583
Kullanım
2
Lemma
54
Türev
55
Anlam
2 lemma, 54 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
פֵיוֹת | peyot | ağızlar, ağız, kenar, kılıç ağzı | İsim | 1 | ||
כְפִיךָ | kefikha | ağzın gibi, ağız, söz, oran | Zamir | 1 | ||
לְפִיהֶן | le-fihen | onların ağzına, ağız, söz, oran | Zamir | 1 | ||
וּפִיהֶם | ufihem | ve onların ağzı, ağız, açıklık, söz | Zamir | 1 | ||
פִים | fim | ağızlar, ağız, kenar, söz | İsim | 1 | ||
מִפִּינוּ | mi-ppinu | ağzımızdan, ağız, söz, kenar | Zamir | 1 | ||
וּפֹה | u-foh | ve burada, burada, bu yerde, bu tarafta | İsim | 1 | ||
פֹּה Lemma | poh | burada, burada, buraya, bu yöne | Zarf | 21 | ||
מִפּוֹ | mi-ppo | buradan, burada, buraya, bu yer | Zarf | 19 | ||
פֹה | poh | burada, burada, bu yerde, buraya | Zarf | 17 | ||
Örnek Ayetler (5 / 17) Hezekiel 8:17 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.' 1. Samuel 23:3 · Tevrat וַיֹּ֨אמְר֜וּ אַנְשֵׁ֤י דָוִד֙ אֵלָ֔יו הִנֵּ֨ה אֲנַ֥חְנוּ פֹ֛ה בִּֽיהוּדָ֖ה יְרֵאִ֑ים וְאַף֙ כִּֽי־נֵלֵ֣ךְ קְעִלָ֔ה אֶל־מַֽעַרְכ֖וֹת פְּלִשְׁתִּֽים Davut'un adamları ona dediler: 'İşte biz burada Yahuda'da korkuyoruz; Filistlilerin ordularına karşı Keila'ya nasıl gideriz?' 2. Krallar 2:2 · Tevrat וַיֹּאמֶר֩ אֵלִיָּ֨הוּ אֶל־אֱלִישָׁ֜ע שֵֽׁב־נָ֣א פֹ֗ה כִּ֤י יְהוָה֙ שְׁלָחַ֣נִי עַד־בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר אֱלִישָׁ֔ע חַי־יְהוָ֥ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֖ אִם־אֶעֶזְבֶ֑ךָּ וַיֵּרְד֖וּ בֵּֽית־אֵֽל İlyas Elişa'ya dedi: 'Lütfen burada otur, çünkü Yahve beni Beytel'e kadar gönderdi.' Elişa dedi: 'Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor, seni bırakmam.' Ve Beytel'e indiler. 2. Krallar 2:4 · Tevrat וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֵלִיָּ֜הוּ אֱלִישָׁ֣ע שֵֽׁב־נָ֣א פֹ֗ה כִּ֤י יְהוָה֙ שְׁלָחַ֣נִי יְרִיח֔וֹ וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֥ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֖ אִם־אֶעֶזְבֶ֑ךָּ וַיָּבֹ֖אוּ יְרִיחֽוֹ İlyas ona dedi: 'Elişa, lütfen burada otur, çünkü Yahve beni Eriha'ya gönderdi.' O da dedi: 'Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor, seni bırakmam.' Ve Eriha'ya geldiler. 2. Krallar 2:6 · Tevrat וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֵלִיָּ֜הוּ שֵֽׁב־נָ֣א פֹ֗ה כִּ֤י יְהוָה֙ שְׁלָחַ֣נִי הַיַּרְדֵּ֔נָה וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֥ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֖ אִם־אֶעֶזְבֶ֑ךָּ וַיֵּלְכ֖וּ שְׁנֵיהֶֽם İlyas ona dedi: 'Lütfen burada otur, çünkü Yahve beni Şeria'ya gönderdi.' O da dedi: 'Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor, seni bırakmam.' Ve ikisi gittiler. | ||||||
