1456
Kullanım
10
Lemma
160
Türev
168
Anlam
10 lemma, 160 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
וַיַּרְא Lemma | va-yyar | ve gördü, görmek, bakmak, anlamak, seçmek | Fiil | 165 | ||
רֹאֶה | ro'eh | gören, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 126 | ||
רָאִיתִי | ra'iti | gördüm, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 88 | ||
רָאֽוּ | rau | gördüler, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 71 | ||
וּרְאֵה | u-re'eh | ve gör, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 65 | ||
וַיִּרְאוּ | va-yyir'u | ve gördüler, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 62 | ||
יָרֵאָה | yare'a | korktu, korkmak, saygı duymak, çekinmek | Fiil | 60 | ||
לִרְאוֹת | lir'ot | görmek, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 54 | ||
יִרְאוּ | yir'u | görecekler, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 41 | ||
Örnek Ayetler (5 / 41) Hezekiel 12:3 · Tevrat וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ כְּלֵ֣י גוֹלָ֔ה וּגְלֵ֥ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְגָלִ֨יתָ מִמְּקוֹמְךָ֜ אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם אוּלַ֣י יִרְא֔וּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה Ve sen, insanoğlu, kendine sürgün eşyaları yap ve gündüzün onların gözleri önünde sürgüne git; ve yerinden başka yere onların gözleri önünde sürgüne git, belki görürler, çünkü onlar isyan evidir. Yeremya 5:21 · Tevrat שִׁמְעוּ־נָ֣א זֹ֔את עַ֥ם סָכָ֖ל וְאֵ֣ין לֵ֑ב עֵינַ֤יִם לָהֶם֙ וְלֹ֣א יִרְא֔וּ אָזְנַ֥יִם לָהֶ֖ם וְלֹ֥א יִשְׁמָֽעוּ Lütfen bunu işitin, akılsız ve kalbi olmayan halk; gözleri var ve görmezler, kulakları var ve işitmezler. Yeşaya 35:2 · Tevrat פָּרֹ֨חַ תִּפְרַ֜ח וְתָגֵ֗ל אַ֚ף גִּילַ֣ת וְרַנֵּ֔ן כְּב֤וֹד הַלְּבָנוֹן֙ נִתַּן־לָ֔הּ הֲדַ֥ר הַכַּרְמֶ֖ל וְהַשָּׁר֑וֹן הֵ֛מָּה יִרְא֥וּ כְבוֹד־יְהוָ֖ה הֲדַ֥ר אֱלֹהֵֽינוּ Kesinlikle çiçek açacak ve coşacak, evet, coşkuyla ve sevinç çığlığıyla; Lübnan'ın yüceliği ona verilecek, Karmel'in ve Şaron'un görkemi; onlar Yahve'nin yüceliğini, Tanrımızın görkemini görecekler. Yeşaya 41:20 · Tevrat לְמַ֧עַן יִרְא֣וּ וְיֵדְע֗וּ וְיָשִׂ֤ימוּ וְיַשְׂכִּ֨ילוּ֙ יַחְדָּ֔ו כִּ֥י יַד־יְהוָ֖ה עָ֣שְׂתָה זֹּ֑את וּקְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל בְּרָאָֽהּ Birlikte görsünler, bilsinler, koysunlar ve anlasınlar diye; çünkü bunu Yahve'nin eli yaptı ve onu İsrail'in Kutsalı yarattı. Yeşaya 44:9 · Tevrat יֹֽצְרֵי־פֶ֤סֶל כֻּלָּם֙ תֹּ֔הוּ וַחֲמוּדֵיהֶ֖ם בַּל־יוֹעִ֑ילוּ וְעֵדֵיהֶ֣ם הֵׄ֗מָּׄהׄ בַּל־יִרְא֛וּ וּבַל־יֵדְע֖וּ לְמַ֥עַן יֵבֹֽשׁוּ Oyma put biçimlendirenlerin hepsi boşluktur ve arzuladıkları şeyler yarar sağlamazlar; ve onların tanıkları, onlar görmezler ve bilmezler, utanmaları için. | ||||||
וּרְאוּ | u-r'u | ve görün, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 41 | ||
תִרְאֶה | tir'eh | göreceksin, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 34 | ||
וַתֵּרֶא | vattere | ve gördü, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 31 | ||
נִרְאָֽה | nir'a | göründü, görmek, görünmek, bakmak | Fiil | 27 | ||
וְאֶרְאֶה | ve-er'eh | ve göreceğim, görmek, bakmak, anlamak | Fiil | 26 | ||
אֶרְאֶה | er'e | göreceğim, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 24 | ||
וָאֵרֶא | va-ere | ve gördüm, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 19 | ||
הֶרְאָה | her'a | gösterdi, göstermek, görmesini sağlamak, işaret etmek | Fiil | 19 | ||
רָאִינוּ | ra'inu | gördük, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 14 | ||
רֹאוֹת | ro'ot | görenler, görmek, bakmak | Fiil | 13 | ||
רְאִיתֶם | re'item | gördünüz, görmek, bakmak, fark etmek | Fiil | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 165)
Hakimler 6:12
·
Tevrat
וַיֵּרָ֥א אֵלָ֖יו מַלְּאַ֣ךְ יְהוָ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו יְהוָ֥ה עִמְּךָ֖ גִּבּ֥וֹר הֶחָֽיִל
Yahve'nin elçisi ona göründü ve ona dedi ki: 'Yahve seninledir, ey güçlü yiğit.'
Hakimler 6:22
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא גִּדְע֔וֹן כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה ה֑וּא וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֗וֹן אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן רָאִ֨יתִי֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים
Gideon onun Yahve'nin elçisi olduğunu gördü ve Gideon dedi: 'Eyvah, Efendi Yahve! Çünkü Yahve'nin elçisini yüz yüze gördüm.'
Hakimler 9:36
·
Tevrat
וַיַּרְא־גַּעַל֮ אֶת־הָעָם֒ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־זְבֻ֔ל הִנֵּה־עָ֣ם יוֹרֵ֔ד מֵרָאשֵׁ֖י הֶהָרִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ זְבֻ֔ל אֵ֣ת צֵ֧ל הֶהָרִ֛ים אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה כָּאֲנָשִֽׁים
Gaal halkı gördü, ve Zevul'a dedi: 'İşte, dağların tepelerinden bir halk iniyor.' Ve Zevul ona dedi: 'Sen dağların gölgesini adamlar gibi görüyorsun.'
Hakimler 9:43
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח אֶת־הָעָ֗ם וַֽיֶּחֱצֵם֙ לִשְׁלֹשָׁ֣ה רָאשִׁ֔ים וַיֶּאֱרֹ֖ב בַּשָּׂדֶ֑ה וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֤ה הָעָם֙ יֹצֵ֣א מִן־הָעִ֔יר וַיָּ֥קָם עֲלֵיהֶ֖ם וַיַּכֵּֽם
Halkı aldı ve onları üç bölüğe böldü ve kırda pusu kurdu; ve gördü, ve işte halk şehirden çıkıyor, onların üzerine kalktı ve onları vurdu.
Hakimler 13:3
·
Tevrat
וַיֵּרָ֥א מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה אֶל־הָאִשָּׁ֑ה וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֗יהָ הִנֵּה־נָ֤א אַתְּ־עֲקָרָה֙ וְלֹ֣א יָלַ֔דְתְּ וְהָרִ֖ית וְיָלַ֥דְתְּ בֵּֽן
Ve Yahve'nin elçisi kadına göründü ve ona dedi: 'İşte sen kısırsın ve doğurmadın; ve gebe kalacaksın ve oğul doğuracaksın.'
Örnek Ayetler (5 / 126)
Hakimler 9:36
·
Tevrat
וַיַּרְא־גַּעַל֮ אֶת־הָעָם֒ וַיֹּ֣אמֶר אֶל־זְבֻ֔ל הִנֵּה־עָ֣ם יוֹרֵ֔ד מֵרָאשֵׁ֖י הֶהָרִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ זְבֻ֔ל אֵ֣ת צֵ֧ל הֶהָרִ֛ים אַתָּ֥ה רֹאֶ֖ה כָּאֲנָשִֽׁים
Gaal halkı gördü, ve Zevul'a dedi: 'İşte, dağların tepelerinden bir halk iniyor.' Ve Zevul ona dedi: 'Sen dağların gölgesini adamlar gibi görüyorsun.'
Hakimler 20:41
·
Tevrat
וְאִ֤ישׁ יִשְׂרָאֵל֙ הָפַ֔ךְ וַיִּבָּהֵ֖ל אִ֣ישׁ בִּנְיָמִ֑ן כִּ֣י רָאָ֔ה כִּֽי־נָגְעָ֥ה עָלָ֖יו הָרָעָֽה
İsrail adamları döndü ve Bünyamin adamları dehşete düştü; çünkü kötülüğün kendisine yaklaştığını gördü.
