2367
Kullanım
6
Lemma
106
Türev
118
Anlam
6 lemma, 106 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
לִפְנֵי Lemma | lifney | önünde, önünde, huzurunda, yüzüne karşı | İsim | 668 | ||
פְּנֵי | peney | yüzü, yüz, ön, huzur | İsim | 351 | ||
מִפְּנֵי | mi-ppeney | yüzünden, yüz, ön, huzur | İsim | 190 | ||
לְפָנָיו | lefanav | onun yüzüne, yüz, ön, huzur | Zamir | 115 | ||
לְפָנֶיךָ | le-faneykha | senin yüzüne, yüz, ön, huzur | Zamir | 107 | ||
פָּנָֽיו | panav | onun yüzü, yüz, ön, huzur | Zamir | 94 | ||
פָנֶֽיךָ | faneykha | yüzün, yüz, ön, huzur | Zamir | 73 | ||
פָּנִים | panim | yüz, yüz, ön, huzur | İsim | 69 | ||
לִפְנֵיהֶם | lifneyhem | yüzlerinin, yüz, ön, huzur | Zamir | 56 | ||
מִלִּפְנֵי | millifney | önünden, yüz, ön, huzur | İsim | 50 | ||
וְלִפְנֵי | ve-lifney | ve yüzünün, yüz, ön, huzur | İsim | 34 | ||
פְּנֵיהֶֽם | peneyhem | onların yüzleri, yüz, ön, huzur | Zamir | 32 | ||
לִפְנֵיכֶם | lifneykhem | yüzlerinizde, yüz, ön, huzur | Zamir | 29 | ||
מִפָּנֶיךָ | mi-ppaneykha | senin yüzünden, yüz, ön, huzur | Zamir | 29 | ||
Örnek Ayetler (5 / 29) 2. Samuel 7:9 · Tevrat וָאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥תָה אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤תִֽי לְךָ֙ שֵׁ֣ם גָּד֔וֹל כְּשֵׁ֥ם הַגְּדֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ 'Gittiğin her yerde seninleydim ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; sana yerdeki büyüklerin adı gibi büyük bir ad yapacağım.' Yeşaya 26:17 · Tevrat כְּמ֤וֹ הָרָה֙ תַּקְרִ֣יב לָלֶ֔דֶת תָּחִ֥יל תִּזְעַ֖ק בַּחֲבָלֶ֑יהָ כֵּ֛ן הָיִ֥ינוּ מִפָּנֶ֖יךָ יְהוָֽה Doğurmaya yaklaşan hamile kadın gibi, sancılarında kıvranır, feryat eder; biz de senin yüzünden öyle olduk, Yahve. Yeşaya 63:19 · Tevrat הָיִ֗ינוּ מֵֽעוֹלָם֙ לֹֽא־מָשַׁ֣לְתָּ בָּ֔ם לֹֽא־נִקְרָ֥א שִׁמְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם לוּא־קָרַ֤עְתָּ שָׁמַ֨יִם֙ יָרַ֔דְתָּ מִפָּנֶ֖יךָ הָרִ֥ים נָזֹֽלּוּ Eskiden beri onlara egemen olmadığın, adın üzerlerine çağrılmayanlar gibi olduk. Keşke gökleri yarsaydın, inseydin, yüzünden dağlar sarsılsaydı. Yeşaya 64:1 · Tevrat כִּקְדֹ֧חַ אֵ֣שׁ הֲמָסִ֗ים מַ֚יִם תִּבְעֶה־אֵ֔שׁ לְהוֹדִ֥יעַ שִׁמְךָ֖ לְצָרֶ֑יךָ מִפָּנֶ֖יךָ גּוֹיִ֥ם יִרְגָּֽזוּ Ateşin çalıları yaktığı gibi, ateşin suları kaynattığı gibi; adını düşmanlarına bildirmek için, yüzünden uluslar titresinler. Yeşaya 64:2 · Tevrat בַּעֲשׂוֹתְךָ֥ נוֹרָא֖וֹת לֹ֣א נְקַוֶּ֑ה יָרַ֕דְתָּ מִפָּנֶ֖יךָ הָרִ֥ים נָזֹֽלּוּ Beklemediğimiz korkunç şeyler yaptığında indin, yüzünden dağlar sarsıldı. | ||||||
מִפְּנֵיהֶם | mi-ppeneyhem | yüzlerinden, yüz, ön, huzur | Zamir | 27 | ||
מִפָּנָֽיו | mippanav | yüzünden, yüz, ön, huzur | Zamir | 23 | ||
לְפָנִים | le-fanim | içeriye, içeriye, önceden, ön taraf | İsim | 22 | ||
מִפְּנֵיכֶֽם | mi-ppeneykhem | yüzünüzden, yüz, ön, huzur | Zamir | 19 | ||
וּפָנַי | u-fanay | ve yüzüm, yüz, ön, huzur | Zamir | 19 | ||
לְפָנֵינוּ | le-faneynu | yüzümüze, yüz, ön, huzur | Zamir | 13 | ||
Örnek Ayetler (5 / 668)
Hakimler 2:14
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַֽיִּתְּנֵם֙ בְּיַד־שֹׁסִ֔ים וַיָּשֹׁ֖סּוּ אוֹתָ֑ם וַֽיִּמְכְּרֵ֞ם בְּיַ֤ד אֽוֹיְבֵיהֶם֙ מִסָּבִ֔יב וְלֹֽא־יָכְל֣וּ ע֔וֹד לַעֲמֹ֖ד לִפְנֵ֥י אוֹיְבֵיהֶֽם
Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve onları yağmacıların eline verdi, onlar da onları yağmaladılar; onları çevredeki düşmanlarının eline sattı ve artık düşmanlarının önünde duramadılar.
Hakimler 4:15
·
Tevrat
וַיָּ֣הָם יְ֠הוָה אֶת־סִֽיסְרָ֨א וְאֶת־כָּל־הָרֶ֧כֶב וְאֶת־כָּל־הַֽמַּחֲנֶ֛ה לְפִי־חֶ֖רֶב לִפְנֵ֣י בָרָ֑ק וַיֵּ֧רֶד סִֽיסְרָ֛א מֵעַ֥ל הַמֶּרְכָּבָ֖ה וַיָּ֥נָס בְּרַגְלָֽיו
Ve Yahve Sisera'yı, bütün arabaları ve bütün ordugahı Barak'ın önünde kılıcın ağzıyla şaşkına çevirdi; ve Sisera arabanın üzerinden indi ve ayaklarıyla kaçtı.
Hakimler 4:23
·
Tevrat
וַיַּכְנַ֤ע אֱלֹהִים֙ בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא אֵ֖ת יָבִ֣ין מֶֽלֶךְ־כְּנָ֑עַן לִפְנֵ֖י בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Böylece Tanrı o gün Kenan kralı Yavin'e İsrail oğullarının önünde boyun eğdirdi.
Hakimler 8:28
·
Tevrat
וַיִּכָּנַ֣ע מִדְיָ֗ן לִפְנֵי֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל וְלֹ֥א יָסְפ֖וּ לָשֵׂ֣את רֹאשָׁ֑ם וַתִּשְׁקֹ֥ט הָאָ֛רֶץ אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָ֖ה בִּימֵ֥י גִדְעֽוֹן
Midyan İsrail oğullarının önünde boyun eğdi ve bir daha başlarını kaldırmadılar. Gideon'un günlerinde yer kırk yıl sakinleşti.
Hakimler 9:39
·
Tevrat
וַיֵּ֣צֵא גַ֔עַל לִפְנֵ֖י בַּעֲלֵ֣י שְׁכֶ֑ם וַיִּלָּ֖חֶם בַּאֲבִימֶֽלֶךְ
Gaal, Şekem efendilerinin önünde çıktı ve Abimelek ile savaştı.
