139
Kullanım
8
Lemma
19
Türev
42
Anlam
8 lemma, 19 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
פְּאַת Lemma | peat | köşesinin, köşe, kenar, taraf | İsim | 34 | ||
מִפְּאַת | mi-ppe'at | köşesinden, köşe, kenar, taraf | İsim | 16 | ||
לִפְאַת | li-feat | köşesine, köşe, kenar, taraf | İsim | 14 | ||
Örnek Ayetler (5 / 14) Hezekiel 47:15 · Tevrat וְזֶ֖ה גְּב֣וּל הָאָ֑רֶץ לִפְאַ֨ת צָפ֜וֹנָה מִן־הַיָּ֧ם הַגָּד֛וֹל הַדֶּ֥רֶךְ חֶתְלֹ֖ן לְב֥וֹא צְדָֽדָה Ve yerin sınırı budur: kuzey tarafına, Büyük Deniz'den, Hetlon yoluyla, Tsedad'a girişe kadar; Yeşu 15:5 · Tevrat וּגְב֥וּל קֵ֨דְמָה֙ יָ֣ם הַמֶּ֔לַח עַד־קְצֵ֖ה הַיַּרְדֵּ֑ן וּגְב֞וּל לִפְאַ֤ת צָפ֨וֹנָה֙ מִלְּשׁ֣וֹן הַיָּ֔ם מִקְצֵ֖ה הַיַּרְדֵּֽן Doğu sınırı Yarden'in ucuna kadar Tuz Denizi'dir; kuzey tarafı sınırı Yarden'in ucundaki denizin dilindendir. Yeşu 18:12 · Tevrat וַיְהִ֨י לָהֶ֧ם הַגְּב֛וּל לִפְאַ֥ת צָפ֖וֹנָה מִן־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעָלָ֣ה הַגְּבוּל֩ אֶל־כֶּ֨תֶף יְרִיח֜וֹ מִצָּפ֗וֹן וְעָלָ֤ה בָהָר֙ יָ֔מָּה וְהָיוּ֙ תֹּֽצְאֹתָ֔יו מִדְבַּ֖רָה בֵּ֥ית אָֽוֶן Ve onların sınırı kuzey tarafında Şeria'dan oldu; sınır kuzeyden Eriha'nın yamacına çıktı, dağda batıya doğru çıktı ve onun çıkışları Beyt-Aven çölüne oldu. Yeşu 18:14 · Tevrat וְתָאַ֣ר הַגְּבוּל֩ וְנָסַ֨ב לִפְאַת־יָ֜ם נֶ֗גְבָּה מִן־הָהָר֙ אֲשֶׁ֨ר עַל־פְּנֵ֥י בֵית־חֹרוֹן֮ נֶגְבָּה֒ וְהָי֣וּ תֹֽצְאֹתָ֗יו אֶל־קִרְיַת־בַּ֨עַל֙ הִ֚יא קִרְיַ֣ת יְעָרִ֔ים עִ֖יר בְּנֵ֣י יְהוּדָ֑ה זֹ֖את פְּאַת־יָֽם Ardından sınır çizildi ve güneye doğru Beyt-Horon'un önündeki dağdan batı tarafına döndü; ve onun çıkışları Yahuda oğullarının şehri olan Kiryat-Baal'a, o Kiryat-Yearim'dir, oldu; bu batı tarafıdır. Yeşu 18:20 · Tevrat וְהַיַּרְדֵּ֥ן יִגְבֹּל־אֹת֖וֹ לִפְאַת־קֵ֑דְמָה זֹ֡את נַחֲלַת֩ בְּנֵ֨י בִנְיָמִ֧ן לִגְבֽוּלֹתֶ֛יהָ סָבִ֖יב לְמִשְׁפְּחֹתָֽם Ve doğu tarafında Şeria onu sınırlar; ailelerine göre etrafındaki sınırlarıyla Bünyamin oğullarının mirası budur. | ||||||
וּפְאַת | u-feat | ve köşesi, köşe, kenar, taraf | İsim | 8 | ||
וְלִפְאַת | ve-lif'at | ve köşesine, köşe, kenar, taraf | İsim | 3 | ||
פֵאָה | pea | kenar, kenar, köşe, taraf | İsim | 3 | ||
לַפֵּאָה | la-ppea | köşeye, köşe, kenar, taraf | İsim | 2 | ||
וּמִפְּאַת | u-mippe'at | ve köşesinden, köşe, kenar, taraf | İsim | 2 | ||
הַפֵּאֹת | ha-ppe'ot | köşeleri, köşe, kenar, yan | İsim | 2 | ||