Amos 7:8
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר אֲנָ֑ךְ וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹנָ֗י הִנְנִ֨י שָׂ֤ם אֲנָךְ֙ בְּקֶ֨רֶב֙ עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹֽא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ
Ve Yahve bana dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir çekül.' Ve Efendi dedi: 'İşte, halkım İsrail'in ortasına bir çekül koyuyorum; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.'
Amos 8:2
·
Tevrat
וַיֹּ֗אמֶר מָֽה־אַתָּ֤ה רֹאֶה֙ עָמ֔וֹס וָאֹמַ֖ר כְּל֣וּב קָ֑יִץ וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י בָּ֤א הַקֵּץ֙ אֶל־עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לֹא־אוֹסִ֥יף ע֖וֹד עֲב֥וֹר לֽוֹ
Ve dedi: 'Ne görüyorsun, Amos?' Ve dedim: 'Bir sepet yaz meyvesi.' Ve Yahve bana dedi: 'Halkım İsrail'in üzerine son geldi; bir daha onun yanından geçmeyeceğim.'
Hagay 2:3
·
Tevrat
מִ֤י בָכֶם֙ הַנִּשְׁאָ֔ר אֲשֶׁ֤ר רָאָה֙ אֶת־הַבַּ֣יִת הַזֶּ֔ה בִּכְבוֹד֖וֹ הָרִאשׁ֑וֹן וּמָ֨ה אַתֶּ֜ם רֹאִ֤ים אֹתוֹ֙ עַ֔תָּה הֲל֥וֹא כָמֹ֛הוּ כְּאַ֖יִן בְּעֵינֵיכֶֽם
Aranızda kalan kimdir ki bu evi ilk yüceliğiyle gördü? Ve şimdi onu ne görüyorsunuz? Gözlerinizde onun gibi hiçlik gibi değil mi?
Örnek Ayetler (5 / 88)
Hakimler 6:22
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא גִּדְע֔וֹן כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה ה֑וּא וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֗וֹן אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן רָאִ֨יתִי֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים
Gideon onun Yahve'nin elçisi olduğunu gördü ve Gideon dedi: 'Eyvah, Efendi Yahve! Çünkü Yahve'nin elçisini yüz yüze gördüm.'
Hakimler 14:2
·
Tevrat
וַיַּ֗עַל וַיַּגֵּד֙ לְאָבִ֣יו וּלְאִמּ֔וֹ וַיֹּ֗אמֶר אִשָּׁ֛ה רָאִ֥יתִי בְתִמְנָ֖תָה מִבְּנ֣וֹת פְּלִשְׁתִּ֑ים וְעַתָּ֕ה קְחוּ־אוֹתָ֥הּ לִּ֖י לְאִשָּֽׁה
Bunun üzerine çıktı ve babasına ve annesine bildirdi ve dedi: 'Timna'da Filistlilerin kızlarından bir kadın gördüm; ve şimdi onu bana kadın olarak alın.'
Amos 9:1
·
Tevrat
רָאִ֨יתִי אֶת־אֲדֹנָ֜י נִצָּ֣ב עַֽל־הַמִּזְבֵּ֗חַ וַיֹּאמֶר֩ הַ֨ךְ הַכַּפְתּ֜וֹר וְיִרְעֲשׁ֣וּ הַסִּפִּ֗ים וּבְצַ֨עַם֙ בְּרֹ֣אשׁ כֻּלָּ֔ם וְאַחֲרִיתָ֖ם בַּחֶ֣רֶב אֶהֱרֹ֑ג לֹֽא־יָנ֤וּס לָהֶם֙ נָ֔ס וְלֹֽא־יִמָּלֵ֥ט לָהֶ֖ם פָּלִֽיט
Efendi'yi sunağın üzerinde dururken gördüm ve dedi: 'Sütun başlığına vur ve eşikler sarsılsın; ve onları hepsinin başı üzerinde kır; ve onların sonunu kılıçla öldüreceğim; onlardan kaçan kaçamayacak ve onlardan kurtulan kurtulamayacak.'
Hezekiel 1:27
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא כְּעֵ֣ין חַשְׁמַ֗ל כְּמַרְאֵה־אֵ֤שׁ בֵּֽית־לָהּ֙ סָבִ֔יב מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֖יו וּלְמָ֑עְלָה וּמִמַּרְאֵ֤ה מָתְנָיו֙ וּלְמַ֔טָּה רָאִ֨יתִי֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִֽיב
Ve parlayan metal görünümünde, çepeçevre onun içinde ateş görünümünde gördüm, bellerinin görünümünden yukarısını; ve bellerinin görünümünden aşağısını ateş görünümünde gördüm ve çepeçevre onun parıltısı vardı.
Hezekiel 3:23
·
Tevrat
וָאָקוּם֮ וָאֵצֵ֣א אֶל־הַבִּקְעָה֒ וְהִנֵּה־שָׁ֤ם כְּבוֹד־יְהוָה֙ עֹמֵ֔ד כַּכָּב֕וֹד אֲשֶׁ֥ר רָאִ֖יתִי עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר וָאֶפֹּ֖ל עַל־פָּנָֽי
Ve kalktım ve vadiye çıktım; ve işte orada Yahve'nin yüceliği, Kevar ırmağında gördüğüm yücelik gibi duruyordu; ve yüzümün üzerine düştüm.
Örnek Ayetler (5 / 71)
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hezekiel 12:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם בְּת֥וֹךְ בֵּית־הַמֶּ֖רִי אַתָּ֣ה יֹשֵׁ֑ב אֲשֶׁ֣ר עֵינַיִם֩ לָהֶ֨ם לִרְא֜וֹת וְלֹ֣א רָא֗וּ אָזְנַ֨יִם לָהֶ֤ם לִשְׁמֹ֨עַ֙ וְלֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽם
İnsanoğlu, sen isyan evinin ortasında oturuyorsun; onların görmek için gözleri var ve görmediler, işitmek için kulakları var ve işitmediler; çünkü onlar isyan evidir.
Hezekiel 13:3
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה ה֖וֹי עַל־הַנְּבִיאִ֣ים הַנְּבָלִ֑ים אֲשֶׁ֥ר הֹלְכִ֛ים אַחַ֥ר רוּחָ֖ם וּלְבִלְתִּ֥י רָאֽוּ
Efendi Yahve şöyle dedi: Kendi ruhlarının ardınca giden ve hiçbir şey görmeyen akılsız peygamberlerin vay haline!
2. Samuel 10:14
·
Tevrat
וּבְנֵ֨י עַמּ֤וֹן רָאוּ֙ כִּי־נָ֣ס אֲרָ֔ם וַיָּנֻ֨סוּ֙ מִפְּנֵ֣י אֲבִישַׁ֔י וַיָּבֹ֖אוּ הָעִ֑יר וַיָּ֣שָׁב יוֹאָ֗ב מֵעַל֙ בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיָּבֹ֖א יְרוּשָׁלִָֽם
Ammon oğulları Aram'ın kaçtığını gördüler; Avişay'ın yüzünden kaçtılar ve şehre girdiler. Yoav Ammon oğullarının üzerinden döndü ve Yeruşalim'e geldi.
2. Samuel 13:28
·
Tevrat
וַיְצַו֩ אַבְשָׁל֨וֹם אֶת־נְעָרָ֜יו לֵאמֹ֗ר רְא֣וּ נָ֠א כְּט֨וֹב לֵב־אַמְנ֤וֹן בַּיַּ֨יִן֙ וְאָמַרְתִּ֣י אֲלֵיכֶ֔ם הַכּ֧וּ אֶת־אַמְנ֛וֹן וַהֲמִתֶּ֥ם אֹת֖וֹ אַל־תִּירָ֑אוּ הֲל֗וֹא כִּ֤י אָֽנֹכִי֙ צִוִּ֣יתִי אֶתְכֶ֔ם חִזְק֖וּ וִהְי֥וּ לִבְנֵי־חָֽיִל
Avşalom gençlerine buyurarak dedi: 'Lütfen görün, Amnon'un kalbi şarapla iyi olduğunda ve size dediğimde: Amnon'u vurun ve onu öldürün; korkmayın. Size ben buyurmadım mı? Güçlü olun ve yiğit oğullar olun.'
Örnek Ayetler (5 / 65)
Hezekiel 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֹּ֤א וּרְאֵה֙ אֶת־הַתּוֹעֵב֣וֹת הָרָע֔וֹת אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם עֹשִׂ֖ים פֹּֽה
Ve bana dedi: 'Gir ve onların burada yaptıkları kötü iğrençlikleri gör.'
