Kök Analizi

Ana Sayfa

Kök Analizi

קצה

q-ts-h — Kök Analizi

קצה

159

Kullanım

4

Lemma

25

Türev

37

Anlam

4 lemma, 25 türev form

Kelime

Okunuş

Anlam

Tür

Adet

מִקְצֵה

Lemma

miktse

ucundan, uç, kenar, son

İsim
41

קְצֵה

ketse

ucu, uç, kenar, son

İsim
31

בִּקְצֵה

bi-ktseh

ucunda, uç, kenar, son

İsim
21

Örnek Ayetler (5 / 21)

Hakimler 7:17

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן

Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'

Hakimler 7:19

·

Tevrat

וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם

Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar.

1. Samuel 9:27

·

Tevrat

הֵ֗מָּה יֽוֹרְדִים֙ בִּקְצֵ֣ה הָעִ֔יר וּשְׁמוּאֵ֞ל אָמַ֣ר אֶל־שָׁא֗וּל אֱמֹ֥ר לַנַּ֛עַר וְיַעֲבֹ֥ר לְפָנֵ֖ינוּ וַֽיַּעֲבֹ֑ר וְאַתָּה֙ עֲמֹ֣ד כַּיּ֔וֹם וְאַשְׁמִיעֲךָ֖ אֶת־דְּבַ֥ר אֱלֹהִֽים

Onlar şehrin ucunda iniyorlardı ve Samuel Şaul'a dedi: 'Gence söyle ve önümüze geçsin' ve geçti. 'Ve sen şimdi dur ve sana Tanrı'nın sözünü işittireyim.'

1. Samuel 14:2

·

Tevrat

וְשָׁא֗וּל יוֹשֵׁב֙ בִּקְצֵ֣ה הַגִּבְעָ֔ה תַּ֥חַת הָרִמּ֖וֹן אֲשֶׁ֣ר בְּמִגְר֑וֹן וְהָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ כְּשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִֽישׁ

Saul, Giva'nın ucunda, Migron'daki nar ağacının altında oturuyordu; yanındaki halk yaklaşık altı yüz adamdı.

1. Samuel 14:43

·

Tevrat

וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־י֣וֹנָתָ֔ן הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה וַיַּגֶּד־ל֣וֹ יוֹנָתָ֗ן וַיֹּאמֶר֩ טָעֹ֨ם טָעַ֜מְתִּי בִּקְצֵ֨ה הַמַּטֶּ֧ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֛י מְעַ֥ט דְּבַ֖שׁ הִנְנִ֥י אָמֽוּת

Şaul Yonatan'a dedi: 'Ne yaptın bana bildir.' Yonatan ona bildirdi ve dedi: 'Elimde olan değneğin ucunda biraz bal kesinlikle tattım; işte ben öleceğim.'

