76
Kullanım
4
Lemma
31
Türev
40
Anlam
4 lemma, 31 türev form
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hakimler 11:35
·
Tevrat
וַיְהִי֩ כִרְאוֹת֨וֹ אוֹתָ֜הּ וַיִּקְרַ֣ע אֶת־בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ אֲהָ֤הּ בִּתִּי֙ הַכְרֵ֣עַ הִכְרַעְתִּ֔נִי וְאַ֖תְּ הָיִ֣יתְ בְּעֹֽכְרָ֑י וְאָנֹכִ֗י פָּצִ֤יתִי־פִי֙ אֶל־יְהוָ֔ה וְלֹ֥א אוּכַ֖ל לָשֽׁוּב
Onu gördüğünde giysilerini yırttı ve dedi: 'Eyvah kızım, beni gerçekten çökerttin ve sen bana sıkıntı verenlerden oldun. Ve ben Yahve'ye ağzımı açtım ve dönemem.'
2. Samuel 13:31
·
Tevrat
וַיָּ֧קָם הַמֶּ֛לֶךְ וַיִּקְרַ֥ע אֶת־בְּגָדָ֖יו וַיִּשְׁכַּ֣ב אָ֑רְצָה וְכָל־עֲבָדָ֥יו נִצָּבִ֖ים קְרֻעֵ֥י בְגָדִֽים
Kral kalktı ve giysilerini yırttı ve yere yattı; ve bütün kulları giysileri yırtık olarak duruyordu.
1. Samuel 15:27
·
Tevrat
וַיִּסֹּ֥ב שְׁמוּאֵ֖ל לָלֶ֑כֶת וַיַּחֲזֵ֥ק בִּכְנַף־מְעִיל֖וֹ וַיִּקָּרַֽע
Samuel gitmek için döndü, o da cüppesinin eteğinden tuttu ve yırtıldı.
1. Samuel 28:17
·
Tevrat
וַיַּ֤עַשׂ יְהוָה֙ ל֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר בְּיָדִ֑י וַיִּקְרַ֨ע יְהוָ֤ה אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מִיָּדֶ֔ךָ וַֽיִּתְּנָ֖הּ לְרֵעֲךָ֥ לְדָוִֽד
Yahve benim elimle konuştuğu gibi kendisi için yaptı; Yahve krallığı senin elinden yırttı ve onu arkadaşın Davut'a verdi.
2. Krallar 5:7
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כִּקְרֹא֩ מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵ֨ל אֶת־הַסֵּ֜פֶר וַיִּקְרַ֣ע בְּגָדָ֗יו וַיֹּ֨אמֶר֙ הַאֱלֹהִ֥ים אָ֨נִי֙ לְהָמִ֣ית וּֽלְהַחֲי֔וֹת כִּֽי־זֶה֙ שֹׁלֵ֣חַ אֵלַ֔י לֶאֱסֹ֥ף אִ֖ישׁ מִצָּֽרַעְתּ֑וֹ כִּ֤י אַךְ־דְּעֽוּ־נָא֙ וּרְא֔וּ כִּֽי־מִתְאַנֶּ֥ה ה֖וּא לִֽי
İsrail kralı mektubu okuduğunda giysilerini yırttı ve dedi ki: 'Öldürmek ve yaşatmak için ben Tanrı mıyım ki bu adamı cüzamından kurtarmam için bana gönderiyor? Lütfen sadece bilin ve görün ki o bana karşı fırsat arıyor.'
Örnek Ayetler (5)
1. Samuel 15:28
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אֵלָיו֙ שְׁמוּאֵ֔ל קָרַ֨ע יְהוָ֜ה אֶֽת־מַמְלְכ֧וּת יִשְׂרָאֵ֛ל מֵעָלֶ֖יךָ הַיּ֑וֹם וּנְתָנָ֕הּ לְרֵעֲךָ֖ הַטּ֥וֹב מִמֶּֽךָּ
Samuel ona dedi: 'Yahve bugün İsrail krallığını senin üzerinden yırttı ve onu senden iyi olan komşuna verdi.'