Hezekiel 33:3
·
Tevrat
וְרָאָ֥ה אֶת־הַחֶ֖רֶב בָּאָ֣ה עַל־הָאָ֑רֶץ וְתָקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר וְהִזְהִ֥יר אֶת־הָעָֽם
O, yerin üzerine kılıcın geldiğini görür, boruyu çalar ve halkı uyarırsa;
Hezekiel 39:15
·
Tevrat
וְעָבְר֤וּ הָעֹֽבְרִים֙ בָּאָ֔רֶץ וְרָאָה֙ עֶ֣צֶם אָדָ֔ם וּבָנָ֥ה אֶצְל֖וֹ צִיּ֑וּן עַ֣ד קָבְר֤וּ אֹתוֹ֙ הַֽמְקַבְּרִ֔ים אֶל־גֵּ֖יא הֲמ֥וֹן גּֽוֹג
Ve geçenler yerde geçecekler ve insanın kemiğini görecek ve gömenler onu Gog Kalabalığı Vadisi'ne gömene kadar yanına işaret yapacak.
Hezekiel 44:5
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלַ֜י יְהֹוָ֗ה בֶּן־אָדָ֡ם שִׂ֣ים לִבְּךָ֩ וּרְאֵ֨ה בְעֵינֶ֜יךָ וּבְאָזְנֶ֣יךָ שְּׁמָ֗ע אֵ֣ת כָּל־אֲשֶׁ֤ר אֲנִי֙ מְדַבֵּ֣ר אֹתָ֔ךְ לְכָל־חֻקּ֥וֹת בֵּית־יְהוָ֖ה וּלְכָל־תּֽוֹרֹתָ֑יו וְשַׂמְתָּ֤ לִבְּךָ֙ לִמְב֣וֹא הַבַּ֔יִת בְּכֹ֖ל מוֹצָאֵ֥י הַמִּקְדָּֽשׁ
Yahve bana dedi ki: 'Adem oğlu, kalbini koy ve gözlerinle gör ve kulaklarınla işit, Yahve'nin evinin bütün kuralları ve bütün yasaları hakkında seninle konuştuğum her şeyi; ve evin girişine, kutsal yerin bütün çıkışlarıyla birlikte kalbini koy.'
2. Samuel 24:13
·
Tevrat
וַיָּבֹא־גָ֥ד אֶל־דָּוִ֖ד וַיַּגֶּד־ל֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֡וֹ הֲתָב֣וֹא לְךָ֣ שֶֽׁבַע שָׁנִ֣ים רָעָ֣ב בְּאַרְצֶ֡ךָ אִם־שְׁלֹשָׁ֣ה חֳ֠דָשִׁים נֻסְךָ֨ לִפְנֵֽי־צָרֶ֜יךָ וְה֣וּא רֹדְפֶ֗ךָ וְאִם־הֱ֠יוֹת שְׁלֹ֨שֶׁת יָמִ֥ים דֶּ֨בֶר֙ בְּאַרְצֶ֔ךָ עַתָּה֙ דַּ֣ע וּרְאֵ֔ה מָה־אָשִׁ֥יב שֹׁלְחִ֖י דָּבָֽר
Bunun üzerine Gad Davut'a geldi ve ona bildirdi ve ona dedi: 'Diyarına yedi yıl kıtlık mı gelsin? Yoksa düşmanların seni kovalarken onların önünden üç ay kaçman mı? Yoksa diyarında üç gün salgın hastalık olması mı? Şimdi bil ve gör, beni gönderene ne söz döndüreyim.'
Örnek Ayetler (5 / 62)
Hakimler 1:24
·
Tevrat
וַיִּרְאוּ֙ הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים אִ֖ישׁ יוֹצֵ֣א מִן־הָעִ֑יר וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ הַרְאֵ֤נוּ נָא֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וְעָשִׂ֥ינוּ עִמְּךָ֖ חָֽסֶד
Nöbetçiler şehirden çıkan bir adam gördüler ve ona dediler: 'Lütfen şehrin girişini bize göster, biz de sana sadakat gösterelim.'
Hakimler 3:24
·
Tevrat
וְה֤וּא יָצָא֙ וַעֲבָדָ֣יו בָּ֔אוּ וַיִּרְא֕וּ וְהִנֵּ֛ה דַּלְת֥וֹת הָעֲלִיָּ֖ה נְעֻל֑וֹת וַיֹּ֣אמְר֔וּ אַ֣ךְ מֵסִ֥יךְ ה֛וּא אֶת־רַגְלָ֖יו בַּחֲדַ֥ר הַמְּקֵרָֽה
Ve o çıktıktan sonra kulları geldiler ve gördüler; ve işte, üst odanın kapıları kilitliydi. Ve dediler: 'Kesinlikle o serin odada ayaklarını örtüyor.'
Hakimler 9:55
·
Tevrat
וַיִּרְא֥וּ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל כִּ֣י מֵ֣ת אֲבִימֶ֑לֶךְ וַיֵּלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לִמְקֹמֽוֹ
İsrail adamları Abimelek'in öldüğünü gördüler ve her adam kendi yerine gitti.
Hakimler 16:24
·
Tevrat
וַיִּרְא֤וּ אֹתוֹ֙ הָעָ֔ם וַֽיְהַלְל֖וּ אֶת־אֱלֹהֵיהֶ֑ם כִּ֣י אָמְר֗וּ נָתַ֨ן אֱלֹהֵ֤ינוּ בְיָדֵ֨נוּ֙ אֶת־א֣וֹיְבֵ֔נוּ וְאֵת֙ מַחֲרִ֣יב אַרְצֵ֔נוּ וַאֲשֶׁ֥ר הִרְבָּ֖ה אֶת־חֲלָלֵֽינוּ
Halk onu gördü ve ilahlarını övdüler; çünkü dediler: 'İlahımız düşmanımızı, yerimizi viran edeni ve ölülerimizi çoğaltanı elimize verdi.'
Hakimler 18:7
·
Tevrat
וַיֵּלְכוּ֙ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֔ים וַיָּבֹ֖אוּ לָ֑יְשָׁה וַיִּרְא֣וּ אֶת־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־בְּקִרְבָּ֣הּ יוֹשֶֽׁבֶת־לָ֠בֶטַח כְּמִשְׁפַּ֨ט צִדֹנִ֜ים שֹׁקֵ֣ט וּבֹטֵ֗חַ וְאֵין־מַכְלִ֨ים דָּבָ֤ר בָּאָ֨רֶץ֙ יוֹרֵ֣שׁ עֶ֔צֶר וּרְחֹקִ֥ים הֵ֨מָּה֙ מִצִּ֣דֹנִ֔ים וְדָבָ֥ר אֵין־לָהֶ֖ם עִם־אָדָֽם
Beş adam gittiler ve Layiş'e geldiler. Ve içindeki halkın Saydalıların adeti gibi güvenlikte, sakin ve güvende oturduğunu gördüler; ve yerde egemenlik miras alarak hiçbir şeyde utandıran yoktu. Ve onlar Saydalılardan uzaktılar ve hiçbir adamla işleri yoktu.
Örnek Ayetler (5 / 60)
Hakimler 5:8
·
Tevrat
יִבְחַר֙ אֱלֹהִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אָ֖ז לָחֶ֣ם שְׁעָרִ֑ים מָגֵ֤ן אִם־יֵֽרָאֶה֙ וָרֹ֔מַח בְּאַרְבָּעִ֥ים אֶ֖לֶף בְּיִשְׂרָאֵֽל
Yeni ilahlar seçti; o zaman kapılarda savaş vardı; İsrail'de kırk binde kalkan ve mızrak görülür müydü?
Hezekiel 12:12
·
Tevrat
וְהַנָּשִׂ֨יא אֲשֶׁר־בְּתוֹכָ֜ם אֶל־כָּתֵ֤ף יִשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה וְיֵצֵ֔א בַּקִּ֥יר יַחְתְּר֖וּ לְה֣וֹצִיא ב֑וֹ פָּנָ֣יו יְכַסֶּ֔ה יַ֗עַן אֲשֶׁ֨ר לֹא־יִרְאֶ֥ה לַעַ֛יִן ה֖וּא אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve onların ortasında olan önder karanlıkta omuz üzerinde taşıyacak ve çıkacak; oradan çıkarmak için duvarda delik açacaklar; o gözle yeri görmesin diye yüzünü örtecek.
Hezekiel 12:13
·
Tevrat
וּפָרַשְׂתִּ֤י אֶת־רִשְׁתִּי֙ עָלָ֔יו וְנִתְפַּ֖שׂ בִּמְצֽוּדָתִ֑י וְהֵבֵאתִ֨י אֹת֤וֹ בָבֶ֨לָה֙ אֶ֣רֶץ כַּשְׂדִּ֔ים וְאוֹתָ֥הּ לֹֽא־יִרְאֶ֖ה וְשָׁ֥ם יָמֽוּת
Ve ağımı onun üzerine sereceğim ve tuzağımda yakalanacak; ve onu Kildaniler diyarı Babil'e getireceğim, ve orayı görmeyecek ve orada ölecek.