מִפֶּה | mi-ppe | ağızdan, ağız, açıklık, kenar | Zarf | 11 | ||
וּמִפּֽוֹ | u-mi-ppo | ve buradan, burası, bu yer | Zarf | 5 | ||
פֹּֽה | poh | burada, burada, buraya, bu tarafa | Zarf | 3 | ||
פֹֽה | poh | burada, burada, bu tarafa | Zarf | 3 | ||
וּפֹה | u-foh | ve burada, burada, bu yerde, şurada | Zarf | 1 | ||
וּפֹא | u-fo | ve burada, burada, bu yerde, şimdi | Zarf | 1 | ||
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 5:4
·
Tevrat
וְֽ֭אַחֲרִיתָהּ מָרָ֣ה כַֽלַּעֲנָ֑ה חַ֝דָּ֗ה כְּחֶ֣רֶב פִּיּֽוֹת
Ama sonu pelin otu gibi acıdır, iki ağızlı kılıç gibi keskindir.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 33:6
·
Tevrat
הֵן־אֲנִ֣י כְפִ֣יךָ לָאֵ֑ל מֵ֝חֹ֗מֶר קֹרַ֥צְתִּי גַם־אָֽנִי
İşte ben Tanrı'ya karşı senin gibiyim, ben de çamurdan şekillendirildim.
Örnek Ayetler (1)
Levililer 25:51
·
Tevrat
אִם־ע֥וֹד רַבּ֖וֹת בַּשָּׁנִ֑ים לְפִיהֶן֙ יָשִׁ֣יב גְּאֻלָּת֔וֹ מִכֶּ֖סֶף מִקְנָתֽוֹ
Eğer yıllarda daha çoksa, onlara göre onun satın alınışının gümüşünden onun kurtuluşunu döndürecek.
Örnek Ayetler (1)
Eyüp 29:23
·
Tevrat
וְיִֽחֲל֣וּ כַמָּטָ֣ר לִ֑י וּ֝פִיהֶ֗ם פָּעֲר֥וּ לְמַלְקֽוֹשׁ
Ve yağmur gibi beni beklerlerdi ve son yağmura ağızlarını açarlardı.
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 13:21
·
Tevrat
וְֽהָיְתָ֞ה הַפְּצִ֣ירָה פִ֗ים לַמַּֽחֲרֵשֹׁת֙ וְלָ֣אֵתִ֔ים וְלִשְׁלֹ֥שׁ קִלְּשׁ֖וֹן וּלְהַקַּרְדֻּמִּ֑ים וּלְהַצִּ֖יב הַדָּרְבָֽן
Saban demirleri, kazmalar, üç dişli yabalar ve baltalar için ve üvendireyi düzeltmek için bileme ücreti bir pim idi.
Örnek Ayetler (1)
Yeremya 44:17
·
Tevrat
כִּ֩י עָשֹׂ֨ה נַעֲשֶׂ֜ה אֶֽת־כָּל־הַדָּבָ֣ר אֲשֶׁר־יָצָ֣א מִפִּ֗ינוּ לְקַטֵּ֞ר לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַיִם֮ וְהַסֵּֽיךְ־לָ֣הּ נְסָכִים֒ כַּאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֜ינוּ אֲנַ֤חְנוּ וַאֲבֹתֵ֨ינוּ֙ מְלָכֵ֣ינוּ וְשָׂרֵ֔ינוּ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֖וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם וַנִּֽשְׂבַּֽע־לֶ֨חֶם֙ וַנִּֽהְיֶ֣ה טוֹבִ֔ים וְרָעָ֖ה לֹ֥א רָאִֽינוּ
Çünkü göklerin kraliçesine buhur yakmak ve ona dökmelik sunular dökmek için ağzımızdan çıkan bütün sözü kesinlikle yapacağız; biz, babalarımız, krallarımız ve komutanlarımız Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında yaptığımız gibi; ve ekmeğe doyduk, iyi olduk ve kötülük görmedik.
