930
Kullanım
9
Lemma
111
Türev
108
Anlam
9 lemma, 111 türev form
Örnek Ayetler (5)
Mezmurlar 4:2
·
Tevrat
בְּקָרְאִ֡י עֲנֵ֤נִי אֱלֹ֘הֵ֤י צִדְקִ֗י בַּ֭צָּר הִרְחַ֣בְתָּ לִּ֑י חָ֝נֵּ֗נִי וּשְׁמַ֥ע תְּפִלָּתִֽי
Çağırdığımda cevap ver bana, doğruluğumun Tanrısı! Sıkıntıda bana genişlik verdin; bana lütfet ve duamı işit.
Mezmurlar 4:4
·
Tevrat
וּדְע֗וּ כִּֽי־הִפְלָ֣ה יְ֭הוָה חָסִ֣יד ל֑וֹ יְהוָ֥ה יִ֝שְׁמַ֗ע בְּקָרְאִ֥י אֵלָֽיו
Ve bilin ki Yahve sadık olanı kendisi için ayırdı; ona çağırdığımda Yahve işitir.
Mezmurlar 69:4
·
Tevrat
יָגַ֣עְתִּי בְקָרְאִי֮ נִחַ֪ר גְּר֫וֹנִ֥י כָּל֥וּ עֵינַ֑י מְ֝יַחֵ֗ל לֵאלֹהָֽי
Çağırmaktan yoruldum, boğazım kurudu; Tanrımı beklerken gözlerim tükendi.
Mezmurlar 99:6
·
Tevrat
מֹ֘שֶׁ֤ה וְאַהֲרֹ֨ן בְּֽכֹהֲנָ֗יו וּ֭שְׁמוּאֵל בְּקֹרְאֵ֣י שְׁמ֑וֹ קֹרִ֥אים אֶל־יְ֝הוָ֗ה וְה֣וּא יַעֲנֵֽם
Musa ve Harun onun kâhinleri arasındaydı ve Samuel onun adını çağıranlar arasındaydı; Yahve'ye çağırıyorlardı ve o onlara cevap veriyordu.
Mezmurlar 141:1
·
Tevrat
מִזְמ֗וֹר לְדָ֫וִ֥ד יְהוָ֣ה קְ֭רָאתִיךָ ח֣וּשָׁה לִּ֑י הַאֲזִ֥ינָה ק֝וֹלִ֗י בְּקָרְאִי־לָֽךְ
Davut'un mezmuru. Ey Yahve, sana seslendim, bana acele et; sana seslendiğimde sesime kulak ver.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 10:13
·
Tevrat
לָא֖וֹפַנִּ֑ים לָהֶ֛ם קוֹרָ֥א הַגַּלְגַּ֖ל בְּאָזְנָֽי
Tekerleklere gelince, kulaklarımda onlara dönen tekerlek diye çağrıldı.
Yeşaya 40:3
·
Tevrat
ק֣וֹל קוֹרֵ֔א בַּמִּדְבָּ֕ר פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֑ה יַשְּׁרוּ֙ בָּעֲרָבָ֔ה מְסִלָּ֖ה לֵאלֹהֵֽינוּ
Çağıranın sesi: 'Çölde Yahve'nin yolunu boşaltın, bozkırda Tanrımız için bir anayolu düzeltin.
Yeşaya 64:6
·
Tevrat
וְאֵין־קוֹרֵ֣א בְשִׁמְךָ֔ מִתְעוֹרֵ֖ר לְהַחֲזִ֣יק בָּ֑ךְ כִּֽי־הִסְתַּ֤רְתָּ פָנֶ֨יךָ֙ מִמֶּ֔נּוּ וַתְּמוּגֵ֖נוּ בְּיַד־עֲוֺנֵֽנוּ
Ve adınla çağıran, sana tutunmak için uyanan yok; çünkü yüzünü bizden gizledin ve suçlarımızın elinde bizi erittin.