Hezekiel 32:31
·
Tevrat
אוֹתָם֙ יִרְאֶ֣ה פַרְעֹ֔ה וְנִחַ֖ם עַל־כָּל־הֲמוֹנ֑וֹ חַלְלֵי־חֶ֨רֶב֙ פַּרְעֹ֣ה וְכָל־חֵיל֔וֹ נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Firavun onları görecek ve onun bütün kalabalığı üzerine teselli bulacak; Firavun ve onun bütün ordusu kılıçla öldürülmüş olanlardır, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 33:6
·
Tevrat
וְ֠הַצֹּפֶה כִּֽי־יִרְאֶ֨ה אֶת־הַחֶ֜רֶב בָּאָ֗ה וְלֹֽא־תָקַ֤ע בַּשּׁוֹפָר֙ וְהָעָ֣ם לֹֽא־נִזְהָ֔ר וַתָּב֣וֹא חֶ֔רֶב וַתִּקַּ֥ח מֵהֶ֖ם נָ֑פֶשׁ ה֚וּא בַּעֲוֺנ֣וֹ נִלְקָ֔ח וְדָמ֖וֹ מִיַּֽד־הַצֹּפֶ֥ה אֶדְרֹֽשׁ
Ama gözcü kılıcın geldiğini görür de boruyu çalmazsa ve halk uyarılmazsa, kılıç gelip onlardan bir can alırsa; o kişi kendi suçuyla alınmıştır, ama onun kanını gözcünün elinden soracağım.
Örnek Ayetler (5 / 54)
Hakimler 14:8
·
Tevrat
וַיָּ֤שָׁב מִיָּמִים֙ לְקַחְתָּ֔הּ וַיָּ֣סַר לִרְא֔וֹת אֵ֖ת מַפֶּ֣לֶת הָאַרְיֵ֑ה וְהִנֵּ֨ה עֲדַ֧ת דְּבוֹרִ֛ים בִּגְוִיַּ֥ת הָאַרְיֵ֖ה וּדְבָֽשׁ
Bunun üzerine günlerden sonra onu almak için döndü ve aslanın leşini görmek için saptı; ve işte aslanın cesedinde bir arı topluluğu ve bal vardı.
Hezekiel 12:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם בְּת֥וֹךְ בֵּית־הַמֶּ֖רִי אַתָּ֣ה יֹשֵׁ֑ב אֲשֶׁ֣ר עֵינַיִם֩ לָהֶ֨ם לִרְא֜וֹת וְלֹ֣א רָא֗וּ אָזְנַ֨יִם לָהֶ֤ם לִשְׁמֹ֨עַ֙ וְלֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽם
İnsanoğlu, sen isyan evinin ortasında oturuyorsun; onların görmek için gözleri var ve görmediler, işitmek için kulakları var ve işitmediler; çünkü onlar isyan evidir.
2. Samuel 3:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ט֔וֹב אֲנִ֕י אֶכְרֹ֥ת אִתְּךָ֖ בְּרִ֑ית אַ֣ךְ דָּבָ֣ר אֶחָ֡ד אָנֹכִי֩ שֹׁאֵ֨ל מֵאִתְּךָ֤ לֵאמֹר֙ לֹא־תִרְאֶ֣ה אֶת־פָּנַ֔י כִּ֣י אִם־לִפְנֵ֣י הֱבִיאֲךָ֗ אֵ֚ת מִיכַ֣ל בַּת־שָׁא֔וּל בְּבֹאֲךָ֖ לִרְא֥וֹת אֶת־פָּנָֽי
O da dedi: 'İyi, seninle antlaşma yapacağım. Ancak senden bir şey diliyorum, diyerek: Yüzümü görmek için geldiğinde Şaul kızı Mihal'i getirmeden yüzümü görmeyeceksin.'
Yeremya 1:12
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלַ֖י הֵיטַ֣בְתָּ לִרְא֑וֹת כִּֽי־שֹׁקֵ֥ד אֲנִ֛י עַל־דְּבָרִ֖י לַעֲשֹׂתֽוֹ
Yahve bana dedi: 'İyi gördün; çünkü sözümü yapmak için ben uyanığım.'
Yeremya 20:18
·
Tevrat
לָ֤מָּה זֶּה֙ מֵרֶ֣חֶם יָצָ֔אתִי לִרְא֥וֹת עָמָ֖ל וְיָג֑וֹן וַיִּכְל֥וּ בְּבֹ֖שֶׁת יָמָֽי
Neden zahmet ve keder görmek için rahimden çıktım da günlerim utanç içinde tükendi?
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hezekiel 12:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה בֶן־אָדָ֗ם עֲשֵׂ֤ה לְךָ֙ כְּלֵ֣י גוֹלָ֔ה וּגְלֵ֥ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְגָלִ֨יתָ מִמְּקוֹמְךָ֜ אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם אוּלַ֣י יִרְא֔וּ כִּ֛י בֵּ֥ית מְרִ֖י הֵֽמָּה
Ve sen, insanoğlu, kendine sürgün eşyaları yap ve gündüzün onların gözleri önünde sürgüne git; ve yerinden başka yere onların gözleri önünde sürgüne git, belki görürler, çünkü onlar isyan evidir.
Yeremya 5:21
·
Tevrat
שִׁמְעוּ־נָ֣א זֹ֔את עַ֥ם סָכָ֖ל וְאֵ֣ין לֵ֑ב עֵינַ֤יִם לָהֶם֙ וְלֹ֣א יִרְא֔וּ אָזְנַ֥יִם לָהֶ֖ם וְלֹ֥א יִשְׁמָֽעוּ
Lütfen bunu işitin, akılsız ve kalbi olmayan halk; gözleri var ve görmezler, kulakları var ve işitmezler.
Yeşaya 35:2
·
Tevrat
פָּרֹ֨חַ תִּפְרַ֜ח וְתָגֵ֗ל אַ֚ף גִּילַ֣ת וְרַנֵּ֔ן כְּב֤וֹד הַלְּבָנוֹן֙ נִתַּן־לָ֔הּ הֲדַ֥ר הַכַּרְמֶ֖ל וְהַשָּׁר֑וֹן הֵ֛מָּה יִרְא֥וּ כְבוֹד־יְהוָ֖ה הֲדַ֥ר אֱלֹהֵֽינוּ
Kesinlikle çiçek açacak ve coşacak, evet, coşkuyla ve sevinç çığlığıyla; Lübnan'ın yüceliği ona verilecek, Karmel'in ve Şaron'un görkemi; onlar Yahve'nin yüceliğini, Tanrımızın görkemini görecekler.
Yeşaya 41:20
·
Tevrat
לְמַ֧עַן יִרְא֣וּ וְיֵדְע֗וּ וְיָשִׂ֤ימוּ וְיַשְׂכִּ֨ילוּ֙ יַחְדָּ֔ו כִּ֥י יַד־יְהוָ֖ה עָ֣שְׂתָה זֹּ֑את וּקְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל בְּרָאָֽהּ
Birlikte görsünler, bilsinler, koysunlar ve anlasınlar diye; çünkü bunu Yahve'nin eli yaptı ve onu İsrail'in Kutsalı yarattı.
Yeşaya 44:9
·
Tevrat
יֹֽצְרֵי־פֶ֤סֶל כֻּלָּם֙ תֹּ֔הוּ וַחֲמוּדֵיהֶ֖ם בַּל־יוֹעִ֑ילוּ וְעֵדֵיהֶ֣ם הֵׄ֗מָּׄהׄ בַּל־יִרְא֛וּ וּבַל־יֵדְע֖וּ לְמַ֥עַן יֵבֹֽשׁוּ
Oyma put biçimlendirenlerin hepsi boşluktur ve arzuladıkları şeyler yarar sağlamazlar; ve onların tanıkları, onlar görmezler ve bilmezler, utanmaları için.
Örnek Ayetler (5 / 41)
Amos 3:9
·
Tevrat
הַשְׁמִ֨יעוּ֙ עַל־אַרְמְנ֣וֹת בְּאַשְׁדּ֔וֹד וְעַֽל־אַרְמְנ֖וֹת בְּאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם וְאִמְר֗וּ הֵאָֽסְפוּ֙ עַל־הָרֵ֣י שֹׁמְר֔וֹן וּרְא֞וּ מְהוּמֹ֤ת רַבּוֹת֙ בְּתוֹכָ֔הּ וַעֲשׁוּקִ֖ים בְּקִרְבָּֽהּ
Aşdod'daki saraylarda ve Mısır diyarındaki saraylarda duyurun ve deyin: 'Samiriye dağlarına toplanın ve içindeki büyük kargaşaları ve ortasındaki ezilenleri görün.'
Amos 6:2
·
Tevrat
עִבְר֤וּ כַֽלְנֵה֙ וּרְא֔וּ וּלְכ֥וּ מִשָּׁ֖ם חֲמַ֣ת רַבָּ֑ה וּרְד֣וּ גַת־פְּלִשְׁתּ֗ים הֲטוֹבִים֙ מִן־הַמַּמְלָכ֣וֹת הָאֵ֔לֶּה אִם־רַ֥ב גְּבוּלָ֖ם מִגְּבֻלְכֶֽם
Kalne'ye geçin ve görün, ve oradan Büyük Hamat'a gidin; ve Filistlilerin Gat şehrine inin. Bu krallıklardan daha mı iyiler? Yoksa onların sınırı sizin sınırınızdan daha mı büyük?