Örnek Ayetler (1)
Süleyman'ın Özdeyişleri 26:28
·
Tevrat
לְֽשׁוֹן־שֶׁ֭קֶר יִשְׂנָ֣א דַכָּ֑יו וּפֶ֥ה חָ֝לָ֗ק יַעֲשֶׂ֥ה מִדְחֶֽה
Yalan dili ezdiği kişilerden nefret eder ve pürüzsüz ağız yıkım yapar.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 4:20
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ עֲמֹ֖ד פֶּ֣תַח הָאֹ֑הֶל וְהָיָה֩ אִם־אִ֨ישׁ יָב֜וֹא וּשְׁאֵלֵ֗ךְ וְאָמַ֛ר הֲיֵֽשׁ־פֹּ֥ה אִ֖ישׁ וְאָמַ֥רְתְּ אָֽיִן
Ona dedi: 'Çadırın girişinde dur; ve olacak ki, eğer bir adam gelirse ve sana sorarsa ve derse: Burada bir adam var mı? diyeceksin: Yok.'
Hakimler 19:9
·
Tevrat
וַיָּ֤קָם הָאִישׁ֙ לָלֶ֔כֶת ה֥וּא וּפִילַגְשׁ֖וֹ וְנַעֲר֑וֹ וַיֹּ֣אמֶר ל֣וֹ חֹתְנ֣וֹ אֲבִ֣י הַֽנַּעֲרָ֡ה הִנֵּ֣ה נָא֩ רָפָ֨ה הַיּ֜וֹם לַעֲרֹ֗ב לִֽינוּ־נָ֞א הִנֵּ֨ה חֲנ֤וֹת הַיּוֹם֙ לִ֥ין פֹּה֙ וְיִיטַ֣ב לְבָבֶ֔ךָ וְהִשְׁכַּמְתֶּ֤ם מָחָר֙ לְדַרְכְּכֶ֔ם וְהָלַכְתָּ֖ לְאֹהָלֶֽךָ
Adam gitmek için kalktı, o ve cariyesi ve uşağı; ve kayınbabası, genç kadının babası ona dedi ki: 'İşte lütfen, gün akşama zayıfladı, lütfen geceleyin; işte günün konaklaması, burada gecele ve kalbin iyi olsun, ve yarın yolunuz için erkenden kalkarsınız ve çadırına gidersin.'
Hezekiel 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲרֹאֶ֥ה אַתָּ֖ה מָ֣ה הֵ֣ם עֹשִׂ֑ים תּוֹעֵב֨וֹת גְּדֹל֜וֹת אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֣ל עֹשִׂ֣ים פֹּ֗ה לְרָֽחֳקָה֙ מֵעַ֣ל מִקְדָּשִׁ֔י וְעוֹד֙ תָּשׁ֣וּב תִּרְאֶ֔ה תּוֹעֵב֖וֹת גְּדֹלֽוֹת
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, onların ne yaptıklarını görüyor musun? Kutsal yerimin üzerinden uzaklaşmak için İsrail evinin burada yaptığı büyük iğrençlikleri? Ve daha döneceksin, büyük iğrençlikler göreceksin.'
2. Samuel 20:4
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶל־עֲמָשָׂ֔א הַזְעֶק־לִ֥י אֶת־אִישׁ־יְהוּדָ֖ה שְׁלֹ֣שֶׁת יָמִ֑ים וְאַתָּ֖ה פֹּ֥ה עֲמֹֽד
Kral Amasa'ya dedi: 'Üç gün içinde Yahuda adamını bana çağır ve sen burada dur.'
1. Samuel 21:9
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ לַאֲחִימֶ֔לֶךְ וְאִ֛ין יֶשׁ־פֹּ֥ה תַֽחַת־יָדְךָ֖ חֲנִ֣ית אוֹ־חָ֑רֶב כִּ֣י גַם־חַרְבִּ֤י וְגַם־כֵּלַי֙ לֹֽא־לָקַ֣חְתִּי בְיָדִ֔י כִּֽי־הָיָ֥ה דְבַר־הַמֶּ֖לֶךְ נָחֽוּץ
Davut Ahimelek'e dedi: 'Burada elinin altında mızrak veya kılıç yok mu? Çünkü kralın işi acele olduğundan elime kılıcımı da silahlarımı da almadım.'