פַּאֲתֵי | pa'atey | köşeleri, köşe, kenar, taraf | İsim | 1 | ||
בִּפְאַת | bi-f'at | köşesinde, köşe, kenar, taraf | İsim | 1 | ||
פִּֽינְחָס Lemma | pinehas | Pinehas, Pinehas, Nübyeli, koyu tenli | İsim | 18 | ||
וּפִינְחָס | ufinehas | ve Pinehas, Pinehas, koyu tenli | İsim | 6 | ||
וּפִנְחָס | ufinhas | ve Pinehas, Pinehas, koyu tenli | İsim | 1 | ||
מְפִיבֹֽשֶׁת Lemma | mefivoşet | Mefivoşet, Mefivoşet, utanç saçan | İsim | 5 | ||
וּמְפִיבֹשֶׁת | u-mefivoşet | ve Mefivoşet, Mefivoşet, utancı dağıtan, putu yıkan | İsim | 3 | ||
בֹשֶׁת | boşet | utanç, utanç, rezalet, hayal kırıklığı | İsim | 2 | ||
מְפִבֹשֶׁת | mefivoşet | Mefivoşet, Mefivoşet, utancı yok eden | İsim | 1 | ||
לִמְפִיבֹֽשֶׁת | li-mfivoşet | Mefivoşet'e, Mefivoşet, utanç saçan | İsim | 1 | ||
וְלִמְפִיבֹשֶׁת | ve-li-mfivoşet | ve Mefivoşet'e, Mefivoşet, utanç saçan | İsim | 1 | ||
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hezekiel 41:12
·
Tevrat
וְהַבִּנְיָ֡ן אֲשֶׁר֩ אֶל־פְּנֵ֨י הַגִּזְרָ֜ה פְּאַ֣ת דֶּֽרֶךְ־הַיָּ֗ם רֹ֚חַב שִׁבְעִ֣ים אַמָּ֔ה וְקִ֧יר הַבִּנְיָ֛ן חָֽמֵשׁ־אַמּ֥וֹת רֹ֖חַב סָבִ֣יב סָבִ֑יב וְאָרְכּ֖וֹ תִּשְׁעִ֥ים אַמָּֽה
Deniz yönü tarafında ayrılmış yerin önündeki binanın genişliği ise yetmiş kubitti (~31.5 m); ve binanın duvarı çepeçevre beş kubit (~225 cm) genişlikteydi ve onun uzunluğu doksan kubitti (~40.5 m).
Hezekiel 47:17
·
Tevrat
וְהָיָ֨ה גְב֜וּל מִן־הַיָּ֗ם חֲצַ֤ר עֵינוֹן֙ גְּב֣וּל דַּמֶּ֔שֶׂק וְצָפ֥וֹן צָפ֖וֹנָה וּגְב֣וּל חֲמָ֑ת וְאֵ֖ת פְּאַ֥ת צָפֽוֹן
Ve denizden sınır Şam sınırındaki Hatser-Eynon olacak ve kuzey kuzeye doğru ve Hamat sınırı olacak; ve kuzey tarafı budur.
Hezekiel 47:18
·
Tevrat
וּפְאַ֣ת קָדִ֡ים מִבֵּ֣ין חַוְרָ֣ן וּמִבֵּין־דַּמֶּשֶׂק֩ וּמִבֵּ֨ין הַגִּלְעָ֜ד וּמִבֵּ֨ין אֶ֤רֶץ יִשְׂרָאֵל֙ הַיַּרְדֵּ֔ן מִגְּב֛וּל עַל־הַיָּ֥ם הַקַּדְמוֹנִ֖י תָּמֹ֑דּוּ וְאֵ֖ת פְּאַ֥ת קָדִֽימָה
Ve doğu tarafı, Havran ile Şam arasından ve Gilat ile İsrail diyarı arasından Şeria olacak; sınırdan doğu denizine kadar ölçeceksiniz; ve doğu tarafı budur.
Hezekiel 47:19
·
Tevrat
וּפְאַת֙ נֶ֣גֶב תֵּימָ֔נָה מִתָּמָ֗ר עַד־מֵי֙ מְרִיב֣וֹת קָדֵ֔שׁ נַחֲלָ֖ה אֶל־הַיָּ֣ם הַגָּד֑וֹל וְאֵ֥ת פְּאַת־תֵּימָ֖נָה נֶֽגְבָּה
Ve güney tarafı güneye doğru, Tamar'dan Meribot-Kadeş sularına, vadiye, Büyük Deniz'e kadar olacak; ve güney tarafı güneye doğru budur.
