1456
Kullanım
10
Lemma
160
Türev
168
Anlam
10 lemma, 160 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
תִרְאוּ | tir'u | göreceksiniz, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 12 | ||
כִּרְאוֹת | kir'ot | gördüğünde, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 12 | ||
וְרָאִיתִי | ve-ra'iti | ve gördüm, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 12 | ||
רָאֲתָה | ra'ata | gördü, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 12 | ||
רָאִיתָ | ra'ita | gördün, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 11 | ||
רֹאִים | ro'im | görenler, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 11 | ||
תִרְאֶינָה | tir'eyna | görecekler, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 10 | ||
וְנִרְאֶה | ve-nir'e | ve göreceğiz, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 10 | ||
וּרְאִיתֶם | ure'item | ve gördünüz, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 9 | ||
הַרְאֵנִי | har'eni | bana göster, görmek, bakmak, fark etmek | Zamir | 9 | ||
הָרְאֵיתָ | har'eyta | gösterildin, göstermek, fark ettirmek | Fiil | 8 | ||
וַיִּרְאֶהָ | va-yyir'eha | ve gördü onu, görmek, bakmak, anlamak | Zamir | 8 | ||
וּרְאִי | u-re'i | ve gör, görmek, bakmak, fark etmek, anlamak | Fiil | 7 | ||
Örnek Ayetler (5 / 7) Hakimler 16:5 · Tevrat וַיַּעֲל֨וּ אֵלֶ֜יהָ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֨אמְרוּ לָ֜הּ פַּתִּ֣י אוֹת֗וֹ וּרְאִי֙ בַּמֶּה֙ כֹּח֣וֹ גָד֔וֹל וּבַמֶּה֙ נ֣וּכַל ל֔וֹ וַאֲסַרְנֻ֖הוּ לְעַנֹּת֑וֹ וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִתַּן־לָ֔ךְ אִ֕ישׁ אֶ֥לֶף וּמֵאָ֖ה כָּֽסֶף Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve ona dediler: 'Onu kandır ve gör, onun gücü neyle büyüktür ve ona eziyet etmek için onu bağlamaya neyle üstün geliriz; ve biz her adam sana bin yüz gümüş vereceğiz.' Yeremya 2:19 · Tevrat תְּיַסְּרֵ֣ךְ רָעָתֵ֗ךְ וּמְשֻֽׁבוֹתַ֨יִךְ֙ תּוֹכִחֻ֔ךְ וּדְעִ֤י וּרְאִי֙ כִּי־רַ֣ע וָמָ֔ר עָזְבֵ֖ךְ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יִךְ וְלֹ֤א פַחְדָּתִי֙ אֵלַ֔יִךְ נְאֻם־אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה צְבָאֽוֹת Kötülüğün seni terbiye edecek ve dönekliklerin seni azarlayacak; Tanrın Yahve'yi terk etmenin ve korkumun sende olmamasının kötü ve acı olduğunu bil ve gör, Ordular Yahve'si Efendi'nin bildirisidir. Yeremya 3:2 · Tevrat שְׂאִֽי־עֵינַ֨יִךְ עַל־שְׁפָיִ֜ם וּרְאִ֗י אֵיפֹה֙ לֹ֣א שֻׁכַּ֔בְתְּ עַל־דְּרָכִים֙ יָשַׁ֣בְתְּ לָהֶ֔ם כַּעֲרָבִ֖י בַּמִּדְבָּ֑ר וַתַּחֲנִ֣יפִי אֶ֔רֶץ בִּזְנוּתַ֖יִךְ וּבְרָעָתֵֽךְ Gözlerini çıplak tepelere kaldır ve gör, nerede seninle yatılmadı? Çöldeki bir Arap gibi yollarda onlar için oturdun; fahişeliğinle ve kötülüğünle yeri kirlettin. 1. Samuel 25:17 · Tevrat וְעַתָּ֗ה דְּעִ֤י וּרְאִי֙ מַֽה־תַּעֲשִׂ֔י כִּֽי־כָלְתָ֧ה הָרָעָ֛ה אֶל־אֲדֹנֵ֖ינוּ וְעַ֣ל כָּל־בֵּית֑וֹ וְהוּא֙ בֶּן־בְּלִיַּ֔עַל מִדַּבֵּ֖ר אֵלָֽיו Ve şimdi bil ve ne yapacağını gör; çünkü efendimize ve bütün evinin üzerine kötülük kararlaştırıldı, o ise kendisiyle konuşulmaz değersiz bir adamdır. Yeşaya 49:18 · Tevrat שְׂאִֽי־סָבִ֤יב עֵינַ֨יִךְ֙ וּרְאִ֔י כֻּלָּ֖ם נִקְבְּצ֣וּ בָֽאוּ־לָ֑ךְ חַי־אָ֣נִי נְאֻם־יְהוָ֗ה כִּ֤י כֻלָּם֙ כָּעֲדִ֣י תִלְבָּ֔שִׁי וּֽתְקַשְּׁרִ֖ים כַּכַּלָּֽה Gözlerini çevrene kaldır ve gör, hepsi toplandılar, sana geldiler; ben yaşıyorum, Yahve'nin bildirisidir, ki hepsini süs gibi giyeceksin ve gelin gibi onları bağlayacaksın. | ||||||
מֵרְאוֹת | me-re'ot | görmekten, görmek, bakmak, fark etmek, anlamak | Fiil | 7 | ||
לְהַרְאוֹת | lehar'ot | göstermek için, görmek, bakmak, göstermek | Fiil | 6 | ||
וְרָאִיתָ | ve-raita | ve gördün, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 5 | ||
אֶרְאֶנּוּ | er'ennu | onu göreceğim, görmek, bakmak, fark etmek | Zamir | 5 | ||
יֵרֶא | yere | görecek, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 5 | ||
וְרָאָהוּ | ve-ra'ahu | ve gördü, görmek, bakmak, anlamak | Zamir | 5 | ||
רָאִיתָה | ra'ita | gördün, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 4 | ||
Örnek Ayetler (5 / 12)
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Hezekiel 14:23
·
Tevrat
וְנִחֲמ֣וּ אֶתְכֶ֔ם כִּֽי־תִרְא֥וּ אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וִֽידַעְתֶּ֗ם כִּי֩ לֹ֨א חִנָּ֤ם עָשִׂ֨יתִי֙ אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁר־עָשִׂ֣יתִי בָ֔הּ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Onların yolunu ve onların işlerini gördüğünüzde sizi teselli edecekler; ve onda yaptığım her şeyi boşuna yapmadığımı bileceksiniz, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 14:13
·
Tevrat
וָאֹמַ֞ר אֲהָ֣הּ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנֵּ֨ה הַנְּבִאִ֜ים אֹמְרִ֤ים לָהֶם֙ לֹֽא־תִרְא֣וּ חֶ֔רֶב וְרָעָ֖ב לֹֽא־יִהְיֶ֣ה לָכֶ֑ם כִּֽי־שְׁל֤וֹם אֱמֶת֙ אֶתֵּ֣ן לָכֶ֔ם בַּמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Ve dedim: Ah, Efendi Yahve! İşte peygamberler onlara diyorlar: 'Kılıç görmeyeceksiniz ve size kıtlık olmayacak; çünkü bu yerde size gerçek barış vereceğim.'
Yeremya 42:18
·
Tevrat
כִּי֩ כֹ֨ה אָמַ֜ר יְהוָ֣ה צְבָאוֹת֮ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵל֒ כַּאֲשֶׁר֩ נִתַּ֨ךְ אַפִּ֜י וַחֲמָתִ֗י עַל־יֹֽשְׁבֵי֙ יְר֣וּשָׁלִַ֔ם כֵּ֣ן תִּתַּ֤ךְ חֲמָתִי֙ עֲלֵיכֶ֔ם בְּבֹאֲכֶ֖ם מִצְרָ֑יִם וִהְיִיתֶ֞ם לְאָלָ֤ה וּלְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֣ה וּלְחֶרְפָּ֔ה וְלֹֽא־תִרְא֣וּ ע֔וֹד אֶת־הַמָּק֖וֹם הַזֶּֽה
Çünkü Ordular Yahvesi, İsrail'in Tanrısı şöyle dedi: Öfkem ve gazabım Yeruşalim'de oturanların üzerine döküldüğü gibi, Mısır'a girdiğinizde gazabım üzerinize öyle dökülecek; ve lanet, dehşet, beddua ve utanç olacaksınız ve bu yeri bir daha görmeyeceksiniz.
