159
Kullanım
4
Lemma
25
Türev
37
Anlam
4 lemma, 25 türev form
Örnek Ayetler (5 / 41)
Hezekiel 3:16
·
Tevrat
וַיְהִ֕י מִקְצֵ֖ה שִׁבְעַ֣ת יָמִ֑ים וַיְהִ֥י דְבַר־יְהוָ֖ה אֵלַ֥י לֵאמֹֽר
Ve yedi günün sonunda Yahve'nin sözü bana geldi ve dedi:
Hezekiel 39:14
·
Tevrat
וְאַנְשֵׁ֨י תָמִ֤יד יַבְדִּ֨ילוּ֙ עֹבְרִ֣ים בָּאָ֔רֶץ מְקַבְּרִ֣ים אֶת־הָעֹבְרִ֗ים אֶת־הַנּוֹתָרִ֛ים עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ לְטַֽהֲרָ֑הּ מִקְצֵ֥ה שִׁבְעָֽה־חֳדָשִׁ֖ים יַחְקֹֽרוּ
Ve onu arındırmak için yerin yüzü üzerinde kalanları geçenlerle gömen, yerde geçen sürekli adamları ayıracaklar; yedi ay sonundan araştıracaklar.
Hezekiel 48:1
·
Tevrat
וְאֵ֖לֶּה שְׁמ֣וֹת הַשְּׁבָטִ֑ים מִקְצֵ֣ה צָפ֡וֹנָה אֶל־יַ֣ד דֶּֽרֶךְ־חֶתְלֹ֣ן לְֽבוֹא־חֲמָ֡ת חֲצַ֣ר עֵינָן֩ גְּב֨וּל דַּמֶּ֤שֶׂק צָפ֨וֹנָה֙ אֶל־יַ֣ד חֲמָ֔ת וְהָיוּ־ל֧וֹ פְאַת־קָדִ֛ים הַיָּ֖ם דָּ֥ן אֶחָֽד
Ve oymakların adları şunlardır: kuzey ucundan, Hetlon yolu yanından Hamat'a girişe, Şam sınırındaki Hatser-Eynan'a, kuzeye doğru Hamat'ın yanına kadar; ve doğu tarafından denize kadar onun olacak: Dan, bir pay.
2. Samuel 24:8
·
Tevrat
וַיָּשֻׁ֖טוּ בְּכָל־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֜אוּ מִקְצֵ֨ה תִשְׁעָ֧ה חֳדָשִׁ֛ים וְעֶשְׂרִ֥ים י֖וֹם יְרוּשָׁלִָֽם
Böylece bütün yeri dolaştılar ve dokuz ay ve yirmi gün sonunda Yeruşalim'e geldiler.
Yeremya 10:13
·
Tevrat
לְק֨וֹל תִּתּ֜וֹ הֲמ֥וֹן מַ֨יִם֙ בַּשָּׁמַ֔יִם וַיַּעֲלֶ֥ה נְשִׂאִ֖ים מִקְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ בְּרָקִ֤ים לַמָּטָר֙ עָשָׂ֔ה וַיּ֥וֹצֵא ר֖וּחַ מֵאֹצְרֹתָֽיו
Sesini verdiğinde göklerde suların gürültüsü olur ve yerin ucundan bulutları yükseltir; yağmur için şimşekler yapar ve depolarından rüzgar çıkarır.
Örnek Ayetler (5 / 31)
Hakimler 6:21
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֞ח מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֗ה אֶת־קְצֵ֤ה הַמִּשְׁעֶ֨נֶת֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיָד֔וֹ וַיִּגַּ֥ע בַּבָּשָׂ֖ר וּבַמַּצּ֑וֹת וַתַּ֨עַל הָאֵ֜שׁ מִן־הַצּ֗וּר וַתֹּ֤אכַל אֶת־הַבָּשָׂר֙ וְאֶת־הַמַּצּ֔וֹת וּמַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה הָלַ֖ךְ מֵעֵינָֽיו
Sonra Yahve'nin elçisi elindeki değneğin ucunu uzattı, ete ve mayasız ekmeklere dokundu; kayadan ateş çıktı, eti ve mayasız ekmekleri yedi. Yahve'nin elçisi onun gözlerinden gitti.