Habakkuk 2:2
·
Tevrat
וַיַּעֲנֵ֤נִי יְהוָה֙ וַיֹּ֔אמֶר כְּת֣וֹב חָז֔וֹן וּבָאֵ֖ר עַל־הַלֻּח֑וֹת לְמַ֥עַן יָר֖וּץ ק֥וֹרֵא בֽוֹ
Yahve bana cevap verdi ve dedi: 'Görümü yaz ve levhaların üzerine açıkla ki, onu okuyan koşsun.'
Mezmurlar 42:8
·
Tevrat
תְּהֽוֹם־אֶל־תְּה֣וֹם ק֭וֹרֵא לְק֣וֹל צִנּוֹרֶ֑יךָ כָּֽל־מִשְׁבָּרֶ֥יךָ וְ֝גַלֶּ֗יךָ עָלַ֥י עָבָֽרוּ
Şelalelerinin sesine engin engine seslenir; bütün dalgaların ve suların üzerimden geçti.
Örnek Ayetler (4)
Yeremya 29:12
·
Tevrat
וּקְרָאתֶ֤ם אֹתִי֙ וַֽהֲלַכְתֶּ֔ם וְהִתְפַּלַּלְתֶּ֖ם אֵלָ֑י וְשָׁמַעְתִּ֖י אֲלֵיכֶֽם
Beni çağıracaksınız, gideceksiniz ve bana dua edeceksiniz; ben de sizi işiteceğim.
1. Krallar 18:24
·
Tevrat
וּקְרָאתֶ֞ם בְּשֵׁ֣ם אֱלֹֽהֵיכֶ֗ם וַֽאֲנִי֙ אֶקְרָ֣א בְשֵׁם־יְהוָ֔ה וְהָיָ֧ה הָאֱלֹהִ֛ים אֲשֶׁר־יַעֲנֶ֥ה בָאֵ֖שׁ ה֣וּא הָאֱלֹהִ֑ים וַיַּ֧עַן כָּל־הָעָ֛ם וַיֹּאמְר֖וּ ט֥וֹב הַדָּבָֽר
Siz ilahınızın adıyla çağırın, ben de Yahve'nin adıyla çağıracağım; ve ateşle cevap veren Tanrı, O Tanrı'dır.' Bütün halk cevap verdi ve dedi: 'Söz iyidir.'
Levililer 23:21
·
Tevrat
וּקְרָאתֶ֞ם בְּעֶ֣צֶם הַיּ֣וֹם הַזֶּ֗ה מִֽקְרָא־קֹ֨דֶשׁ֙ יִהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם כָּל־מְלֶ֥אכֶת עֲבֹדָ֖ה לֹ֣א תַעֲשׂ֑וּ חֻקַּ֥ת עוֹלָ֛ם בְּכָל־מוֹשְׁבֹ֥תֵיכֶ֖ם לְדֹרֹֽתֵיכֶֽם
Ve tam bu günde ilan edeceksiniz; sizin için kutsal toplantı olacak, hiçbir hizmet işi yapmayacaksınız. Nesilleriniz boyunca bütün yerleşimlerinizde sonsuz kuraldır.
Levililer 25:10
·
Tevrat
וְקִדַּשְׁתֶּ֗ם אֵ֣ת שְׁנַ֤ת הַחֲמִשִּׁים֙ שָׁנָ֔ה וּקְרָאתֶ֥ם דְּר֛וֹר בָּאָ֖רֶץ לְכָל־יֹשְׁבֶ֑יהָ יוֹבֵ֥ל הִוא֙ תִּהְיֶ֣ה לָכֶ֔ם וְשַׁבְתֶּ֗ם אִ֚ישׁ אֶל־אֲחֻזָּת֔וֹ וְאִ֥ישׁ אֶל־מִשְׁפַּחְתּ֖וֹ תָּשֻֽׁבוּ
Ve ellinci yılı kutsal kılacaksınız ve yerde bütün oturanlarına özgürlük ilan edeceksiniz; o sizin için yovel olacaktır ve adam mülküne döneceksiniz ve adam ailesine döneceksiniz.