1. Samuel 21:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אָכִ֖ישׁ אֶל־עֲבָדָ֑יו הִנֵּ֤ה תִרְאוּ֙ אִ֣ישׁ מִשְׁתַּגֵּ֔עַ לָ֛מָּה תָּבִ֥יאוּ אֹת֖וֹ אֵלָֽי
Akiş kullarına dedi: 'İşte, adamın delirdiğini görüyorsunuz; onu neden bana getiriyorsunuz?'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Yeremya 41:13
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּרְא֤וֹת כָּל־הָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר אֶת־יִשְׁמָעֵ֔אל אֶת־יֽוֹחָנָן֙ בֶּן־קָרֵ֔חַ וְאֵ֛ת כָּל־שָׂרֵ֥י הַחֲיָלִ֖ים אֲשֶׁ֣ר אִתּ֑וֹ וַיִּשְׂמָֽחוּ
İsmail ile olan bütün halk, Kareah oğlu Yohanan'ı ve onunla olan bütün ordu komutanlarını görünce sevindiler.
2. Krallar 4:25
·
Tevrat
וַתֵּ֗לֶךְ וַתָּב֛וֹא אֶל־אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים אֶל־הַ֣ר הַכַּרְמֶ֑ל וַ֠יְהִי כִּרְא֨וֹת אִישׁ־הָאֱלֹהִ֤ים אֹתָהּ֙ מִנֶּ֔גֶד וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־גֵּיחֲזִ֣י נַעֲר֔וֹ הִנֵּ֖ה הַשּׁוּנַמִּ֥ית הַלָּֽז
Gitti ve Karmel dağına, Tanrı adamına geldi. Tanrı adamı onu karşıdan görünce, hizmetçisi Gehazi'ye dedi: 'İşte şu Şunemli kadın.'
2. Krallar 9:22
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כִּרְא֤וֹת יְהוֹרָם֙ אֶת־יֵה֔וּא וַיֹּ֖אמֶר הֲשָׁל֣וֹם יֵה֑וּא וַיֹּ֨אמֶר֙ מָ֣ה הַשָּׁל֔וֹם עַד־זְנוּנֵ֞י אִיזֶ֧בֶל אִמְּךָ֛ וּכְשָׁפֶ֖יהָ הָרַבִּֽים
Yehoram Yehu'yu görünce dedi: 'Barış mı, Yehu?' O dedi: 'Annen İzevel'in fahişelikleri ve çok büyücülükleri varken ne barışı?'
1. Krallar 16:18
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כִּרְא֤וֹת זִמְרִי֙ כִּֽי־נִלְכְּדָ֣ה הָעִ֔יר וַיָּבֹ֖א אֶל־אַרְמ֣וֹן בֵּית־הַמֶּ֑לֶךְ וַיִּשְׂרֹ֨ף עָלָ֧יו אֶת־בֵּֽית־מֶ֛לֶךְ בָּאֵ֖שׁ וַיָּמֹֽת
Ve Zimri şehrin ele geçirildiğini görünce, kralın evinin kalesine girdi; ve kralın evini kendi üzerine ateşle yaktı ve öldü.
1. Krallar 18:17
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כִּרְא֥וֹת אַחְאָ֖ב אֶת־אֵלִיָּ֑הוּ וַיֹּ֤אמֶר אַחְאָב֙ אֵלָ֔יו הַאַתָּ֥ה זֶ֖ה עֹכֵ֥ר יִשְׂרָאֵֽל
Ahav İlyas'ı gördüğünde, Ahav ona dedi: 'İsrail'e sıkıntı veren bu sen misin?'
Örnek Ayetler (4 / 12)
Hezekiel 37:8
·
Tevrat
וְרָאִ֜יתִי וְהִנֵּֽה־עֲלֵיהֶ֤ם גִּדִים֙ וּבָשָׂ֣ר עָלָ֔ה וַיִּקְרַ֧ם עֲלֵיהֶ֛ם ע֖וֹר מִלְמָ֑עְלָה וְר֖וּחַ אֵ֥ין בָּהֶֽם
Ve gördüm, ve işte üzerlerinde sinirler ve et çıktı, ve üstten üzerlerini deri kapladı; ve onlarda ruh yoktu.
Hezekiel 41:8
·
Tevrat
וְרָאִ֧יתִי לַבַּ֛יִת גֹּ֖בַהּ סָבִ֣יב סָבִ֑יב מוּסְד֤וֹת הַצְּלָעוֹת֙ מְל֣וֹ הַקָּנֶ֔ה שֵׁ֥שׁ אַמּ֖וֹת אַצִּֽילָה
Sonra evin yüksekliğini çepeçevre gördüm; yan odaların temelleri tam bir kamış, eklemine kadar altı kubitti (~270 cm).
1. Samuel 19:3
·
Tevrat
וַאֲנִ֨י אֵצֵ֜א וְעָמַדְתִּ֣י לְיַד־אָבִ֗י בַּשָּׂדֶה֙ אֲשֶׁ֣ר אַתָּ֣ה שָׁ֔ם וַאֲנִ֕י אֲדַבֵּ֥ר בְּךָ֖ אֶל־אָבִ֑י וְרָאִ֥יתִי מָ֖ה וְהִגַּ֥דְתִּי לָֽךְ
Ben çıkacağım ve senin orada olduğun tarlada babamın yanında duracağım, ve ben babama senin hakkında konuşacağım; ne göreceğimi sana bildireceğim.
Ester 8:6
·
Tevrat
כִּ֠י אֵיכָכָ֤ה אוּכַל֙ וְֽרָאִ֔יתִי בָּרָעָ֖ה אֲשֶׁר־יִמְצָ֣א אֶת־עַמִּ֑י וְאֵֽיכָכָ֤ה אוּכַל֙ וְֽרָאִ֔יתִי בְּאָבְדַ֖ן מוֹלַדְתִּֽי
Çünkü halkımı bulacak olan kötülüğü görmeye nasıl dayanabilirim? Ve akrabalarımın helakini görmeye nasıl dayanabilirim?
Örnek Ayetler (5 / 12)
2. Krallar 11:1
·
Tevrat
וַֽעֲתַלְיָה֙ אֵ֣ם אֲחַזְיָ֔הוּ רָאֲתָ֖ה כִּ֣י מֵ֣ת בְּנָ֑הּ וַתָּ֨קָם֙ וַתְּאַבֵּ֔ד אֵ֖ת כָּל־זֶ֥רַע הַמַּמְלָכָֽה
Ahazya'nın annesi Atalya oğlunun öldüğünü gördü; kalktı ve krallığın bütün soyunu yok etti.
Yeşaya 64:3
·
Tevrat
וּמֵעוֹלָ֥ם לֹא־שָׁמְע֖וּ לֹ֣א הֶאֱזִ֑ינוּ עַ֣יִן לֹֽא־רָאָ֗תָה אֱלֹהִים֙ זוּלָ֣תְךָ֔ יַעֲשֶׂ֖ה לִמְחַכֵּה־לֽוֹ
Ve eskiden beri işitmediler, kulak vermediler; onu bekleyen için yapsın diye senden başka Tanrı'yı göz görmedi.
Mezmurlar 10:14
·
Tevrat
רָאִ֡תָה כִּֽי־אַתָּ֤ה עָ֘מָ֤ל וָכַ֨עַס תַּבִּיט֮ לָתֵ֪ת בְּיָ֫דֶ֥ךָ עָ֭לֶיךָ יַעֲזֹ֣ב חֵלֶ֑כָה יָ֝ת֗וֹם אַתָּ֤ה הָיִ֬יתָ עוֹזֵֽר
Gördün, çünkü sen zahmeti ve kederi elinle vermek için bakarsın; çaresiz sana bırakır, öksüze yardım eden sen oldun.
Mezmurlar 35:21
·
Tevrat
וַיַּרְחִ֥יבוּ עָלַ֗י פִּ֫יהֶ֥ם אָ֭מְרוּ הֶאָ֣ח הֶאָ֑ח רָאֲתָ֥ה עֵינֵֽינוּ
Ve bana karşı ağızlarını genişlettiler, dediler: 'Aha, aha, gözümüz gördü.'