Hakimler 7:11
·
Tevrat
וְשָֽׁמַעְתָּ֙ מַה־יְדַבֵּ֔רוּ וְאַחַר֙ תֶּחֱזַ֣קְנָה יָדֶ֔יךָ וְיָרַדְתָּ֖ בַּֽמַּחֲנֶ֑ה וַיֵּ֤רֶד הוּא֙ וּפֻרָ֣ה נַעֲר֔וֹ אֶל־קְצֵ֥ה הַחֲמֻשִׁ֖ים אֲשֶׁ֥ר בַּֽמַּחֲנֶֽה
Ne konuştuklarını duyacaksın ve sonra ellerin güçlenecek ve orduya ineceksin.' Bunun üzerine o ve hizmetkârı Pura, orduda olan silahlıların ucuna indiler.
Yeremya 12:12
·
Tevrat
עַֽל־כָּל־שְׁפָיִ֣ם בַּמִּדְבָּ֗ר בָּ֚אוּ שֹֽׁדְדִ֔ים כִּ֣י חֶ֤רֶב לַֽיהוָה֙ אֹֽכְלָ֔ה מִקְצֵה־אֶ֖רֶץ וְעַד־קְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ אֵ֥ין שָׁל֖וֹם לְכָל־בָּשָֽׂר
Çölde bütün çıplak tepelerin üzerine yağmacılar geldiler; çünkü Yahve'nin kılıcı yerin ucundan yerin ucuna kadar yiyor, bütün beşere barış yok.
Yeremya 25:31
·
Tevrat
בָּ֤א שָׁאוֹן֙ עַד־קְצֵ֣ה הָאָ֔רֶץ כִּ֣י רִ֤יב לַֽיהוָה֙ בַּגּוֹיִ֔ם נִשְׁפָּ֥ט ה֖וּא לְכָל־בָּשָׂ֑ר הָרְשָׁעִ֛ים נְתָנָ֥ם לַחֶ֖רֶב נְאֻם־יְהוָֽה
Gürültü yerin ucuna kadar geldi, çünkü Yahve'nin uluslarla davası var, O her beşerle yargılaşacak; kötüleri kılıca verdi, Yahve'nin bildirisidir.
Yeremya 25:33
·
Tevrat
וְהָי֞וּ חַֽלְלֵ֤י יְהוָה֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא מִקְצֵ֥ה הָאָ֖רֶץ וְעַד־קְצֵ֣ה הָאָ֑רֶץ לֹ֣א יִסָּפְד֗וּ וְלֹ֤א יֵאָֽסְפוּ֙ וְלֹ֣א יִקָּבֵ֔רוּ לְדֹ֛מֶן עַל־פְּנֵ֥י הָאֲדָמָ֖ה יִֽהְיֽוּ
O gün Yahve'nin öldürdükleri yerin ucundan yerin ucuna kadar olacaklar; onlar için dövünülmeyecek, toplanmayacaklar ve gömülmeyecekler; toprağın yüzü üzerinde gübre olacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Hakimler 7:19
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣א גִ֠דְעוֹן וּמֵאָה־אִ֨ישׁ אֲשֶׁר־אִתּ֜וֹ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֗ה רֹ֚אשׁ הָאַשְׁמֹ֣רֶת הַתִּֽיכוֹנָ֔ה אַ֛ךְ הָקֵ֥ם הֵקִ֖ימוּ אֶת־הַשֹּֽׁמְרִ֑ים וַֽיִּתְקְעוּ֙ בַּשּׁ֣וֹפָר֔וֹת וְנָפ֥וֹץ הַכַּדִּ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּיָדָֽם
Gideon ve yanındaki yüz adam orta nöbetin başında ordugahın ucuna geldiler; nöbetçileri henüz dikmişlerdi; şofarları çaldılar ve ellerindeki testileri kırdılar.
1. Samuel 9:27
·
Tevrat
הֵ֗מָּה יֽוֹרְדִים֙ בִּקְצֵ֣ה הָעִ֔יר וּשְׁמוּאֵ֞ל אָמַ֣ר אֶל־שָׁא֗וּל אֱמֹ֥ר לַנַּ֛עַר וְיַעֲבֹ֥ר לְפָנֵ֖ינוּ וַֽיַּעֲבֹ֑ר וְאַתָּה֙ עֲמֹ֣ד כַּיּ֔וֹם וְאַשְׁמִיעֲךָ֖ אֶת־דְּבַ֥ר אֱלֹהִֽים
Onlar şehrin ucunda iniyorlardı ve Samuel Şaul'a dedi: 'Gence söyle ve önümüze geçsin' ve geçti. 'Ve sen şimdi dur ve sana Tanrı'nın sözünü işittireyim.'
