36
Kullanım
3
Lemma
14
Türev
20
Anlam
3 lemma, 14 türev form
Örnek Ayetler (4 / 8)
2. Samuel 13:34
·
Tevrat
וַיִּבְרַ֖ח אַבְשָׁל֑וֹם וַיִּשָּׂ֞א הַנַּ֤עַר הַצֹּפֶה֙ אֶת־עֵינָ֔יו וַיַּ֗רְא וְהִנֵּ֨ה עַם־רַ֜ב הֹלְכִ֥ים מִדֶּ֛רֶךְ אַחֲרָ֖יו מִצַּ֥ד הָהָֽר
Ve Avşalom kaçtı. Gözcü genç gözlerini kaldırdı ve gördü ve işte, arkasındaki yoldan, dağın yanından çok halk yürüyor.
1. Samuel 20:25
·
Tevrat
וַיֵּ֣שֶׁב הַ֠מֶּלֶךְ עַל־מ֨וֹשָׁב֜וֹ כְּפַ֣עַם בְּפַ֗עַם אֶל־מוֹשַׁב֙ הַקִּ֔יר וַיָּ֨קָם֙ יְה֣וֹנָתָ֔ן וַיֵּ֥שֶׁב אַבְנֵ֖ר מִצַּ֣ד שָׁא֑וּל וַיִּפָּקֵ֖ד מְק֥וֹם דָּוִֽד
Kral her zamanki gibi yerine, duvar kenarındaki yerine oturdu; Yonatan kalktı, Avner Şaul'un yanına oturdu; ve Davut'un yeri arandı.
1. Samuel 23:26
·
Tevrat
וַיֵּ֨לֶךְ שָׁא֜וּל מִצַּ֤ד הָהָר֙ מִזֶּ֔ה וְדָוִ֧ד וַאֲנָשָׁ֛יו מִצַּ֥ד הָהָ֖ר מִזֶּ֑ה וַיְהִ֨י דָוִ֜ד נֶחְפָּ֤ז לָלֶ֨כֶת֙ מִפְּנֵ֣י שָׁא֔וּל וְשָׁא֣וּל וַאֲנָשָׁ֗יו עֹֽטְרִ֛ים אֶל־דָּוִ֥ד וְאֶל־אֲנָשָׁ֖יו לְתָפְשָֽׂם
Saul dağın bu yanından gitti ve Davut ve adamları dağın şu yanından gittiler; ve Davut Saul'un yüzünden gitmek için acele ediyordu ve Saul ve adamları onları yakalamak için Davut'u ve adamlarını kuşatıyorlardı.
Yeşu 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַמְד֡וּ הַמַּיִם֩ הַיֹּרְדִ֨ים מִלְמַ֜עְלָה קָ֣מוּ נֵד־אֶחָ֗ד הַרְחֵ֨ק מְאֹ֜ד מֵֽאָדָ֤ם הָעִיר֙ אֲשֶׁר֙ מִצַּ֣ד צָֽרְתָ֔ן וְהַיֹּרְדִ֗ים עַ֣ל יָ֧ם הָעֲרָבָ֛ה יָם־הַמֶּ֖לַח תַּ֣מּוּ נִכְרָ֑תוּ וְהָעָ֥ם עָבְר֖וּ נֶ֥גֶד יְרִיחֽוֹ
Yukarıdan inen sular durdu, Tsartan'ın yanındaki Adam şehrinden çok uzakta tek bir yığın halinde kalktılar; ve Arava denizine, Tuz denizine inenler tamamen kesildi. Ve halk Eriha'nın karşısından geçti.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 4:4
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה שְׁכַב֙ עַל־צִדְּךָ֣ הַשְּׂמָאלִ֔י וְשַׂמְתָּ֛ אֶת־עֲוֺ֥ן בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֖ל עָלָ֑יו מִסְפַּ֤ר הַיָּמִים֙ אֲשֶׁ֣ר תִּשְׁכַּ֣ב עָלָ֔יו תִּשָּׂ֖א אֶת־עֲוֺנָֽם
Ve sen sol yanının üzerine yat ve İsrail evinin suçunu onun üzerine koy; onun üzerine yatacağın günlerin sayısı kadar onların suçunu taşıyacaksın.
