙ מְשֹׁמֵ֔ם וְעַד־כָּלָה֙ וְנֶ֣חֱרָצָ֔ה תִּתַּ֖ךְ עַל־שֹׁמֵֽם
Ve bir hafta birçoğu için antlaşmayı güçlendirecek ve haftanın yarısında kurbanı ve sunuyu durduracak ve iğrençliklerin kanadı üzerinde ıssız bırakan ve tam sona kadar ve belirlenmiş olan ıssız bırakanın üzerine dökülecek.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Malaki 2:6
·
Tevrat
תּוֹרַ֤ת אֱמֶת֙ הָיְתָ֣ה בְּפִ֔יהוּ וְעַוְלָ֖ה לֹא־נִמְצָ֣א בִשְׂפָתָ֑יו בְּשָׁל֤וֹם וּבְמִישׁוֹר֙ הָלַ֣ךְ אִתִּ֔י וְרַבִּ֖ים הֵשִׁ֥יב מֵעָוֺֽן
Gerçeğin yasası ağzında idi ve dudaklarında haksızlık bulunmadı; benimle barışta ve doğrulukta yürüdü ve birçoğunu suçtan döndürdü.
Ezra 3:12
·
Tevrat
וְרַבִּ֡ים מֵהַכֹּהֲנִ֣ים וְהַלְוִיִּם֩ וְרָאשֵׁ֨י הָאָב֜וֹת הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר רָא֜וּ אֶת־הַבַּ֤יִת הָֽרִאשׁוֹן֙ בְּיָסְד֔וֹ זֶ֤ה הַבַּ֨יִת֙ בְּעֵ֣ינֵיהֶ֔ם בֹּכִ֖ים בְּק֣וֹל גָּד֑וֹל וְרַבִּ֛ים בִּתְרוּעָ֥ה בְשִׂמְחָ֖ה לְהָרִ֥ים קֽוֹל
Ve kâhinlerden, Levililerden ve ataların başlarından ilk evi görmüş olan yaşlıların birçoğu, bu evin temeli gözlerinin önünde atıldığında yüksek sesle ağlıyorlardı; ve birçoğu sevinç çığlığıyla seslerini yükseltiyordu.
2. Tarihler 32:23
·
Tevrat
וְ֠רַבִּים מְבִיאִ֨ים מִנְחָ֤ה לַיהוָה֙ לִיר֣וּשָׁלִַ֔ם וּמִ֨גְדָּנ֔וֹת לִֽיחִזְקִיָּ֖הוּ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֑ה וַיִּנַּשֵּׂ֛א לְעֵינֵ֥י כָל־הַגּוֹיִ֖ם מֵאַֽחֲרֵי־כֵֽן
Ve birçoğu Yeruşalim'e Yahve'ye sunu ve Yahuda kralı Hizkiya'ya değerli şeyler getiriyordu; ve ondan sonra bütün ulusların gözlerinde o yükseldi.
Ester 8:17
·
Tevrat
וּבְכָל־מְדִינָ֨ה וּמְדִינָ֜ה וּבְכָל־עִ֣יר וָעִ֗יר מְקוֹם֙ אֲשֶׁ֨ר דְּבַר־הַמֶּ֤לֶךְ וְדָתוֹ֙ מַגִּ֔יעַ שִׂמְחָ֤ה וְשָׂשׂוֹן֙ לַיְּהוּדִ֔ים מִשְׁתֶּ֖ה וְי֣וֹם ט֑וֹב וְרַבִּ֞ים מֵֽעַמֵּ֤י הָאָ֨רֶץ֙ מִֽתְיַהֲדִ֔ים כִּֽי־נָפַ֥ל פַּֽחַד־הַיְּהוּדִ֖ים עֲלֵיהֶֽם
Kralın sözünün ve yasasının ulaştığı her eyalette ve her şehirde Yahudiler için sevinç ve coşku, ziyafet ve iyi bir gün vardı; ve yerin halklarından birçoğu Yahudi oluyordu, çünkü Yahudilerin korkusu onların üzerine düşmüştü.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 53:12
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֲחַלֶּק־ל֣וֹ בָרַבִּ֗ים וְאֶת־עֲצוּמִים֮ יְחַלֵּ֣ק שָׁלָל֒ תַּ֗חַת אֲשֶׁ֨ר הֶעֱרָ֤ה לַמָּ֨וֶת֙ נַפְשׁ֔וֹ וְאֶת־פֹּשְׁעִ֖ים נִמְנָ֑ה וְהוּא֙ חֵטְא־רַבִּ֣ים נָשָׂ֔א וְלַפֹּשְׁעִ֖ים יַפְגִּֽיעַ
Bu yüzden ona birçokları arasında pay vereceğim ve güçlülerle ganimet paylaşacak; çünkü canını ölüme döktü ve isyankârlarla sayıldı; ve o birçoklarının günahını taşıdı ve isyankârlar için aracılık etti.