2. Krallar 5:8
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כִּשְׁמֹ֣עַ אֱלִישָׁ֣ע אִישׁ־הָאֱלֹהִ֗ים כִּֽי־קָרַ֤ע מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וַיִּשְׁלַח֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ לֵאמֹ֔ר לָ֥מָּה קָרַ֖עְתָּ בְּגָדֶ֑יךָ יָבֹֽא־נָ֣א אֵלַ֔י וְיֵדַ֕ע כִּ֛י יֵ֥שׁ נָבִ֖יא בְּיִשְׂרָאֵֽל
Tanrı adamı Elişa, İsrail kralının giysilerini yırttığını duyduğunda krala haber göndererek dedi ki: 'Neden giysilerini yırttın? Lütfen bana gelsin ve İsrail'de peygamber olduğunu bilsin.'
2. Krallar 17:21
·
Tevrat
כִּֽי־קָרַ֣ע יִשְׂרָאֵ֗ל מֵעַל֙ בֵּ֣ית דָּוִ֔ד וַיַּמְלִ֖יכוּ אֶת־יָרָבְעָ֣ם בֶּן־נְבָ֑ט וַיַּדַּ֨ח יָרָבְעָ֤ם אֶת־יִשְׂרָאֵל֙ מֵאַחֲרֵ֣י יְהוָ֔ה וְהֶחֱטֵיאָ֖ם חֲטָאָ֥ה גְדוֹלָֽה
Çünkü İsrail'i Davut evinin üzerinden kopardı ve Nevat oğlu Yarovam'ı kral yaptılar; Yarovam İsrail'i Yahve'nin ardından saptırdı ve onlara büyük bir günah işletti.
1. Krallar 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לִשְׁלֹמֹ֗ה יַ֚עַן אֲשֶׁ֣ר הָֽיְתָה־זֹּ֣את עִמָּ֔ךְ וְלֹ֤א שָׁמַ֨רְתָּ֙ בְּרִיתִ֣י וְחֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי עָלֶ֑יךָ קָרֹ֨עַ אֶקְרַ֤ע אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וּנְתַתִּ֖יהָ לְעַבְדֶּֽךָ
Yahve Süleyman'a dedi: 'Mademki bu seninle oldu ve sana buyurduğum antlaşmamı ve kurallarımı tutmadın, krallığı kesinlikle senden yırtıp alacağım ve onu kuluna vereceğim.
1. Krallar 11:31
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר֙ לְיָֽרָבְעָ֔ם קַח־לְךָ֖ עֲשָׂרָ֣ה קְרָעִ֑ים כִּ֣י כֹה֩ אָמַ֨ר יְהוָ֜ה אֱלֹהֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הִנְנִ֨י קֹרֵ֤עַ אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מִיַּ֣ד שְׁלֹמֹ֔ה וְנָתַתִּ֣י לְךָ֔ אֵ֖ת עֲשָׂרָ֥ה הַשְּׁבָטִֽים
Yarovam'a dedi: 'Kendine on parça al; çünkü İsrail'in Tanrısı Yahve şöyle dedi: İşte ben krallığı Süleyman'ın elinden yırtıyorum ve on oymağı sana vereceğim.'
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 3:31
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ דָּוִ֨ד אֶל־יוֹאָ֜ב וְאֶל־כָּל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּ֗וֹ קִרְע֤וּ בִגְדֵיכֶם֙ וְחִגְר֣וּ שַׂקִּ֔ים וְסִפְד֖וּ לִפְנֵ֣י אַבְנֵ֑ר וְהַמֶּ֣לֶךְ דָּוִ֔ד הֹלֵ֖ךְ אַחֲרֵ֥י הַמִּטָּֽה
Sonra Davut Yoav'a ve onunla birlikte olan bütün halka dedi: 'Giysilerinizi yırtın, çullar kuşanın ve Avner'in önünde yas tutun.' Ve kral Davut sedyenin arkasından yürüyordu.