Hezekiel 16:37
·
Tevrat
לָ֠כֵן הִנְנִ֨י מְקַבֵּ֤ץ אֶת־כָּל־מְאַהֲבַ֨יִךְ֙ אֲשֶׁ֣ר עָרַ֣בְתְּ עֲלֵיהֶ֔ם וְאֵת֙ כָּל־אֲשֶׁ֣ר אָהַ֔בְתְּ עַ֖ל כָּל־אֲשֶׁ֣ר שָׂנֵ֑את וְקִבַּצְתִּי֩ אֹתָ֨ם עָלַ֜יִךְ מִסָּבִ֗יב וְגִלֵּיתִ֤י עֶרְוָתֵךְ֙ אֲלֵהֶ֔ם וְרָא֖וּ אֶת־כָּל־עֶרְוָתֵֽךְ
Bu yüzden işte ben onlardan hoşlandığın bütün aşıklarını, ve bütün sevdiklerini bütün nefret ettiklerinin üzerine topluyorum; ve onları çevreden sana karşı toplayacağım, ve çıplaklığını onlara açacağım, ve bütün çıplaklığını görecekler.
Hezekiel 21:4
·
Tevrat
וְרָאוּ֙ כָּל־בָּשָׂ֔ר כִּ֛י אֲנִ֥י יְהוָ֖ה בִּֽעַרְתִּ֑יהָ לֹ֖א תִּכְבֶּֽה
Ve bütün beşer görecek ki onu ben Yahve yaktım; sönecek değil.
Hezekiel 39:21
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֥י אֶת־כְּבוֹדִ֖י בַּגּוֹיִ֑ם וְרָא֣וּ כָל־הַגּוֹיִ֗ם אֶת־מִשְׁפָּטִי֙ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי וְאֶת־יָדִ֖י אֲשֶׁר־שַׂ֥מְתִּי בָהֶֽם
Ve yüceliğimi uluslar arasında vereceğim; ve bütün uluslar yaptığım yargımı ve onlara koyduğum elimi görecek.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲרֹאֶ֥ה אַתָּ֖ה מָ֣ה הֵ֣ם עֹשִׂ֑ים תּוֹעֵב֨וֹת גְּדֹל֜וֹת אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֣ל עֹשִׂ֣ים פֹּ֗ה לְרָֽחֳקָה֙ מֵעַ֣ל מִקְדָּשִׁ֔י וְעוֹד֙ תָּשׁ֣וּב תִּרְאֶ֔ה תּוֹעֵב֖וֹת גְּדֹלֽוֹת
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, onların ne yaptıklarını görüyor musun? Kutsal yerimin üzerinden uzaklaşmak için İsrail evinin burada yaptığı büyük iğrençlikleri? Ve daha döneceksin, büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 8:13
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י ע֣וֹד תָּשׁ֥וּב תִּרְאֶ֛ה תּוֹעֵב֥וֹת גְּדֹל֖וֹת אֲשֶׁר־הֵ֥מָּה עֹשִֽׂים
Ve bana dedi: 'Daha döneceksin, onların yaptıkları büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 8:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֵלַ֖י הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָ֑ם ע֣וֹד תָּשׁ֥וּב תִּרְאֶ֛ה תּוֹעֵב֥וֹת גְּדֹל֖וֹת מֵאֵֽלֶּה
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Daha döneceksin, bunlardan büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 12:6
·
Tevrat
לְעֵ֨ינֵיהֶ֜ם עַל־כָּתֵ֤ף תִּשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה תוֹצִ֔יא פָּנֶ֣יךָ תְכַסֶּ֔ה וְלֹ֥א תִרְאֶ֖ה אֶת־הָאָ֑רֶץ כִּֽי־מוֹפֵ֥ת נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıyacaksın, karanlıkta çıkaracaksın, yüzünü örteceksin ve yeri görmeyeceksin; çünkü seni İsrail evine belirti olarak verdim.
2. Samuel 3:13
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר ט֔וֹב אֲנִ֕י אֶכְרֹ֥ת אִתְּךָ֖ בְּרִ֑ית אַ֣ךְ דָּבָ֣ר אֶחָ֡ד אָנֹכִי֩ שֹׁאֵ֨ל מֵאִתְּךָ֤ לֵאמֹר֙ לֹא־תִרְאֶ֣ה אֶת־פָּנַ֔י כִּ֣י אִם־לִפְנֵ֣י הֱבִיאֲךָ֗ אֵ֚ת מִיכַ֣ל בַּת־שָׁא֔וּל בְּבֹאֲךָ֖ לִרְא֥וֹת אֶת־פָּנָֽי
O da dedi: 'İyi, seninle antlaşma yapacağım. Ancak senden bir şey diliyorum, diyerek: Yüzümü görmek için geldiğinde Şaul kızı Mihal'i getirmeden yüzümü görmeyeceksin.'
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 16:18
·
Tevrat
וַתֵּ֣רֶא דְלִילָ֗ה כִּֽי־הִגִּ֣יד לָהּ֮ אֶת־כָּל־לִבּוֹ֒ וַתִּשְׁלַ֡ח וַתִּקְרָא֩ לְסַרְנֵ֨י פְלִשְׁתִּ֤ים לֵאמֹר֙ עֲל֣וּ הַפַּ֔עַם כִּֽי־הִגִּ֥יד לִ֖י אֶת־כָּל־לִבּ֑וֹ וְעָל֤וּ אֵלֶ֨יהָ֙ סַרְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וַיַּעֲל֥וּ הַכֶּ֖סֶף בְּיָדָֽם
Delila onun kendisine bütün kalbini bildirdiğini gördü; gönderdi ve Filistlilerin beylerini çağırarak dedi: 'Bu kez çıkın, çünkü bana bütün kalbini bildirdi.' Bunun üzerine Filistlilerin beyleri ona çıktılar ve gümüşü ellerinde çıkardılar.
Hezekiel 19:5
·
Tevrat
וַתֵּ֨רֶא֙ כִּ֣י נֽוֹחֲלָ֔ה אָבְדָ֖ה תִּקְוָתָ֑הּ וַתִּקַּ֛ח אֶחָ֥ד מִגֻּרֶ֖יהָ כְּפִ֥יר שָׂמָֽתְהוּ
Ve beklediğini, umudunun kaybolduğunu gördü; ve yavrularından birini aldı, onu genç aslan yaptı.
Hezekiel 23:11
·
Tevrat
וַתֵּ֨רֶא֙ אֲחוֹתָ֣הּ אָהֳלִיבָ֔ה וַתַּשְׁחֵ֥ת עַגְבָתָ֖הּ מִמֶּ֑נָּה וְאֶת־תַּ֨זְנוּתֶ֔יהָ מִזְּנוּנֵ֖י אֲחוֹתָֽהּ
Ve onun kız kardeşi Oholiba gördü ve şehvetini ondan daha fazla, ve fahişeliklerini kız kardeşinin fahişeliklerinden daha fazla bozdu.
Hezekiel 23:14
·
Tevrat
וַתּ֖וֹסֶף אֶל־תַּזְנוּתֶ֑יהָ וַתֵּ֗רֶא אַנְשֵׁי֙ מְחֻקֶּ֣ה עַל־הַקִּ֔יר צַלְמֵ֣י כַשְׂדִּ֔ים חֲקֻקִ֖ים בַּשָּׁשַֽׁר
Ve fahişeliklerine ekledi; ve duvarın üzerine çizilmiş adamlar, kırmızı boyayla çizilmiş Kildanilerin suretlerini gördü.
2. Samuel 6:16
·
Tevrat
וְהָיָה֙ אֲר֣וֹן יְהוָ֔ה בָּ֖א עִ֣יר דָּוִ֑ד וּמִיכַ֨ל בַּת־שָׁא֜וּל נִשְׁקְפָ֣ה בְּעַ֣ד הַחַלּ֗וֹן וַתֵּ֨רֶא אֶת־הַמֶּ֤לֶךְ דָּוִד֙ מְפַזֵּ֤ז וּמְכַרְכֵּר֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַתִּ֥בֶז ל֖וֹ בְּלִבָּֽהּ
Yahve'nin sandığı Davut şehrine girerken, Saul'un kızı Mikal pencereden baktı ve Kral Davut'un Yahve'nin önünde sıçradığını ve oynadığını gördü; kalbinde onu küçümsedi.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 13:10
·
Tevrat
וַתְּמַהֵר֙ הָֽאִשָּׁ֔ה וַתָּ֖רָץ וַתַּגֵּ֣ד לְאִישָׁ֑הּ וַתֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו הִנֵּ֨ה נִרְאָ֤ה אֵלַי֙ הָאִ֔ישׁ אֲשֶׁר־בָּ֥א בַיּ֖וֹם אֵלָֽי
Bunun üzerine kadın acele etti ve koştu ve kocasına bildirdi ve ona dedi: 'İşte o gün bana gelen adam bana göründü.'