Hezekiel 4:6
·
Tevrat
וְכִלִּיתָ֣ אֶת־אֵ֗לֶּה וְשָׁ֨כַבְתָּ֜ עַל־צִדְּךָ֤ הַיְמָנִי֙ שֵׁנִ֔ית וְנָשָׂ֖אתָ אֶת־עֲוֺ֣ן בֵּית־יְהוּדָ֑ה אַרְבָּעִ֣ים י֔וֹם י֧וֹם לַשָּׁנָ֛ה י֥וֹם לַשָּׁנָ֖ה נְתַתִּ֥יו לָֽךְ
Ve bunları bitirdiğinde, ikinci kez sağ yanının üzerine yatacaksın ve Yahuda evinin suçunu kırk gün taşıyacaksın; yıl için bir gün, yıl için bir gün onu sana verdim.
Hezekiel 4:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי עָלֶ֖יךָ עֲבוֹתִ֑ים וְלֹֽא־תֵהָפֵ֤ךְ מִֽצִּדְּךָ֙ אֶל־צִדֶּ֔ךָ עַד־כַּלּוֹתְךָ֖ יְמֵ֥י מְצוּרֶֽךָ
Ve işte üzerine ipler koydum; ve kuşatmanın günlerini bitirene kadar yanından yanına dönmeyeceksin.
Hezekiel 4:9
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֡ חִטִּ֡ין וּ֠שְׂעֹרִים וּפ֨וֹל וַעֲדָשִׁ֜ים וְדֹ֣חַן וְכֻסְּמִ֗ים וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָם֙ בִּכְלִ֣י אֶחָ֔ד וְעָשִׂ֧יתָ אוֹתָ֛ם לְךָ֖ לְלָ֑חֶם מִסְפַּ֨ר הַיָּמִ֜ים אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שׁוֹכֵ֣ב עַֽל־צִדְּךָ֗ שְׁלֹשׁ־מֵא֧וֹת וְתִשְׁעִ֛ים י֖וֹם תֹּאכֲלֶֽנּוּ
Ve sen kendine buğday ve arpa ve bakla ve mercimek ve darı ve kızıl buğday al ve onları bir kaba koy ve onları kendine ekmek yap; yanının üzerine yatacağın günlerin sayısı kadar, üç yüz doksan gün onu yiyeceksin.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 25:32
·
Tevrat
וְשִׁשָּׁ֣ה קָנִ֔ים יֹצְאִ֖ים מִצִּדֶּ֑יהָ שְׁלֹשָׁ֣ה קְנֵ֣י מְנֹרָ֗ה מִצִּדָּהּ֙ הָאֶחָ֔ד וּשְׁלֹשָׁה֙ קְנֵ֣י מְנֹרָ֔ה מִצִּדָּ֖הּ הַשֵּׁנִֽי
Ve onun yanlarından altı dal çıkıyordu; bir yanından kandilliğin üç dalı ve ikinci yanından kandilliğin üç dalı.
Mısır'dan Çıkış 37:18
·
Tevrat
וְשִׁשָּׁ֣ה קָנִ֔ים יֹצְאִ֖ים מִצִּדֶּ֑יהָ שְׁלֹשָׁ֣ה קְנֵ֣י מְנֹרָ֗ה מִצִּדָּהּ֙ הָֽאֶחָ֔ד וּשְׁלֹשָׁה֙ קְנֵ֣י מְנֹרָ֔ה מִצִּדָּ֖הּ הַשֵּׁנִֽי
Ve onun yanlarından altı dal çıkıyordu; onun bir yanından kandilliğin üç dalı ve onun ikinci yanından kandilliğin üç dalı.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 30:4
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב תַּֽעֲשֶׂה־לּ֣וֹ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו תַּעֲשֶׂ֖ה עַל־שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו וְהָיָה֙ לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֵֽמָּה
Ve onun için pervazının altında iki altın halka yapacaksın; iki yanına, iki tarafının üzerine yapacaksın; ve onu onlarla taşımak için sırıklara yuvalar olacak.