Örnek Ayetler (3)
Yeşaya 48:15
·
Tevrat
אֲנִ֥י אֲנִ֛י דִּבַּ֖רְתִּי אַף־קְרָאתִ֑יו הֲבִיאֹתִ֖יו וְהִצְלִ֥יחַ דַּרְכּֽוֹ
Ben, ben konuştum, hatta onu çağırdım; onu getirdim ve onun yolunu başarılı kıldı.
Yeşaya 51:2
·
Tevrat
הַבִּ֨יטוּ֙ אֶל־אַבְרָהָ֣ם אֲבִיכֶ֔ם וְאֶל־שָׂרָ֖ה תְּחוֹלֶלְכֶ֑ם כִּי־אֶחָ֣ד קְרָאתִ֔יו וַאֲבָרְכֵ֖הוּ וְאַרְבֵּֽהוּ
Babanız İbrahim'e ve sizi doğuran Sara'ya bakın; çünkü o tek iken onu çağırdım, onu bereketledim ve onu çoğalttım.
Ezgiler Ezgisi 5:6
·
Tevrat
פָּתַ֤חְתִּֽי אֲנִי֙ לְדוֹדִ֔י וְדוֹדִ֖י חָמַ֣ק עָבָ֑ר נַפְשִׁי֙ יָֽצְאָ֣ה בְדַבְּר֔וֹ בִּקַּשְׁתִּ֨יהוּ֙ וְלֹ֣א מְצָאתִ֔יהוּ קְרָאתִ֖יו וְלֹ֥א עָנָֽנִי
Ben sevgilime açtım ama sevgilim dönüp geçmişti; o konuşurken canım çıkmıştı. Onu aradım ve onu bulmadım, onu çağırdım ve bana cevap vermedi.
Örnek Ayetler (3)
1. Samuel 9:13
·
Tevrat
כְּבֹאֲכֶ֣ם הָעִ֣יר כֵּ֣ן תִּמְצְא֣וּן אֹת֡וֹ בְּטֶרֶם֩ יַעֲלֶ֨ה הַבָּמָ֜תָה לֶאֱכֹ֗ל כִּ֠י לֹֽא־יֹאכַ֤ל הָעָם֙ עַד־בֹּא֔וֹ כִּֽי־הוּא֙ יְבָרֵ֣ךְ הַזֶּ֔בַח אַחֲרֵי־כֵ֖ן יֹאכְל֣וּ הַקְּרֻאִ֑ים וְעַתָּ֣ה עֲל֔וּ כִּֽי־אֹת֥וֹ כְהַיּ֖וֹם תִּמְצְא֥וּן אֹתֽוֹ
Şehre girdiğinizde, yemek için yüksek yere çıkmadan önce onu hemen bulacaksınız. Çünkü o gelene kadar halk yemez, çünkü kurbanı o bereketler; ondan sonra çağrılanlar yerler. Ve şimdi çıkın, çünkü bugün onu bulacaksınız.
1. Krallar 1:41
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֣ע אֲדֹנִיָּ֗הוּ וְכָל־הַקְּרֻאִים֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ וְהֵ֖ם כִּלּ֣וּ לֶאֱכֹ֑ל וַיִּשְׁמַ֤ע יוֹאָב֙ אֶת־ק֣וֹל הַשּׁוֹפָ֔ר וַיֹּ֕אמֶר מַדּ֥וּעַ קֽוֹל־הַקִּרְיָ֖ה הוֹמָֽה
Adoniyahu ve onunla olan bütün çağrılanlar duydu; ve onlar yemeyi bitirmişlerdi. Yoav şofar sesini duydu ve dedi: 'Şehrin sesi neden gürültülü?'