Hezekiel 47:20
·
Tevrat
וּפְאַת־יָם֙ הַיָּ֣ם הַגָּד֔וֹל מִגְּב֕וּל עַד־נֹ֖כַח לְב֣וֹא חֲמָ֑ת זֹ֖את פְּאַת־יָֽם
Ve batı tarafı, sınırdan Hamat'a girişin karşısına kadar Büyük Deniz olacak; batı tarafı budur.
Örnek Ayetler (5 / 16)
Hezekiel 45:7
·
Tevrat
וְלַנָּשִׂ֡יא מִזֶּ֣ה וּמִזֶּה֩ לִתְרוּמַ֨ת הַקֹּ֜דֶשׁ וְלַאֲחֻזַּ֣ת הָעִ֗יר אֶל־פְּנֵ֤י תְרֽוּמַת־הַקֹּ֨דֶשׁ֙ וְאֶל־פְּנֵי֙ אֲחֻזַּ֣ת הָעִ֔יר מִפְּאַת־יָ֣ם יָ֔מָּה וּמִפְּאַת־קֵ֖דְמָה קָדִ֑ימָה וְאֹ֗רֶךְ לְעֻמּוֹת֙ אַחַ֣ד הַחֲלָקִ֔ים מִגְּב֥וּל יָ֖ם אֶל־גְּב֥וּל קָדִֽימָה
Ve öndere, kutsal sununun ve şehrin mülkünün bu yanından ve bu yanından, kutsal sununun önüne ve şehrin mülkünün önüne, batı tarafından batıya ve doğu tarafından doğuya; ve uzunluk payların birinin karşısında, batı sınırından doğu sınırına olacak.
Hezekiel 48:2
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל דָּ֗ן מִפְּאַ֥ת קָדִ֛ים עַד־פְּאַת־יָ֖מָּה אָשֵׁ֥ר אֶחָֽד
Ve Dan sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar: Aşer, bir pay.
Hezekiel 48:3
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל אָשֵׁ֗ר מִפְּאַ֥ת קָדִ֛ימָה וְעַד־פְּאַת־יָ֖מָּה נַפְתָּלִ֥י אֶחָֽד
Ve Aşer sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar: Naftali, bir pay.
Hezekiel 48:4
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל נַפְתָּלִ֗י מִפְּאַ֥ת קָדִ֛מָה עַד־פְּאַת־יָ֖מָּה מְנַשֶּׁ֥ה אֶחָֽד
Ve Naftali sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar: Manaşe, bir pay.
Hezekiel 48:5
·
Tevrat
וְעַ֣ל גְּב֣וּל מְנַשֶּׁ֗ה מִפְּאַ֥ת קָדִ֛מָה עַד־פְּאַת־יָ֖מָּה אֶפְרַ֥יִם אֶחָֽד
Ve Manaşe sınırında, doğu tarafından batı tarafına kadar: Efrayim, bir pay.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 47:15
·
Tevrat
וְזֶ֖ה גְּב֣וּל הָאָ֑רֶץ לִפְאַ֨ת צָפ֜וֹנָה מִן־הַיָּ֧ם הַגָּד֛וֹל הַדֶּ֥רֶךְ חֶתְלֹ֖ן לְב֥וֹא צְדָֽדָה
Ve yerin sınırı budur: kuzey tarafına, Büyük Deniz'den, Hetlon yoluyla, Tsedad'a girişe kadar;
Yeşu 15:5
·
Tevrat
וּגְב֥וּל קֵ֨דְמָה֙ יָ֣ם הַמֶּ֔לַח עַד־קְצֵ֖ה הַיַּרְדֵּ֑ן וּגְב֞וּל לִפְאַ֤ת צָפ֨וֹנָה֙ מִלְּשׁ֣וֹן הַיָּ֔ם מִקְצֵ֖ה הַיַּרְדֵּֽן
Doğu sınırı Yarden'in ucuna kadar Tuz Denizi'dir; kuzey tarafı sınırı Yarden'in ucundaki denizin dilindendir.
Yeşu 18:12
·
Tevrat
וַיְהִ֨י לָהֶ֧ם הַגְּב֛וּל לִפְאַ֥ת צָפ֖וֹנָה מִן־הַיַּרְדֵּ֑ן וְעָלָ֣ה הַגְּבוּל֩ אֶל־כֶּ֨תֶף יְרִיח֜וֹ מִצָּפ֗וֹן וְעָלָ֤ה בָהָר֙ יָ֔מָּה וְהָיוּ֙ תֹּֽצְאֹתָ֔יו מִדְבַּ֖רָה בֵּ֥ית אָֽוֶן
Ve onların sınırı kuzey tarafında Şeria'dan oldu; sınır kuzeyden Eriha'nın yamacına çıktı, dağda batıya doğru çıktı ve onun çıkışları Beyt-Aven çölüne oldu.