Yeremya 36:24
·
Tevrat
וְלֹ֣א פָחֲד֔וּ וְלֹ֥א קָרְע֖וּ אֶת־בִּגְדֵיהֶ֑ם הַמֶּ֨לֶךְ֙ וְכָל־עֲבָדָ֔יו הַשֹּׁ֣מְעִ֔ים אֵ֥ת כָּל־הַדְּבָרִ֖ים הָאֵֽלֶּה
Ve kral ve bütün bu sözleri işiten bütün kulları korkmadılar ve giysilerini yırtmadılar.
Mezmurlar 35:15
·
Tevrat
וּבְצַלְעִי֮ שָׂמְח֪וּ וְֽנֶאֱ֫סָ֥פוּ נֶאֶסְפ֬וּ עָלַ֣י נֵ֭כִים וְלֹ֣א יָדַ֑עְתִּי קָֽרְע֥וּ וְלֹא־דָֽמּוּ
Ve tökezlememde sevindiler ve toplandılar; vuranlar bana karşı toplandılar ve ben bilmedim, yırttılar ve susmadılar.
Çölde Sayım 14:6
·
Tevrat
וִיהוֹשֻׁ֣עַ בִּן־נ֗וּן וְכָלֵב֙ בֶּן־יְפֻנֶּ֔ה מִן־הַתָּרִ֖ים אֶת־הָאָ֑רֶץ קָרְע֖וּ בִּגְדֵיהֶֽם
Yeri araştıranlardan Nun oğlu Yeşu ve Yefunne oğlu Kalev giysilerini yırttılar.
Örnek Ayetler (4)
2. Krallar 11:14
·
Tevrat
וַתֵּ֡רֶא וְהִנֵּ֣ה הַמֶּלֶךְ֩ עֹמֵ֨ד עַֽל־הָעַמּ֜וּד כַּמִּשְׁפָּ֗ט וְהַשָּׂרִ֤ים וְהַחֲצֹֽצְרוֹת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וְכָל־עַ֤ם הָאָ֨רֶץ֙ שָׂמֵ֔חַ וְתֹקֵ֖עַ בַּחֲצֹֽצְר֑וֹת וַתִּקְרַ֤ע עֲתַלְיָה֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יהָ וַתִּקְרָ֖א קֶ֥שֶׁר קָֽשֶׁר
Gördü ve işte, kral kurala göre sütunun üzerinde duruyordu; komutanlar ve borazanlar kralın yanındaydı. Yerin bütün halkı seviniyor ve borazanlar çalıyordu. Atalya giysilerini yırttı ve çağırdı: 'Komplo, komplo!'
2. Krallar 22:19
·
Tevrat
יַ֠עַן רַךְ־לְבָ֨בְךָ֜ וַתִּכָּנַ֣ע מִפְּנֵ֣י יְהוָ֗ה בְּֽשָׁמְעֲךָ֡ אֲשֶׁ֣ר דִּבַּרְתִּי֩ עַל־הַמָּק֨וֹם הַזֶּ֜ה וְעַל־יֹשְׁבָ֗יו לִהְי֤וֹת לְשַׁמָּה֙ וְלִקְלָלָ֔ה וַתִּקְרַע֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יךָ וַתִּבְכֶּ֖ה לְפָנָ֑י וְגַ֧ם אָנֹכִ֛י שָׁמַ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Bu yerin ve oturanlarının bir dehşet ve bir lanet olacağına dair söylediğim şeyleri duyduğunda kalbin yumuşadığı, Yahve'nin önünde alçaldığın, giysilerini yırttığın ve önümde ağladığın için, ben de işittim, Yahve'nin bildirisidir.