1. Krallar 1:49
·
Tevrat
וַיֶּֽחֶרְדוּ֙ וַיָּקֻ֔מוּ כָּל־הַ֨קְּרֻאִ֔ים אֲשֶׁ֖ר לַאֲדֹנִיָּ֑הוּ וַיֵּלְכ֖וּ אִ֥ישׁ לְדַרְכּֽוֹ
Adoniya'nın bütün çağrılanları korktular ve kalktılar; her adam kendi yoluna gitti.
Örnek Ayetler (3)
Amos 5:8
·
Tevrat
עֹשֵׂ֨ה כִימָ֜ה וּכְסִ֗יל וְהֹפֵ֤ךְ לַבֹּ֨קֶר֙ צַלְמָ֔וֶת וְי֖וֹם לַ֣יְלָה הֶחְשִׁ֑יךְ הַקּוֹרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Ülker'i ve Oryon'u yapan, ölüm gölgesini sabaha çeviren ve günü geceye karartan, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken; onun adı Yahve'dir.
Yeşaya 6:4
·
Tevrat
וַיָּנֻ֨עוּ֙ אַמּ֣וֹת הַסִּפִּ֔ים מִקּ֖וֹל הַקּוֹרֵ֑א וְהַבַּ֖יִת יִמָּלֵ֥א עָשָֽׁן
Ve çağıranın sesinden eşiklerin temelleri sarsıldı ve ev dumanla doluyordu.
Yeşaya 45:3
·
Tevrat
וְנָתַתִּ֤י לְךָ֙ אוֹצְר֣וֹת חֹ֔שֶׁךְ וּמַטְמֻנֵ֖י מִסְתָּרִ֑ים לְמַ֣עַן תֵּדַ֗ע כִּֽי־אֲנִ֧י יְהוָ֛ה הַקּוֹרֵ֥א בְשִׁמְךָ֖ אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve karanlığın hazinelerini ve gizli yerlerin saklı zenginliklerini sana vereceğim; öyle ki, seni adınla çağıranın ben Yahve, İsrail'in Tanrısı olduğumu bilesin.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 3:19
·
Tevrat
וְאָנֹכִ֣י אָמַ֗רְתִּי אֵ֚יךְ אֲשִׁיתֵ֣ךְ בַּבָּנִ֔ים וְאֶתֶּן־לָךְ֙ אֶ֣רֶץ חֶמְדָּ֔ה נַחֲלַ֥ת צְבִ֖י צִבְא֣וֹת גּוֹיִ֑ם וָאֹמַ֗ר אָבִי֙ תִּקְרְאִי־לִ֔י וּמֵאַחֲרַ֖י לֹ֥א תָשֽׁוּבִי
Ve ben dedim: 'Seni oğullar arasına nasıl koyacağım ve sana arzu edilen yeri, ulusların ordularının en güzel mirasını vereceğim?' Ve dedim: 'Bana Babam diye çağıracaksın ve ardımdan dönmeyeceksin.'
Hoşea 2:18
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַיּוֹם־הַהוּא֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה תִּקְרְאִ֖י אִישִׁ֑י וְלֹֽא־תִקְרְאִי־לִ֥י ע֖וֹד בַּעְלִֽי
Ve o gün olacak ki, Yahve'nin bildirisidir, bana 'Kocam' diye çağıracaksın ve artık bana 'Efendim' diye çağırmayacaksın.
Örnek Ayetler (3)
Hoşea 11:7
·
Tevrat
וְעַמִּ֥י תְלוּאִ֖ים לִמְשֽׁוּבָתִ֑י וְאֶל־עַל֙ יִקְרָאֻ֔הוּ יַ֖חַד לֹ֥א יְרוֹמֵם
Ve halkım benden dönmeye asılıdır; ve onu yukarıya çağırırlar, birlikte yüceltmez.