Mezmurlar 54:9
·
Tevrat
כִּ֣י מִכָּל־צָ֭רָה הִצִּילָ֑נִי וּ֝בְאֹיְבַ֗י רָאֲתָ֥ה עֵינִֽי
Çünkü beni her sıkıntıdan kurtardı ve gözüm düşmanlarıma baktı.
Örnek Ayetler (5 / 11)
2. Samuel 18:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר יוֹאָ֗ב לָאִישׁ֙ הַמַּגִּ֣יד ל֔וֹ וְהִנֵּ֣ה רָאִ֔יתָ וּמַדּ֛וּעַ לֹֽא־הִכִּית֥וֹ שָׁ֖ם אָ֑רְצָה וְעָלַ֗י לָ֤תֶת לְךָ֙ עֲשָׂ֣רָה כֶ֔סֶף וַחֲגֹרָ֖ה אֶחָֽת
Yoav kendisine bildiren adama dedi: 'Ve işte, gördün, neden onu orada yere vurmadın? Sana on gümüş ve bir kuşak vermek benim üzerime olurdu.'
Yeremya 33:24
·
Tevrat
הֲל֣וֹא רָאִ֗יתָ מָֽה־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ דִּבְּר֣וּ לֵאמֹ֔ר שְׁתֵּ֣י הַמִּשְׁפָּח֗וֹת אֲשֶׁ֨ר בָּחַ֧ר יְהוָ֛ה בָּהֶ֖ם וַיִּמְאָסֵ֑ם וְאֶת־עַמִּי֙ יִנְאָצ֔וּן מִֽהְי֥וֹת ע֖וֹד גּ֥וֹי לִפְנֵיהֶֽם
"Bu halkın, 'Yahve seçtiği iki aileyi reddetti' diyerek ne konuştuğunu görmedin mi? Böylece halkımı hor görüyorlar, artık onların önünde bir ulus olmaktan çıktılar.
1. Samuel 19:5
·
Tevrat
וַיָּשֶׂם֩ אֶת־נַפְשׁ֨וֹ בְכַפּ֜וֹ וַיַּ֣ךְ אֶת־הַפְּלִשְׁתִּ֗י וַיַּ֨עַשׂ יְהוָ֜ה תְּשׁוּעָ֤ה גְדוֹלָה֙ לְכָל־יִשְׂרָאֵ֔ל רָאִ֖יתָ וַתִּשְׂמָ֑ח וְלָ֤מָּה תֶֽחֱטָא֙ בְּדָ֣ם נָקִ֔י לְהָמִ֥ית אֶת־דָּוִ֖ד חִנָּֽם
Canını avucuna koydu ve Filistliyi vurdu, ve Yahve bütün İsrail için büyük kurtuluş yaptı; gördün ve sevindin. Ve neden Davut'u boş yere öldürmek için suçsuz kana günah işleyeceksin?
1. Samuel 28:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר לָ֥הּ הַמֶּ֛לֶךְ אַל־תִּֽירְאִ֖י כִּ֣י מָ֣ה רָאִ֑ית וַתֹּ֤אמֶר הָֽאִשָּׁה֙ אֶל־שָׁא֔וּל אֱלֹהִ֥ים רָאִ֖יתִי עֹלִ֥ים מִן־הָאָֽרֶץ
Kral ona dedi: 'Korkma; ne gördün?' Kadın Saul'a dedi: 'Yerden çıkan ilahlar gördüm.'
Yeşaya 58:3
·
Tevrat
לָ֤מָּה צַּ֨מְנוּ֙ וְלֹ֣א רָאִ֔יתָ עִנִּ֥ינוּ נַפְשֵׁ֖נוּ וְלֹ֣א תֵדָ֑ע הֵ֣ן בְּי֤וֹם צֹֽמְכֶם֙ תִּמְצְאוּ־חֵ֔פֶץ וְכָל־עַצְּבֵיכֶ֖ם תִּנְגֹּֽשׂוּ
'Neden oruç tuttuk ve görmedin? Canımızı alçalttık ve bilmedin?' İşte orucunuzun gününde zevk bulursunuz ve bütün işçilerinizi sıkıştırırsınız.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hakimler 13:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח מָנ֜וֹחַ אֶת־גְּדִ֤י הָעִזִּים֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה וַיַּ֥עַל עַל־הַצּ֖וּר לַֽיהוָ֑ה וּמַפְלִ֣א לַעֲשׂ֔וֹת וּמָנ֥וֹחַ וְאִשְׁתּ֖וֹ רֹאִֽים
Böylece Manoah keçi oğlağını ve sunuyu aldı ve kaya üzerinde Yahve'ye sundu; ve o harika yapıyordu ve Manoah ve karısı görüyorlardı.
Hakimler 13:20
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַעֲל֨וֹת הַלַּ֜הַב מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וַיַּ֥עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה בְּלַ֣הַב הַמִּזְבֵּ֑חַ וּמָנ֤וֹחַ וְאִשְׁתּוֹ֙ רֹאִ֔ים וַיִּפְּל֥וּ עַל־פְּנֵיהֶ֖ם אָֽרְצָה
Alev sunağın üzerinden göklere çıkarken Yahve'nin elçisi sunağın alevinde çıktı; ve Manoah ve karısı görüyorlardı ve yüzleri üzerine yere düştüler.
Hagay 2:3
·
Tevrat
מִ֤י בָכֶם֙ הַנִּשְׁאָ֔ר אֲשֶׁ֤ר רָאָה֙ אֶת־הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה בִּכְבוֹד֖וֹ הָרִאשׁ֑וֹן וּמָ֨ה אַתֶּ֜ם רֹאִ֤ים אֹתוֹ֙ עַ֔תָּה הֲל֥וֹא כָמֹ֛הוּ כְּאַ֖יִן בְּעֵינֵיכֶֽם
Aranızda kalan kimdir ki bu evi ilk yüceliğiyle gördü? Ve şimdi onu ne görüyorsunuz? Gözlerinizde onun gibi hiçlik gibi değil mi?
Yeşaya 32:3
·
Tevrat
וְלֹ֥א תִשְׁעֶ֖ינָה עֵינֵ֣י רֹאִ֑ים וְאָזְנֵ֥י שֹׁמְעִ֖ים תִּקְשַֽׁבְנָה
Ve görenlerin gözleri kapanmayacak ve duyanların kulakları dinleyecek.
Nehemya 2:17
·
Tevrat
וָאוֹמַ֣ר אֲלֵהֶ֗ם אַתֶּ֤ם רֹאִים֙ הָרָעָה֙ אֲשֶׁ֣ר אֲנַ֣חְנוּ בָ֔הּ אֲשֶׁ֤ר יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ חֲרֵבָ֔ה וּשְׁעָרֶ֖יהָ נִצְּת֣וּ בָאֵ֑שׁ לְכ֗וּ וְנִבְנֶה֙ אֶת־חוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִַ֔ם וְלֹא־נִהְיֶ֥ה ע֖וֹד חֶרְפָּֽה
Onlara dedim: 'İçinde olduğumuz kötülüğü, Yeruşalim'in virane olduğunu ve kapılarının ateşle yakıldığını görüyorsunuz; gelin, Yeruşalim'in duvarını inşa edelim ve artık utanç olmayalım.'
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 32:4
·
Tevrat
וְצִדְקִיָּ֨הוּ֙ מֶ֣לֶךְ יְהוּדָ֔ה לֹ֥א יִמָּלֵ֖ט מִיַּ֣ד הַכַּשְׂדִּ֑ים כִּ֣י הִנָּתֹ֤ן יִנָּתֵן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְדִבֶּר־פִּ֣יו עִם־פִּ֔יו וְעֵינָ֖יו אֶת־עֵינָ֥יו תִּרְאֶֽינָה
'Ve Yahuda Kralı Tsedekiya Kildanilerin elinden kaçıp kurtulamayacak; çünkü kesinlikle Babil kralının eline verilecek, ağzı onun ağzıyla konuşacak ve gözleri onun gözlerini görecek;'
Yeremya 34:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֗ה לֹ֚א תִמָּלֵט֙ מִיָּד֔וֹ כִּ֚י תָּפֹ֣שׂ תִּתָּפֵ֔שׂ וּבְיָד֖וֹ תִּנָּתֵ֑ן וְֽ֠עֵינֶיךָ אֶת־עֵינֵ֨י מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֜ל תִּרְאֶ֗ינָה וּפִ֛יהוּ אֶת־פִּ֥יךָ יְדַבֵּ֖ר וּבָבֶ֥ל תָּבֽוֹא
Sen de onun elinden kaçamayacaksın, çünkü kesinlikle yakalanacaksın ve onun eline verileceksin; gözlerin Babil kralının gözlerini görecek, onun ağzı senin ağzınla konuşacak ve Babil'e gideceksin.