Örnek Ayetler (3 / 19)
Hezekiel 40:12
·
Tevrat
וּגְב֞וּל לִפְנֵ֤י הַתָּאוֹת֙ אַמָּ֣ה אֶחָ֔ת וְאַמָּה־אַחַ֥ת גְּב֖וּל מִפֹּ֑ה וְהַתָּ֕א שֵׁשׁ־אַמּ֣וֹת מִפּ֔וֹ וְשֵׁ֥שׁ אַמּ֖וֹת מִפּֽוֹ
Ve odaların önündeki sınır bir kubitti (~45 cm) ve buradan sınır bir kubitti (~45 cm); ve oda buradan altı kubit (~270 cm) ve buradan altı kubitti (~270 cm).
Hezekiel 40:21
·
Tevrat
וְתָאָ֗יו שְׁלוֹשָׁ֤ה מִפּוֹ֙ וּשְׁלֹשָׁ֣ה מִפּ֔וֹ וְאֵילָ֤יו וְאֵֽלַמָּיו֙ הָיָ֔ה כְּמִדַּ֖ת הַשַּׁ֣עַר הָרִאשׁ֑וֹן חֲמִשִּׁ֤ים אַמָּה֙ אָרְכּ֔וֹ וְרֹ֕חַב חָמֵ֥שׁ וְעֶשְׂרִ֖ים בָּאַמָּֽה
Ve onun odaları buradan üç ve buradan üçtü; ve onun söveleri ve onun eyvanları ilk kapının ölçüsü gibiydi; onun uzunluğu elli kubit (~2250 cm) ve genişliği yirmi beş kubitti (~1125 cm).
Hezekiel 40:26
·
Tevrat
וּמַעֲל֤וֹת שִׁבְעָה֙ עֹֽלוֹתָ֔יו וְאֵֽלַמָּ֖יו לִפְנֵיהֶ֑ם וְתִמֹרִ֣ים ל֗וֹ אֶחָ֥ד מִפּ֛וֹ וְאֶחָ֥ד מִפּ֖וֹ אֶל־אֵילָֽיו
Ve onun çıkışları yedi basamaktı ve onun eyvanları onların önündeydi; ve onun sövelerine buradan bir ve buradan bir palmiyeler vardı.
Örnek Ayetler (5 / 17)
Hezekiel 8:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.'
1. Samuel 23:3
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמְר֜וּ אַנְשֵׁ֤י דָוִד֙ אֵלָ֔יו הִנֵּ֨ה אֲנַ֥חְנוּ פֹ֛ה בִּֽיהוּדָ֖ה יְרֵאִ֑ים וְאַף֙ כִּֽי־נֵלֵ֣ךְ קְעִלָ֔ה אֶל־מַֽעַרְכ֖וֹת פְּלִשְׁתִּֽים
Davut'un adamları ona dediler: 'İşte biz burada Yahuda'da korkuyoruz; Filistlilerin ordularına karşı Keila'ya nasıl gideriz?'
2. Krallar 2:2
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ אֵלִיָּ֨הוּ אֶל־אֱלִישָׁ֜ע שֵֽׁב־נָ֣א פֹ֗ה כִּ֤י יְהוָה֙ שְׁלָחַ֣נִי עַד־בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֹּ֣אמֶר אֱלִישָׁ֔ע חַי־יְהוָ֥ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֖ אִם־אֶעֶזְבֶ֑ךָּ וַיֵּרְד֖וּ בֵּֽית־אֵֽל
İlyas Elişa'ya dedi: 'Lütfen burada otur, çünkü Yahve beni Beytel'e kadar gönderdi.' Elişa dedi: 'Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor, seni bırakmam.' Ve Beytel'e indiler.