Yeşaya 41:2
·
Tevrat
מִ֤י הֵעִיר֙ מִמִּזְרָ֔ח צֶ֖דֶק יִקְרָאֵ֣הוּ לְרַגְל֑וֹ יִתֵּ֨ן לְפָנָ֤יו גּוֹיִם֙ וּמְלָכִ֣ים יַ֔רְדְּ יִתֵּ֤ן כֶּֽעָפָר֙ חַרְבּ֔וֹ כְּקַ֥שׁ נִדָּ֖ף קַשְׁתּֽוֹ
Doğudan kim uyandırdı, doğruluğu onun ayağına kim çağırır? Ulusları onun yüzünün önüne verir ve krallara boyun eğdirir; onun kılıcını toz gibi, onun yayını savrulan saman gibi yapar.
Mezmurlar 145:18
·
Tevrat
קָר֣וֹב יְ֭הוָה לְכָל־קֹרְאָ֑יו לְכֹ֤ל אֲשֶׁ֖ר יִקְרָאֻ֣הוּ בֶאֱמֶֽת
Yahve onu çağıranların hepsine, onu gerçekle çağıran herkese yakındır.
Örnek Ayetler (3)
2. Krallar 22:8
·
Tevrat
וַ֠יֹּאמֶר חִלְקִיָּ֜הוּ הַכֹּהֵ֤ן הַגָּדוֹל֙ עַל־שָׁפָ֣ן הַסֹּפֵ֔ר סֵ֧פֶר הַתּוֹרָ֛ה מָצָ֖אתִי בְּבֵ֣ית יְהוָ֑ה וַיִּתֵּ֨ן חִלְקִיָּ֧ה אֶת־הַסֵּ֛פֶר אֶל־שָׁפָ֖ן וַיִּקְרָאֵֽהוּ
Büyük kâhin Hilkiya yazman Şafan'a dedi: 'Yahve'nin evinde yasa kitabını buldum.' Hilkiya kitabı Şafan'a verdi ve o da onu okudu.
2. Krallar 22:10
·
Tevrat
וַיַּגֵּ֞ד שָׁפָ֤ן הַסֹּפֵר֙ לַמֶּ֣לֶךְ לֵאמֹ֔ר סֵ֚פֶר נָ֣תַן לִ֔י חִלְקִיָּ֖ה הַכֹּהֵ֑ן וַיִּקְרָאֵ֥הוּ שָׁפָ֖ן לִפְנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Yazman Şafan krala bildirerek dedi: 'Kâhin Hilkiya bana bir kitap verdi.' Ve Şafan onu kralın önünde okudu.
Yeşaya 37:14
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח חִזְקִיָּ֧הוּ אֶת־הַסְּפָרִ֛ים מִיַּ֥ד הַמַּלְאָכִ֖ים וַיִּקְרָאֵ֑הוּ וַיַּ֨עַל֙ בֵּ֣ית יְהוָ֔ה וַיִּפְרְשֵׂ֥הוּ חִזְקִיָּ֖הוּ לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Hizkiya mektupları elçilerin elinden aldı ve onu okudu; sonra Yahve'nin evine çıktı ve Hizkiya onu Yahve'nin önüne serdi.
Örnek Ayetler (3)
1. Tarihler 4:9
·
Tevrat
וַיְהִ֣י יַעְבֵּ֔ץ נִכְבָּ֖ד מֵאֶחָ֑יו וְאִמּ֗וֹ קָרְאָ֨ה שְׁמ֤וֹ יַעְבֵּץ֙ לֵאמֹ֔ר כִּ֥י יָלַ֖דְתִּי בְּעֹֽצֶב
Ve Yabets kardeşlerinden daha onurluydu; ve annesi onun adını Yabets koydu ve dedi: 'Çünkü acı içinde doğurdum.'
Yaratılış 29:35
·
Tevrat
וַתַּ֨הַר ע֜וֹד וַתֵּ֣לֶד בֵּ֗ן וַתֹּ֨אמֶר֙ הַפַּ֨עַם֙ אוֹדֶ֣ה אֶת־יְהוָ֔ה עַל־כֵּ֛ן קָרְאָ֥ה שְׁמ֖וֹ יְהוּדָ֑ה וַֽתַּעֲמֹ֖ד מִלֶּֽדֶת
Tekrar hamile kaldı ve bir oğul doğurdu ve dedi: 'Bu kez Yahve'ye şükredeceğim.' Bu yüzden onun adını Yahuda koydu; ve doğurmaktan durdu.