2. Krallar 22:20
·
Tevrat
לָכֵן֩ הִנְנִ֨י אֹֽסִפְךָ֜ עַל־אֲבֹתֶ֗יךָ וְנֶאֱסַפְתָּ֣ אֶל־קִבְרֹתֶיךָ֮ בְּשָׁלוֹם֒ וְלֹא־תִרְאֶ֣ינָה עֵינֶ֔יךָ בְּכֹל֙ הָֽרָעָ֔ה אֲשֶׁר־אֲנִ֥י מֵבִ֖יא עַל־הַמָּק֣וֹם הַזֶּ֑ה וַיָּשִׁ֥יבוּ אֶת־הַמֶּ֖לֶךְ דָּבָֽר
Bu yüzden, işte seni atalarının yanına toplayacağım ve mezarına esenlikle toplanacaksın, gözlerin bu yere getireceğim bütün kötülüğü görmeyecek.' Ve krala sözü geri getirdiler.
Malaki 1:5
·
Tevrat
וְעֵינֵיכֶ֖ם תִּרְאֶ֑ינָה וְאַתֶּ֤ם תֹּֽאמְרוּ֙ יִגְדַּ֣ל יְהוָ֔ה מֵעַ֖ל לִגְב֥וּל יִשְׂרָאֵֽל
Ve gözleriniz görecek ve siz diyeceksiniz: 'Yahve İsrail sınırının üzerinden büyüsün.'
Yeşaya 17:7
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יִשְׁעֶ֥ה הָאָדָ֖ם עַל־עֹשֵׂ֑הוּ וְעֵינָ֕יו אֶל־קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל תִּרְאֶֽינָה
O gün insan kendisini Yapan'a bakacak ve gözleri İsrail'in Kutsalı'nı görecek.
Örnek Ayetler (5 / 10)
Yeremya 13:26
·
Tevrat
וְגַם־אֲנִ֛י חָשַׂ֥פְתִּי שׁוּלַ֖יִךְ עַל־פָּנָ֑יִךְ וְנִרְאָ֖ה קְלוֹנֵֽךְ
Ve ben de eteklerini yüzünün üzerine açtım ve utancın göründü.
1. Samuel 1:22
·
Tevrat
וְחַנָּ֖ה לֹ֣א עָלָ֑תָה כִּֽי־אָמְרָ֣ה לְאִישָׁ֗הּ עַ֣ד יִגָּמֵ֤ל הַנַּ֨עַר֙ וַהֲבִאֹתִ֗יו וְנִרְאָה֙ אֶת־פְּנֵ֣י יְהוָ֔ה וְיָ֥שַׁב שָׁ֖ם עַד־עוֹלָֽם
Fakat Hanna çıkmadı; çünkü kocasına dedi: 'Çocuk sütten kesilene kadar; sonra onu getireceğim ve Yahve'nin yüzüne görünecek ve sonsuza kadar orada oturacak.'
1. Samuel 10:14
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דּ֨וֹד שָׁא֥וּל אֵלָ֛יו וְאֶֽל־נַעֲר֖וֹ אָ֣ן הֲלַכְתֶּ֑ם וַיֹּ֕אמֶר לְבַקֵּשׁ֙ אֶת־הָ֣אֲתֹנ֔וֹת וַנִּרְאֶ֣ה כִי־אַ֔יִן וַנָּב֖וֹא אֶל־שְׁמוּאֵֽל
Şaul'un amcası ona ve hizmetçisine dedi: 'Nereye gittiniz?' Ve dedi: 'Eşekleri aramaya; ve yok olduklarını gördük ve Samuel'in yanına geldik.'
2. Krallar 7:13
·
Tevrat
וַיַּעַן֩ אֶחָ֨ד מֵעֲבָדָ֜יו וַיֹּ֗אמֶר וְיִקְחוּ־נָ֞א חֲמִשָּׁ֣ה מִן־הַסּוּסִים֮ הַֽנִּשְׁאָרִים֮ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָהּ֒ הִנָּ֗ם כְּכָל־הֲמ֤וֹן יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר נִשְׁאֲרוּ־בָ֔הּ הִנָּ֕ם כְּכָל־הֲמ֥וֹן יִשְׂרָאֵ֖ל אֲשֶׁר־תָּ֑מּוּ וְנִשְׁלְחָ֖ה וְנִרְאֶֽה
Kullarından biri yanıtladı ve dedi: 'Lütfen orada kalan atlardan beşini alsınlar; işte onlar, orada kalan bütün İsrail kalabalığı gibidir; işte onlar, tükenen bütün İsrail kalabalığı gibidir. Gönderelim ve görelim.'
Yeşaya 41:23
·
Tevrat
הַגִּ֨ידוּ֙ הָאֹתִיּ֣וֹת לְאָח֔וֹר וְנֵ֣דְעָ֔ה כִּ֥י אֱלֹהִ֖ים אַתֶּ֑ם אַף־תֵּיטִ֣יבוּ וְתָרֵ֔עוּ וְנִשְׁתָּ֖עָה וְנִרְאֶ֥ה יַחְדָּֽו
Sonradan gelecekleri bildirin ve bilelim ki siz ilahlarsınız; ayrıca iyilik yapın ve kötülük yapın, ve şaşalım ve birlikte görelim.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hakimler 21:21
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֗ם וְ֠הִנֵּה אִם־יֵ֨צְא֥וּ בְנוֹת־שִׁילוֹ֮ לָח֣וּל בַּמְּחֹלוֹת֒ וִֽיצָאתֶם֙ מִן־הַכְּרָמִ֔ים וַחֲטַפְתֶּ֥ם לָכֶ֛ם אִ֥ישׁ אִשְׁתּ֖וֹ מִבְּנ֣וֹת שִׁיל֑וֹ וַהֲלַכְתֶּ֖ם אֶ֥רֶץ בִּנְיָמִֽן
Ve göreceksiniz, ve işte eğer Şilo kızları danslarla oynamaya çıkarlarsa, bağlardan çıkacaksınız ve her adam Şilo kızlarından kendine karısını kapacak ve Bünyamin diyarına gideceksiniz.
Hezekiel 14:22
·
Tevrat
וְהִנֵּ֨ה נֽוֹתְרָה־בָּ֜הּ פְּלֵטָ֗ה הַֽמּוּצָאִים֮ בָּנִ֣ים וּבָנוֹת֒ הִנָּם֙ יוֹצְאִ֣ים אֲלֵיכֶ֔ם וּרְאִיתֶ֥ם אֶת־דַּרְכָּ֖ם וְאֶת־עֲלִֽילוֹתָ֑ם וְנִחַמְתֶּ֗ם עַל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר הֵבֵ֖אתִי עָלֶֽיהָ
Ve işte onda çıkarılan oğullar ve kızlar, kurtulanlar kalacak; işte onlar size çıkıyorlar ve onların yolunu ve onların işlerini göreceksiniz; ve Yeruşalim'in üzerine getirdiğim kötülük üzerine, onun üzerine getirdiğim her şey üzerine teselli bulacaksınız.
1. Samuel 6:9
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֗ם אִם־דֶּ֨רֶךְ גְּבוּל֤וֹ יַֽעֲלֶה֙ בֵּ֣ית שֶׁ֔מֶשׁ ה֚וּא עָ֣שָׂה לָ֔נוּ אֶת־הָרָעָ֥ה הַגְּדוֹלָ֖ה הַזֹּ֑את וְאִם־לֹ֗א וְיָדַ֨עְנוּ֙ כִּ֣י לֹ֤א יָדוֹ֙ נָ֣גְעָה בָּ֔נוּ מִקְרֶ֥ה ה֖וּא הָ֥יָה לָֽנוּ
Ve göreceksiniz; eğer kendi sınırının yolundan Beyt-Şemeş'e çıkarsa, bu büyük kötülüğü bize o yapmıştır; ama eğer çıkmazsa, bileceğiz ki bize dokunan onun eli değildir, bu bize bir rastlantı olmuştur.