2. Tarihler 23:13
·
Tevrat
וַתֵּ֡רֶא וְהִנֵּ֣ה הַמֶּלֶךְ֩ עוֹמֵ֨ד עַֽל־עַמּוּד֜וֹ בַּמָּב֗וֹא וְהַשָּׂרִ֣ים וְהַחֲצֹצְרוֹת֮ עַל־הַמֶּלֶךְ֒ וְכָל־עַ֨ם הָאָ֜רֶץ שָׂמֵ֗חַ וְתוֹקֵ֨עַ֙ בַּחֲצֹ֣צְר֔וֹת וְהַמְשֽׁוֹרֲרִים֙ בִּכְלֵ֣י הַשִּׁ֔יר וּמוֹדִיעִ֖ים לְהַלֵּ֑ל וַתִּקְרַ֤ע עֲתַלְיָ֨הוּ֙ אֶת־בְּגָדֶ֔יהָ וַתֹּ֖אמֶר קֶ֥שֶׁר קָֽשֶׁר
Ve gördü, ve işte kral girişte sütununun yanında duruyor, önderler ve borazanlar kralın yanında, yerin bütün halkı seviniyor ve borazanları çalıyor, şarkıcılar şarkı aletleriyle övmeyi bildiriyorlar; Atalya giysilerini yırttı ve dedi: 'İhanet, ihanet!'
2. Tarihler 34:27
·
Tevrat
יַ֠עַן רַךְ־לְבָ֨בְךָ֜ וַתִּכָּנַ֣ע מִלִּפְנֵ֣י אֱלֹהִ֗ים בְּשָׁמְעֲךָ֤ אֶת־דְּבָרָיו֙ עַל־הַמָּק֤וֹם הַזֶּה֙ וְעַל־יֹ֣שְׁבָ֔יו וַתִּכָּנַ֣ע לְפָנַ֔י וַתִּקְרַ֥ע אֶת־בְּגָדֶ֖יךָ וַתֵּ֣בְךְּ לְפָנָ֑י וְגַם־אֲנִ֥י שָׁמַ֖עְתִּי נְאֻם־יְהוָֽה
Bu yere ve sakinlerine karşı sözlerini duyduğunda kalbin yumuşadığı ve Tanrı'nın önünde alçaldığın, önümde alçaldığın, giysilerini yırttığın ve önümde ağladığın için, ben de duydum, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 11:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה לִשְׁלֹמֹ֗ה יַ֚עַן אֲשֶׁ֣ר הָֽיְתָה־זֹּ֣את עִמָּ֔ךְ וְלֹ֤א שָׁמַ֨רְתָּ֙ בְּרִיתִ֣י וְחֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁ֥ר צִוִּ֖יתִי עָלֶ֑יךָ קָרֹ֨עַ אֶקְרַ֤ע אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מֵֽעָלֶ֔יךָ וּנְתַתִּ֖יהָ לְעַבְדֶּֽךָ
Yahve Süleyman'a dedi: 'Mademki bu seninle oldu ve sana buyurduğum antlaşmamı ve kurallarımı tutmadın, krallığı kesinlikle senden yırtıp alacağım ve onu kuluna vereceğim.
1. Krallar 11:13
·
Tevrat
רַ֤ק אֶת־כָּל־הַמַּמְלָכָה֙ לֹ֣א אֶקְרָ֔ע שֵׁ֥בֶט אֶחָ֖ד אֶתֵּ֣ן לִבְנֶ֑ךָ לְמַ֨עַן֙ דָּוִ֣ד עַבְדִּ֔י וּלְמַ֥עַן יְרוּשָׁלִַ֖ם אֲשֶׁ֥ר בָּחָֽרְתִּי
Yalnız bütün krallığı yırtıp almayacağım; kulum Davut uğruna ve seçtiğim Yeruşalim uğruna oğluna bir oymak vereceğim.'
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 1:11
·
Tevrat
וַיַּחֲזֵ֥ק דָּוִ֛ד בִּבְגָדָ֖יו וַיִּקְרָעֵ֑ם וְגַ֥ם כָּל־הָאֲנָשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Davut giysilerini tuttu ve onları yırttı; onunla birlikte olan bütün adamlar da.