Hezekiel 10:1
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֤ה אֶל־הָרָקִ֨יעַ֙ אֲשֶׁר֙ עַל־רֹ֣אשׁ הַכְּרֻבִ֔ים כְּאֶ֣בֶן סַפִּ֔יר כְּמַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כִּסֵּ֑א נִרְאָ֖ה עֲלֵיהֶֽם
Ve gördüm ve işte keruvların başının üzerinde olan kubbenin üzerinde, safir taşı gibi, taht benzerliği görünüşü gibi bir şey onların üzerinde göründü.
Yeremya 5:12
·
Tevrat
כִּֽחֲשׁוּ֙ בַּיהוָ֔ה וַיֹּאמְר֖וּ לֹא־ה֑וּא וְלֹא־תָב֤וֹא עָלֵ֨ינוּ֙ רָעָ֔ה וְחֶ֥רֶב וְרָעָ֖ב ל֥וֹא נִרְאֶֽה
Yahve'yi yalanladılar ve dediler: 'O değildir ve üzerimize kötülük gelmeyecek ve kılıç ve kıtlık görmeyeceğiz.'
Yeremya 31:3
·
Tevrat
מֵרָח֕וֹק יְהוָ֖ה נִרְאָ֣ה לִ֑י וְאַהֲבַ֤ת עוֹלָם֙ אֲהַבְתִּ֔יךְ עַל־כֵּ֖ן מְשַׁכְתִּ֥יךְ חָֽסֶד
Yahve bana uzaktan göründü: Seni sonsuz sevgiyle sevdim, bu yüzden seni sadakatle çektim.
Yeremya 42:14
·
Tevrat
לֵאמֹ֗ר לֹ֚א כִּ֣י אֶ֤רֶץ מִצְרַ֨יִם֙ נָב֔וֹא אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־נִרְאֶה֙ מִלְחָמָ֔ה וְק֥וֹל שׁוֹפָ֖ר לֹ֣א נִשְׁמָ֑ע וְלַלֶּ֥חֶם לֹֽא־נִרְעָ֖ב וְשָׁ֥ם נֵשֵֽׁב
diyerek: 'Hayır, çünkü savaş görmeyeceğimiz, boru sesini duymayacağımız ve ekmeğe acıkmayacağımız Mısır diyarına gireceğiz ve orada oturacağız;'
Örnek Ayetler (5 / 26)
Hakimler 12:3
·
Tevrat
וָֽאֶרְאֶ֞ה כִּֽי־אֵינְךָ֣ מוֹשִׁ֗יע וָאָשִׂ֨ימָה נַפְשִׁ֤י בְכַפִּי֙ וָֽאֶעְבְּרָה֙ אֶל־בְּנֵ֣י עַמּ֔וֹן וַיִּתְּנֵ֥ם יְהוָ֖ה בְּיָדִ֑י וְלָמָ֞ה עֲלִיתֶ֥ם אֵלַ֛י הַיּ֥וֹם הַזֶּ֖ה לְהִלָּ֥חֶם בִּֽי
Ve kurtarıcı olmadığını gördüm ve canımı avucuma koydum ve Ammon oğullarına geçtim ve Yahve onları elime verdi. Ve bugün benimle savaşmak için neden bana çıktınız?'
Hezekiel 1:1
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בִּשְׁלֹשִׁ֣ים שָׁנָ֗ה בָּֽרְבִיעִי֙ בַּחֲמִשָּׁ֣ה לַחֹ֔דֶשׁ וַאֲנִ֥י בְתֽוֹךְ־הַגּוֹלָ֖ה עַל־נְהַר־כְּבָ֑ר נִפְתְּחוּ֙ הַשָּׁמַ֔יִם וָאֶרְאֶ֖ה מַרְא֥וֹת אֱלֹהִֽים
Otuzuncu yılda, dördüncü ayda, ayın beşinde, ben Kevar ırmağı kıyısında sürgünün içindeyken, gökler açıldı ve Tanrı'nın görümlerini gördüm.
Hezekiel 1:28
·
Tevrat
כְּמַרְאֵ֣ה הַקֶּ֡שֶׁת אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶ֨ה בֶעָנָ֜ן בְּי֣וֹם הַגֶּ֗שֶׁם כֵּ֣ן מַרְאֵ֤ה הַנֹּ֨גַהּ֙ סָבִ֔יב ה֕וּא מַרְאֵ֖ה דְּמ֣וּת כְּבוֹד־יְהוָ֑ה וָֽאֶרְאֶה֙ וָאֶפֹּ֣ל עַל־פָּנַ֔י וָאֶשְׁמַ֖ע ק֥וֹל מְדַבֵּֽר
Yağmur gününde bulutta olan yayın görünümü gibi, çepeçevre parıltının görünümü öyleydi. O, Yahve'nin yüceliğinin benzerliğinin görünümüydü; ve gördüm ve yüzümün üzerine düştüm ve konuşan birinin sesini işittim.
Hezekiel 2:9
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֕ה וְהִנֵּה־יָ֖ד שְׁלוּחָ֣ה אֵלָ֑י וְהִנֵּה־ב֖וֹ מְגִלַּת־סֵֽפֶר
Ve gördüm ve işte bana uzatılmış bir el vardı; ve işte onda bir kitap tomarı vardı.
Hezekiel 8:2
·
Tevrat
וָאֶרְאֶ֗ה וְהִנֵּ֤ה דְמוּת֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֛יו וּלְמַ֖טָּה אֵ֑שׁ וּמִמָּתְנָ֣יו וּלְמַ֔עְלָה כְּמַרְאֵה־זֹ֖הַר כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַֽלָה
Ve gördüm ve işte ateş görünüşü gibi bir benzerlik; bellerinin görünüşünden aşağısı ateş ve bellerinden yukarısı parlaklık görünüşü gibi, parlayan maden parıltısı gibiydi.
Örnek Ayetler (5 / 24)
2. Samuel 13:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יְה֣וֹנָדָ֔ב שְׁכַ֥ב עַל־מִשְׁכָּבְךָ֖ וְהִתְחָ֑ל וּבָ֧א אָבִ֣יךָ לִרְאוֹתֶ֗ךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֡יו תָּ֣בֹא נָא֩ תָמָ֨ר אֲחוֹתִ֜י וְתַבְרֵ֣נִי לֶ֗חֶם וְעָשְׂתָ֤ה לְעֵינַי֙ אֶת־הַבִּרְיָ֔ה לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר אֶרְאֶ֔ה וְאָכַלְתִּ֖י מִיָּדָֽהּ
Yehonadav ona dedi ki: 'Yatağına yat ve hastalan. Baban seni görmeye gelince ona diyeceksin ki: Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve bana ekmek yedirsin; yemeği gözlerimin önünde yapsın ki göreyim ve onun elinden yiyeyim.'
2. Samuel 14:32
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אַבְשָׁל֣וֹם אֶל־יוֹאָ֡ב הִנֵּ֣ה שָׁלַ֣חְתִּי אֵלֶ֣יךָ לֵאמֹ֡ר בֹּ֣א הֵ֠נָּה וְאֶשְׁלְחָה֩ אֹתְךָ֨ אֶל־הַמֶּ֜לֶךְ לֵאמֹ֗ר לָ֤מָּה בָּ֨אתִי֙ מִגְּשׁ֔וּר ט֥וֹב לִ֖י עֹ֣ד אֲנִי־שָׁ֑ם וְעַתָּ֗ה אֶרְאֶה֙ פְּנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וְאִם־יֶשׁ־בִּ֥י עָוֺ֖ן וֶהֱמִתָֽנִי
Avşalom Yoav'a dedi: 'İşte sana gönderdim diyerek: Buraya gel ve seni krala göndereyim diyerek: Neden Geşur'dan geldim? Ben hala oradayken bana iyiydi. Ve şimdi kralın yüzünü göreyim; ve eğer bende suç varsa, beni öldürsün.'
Yeremya 4:21
·
Tevrat
עַד־מָתַ֖י אֶרְאֶה־נֵּ֑ס אֶשְׁמְעָ֖ה ק֥וֹל שׁוֹפָֽר
Ne zamana kadar sancak göreceğim, boru sesini işiteceğim?
Yeremya 11:20
·
Tevrat
וַֽיהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ שֹׁפֵ֣ט צֶ֔דֶק בֹּחֵ֥ן כְּלָי֖וֹת וָלֵ֑ב אֶרְאֶ֤ה נִקְמָֽתְךָ֙ מֵהֶ֔ם כִּ֥י אֵלֶ֖יךָ גִּלִּ֥יתִי אֶת־רִיבִֽי
Doğrulukla yargılayan, böbrekleri ve kalbi sınayan Ordular Yahve, onlardan senin öcünü göreyim; çünkü davamı sana açtım.