Mısır'dan Çıkış 37:27
·
Tevrat
וּשְׁתֵּי֩ טַבְּעֹ֨ת זָהָ֜ב עָֽשָׂה־ל֣וֹ מִתַּ֣חַת לְזֵר֗וֹ עַ֚ל שְׁתֵּ֣י צַלְעֹתָ֔יו עַ֖ל שְׁנֵ֣י צִדָּ֑יו לְבָתִּ֣ים לְבַדִּ֔ים לָשֵׂ֥את אֹת֖וֹ בָּהֶֽם
Pervazının altına, iki yanına, iki tarafına ona iki altın halka yaptı; onu onlarla taşımak için sırıklara yuvalar olarak.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 4:8
·
Tevrat
וְהִנֵּ֛ה נָתַ֥תִּי עָלֶ֖יךָ עֲבוֹתִ֑ים וְלֹֽא־תֵהָפֵ֤ךְ מִֽצִּדְּךָ֙ אֶל־צִדֶּ֔ךָ עַד־כַּלּוֹתְךָ֖ יְמֵ֥י מְצוּרֶֽךָ
Ve işte üzerine ipler koydum; ve kuşatmanın günlerini bitirene kadar yanından yanına dönmeyeceksin.
Mezmurlar 91:7
·
Tevrat
יִפֹּ֤ל מִצִּדְּךָ֨ אֶ֗לֶף וּרְבָבָ֥ה מִימִינֶ֑ךָ אֵ֝לֶ֗יךָ לֹ֣א יִגָּֽשׁ
Senin yanından bin ve senin sağından on bin düşer; sana yaklaşmaz.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 23:13
·
Tevrat
יָד֨וֹעַ֙ תֵּֽדְע֔וּ כִּי֩ לֹ֨א יוֹסִ֜יף יְהוָ֣ה אֱלֹהֵיכֶ֗ם לְהוֹרִ֛ישׁ אֶת־הַגּוֹיִ֥ם הָאֵ֖לֶּה מִלִּפְנֵיכֶ֑ם וְהָי֨וּ לָכֶ֜ם לְפַ֣ח וּלְמוֹקֵ֗שׁ וּלְשֹׁטֵ֤ט בְּצִדֵּיכֶם֙ וְלִצְנִנִ֣ים בְּעֵינֵיכֶ֔ם עַד־אֲבָדְכֶ֗ם מֵ֠עַל הָאֲדָמָ֤ה הַטּוֹבָה֙ הַזֹּ֔את אֲשֶׁר֙ נָתַ֣ן לָכֶ֔ם יְהוָ֖ה אֱלֹהֵיכֶֽם
Kesinlikle bilin ki, Tanrınız Yahve bu ulusları önünüzden bir daha kovmayacak; ve Tanrınız Yahve'nin size verdiği bu iyi toprağın üzerinden yok olana kadar, onlar sizin için bir ağ ve bir tuzak ve yanlarınızda bir kırbaç ve gözlerinizde dikenler olacaklar.
Çölde Sayım 33:55
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֨א תוֹרִ֜ישׁוּ אֶת־יֹשְׁבֵ֣י הָאָרֶץ֮ מִפְּנֵיכֶם֒ וְהָיָה֙ אֲשֶׁ֣ר תּוֹתִ֣ירוּ מֵהֶ֔ם לְשִׂכִּים֙ בְּעֵ֣ינֵיכֶ֔ם וְלִצְנִינִ֖ם בְּצִדֵּיכֶ֑ם וְצָרֲר֣וּ אֶתְכֶ֔ם עַל־הָאָ֕רֶץ אֲשֶׁ֥ר אַתֶּ֖ם יֹשְׁבִ֥ים בָּֽהּ
Ama yerin oturanlarını önünüzden kovmazsanız, onlardan bıraktıklarınız gözlerinizde dikenler ve yanlarınızda çalılar olacak; ve oturduğunuz yer üzerinde size sıkıntı verecekler.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 25:32
·
Tevrat
וְשִׁשָּׁ֣ה קָנִ֔ים יֹצְאִ֖ים מִצִּדֶּ֑יהָ שְׁלֹשָׁ֣ה קְנֵ֣י מְנֹרָ֗ה מִצִּדָּהּ֙ הָאֶחָ֔ד וּשְׁלֹשָׁה֙ קְנֵ֣י מְנֹרָ֔ה מִצִּדָּ֖הּ הַשֵּׁנִֽי
Ve onun yanlarından altı dal çıkıyordu; bir yanından kandilliğin üç dalı ve ikinci yanından kandilliğin üç dalı.