2. Krallar 2:12
·
Tevrat
וֶאֱלִישָׁ֣ע רֹאֶ֗ה וְה֤וּא מְצַעֵק֙ אָבִ֣י אָבִ֗י רֶ֤כֶב יִשְׂרָאֵל֙ וּפָ֣רָשָׁ֔יו וְלֹ֥א רָאָ֖הוּ ע֑וֹד וַֽיַּחֲזֵק֙ בִּבְגָדָ֔יו וַיִּקְרָעֵ֖ם לִשְׁנַ֥יִם קְרָעִֽים
Elişa görüyordu ve bağırıyordu: 'Babam, babam! İsrail'in arabası ve atlıları!' Ve onu artık görmedi. Giysilerini tuttu ve onları iki parçaya yırttı.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 28:32
·
Tevrat
וְהָיָ֥ה פִֽי־רֹאשׁ֖וֹ בְּתוֹכ֑וֹ שָׂפָ֡ה יִֽהְיֶה֩ לְפִ֨יו סָבִ֜יב מַעֲשֵׂ֣ה אֹרֵ֗ג כְּפִ֥י תַחְרָ֛א יִֽהְיֶה־לּ֖וֹ לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ
Ve onun ortasında başının açıklığı olacak; dokumacı işi çevresinde onun açıklığına bir kenar olacak, zırh açıklığı gibi ona olacak, yırtılmayacak.
Mısır'dan Çıkış 39:23
·
Tevrat
וּפִֽי־הַמְּעִ֥יל בְּתוֹכ֖וֹ כְּפִ֣י תַחְרָ֑א שָׂפָ֥ה לְפִ֛יו סָבִ֖יב לֹ֥א יִקָּרֵֽעַ
Ve kaftanın açıklığı onun ortasında bir zırh açıklığı gibiydi; yırtılmasın diye açıklığının etrafında bir kenar vardı.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 18:37
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א אֶלְיָקִ֣ים בֶּן־חִלְקִיָּ֣ה אֲשֶׁר־עַל־הַ֠בַּיִת וְשֶׁבְנָ֨א הַסֹּפֵ֜ר וְיוֹאָ֨ח בֶּן־אָסָ֧ף הַמַּזְכִּ֛יר אֶל־חִזְקִיָּ֖הוּ קְרוּעֵ֣י בְגָדִ֑ים וַיַּגִּ֣דוּ ל֔וֹ דִּבְרֵ֖י רַב־שָׁקֵֽה
Bunun üzerine evin üzerinde olan Hilkiya oğlu Elyakim, yazıcı Şevna ve kaydedici Asaf oğlu Yoah giysileri yırtılmış olarak Hizkiya'ya geldiler ve Ravşake'nin sözlerini ona bildirdiler.
Yeşaya 36:22
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א אֶלְיָקִ֣ים בֶּן־חִלְקִיָּ֣הוּ אֲשֶׁר־עַל־הַ֠בַּיִת וְשֶׁבְנָ֨א הַסּוֹפֵ֜ר וְיוֹאָ֨ח בֶּן־אָסָ֧ף הַמַּזְכִּ֛יר אֶל־חִזְקִיָּ֖הוּ קְרוּעֵ֣י בְגָדִ֑ים וַיַּגִּ֣ידוּ ל֔וֹ אֵ֖ת דִּבְרֵ֥י רַב־שָׁקֵֽה
Evin üzerinde olan Hilkiya oğlu Elyakim, yazıcı Şevna ve Asaf oğlu kaydedici Yoah, giysileri yırtılmış olarak Hizkiya'ya geldiler ve ona Rabşake'nin sözlerini bildirdiler.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 22:14
·
Tevrat
הָאֹמֵ֗ר אֶבְנֶה־לִּי֙ בֵּ֣ית מִדּ֔וֹת וַעֲלִיּ֖וֹת מְרֻוָּחִ֑ים וְקָ֤רַֽע לוֹ֙ חַלּוֹנָ֔י וְסָפ֣וּן בָּאָ֔רֶז וּמָשׁ֖וֹחַ בַּשָּׁשַֽׁר
'Kendime büyük ev ve geniş üst odalar yapacağım' diyen, ona pencereler açan, sedirle kaplayan ve kırmızıyla boyayan.