Yeremya 20:12
·
Tevrat
וַיהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ בֹּחֵ֣ן צַדִּ֔יק רֹאֶ֥ה כְלָי֖וֹת וָלֵ֑ב אֶרְאֶ֤ה נִקְמָֽתְךָ֙ מֵהֶ֔ם כִּ֥י אֵלֶ֖יךָ גִּלִּ֥יתִי אֶת־רִיבִֽי
Ve doğru kişiyi sınayan, böbrekleri ve kalbi gören Ordular Yahvesi, onlardan öcünü göreyim, çünkü davamı sana açtım.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 1:4
·
Tevrat
וָאֵ֡רֶא וְהִנֵּה֩ ר֨וּחַ סְעָרָ֜ה בָּאָ֣ה מִן־הַצָּפ֗וֹן עָנָ֤ן גָּדוֹל֙ וְאֵ֣שׁ מִתְלַקַּ֔חַת וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִ֑יב וּמִ֨תּוֹכָ֔הּ כְּעֵ֥ין הַחַשְׁמַ֖ל מִתּ֥וֹךְ הָאֵֽשׁ
Ve gördüm ve işte kuzeyden fırtına rüzgarı geliyordu, büyük bulut ve alevlenen ateş ve çevresinde ona parıltı vardı; ve onun içinden, ateşin içinden parlayan maden görünümü gibiydi.
Hezekiel 1:15
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא הַחַיּ֑וֹת וְהִנֵּה֩ אוֹפַ֨ן אֶחָ֥ד בָּאָ֛רֶץ אֵ֥צֶל הַחַיּ֖וֹת לְאַרְבַּ֥עַת פָּנָֽיו
Ve canlıları gördüm ve işte yerde canlıların yanında onun dört yüzüne bir tekerlek vardı.
Hezekiel 1:27
·
Tevrat
וָאֵ֣רֶא כְּעֵ֣ין חַשְׁמַ֗ל כְּמַרְאֵה־אֵ֤שׁ בֵּֽית־לָהּ֙ סָבִ֔יב מִמַּרְאֵ֥ה מָתְנָ֖יו וּלְמָ֑עְלָה וּמִמַּרְאֵ֤ה מָתְנָיו֙ וּלְמַ֔טָּה רָאִ֨יתִי֙ כְּמַרְאֵה־אֵ֔שׁ וְנֹ֥גַֽהּ ל֖וֹ סָבִֽיב
Ve parlayan metal görünümünde, çepeçevre onun içinde ateş görünümünde gördüm, bellerinin görünümünden yukarısını; ve bellerinin görünümünden aşağısını ateş görünümünde gördüm ve çepeçevre onun parıltısı vardı.
Hezekiel 23:13
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא כִּ֣י נִטְמָ֑אָה דֶּ֥רֶךְ אֶחָ֖ד לִשְׁתֵּיהֶֽן
Ve gördüm ki kirlendi; ikisi için bir yol vardı.
Hezekiel 44:4
·
Tevrat
וַיְבִיאֵ֜נִי דֶּֽרֶךְ־שַׁ֣עַר הַצָּפוֹן֮ אֶל־פְּנֵ֣י הַבַּיִת֒ וָאֵ֕רֶא וְהִנֵּ֛ה מָלֵ֥א כְבוֹד־יְהוָ֖ה אֶת־בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וָאֶפֹּ֖ל אֶל־פָּנָֽי
Sonra beni kuzey kapısı yoluyla evin önüne getirdi; ve gördüm, ve işte Yahve'nin yüceliği Yahve'nin evini doldurdu; ve yüzümün üzerine düştüm.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 19:30
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה כָל־הָרֹאֶ֗ה וְאָמַר֙ לֹֽא־נִהְיְתָ֤ה וְלֹֽא־נִרְאֲתָה֙ כָּזֹ֔את לְמִיּ֞וֹם עֲל֤וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרַ֔יִם עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִֽׂימוּ־לָכֶ֥ם עָלֶ֖יהָ עֻ֥צוּ וְדַבֵּֽרוּ
Her gören dedi: 'İsrailoğulları'nın Mısır diyarından çıktığı günden bu güne kadar böyle bir şey olmadı ve görülmedi; bunun üzerine düşünün, öğütleşin ve konuşun.'
Hezekiel 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲרֹאֶ֥ה אַתָּ֖ה מָ֣ה הֵ֣ם עֹשִׂ֑ים תּוֹעֵב֨וֹת גְּדֹל֜וֹת אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֣ל עֹשִׂ֣ים פֹּ֗ה לְרָֽחֳקָה֙ מֵעַ֣ל מִקְדָּשִׁ֔י וְעוֹד֙ תָּשׁ֣וּב תִּרְאֶ֔ה תּוֹעֵב֖וֹת גְּדֹלֽוֹת
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, onların ne yaptıklarını görüyor musun? Kutsal yerimin üzerinden uzaklaşmak için İsrail evinin burada yaptığı büyük iğrençlikleri? Ve daha döneceksin, büyük iğrençlikler göreceksin.'
Yeşaya 28:4
·
Tevrat
וְֽהָ֨יְתָ֜ה צִיצַ֤ת נֹבֵל֙ צְבִ֣י תִפְאַרְתּ֔וֹ אֲשֶׁ֥ר עַל־רֹ֖אשׁ גֵּ֣יא שְׁמָנִ֑ים כְּבִכּוּרָהּ֙ בְּטֶ֣רֶם קַ֔יִץ אֲשֶׁ֨ר יִרְאֶ֤ה הָֽרֹאֶה֙ אוֹתָ֔הּ בְּעוֹדָ֥הּ בְּכַפּ֖וֹ יִבְלָעֶֽנָּה
Ve verimli vadisinin başı üzerinde olan onun görkeminin güzelliği solan çiçeği, yazdan önceki ilk inciri gibi olacak; ki gören onu görür, henüz onun avucundayken onu yutar.
1. Krallar 18:1
·
Tevrat
וַיְהִי֙ יָמִ֣ים רַבִּ֔ים וּדְבַר־יְהוָ֗ה הָיָה֙ אֶל־אֵ֣לִיָּ֔הוּ בַּשָּׁנָ֥ה הַשְּׁלִישִׁ֖ית לֵאמֹ֑ר לֵ֚ךְ הֵרָאֵ֣ה אֶל־אַחְאָ֔ב וְאֶתְּנָ֥ה מָטָ֖ר עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָֽה
Çok günler oldu ve üçüncü yılda Yahve'nin sözü İlyas'a diyerek oldu: 'Git, Ahav'a görün ve toprağın yüzüne yağmur vereceğim.'
1. Tarihler 9:22
·
Tevrat
כֻּלָּ֤ם הַבְּרוּרִים֙ לְשֹׁעֲרִ֣ים בַּסִּפִּ֔ים מָאתַ֖יִם וּשְׁנֵ֣ים עָשָׂ֑ר הֵ֤מָּה בְחַצְרֵיהֶם֙ הִתְיַחְשָׂ֔ם הֵ֣מָּה יִסַּ֥ד דָּוִ֛יד וּשְׁמוּאֵ֥ל הָרֹאֶ֖ה בֶּאֱמוּנָתָֽם
Eşiklerde kapı nöbetçileri olarak seçilmiş olanların hepsi iki yüz on iki kişiydi; onlar avlularında soy kütüğüne yazılmışlardı; onları Davut ve gören Samuel güvenilirlikleriyle atadı.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 13:22
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר מָנ֛וֹחַ אֶל־אִשְׁתּ֖וֹ מ֣וֹת נָמ֑וּת כִּ֥י אֱלֹהִ֖ים רָאִֽינוּ
Sonra Manoah karısına dedi: 'Kesinlikle öleceğiz, çünkü Tanrı'yı gördük.'
Hakimler 18:9
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֗וּ ק֚וּמָה וְנַעֲלֶ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם כִּ֤י רָאִ֨ינוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְהִנֵּ֥ה טוֹבָ֖ה מְאֹ֑ד וְאַתֶּ֣ם מַחְשִׁ֔ים אַל־תֵּעָ֣צְל֔וּ לָלֶ֥כֶת לָבֹ֖א לָרֶ֥שֶׁת אֶת־הָאָֽרֶץ
Dediler: 'Kalkın ve onların üzerine çıkalım; çünkü yeri gördük ve işte çok iyidir. Ve siz susuyorsunuz; gitmekten, varıp yeri miras almaktan tembellik etmeyin.'