Örnek Ayetler (5 / 351)
Hakimler 16:3
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֣ב שִׁמְשׁוֹן֮ עַד־חֲצִ֣י הַלַּיְלָה֒ וַיָּ֣קָם בַּחֲצִ֣י הַלַּ֗יְלָה וַיֶּאֱחֹ֞ז בְּדַלְת֤וֹת שַֽׁעַר־הָעִיר֙ וּבִשְׁתֵּ֣י הַמְּזוּז֔וֹת וַיִּסָּעֵם֙ עִֽם־הַבְּרִ֔יחַ וַיָּ֖שֶׂם עַל־כְּתֵפָ֑יו וַֽיַּעֲלֵם֙ אֶל־רֹ֣אשׁ הָהָ֔ר אֲשֶׁ֖ר עַל־פְּנֵ֥י חֶבְרֽוֹן
Şimşon gece yarısına kadar yattı. Gece yarısında kalktı, şehir kapısının kapılarını ve iki söveyi tuttu, onları sürgüyle birlikte söktü. Omuzlarına koydu ve onları Hevron'un yüzündeki dağın tepesine çıkardı.
Amos 5:8
·
Tevrat
עֹשֵׂ֨ה כִימָ֜ה וּכְסִ֗יל וְהֹפֵ֤ךְ לַבֹּ֨קֶר֙ צַלְמָ֔וֶת וְי֖וֹם לַ֣יְלָה הֶחְשִׁ֑יךְ הַקּוֹרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Ülker'i ve Oryon'u yapan, ölüm gölgesini sabaha çeviren ve günü geceye karartan, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken; onun adı Yahve'dir.
Amos 9:6
·
Tevrat
הַבּוֹנֶ֤ה בַשָּׁמַ֨יִם֙ מַעֲלוֹתָ֔יו וַאֲגֻדָּת֖וֹ עַל־אֶ֣רֶץ יְסָדָ֑הּ הַקֹּרֵ֣א לְמֵֽי־הַיָּ֗ם וַֽיִּשְׁפְּכֵ֛ם עַל־פְּנֵ֥י הָאָ֖רֶץ יְהוָ֥ה שְׁמֽוֹ
Göklere üst odalarını inşa eden ve kubbesini yerin üzerine kuran, denizin sularını çağıran ve onları yerin yüzüne döken, O'nun adı Yahve'dir.
Amos 9:8
·
Tevrat
הִנֵּ֞ה עֵינֵ֣י אֲדֹנָ֣י יְהוִ֗ה בַּמַּמְלָכָה֙ הַֽחַטָּאָ֔ה וְהִשְׁמַדְתִּ֣י אֹתָ֔הּ מֵעַ֖ל פְּנֵ֣י הָאֲדָמָ֑ה אֶ֗פֶס כִּ֠י לֹ֣א הַשְׁמֵ֥יד אַשְׁמִ֛יד אֶת־בֵּ֥ית יַעֲקֹ֖ב נְאֻם־יְהוָֽה
İşte Efendi Yahve'nin gözleri günahkâr krallığın üzerindedir ve onu toprağın yüzü üzerinden yok edeceğim; ancak Yakup evini kesinlikle yok etmeyeceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 1:10
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶם֮ פְּנֵ֣י אָדָם֒ וּפְנֵ֨י אַרְיֵ֤ה אֶל־הַיָּמִין֙ לְאַרְבַּעְתָּ֔ם וּפְנֵי־שׁ֥וֹר מֵֽהַשְּׂמֹ֖אול לְאַרְבַּעְתָּ֑ן וּפְנֵי־נֶ֖שֶׁר לְאַרְבַּעְתָּֽן
Ve yüzlerinin benzerliği insan yüzü ve dördüne sağa aslan yüzü ve dördüne soldan boğa yüzü ve dördüne kartal yüzü idi.
Örnek Ayetler (4 / 190)
Hakimler 2:18
·
Tevrat
וְכִֽי־הֵקִ֨ים יְהוָ֥ה לָהֶם֮ שֹֽׁפְטִים֒ וְהָיָ֤ה יְהוָה֙ עִם־הַשֹּׁפֵ֔ט וְהֽוֹשִׁיעָם֙ מִיַּ֣ד אֹֽיְבֵיהֶ֔ם כֹּ֖ל יְמֵ֣י הַשּׁוֹפֵ֑ט כִּֽי־יִנָּחֵ֤ם יְהוָה֙ מִנַּֽאֲקָתָ֔ם מִפְּנֵ֥י לֹחֲצֵיהֶ֖ם וְדֹחֲקֵיהֶֽם
Yahve onlara hakimler kaldırdığında, Yahve hakimle olurdu ve hakimin bütün günleri boyunca onları düşmanlarının elinden kurtarırdı; çünkü Yahve onları sıkıştıranların ve onlara baskı yapanların yüzünden inlemelerine acırdı.
Hakimler 5:5
·
Tevrat
הָרִ֥ים נָזְל֖וּ מִפְּנֵ֣י יְהוָ֑ה זֶ֣ה סִינַ֔י מִפְּנֵ֕י יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Dağlar Yahve'nin yüzünden aktı; bu Sina, İsrail'in Tanrısı Yahve'nin yüzünden aktı.
Hakimler 6:2
·
Tevrat
וַתָּ֥עָז יַד־מִדְיָ֖ן עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מִפְּנֵ֨י מִדְיָ֜ן עָשֽׂוּ לָהֶ֣ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הַמִּנְהָרוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר בֶּֽהָרִ֔ים וְאֶת־הַמְּעָר֖וֹת וְאֶת־הַמְּצָדֽוֹת
Midyan'ın eli İsrail üzerinde güçlendi; Midyan'ın yüzünden İsrail oğulları kendilerine dağlarda olan sığınakları, mağaraları ve kaleleri yaptılar.
Hakimler 6:6
·
Tevrat
וַיִּדַּ֧ל יִשְׂרָאֵ֛ל מְאֹ֖ד מִפְּנֵ֣י מִדְיָ֑ן וַיִּזְעֲק֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל אֶל־יְהוָֽה
Böylece İsrail, Midyan yüzünden çok yoksullaştı; ve İsrail oğulları Yahve'ye feryat ettiler.
Örnek Ayetler (5 / 115)
Hakimler 20:28
·
Tevrat
וּ֠פִינְחָס בֶּן־אֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן עֹמֵ֣ד לְפָנָ֗יו בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֮ לֵאמֹר֒ הַאוֹסִ֨ף ע֜וֹד לָצֵ֧את לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־בְּנֵֽי־בִנְיָמִ֥ן אָחִ֖י אִם־אֶחְדָּ֑ל וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ עֲל֔וּ כִּ֥י מָחָ֖ר אֶתְּנֶ֥נּוּ בְיָדֶֽךָ
O günlerde Harun oğlu Elazar oğlu Finehas onun önünde duruyordu ve dedi: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa çıkmaya daha devam edeyim mi, yoksa vazgeçeyim mi?' Yahve dedi: 'Çıkın, çünkü yarın onu senin eline vereceğim.'
Hezekiel 3:20
·
Tevrat
וּבְשׁ֨וּב צַדִּ֤יק מִצִּדְקוֹ֙ וְעָ֣שָׂה עָ֔וֶל וְנָתַתִּ֥י מִכְשׁ֛וֹל לְפָנָ֖יו ה֣וּא יָמ֑וּת כִּ֣י לֹ֤א הִזְהַרְתּוֹ֙ בְּחַטָּאת֣וֹ יָמ֔וּת וְלֹ֣א תִזָּכַ֗רְןָ צִדְקֹתָו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ve doğru kişi doğruluğundan döndüğünde ve haksızlık yaptığında ve ben onun önüne bir engel koyduğumda, o ölecektir; çünkü onu uyarmadın, günahıyla ölecektir ve yaptığı doğrulukları hatırlanmayacaktır; ve kanını elinden isteyeceğim.
Hezekiel 30:24
·
Tevrat
וְחִזַּקְתִּ֗י אֶת־זְרֹעוֹת֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל וְנָתַתִּ֥י אֶת־חַרְבִּ֖י בְּיָד֑וֹ וְשָׁבַרְתִּי֙ אֶת־זְרֹע֣וֹת פַּרְעֹ֔ה וְנָאַ֛ק נַאֲק֥וֹת חָלָ֖ל לְפָנָֽיו
Ve Babil kralının kollarını güçlendireceğim ve kılıcımı onun eline vereceğim; ve Firavun'un kollarını kıracağım ve onun önünde yaralı inlemeleriyle inleyecek.