Tüm 21 kullanımı gör

הַקָּצֶה

ha-kkatse

uç, uç, kenar, son

İsim
4

מִקָּצֵֽהוּ

mikkatsehu

onun ucundan, uç, kenar, son

Zamir
2

קָצֵֽהוּ

katsehu

onun ucu, uç, kenar, sınır

Zamir
2

וּלְמִקְצֵה

u-le-miktseh

ve ucuna, uç, kenar, son

İsim
1

וּמִקְצֵה

u-miktse

ve ucundan, uç, kenar, son

İsim
1

בְּקָצֵהוּ

be-katsehu

ve ucunda, uç, kenar, son

Zamir
1

מִקְצֵיהֶם

miktseyhem

onların uçlarından, uç, kenar, son

Zamir
1

וּבִקְצֵה

u-viktse

ve ucunda, uç, kenar, son

İsim
1

קְצוֹת

Lemma

qetsot

uçları, uç, kenar, son

İsim
16

מִקָּצָה

mikkatsa

ucundan, kesmek, uç, kenar

İsim
6

קְצוֹתָֽיו

ketsotav

onun uçları, uç, kenar, sınır

Zamir
6

מִקְצוֹת

miktsot

uçlarından, uç, kenar, son

İsim
4

מִקְצוֹתָם

miktsotam

onların uçlarından, uç, kenar, sınır

Zamir
2

קְצוֹתָם

ketsotam

uçları, uç, kenar, sınır

Zamir
1

לִקְצוֹת

liktsot

uçlarına, uç, kenar, son

İsim
1

קָצִין

Lemma

katsin

komutan, komutan, lider, yönetici

İsim
5

קְצִינֵי

qetsiney

komutanları, komutan, lider, yönetici

İsim
2

מִקְצֵה

Lemma

miktseucundan

41

קְצֵה

ketseucu

31

בִּקְצֵה

bi-ktsehucunda

21

Örnek Ayetler (5 / 21)

Hakimler 7:17

·

Tevrat

וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן

Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'

Hakimler 7:19

·

Tevrat

וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם

Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar.

1. Samuel 9:27

·

Tevrat

הֵ֗מָּה יֽוֹרְדִים֙ בִּקְצֵ֣ה הָעִ֔יר וּשְׁמוּאֵ֞ל אָמַ֣ר אֶל־שָׁא֗וּל אֱמֹ֥ר לַנַּ֛עַר וְיַעֲבֹ֥ר לְפָנֵ֖ינוּ וַֽיַּעֲבֹ֑ר וְאַתָּה֙ עֲמֹ֣ד כַּיּ֔וֹם וְאַשְׁמִיעֲךָ֖ אֶת־דְּבַ֥ר אֱלֹהִֽים

Onlar şehrin ucunda iniyorlardı ve Samuel Şaul'a dedi: 'Gence söyle ve önümüze geçsin' ve geçti. 'Ve sen şimdi dur ve sana Tanrı'nın sözünü işittireyim.'

1. Samuel 14:2

·

Tevrat

וְשָׁא֗וּל יוֹשֵׁב֙ בִּקְצֵ֣ה הַגִּבְעָ֔ה תַּ֥חַת הָרִמּ֖וֹן אֲשֶׁ֣ר בְּמִגְר֑וֹן וְהָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ כְּשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִֽישׁ

Saul, Giva'nın ucunda, Migron'daki nar ağacının altında oturuyordu; yanındaki halk yaklaşık altı yüz adamdı.

1. Samuel 14:43

·

Tevrat

וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־י֣וֹנָתָ֔ן הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה וַיַּגֶּד־ל֣וֹ יוֹנָתָ֗ן וַיֹּאמֶר֩ טָעֹ֨ם טָעַ֜מְתִּי בִּקְצֵ֨ה הַמַּטֶּ֧ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֛י מְעַ֥ט דְּבַ֖שׁ הִנְנִ֥י אָמֽוּת

Şaul Yonatan'a dedi: 'Ne yaptın bana bildir.' Yonatan ona bildirdi ve dedi: 'Elimde olan değneğin ucunda biraz bal kesinlikle tattım; işte ben öleceğim.'

Tüm 21 kullanımı gör

הַקָּצֶה

ha-kkatse

4

מִקָּצֵֽהוּ

mikkatsehuonun ucundan

2

קָצֵֽהוּ

katsehuonun ucu

2

וּלְמִקְצֵה

u-le-miktsehve ucuna

1

וּמִקְצֵה

u-miktseve ucundan

1

בְּקָצֵהוּ

be-katsehuve ucunda

1

מִקְצֵיהֶם

miktseyhemonların uçlarından

1

וּבִקְצֵה

u-viktseve ucunda

1

קְצוֹת

Lemma

qetsotuçları

16

מִקָּצָה

mikkatsaucundan

6

קְצוֹתָֽיו

ketsotavonun uçları

6

מִקְצוֹת

miktsotuçlarından

4

מִקְצוֹתָם

miktsotamonların uçlarından

2

קְצוֹתָם

ketsotamuçları

1

לִקְצוֹת

liktsotuçlarına

1

קָצִין

Lemma

katsinkomutan

5

קְצִינֵי

qetsineykomutanları

2
קצה Kökü — Kelime Analizi | Vahiy.org