Yaratılış 30:6
·
Tevrat
וַתֹּ֤אמֶר רָחֵל֙ דָּנַ֣נִּי אֱלֹהִ֔ים וְגַם֙ שָׁמַ֣ע בְּקֹלִ֔י וַיִּתֶּן־לִ֖י בֵּ֑ן עַל־כֵּ֛ן קָרְאָ֥ה שְׁמ֖וֹ דָּֽן
Rahel dedi: 'Tanrı beni yargıladı ve sesimi de duydu ve bana bir oğul verdi.' Bu yüzden onun adını Dan koydu.
Örnek Ayetler (2)
Rut 1:20
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ן אַל־תִּקְרֶ֥אנָה לִ֖י נָעֳמִ֑י קְרֶ֤אןָ לִי֙ מָרָ֔א כִּי־הֵמַ֥ר שַׁדַּ֛י לִ֖י מְאֹֽד
Onlara dedi: 'Bana Naomi diye çağırmayın, bana Mara diye çağırın; çünkü Şaddai bana çok acı verdi.'
Rut 1:21
·
Tevrat
אֲנִי֙ מְלֵאָ֣ה הָלַ֔כְתִּי וְרֵיקָ֖ם הֱשִׁיבַ֣נִי יְהוָ֑ה לָ֣מָּה תִקְרֶ֤אנָה לִי֙ נָעֳמִ֔י וַֽיהוָה֙ עָ֣נָה בִ֔י וְשַׁדַּ֖י הֵ֥רַֽע לִֽי
Ben dolu gittim ve Yahve beni boş döndürdü. Neden beni Naomi diye çağırıyorsunuz? Yahve bana karşı tanıklık etti ve Şaddai bana kötülük yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 86:7
·
Tevrat
בְּי֣וֹם צָ֭רָתִ֥י אֶקְרָאֶ֗ךָּ כִּ֣י תַעֲנֵֽנִי
Sıkıntımın gününde seni çağırırım; çünkü bana cevap verirsin.
Ağıtlar 3:57
·
Tevrat
קָרַ֨בְתָּ֙ בְּי֣וֹם אֶקְרָאֶ֔ךָּ אָמַ֖רְתָּ אַל־תִּירָֽא
Seni çağırdığım gün yaklaştın, 'Korkma' dedin.
Örnek Ayetler (2)
Sefanya 1:7
·
Tevrat
הַ֕ס מִפְּנֵ֖י אֲדֹנָ֣י יְהוִ֑ה כִּ֤י קָרוֹב֙ י֣וֹם יְהוָ֔ה כִּֽי־הֵכִ֧ין יְהוָ֛ה זֶ֖בַח הִקְדִּ֥ישׁ קְרֻאָֽיו
Efendi Yahve'nin önünde sus; çünkü Yahve'nin günü yakındır, çünkü Yahve kurban hazırladı, çağırdıklarını kutsal kıldı.
Mezmurlar 145:18
·
Tevrat
קָר֣וֹב יְ֭הוָה לְכָל־קֹרְאָ֑יו לְכֹ֤ל אֲשֶׁ֖ר יִקְרָאֻ֣הוּ בֶאֱמֶֽת
Yahve onu çağıranların hepsine, onu gerçekle çağıran herkese yakındır.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 11:14
·
Tevrat
וְאַתָּ֗ה אַל־תִּתְפַּלֵּל֙ בְּעַד־הָעָ֣ם הַזֶּ֔ה וְאַל־תִּשָּׂ֥א בַעֲדָ֖ם רִנָּ֣ה וּתְפִלָּ֑ה כִּ֣י אֵינֶ֣נִּי שֹׁמֵ֗עַ בְּעֵ֛ת קָרְאָ֥ם אֵלַ֖י בְּעַ֥ד רָעָתָֽם
Ve sen bu halk için dua etme, onlar için yakarış ve dua yükseltme; çünkü kötülükleri yüzünden bana çağırdıkları zamanda işitmeyeceğim.