Yeşu 18:14
·
Tevrat
וְתָאַ֣ר הַגְּבוּל֩ וְנָסַ֨ב לִפְאַת־יָ֜ם נֶ֗גְבָּה מִן־הָהָר֙ אֲשֶׁ֨ר עַל־פְּנֵ֥י בֵית־חֹרוֹן֮ נֶגְבָּה֒ וְהָי֣וּ תֹֽצְאֹתָ֗יו אֶל־קִרְיַת־בַּ֨עַל֙ הִ֚יא קִרְיַ֣ת יְעָרִ֔ים עִ֖יר בְּנֵ֣י יְהוּדָ֑ה זֹ֖את פְּאַת־יָֽם
Ardından sınır çizildi ve güneye doğru Beyt-Horon'un önündeki dağdan batı tarafına döndü; ve onun çıkışları Yahuda oğullarının şehri olan Kiryat-Baal'a, o Kiryat-Yearim'dir, oldu; bu batı tarafıdır.
Yeşu 18:20
·
Tevrat
וְהַיַּרְדֵּ֥ן יִגְבֹּל־אֹת֖וֹ לִפְאַת־קֵ֑דְמָה זֹ֡את נַחֲלַת֩ בְּנֵ֨י בִנְיָמִ֧ן לִגְבֽוּלֹתֶ֛יהָ סָבִ֖יב לְמִשְׁפְּחֹתָֽם
Ve doğu tarafında Şeria onu sınırlar; ailelerine göre etrafındaki sınırlarıyla Bünyamin oğullarının mirası budur.
Örnek Ayetler (4 / 8)
Hezekiel 47:18
·
Tevrat
וּפְאַ֣ת קָדִ֡ים מִבֵּ֣ין חַוְרָ֣ן וּמִבֵּין־דַּמֶּשֶׂק֩ וּמִבֵּ֨ין הַגִּלְעָ֜ד וּמִבֵּ֨ין אֶ֤רֶץ יִשְׂרָאֵל֙ הַיַּרְדֵּ֔ן מִגְּב֛וּל עַל־הַיָּ֥ם הַקַּדְמוֹנִ֖י תָּמֹ֑דּוּ וְאֵ֖ת פְּאַ֥ת קָדִֽימָה
Ve doğu tarafı, Havran ile Şam arasından ve Gilat ile İsrail diyarı arasından Şeria olacak; sınırdan doğu denizine kadar ölçeceksiniz; ve doğu tarafı budur.
Hezekiel 47:19
·
Tevrat
וּפְאַת֙ נֶ֣גֶב תֵּימָ֔נָה מִתָּמָ֗ר עַד־מֵי֙ מְרִיב֣וֹת קָדֵ֔שׁ נַחֲלָ֖ה אֶל־הַיָּ֣ם הַגָּד֑וֹל וְאֵ֥ת פְּאַת־תֵּימָ֖נָה נֶֽגְבָּה
Ve güney tarafı güneye doğru, Tamar'dan Meribot-Kadeş sularına, vadiye, Büyük Deniz'e kadar olacak; ve güney tarafı güneye doğru budur.
Hezekiel 47:20
·
Tevrat
וּפְאַת־יָם֙ הַיָּ֣ם הַגָּד֔וֹל מִגְּב֕וּל עַד־נֹ֖כַח לְב֣וֹא חֲמָ֑ת זֹ֖את פְּאַת־יָֽם
Ve batı tarafı, sınırdan Hamat'a girişin karşısına kadar Büyük Deniz olacak; batı tarafı budur.
Hezekiel 48:16
·
Tevrat
וְאֵלֶּה֮ מִדּוֹתֶיהָ֒ פְּאַ֣ת צָפ֗וֹן חֲמֵ֤שׁ מֵאוֹת֙ וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֔ים וּפְאַת־נֶ֕גֶב חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֑ים וּמִפְּאַ֣ת קָדִ֗ים חֲמֵ֤שׁ מֵאוֹת֙ וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֔ים וּפְאַת־יָ֕מָּה חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וְאַרְבַּ֥עַת אֲלָפִֽים
Ve onun ölçüleri şunlardır: kuzey tarafı dört bin beş yüz ve güney tarafı dört bin beş yüz ve doğu tarafından dört bin beş yüz ve batı tarafı dört bin beş yüz.