2. Samuel 11:13
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־ל֣וֹ דָוִ֗ד וַיֹּ֧אכַל לְפָנָ֛יו וַיֵּ֖שְׁתְּ וַֽיְשַׁכְּרֵ֑הוּ וַיֵּצֵ֣א בָעֶ֗רֶב לִשְׁכַּ֤ב בְּמִשְׁכָּבוֹ֙ עִם־עַבְדֵ֣י אֲדֹנָ֔יו וְאֶל־בֵּית֖וֹ לֹ֥א יָרָֽד
Davut onu çağırdı; onun önünde yedi, içti ve onu sarhoş etti. Akşam efendisinin kullarıyla yatağında yatmak için çıktı; evine inmedi.
2. Samuel 13:9
·
Tevrat
וַתִּקַּ֤ח אֶת־הַמַּשְׂרֵת֙ וַתִּצֹ֣ק לְפָנָ֔יו וַיְמָאֵ֖ן לֶאֱכ֑וֹל וַיֹּ֣אמֶר אַמְנ֗וֹן הוֹצִ֤יאוּ כָל־אִישׁ֙ מֵֽעָלַ֔י וַיֵּצְא֥וּ כָל־אִ֖ישׁ מֵעָלָֽיו
Tavayı aldı ve onun önüne döktü, ama o yemeyi reddetti. Amnon dedi: 'Her adamı yanımdan çıkarın.' Ve her adam onun yanından çıktı.
Örnek Ayetler (5 / 107)
Hakimler 4:14
·
Tevrat
וַתֹּאמֶר֩ דְּבֹרָ֨ה אֶל־בָּרָ֜ק ק֗וּם כִּ֣י זֶ֤ה הַיּוֹם֙ אֲשֶׁר֩ נָתַ֨ן יְהוָ֤ה אֶת־סִֽיסְרָא֙ בְּיָדֶ֔ךָ הֲלֹ֥א יְהוָ֖ה יָצָ֣א לְפָנֶ֑יךָ וַיֵּ֤רֶד בָּרָק֙ מֵהַ֣ר תָּב֔וֹר וַעֲשֶׂ֧רֶת אֲלָפִ֛ים אִ֖ישׁ אַחֲרָֽיו
Ve Debora Barak'a dedi: 'Kalk, çünkü Yahve'nin Sisera'yı senin eline verdiği gün bugündür. Yahve senin önünden çıkmadı mı?' Ve Barak Tavor dağından indi ve on bin adam onun ardındaydı.
Hakimler 6:18
·
Tevrat
אַל־נָ֨א תָמֻ֤שׁ מִזֶּה֙ עַד־בֹּאִ֣י אֵלֶ֔יךָ וְהֹֽצֵאתִי֙ אֶת־מִנְחָתִ֔י וְהִנַּחְתִּ֖י לְפָנֶ֑יךָ וַיֹּאמַ֕ר אָנֹכִ֥י אֵשֵׁ֖ב עַ֥ד שׁוּבֶֽךָ
Sana gelinceye, sunumu çıkarıp önüne koyuncaya kadar lütfen buradan ayrılma.' O da dedi ki: 'Sen dönünceye kadar ben oturacağım.'
Hakimler 13:15
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר מָנ֖וֹחַ אֶל־מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֑ה נַעְצְרָה־נָּ֣א אוֹתָ֔ךְ וְנַעֲשֶׂ֥ה לְפָנֶ֖יךָ גְּדִ֥י עִזִּֽים
Sonra Manoah Yahve'nin elçisine dedi: 'Lütfen seni alıkoyalım ve senin önünde bir keçi oğlağı yapalım.'
Hezekiel 4:1
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה בֶן־אָדָם֙ קַח־לְךָ֣ לְבֵנָ֔ה וְנָתַתָּ֥ה אוֹתָ֖הּ לְפָנֶ֑יךָ וְחַקּוֹתָ֥ עָלֶ֛יהָ עִ֖יר אֶת־יְרוּשָׁלִָֽם
Ve sen, insanoğlu, kendine bir tuğla al ve onu önüne koy ve üzerine bir şehir, Yeruşalim'i kazı.
Hezekiel 33:31
·
Tevrat
וְיָב֣וֹאוּ אֵ֠לֶיךָ כִּמְבוֹא־עָ֞ם וְיֵשְׁב֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ עַמִּ֔י וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְאוֹתָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־עֲגָבִ֤ים בְּפִיהֶם֙ הֵ֣מָּה עֹשִׂ֔ים אַחֲרֵ֥י בִצְעָ֖ם לִבָּ֥ם הֹלֵֽךְ
Ve halkın gelişi gibi sana gelecekler, benim halkım olarak senin önünde oturacaklar ve senin sözlerini işitecekler; ama onları yapmayacaklar. Çünkü ağızlarında aşk şarkıları yapıyorlar, onların kalbi kendi kazançlarının ardından gidiyor.
Örnek Ayetler (5 / 94)
Hezekiel 1:9
·
Tevrat
חֹֽבְרֹ֛ת אִשָּׁ֥ה אֶל־אֲחוֹתָ֖הּ כַּנְפֵיהֶ֑ם לֹא־יִסַּ֣בּוּ בְלֶכְתָּ֔ן אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Kanatları biri diğerine birleşikti; gittiklerinde dönmüyorlardı, her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı.
Hezekiel 1:12
·
Tevrat
וְאִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵ֑כוּ אֶ֣ל אֲשֶׁר֩ יִֽהְיֶה־שָׁ֨מָּה הָר֤וּחַ לָלֶ֨כֶת֙ יֵלֵ֔כוּ לֹ֥א יִסַּ֖בּוּ בְּלֶכְתָּֽן
Ve her biri yüzünün yönüne gidiyorlardı; ruh gitmek için nerede olacaksa oraya gidiyorlardı, gittiklerinde dönmüyorlardı.
Hezekiel 1:15
·
Tevrat
וָאֵ֖רֶא הַחַיּ֑וֹת וְהִנֵּה֩ אוֹפַ֨ן אֶחָ֥ד בָּאָ֛רֶץ אֵ֥צֶל הַחַיּ֖וֹת לְאַרְבַּ֥עַת פָּנָֽיו
Ve canlıları gördüm ve işte yerde canlıların yanında onun dört yüzüne bir tekerlek vardı.
Hezekiel 10:22
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶ֔ם הֵ֣מָּה הַפָּנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר רָאִ֨יתִי֙ עַל־נְהַר־כְּבָ֔ר מַרְאֵיהֶ֖ם וְאוֹתָ֑ם אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Yüzlerinin biçimine gelince, onlar Kevar ırmağında gördüğüm yüzlerdi, görünüşleri ve kendileri; her biri yüzüne doğru giderlerdi.
Hezekiel 12:12
·
Tevrat
וְהַנָּשִׂ֨יא אֲשֶׁר־בְּתוֹכָ֜ם אֶל־כָּתֵ֤ף יִשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה וְיֵצֵ֔א בַּקִּ֥יר יַחְתְּר֖וּ לְה֣וֹצִיא ב֑וֹ פָּנָ֣יו יְכַסֶּ֔ה יַ֗עַן אֲשֶׁ֨ר לֹא־יִרְאֶ֥ה לַעַ֛יִן ה֖וּא אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve onların ortasında olan önder karanlıkta omuz üzerinde taşıyacak ve çıkacak; oradan çıkarmak için duvarda delik açacaklar; o gözle yeri görmesin diye yüzünü örtecek.
Örnek Ayetler (5 / 73)
Hezekiel 3:8
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה נָתַ֧תִּי אֶת־פָּנֶ֛יךָ חֲזָקִ֖ים לְעֻמַּ֣ת פְּנֵיהֶ֑ם וְאֶֽת־מִצְחֲךָ֥ חָזָ֖ק לְעֻמַּ֥ת מִצְחָֽם
İşte, senin yüzünü onların yüzlerine karşı sert ve senin alnını onların alınlarına karşı sert yaptım.