2. Krallar 10:3
·
Tevrat
וּרְאִיתֶ֞ם הַטּ֤וֹב וְהַיָּשָׁר֙ מִבְּנֵ֣י אֲדֹנֵיכֶ֔ם וְשַׂמְתֶּ֖ם עַל־כִּסֵּ֣א אָבִ֑יו וְהִֽלָּחֲמ֖וּ עַל־בֵּ֥ית אֲדֹנֵיכֶֽם
Efendinizin oğullarından en iyisini ve en doğrusunu görün ve babasının tahtına koyun ve efendinizin evi için savaşın.'
Malaki 3:18
·
Tevrat
וְשַׁבְתֶּם֙ וּרְאִיתֶ֔ם בֵּ֥ין צַדִּ֖יק לְרָשָׁ֑ע בֵּ֚ין עֹבֵ֣ד אֱלֹהִ֔ים לַאֲשֶׁ֖ר לֹ֥א עֲבָדֽוֹ
Ve döneceksiniz ve doğru kişi ile kötü kişi arasını, Tanrı'ya kulluk eden ile O'na kulluk etmeyen arasını göreceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Amos 7:1
·
Tevrat
כֹּ֤ה הִרְאַ֨נִי֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִנֵּה֙ יוֹצֵ֣ר גֹּבַ֔י בִּתְחִלַּ֖ת עֲל֣וֹת הַלָּ֑קֶשׁ וְהִ֨נֵּה־לֶ֔קֶשׁ אַחַ֖ר גִּזֵּ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, son ekinin çıkmasının başlangıcında çekirgeler oluşturuyordu; ve işte, kralın biçiminden sonraki son ekindi.
Amos 7:4
·
Tevrat
כֹּ֤ה הִרְאַ֨נִי֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְהִנֵּ֥ה קֹרֵ֛א לָרִ֥ב בָּאֵ֖שׁ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וַתֹּ֨אכַל֙ אֶת־תְּה֣וֹם רַבָּ֔ה וְאָכְלָ֖ה אֶת־הַחֵֽלֶק
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, Efendi Yahve ateşle yargılamak için çağırıyordu; ve büyük engini yiyip bitirdi, ve payı yiyip bitirdi.
Amos 7:7
·
Tevrat
כֹּ֣ה הִרְאַ֔נִי וְהִנֵּ֧ה אֲדֹנָ֛י נִצָּ֖ב עַל־חוֹמַ֣ת אֲנָ֑ךְ וּבְיָד֖וֹ אֲנָֽךְ
Bana şöyle gösterdi: Ve işte, Efendi bir çekül duvarının üzerinde duruyordu, ve elinde bir çekül vardı.
Amos 8:1
·
Tevrat
כֹּ֥ה הִרְאַ֖נִי אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה וְהִנֵּ֖ה כְּל֥וּב קָֽיִץ
Efendi Yahve bana şöyle gösterdi: Ve işte, bir sepet yaz meyvesi.
Hezekiel 11:25
·
Tevrat
וָאֲדַבֵּ֖ר אֶל־הַגּוֹלָ֑ה אֵ֛ת כָּל־דִּבְרֵ֥י יְהוָ֖ה אֲשֶׁ֥ר הֶרְאָֽנִי
Ve Yahve'nin bana gösterdiği bütün sözlerini sürgünlere konuştum.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ אֲשֶׁ֨ר זִקְנֵ֤י בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ עֹשִׂ֣ים בַּחֹ֔שֶׁךְ אִ֖ישׁ בְּחַדְרֵ֣י מַשְׂכִּית֑וֹ כִּ֣י אֹמְרִ֗ים אֵ֤ין יְהוָה֙ רֹאֶ֣ה אֹתָ֔נוּ עָזַ֥ב יְהוָ֖ה אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, İsrail evinin yaşlılarının karanlıkta, her adamın kendi putunun odalarında ne yaptıklarını gördün mü? Çünkü diyorlar: Yahve bizi görmüyor, Yahve yeri bıraktı.'
Hezekiel 8:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם ע֣וֹד תָּשׁ֥וּב תִּרְאֶ֛ה תּוֹעֵב֥וֹת גְּדֹל֖וֹת מֵאֵֽלֶּה
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Daha döneceksin, bunlardan büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 8:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.'
Hezekiel 47:6
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם וַיּוֹלִכֵ֥נִי וַיְשִׁבֵ֖נִי שְׂפַ֥ת הַנָּֽחַל
Bana dedi ki: 'Gördün mü, insanoğlu?' Sonra beni yürüttü ve vadinin kıyısına geri getirdi.
Yeremya 3:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י בִּימֵי֙ יֹאשִׁיָּ֣הוּ הַמֶּ֔לֶךְ הֲֽרָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֥ר עָשְׂתָ֖ה מְשֻׁבָ֣ה יִשְׂרָאֵ֑ל הֹלְכָ֨ה הִ֜יא עַל־כָּל־הַ֣ר גָּבֹ֗הַּ וְאֶל־תַּ֛חַת כָּל־עֵ֥ץ רַעֲנָ֖ן וַתִּזְנִי־שָֽׁם
Kral Yoşiya günlerinde Yahve bana dedi: 'Dönek İsrail'in ne yaptığını gördün mü? O her yüksek dağın üzerine ve her yeşil ağacın altına gitti ve orada fahişelik etti.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 18:14
·
Tevrat
וְהִנֵּה֙ הוֹלִ֣יד בֵּ֔ן וַיַּ֕רְא אֶת־כָּל־חַטֹּ֥את אָבִ֖יו אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה וַיִּרְאֶ֕ה וְלֹ֥א יַעֲשֶׂ֖ה כָּהֵֽן
Ve işte bir oğlun babası oldu ve babasının yaptığı bütün günahlarını gördü; ve gördü ve onlar gibi yapmadı;
Hezekiel 18:28
·
Tevrat
וַיִּרְאֶ֣ה וַיָּ֔שָׁב מִכָּל־פְּשָׁעָ֖יו אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֑ה חָי֥וֹ יִחְיֶ֖ה לֹ֥א יָמֽוּת
Ve gördü ve yaptığı bütün isyanlarından döndü; kesinlikle yaşayacaktır, ölmeyecektir.
1. Samuel 17:42
·
Tevrat
וַיַּבֵּ֧ט הַפְּלִשְׁתִּ֛י וַיִּרְאֶ֥ה אֶת־דָּוִ֖ד וַיִּבְזֵ֑הוּ כִּֽי־הָיָ֣ה נַ֔עַר וְאַדְמֹנִ֖י עִם־יְפֵ֥ה מַרְאֶֽה
Filistli baktı ve Davut'u gördü ve onu küçümsedi; çünkü o, güzel görünüşlü ve kızıl bir gençti.
2. Krallar 5:21
·
Tevrat
וַיִּרְדֹּ֥ף גֵּיחֲזִ֖י אַחֲרֵ֣י נַֽעֲמָ֑ן וַיִּרְאֶ֤ה נַֽעֲמָן֙ רָ֣ץ אַחֲרָ֔יו וַיִּפֹּ֞ל מֵעַ֧ל הַמֶּרְכָּבָ֛ה לִקְרָאת֖וֹ וַיֹּ֥אמֶר הֲשָׁלֽוֹם
Gehazi Naaman'ın arkasından kovaladı. Naaman arkasından koştuğunu görünce onu karşılamak için arabanın üzerinden indi ve dedi ki: 'Esenlik mi?'