1. Samuel 14:2
·
Tevrat
וְשָׁא֗וּל יוֹשֵׁב֙ בִּקְצֵ֣ה הַגִּבְעָ֔ה תַּ֥חַת הָרִמּ֖וֹן אֲשֶׁ֣ר בְּמִגְר֑וֹן וְהָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ כְּשֵׁ֥שׁ מֵא֖וֹת אִֽישׁ
Saul, Giva'nın ucunda, Migron'daki nar ağacının altında oturuyordu; yanındaki halk yaklaşık altı yüz adamdı.
1. Samuel 14:43
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־י֣וֹנָתָ֔ן הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה וַיַּגֶּד־ל֣וֹ יוֹנָתָ֗ן וַיֹּאמֶר֩ טָעֹ֨ם טָעַ֜מְתִּי בִּקְצֵ֨ה הַמַּטֶּ֧ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֛י מְעַ֥ט דְּבַ֖שׁ הִנְנִ֥י אָמֽוּת
Şaul Yonatan'a dedi: 'Ne yaptın bana bildir.' Yonatan ona bildirdi ve dedi: 'Elimde olan değneğin ucunda biraz bal kesinlikle tattım; işte ben öleceğim.'
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 26:28
·
Tevrat
וְהַבְּרִ֥יחַ הַתִּיכֹ֖ן בְּת֣וֹךְ הַקְּרָשִׁ֑ים מַבְרִ֕חַ מִן־הַקָּצֶ֖ה אֶל־הַקָּצֶֽה
Ve ortadaki sürgü, tahtaların ortasında uçtan uca geçiyordu.
Mısır'dan Çıkış 36:33
·
Tevrat
וַיַּ֖עַשׂ אֶת־הַבְּרִ֣יחַ הַתִּיכֹ֑ן לִבְרֹ֨חַ֙ בְּת֣וֹךְ הַקְּרָשִׁ֔ים מִן־הַקָּצֶ֖ה אֶל־הַקָּצֶֽה
Ve uçtan uca tahtaların ortasından geçmesi için orta sürgüyü yaptı.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 25:9
·
Tevrat
לָכֵן֩ הִנְנִ֨י פֹתֵ֜חַ אֶת־כֶּ֤תֶף מוֹאָב֙ מֵהֶ֣עָרִ֔ים מֵֽעָרָ֖יו מִקָּצֵ֑הוּ צְבִ֗י אֶ֚רֶץ בֵּ֣ית הַיְשִׁימֹ֔ת בַּ֥עַל מְע֖וֹן וְקִרְיָתָֽיְמָה
Bu yüzden işte Moav'ın omzunu şehirlerden, ucundaki şehirlerinden, yerin güzelliği olan Beyt-Yeşimot, Baal-Meon ve Kiryatayim'den açıyorum;
Yeşaya 56:11
·
Tevrat
וְהַכְּלָבִ֣ים עַזֵּי־נֶ֗פֶשׁ לֹ֤א יָֽדְעוּ֙ שָׂבְעָ֔ה וְהֵ֣מָּה רֹעִ֔ים לֹ֥א יָדְע֖וּ הָבִ֑ין כֻּלָּם֙ לְדַרְכָּ֣ם פָּנ֔וּ אִ֥ישׁ לְבִצְע֖וֹ מִקָּצֵֽהוּ
Ve köpekler canı güçlüdür, doymayı bilmezler; ve onlar çobanlardır, anlamayı bilmezler; hepsi kendi yollarına döndüler, her biri kendi ucundan kendi kazancına döndü.
Örnek Ayetler (2)
Yaratılış 47:21
·
Tevrat
וְאֶ֨ת־הָעָ֔ם הֶעֱבִ֥יר אֹת֖וֹ לֶעָרִ֑ים מִקְצֵ֥ה גְבוּל־מִצְרַ֖יִם וְעַד־קָצֵֽהוּ
Ve halka gelince, Mısır sınırının bir ucundan diğer ucuna kadar onu şehirlere geçirdi.