Hezekiel 4:3
·
Tevrat
וְאַתָּ֤ה קַח־לְךָ֙ מַחֲבַ֣ת בַּרְזֶ֔ל וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָהּ֙ קִ֣יר בַּרְזֶ֔ל בֵּינְךָ֖ וּבֵ֣ין הָעִ֑יר וַהֲכִינֹתָה֩ אֶת־פָּנֶ֨יךָ אֵלֶ֜יהָ וְהָיְתָ֤ה בַמָּצוֹר֙ וְצַרְתָּ֣ עָלֶ֔יהָ א֥וֹת הִ֖יא לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Ve sen kendine demir sac al ve onu seninle şehrin arasına demir duvar olarak koy; ve yüzünü ona çevir ve o kuşatmada olacak ve onu kuşatacaksın; o İsrail evine bir işarettir.
Hezekiel 4:7
·
Tevrat
וְאֶל־מְצ֤וֹר יְרוּשָׁלִַ֨ם֙ תָּכִ֣ין פָּנֶ֔יךָ וּֽזְרֹעֲךָ֖ חֲשׂוּפָ֑ה וְנִבֵּאתָ֖ עָלֶֽיהָ
Ve yüzünü Yeruşalim'in kuşatmasına çevireceksin ve kolun çıplak olacak ve ona karşı peygamberlik edeceksin.
Hezekiel 6:2
·
Tevrat
בֶּן־אָדָ֕ם שִׂ֥ים פָּנֶ֖יךָ אֶל־הָרֵ֣י יִשְׂרָאֵ֑ל וְהִנָּבֵ֖א אֲלֵיהֶֽם
İnsan oğlu, yüzünü İsrail dağlarına çevir ve onlara peygamberlik et.
Hezekiel 12:6
·
Tevrat
לְעֵ֨ינֵיהֶ֜ם עַל־כָּתֵ֤ף תִּשָּׂא֙ בָּעֲלָטָ֣ה תוֹצִ֔יא פָּנֶ֣יךָ תְכַסֶּ֔ה וְלֹ֥א תִרְאֶ֖ה אֶת־הָאָ֑רֶץ כִּֽי־מוֹפֵ֥ת נְתַתִּ֖יךָ לְבֵ֥ית יִשְׂרָאֵֽל
Onların gözleri önünde omuz üzerinde taşıyacaksın, karanlıkta çıkaracaksın, yüzünü örteceksin ve yeri görmeyeceksin; çünkü seni İsrail evine belirti olarak verdim.
Örnek Ayetler (4 / 69)
Hakimler 6:22
·
Tevrat
וַיַּ֣רְא גִּדְע֔וֹן כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה ה֑וּא וַיֹּ֣אמֶר גִּדְע֗וֹן אֲהָהּ֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה כִּֽי־עַל־כֵּ֤ן רָאִ֨יתִי֙ מַלְאַ֣ךְ יְהוָ֔ה פָּנִ֖ים אֶל־פָּנִֽים
Gideon onun Yahve'nin elçisi olduğunu gördü ve Gideon dedi: 'Eyvah, Efendi Yahve! Çünkü Yahve'nin elçisini yüz yüze gördüm.'
Hezekiel 1:6
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֥ה פָנִ֖ים לְאֶחָ֑ת וְאַרְבַּ֥ע כְּנָפַ֖יִם לְאַחַ֥ת לָהֶֽם
Ve birine dört yüz ve onlara birine dört kanat vardı.
Hezekiel 2:4
·
Tevrat
וְהַבָּנִ֗ים קְשֵׁ֤י פָנִים֙ וְחִזְקֵי־לֵ֔ב אֲנִ֛י שׁוֹלֵ֥חַ אוֹתְךָ֖ אֲלֵיהֶ֑ם וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֥ה אָמַ֖ר אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Ve oğullar sert yüzlü ve katı kalplidir, ben seni onlara gönderiyorum; ve onlara diyeceksin: Efendi Yahve şöyle dedi.'
Hezekiel 2:10
·
Tevrat
וַיִּפְרֹ֤שׂ אוֹתָהּ֙ לְפָנַ֔י וְהִ֥יא כְתוּבָ֖ה פָּנִ֣ים וְאָח֑וֹר וְכָת֣וּב אֵלֶ֔יהָ קִנִ֥ים וָהֶ֖גֶה וָהִֽי
Ve onu önüme serdi ve o önden ve arkadan yazılıydı; ve ona ağıtlar ve inilti ve feryat yazılıydı.
Örnek Ayetler (5 / 56)
Hakimler 3:27
·
Tevrat
וַיְהִ֣י בְּבוֹא֔וֹ וַיִּתְקַ֥ע בַּשּׁוֹפָ֖ר בְּהַ֣ר אֶפְרָ֑יִם וַיֵּרְד֨וּ עִמּ֧וֹ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל מִן־הָהָ֖ר וְה֥וּא לִפְנֵיהֶֽם
Ve geldiğinde, Efrayim dağında şofar çaldı; ve İsrail oğulları dağdan onunla indiler ve o onların önündeydi.
Hakimler 16:25
·
Tevrat
וַֽיְהִי֙ כְּט֣וֹב לִבָּ֔ם וַיֹּ֣אמְר֔וּ קִרְא֥וּ לְשִׁמְשׁ֖וֹן וִישַֽׂחֶק־לָ֑נוּ וַיִּקְרְא֨וּ לְשִׁמְשׁ֜וֹן מִבֵּ֣ית הָאֲסוּרִ֗ים וַיְצַחֵק֙ לִפְנֵיהֶ֔ם וַיַּעֲמִ֥ידוּ אוֹת֖וֹ בֵּ֥ין הָעַמּוּדִֽים
Kalpleri neşeliyken dediler: 'Şimşon'u çağırın ve bize oyun oynasın.' Şimşon'u tutsaklar evinden çağırdılar ve önlerinde oyun oynadı; ve onu sütunların arasında durdurdular.
Hakimler 18:21
·
Tevrat
וַיִּפְנ֖וּ וַיֵּלֵ֑כוּ וַיָּשִׂ֨ימוּ אֶת־הַטַּ֧ף וְאֶת־הַמִּקְנֶ֛ה וְאֶת־הַכְּבוּדָּ֖ה לִפְנֵיהֶֽם
Döndüler ve gittiler; ve çocukları, sürüyü ve değerli eşyaları önlerine koydular.
Hezekiel 8:11
·
Tevrat
וְשִׁבְעִ֣ים אִ֣ישׁ מִזִּקְנֵ֣י בֵֽית־יִ֠שְׂרָאֵל וְיַאֲזַנְיָ֨הוּ בֶן־שָׁפָ֜ן עֹמֵ֤ד בְּתוֹכָם֙ עֹמְדִ֣ים לִפְנֵיהֶ֔ם וְאִ֥ישׁ מִקְטַרְתּ֖וֹ בְּיָד֑וֹ וַעֲתַ֥ר עֲנַֽן־הַקְּטֹ֖רֶת עֹלֶֽה
Ve İsrail evinin yaşlılarından yetmiş adam önlerinde duruyorlardı ve Şafan oğlu Yaazanyahu aralarında duruyordu; ve her adamın buhurdanı elindeydi ve buhur bulutunun bolluğu yükseliyordu.
Hezekiel 16:18
·
Tevrat
וַתִּקְחִ֛י אֶת־בִּגְדֵ֥י רִקְמָתֵ֖ךְ וַתְּכַסִּ֑ים וְשַׁמְנִי֙ וּקְטָרְתִּ֔י נָתַ֖תְּ לִפְנֵיהֶֽם
Ve işlemeli giysilerini aldın ve onları örttün, ve benim yağımı ve benim buhurumu onların önüne koydun.