Örnek Ayetler (3)
Mısır'dan Çıkış 38:11
·
Tevrat
וְלִפְאַ֤ת צָפוֹן֙ מֵאָ֣ה בָֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֣ם עֶשְׂרִ֔ים וְאַדְנֵיהֶ֥ם עֶשְׂרִ֖ים נְחֹ֑שֶׁת וָוֵ֧י הָֽעַמּוּדִ֛ים וַחֲשֻׁקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve kuzey tarafı için yüz kubitti (~45 m); onların yirmi direği ve onların yirmi tabanı tunçtandı, direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Mısır'dan Çıkış 38:12
·
Tevrat
וְלִפְאַת־יָ֗ם קְלָעִים֙ חֲמִשִּׁ֣ים בָּֽאַמָּ֔ה עַמּוּדֵיהֶ֥ם עֲשָׂרָ֔ה וְאַדְנֵיהֶ֖ם עֲשָׂרָ֑ה וָוֵ֧י הָעַמֻּדִ֛ים וַחֲשׁוּקֵיהֶ֖ם כָּֽסֶף
Ve batı tarafı için perdeler elli kubitti (~22.5 m); onların on direği ve onların on tabanı vardı, direklerin çengelleri ve onların çemberleri gümüştü.
Mısır'dan Çıkış 38:13
·
Tevrat
וְלִפְאַ֛ת קֵ֥דְמָה מִזְרָ֖חָה חֲמִשִּׁ֥ים אַמָּֽה
Ve doğuya doğru doğu tarafı için elli kubitti (~22.5 m).
Örnek Ayetler (3)
Yeremya 9:25
·
Tevrat
עַל־מִצְרַ֣יִם וְעַל־יְהוּדָ֗ה וְעַל־אֱד֞וֹם וְעַל־בְּנֵ֤י עַמּוֹן֙ וְעַל־מוֹאָ֔ב וְעַל֙ כָּל־קְצוּצֵ֣י פֵאָ֔ה הַיֹּשְׁבִ֖ים בַּמִּדְבָּ֑ר כִּ֤י כָל־הַגּוֹיִם֙ עֲרֵלִ֔ים וְכָל־בֵּ֥ית יִשְׂרָאֵ֖ל עַרְלֵי־לֵֽב
Mısır'ın, Yahuda'nın, Edom'un, Ammon oğullarının, Moav'ın ve çölde oturan saçlarının kenarlarını kesen herkesin üzerine; çünkü bütün uluslar sünnetsizdir ve bütün İsrail evi kalpten sünnetsizdir.
Yeremya 25:23
·
Tevrat
וְאֶת־דְּדָ֤ן וְאֶת־תֵּימָא֙ וְאֶת־בּ֔וּז וְאֵ֖ת כָּל־קְצוּצֵ֥י פֵאָֽה
Dedan'ı, Tema'yı, Buz'u ve saçlarının kenarlarını kesenlerin hepsini;
Yeremya 49:32
·
Tevrat
וְהָי֨וּ גְמַלֵּיהֶ֜ם לָבַ֗ז וַהֲמ֤וֹן מִקְנֵיהֶם֙ לְשָׁלָ֔ל וְזֵרִתִ֥ים לְכָל־ר֖וּחַ קְצוּצֵ֣י פֵאָ֑ה וּמִכָּל־עֲבָרָ֛יו אָבִ֥יא אֶת־אֵידָ֖ם נְאֻם־יְהוָֽה
Develeri yağma ve sürülerinin kalabalığı ganimet olacak; saçlarının kenarlarını kesenleri her rüzgara savuracağım ve onların felaketini her yönden getireceğim, Yahve'nin bildirisidir.
Örnek Ayetler (2)
Nehemya 9:22
·
Tevrat
וַתִּתֵּ֨ן לָהֶ֤ם מַמְלָכוֹת֙ וַעֲמָמִ֔ים וַֽתַּחְלְקֵ֖ם לְפֵאָ֑ה וַיִּֽירְשׁ֞וּ אֶת־אֶ֣רֶץ סִיח֗וֹן וְאֶת־אֶ֨רֶץ֙ מֶ֣לֶךְ חֶשְׁבּ֔וֹן וְאֶת־אֶ֖רֶץ ע֥וֹג מֶֽלֶךְ־הַבָּשָֽׁן
Ve onlara krallıklar ve halklar verdin ve onları köşeye paylaştırdın; ve Sihon'un diyarını ve Heşbon kralının diyarını ve Başan kralı Og'un diyarını mülk edindiler.
Mısır'dan Çıkış 27:9
·
Tevrat
וְעָשִׂ֕יתָ אֵ֖ת חֲצַ֣ר הַמִּשְׁכָּ֑ן לִפְאַ֣ת נֶֽגֶב־תֵּ֠ימָנָה קְלָעִ֨ים לֶחָצֵ֜ר שֵׁ֣שׁ מָשְׁזָ֗ר מֵאָ֤ה בָֽאַמָּה֙ אֹ֔רֶךְ לַפֵּאָ֖ה הָאֶחָֽת
Ve konutun avlusunu yapacaksın; güney tarafı için avluya bükülmüş ince ketenden perdeler, bir taraf için yüz kubit (~45 cm) uzunluğunda olacak.