2. Krallar 6:17
·
Tevrat
וַיִּתְפַּלֵּ֤ל אֱלִישָׁע֙ וַיֹּאמַ֔ר יְהוָ֕ה פְּקַח־נָ֥א אֶת־עֵינָ֖יו וְיִרְאֶ֑ה וַיִּפְקַ֤ח יְהוָה֙ אֶת־עֵינֵ֣י הַנַּ֔עַר וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֨ה הָהָ֜ר מָלֵ֨א סוּסִ֥ים וְרֶ֛כֶב אֵ֖שׁ סְבִיבֹ֥ת אֱלִישָֽׁע
Elişa dua etti ve dedi: 'Yahve, lütfen onun gözlerini aç da görsün.' Yahve gencin gözlerini açtı ve o gördü; ve işte, dağ Elişa'nın etrafında ateşten atlar ve arabalarla doluydu.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Hakimler 16:5
·
Tevrat
וַיַּעֲל֨וּ אֵלֶ֜יהָ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֗ים וַיֹּ֨אמְרוּ לָ֜הּ פַּתִּ֣י אוֹת֗וֹ וּרְאִי֙ בַּמֶּה֙ כֹּח֣וֹ גָד֔וֹל וּבַמֶּה֙ נ֣וּכַל ל֔וֹ וַאֲסַרְנֻ֖הוּ לְעַנֹּת֑וֹ וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִתַּן־לָ֔ךְ אִ֕ישׁ אֶ֥לֶף וּמֵאָ֖ה כָּֽסֶף
Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve ona dediler: 'Onu kandır ve gör, onun gücü neyle büyüktür ve ona eziyet etmek için onu bağlamaya neyle üstün geliriz; ve biz her adam sana bin yüz gümüş vereceğiz.'
Yeremya 2:19
·
Tevrat
תְּיַסְּרֵ֣ךְ רָעָתֵ֗ךְ וּמְשֻֽׁבוֹתַ֨יִךְ֙ תּוֹכִחֻ֔ךְ וּדְעִ֤י וּרְאִי֙ כִּי־רַ֣ע וָמָ֔ר עָזְבֵ֖ךְ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֑יִךְ וְלֹ֤א פַחְדָּתִי֙ אֵלַ֔יִךְ נְאֻם־אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה צְבָאֽוֹת
Kötülüğün seni terbiye edecek ve dönekliklerin seni azarlayacak; Tanrın Yahve'yi terk etmenin ve korkumun sende olmamasının kötü ve acı olduğunu bil ve gör, Ordular Yahve'si Efendi'nin bildirisidir.
Yeremya 3:2
·
Tevrat
שְׂאִֽי־עֵינַ֨יִךְ עַל־שְׁפָיִ֜ם וּרְאִ֗י אֵיפֹה֙ לֹ֣א שֻׁכַּ֔בְתְּ עַל־דְּרָכִים֙ יָשַׁ֣בְתְּ לָהֶ֔ם כַּעֲרָבִ֖י בַּמִּדְבָּ֑ר וַתַּחֲנִ֣יפִי אֶ֔רֶץ בִּזְנוּתַ֖יִךְ וּבְרָעָתֵֽךְ
Gözlerini çıplak tepelere kaldır ve gör, nerede seninle yatılmadı? Çöldeki bir Arap gibi yollarda onlar için oturdun; fahişeliğinle ve kötülüğünle yeri kirlettin.
1. Samuel 25:17
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה דְּעִ֤י וּרְאִי֙ מַֽה־תַּעֲשִׂ֔י כִּֽי־כָלְתָ֧ה הָרָעָ֛ה אֶל־אֲדֹנֵ֖ינוּ וְעַ֣ל כָּל־בֵּית֑וֹ וְהוּא֙ בֶּן־בְּלִיַּ֔עַל מִדַּבֵּ֖ר אֵלָֽיו
Ve şimdi bil ve ne yapacağını gör; çünkü efendimize ve bütün evinin üzerine kötülük kararlaştırıldı, o ise kendisiyle konuşulmaz değersiz bir adamdır.
Yeşaya 49:18
·
Tevrat
שְׂאִֽי־סָבִ֤יב עֵינַ֨יִךְ֙ וּרְאִ֔י כֻּלָּ֖ם נִקְבְּצ֣וּ בָֽאוּ־לָ֑ךְ חַי־אָ֣נִי נְאֻם־יְהוָ֗ה כִּ֤י כֻלָּם֙ כָּעֲדִ֣י תִלְבָּ֔שִׁי וּֽתְקַשְּׁרִ֖ים כַּכַּלָּֽה
Gözlerini çevrene kaldır ve gör, hepsi toplandılar, sana geldiler; ben yaşıyorum, Yahve'nin bildirisidir, ki hepsini süs gibi giyeceksin ve gelin gibi onları bağlayacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeşaya 21:3
·
Tevrat
עַל־כֵּ֗ן מָלְא֤וּ מָתְנַי֙ חַלְחָלָ֔ה צִירִ֣ים אֲחָז֔וּנִי כְּצִירֵ֖י יֽוֹלֵדָ֑ה נַעֲוֵ֣יתִי מִשְּׁמֹ֔עַ נִבְהַ֖לְתִּי מֵרְאֽוֹת
Bu yüzden bellerim kıvranmayla doldu; doğuran kadının sancıları gibi sancılar beni yakaladı. İşitmekten büküldüm, görmekten dehşete düştüm.
Yeşaya 33:15
·
Tevrat
הֹלֵ֣ךְ צְדָק֔וֹת וְדֹבֵ֖ר מֵֽישָׁרִ֑ים מֹאֵ֞ס בְּבֶ֣צַע מַעֲשַׁקּ֗וֹת נֹעֵ֤ר כַּפָּיו֙ מִתְּמֹ֣ךְ בַּשֹּׁ֔חַד אֹטֵ֤ם אָזְנוֹ֙ מִשְּׁמֹ֣עַ דָּמִ֔ים וְעֹצֵ֥ם עֵינָ֖יו מֵרְא֥וֹת בְּרָֽע
Doğrulukla yürüyen ve dürüstlükle konuşan, baskı kazancını reddeden, rüşvet tutmaktan ellerini silkeleyen, kan duymaktan kulağını tıkayan ve kötülük görmekten gözlerini yuman;
Yeşaya 44:18
·
Tevrat
לֹ֥א יָדְע֖וּ וְלֹ֣א יָבִ֑ינוּ כִּ֣י טַ֤ח מֵֽרְאוֹת֙ עֵֽינֵיהֶ֔ם מֵהַשְׂכִּ֖יל לִבֹּתָֽם
Bilmezler ve anlamazlar; çünkü gözleri görmekten, kalpleri anlamaktan sıvanmıştır.
Habakkuk 1:13
·
Tevrat
טְה֤וֹר עֵינַ֨יִם֙ מֵרְא֣וֹת רָ֔ע וְהַבִּ֥יט אֶל־עָמָ֖ל לֹ֣א תוּכָ֑ל לָ֤מָּה תַבִּיט֙ בּֽוֹגְדִ֔ים תַּחֲרִ֕ישׁ בְּבַלַּ֥ע רָשָׁ֖ע צַדִּ֥יק מִמֶּֽנּוּ
Gözlerin kötülüğü göremeyecek kadar temizdir ve sıkıntıya bakamazsın; neden hainlere bakıyorsun, kötü kişi kendisinden daha doğru kişiyi yutarken susuyorsun?
Mezmurlar 69:24
·
Tevrat
תֶּחְשַׁ֣כְנָה עֵ֭ינֵיהֶם מֵרְא֑וֹת וּ֝מָתְנֵ֗יהֶם תָּמִ֥יד הַמְעַֽד
Gözleri görmekten kararsın ve bellerini sürekli sars.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 21:29
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ יַ֗עַן הַזְכַּרְכֶם֙ עֲוֺ֣נְכֶ֔ם בְּהִגָּל֣וֹת פִּשְׁעֵיכֶ֗ם לְהֵֽרָאוֹת֙ חַטֹּ֣אותֵיכֶ֔ם בְּכֹ֖ל עֲלִילֽוֹתֵיכֶ֑ם יַ֚עַן הִזָּ֣כֶרְכֶ֔ם בַּכַּ֖ף תִּתָּפֵֽשׂוּ
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: Bütün işlerinizde günahlarınızın görünmesi için isyanlarınızın açığa çıkmasıyla suçunuzu hatırlattığınız için, mademki hatırlandınız, elde yakalanacaksınız.