Örnek Ayetler (5 / 50)
Hezekiel 30:9
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֗וּא יֵצְא֨וּ מַלְאָכִ֤ים מִלְּפָנַי֙ בַּצִּ֔ים לְהַחֲרִ֖יד אֶת־כּ֣וּשׁ בֶּ֑טַח וְהָיְתָ֨ה חַלְחָלָ֤ה בָהֶם֙ בְּי֣וֹם מִצְרַ֔יִם כִּ֥י הִנֵּ֖ה בָּאָֽה
O gün güvende olan Kuş'u titretmek için gemilerle önümden elçiler çıkacak; ve Mısır'ın gününde onlarda titreme olacak, çünkü işte geliyor.
Hezekiel 40:19
·
Tevrat
וַיָּ֣מָד רֹ֡חַב מִלִּפְנֵי֩ הַשַּׁ֨עַר הַתַּחְתּ֜וֹנָה לִפְנֵ֨י הֶחָצֵ֧ר הַפְּנִימִ֛י מִח֖וּץ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה הַקָּדִ֖ים וְהַצָּפֽוֹן
Ve alt kapının önünden iç avlunun önüne dışarıdan genişliği yüz kubit (~4500 cm) ölçtü; doğu ve kuzey.
Yeremya 16:17
·
Tevrat
כִּ֤י עֵינַי֙ עַל־כָּל־דַּרְכֵיהֶ֔ם לֹ֥א נִסְתְּר֖וּ מִלְּפָנָ֑י וְלֹֽא־נִצְפַּ֥ן עֲוֺנָ֖ם מִנֶּ֥גֶד עֵינָֽי
Çünkü gözlerim onların bütün yollarının üzerindedir; yüzümün önünden gizlenmediler ve suçları gözlerimin karşısından saklanmadı.
Yeremya 31:36
·
Tevrat
אִם־יָמֻ֜שׁוּ הַחֻקִּ֥ים הָאֵ֛לֶּה מִלְּפָנַ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה גַּם֩ זֶ֨רַע יִשְׂרָאֵ֜ל יִשְׁבְּת֗וּ מִֽהְי֥וֹת גּ֛וֹי לְפָנַ֖י כָּל־הַיָּמִֽים
Eğer bu kurallar önümden ayrılırsa, Yahve'nin bildirisidir; İsrail tohumu da bütün günler önümde ulus olmaktan kesilecektir.
Yeremya 33:18
·
Tevrat
וְלַכֹּהֲנִים֙ הַלְוִיִּ֔ם לֹֽא־יִכָּרֵ֥ת אִ֖ישׁ מִלְּפָנָ֑י מַעֲלֶ֨ה עוֹלָ֜ה וּמַקְטִ֥יר מִנְחָ֛ה וְעֹ֥שֶׂה־זֶּ֖בַח כָּל־הַיָּמִֽים
Ve Levili kâhinler için, yüzümün önünden yakmalık sunu sunan, tahıl sunusu yakan ve bütün günler kurban kesen bir adam kesilmeyecektir.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 42:4
·
Tevrat
וְלִפְנֵ֨י הַלְּשָׁכ֜וֹת מַהֲלַךְ֩ עֶ֨שֶׂר אַמּ֥וֹת רֹ֨חַב֙ אֶל־הַפְּנִימִ֔ית דֶּ֖רֶךְ אַמָּ֣ה אֶחָ֑ת וּפִתְחֵיהֶ֖ם לַצָּפֽוֹן
Odaların önünde ise içe on kubit (~450 cm) genişlikte yürüyüş yolu, bir kubit (~45 cm) yol vardı; ve onların girişleri kuzeyeydi.
Yeremya 44:10
·
Tevrat
לֹ֣א דֻכְּא֔וּ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וְלֹ֣א יָרְא֗וּ וְלֹֽא־הָלְכ֤וּ בְתֽוֹרָתִי֙ וּבְחֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לִפְנֵיכֶ֖ם וְלִפְנֵ֥י אֲבוֹתֵיכֶֽם
Bu güne kadar ezilmediler, korkmadılar ve sizin önünüze ve babalarınızın önüne verdiğim yasamda ve kurallarımda yürümediler.
Yeremya 49:37
·
Tevrat
וְהַחְתַּתִּ֣י אֶת־עֵ֠ילָם לִפְנֵ֨י אֹיְבֵיהֶ֜ם וְלִפְנֵ֣י מְבַקְשֵׁ֣י נַפְשָׁ֗ם וְהֵבֵאתִ֨י עֲלֵיהֶ֧ם רָעָ֛ה אֶת־חֲר֥וֹן אַפִּ֖י נְאֻם־יְהוָ֑ה וְשִׁלַּחְתִּ֤י אַֽחֲרֵיהֶם֙ אֶת־הַחֶ֔רֶב עַ֥ד כַּלּוֹתִ֖י אוֹתָֽם
Elam'ı düşmanlarının önünde ve canlarını arayanların önünde dehşete düşüreceğim; onların üzerine kötülük, öfkemin kızgınlığını getireceğim, Yahve'nin bildirisidir; ve onları bitirene dek arkalarından kılıç göndereceğim.
1. Samuel 28:25
·
Tevrat
וַתַּגֵּ֧שׁ לִפְנֵֽי־שָׁא֛וּל וְלִפְנֵ֥י עֲבָדָ֖יו וַיֹּאכֵ֑לוּ וַיָּקֻ֥מוּ וַיֵּלְכ֖וּ בַּלַּ֥יְלָה הַהֽוּא
Saul'un önüne ve kullarının önüne sundu, yediler; kalktılar ve o gece gittiler.
Yeşaya 48:7
·
Tevrat
עַתָּ֤ה נִבְרְאוּ֙ וְלֹ֣א מֵאָ֔ז וְלִפְנֵי־י֖וֹם וְלֹ֣א שְׁמַעְתָּ֑ם פֶּן־תֹּאמַ֖ר הִנֵּ֥ה יְדַעְתִּֽין
Şimdi yaratıldılar ve o zamandan değil ve günden önce onları işitmedin; 'İşte onları bildim' demeyesin diye.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hakimler 13:20
·
Tevrat
וַיְהִי֩ בַעֲל֨וֹת הַלַּ֜הַב מֵעַ֤ל הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ הַשָּׁמַ֔יְמָה וַיַּ֥עַל מַלְאַךְ־יְהוָ֖ה בְּלַ֣הַב הַמִּזְבֵּ֑חַ וּמָנ֤וֹחַ וְאִשְׁתּוֹ֙ רֹאִ֔ים וַיִּפְּל֥וּ עַל־פְּנֵיהֶ֖ם אָֽרְצָה
Alev sunağın üzerinden göklere çıkarken Yahve'nin elçisi sunağın alevinde çıktı; ve Manoah ve karısı görüyorlardı ve yüzleri üzerine yere düştüler.
Hakimler 18:23
·
Tevrat
וַֽיִּקְרְאוּ֙ אֶל־בְּנֵי־דָ֔ן וַיַּסֵּ֖בּוּ פְּנֵיהֶ֑ם וַיֹּאמְר֣וּ לְמִיכָ֔ה מַה־לְּךָ֖ כִּ֥י נִזְעָֽקְתָּ
Ve Dan oğullarına seslendiler, ve onlar yüzlerini çevirdiler ve Mika'ya dediler ki: 'Sana ne oldu ki toplandın?'
Hezekiel 1:10
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶם֮ פְּנֵ֣י אָדָם֒ וּפְנֵ֨י אַרְיֵ֤ה אֶל־הַיָּמִין֙ לְאַרְבַּעְתָּ֔ם וּפְנֵי־שׁ֥וֹר מֵֽהַשְּׂמֹ֖אול לְאַרְבַּעְתָּ֑ן וּפְנֵי־נֶ֖שֶׁר לְאַרְבַּעְתָּֽן
Ve yüzlerinin benzerliği insan yüzü ve dördüne sağa aslan yüzü ve dördüne soldan boğa yüzü ve dördüne kartal yüzü idi.