Mısır'dan Çıkış 37:18
·
Tevrat
וְשִׁשָּׁ֣ה קָנִ֔ים יֹצְאִ֖ים מִצִּדֶּ֑יהָ שְׁלֹשָׁ֣ה קְנֵ֣י מְנֹרָ֗ה מִצִּדָּהּ֙ הָֽאֶחָ֔ד וּשְׁלֹשָׁה֙ קְנֵ֣י מְנֹרָ֔ה מִצִּדָּ֖הּ הַשֵּׁנִֽי
Ve onun yanlarından altı dal çıkıyordu; onun bir yanından kandilliğin üç dalı ve onun ikinci yanından kandilliğin üç dalı.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 60:4
·
Tevrat
שְׂאִֽי־סָבִ֤יב עֵינַ֨יִךְ֙ וּרְאִ֔י כֻּלָּ֖ם נִקְבְּצ֣וּ בָֽאוּ־לָ֑ךְ בָּנַ֨יִךְ֙ מֵרָח֣וֹק יָבֹ֔אוּ וּבְנֹתַ֖יִךְ עַל־צַ֥ד תֵּאָמַֽנָה
Gözlerini çevrene kaldır ve gör, hepsi toplandılar, sana geldiler; senin oğulların uzaktan gelecekler ve senin kızların yanda taşınacaklar.
Yeşaya 66:12
·
Tevrat
כִּֽי־כֹ֣ה אָמַ֣ר יְהוָ֗ה הִנְנִ֣י נֹטֶֽה־אֵ֠לֶיהָ כְּנָהָ֨ר שָׁל֜וֹם וּכְנַ֧חַל שׁוֹטֵ֛ף כְּב֥וֹד גּוֹיִ֖ם וִֽינַקְתֶּ֑ם עַל־צַד֙ תִּנָּשֵׂ֔אוּ וְעַל־בִּרְכַּ֖יִם תְּשָׁעֳשָֽׁעוּ
Çünkü Yahve şöyle dedi: İşte ben ona ırmak gibi barış ve taşan vadi gibi ulusların yüceliğini uzatıyorum ve emeceksiniz; yan üzerinde taşınacaksınız ve dizler üzerinde okşanacaksınız.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 34:21
·
Tevrat
יַ֗עַן בְּצַ֤ד וּבְכָתֵף֙ תֶּהְדֹּ֔פוּ וּבְקַרְנֵיכֶ֥ם תְּנַגְּח֖וּ כָּל־הַנַּחְל֑וֹת עַ֣ד אֲשֶׁ֧ר הֲפִיצוֹתֶ֛ם אוֹתָ֖נָה אֶל־הַחֽוּצָה
Böğürle ve omuzla ittiğiniz için, bütün hastaları dışarıya dağıtana kadar boynuzlarınızla süstüğünüz için,
2. Samuel 2:16
·
Tevrat
וַֽיַּחֲזִ֜קוּ אִ֣ישׁ בְּרֹ֣אשׁ רֵעֵ֗הוּ וְחַרְבּוֹ֙ בְּצַ֣ד רֵעֵ֔הוּ וַֽיִּפְּל֖וּ יַחְדָּ֑ו וַיִּקְרָא֙ לַמָּק֣וֹם הַה֔וּא חֶלְקַ֥ת הַצֻּרִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בְּגִבְעֽוֹן
Her adam arkadaşının başından tuttu ve kılıcı arkadaşının böğründeydi ve birlikte düştüler; ve Givon'da olan o yere Helkat-Hatsurim çağrıldı.
Örnek Ayetler (1)
Yaratılış 6:16
·
Tevrat
צֹ֣הַר תַּֽעֲשֶׂ֣ה לַתֵּבָ֗ה וְאֶל־אַמָּה֙ תְּכַלֶ֣נָּה מִלְמַ֔עְלָה וּפֶ֥תַח הַתֵּבָ֖ה בְּצִדָּ֣הּ תָּשִׂ֑ים תַּחְתִּיִּ֛ם שְׁנִיִּ֥ם וּשְׁלִשִׁ֖ים תַּֽעֲשֶֽׂהָ
Gemiye bir pencere yapacaksın ve onu yukarıdan bir kubite (~45 cm) tamamlayacaksın; ve geminin kapısını yan tarafına koyacaksın; onu alt, ikinci ve üçüncü katlı yapacaksın.