Çölde Sayım 23:13
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו בָּלָ֗ק לְכָה־נָּ֨א אִתִּ֜י אֶל־מָק֤וֹם אַחֵר֙ אֲשֶׁ֣ר תִּרְאֶ֣נּוּ מִשָּׁ֔ם אֶ֚פֶס קָצֵ֣הוּ תִרְאֶ֔ה וְכֻלּ֖וֹ לֹ֣א תִרְאֶ֑ה וְקָבְנוֹ־לִ֖י מִשָּֽׁם
Balak ona dedi: 'Lütfen benimle onu oradan göreceğin başka bir yere gel; sadece ucunu göreceksin ve tamamını görmeyeceksin, ve onu oradan benim için lanetle.'
Örnek Ayetler (1)
Yasa'nın Tekrarı 4:32
·
Tevrat
כִּ֣י שְׁאַל־נָא֩ לְיָמִ֨ים רִֽאשֹׁנִ֜ים אֲשֶׁר־הָי֣וּ לְפָנֶ֗יךָ לְמִן־הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ בָּרָ֨א אֱלֹהִ֤ים אָדָם֙ עַל־הָאָ֔רֶץ וּלְמִקְצֵ֥ה הַשָּׁמַ֖יִם וְעַד־קְצֵ֣ה הַשָּׁמָ֑יִם הֲנִֽהְיָ֗ה כַּדָּבָ֤ר הַגָּדוֹל֙ הַזֶּ֔ה א֖וֹ הֲנִשְׁמַ֥ע כָּמֹֽהוּ
Çünkü Tanrı'nın insanı yer üzerinde yarattığı günden beri, senin yüzünden önce olan önceki günlere ve göklerin bir ucundan göklerin diğer ucuna kadar lütfen sor; bu büyük söz gibi bir şey oldu mu veya onun gibisi işitildi mi?
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 47:2
·
Tevrat
וּמִקְצֵ֣ה אֶחָ֔יו לָקַ֖ח חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֑ים וַיַּצִּגֵ֖ם לִפְנֵ֥י פַרְעֹֽה
Ardından kardeşlerinin arasından beş adam aldı ve onları Firavun'un önüne dikti.
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 19:12
·
Tevrat
וְהִגְבַּלְתָּ֤ אֶת־הָעָם֙ סָבִ֣יב לֵאמֹ֔ר הִשָּׁמְר֥וּ לָכֶ֛ם עֲל֥וֹת בָּהָ֖ר וּנְגֹ֣עַ בְּקָצֵ֑הוּ כָּל־הַנֹּגֵ֥עַ בָּהָ֖ר מ֥וֹת יוּמָֽת
Ve halkın etrafına sınır koyacaksın ve diyeceksin: 'Dağa çıkmaktan ve onun ucuna dokunmaktan sakının; dağa dokunan herkes kesinlikle öldürülecektir.'
Örnek Ayetler (1)
Hezekiel 33:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֗ם דַּבֵּ֤ר אֶל־בְּנֵֽי־עַמְּךָ֙ וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֶ֕רֶץ כִּֽי־אָבִ֥יא עָלֶ֖יהָ חָ֑רֶב וְלָקְח֨וּ עַם־הָאָ֜רֶץ אִ֤ישׁ אֶחָד֙ מִקְצֵיהֶ֔ם וְנָתְנ֥וּ אֹת֛וֹ לָהֶ֖ם לְצֹפֶֽה
İnsanoğlu, halkının oğullarıyla konuş ve onlara de: Bir yerin üzerine kılıç getirdiğimde, yerin halkı kendi aralarından bir adam alıp onu kendilerine gözcü olarak koyduğunda;
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 19:5
·
Tevrat
בְּכָל־הָאָ֨רֶץ יָ֘צָ֤א קַוָּ֗ם וּבִקְצֵ֣ה תֵ֭בֵל מִלֵּיהֶ֑ם לַ֝שֶּׁ֗מֶשׁ שָֽׂם־אֹ֥הֶל בָּהֶֽם
Onların çizgisi bütün yere çıktı ve onların sözleri dünyanın ucuna; onlarda güneş için bir çadır koydu.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Yeremya 49:36
·
Tevrat
וְהֵבֵאתִ֨י אֶל־עֵילָ֜ם אַרְבַּ֣ע רוּח֗וֹת מֵֽאַרְבַּע֙ קְצ֣וֹת הַשָּׁמַ֔יִם וְזֵ֣רִתִ֔ים לְכֹ֖ל הָרֻח֣וֹת הָאֵ֑לֶּה וְלֹֽא־יִהְיֶ֣ה הַגּ֔וֹי אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־יָב֥וֹא שָׁ֖ם נִדְּחֵ֥י עֵילָֽם
Göklerin dört ucundan Elam'a dört rüzgar getireceğim ve onları bütün bu rüzgarlara savuracağım; Elam'ın sürgünlerinin oraya gitmeyeceği hiçbir ulus olmayacak.