Levililer 13:56
·
Tevrat
וְאִם֮ רָאָ֣ה הַכֹּהֵן֒ וְהִנֵּה֙ כֵּהָ֣ה הַנֶּ֔גַע אַחֲרֵ֖י הֻכַּבֵּ֣ס אֹת֑וֹ וְקָרַ֣ע אֹת֗וֹ מִן־הַבֶּ֨גֶד֙ א֣וֹ מִן־הָע֔וֹר א֥וֹ מִן־הַשְּׁתִ֖י א֥וֹ מִן־הָעֵֽרֶב
Ama kâhin bakarsa ve işte, o yıkandıktan sonra leke solmuşsa, onu giysiden veya deriden veya çözgüden veya atkıdan yırtıp çıkaracak.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 1:2
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בַּיּ֣וֹם הַשְּׁלִישִׁ֗י וְהִנֵּה֩ אִ֨ישׁ בָּ֤א מִן־הַֽמַּחֲנֶה֙ מֵעִ֣ם שָׁא֔וּל וּבְגָדָ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשׁ֑וֹ וַיְהִי֙ בְּבֹא֣וֹ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל אַ֖רְצָה וַיִּשְׁתָּֽחוּ
Üçüncü günde, işte Şaul'un yanından, ordugahtan bir adam geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı. Davut'a geldiğinde yere düştü ve secde etti.
1. Samuel 4:12
·
Tevrat
וַיָּ֤רָץ אִישׁ־בִּנְיָמִן֙ מֵהַמַּ֣עֲרָכָ֔ה וַיָּבֹ֥א שִׁלֹ֖ה בַּיּ֣וֹם הַה֑וּא וּמַדָּ֣יו קְרֻעִ֔ים וַאֲדָמָ֖ה עַל־רֹאשֽׁוֹ
Benyaminli bir adam savaş hattından koştu ve o gün Şilo'ya geldi; giysileri yırtıktı ve başının üzerinde toprak vardı.
Örnek Ayetler (2)
Eyüp 2:12
·
Tevrat
וַיִּשְׂא֨וּ אֶת־עֵינֵיהֶ֤ם מֵרָחוֹק֙ וְלֹ֣א הִכִּירֻ֔הוּ וַיִּשְׂא֥וּ קוֹלָ֖ם וַיִּבְכּ֑וּ וַֽיִּקְרְעוּ֙ אִ֣ישׁ מְעִל֔וֹ וַיִּזְרְק֥וּ עָפָ֛ר עַל־רָאשֵׁיהֶ֖ם הַשָּׁמָֽיְמָה
Ve uzaktan gözlerini kaldırdılar ve onu tanımadılar, ve seslerini kaldırdılar ve ağladılar. Ve her adam cübbesini yırttı ve göklere doğru başlarının üzerine toprak serptiler.
Yaratılış 44:13
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְע֖וּ שִׂמְלֹתָ֑ם וַֽיַּעֲמֹס֙ אִ֣ישׁ עַל־חֲמֹר֔וֹ וַיָּשֻׁ֖בוּ הָעִֽירָה
Ve giysilerini yırttılar ve her adam eşeğinin üzerine yükledi ve şehre döndüler.
Örnek Ayetler (2)
1. Krallar 13:3
·
Tevrat
וְנָתַן֩ בַּיּ֨וֹם הַה֤וּא מוֹפֵת֙ לֵאמֹ֔ר זֶ֣ה הַמּוֹפֵ֔ת אֲשֶׁ֖ר דִּבֶּ֣ר יְהוָ֑ה הִנֵּ֤ה הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ נִקְרָ֔ע וְנִשְׁפַּ֖ךְ הַדֶּ֥שֶׁן אֲשֶׁר־עָלָֽיו
O gün bir belirti verdi ve dedi: 'Yahve'nin konuştuğu belirti budur: İşte sunak yırtılacak ve üzerindeki kül dökülecek.'