2. Samuel 17:17
·
Tevrat
וִיהוֹנָתָ֨ן וַאֲחִימַ֜עַץ עֹמְדִ֣ים בְּעֵין־רֹגֵ֗ל וְהָלְכָ֤ה הַשִּׁפְחָה֙ וְהִגִּ֣ידָה לָהֶ֔ם וְהֵם֙ יֵֽלְכ֔וּ וְהִגִּ֖ידוּ לַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֑ד כִּ֣י לֹ֥א יוּכְל֛וּ לְהֵרָא֖וֹת לָב֥וֹא הָעִֽירָה
Yehonatan ve Ahimaats Eyn-Rogel'de duruyorlardı; hizmetçi kadın gidip onlara bildiriyordu, onlar da gidip Kral Davut'a bildiriyorlardı; çünkü şehre girerken görünemezlerdi.
1. Krallar 18:2
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ֙ אֵֽלִיָּ֔הוּ לְהֵרָא֖וֹת אֶל־אַחְאָ֑ב וְהָרָעָ֖ב חָזָ֥ק בְּשֹׁמְרֽוֹן
İlyas Ahav'a görünmek için gitti; Şomron'da kıtlık şiddetliydi.
Ester 1:11
·
Tevrat
לְ֠הָבִיא אֶת־וַשְׁתִּ֧י הַמַּלְכָּ֛ה לִפְנֵ֥י הַמֶּ֖לֶךְ בְּכֶ֣תֶר מַלְכ֑וּת לְהַרְא֨וֹת הָֽעַמִּ֤ים וְהַשָּׂרִים֙ אֶת־יָפְיָ֔הּ כִּֽי־טוֹבַ֥ת מַרְאֶ֖ה הִֽיא
'Halklara ve yöneticilere onun güzelliğini göstermek için Kraliçe Vaşti'yi krallık tacıyla kralın önüne getirin; çünkü o görünüşte iyidir.'
Ester 4:8
·
Tevrat
וְאֶת־פַּתְשֶׁ֣גֶן כְּתָֽב־הַ֠דָּת אֲשֶׁר־נִתַּ֨ן בְּשׁוּשָׁ֤ן לְהַשְׁמִידָם֙ נָ֣תַן ל֔וֹ לְהַרְא֥וֹת אֶת־אֶסְתֵּ֖ר וּלְהַגִּ֣יד לָ֑הּ וּלְצַוּ֣וֹת עָלֶ֗יהָ לָב֨וֹא אֶל־הַמֶּ֧לֶךְ לְהִֽתְחַנֶּן־ל֛וֹ וּלְבַקֵּ֥שׁ מִלְּפָנָ֖יו עַל־עַמָּֽהּ
Onları yok etmek için Şuşan'da verilen yasa yazısının kopyasını Ester'e göstermek, ona bildirmek ve krala gidip ona yalvarmasını ve halkı için onun önünde istekte bulunmasını emretmek üzere ona verdi.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 51:61
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יִרְמְיָ֖הוּ אֶל־שְׂרָיָ֑ה כְּבֹאֲךָ֣ בָבֶ֔ל וְֽרָאִ֔יתָ וְֽקָרָ֔אתָ אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ve Yeremya Seraya'ya dedi: Babil'e geldiğinde göreceksin ve bu tüm sözleri okuyacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 4:19
·
Tevrat
וּפֶן־תִּשָּׂ֨א עֵינֶ֜יךָ הַשָּׁמַ֗יְמָה וְֽ֠רָאִיתָ אֶת־הַשֶּׁ֨מֶשׁ וְאֶת־הַיָּרֵ֜חַ וְאֶת־הַכּֽוֹכָבִ֗ים כֹּ֚ל צְבָ֣א הַשָּׁמַ֔יִם וְנִדַּחְתָּ֛ וְהִשְׁתַּחֲוִ֥יתָ לָהֶ֖ם וַעֲבַדְתָּ֑ם אֲשֶׁ֨ר חָלַ֜ק יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ אֹתָ֔ם לְכֹל֙ הָֽעַמִּ֔ים תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמָֽיִם
Ve gözlerini göklere kaldırıp güneşi, ayı ve yıldızları, göklerin bütün ordusunu gördüğünde, sürüklenmeyesin ve onlara secde etmeyesin ve onlara kulluk etmeyesin; ki Tanrın Yahve onları bütün göklerin altındaki bütün halklara paylaştırdı.
Yasa'nın Tekrarı 20:1
·
Tevrat
כִּֽי־תֵצֵ֨א לַמִּלְחָמָ֜ה עַל־אֹיְבֶ֗יךָ וְֽרָאִ֜יתָ ס֤וּס וָרֶ֨כֶב֙ עַ֚ם רַ֣ב מִמְּךָ֔ לֹ֥א תִירָ֖א מֵהֶ֑ם כִּֽי־יְהוָ֤ה אֱלֹהֶ֨יךָ֙ עִמָּ֔ךְ הַמַּֽעַלְךָ֖ מֵאֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Düşmanlarına karşı savaşa çıktığında, ve at ve araba, senden çok bir halk gördüğünde, onlardan korkmayacaksın; çünkü seni Mısır diyarından çıkaran Yahve Tanrın seninledir.
Yasa'nın Tekrarı 21:11
·
Tevrat
וְרָאִיתָ֙ בַּשִּׁבְיָ֔ה אֵ֖שֶׁת יְפַת־תֹּ֑אַר וְחָשַׁקְתָּ֣ בָ֔הּ וְלָקַחְתָּ֥ לְךָ֖ לְאִשָּֽׁה
ve tutsaklar arasında güzel biçimli bir kadın gördüğünde ve onu arzuladığında ve onu kendine eş olarak aldığında,
Mısır'dan Çıkış 33:23
·
Tevrat
וַהֲסִרֹתִי֙ אֶת־כַּפִּ֔י וְרָאִ֖יתָ אֶת־אֲחֹרָ֑י וּפָנַ֖י לֹ֥א יֵרָאֽוּ
Avucumu kaldıracağım ve arkamı göreceksin; ama yüzüm görülmeyecek.
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 23:24
·
Tevrat
אִם־יִסָּתֵ֨ר אִ֧ישׁ בַּמִּסְתָּרִ֛ים וַאֲנִ֥י לֹֽא־אֶרְאֶ֖נּוּ נְאֻם־יְהוָ֑ה הֲל֨וֹא אֶת־הַשָּׁמַ֧יִם וְאֶת־הָאָ֛רֶץ אֲנִ֥י מָלֵ֖א נְאֻם־יְהוָֽה
Bir adam gizli yerlerde gizlenirse ve ben onu görmez miyim? Yahve'nin bildirisidir; gökleri ve yeri dolduran ben değil miyim? Yahve'nin bildirisidir.
Mika 7:15
·
Tevrat
כִּימֵ֥י צֵאתְךָ֖ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם אַרְאֶ֖נּוּ נִפְלָאֽוֹת
Mısır diyarından çıkışının günlerinde olduğu gibi ona harikalar göstereceğim.
Mezmurlar 50:23
·
Tevrat
זֹבֵ֥חַ תּוֹדָ֗ה יְֽכַ֫בְּדָ֥נְנִי וְשָׂ֥ם דֶּ֑רֶךְ אַ֝רְאֶ֗נּוּ בְּיֵ֣שַׁע אֱלֹהִֽים
Şükran kurbanı sunan beni yüceltir; ve yol düzenleyene Tanrı'nın kurtuluşunu göstereceğim.
Çölde Sayım 23:9
·
Tevrat
כִּֽי־מֵרֹ֤אשׁ צֻרִים֙ אֶרְאֶ֔נּוּ וּמִגְּבָע֖וֹת אֲשׁוּרֶ֑נּוּ הֶן־עָם֙ לְבָדָ֣ד יִשְׁכֹּ֔ן וּבַגּוֹיִ֖ם לֹ֥א יִתְחַשָּֽׁב
Çünkü onu kayaların tepesinden görüyorum ve tepelerden ona bakıyorum; işte yalnız yaşayan bir halk, ve uluslar arasında sayılmaz.