2. Krallar 2:4
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֵלִיָּ֜הוּ אֱלִישָׁ֣ע שֵֽׁב־נָ֣א פֹ֗ה כִּ֤י יְהוָה֙ שְׁלָחַ֣נִי יְרִיח֔וֹ וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֥ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֖ אִם־אֶעֶזְבֶ֑ךָּ וַיָּבֹ֖אוּ יְרִיחֽוֹ
İlyas ona dedi: 'Elişa, lütfen burada otur, çünkü Yahve beni Eriha'ya gönderdi.' O da dedi: 'Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor, seni bırakmam.' Ve Eriha'ya geldiler.
2. Krallar 2:6
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ ל֨וֹ אֵלִיָּ֜הוּ שֵֽׁב־נָ֣א פֹ֗ה כִּ֤י יְהוָה֙ שְׁלָחַ֣נִי הַיַּרְדֵּ֔נָה וַיֹּ֕אמֶר חַי־יְהוָ֥ה וְחֵֽי־נַפְשְׁךָ֖ אִם־אֶעֶזְבֶ֑ךָּ וַיֵּלְכ֖וּ שְׁנֵיהֶֽם
İlyas ona dedi: 'Lütfen burada otur, çünkü Yahve beni Şeria'ya gönderdi.' O da dedi: 'Yahve yaşıyor ve canın yaşıyor, seni bırakmam.' Ve ikisi gittiler.
Örnek Ayetler (3 / 11)
Hezekiel 40:10
·
Tevrat
וְתָאֵ֨י הַשַּׁ֜עַר דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֗ים שְׁלֹשָׁ֤ה מִפֹּה֙ וּשְׁלֹשָׁ֣ה מִפֹּ֔ה מִדָּ֥ה אַחַ֖ת לִשְׁלָשְׁתָּ֑ם וּמִדָּ֥ה אַחַ֛ת לָאֵילִ֖ם מִפֹּ֥ה וּמִפּֽוֹ
Ve doğu yoluna bakan kapının odaları buradan üç ve buradan üçtü; üçü için bir ölçü vardı ve buradan ve buradan söveler için bir ölçü vardı.
Hezekiel 40:12
·
Tevrat
וּגְב֞וּל לִפְנֵ֤י הַתָּאוֹת֙ אַמָּ֣ה אֶחָ֔ת וְאַמָּה־אַחַ֥ת גְּב֖וּל מִפֹּ֑ה וְהַתָּ֕א שֵׁשׁ־אַמּ֣וֹת מִפּ֔וֹ וְשֵׁ֥שׁ אַמּ֖וֹת מִפּֽוֹ
Ve odaların önündeki sınır bir kubitti (~45 cm) ve buradan sınır bir kubitti (~45 cm); ve oda buradan altı kubit (~270 cm) ve buradan altı kubitti (~270 cm).
Hezekiel 40:39
·
Tevrat
וּבְאֻלָ֣ם הַשַּׁ֗עַר שְׁנַ֤יִם שֻׁלְחָנוֹת֙ מִפּ֔וֹ וּשְׁנַ֥יִם שֻׁלְחָנ֖וֹת מִפֹּ֑ה לִשְׁח֤וֹט אֲלֵיהֶם֙ הָעוֹלָ֔ה וְהַחַטָּ֖את וְהָאָשָֽׁם
Ve kapının eyvanında buradan iki masa ve buradan iki masa vardı; yakmalık sunuyu ve günah sunusunu ve suç sunusunu onların üzerinde kesmek içindi.
Örnek Ayetler (5)
Hezekiel 40:10
·
Tevrat
וְתָאֵ֨י הַשַּׁ֜עַר דֶּ֣רֶךְ הַקָּדִ֗ים שְׁלֹשָׁ֤ה מִפֹּה֙ וּשְׁלֹשָׁ֣ה מִפֹּ֔ה מִדָּ֥ה אַחַ֖ת לִשְׁלָשְׁתָּ֑ם וּמִדָּ֥ה אַחַ֛ת לָאֵילִ֖ם מִפֹּ֥ה וּמִפּֽוֹ
Ve doğu yoluna bakan kapının odaları buradan üç ve buradan üçtü; üçü için bir ölçü vardı ve buradan ve buradan söveler için bir ölçü vardı.