Hezekiel 3:8
·
Tevrat
הִנֵּ֨ה נָתַ֧תִּי אֶת־פָּנֶ֛יךָ חֲזָקִ֖ים לְעֻמַּ֣ת פְּנֵיהֶ֑ם וְאֶֽת־מִצְחֲךָ֥ חָזָ֖ק לְעֻמַּ֥ת מִצְחָֽם
İşte, senin yüzünü onların yüzlerine karşı sert ve senin alnını onların alınlarına karşı sert yaptım.
Hezekiel 10:22
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶ֔ם הֵ֣מָּה הַפָּנִ֗ים אֲשֶׁ֤ר רָאִ֨יתִי֙ עַל־נְהַר־כְּבָ֔ר מַרְאֵיהֶ֖ם וְאוֹתָ֑ם אִ֛ישׁ אֶל־עֵ֥בֶר פָּנָ֖יו יֵלֵֽכוּ
Yüzlerinin biçimine gelince, onlar Kevar ırmağında gördüğüm yüzlerdi, görünüşleri ve kendileri; her biri yüzüne doğru giderlerdi.
Örnek Ayetler (4 / 29)
Yeremya 21:8
·
Tevrat
וְאֶל־הָעָ֤ם הַזֶּה֙ תֹּאמַ֔ר כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה הִנְנִ֤י נֹתֵן֙ לִפְנֵיכֶ֔ם אֶת־דֶּ֥רֶךְ הַחַיִּ֖ים וְאֶת־דֶּ֥רֶךְ הַמָּֽוֶת
Ve bu halka söyleyeceksin: Yahve böyle diyor: İşte ben önünüze yaşam yolunu ve ölüm yolunu veriyorum.
Yeremya 26:4
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם כֹּ֖ה אָמַ֣ר יְהוָ֑ה אִם־לֹ֤א תִשְׁמְעוּ֙ אֵלַ֔י לָלֶ֨כֶת֙ בְּת֣וֹרָתִ֔י אֲשֶׁ֥ר נָתַ֖תִּי לִפְנֵיכֶֽם
Ve onlara diyeceksin: Yahve şöyle diyor: Eğer önünüze koyduğum yasamda yürümek için beni dinlemezseniz,
Yeremya 44:10
·
Tevrat
לֹ֣א דֻכְּא֔וּ עַ֖ד הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה וְלֹ֣א יָרְא֗וּ וְלֹֽא־הָלְכ֤וּ בְתֽוֹרָתִי֙ וּבְחֻקֹּתַ֔י אֲשֶׁר־נָתַ֥תִּי לִפְנֵיכֶ֖ם וְלִפְנֵ֥י אֲבוֹתֵיכֶֽם
Bu güne kadar ezilmediler, korkmadılar ve sizin önünüze ve babalarınızın önüne verdiğim yasamda ve kurallarımda yürümediler.
1. Samuel 12:2
·
Tevrat
וְעַתָּ֞ה הִנֵּ֥ה הַמֶּ֣לֶךְ מִתְהַלֵּ֣ךְ לִפְנֵיכֶ֗ם וַאֲנִי֙ זָקַ֣נְתִּי וָשַׂ֔בְתִּי וּבָנַ֖י הִנָּ֣ם אִתְּכֶ֑ם וַאֲנִי֙ הִתְהַלַּ֣כְתִּי לִפְנֵיכֶ֔ם מִנְּעֻרַ֖י עַד־הַיּ֥וֹם הַזֶּֽה
Şimdi işte, kral önünüzde yürüyor. Ben ise yaşlandım ve ağardım; oğullarım da işte sizinledir. Ben gençliğimden bu güne kadar önünüzde yürüdüm.
Örnek Ayetler (5 / 29)
2. Samuel 7:9
·
Tevrat
וָאֶהְיֶ֣ה עִמְּךָ֗ בְּכֹל֙ אֲשֶׁ֣ר הָלַ֔כְתָּ וָאַכְרִ֥תָה אֶת־כָּל־אֹיְבֶ֖יךָ מִפָּנֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤תִֽי לְךָ֙ שֵׁ֣ם גָּד֔וֹל כְּשֵׁ֥ם הַגְּדֹלִ֖ים אֲשֶׁ֥ר בָּאָֽרֶץ
'Gittiğin her yerde seninleydim ve bütün düşmanlarını senin önünden kesip attım; sana yerdeki büyüklerin adı gibi büyük bir ad yapacağım.'
Yeşaya 26:17
·
Tevrat
כְּמ֤וֹ הָרָה֙ תַּקְרִ֣יב לָלֶ֔דֶת תָּחִ֥יל תִּזְעַ֖ק בַּחֲבָלֶ֑יהָ כֵּ֛ן הָיִ֥ינוּ מִפָּנֶ֖יךָ יְהוָֽה
Doğurmaya yaklaşan hamile kadın gibi, sancılarında kıvranır, feryat eder; biz de senin yüzünden öyle olduk, Yahve.
Yeşaya 63:19
·
Tevrat
הָיִ֗ינוּ מֵֽעוֹלָם֙ לֹֽא־מָשַׁ֣לְתָּ בָּ֔ם לֹֽא־נִקְרָ֥א שִׁמְךָ֖ עֲלֵיהֶ֑ם לוּא־קָרַ֤עְתָּ שָׁמַ֨יִם֙ יָרַ֔דְתָּ מִפָּנֶ֖יךָ הָרִ֥ים נָזֹֽלּוּ
Eskiden beri onlara egemen olmadığın, adın üzerlerine çağrılmayanlar gibi olduk. Keşke gökleri yarsaydın, inseydin, yüzünden dağlar sarsılsaydı.
Yeşaya 64:1
·
Tevrat
כִּקְדֹ֧חַ אֵ֣שׁ הֲמָסִ֗ים מַ֚יִם תִּבְעֶה־אֵ֔שׁ לְהוֹדִ֥יעַ שִׁמְךָ֖ לְצָרֶ֑יךָ מִפָּנֶ֖יךָ גּוֹיִ֥ם יִרְגָּֽזוּ
Ateşin çalıları yaktığı gibi, ateşin suları kaynattığı gibi; adını düşmanlarına bildirmek için, yüzünden uluslar titresinler.
Yeşaya 64:2
·
Tevrat
בַּעֲשׂוֹתְךָ֥ נוֹרָא֖וֹת לֹ֣א נְקַוֶּ֑ה יָרַ֕דְתָּ מִפָּנֶ֖יךָ הָרִ֥ים נָזֹֽלּוּ
Beklemediğimiz korkunç şeyler yaptığında indin, yüzünden dağlar sarsıldı.
Örnek Ayetler (5 / 27)
Hakimler 2:21
·
Tevrat
גַּם־אֲנִי֙ לֹ֣א אוֹסִ֔יף לְהוֹרִ֥ישׁ אִ֖ישׁ מִפְּנֵיהֶ֑ם מִן־הַגּוֹיִ֛ם אֲשֶׁר־עָזַ֥ב יְהוֹשֻׁ֖עַ וַיָּמֹֽת
'Ben de Yeşu'nun öldüğünde bıraktığı uluslardan hiçbir adamı artık onların önünden kovmayacağım.'
Amos 2:9
·
Tevrat
וְאָ֨נֹכִ֜י הִשְׁמַ֤דְתִּי אֶת־הָֽאֱמֹרִי֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם אֲשֶׁ֨ר כְּגֹ֤בַהּ אֲרָזִים֙ גָּבְה֔וֹ וְחָסֹ֥ן ה֖וּא כָּֽאַלּוֹנִ֑ים וָאַשְׁמִ֤יד פִּרְיוֹ֙ מִמַּ֔עַל וְשָׁרָשָׁ֖יו מִתָּֽחַת
Fakat ben onların önünden, boyu sedirlerin boyu gibi olan ve meşeler gibi güçlü olan Amorluyu yok ettim; ve yukarıdan meyvesini ve aşağıdan köklerini yok ettim.
Hezekiel 3:9
·
Tevrat
כְּשָׁמִ֛יר חָזָ֥ק מִצֹּ֖ר נָתַ֣תִּי מִצְחֶ֑ךָ לֹֽא־תִירָ֤א אוֹתָם֙ וְלֹא־תֵחַ֣ת מִפְּנֵיהֶ֔ם כִּ֛י בֵּֽית־מְרִ֖י הֵֽמָּה
Alnını çakmaktaşından daha sert bir elmas gibi yaptım; onlardan korkma ve onların yüzlerinden dehşete düşme, çünkü onlar isyancı bir evdir.'