Çölde Sayım 24:17
·
Tevrat
אֶרְאֶ֨נּוּ֙ וְלֹ֣א עַתָּ֔ה אֲשׁוּרֶ֖נּוּ וְלֹ֣א קָר֑וֹב דָּרַ֨ךְ כּוֹכָ֜ב מִֽיַּעֲקֹ֗ב וְקָ֥ם שֵׁ֨בֶט֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל וּמָחַץ֙ פַּאֲתֵ֣י מוֹאָ֔ב וְקַרְקַ֖ר כָּל־בְּנֵי־שֵֽׁת
Onu görüyorum ama şimdi değil, ona bakıyorum ama yakından değil; Yakup'tan bir yıldız çıktı ve İsrail'den bir asa kalktı, Moab'ın köşelerini ezdi ve Şet'in bütün oğullarını yıktı.
Örnek Ayetler (5)
1. Tarihler 12:18
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א דָוִיד֮ לִפְנֵיהֶם֒ וַיַּ֨עַן֙ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם אִם־לְשָׁל֞וֹם בָּאתֶ֤ם אֵלַי֙ לְעָזְרֵ֔נִי יִֽהְיֶה־לִּ֧י עֲלֵיכֶ֛ם לֵבָ֖ב לְיָ֑חַד וְאִֽם־לְרַמּוֹתַ֣נִי לְצָרַ֗י בְּלֹ֤א חָמָס֙ בְּכַפַּ֔י יֵ֛רֶא אֱלֹהֵ֥י אֲבוֹתֵ֖ינוּ וְיוֹכַֽח
Davut onların önüne çıktı, yanıtladı ve onlara dedi: 'Eğer bana yardım etmeye, barış için bana geldinizse, benim size birlikte bir kalbim olacak; ama avuçlarımda şiddet olmadan beni düşmanlarıma aldatmak için geldinizse, babalarımızın Tanrısı görsün ve yargılasın.'
2. Tarihler 24:22
·
Tevrat
וְלֹא־זָכַ֞ר יוֹאָ֣שׁ הַמֶּ֗לֶךְ הַחֶ֨סֶד֙ אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יְהוֹיָדָ֤ע אָבִיו֙ עִמּ֔וֹ וַֽיַּהֲרֹ֖ג אֶת־בְּנ֑וֹ וּכְמוֹת֣וֹ אָמַ֔ר יֵ֥רֶא יְהוָ֖ה וְיִדְרֹֽשׁ
Kral Yoaş, babası Yehoyada'nın kendisine yaptığı sadakati hatırlamadı ve onun oğlunu öldürdü. O ölürken dedi ki: 'Yahve görsün ve arasın!'
Eyüp 20:17
·
Tevrat
אַל־יֵ֥רֶא בִפְלַגּ֑וֹת נַהֲרֵ֥י נַ֝חֲלֵ֗י דְּבַ֣שׁ וְחֶמְאָֽה
Bal ve tereyağı vadilerini, ırmakları, akarsuları görmesin.
Yaratılış 41:33
·
Tevrat
וְעַתָּה֙ יֵרֶ֣א פַרְעֹ֔ה אִ֖ישׁ נָב֣וֹן וְחָכָ֑ם וִישִׁיתֵ֖הוּ עַל־אֶ֥רֶץ מִצְרָֽיִם
Şimdi Firavun anlayışlı ve bilge bir adam baksın ve onu Mısır diyarı üzerine koysun.
Mısır'dan Çıkış 5:21
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם יֵ֧רֶא יְהוָ֛ה עֲלֵיכֶ֖ם וְיִשְׁפֹּ֑ט אֲשֶׁ֧ר הִבְאַשְׁתֶּ֣ם אֶת־רֵיחֵ֗נוּ בְּעֵינֵ֤י פַרְעֹה֙ וּבְעֵינֵ֣י עֲבָדָ֔יו לָֽתֶת־חֶ֥רֶב בְּיָדָ֖ם לְהָרְגֵֽנוּ
Ve onlara dediler: 'Yahve üzerinize baksın ve yargılasın; çünkü Firavun'un gözünde ve onun kullarının gözünde kokumuzu iğrenç yaptınız, bizi öldürmeleri için onların eline kılıç verdiniz.'
Örnek Ayetler (5)
Levililer 13:3
·
Tevrat
וְרָאָ֣ה הַכֹּהֵ֣ן אֶת־הַנֶּ֣גַע בְּעֽוֹר־הַ֠בָּשָׂר וְשֵׂעָ֨ר בַּנֶּ֜גַע הָפַ֣ךְ לָבָ֗ן וּמַרְאֵ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ עָמֹק֙ מֵע֣וֹר בְּשָׂר֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת ה֑וּא וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן וְטִמֵּ֥א אֹתֽוֹ
Ve kâhin etin derisindeki yarayı görecektir; ve yaradaki kıl beyaza dönmüşse ve yaranın görünümü etinin derisinden derinse, o bir cüzzam yarasıdır; ve kâhin onu görecektir ve onu kirli ilan edecektir.
Levililer 13:5
·
Tevrat
וְרָאָ֣הוּ הַכֹּהֵן֮ בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִי֒ וְהִנֵּ֤ה הַנֶּ֨גַע֙ עָמַ֣ד בְּעֵינָ֔יו לֹֽא־פָשָׂ֥ה הַנֶּ֖גַע בָּע֑וֹר וְהִסְגִּיר֧וֹ הַכֹּהֵ֛ן שִׁבְעַ֥ת יָמִ֖ים שֵׁנִֽית
Ve kâhin yedinci günde onu görecektir; ve işte, yara onun gözlerinde durmuşsa, yara deride yayılmamışsa, kâhin onu ikinci kez yedi gün kapatacaktır.
Levililer 13:17
·
Tevrat
וְרָאָ֨הוּ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה נֶהְפַּ֥ךְ הַנֶּ֖גַע לְלָבָ֑ן וְטִהַ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֶת־הַנֶּ֖גַע טָה֥וֹר הֽוּא
Ve kâhin onu görecek, ve işte yara beyaza dönüşmüşse, kâhin yarayı temiz sayacaktır; o temizdir.
Levililer 13:27
·
Tevrat
וְרָאָ֥הוּ הַכֹּהֵ֖ן בַּיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֑י אִם־פָּשֹׂ֤ה תִפְשֶׂה֙ בָּע֔וֹר וְטִמֵּ֤א הַכֹּהֵן֙ אֹת֔וֹ נֶ֥גַע צָרַ֖עַת הִֽוא
Ve kâhin yedinci günde onu görecek; eğer deride iyice yayılırsa, kâhin onu kirli sayacaktır, o cüzzam yarasıdır.
Levililer 13:36
·
Tevrat
וְרָאָ֨הוּ֙ הַכֹּהֵ֔ן וְהִנֵּ֛ה פָּשָׂ֥ה הַנֶּ֖תֶק בָּע֑וֹר לֹֽא־יְבַקֵּ֧ר הַכֹּהֵ֛ן לַשֵּׂעָ֥ר הַצָּהֹ֖ב טָמֵ֥א הֽוּא
Ve kâhin onu görecek, ve işte uyuz deride yayıldıysa, kâhin sarı kılı aramayacaktır; o kirlidir.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 18:21
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יוֹאָב֙ לַכּוּשִׁ֔י לֵ֛ךְ הַגֵּ֥ד לַמֶּ֖לֶךְ אֲשֶׁ֣ר רָאִ֑יתָה וַיִּשְׁתַּ֧חוּ כוּשִׁ֛י לְיוֹאָ֖ב וַיָּרֹֽץ
Yoav Kuşlu'ya dedi: 'Git, gördüğünü krala bildir.' Kuşlu Yoav'a secde etti ve koştu.
Mezmurlar 35:22
·
Tevrat
רָאִ֣יתָה יְ֭הוָה אַֽל־תֶּחֱרַ֑שׁ אֲ֝דֹנָ֗י אֲל־תִּרְחַ֥ק מִמֶּֽנִּי
Gördün, Yahve, susma; Efendi, benden uzaklaşma.
Ağıtlar 3:59
·
Tevrat
רָאִ֤יתָה יְהוָה֙ עַוָּ֣תָתִ֔י שָׁפְטָ֖ה מִשְׁפָּטִֽי
Yahve, bana yapılan haksızlığı gördün, davamı yargıla.
Ağıtlar 3:60
·
Tevrat
רָאִ֨יתָה֙ כָּל־נִקְמָתָ֔ם כָּל־מַחְשְׁבֹתָ֖ם לִֽי
Onların bütün intikamını, bana karşı bütün düşüncelerini gördün.