Yeşaya 40:28
·
Tevrat
הֲל֨וֹא יָדַ֜עְתָּ אִם־לֹ֣א שָׁמַ֗עְתָּ אֱלֹהֵ֨י עוֹלָ֤ם יְהוָה֙ בּוֹרֵא֙ קְצ֣וֹת הָאָ֔רֶץ לֹ֥א יִיעַ֖ף וְלֹ֣א יִיגָ֑ע אֵ֥ין חֵ֖קֶר לִתְבוּנָתֽוֹ
Bilmedin mi, yoksa işitmedin mi? Yahve sonsuzluğun Tanrısıdır, yerin uçlarını yaratan odur; yorulmayacak ve bitkin düşmeyecek, onun anlayışının araştırması yoktur.
Yeşaya 41:5
·
Tevrat
רָא֤וּ אִיִּים֙ וְיִירָ֔אוּ קְצ֥וֹת הָאָ֖רֶץ יֶחֱרָ֑דוּ קָרְב֖וּ וַיֶּאֱתָיֽוּן
Adalar gördüler ve korktular, yerin uçları titrediler; yaklaştılar ve geldiler.
1. Krallar 6:24
·
Tevrat
וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֗וֹת כְּנַ֤ף הַכְּרוּב֙ הָֽאֶחָ֔ת וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת כְּנַ֥ף הַכְּר֖וּב הַשֵּׁנִ֑ית עֶ֣שֶׂר אַמּ֔וֹת מִקְצ֥וֹת כְּנָפָ֖יו וְעַד־קְצ֥וֹת כְּנָפָֽיו
Bir keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre) ve ikinci keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre); kanatlarının uçlarından kanatlarının uçlarına kadar on kubitti (~4.5 metre).
Mezmurlar 65:9
·
Tevrat
וַיִּ֤ירְא֨וּ יֹשְׁבֵ֣י קְ֭צָוֺת מֵאוֹתֹתֶ֑יךָ מ֤וֹצָֽאֵי־בֹ֖קֶר וָעֶ֣רֶב תַּרְנִֽין
Ve uçlarda oturanlar senin belirtilerinden korkacaklar; sabahın çıkışlarını ve akşamı sevinçle haykırtırsın.
Örnek Ayetler (4 / 6)
Mısır'dan Çıkış 25:19
·
Tevrat
וַ֠עֲשֵׂה כְּר֨וּב אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת תַּעֲשׂ֥וּ אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים עַל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו
Bir kerubu bu uçta, bir kerubu şu uçta yap; kerubileri onun iki ucunda, kapaktan yapacaksınız.
Mısır'dan Çıkış 26:4
·
Tevrat
וְעָשִׂ֜יתָ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּחֹבָ֑רֶת וְכֵ֤ן תַּעֲשֶׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית
Birinci perdenin birleşme yerindeki ucunun kenarına lacivert ilmekler yapacaksın; ikinci birleşme yerindeki en uçtaki perdenin kenarına da aynı şekilde yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 36:11
·
Tevrat
וַיַּ֜עַשׂ לֻֽלְאֹ֣ת תְּכֵ֗לֶת עַ֣ל שְׂפַ֤ת הַיְרִיעָה֙ הָֽאֶחָ֔ת מִקָּצָ֖ה בַּמַּחְבָּ֑רֶת כֵּ֤ן עָשָׂה֙ בִּשְׂפַ֣ת הַיְרִיעָ֔ה הַקִּ֣יצוֹנָ֔ה בַּמַּחְבֶּ֖רֶת הַשֵּׁנִֽית
Birleşme yerinin ucundaki birinci perdenin kenarına lacivert ilmekler yaptı; ikinci birleşme yerindeki en uç perdenin kenarına da aynısını yaptı.