Hezekiel 40:34
·
Tevrat
וְאֵלַמָּ֗יו לֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה וְתִמֹרִ֥ים אֶל־אֵלָ֖יו מִפּ֣וֹ וּמִפּ֑וֹ וּשְׁמֹנֶ֥ה מַעֲל֖וֹת מַעֲלָֽיו
Ve onun eyvanları dış avluya bakıyordu ve onun sövelerine buradan ve buradan palmiyeler vardı; ve onun çıkışları sekiz basamaktı.
Hezekiel 40:37
·
Tevrat
וְאֵילָ֗יו לֶֽחָצֵר֙ הַחִ֣יצוֹנָ֔ה וְתִמֹרִ֥ים אֶל־אֵילָ֖יו מִפּ֣וֹ וּמִפּ֑וֹ וּשְׁמֹנֶ֥ה מַעֲל֖וֹת מַעֲלָֽיו
Ve onun söveleri dış avluya bakıyordu ve onun sövelerine buradan ve buradan palmiyeler vardı; ve onun çıkışları sekiz basamaktı.
Hezekiel 41:15
·
Tevrat
וּמָדַ֣ד אֹֽרֶךְ־הַ֠בִּנְיָן אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה אֲשֶׁ֨ר עַל־אַחֲרֶ֧יהָ וְאַתִּיקֶ֛יהָא מִפּ֥וֹ וּמִפּ֖וֹ מֵאָ֣ה אַמָּ֑ה וְהַֽהֵיכָל֙ הַפְּנִימִ֔י וְאֻֽלַמֵּ֖י הֶחָצֵֽר
Ardından onun arkasındaki ayrılmış yerin önüne binanın uzunluğunu ve buradan ve buradan onun galerilerini yüz kubit (~45 m) ölçtü; ve iç tapınağı ve avlunun eyvanlarını.
Hezekiel 41:26
·
Tevrat
וְחַלּוֹנִ֨ים אֲטֻמ֤וֹת וְתִֽמֹרִים֙ מִפּ֣וֹ וּמִפּ֔וֹ אֶל־כִּתְפ֖וֹת הָֽאוּלָ֑ם וְצַלְע֥וֹת הַבַּ֖יִת וְהָעֻבִּֽים
Eyvanın yanlarına buradan ve buradan kapalı pencereler ve palmiyeler de vardı; ve evin yan odaları ve kalınlıkları.
Örnek Ayetler (3)
Hezekiel 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֹּ֤א וּרְאֵה֙ אֶת־הַתּוֹעֵב֣וֹת הָרָע֔וֹת אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם עֹשִׂ֖ים פֹּֽה
Ve bana dedi: 'Gir ve onların burada yaptıkları kötü iğrençlikleri gör.'
Mezmurlar 132:14
·
Tevrat
זֹאת־מְנוּחָתִ֥י עֲדֵי־עַ֑ד פֹּֽה־אֵ֝שֵׁ֗ב כִּ֣י אִוִּתִֽיהָ
Bu sonsuza dek benim dinlenme yerimdir; burada oturacağım, çünkü onu arzuladım.