Mezmurlar 55:19
·
Tevrat
פָּ֘דָ֤ה בְשָׁל֣וֹם נַ֭פְשִׁי מִקֲּרָב־לִ֑י כִּֽי־בְ֝רַבִּ֗ים הָי֥וּ עִמָּדִֽי
Canımı bana yaklaşan savaştan esenlikle fidyeyle kurtardı; çünkü çoklukla bana karşı oldular.
Daniel 11:39
·
Tevrat
וְעָשָׂ֞ה לְמִבְצְרֵ֤י מָֽעֻזִּים֙ עִם־אֱל֣וֹהַּ נֵכָ֔ר אֲשֶׁ֥ר יַכִּ֖יר יַרְבֶּ֣ה כָב֑וֹד וְהִמְשִׁילָם֙ בָּֽרַבִּ֔ים וַאֲדָמָ֖ה יְחַלֵּ֥ק בִּמְחִֽיר
Yabancı bir ilahla da kalelerin surlarına yapacak; onu tanıyanın yüceliğini çoğaltacak, ve onları birçoklarına yönettirecek ve toprağı bedelle bölecek.
Örnek Ayetler (2)
Çölde Sayım 26:54
·
Tevrat
לָרַ֗ב תַּרְבֶּה֙ נַחֲלָת֔וֹ וְלַמְעַ֕ט תַּמְעִ֖יט נַחֲלָת֑וֹ אִ֚ישׁ לְפִ֣י פְקֻדָ֔יו יֻתַּ֖ן נַחֲלָתֽוֹ
Çoğa mirasını çoğaltacaksın ve aza mirasını azaltacaksın; her adama sayılanlarına göre mirası verilecektir.
Çölde Sayım 33:54
·
Tevrat
וְהִתְנַחַלְתֶּם֩ אֶת־הָאָ֨רֶץ בְּגוֹרָ֜ל לְמִשְׁפְּחֹֽתֵיכֶ֗ם לָרַ֞ב תַּרְבּ֤וּ אֶת־נַחֲלָתוֹ֙ וְלַמְעַט֙ תַּמְעִ֣יט אֶת־נַחֲלָת֔וֹ אֶל֩ אֲשֶׁר־יֵ֨צֵא ל֥וֹ שָׁ֛מָּה הַגּוֹרָ֖ל ל֣וֹ יִהְיֶ֑ה לְמַטּ֥וֹת אֲבֹתֵיכֶ֖ם תִּתְנֶחָֽלוּ
Yeri ailelerinize göre kurayla miras alacaksınız; çoğa mirasını çoğaltacaksınız ve aza mirasını azaltacaksınız. Kura kime çıkarsa, orası onun olacak; atalarınızın oymaklarına göre miras alacaksınız.
Örnek Ayetler (1)
Ağıtlar 1:1
·
Tevrat
אֵיכָ֣ה יָשְׁבָ֣ה בָדָ֗ד הָעִיר֙ רַבָּ֣תִי עָ֔ם הָיְתָ֖ה כְּאַלְמָנָ֑ה רַּבָּ֣תִי בַגּוֹיִ֗ם שָׂרָ֨תִי֙ בַּמְּדִינ֔וֹת הָיְתָ֖ה לָמַֽס
Halkı çok olan şehir nasıl yalnız oturdu! Dul gibi oldu; uluslar arasında büyük olan, eyaletler arasında prenses olan angaryaya tabi oldu.