Mısır'dan Çıkış 37:8
·
Tevrat
כְּרוּב־אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת עָשָׂ֥ה אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים מִשְּׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו
Bir keruv bu uçtan ve bir keruv şu uçtan; keruvları onun iki ucundan kefaret örtüsünden yaptı.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 15:4
·
Tevrat
הִנֵּ֥ה לָאֵ֖שׁ נִתַּ֣ן לְאָכְלָ֑ה אֵת֩ שְׁנֵ֨י קְצוֹתָ֜יו אָכְלָ֤ה הָאֵשׁ֙ וְתוֹכ֣וֹ נָחָ֔ר הֲיִצְלַ֖ח לִמְלָאכָֽה
İşte yemesi için ateşe verildi; ateş iki ucunu yedi ve onun ortası kavruldu, işe yarar mı?
Mısır'dan Çıkış 25:19
·
Tevrat
וַ֠עֲשֵׂה כְּר֨וּב אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת תַּעֲשׂ֥וּ אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים עַל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו
Bir kerubu bu uçta, bir kerubu şu uçta yap; kerubileri onun iki ucunda, kapaktan yapacaksınız.
Mısır'dan Çıkış 27:4
·
Tevrat
וְעָשִׂ֤יתָ לּוֹ֙ מִכְבָּ֔ר מַעֲשֵׂ֖ה רֶ֣שֶׁת נְחֹ֑שֶׁת וְעָשִׂ֣יתָ עַל־הָרֶ֗שֶׁת אַרְבַּע֙ טַבְּעֹ֣ת נְחֹ֔שֶׁת עַ֖ל אַרְבַּ֥ע קְצוֹתָֽיו
Ve onun için tunç ağ işi bir ızgara yapacaksın ve ağın üzerine, dört ucuna dört tunç halka yapacaksın.
Mısır'dan Çıkış 28:7
·
Tevrat
שְׁתֵּ֧י כְתֵפֹ֣ת חֹֽבְרֹ֗ת יִֽהְיֶה־לּ֛וֹ אֶל־שְׁנֵ֥י קְצוֹתָ֖יו וְחֻבָּֽר
Onun iki ucuna birleşen iki omuzluğu olacak ve birleştirilecek.
Mısır'dan Çıkış 37:8
·
Tevrat
כְּרוּב־אֶחָ֤ד מִקָּצָה֙ מִזֶּ֔ה וּכְרוּב־אֶחָ֥ד מִקָּצָ֖ה מִזֶּ֑ה מִן־הַכַּפֹּ֛רֶת עָשָׂ֥ה אֶת־הַכְּרֻבִ֖ים מִשְּׁנֵ֥י קְצוֹתָֽיו
Bir keruv bu uçtan ve bir keruv şu uçtan; keruvları onun iki ucundan kefaret örtüsünden yaptı.
Örnek Ayetler (4)
Yeşaya 41:9
·
Tevrat
אֲשֶׁ֤ר הֶחֱזַקְתִּ֨יךָ֙ מִקְצ֣וֹת הָאָ֔רֶץ וּמֵאֲצִילֶ֖יהָ קְרָאתִ֑יךָ וָאֹ֤מַר לְךָ֙ עַבְדִּי־אַ֔תָּה בְּחַרְתִּ֖יךָ וְלֹ֥א מְאַסְתִּֽיךָ
Ki yerin uçlarından seni tuttum ve onun köşelerinden seni çağırdım; ve sana dedim: 'Benim kulum sensin, seni seçtim ve seni reddetmedim'.
1. Krallar 6:24
·
Tevrat
וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֗וֹת כְּנַ֤ף הַכְּרוּב֙ הָֽאֶחָ֔ת וְחָמֵ֣שׁ אַמּ֔וֹת כְּנַ֥ף הַכְּר֖וּב הַשֵּׁנִ֑ית עֶ֣שֶׂר אַמּ֔וֹת מִקְצ֥וֹת כְּנָפָ֖יו וְעַד־קְצ֥וֹת כְּנָפָֽיו
Bir keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre) ve ikinci keruvun kanadı beş kubitti (~2.25 metre); kanatlarının uçlarından kanatlarının uçlarına kadar on kubitti (~4.5 metre).