Örnek Ayetler (2)
Hezekiel 45:7
·
Tevrat
וְלַנָּשִׂ֡יא מִזֶּ֣ה וּמִזֶּה֩ לִתְרוּמַ֨ת הַקֹּ֜דֶשׁ וְלַאֲחֻזַּ֣ת הָעִ֗יר אֶל־פְּנֵ֤י תְרֽוּמַת־הַקֹּ֨דֶשׁ֙ וְאֶל־פְּנֵי֙ אֲחֻזַּ֣ת הָעִ֔יר מִפְּאַת־יָ֣ם יָ֔מָּה וּמִפְּאַת־קֵ֖דְמָה קָדִ֑ימָה וְאֹ֗רֶךְ לְעֻמּוֹת֙ אַחַ֣ד הַחֲלָקִ֔ים מִגְּב֥וּל יָ֖ם אֶל־גְּב֥וּל קָדִֽימָה
Ve öndere, kutsal sununun ve şehrin mülkünün bu yanından ve bu yanından, kutsal sununun önüne ve şehrin mülkünün önüne, batı tarafından batıya ve doğu tarafından doğuya; ve uzunluk payların birinin karşısında, batı sınırından doğu sınırına olacak.
Hezekiel 48:16
·
Tevrat
וְאֵלֶּה֮ מִדּוֹתֶיהָ֒ פְּאַ֣ת צָפ֗וֹן חֲמֵ֤שׁ מֵאוֹת֙ וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֔ים וּפְאַת־נֶ֕גֶב חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֑ים וּמִפְּאַ֣ת קָדִ֗ים חֲמֵ֤שׁ מֵאוֹת֙ וְאַרְבַּ֣עַת אֲלָפִ֔ים וּפְאַת־יָ֕מָּה חֲמֵ֥שׁ מֵא֖וֹת וְאַרְבַּ֥עַת אֲלָפִֽים
Ve onun ölçüleri şunlardır: kuzey tarafı dört bin beş yüz ve güney tarafı dört bin beş yüz ve doğu tarafından dört bin beş yüz ve batı tarafı dört bin beş yüz.
Örnek Ayetler (2)
Mısır'dan Çıkış 25:26
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וְנָתַתָּ֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו
Onun için dört altın halka yapacaksın ve halkaları dört ayağındaki dört köşeye koyacaksın.
Mısır'dan Çıkış 37:13
·
Tevrat
וַיִּצֹ֣ק ל֔וֹ אַרְבַּ֖ע טַבְּעֹ֣ת זָהָ֑ב וַיִּתֵּן֙ אֶת־הַטַּבָּעֹ֔ת עַ֚ל אַרְבַּ֣ע הַפֵּאֹ֔ת אֲשֶׁ֖ר לְאַרְבַּ֥ע רַגְלָֽיו
Ve onun için dört altın halka döktü ve halkaları onun dört ayağında olan dört köşenin üzerine koydu.
Örnek Ayetler (1)
Çölde Sayım 24:17
·
Tevrat
אֶרְאֶ֨נּוּ֙ וְלֹ֣א עַתָּ֔ה אֲשׁוּרֶ֖נּוּ וְלֹ֣א קָר֑וֹב דָּרַ֨ךְ כּוֹכָ֜ב מִֽיַּעֲקֹ֗ב וְקָ֥ם שֵׁ֨בֶט֙ מִיִּשְׂרָאֵ֔ל וּמָחַץ֙ פַּאֲתֵ֣י מוֹאָ֔ב וְקַרְקַ֖ר כָּל־בְּנֵי־שֵֽׁת
Onu görüyorum ama şimdi değil, ona bakıyorum ama yakından değil; Yakup'tan bir yıldız çıktı ve İsrail'den bir asa kalktı, Moab'ın köşelerini ezdi ve Şet'in bütün oğullarını yıktı.
Örnek Ayetler (1)
Amos 3:12
·
Tevrat
כֹּה֮ אָמַ֣ר יְהוָה֒ כַּאֲשֶׁר֩ יַצִּ֨יל הָרֹעֶ֜ה מִפִּ֧י הָאֲרִ֛י שְׁתֵּ֥י כְרָעַ֖יִם א֣וֹ בְדַל־אֹ֑זֶן כֵּ֣ן יִנָּצְל֞וּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל הַיֹּֽשְׁבִים֙ בְּשֹׁ֣מְר֔וֹן בִּפְאַ֥ת מִטָּ֖ה וּבִדְמֶ֥שֶׁק עָֽרֶשׂ
Yahve şöyle dedi: 'Çoban aslanın ağzından iki bacak veya bir kulak parçası nasıl kurtarırsa, Samiriye'de yatağın köşesinde ve Şam'da divanda oturan İsrail oğulları da öyle kurtulacak.'