1. Krallar 13:5
·
Tevrat
וְהַמִּזְבֵּ֣חַ נִקְרָ֔ע וַיִּשָּׁפֵ֥ךְ הַדֶּ֖שֶׁן מִן־הַמִּזְבֵּ֑חַ כַּמּוֹפֵ֗ת אֲשֶׁ֥ר נָתַ֛ן אִ֥ישׁ הָאֱלֹהִ֖ים בִּדְבַ֥ר יְהוָֽה
Tanrı adamının Yahve'nin sözüyle verdiği belirtiye göre sunak yırtıldı ve kül sunaktan döküldü.
Örnek Ayetler (2)
Hoşea 13:8
·
Tevrat
אֶפְגְּשֵׁם֙ כְּדֹ֣ב שַׁכּ֔וּל וְאֶקְרַ֖ע סְג֣וֹר לִבָּ֑ם וְאֹכְלֵ֥ם שָׁם֙ כְּלָבִ֔יא חַיַּ֥ת הַשָּׂדֶ֖ה תְּבַקְּעֵֽם
Yavrularından yoksun bırakılmış ayı gibi onlarla karşılaşacağım ve kalplerinin kapalı yerini yırtacağım; ve orada dişi aslan gibi onları yiyeceğim, tarlanın hayvanı onları yaracak.
1. Krallar 14:8
·
Tevrat
וָאֶקְרַ֤ע אֶת־הַמַּמְלָכָה֙ מִבֵּ֣ית דָּוִ֔ד וָאֶתְּנֶ֖הָ לָ֑ךְ וְלֹֽא־הָיִ֜יתָ כְּעַבְדִּ֣י דָוִ֗ד אֲשֶׁר֩ שָׁמַ֨ר מִצְוֺתַ֜י וַאֲשֶׁר־הָלַ֤ךְ אַחֲרַי֙ בְּכָל־לְבָב֔וֹ לַעֲשׂ֕וֹת רַ֖ק הַיָּשָׁ֥ר בְּעֵינָֽי
krallığı Davut evinden yırtıp sana verdiğim halde, sen buyruklarımı tutan ve sadece gözümde doğru olanı yapmak için bütün kalbiyle ardımdan yürüyen kulum Davut gibi olmadın;
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 13:20
·
Tevrat
לָכֵ֞ן כֹּה־אָמַ֣ר אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה הִנְנִ֤י אֶל־כִּסְּתוֹתֵיכֶ֨נָה֙ אֲשֶׁ֣ר אַ֠תֵּנָה מְצֹדְד֨וֹת שָׁ֤ם אֶת־הַנְּפָשׁוֹת֙ לְפֹ֣רְח֔וֹת וְקָרַעְתִּ֣י אֹתָ֔ם מֵעַ֖ל זְרוֹעֹֽתֵיכֶ֑ם וְשִׁלַּחְתִּי֙ אֶת־הַנְּפָשׁ֔וֹת אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֛ם מְצֹדְד֥וֹת אֶת־נְפָשִׁ֖ים לְפֹרְחֹֽת
Bu nedenle Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben, canları uçanlar gibi orada avladığınız bantlarınıza karşıyım; ve onları kollarınızın üzerinden yırtacağım ve uçanlar gibi avladığınız canları, o canları salıvereceğim.
Hezekiel 13:21
·
Tevrat
וְקָרַעְתִּ֞י אֶת־מִסְפְּחֹֽתֵיכֶ֗ם וְהִצַּלְתִּ֤י אֶת־עַמִּי֙ מִיֶּדְכֶ֔ן וְלֹֽא־יִהְי֥וּ ע֛וֹד בְּיֶדְכֶ֖ן לִמְצוּדָ֑ה וִֽידַעְתֶּ֖ן כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Ve örtülerinizi yırtacağım ve halkımı elinizden kurtaracağım ve artık av için elinizde olmayacaklar; ve benim Yahve olduğumu bileceksiniz.