1. Krallar 12:31
·
Tevrat
וַיַּ֖עַשׂ אֶת־בֵּ֣ית בָּמ֑וֹת וַיַּ֤עַשׂ כֹּֽהֲנִים֙ מִקְצ֣וֹת הָעָ֔ם אֲשֶׁ֥ר לֹֽא־הָי֖וּ מִבְּנֵ֥י לֵוִֽי
Yüksek yerler evi yaptı ve Levi oğullarından olmayan halkın uçlarından kâhinler yaptı.
1. Krallar 13:33
·
Tevrat
אַחַר֙ הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֔ה לֹֽא־שָׁ֥ב יָרָבְעָ֖ם מִדַּרְכּ֣וֹ הָרָעָ֑ה וַ֠יָּשָׁב וַיַּ֜עַשׂ מִקְצ֤וֹת הָעָם֙ כֹּהֲנֵ֣י בָמ֔וֹת הֶֽחָפֵץ֙ יְמַלֵּ֣א אֶת־יָד֔וֹ וִיהִ֖י כֹּהֲנֵ֥י בָמֽוֹת
Bu olaydan sonra Yarovam kötü yolundan dönmedi; tekrar halkın arasından yüksek yerlerin kâhinlerini yaptı, kim isterse onun elini dolduruyordu ve yüksek yerlerin kâhinleri oluyordu.
Örnek Ayetler (2)
Hakimler 18:2
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֣וּ בְנֵי־דָ֣ן מִֽמִּשְׁפַּחְתָּ֡ם חֲמִשָּׁ֣ה אֲנָשִׁ֣ים מִקְצוֹתָם֩ אֲנָשִׁ֨ים בְּנֵי־חַ֜יִל מִצָּרְעָ֣ה וּמֵֽאֶשְׁתָּאֹ֗ל לְרַגֵּ֤ל אֶת־הָאָ֨רֶץ֙ וּלְחָקְרָ֔הּ וַיֹּאמְר֣וּ אֲלֵהֶ֔ם לְכ֖וּ חִקְר֣וּ אֶת־הָאָ֑רֶץ וַיָּבֹ֤אוּ הַר־אֶפְרַ֨יִם֙ עַד־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיָּלִ֖ינוּ שָֽׁם
Dan oğulları ailelerinden, uçlarından beş adamı, yiğit adamları, yeri gözetlemek ve onu araştırmak için Tsor'a'dan ve Eştaol'dan gönderdiler. Ve onlara dediler: 'Gidin, yeri araştırın.' Ve Efrayim dağına, Mika'nın evine kadar geldiler ve orada gecelediler.
2. Krallar 17:32
·
Tevrat
וַיִּהְי֥וּ יְרֵאִ֖ים אֶת־יְהוָ֑ה וַיַּעֲשׂ֨וּ לָהֶ֤ם מִקְצוֹתָם֙ כֹּהֲנֵ֣י בָמ֔וֹת וַיִּהְי֛וּ עֹשִׂ֥ים לָהֶ֖ם בְּבֵ֥ית הַבָּמֽוֹת
Ve Yahve'den korkuyorlardı ve aralarından kendilerine yüksek yerlerin kâhinlerini yaptılar; ve yüksek yerlerin evinde onlar için yapıyorlardı.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 19:7
·
Tevrat
מִקְצֵ֤ה הַשָּׁמַ֨יִם מֽוֹצָא֗וֹ וּתְקוּפָת֥וֹ עַל־קְצוֹתָ֑ם וְאֵ֥ין נִ֝סְתָּ֗ר מֵֽחַמָּתוֹ
Onun çıkışı göklerin ucundandır ve onun dönüşü onların uçlarınadır; ve onun sıcaklığından gizlenen yoktur.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 28:24
·
Tevrat
כִּי־ה֭וּא לִקְצוֹת־הָאָ֣רֶץ יַבִּ֑יט תַּ֖חַת כָּל־הַשָּׁמַ֣יִם יִרְאֶֽה
Çünkü O yerin uçlarına bakar, bütün göklerin altındakini görür.