Örnek Ayetler (1)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 20:20
·
Tevrat
וַאֲנִ֕י שְׁלֹ֥שֶׁת הַחִצִּ֖ים צִדָּ֣ה אוֹרֶ֑ה לְשַֽׁלַּֽח־לִ֖י לְמַטָּרָֽה
Ben de kendime hedefe atıyormuşum gibi onun yanına üç ok atacağım.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 6:8
·
Tevrat
וּלְקַחְתֶּ֞ם אֶת־אֲר֣וֹן יְהוָ֗ה וּנְתַתֶּ֤ם אֹתוֹ֙ אֶל־הָ֣עֲגָלָ֔ה וְאֵ֣ת כְּלֵ֣י הַזָּהָ֗ב אֲשֶׁ֨ר הֲשֵׁבֹתֶ֥ם לוֹ֙ אָשָׁ֔ם תָּשִׂ֥ימוּ בָאַרְגַּ֖ז מִצִּדּ֑וֹ וְשִׁלַּחְתֶּ֥ם אֹת֖וֹ וְהָלָֽךְ
'Yahve'nin sandığını alın ve onu arabaya koyun; O'na suç sunusu olarak geri ödediğiniz altın eşyaları da yanındaki kutuya koyun. Onu gönderin ve gitsin.'
Örnek Ayetler (1)
Mısır'dan Çıkış 26:13
·
Tevrat
וְהָאַמָּ֨ה מִזֶּ֜ה וְהָאַמָּ֤ה מִזֶּה֙ בָּעֹדֵ֔ף בְּאֹ֖רֶךְ יְרִיעֹ֣ת הָאֹ֑הֶל יִהְיֶ֨ה סָר֜וּחַ עַל־צִדֵּ֧י הַמִּשְׁכָּ֛ן מִזֶּ֥ה וּמִזֶּ֖ה לְכַסֹּתֽוֹ
Ve çadırın perdelerinin uzunluğunda artan kısımdan bu taraftan bir kubit (~45 cm) ve şu taraftan bir kubit (~45 cm), onu örtmek için konutun yanlarına, bu taraftan ve şu taraftan sarkacaktır.
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 19:35
·
Tevrat
וְעָרֵ֖י מִבְצָ֑ר הַצִּדִּ֣ים צֵ֔ר וְחַמַּ֖ת רַקַּ֥ת וְכִנָּֽרֶת
Surlu şehirler Tsiddim, Tser, Hammat, Rakkat ve Kinneret,
Örnek Ayetler (1)
Daniel 6:5
·
Tevrat
אֱדַ֨יִן סָֽרְכַיָּ֜א וַאֲחַשְׁדַּרְפְּנַיָּ֗א הֲו֨וֹ בָעַ֧יִן עִלָּ֛ה לְהַשְׁכָּחָ֥ה לְדָנִיֵּ֖אל מִצַּ֣ד מַלְכוּתָ֑א וְכָל־עִלָּ֨ה וּשְׁחִיתָ֜ה לָא־יָכְלִ֣ין לְהַשְׁכָּחָ֗ה כָּל־קֳבֵל֙ דִּֽי־מְהֵימַ֣ן ה֔וּא וְכָל־שָׁלוּ֙ וּשְׁחִיתָ֔ה לָ֥א הִשְׁתְּכַ֖חַת עֲלֽוֹהִי
O zaman vezirler ve satraplar krallık yönünden Daniel'e karşı bir bahane bulmaya çalışıyorlardı; ama hiçbir bahane ve bozukluk bulamıyorlardı, çünkü o güvenilirdi ve onda hiçbir ihmal ve bozukluk bulunmadı.
Örnek Ayetler (1)
Daniel 7:25
·
Tevrat
וּמִלִּ֗ין לְצַ֤ד עִלָּאָה֙ יְמַלִּ֔ל וּלְקַדִּישֵׁ֥י עֶלְיוֹנִ֖ין יְבַלֵּ֑א וְיִסְבַּ֗ר לְהַשְׁנָיָה֙ זִמְנִ֣ין וְדָ֔ת וְיִתְיַהֲב֣וּן בִּידֵ֔הּ עַד־עִדָּ֥ן וְעִדָּנִ֖ין וּפְלַ֥ג עִדָּֽן
Ve Yüce Olan'a karşı sözler söyleyecek, En Yüce Olan'ın kutsallarını yıpratacak; zamanları ve yasayı değiştirmeyi düşünecek ve vakit, vakitler ve yarım vakte kadar onun eline verilecekler.