Yeremya 1:8
·
Tevrat
אַל־תִּירָ֖א מִפְּנֵיהֶ֑ם כִּֽי־אִתְּךָ֥ אֲנִ֛י לְהַצִּלֶ֖ךָ נְאֻם־יְהוָֽה
'Onların yüzünden korkma, çünkü seni kurtarmak için ben seninleyim, Yahve'nin bildirisidir.'
Yeremya 1:17
·
Tevrat
וְאַתָּה֙ תֶּאְזֹ֣ר מָתְנֶ֔יךָ וְקַמְתָּ֙ וְדִבַּרְתָּ֣ אֲלֵיהֶ֔ם אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר אָנֹכִ֖י אֲצַוֶּ֑ךָּ אַל־תֵּחַת֙ מִפְּנֵיהֶ֔ם פֶּֽן־אֲחִתְּךָ֖ לִפְנֵיהֶֽם
Ve sen bellerini kuşan, kalk ve sana buyurduğum her şeyi onlara konuş; onların yüzünden dehşete düşme, yoksa onların önünde seni dehşete düşürürüm.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hakimler 9:40
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפֵ֣הוּ אֲבִימֶ֔לֶךְ וַיָּ֖נָס מִפָּנָ֑יו וַֽיִּפְּל֛וּ חֲלָלִ֥ים רַבִּ֖ים עַד־פֶּ֥תַח הַשָּֽׁעַר
Abimelek onu kovaladı ve o onun önünden kaçtı; kapının girişine kadar birçok yaralı düştü.
2. Samuel 10:13
·
Tevrat
וַיִּגַּ֣שׁ יוֹאָ֗ב וְהָעָם֙ אֲשֶׁ֣ר עִמּ֔וֹ לַמִּלְחָמָ֖ה בַּֽאֲרָ֑ם וַיָּנֻ֖סוּ מִפָּנָֽיו
Yoav ve onunla olan halk Aram'la savaşmak için yaklaştı; onun yüzünden kaçtılar.
Yeremya 42:11
·
Tevrat
אַל־תִּֽירְא֗וּ מִפְּנֵי֙ מֶ֣לֶךְ בָּבֶ֔ל אֲשֶׁר־אַתֶּ֥ם יְרֵאִ֖ים מִפָּנָ֑יו אַל־תִּֽירְא֤וּ מִמֶּ֨נּוּ֙ נְאֻם־יְהוָ֔ה כִּֽי־אִתְּכֶ֣ם אָ֔נִי לְהוֹשִׁ֧יעַ אֶתְכֶ֛ם וּלְהַצִּ֥יל אֶתְכֶ֖ם מִיָּדֽוֹ
Yüzünden korktuğunuz Babil kralının yüzünden korkmayın; ondan korkmayın, Yahve'nin bildirisidir; çünkü sizi kurtarmak ve sizi onun elinden kurtarmak için ben sizinleyim.
1. Samuel 17:24
·
Tevrat
וְכֹל֙ אִ֣ישׁ יִשְׂרָאֵ֔ל בִּרְאוֹתָ֖ם אֶת־הָאִ֑ישׁ וַיָּנֻ֨סוּ֙ מִפָּנָ֔יו וַיִּֽירְא֖וּ מְאֹֽד
Bütün İsrail adamları adamı gördüklerinde onun yüzünden kaçtılar ve çok korktular.
1. Samuel 18:11
·
Tevrat
וַיָּ֤טֶל שָׁאוּל֙ אֶֽת־הַחֲנִ֔ית וַיֹּ֕אמֶר אַכֶּ֥ה בְדָוִ֖ד וּבַקִּ֑יר וַיִּסֹּ֥ב דָּוִ֛ד מִפָּנָ֖יו פַּעֲמָֽיִם
Şaul mızrağı fırlattı ve dedi: 'Davut'u duvara vuracağım.' Ancak Davut onun önünden iki kez kaçındı.
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 1:10
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ יְהוּדָ֗ה אֶל־הַֽכְּנַעֲנִי֙ הַיּוֹשֵׁ֣ב בְּחֶבְר֔וֹן וְשֵׁם־חֶבְר֥וֹן לְפָנִ֖ים קִרְיַ֣ת אַרְבַּ֑ע וַיַּכּ֛וּ אֶת־שֵׁשַׁ֥י וְאֶת־אֲחִימַ֖ן וְאֶת־תַּלְמָֽי
Ardından Yahuda Hevron'da oturan Kenanlılar'a gitti; Hevron'un adı önceden Kiryat-Arba'ydı; Şeşay'ı, Ahiman'ı ve Talmay'ı vurdular.
Hakimler 1:11
·
Tevrat
וַיֵּ֣לֶךְ מִשָּׁ֔ם אֶל־יוֹשְׁבֵ֖י דְּבִ֑יר וְשֵׁם־דְּבִ֥יר לְפָנִ֖ים קִרְיַת־סֵֽפֶר
Oradan Devir'de oturanlara gitti; Devir'in adı önceden Kiryat-Sefer'di.
Hakimler 1:23
·
Tevrat
וַיָּתִ֥ירוּ בֵית־יוֹסֵ֖ף בְּבֵֽית־אֵ֑ל וְשֵׁם־הָעִ֥יר לְפָנִ֖ים לֽוּז
Yusuf evi Beytel'de araştırma yaptı; şehrin adı eskiden Luz'du.
Hakimler 3:2
·
Tevrat
רַ֗ק לְמַ֨עַן֙ דַּ֚עַת דֹּר֣וֹת בְּנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֔ל לְלַמְּדָ֖ם מִלְחָמָ֑ה רַ֥ק אֲשֶׁר־לְפָנִ֖ים לֹ֥א יְדָעֽוּם
Sadece İsrail oğullarının nesillerinin bilmesi için, sadece önceden onu bilmeyenlere savaşı öğretmek içindi.
Yeremya 7:24
·
Tevrat
וְלֹ֤א שָֽׁמְעוּ֙ וְלֹֽא־הִטּ֣וּ אֶת־אָזְנָ֔ם וַיֵּֽלְכוּ֙ בְּמֹ֣עֵצ֔וֹת בִּשְׁרִר֖וּת לִבָּ֣ם הָרָ֑ע וַיִּהְי֥וּ לְאָח֖וֹר וְלֹ֥א לְפָנִֽים
Ve dinlemediler ve kulaklarını eğmediler ve kendi kötü kalplerinin inatçılığındaki öğütlerde yürüdüler; ve ileri değil, geri gittiler.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hakimler 2:3
·
Tevrat
וְגַ֣ם אָמַ֔רְתִּי לֹֽא־אֲגָרֵ֥שׁ אוֹתָ֖ם מִפְּנֵיכֶ֑ם וְהָי֤וּ לָכֶם֙ לְצִדִּ֔ים וֵאלֹ֣הֵיהֶ֔ם יִהְי֥וּ לָכֶ֖ם לְמוֹקֵֽשׁ
'Ayrıca dedim: Onları önünüzden kovmayacağım; size diken olacaklar ve onların ilahları size tuzak olacak.'
Hakimler 6:9
·
Tevrat
וָאַצִּ֤ל אֶתְכֶם֙ מִיַּ֣ד מִצְרַ֔יִם וּמִיַּ֖ד כָּל־לֹחֲצֵיכֶ֑ם וָאֲגָרֵ֤שׁ אוֹתָם֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם וָאֶתְּנָ֥ה לָכֶ֖ם אֶת־אַרְצָֽם
Sizi Mısır'ın elinden ve bütün sizi ezenlerin elinden kurtardım; onları önünüzden kovdum ve onların yerini size verdim.