Ezra 4:2
·
Tevrat
וַיִּגְּשׁ֨וּ אֶל־זְרֻבָּבֶ֜ל וְאֶל־רָאשֵׁ֣י הָֽאָב֗וֹת וַיֹּאמְר֤וּ לָהֶם֙ נִבְנֶ֣ה עִמָּכֶ֔ם כִּ֣י כָכֶ֔ם נִדְר֖וֹשׁ לֵֽאלֹהֵיכֶ֑ם וְל֣וֹ אֲנַ֣חְנוּ זֹבְחִ֗ים מִימֵי֙ אֵסַ֤ר חַדֹּן֙ מֶ֣לֶךְ אַשּׁ֔וּר הַמַּעֲלֶ֥ה אֹתָ֖נוּ פֹּֽה
Bunun üzerine Zerubbabel'e ve ataların başlarına yaklaştılar ve onlara dediler ki: 'Sizinle birlikte inşa edelim, çünkü sizin gibi biz de Tanrınızı arıyoruz ve bizi buraya çıkaran Asur kralı Esarhaddon'un günlerinden beri O'na kurban kesiyoruz.'
Örnek Ayetler (3)
Hakimler 18:3
·
Tevrat
הֵ֚מָּה עִם־בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וְהֵ֣מָּה הִכִּ֔ירוּ אֶת־ק֥וֹל הַנַּ֖עַר הַלֵּוִ֑י וַיָּס֣וּרוּ שָׁ֗ם וַיֹּ֤אמְרוּ לוֹ֙ מִֽי־הֱבִיאֲךָ֣ הֲלֹ֔ם וּמָֽה־אַתָּ֥ה עֹשֶׂ֛ה בָּזֶ֖ה וּמַה־לְּךָ֥ פֹֽה
Onlar Mika'nın evindeyken, Levili gencin sesini tanıdılar; oraya saptılar ve ona dediler: 'Seni buraya kim getirdi? Ve burada ne yapıyorsun? Ve burada senin neyin var?'
1. Samuel 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֣ל אֶל־יִשַׁי֮ הֲתַ֣מּוּ הַנְּעָרִים֒ וַיֹּ֗אמֶר ע֚וֹד שָׁאַ֣ר הַקָּטָ֔ן וְהִנֵּ֥ה רֹעֶ֖ה בַּצֹּ֑אן וַיֹּ֨אמֶר שְׁמוּאֵ֤ל אֶל־יִשַׁי֙ שִׁלְחָ֣ה וְקָחֶ֔נּוּ כִּ֥י לֹא־נָסֹ֖ב עַד־בֹּא֥וֹ פֹֽה
Samuel İşay'a dedi: 'Gençler bitti mi?' O da dedi: 'Daha en küçüğü kaldı ve işte sürüyü güdüyor.' Samuel İşay'a dedi: 'Gönder ve onu al; çünkü o buraya gelene kadar oturmayacağız.'
Çölde Sayım 32:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה לִבְנֵי־גָ֖ד וְלִבְנֵ֣י רְאוּבֵ֑ן הַאַֽחֵיכֶ֗ם יָבֹ֨אוּ֙ לַמִּלְחָמָ֔ה וְאַתֶּ֖ם תֵּ֥שְׁבוּ פֹֽה
Musa Gadoğulları'na ve Rubenoğulları'na dedi: 'Kardeşleriniz savaşa giderken siz burada mı oturacaksınız?'
Örnek Ayetler (1)
Yeşu 18:8
·
Tevrat
וַיָּקֻ֥מוּ הָאֲנָשִׁ֖ים וַיֵּלֵ֑כוּ וַיְצַ֣ו יְהוֹשֻׁ֡עַ אֶת־הַהֹלְכִים֩ לִכְתֹּ֨ב אֶת־הָאָ֜רֶץ לֵאמֹ֗ר לְ֠כוּ וְהִתְהַלְּכ֨וּ בָאָ֜רֶץ וְכִתְב֤וּ אוֹתָהּ֙ וְשׁ֣וּבוּ אֵלַ֔י וּ֠פֹה אַשְׁלִ֨יךְ לָכֶ֥ם גּוֹרָ֛ל לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה בְּשִׁלֹֽה
Adamlar kalktılar ve gittiler; ve Yeşu diyarı yazmak için gidenlere buyurdu ve dedi: 'Gidin ve diyarda dolaşın ve onu yazın ve bana dönün; ve burada Şilo'da Yahve'nin önünde size kura atacağım.'