1. Krallar 8:52
·
Tevrat
לִהְי֨וֹת עֵינֶ֤יךָ פְתֻחוֹת֙ אֶל־תְּחִנַּ֣ת עַבְדְּךָ֔ וְאֶל־תְּחִנַּ֖ת עַמְּךָ֣ יִשְׂרָאֵ֑ל לִשְׁמֹ֣עַ אֲלֵיהֶ֔ם בְּכֹ֖ל קָרְאָ֥ם אֵלֶֽיךָ
Gözlerinin kulunun yakarışına ve halkın İsrail'in yakarışına açık olması için; sana her çağırdıklarında onları işitmek için.
Örnek Ayetler (2)
Zekeriya 8:3
·
Tevrat
כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַׁ֚בְתִּי אֶל־צִיּ֔וֹן וְשָׁכַנְתִּ֖י בְּת֣וֹךְ יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְנִקְרְאָ֤ה יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ עִ֣יר־הָֽאֱמֶ֔ת וְהַר־יְהוָ֥ה צְבָא֖וֹת הַ֥ר הַקֹּֽדֶשׁ
Yahve şöyle dedi: 'Siyon'a döndüm ve Yeruşalim'in içinde oturacağım; ve Yeruşalim hakikat şehri, ve Ordular Yahve'nin dağı kutsal dağ diye çağrılacak.'
Ester 2:14
·
Tevrat
בָּעֶ֣רֶב הִ֣יא בָאָ֗ה וּ֠בַבֹּקֶר הִ֣יא שָׁבָ֞ה אֶל־בֵּ֤ית הַנָּשִׁים֙ שֵׁנִ֔י אֶל־יַ֧ד שַֽׁעֲשְׁגַ֛ז סְרִ֥יס הַמֶּ֖לֶךְ שֹׁמֵ֣ר הַפִּֽילַגְשִׁ֑ים לֹא־תָב֥וֹא עוֹד֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כִּ֣י אִם־חָפֵ֥ץ בָּ֛הּ הַמֶּ֖לֶךְ וְנִקְרְאָ֥ה בְשֵֽׁם
Akşam o geliyordu ve sabah o ikinci kadınlar evine, cariyelerin koruyucusu kralın hadımı Şaaşgaz'ın eline dönüyordu; kral ondan hoşlanmadıkça ve adıyla çağrılmadıkça bir daha krala gelmiyordu.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 15:11
·
Tevrat
וְאֶת־אַבְשָׁל֗וֹם הָלְכ֞וּ מָאתַ֤יִם אִישׁ֙ מִיר֣וּשָׁלִַ֔ם קְרֻאִ֖ים וְהֹלְכִ֣ים לְתֻמָּ֑ם וְלֹ֥א יָדְע֖וּ כָּל־דָּבָֽר
Ve Avşalom'la Yeruşalim'den çağrılmış ve saflıkla giden iki yüz adam gittiler; ve hiçbir şey bilmiyorlardı.
Mezmurlar 99:6
·
Tevrat
מֹ֘שֶׁ֤ה וְאַהֲרֹ֨ן בְּֽכֹהֲנָ֗יו וּ֭שְׁמוּאֵל בְּקֹרְאֵ֣י שְׁמ֑וֹ קֹרִ֥אים אֶל־יְ֝הוָ֗ה וְה֣וּא יַעֲנֵֽם
Musa ve Harun onun kâhinleri arasındaydı ve Samuel onun adını çağıranlar arasındaydı; Yahve'ye çağırıyorlardı ve o onlara cevap veriyordu.