Örnek Ayetler (5)
Yeşaya 3:6
·
Tevrat
כִּֽי־יִתְפֹּ֨שׂ אִ֤ישׁ בְּאָחִיו֙ בֵּ֣ית אָבִ֔יו שִׂמְלָ֣ה לְכָ֔ה קָצִ֖ין תִּֽהְיֶה־לָּ֑נוּ וְהַמַּכְשֵׁלָ֥ה הַזֹּ֖את תַּ֥חַת יָדֶֽךָ
Çünkü adam babasının evinde kardeşini tutacak: 'Senin giysin var, bize önder ol ve bu yıkıntı senin elinin altında olsun.'
Yeşaya 3:7
·
Tevrat
יִשָּׂא֩ בַיּ֨וֹם הַה֤וּא לֵאמֹר֙ לֹא־אֶהְיֶ֣ה חֹבֵ֔שׁ וּבְבֵיתִ֕י אֵ֥ין לֶ֖חֶם וְאֵ֣ין שִׂמְלָ֑ה לֹ֥א תְשִׂימֻ֖נִי קְצִ֥ין עָֽם
O gün sesini yükselterek diyecek: 'Ben yara saran olmayacağım; evimde ekmek yok ve giysi yok, beni halkın önderi koymayın.'
Süleyman'ın Özdeyişleri 6:7
·
Tevrat
אֲשֶׁ֖ר אֵֽין־לָ֥הּ קָצִ֗ין שֹׁטֵ֥ר וּמֹשֵֽׁל
Onun hiçbir önderi, gözetmeni ve yöneticisi yoktur,
Süleyman'ın Özdeyişleri 25:15
·
Tevrat
בְּאֹ֣רֶךְ אַ֭פַּיִם יְפֻתֶּ֣ה קָצִ֑ין וְלָשׁ֥וֹן רַ֝כָּ֗ה תִּשְׁבָּר־גָּֽרֶם
Sabırla bir yönetici ikna edilir ve yumuşak dil kemiği kırar.
Daniel 11:18
·
Tevrat
וְיָשֵׂ֧ם פָּנָ֛יו לְאִיִּ֖ים וְלָכַ֣ד רַבִּ֑ים וְהִשְׁבִּ֨ית קָצִ֤ין חֶרְפָּתוֹ֙ ל֔וֹ בִּלְתִּ֥י חֶרְפָּת֖וֹ יָשִׁ֥יב לֽוֹ
Sonra yüzünü adalara çevirecek ve birçoğunu ele geçirecek; ama bir komutan onun utancını ona durduracak, kendi utancı olmadan onu ona döndürecek.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 1:10
·
Tevrat
שִׁמְע֥וּ דְבַר־יְהוָ֖ה קְצִינֵ֣י סְדֹ֑ם הַאֲזִ֛ינוּ תּוֹרַ֥ת אֱלֹהֵ֖ינוּ עַ֥ם עֲמֹרָֽה
İşitin Yahve'nin sözünü, Sodom yöneticileri; kulak verin Tanrımızın yasasına, Gomora halkı.
Yeşu 10:24
·
Tevrat
וַ֠יְהִי כְּֽהוֹצִיאָ֞ם אֶת־הַמְּלָכִ֣ים הָאֵלֶּה֮ אֶל־יְהוֹשֻׁעַ֒ וַיִּקְרָ֨א יְהוֹשֻׁ֜עַ אֶל־כָּל־אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֗ל וַ֠יֹּאמֶר אֶל־קְצִינֵ֞י אַנְשֵׁ֤י הַמִּלְחָמָה֙ הֶהָלְכ֣וּא אִתּ֔וֹ קִרְב֗וּ שִׂ֚ימוּ אֶת־רַגְלֵיכֶ֔ם עַֽל־צַוְּארֵ֖י הַמְּלָכִ֣ים הָאֵ֑לֶּה וַֽיִּקְרְב֔וּ וַיָּשִׂ֥ימוּ אֶת־רַגְלֵיהֶ֖ם עַל־צַוְּארֵיהֶֽם
Bu kralları Yeşu'ya çıkardıklarında, Yeşu bütün İsrail adamlarını çağırdı ve onunla giden savaş adamlarının komutanlarına dedi: 'Yaklaşın, ayaklarınızı bu kralların boyunları üzerine koyun.' Onlar da yaklaştılar ve ayaklarını onların boyunları üzerine koydular.