Örnek Ayetler (5 / 18)
1. Samuel 4:19
·
Tevrat
וְכַלָּת֣וֹ אֵֽשֶׁת־פִּינְחָס֮ הָרָ֣ה לָלַת֒ וַתִּשְׁמַ֣ע אֶת־הַשְּׁמֻעָ֔ה אֶל־הִלָּקַח֙ אֲר֣וֹן הָאֱלֹהִ֔ים וּמֵ֥ת חָמִ֖יהָ וְאִישָׁ֑הּ וַתִּכְרַ֣ע וַתֵּ֔לֶד כִּֽי־נֶהֶפְכ֥וּ עָלֶ֖יהָ צִרֶֽיהָ
Gelini, Finehas'ın karısı hamileydi, doğurmak üzereydi. Tanrı'nın sandığının alındığı, kayınbabasının ve kocasının öldüğü haberini duyunca çöktü ve doğurdu; çünkü doğum sancıları üzerine dönmüştü.
1. Samuel 14:3
·
Tevrat
וַאֲחִיָּ֣ה בֶן־אֲחִט֡וּב אֲחִ֡י אִיכָב֣וֹד בֶּן־פִּינְחָ֨ס בֶּן־עֵלִ֜י כֹּהֵ֧ן יְהוָ֛ה בְּשִׁל֖וֹ נֹשֵׂ֣א אֵפ֑וֹד וְהָעָם֙ לֹ֣א יָדַ֔ע כִּ֥י הָלַ֖ךְ יוֹנָתָֽן
Şilo'da Yahve'nin kâhini olan Eli oğlu Pinehas oğlu İkavot'un kardeşi Ahituv oğlu Ahiya efot taşıyordu. Halk Yonatan'ın gittiğini bilmiyordu.
Yeşu 22:13
·
Tevrat
וַיִּשְׁלְח֨וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֜ל אֶל־בְּנֵי־רְאוּבֵ֧ן וְאֶל־בְּנֵי־גָ֛ד וְאֶל־חֲצִ֥י שֵֽׁבֶט־מְנַשֶּׁ֖ה אֶל־אֶ֣רֶץ הַגִּלְעָ֑ד אֶת־פִּינְחָ֖ס בֶּן־אֶלְעָזָ֥ר הַכֹּהֵֽן
Ve İsrail oğulları Gilat diyarına, Ruben oğullarına, Gad oğullarına ve Manaşe'nin yarım oymağına kâhin Elazar oğlu Pinehas'ı gönderdiler.
Yeşu 22:30
·
Tevrat
וַיִּשְׁמַ֞ע פִּֽינְחָ֣ס הַכֹּהֵ֗ן וּנְשִׂיאֵ֨י הָעֵדָ֜ה וְרָאשֵׁ֨י אַלְפֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ אֲשֶׁ֣ר אִתּ֔וֹ אֶת־הַ֨דְּבָרִ֔ים אֲשֶׁ֧ר דִּבְּר֛וּ בְּנֵי־רְאוּבֵ֥ן וּבְנֵי־גָ֖ד וּבְנֵ֣י מְנַשֶּׁ֑ה וַיִּיטַ֖ב בְּעֵינֵיהֶֽם
Ve kâhin Pinehas, topluluğun önderleri ve onunla olan İsrail'in binlerinin başları Ruben oğullarının, Gad oğullarının ve Manaşe oğullarının konuştukları sözleri duydu; ve gözlerinde iyi oldu.
Yeşu 22:31
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר פִּֽינְחָ֣ס בֶּן־אֶלְעָזָ֣ר הַכֹּהֵ֡ן אֶל־בְּנֵי־רְאוּבֵ֨ן וְאֶל־בְּנֵי־גָ֜ד וְאֶל־בְּנֵ֣י מְנַשֶּׁ֗ה הַיּ֤וֹם יָדַ֨עְנוּ֙ כִּֽי־בְתוֹכֵ֣נוּ יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־מְעַלְתֶּ֥ם בַּֽיהוָ֖ה הַמַּ֣עַל הַזֶּ֑ה אָ֗ז הִצַּלְתֶּ֛ם אֶת־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל מִיַּ֥ד יְהוָֽה
Ve kâhin Elazar oğlu Pinehas Ruben oğullarına, Gad oğullarına ve Manaşe oğullarına dedi: 'Bugün bildik ki Yahve aramızdadır, ki Yahve'ye bu ihanetle ihanet etmediniz; o zaman İsrail oğullarını Yahve'nin elinden kurtardınız.'