Yeremya 44:17
·
Tevrat
כִּ֩י עָשֹׂ֨ה נַעֲשֶׂ֜ה אֶֽת־כָּל־הַדָּבָ֣ר אֲשֶׁר־יָצָ֣א מִפִּ֗ינוּ לְקַטֵּ֞ר לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַיִם֮ וְהַסֵּֽיךְ־לָ֣הּ נְסָכִים֒ כַּאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֜ינוּ אֲנַ֤חְנוּ וַאֲבֹתֵ֨ינוּ֙ מְלָכֵ֣ינוּ וְשָׂרֵ֔ינוּ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֖וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם וַנִּֽשְׂבַּֽע־לֶ֨חֶם֙ וַנִּֽהְיֶ֣ה טוֹבִ֔ים וְרָעָ֖ה לֹ֥א רָאִֽינוּ
Çünkü göklerin kraliçesine buhur yakmak ve ona dökmelik sunular dökmek için ağzımızdan çıkan bütün sözü kesinlikle yapacağız; biz, babalarımız, krallarımız ve komutanlarımız Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında yaptığımız gibi; ve ekmeğe doyduk, iyi olduk ve kötülük görmedik.
Mezmurlar 48:9
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֤ר שָׁמַ֨עְנוּ כֵּ֤ן רָאִ֗ינוּ בְּעִיר־יְהוָ֣ה צְ֭בָאוֹת בְּעִ֣יר אֱלֹהֵ֑ינוּ אֱלֹ֘הִ֤ים יְכוֹנְנֶ֖הָ עַד־עוֹלָ֣ם סֶֽלָה
Nasıl işittiysek öyle gördük, Ordular Yahvesi'nin şehrinde, Tanrımızın şehrinde; Tanrı onu sonsuza kadar kuracaktır. Sela.
Mezmurlar 74:9
·
Tevrat
אֽוֹתֹתֵ֗ינוּ לֹ֥א רָ֫אִ֥ינוּ אֵֽין־ע֥וֹד נָבִ֑יא וְלֹֽא־אִ֝תָּ֗נוּ יֹדֵ֥עַ עַד־מָֽה
İşaretlerimizi görmedik; artık peygamber yok ve ne zamana kadar bizimle bilen yok.
Örnek Ayetler (5 / 13)
2. Samuel 24:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יוֹאָ֜ב אֶל־הַמֶּ֗לֶךְ וְיוֹסֵ֣ף יְהוָה֩ אֱלֹהֶ֨יךָ אֶל־הָעָ֜ם כָּהֵ֤ם וְכָהֵם֙ מֵאָ֣ה פְעָמִ֔ים וְעֵינֵ֥י אֲדֹנִֽי־הַמֶּ֖לֶךְ רֹא֑וֹת וַאדֹנִ֣י הַמֶּ֔לֶךְ לָ֥מָּה חָפֵ֖ץ בַּדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Bunun üzerine Yoav krala dedi: 'Tanrın Yahve halka yüz kat daha eklesin ve efendim kralın gözleri görsün; ama efendim kral neden bu şeyi istiyor?'
Yeremya 20:4
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֡ה הִנְנִי֩ נֹתֶנְךָ֨ לְמָג֜וֹר לְךָ֣ וּלְכָל־אֹהֲבֶ֗יךָ וְנָֽפְל֛וּ בְּחֶ֥רֶב אֹיְבֵיהֶ֖ם וְעֵינֶ֣יךָ רֹא֑וֹת וְאֶת־כָּל־יְהוּדָ֗ה אֶתֵּן֙ בְּיַ֣ד מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֔ל וְהִגְלָ֥ם בָּבֶ֖לָה וְהִכָּ֥ם בֶּחָֽרֶב
Çünkü Yahve şöyle dedi: 'İşte ben seni kendine ve bütün sevenlerine bir dehşet olarak veriyorum; ve onlar düşmanlarının kılıcıyla düşecekler ve senin gözlerin görecek; ve bütün Yahuda'yı Babil kralının eline vereceğim ve onları Babil'e sürecek ve onları kılıçla vuracak.'
Yeremya 42:2
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֞וּ אֶֽל־יִרְמְיָ֣הוּ הַנָּבִ֗יא תִּפָּל־נָ֤א תְחִנָּתֵ֨נוּ֙ לְפָנֶ֔יךָ וְהִתְפַּלֵּ֤ל בַּעֲדֵ֨נוּ֙ אֶל־יְהוָ֣ה אֱלֹהֶ֔יךָ בְּעַ֖ד כָּל־הַשְּׁאֵרִ֣ית הַזֹּ֑את כִּֽי־נִשְׁאַ֤רְנוּ מְעַט֙ מֵֽהַרְבֵּ֔ה כַּאֲשֶׁ֥ר עֵינֶ֖יךָ רֹא֥וֹת אֹתָֽנוּ
ve peygamber Yeremya'ya dediler: 'Lütfen yalvarışımız yüzünün önüne düşsün ve Tanrın Yahve'ye bizim için, bu bütün kalıntı için dua et; çünkü gözlerinin bizi gördüğü gibi çoktan az kaldık.
1. Samuel 17:28
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֤ע אֱלִיאָב֙ אָחִ֣יו הַגָּד֔וֹל בְּדַבְּר֖וֹ אֶל־הָאֲנָשִׁ֑ים וַיִּֽחַר־אַף֩ אֱלִיאָ֨ב בְּדָוִ֜ד וַיֹּ֣אמֶר לָמָּה־זֶּ֣ה יָרַ֗דְתָּ וְעַל־מִ֨י נָטַ֜שְׁתָּ מְעַ֨ט הַצֹּ֤אן הָהֵ֨נָּה֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֲנִ֧י יָדַ֣עְתִּי אֶת־זְדֹנְךָ֗ וְאֵת֙ רֹ֣עַ לְבָבֶ֔ךָ כִּ֗י לְמַ֛עַן רְא֥וֹת הַמִּלְחָמָ֖ה יָרָֽדְתָּ
Büyük kardeşi Eliyav onun adamlarla konuştuğunu duydu; Eliyav'ın öfkesi Davut'a alevlendi ve dedi: 'Neden indin ve çöldeki o az sürüyü kime bıraktın? Ben senin küstahlığını ve kalbinin kötülüğünü biliyorum; çünkü savaşı görmek için indin.'
Yeşaya 30:20
·
Tevrat
וְנָתַ֨ן לָכֶ֧ם אֲדֹנָ֛י לֶ֥חֶם צָ֖ר וּמַ֣יִם לָ֑חַץ וְלֹֽא־יִכָּנֵ֥ף עוֹד֙ מוֹרֶ֔יךָ וְהָי֥וּ עֵינֶ֖יךָ רֹא֥וֹת אֶת־מוֹרֶֽיךָ
Ve Efendi size sıkıntı ekmeğini ve baskı suyunu verecek; ve öğretmenlerin artık gizlenmeyecek ve gözlerin öğretmenlerini görecek.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 9:48
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי
Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.'
Yeremya 44:2
·
Tevrat
כֹּה־אָמַ֞ר יְהוָ֤ה צְבָאוֹת֙ אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל אַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֗ם אֵ֤ת כָּל־הָֽרָעָה֙ אֲשֶׁ֤ר הֵבֵ֨אתִי֙ עַל־יְר֣וּשָׁלִַ֔ם וְעַ֖ל כָּל־עָרֵ֣י יְהוּדָ֑ה וְהִנָּ֤ם חָרְבָּה֙ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֔ה וְאֵ֥ין בָּהֶ֖ם יוֹשֵֽׁב
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahve şöyle dedi: Yeruşalim'in üzerine ve Yahuda'nın bütün şehirlerinin üzerine getirdiğim bütün kötülüğü siz gördünüz; ve işte onlar bu gün viranedir ve onlarda oturan yoktur.
Yeşaya 22:9
·
Tevrat
וְאֵ֨ת בְּקִיעֵ֧י עִיר־דָּוִ֛ד רְאִיתֶ֖ם כִּי־רָ֑בּוּ וַֽתְּקַבְּצ֔וּ אֶת־מֵ֥י הַבְּרֵכָ֖ה הַתַּחְתּוֹנָֽה
Ve Davut şehrinin gediklerinin çoğaldığını gördünüz; ve aşağı havuzun sularını topladınız.
Yeşaya 22:11
·
Tevrat
וּמִקְוָ֣ה עֲשִׂיתֶ֗ם בֵּ֚ין הַחֹ֣מֹתַ֔יִם לְמֵ֖י הַבְּרֵכָ֣ה הַיְשָׁנָ֑ה וְלֹ֤א הִבַּטְתֶּם֙ אֶל־עֹשֶׂ֔יהָ וְיֹצְרָ֥הּ מֵֽרָח֖וֹק לֹ֥א רְאִיתֶֽם
Ve eski havuzun suları için iki duvar arasında bir depo yaptınız; ama onu yapana bakmadınız ve onu uzaktan şekillendireni görmediniz.
Yeşu 23:3
·
Tevrat
וְאַתֶּ֣ם רְאִיתֶ֗ם אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר עָשָׂ֜ה יְהוָ֧ה אֱלֹהֵיכֶ֛ם לְכָל־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה מִפְּנֵיכֶ֑ם כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֔ם ה֖וּא הַנִּלְחָ֥ם לָכֶֽם
Ve siz Tanrınız Yahve'nin yüzünüzden bu tüm uluslara yaptığı her şeyi gördünüz; çünkü Tanrınız Yahve, sizin için savaşan odur.