Örnek Ayetler (1)
Rut 4:17
·
Tevrat
וַתִּקְרֶאנָה֩ ל֨וֹ הַשְּׁכֵנ֥וֹת שֵׁם֙ לֵאמֹ֔ר יֻלַּד־בֵּ֖ן לְנָעֳמִ֑י וַתִּקְרֶ֤אנָֽה שְׁמוֹ֙ עוֹבֵ֔ד ה֥וּא אֲבִי־יִשַׁ֖י אֲבִ֥י דָוִֽד
Ve komşu kadınlar: 'Naomi'ye bir oğul doğdu' diyerek ona isim çağırdılar; ve onun adını Oved çağırdılar; o, Davut'un babası İşay'ın babasıdır.
Örnek Ayetler (2)
Mezmurlar 89:27
·
Tevrat
ה֣וּא יִ֭קְרָאֵנִי אָ֣בִי אָ֑תָּה אֵ֝לִ֗י וְצ֣וּר יְשׁוּעָתִֽי
O beni çağıracak: 'Babam sensin, Tanrım ve kurtuluşumun kayası.'
Mezmurlar 91:15
·
Tevrat
יִקְרָאֵ֨נִי וְֽאֶעֱנֵ֗הוּ עִמּֽוֹ־אָנֹכִ֥י בְצָרָ֑ה אֲ֝חַלְּצֵ֗הוּ וַֽאֲכַבְּדֵֽהוּ
Beni çağırır ve ona cevap veririm; sıkıntıda ben onunlayım; onu kurtarırım ve onu yüceltirim.
Örnek Ayetler (2)
Rut 1:20
·
Tevrat
וַתֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ן אַל־תִּקְרֶ֥אנָה לִ֖י נָעֳמִ֑י קְרֶ֤אןָ לִי֙ מָרָ֔א כִּי־הֵמַ֥ר שַׁדַּ֛י לִ֖י מְאֹֽד
Onlara dedi: 'Bana Naomi diye çağırmayın, bana Mara diye çağırın; çünkü Şaddai bana çok acı verdi.'
Mısır'dan Çıkış 2:20
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר אֶל־בְּנֹתָ֖יו וְאַיּ֑וֹ לָ֤מָּה זֶּה֙ עֲזַבְתֶּ֣ן אֶת־הָאִ֔ישׁ קִרְאֶ֥ן ל֖וֹ וְיֹ֥אכַל לָֽחֶם
Kızlarına dedi: 'Ve o nerede? Neden adamı böyle bıraktınız? Onu çağırın ve ekmek yesin.'
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 36:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֨ח הַמֶּ֜לֶךְ אֶת־יְהוּדִ֗י לָקַ֨חַת֙ אֶת־הַמְּגִלָּ֔ה וַיִּ֨קָּחֶ֔הָ מִלִּשְׁכַּ֖ת אֱלִישָׁמָ֣ע הַסֹּפֵ֑ר וַיִּקְרָאֶ֤הָ יְהוּדִי֙ בְּאָזְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וּבְאָזְנֵי֙ כָּל־הַשָּׂרִ֔ים הָעֹמְדִ֖ים מֵעַ֥ל הַמֶּֽלֶךְ
Bunun üzerine kral tomarı alması için Yehudi'yi gönderdi ve onu yazman Elişama'nın odasından aldı; ve Yehudi onu kralın kulaklarına ve kralın yanında duran bütün önderlerin kulaklarına okudu.
2. Krallar 4:36
·
Tevrat
וַיִּקְרָ֣א אֶל־גֵּיחֲזִ֗י וַיֹּ֨אמֶר֙ קְרָא֙ אֶל־הַשֻּׁנַמִּ֣ית הַזֹּ֔את וַיִּקְרָאֶ֖הָ וַתָּב֣וֹא אֵלָ֑יו וַיֹּ֖אמֶר שְׂאִ֥י בְנֵֽךְ
Gehazi'ye seslendi ve dedi: 'Bu Şunemli kadını çağır.' Onu çağırdı ve kadın ona geldi; dedi: 'Oğlunu kaldır.'