Yeşu 2:9
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־הָ֣אֲנָשִׁ֔ים יָדַ֕עְתִּי כִּֽי־נָתַ֧ן יְהוָ֛ה לָכֶ֖ם אֶת־הָאָ֑רֶץ וְכִֽי־נָפְלָ֤ה אֵֽימַתְכֶם֙ עָלֵ֔ינוּ וְכִ֥י נָמֹ֛גוּ כָּל־יֹשְׁבֵ֥י הָאָ֖רֶץ מִפְּנֵיכֶֽם
Adamlara dedi: 'Yahve'nin yeri size verdiğini, dehşetinizin üzerimize düştüğünü ve yerde oturanların hepsinin yüzünüzden eridiklerini bildim.
Yeşu 2:10
·
Tevrat
כִּ֣י שָׁמַ֗עְנוּ אֵ֠ת אֲשֶׁר־הוֹבִ֨ישׁ יְהוָ֜ה אֶת־מֵ֤י יַם־סוּף֙ מִפְּנֵיכֶ֔ם בְּצֵאתְכֶ֖ם מִמִּצְרָ֑יִם וַאֲשֶׁ֣ר עֲשִׂיתֶ֡ם לִשְׁנֵי֩ מַלְכֵ֨י הָאֱמֹרִ֜י אֲשֶׁ֨ר בְּעֵ֤בֶר הַיַּרְדֵּן֙ לְסִיחֹ֣ן וּלְע֔וֹג אֲשֶׁ֥ר הֶחֱרַמְתֶּ֖ם אוֹתָֽם
Çünkü Mısır'dan çıktığınızda Yahve'nin Kamış Denizi'nin sularını yüzünüzden nasıl kuruttuğunu ve Şeria'nın ötesindeki Amorluların iki kralına, yok ettiğiniz Sihon'a ve Og'a ne yaptığınızı duyduk.
Yeşu 2:11
·
Tevrat
וַנִּשְׁמַע֙ וַיִּמַּ֣ס לְבָבֵ֔נוּ וְלֹא־קָ֨מָה ע֥וֹד ר֛וּחַ בְּאִ֖ישׁ מִפְּנֵיכֶ֑ם כִּ֚י יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיכֶ֔ם ה֤וּא אֱלֹהִים֙ בַּשָּׁמַ֣יִם מִמַּ֔עַל וְעַל־הָאָ֖רֶץ מִתָּֽחַת
Duyduk ve kalbimiz eridi; yüzünüzden artık hiçbir adamda ruh kalmadı; çünkü Tanrınız Yahve, yukarıda göklerde ve aşağıda yerde Tanrı'dır.
Örnek Ayetler (3 / 19)
Hezekiel 1:10
·
Tevrat
וּדְמ֣וּת פְּנֵיהֶם֮ פְּנֵ֣י אָדָם֒ וּפְנֵ֨י אַרְיֵ֤ה אֶל־הַיָּמִין֙ לְאַרְבַּעְתָּ֔ם וּפְנֵי־שׁ֥וֹר מֵֽהַשְּׂמֹ֖אול לְאַרְבַּעְתָּ֑ן וּפְנֵי־נֶ֖שֶׁר לְאַרְבַּעְתָּֽן
Ve yüzlerinin benzerliği insan yüzü ve dördüne sağa aslan yüzü ve dördüne soldan boğa yüzü ve dördüne kartal yüzü idi.
Hezekiel 10:14
·
Tevrat
וְאַרְבָּעָ֥ה פָנִ֖ים לְאֶחָ֑ד פְּנֵ֨י הָאֶחָ֜ד פְּנֵ֣י הַכְּר֗וּב וּפְנֵ֤י הַשֵּׁנִי֙ פְּנֵ֣י אָדָ֔ם וְהַשְּׁלִישִׁי֙ פְּנֵ֣י אַרְיֵ֔ה וְהָרְבִיעִ֖י פְּנֵי־נָֽשֶׁר
Ve her birinin dört yüzü vardı; birincinin yüzü keruv yüzü ve ikincinin yüzü insan yüzü ve üçüncünün yüzü aslan yüzü ve dördüncünün kartal yüzüydü.
Hezekiel 41:19
·
Tevrat
וּפְנֵ֨י אָדָ֤ם אֶל־הַתִּֽמֹרָה֙ מִפּ֔וֹ וּפְנֵֽי־כְפִ֥יר אֶל־הַתִּֽמֹרָ֖ה מִפּ֑וֹ עָשׂ֥וּי אֶל־כָּל־הַבַּ֖יִת סָבִ֥יב סָבִֽיב
İnsanın yüzü de buradan palmiyeye ve genç aslanın yüzü buradan palmiyeyeydi; çepeçevre bütün eve yapılmıştı.
Örnek Ayetler (5 / 13)
Hakimler 20:32
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן נִגָּפִ֥ים הֵ֛ם לְפָנֵ֖ינוּ כְּבָרִאשֹׁנָ֑ה וּבְנֵ֧י יִשְׂרָאֵ֣ל אָמְר֗וּ נָנ֨וּסָה֙ וּֽנְתַקְּנֻ֔הוּ מִן־הָעִ֖יר אֶל־הַֽמְסִלּֽוֹת
Bünyaminoğulları dediler: 'Onlar ilk seferki gibi önümüzde yeniliyorlar.' Fakat İsrailoğulları dediler: 'Kaçalım ve onları şehirden yollara doğru uzaklaştıralım.'
Hakimler 20:39
·
Tevrat
וַיַּהֲפֹ֥ךְ אִֽישׁ־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּמִּלְחָמָ֑ה וּבִנְיָמִ֡ן הֵחֵל֩ לְהַכּ֨וֹת חֲלָלִ֤ים בְּאִֽישׁ־יִשְׂרָאֵל֙ כִּשְׁלֹשִׁ֣ים אִ֔ישׁ כִּ֣י אָמְר֔וּ אַךְ֩ נִגּ֨וֹף נִגָּ֥ף הוּא֙ לְפָנֵ֔ינוּ כַּמִּלְחָמָ֖ה הָרִאשֹׁנָֽה
İsrail adamları savaşta döndü; ve Bünyamin, İsrail adamlarından otuz kadar adamı vurup öldürmeye başladı, çünkü dediler: 'İlk savaşta olduğu gibi önümüzde kesinlikle bozguna uğradı.'
2. Samuel 2:14
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר אַבְנֵר֙ אֶל־יוֹאָ֔ב יָק֤וּמוּ נָא֙ הַנְּעָרִ֔ים וִֽישַׂחֲק֖וּ לְפָנֵ֑ינוּ וַיֹּ֥אמֶר יוֹאָ֖ב יָקֻֽמוּ
Avner Yoav'a dedi: 'Lütfen gençler kalksınlar ve önümüzde oynasınlar.' Yoav dedi: 'Kalksınlar.'
1. Samuel 8:20
·
Tevrat
וְהָיִ֥ינוּ גַם־אֲנַ֖חְנוּ כְּכָל־הַגּוֹיִ֑ם וּשְׁפָטָ֤נוּ מַלְכֵּ֨נוּ֙ וְיָצָ֣א לְפָנֵ֔ינוּ וְנִלְחַ֖ם אֶת־מִלְחֲמֹתֵֽנוּ
Ve biz de bütün uluslar gibi olacağız; kralımız bizi yargılayacak, önümüzde çıkacak ve savaşlarımızı savaşacak.
1. Samuel 9:27
·
Tevrat
הֵ֗מָּה יֽוֹרְדִים֙ בִּקְצֵ֣ה הָעִ֔יר וּשְׁמוּאֵ֞ל אָמַ֣ר אֶל־שָׁא֗וּל אֱמֹ֥ר לַנַּ֛עַר וְיַעֲבֹ֥ר לְפָנֵ֖ינוּ וַֽיַּעֲבֹ֑ר וְאַתָּה֙ עֲמֹ֣ד כַּיּ֔וֹם וְאַשְׁמִיעֲךָ֖ אֶת־דְּבַ֥ר אֱלֹהִֽים
Onlar şehrin ucunda iniyorlardı ve Samuel Şaul'a dedi: 'Gence söyle ve önümüze geçsin' ve geçti. 'Ve sen şimdi dur ve sana Tanrı'nın sözünü işittireyim.'