Örnek Ayetler (2)
2. Krallar 5:8
·
Tevrat
וַיְהִ֞י כִּשְׁמֹ֣עַ אֱלִישָׁ֣ע אִישׁ־הָאֱלֹהִ֗ים כִּֽי־קָרַ֤ע מֶֽלֶךְ־יִשְׂרָאֵל֙ אֶת־בְּגָדָ֔יו וַיִּשְׁלַח֙ אֶל־הַמֶּ֣לֶךְ לֵאמֹ֔ר לָ֥מָּה קָרַ֖עְתָּ בְּגָדֶ֑יךָ יָבֹֽא־נָ֣א אֵלַ֔י וְיֵדַ֕ע כִּ֛י יֵ֥שׁ נָבִ֖יא בְּיִשְׂרָאֵֽל
Tanrı adamı Elişa, İsrail kralının giysilerini yırttığını duyduğunda krala haber göndererek dedi ki: 'Neden giysilerini yırttın? Lütfen bana gelsin ve İsrail'de peygamber olduğunu bilsin.'
Yeşaya 63:19
·
Tevrat
הָיִ֗ינוּ מֵֽעוֹלָם֙ לֹֽא־מָשַׁ֣לְתָּ בָּ֔ם לֹֽא־נִקְרָ֥א שִׁמְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם לוּא־קָרַ֤עְתָּ שָׁמַ֨יִם֙ יָרַ֔דְתָּ מִפָּנֶ֖יךָ הָרִ֥ים נָזֹֽלּוּ
Eskiden beri onlara egemen olmadığın, adın üzerlerine çağrılmayanlar gibi olduk. Keşke gökleri yarsaydın, inseydin, yüzünden dağlar sarsılsaydı.
Örnek Ayetler (1)
Vaiz 3:7
·
Tevrat
עֵ֤ת לִקְר֨וֹעַ֙ וְעֵ֣ת לִתְפּ֔וֹר עֵ֥ת לַחֲשׁ֖וֹת וְעֵ֥ת לְדַבֵּֽר
Yırtmanın vakti ve dikmenin vakti, susmanın vakti ve konuşmanın vakti.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 41:5
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ אֲ֠נָשִׁים מִשְּׁכֶ֞ם מִשִּׁל֤וֹ וּמִשֹּֽׁמְרוֹן֙ שְׁמֹנִ֣ים אִ֔ישׁ מְגֻלְּחֵ֥י זָקָ֛ן וּקְרֻעֵ֥י בְגָדִ֖ים וּמִתְגֹּֽדְדִ֑ים וּמִנְחָ֤ה וּלְבוֹנָה֙ בְּיָדָ֔ם לְהָבִ֖יא בֵּ֥ית יְהוָֽה
Şekem'den, Şilo'dan ve Samiriye'den sakalları tıraş edilmiş, giysileri yırtılmış ve kendilerini kesmiş seksen adam, Yahve'nin evine getirmek için ellerinde sunu ve günnükle geldiler.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 36:23
·
Tevrat
וַיְהִ֣י כִּקְר֣וֹא יְהוּדִ֗י שָׁלֹ֣שׁ דְּלָתוֹת֮ וְאַרְבָּעָה֒ יִֽקְרָעֶ֨הָ֙ בְּתַ֣עַר הַסֹּפֵ֔ר וְהַשְׁלֵ֕ךְ אֶל־הָאֵ֖שׁ אֲשֶׁ֣ר אֶל־הָאָ֑ח עַד־תֹּם֙ כָּל־הַמְּגִלָּ֔ה עַל־הָאֵ֖שׁ אֲשֶׁ֥ר עַל־הָאָֽח
Ve Yehudi üç ve dört sütun okudukça, kral onu yazman bıçağıyla kesiyor ve mangaldaki ateşe atıyordu; ta ki bütün tomar mangaldaki ateşte tükenene kadar.
Örnek Ayetler (1)
1. Krallar 11:30
·
Tevrat
וַיִּתְפֹּ֣שׂ אֲחִיָּ֔ה בַּשַּׂלְמָ֥ה הַחֲדָשָׁ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָלָ֑יו וַיִּ֨קְרָעֶ֔הָ שְׁנֵ֥ים עָשָׂ֖ר קְרָעִֽים
Ahiya üzerindeki yeni giysiyi tuttu ve onu on iki parçaya yırttı.