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 20:28
·
Tevrat
וּ֠פִינְחָס בֶּן־אֶלְעָזָ֨ר בֶּֽן־אַהֲרֹ֜ן עֹמֵ֣ד לְפָנָ֗יו בַּיָּמִ֣ים הָהֵם֮ לֵאמֹר֒ הַאוֹסִ֨ף ע֜וֹד לָצֵ֧את לַמִּלְחָמָ֛ה עִם־בְּנֵֽי־בִנְיָמִ֥ן אָחִ֖י אִם־אֶחְדָּ֑ל וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ עֲל֔וּ כִּ֥י מָחָ֖ר אֶתְּנֶ֥נּוּ בְיָדֶֽךָ
O günlerde Harun oğlu Elazar oğlu Finehas onun önünde duruyordu ve dedi: 'Kardeşim Bünyaminoğulları ile savaşa çıkmaya daha devam edeyim mi, yoksa vazgeçeyim mi?' Yahve dedi: 'Çıkın, çünkü yarın onu senin eline vereceğim.'
1. Samuel 2:34
·
Tevrat
וְזֶה־לְּךָ֣ הָא֗וֹת אֲשֶׁ֤ר יָבֹא֙ אֶל־שְׁנֵ֣י בָנֶ֔יךָ אֶל־חָפְנִ֖י וּפִֽינְחָ֑ס בְּי֥וֹם אֶחָ֖ד יָמ֥וּתוּ שְׁנֵיהֶֽם
İki oğluna, Hofni'ye ve Pinehas'a gelecek olan sana belirtidir: İkisi bir günde ölecekler.
1. Samuel 4:4
·
Tevrat
וַיִּשְׁלַ֤ח הָעָם֙ שִׁלֹ֔ה וַיִּשְׂא֣וּ מִשָּׁ֗ם אֵ֣ת אֲר֧וֹן בְּרִית־יְהוָ֛ה צְבָא֖וֹת יֹשֵׁ֣ב הַכְּרֻבִ֑ים וְשָׁ֞ם שְׁנֵ֣י בְנֵֽי־עֵלִ֗י עִם־אֲרוֹן֙ בְּרִ֣ית הָאֱלֹהִ֔ים חָפְנִ֖י וּפִֽינְחָֽס
Böylece halk Şilo'ya gönderdi ve oradan keruvlar üzerinde oturan Ordular Yahvesi'nin antlaşma sandığını taşıdılar. Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas da orada Tanrı'nın antlaşma sandığıyla birlikteydi.
1. Samuel 4:11
·
Tevrat
וַאֲר֥וֹן אֱלֹהִ֖ים נִלְקָ֑ח וּשְׁנֵ֤י בְנֵֽי־עֵלִי֙ מֵ֔תוּ חָפְנִ֖י וּפִֽינְחָֽס
Tanrı'nın sandığı alındı; Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas öldüler.
1. Samuel 4:17
·
Tevrat
וַיַּ֨עַן הַֽמְבַשֵּׂ֜ר וַיֹּ֗אמֶר נָ֤ס יִשְׂרָאֵל֙ לִפְנֵ֣י פְלִשְׁתִּ֔ים וְגַ֛ם מַגֵּפָ֥ה גְדוֹלָ֖ה הָיְתָ֣ה בָעָ֑ם וְגַם־שְׁנֵ֨י בָנֶ֜יךָ מֵ֗תוּ חָפְנִי֙ וּפִ֣ינְחָ֔ס וַאֲר֥וֹן הָאֱלֹהִ֖ים נִלְקָֽחָה
Haberci cevap verdi ve dedi: 'İsrail Filistlilerin önünden kaçtı ve halk arasında büyük bir bozgun oldu; ayrıca iki oğlun, Hofni ve Finehas öldüler ve Tanrı'nın sandığı alındı.'
Örnek Ayetler (1)
1. Samuel 1:3
·
Tevrat
וְעָלָה֩ הָאִ֨ישׁ הַה֤וּא מֵֽעִירוֹ֙ מִיָּמִ֣ים יָמִ֔ימָה לְהִֽשְׁתַּחֲוֺ֧ת וְלִזְבֹּ֛חַ לַיהוָ֥ה צְבָא֖וֹת בְּשִׁלֹ֑ה וְשָׁ֞ם שְׁנֵ֣י בְנֵֽי־עֵלִ֗י חָפְנִי֙ וּפִ֣נְחָ֔ס כֹּהֲנִ֖ים לַיהוָֽה
Ve o adam Ordular Yahve'sine secde etmek ve kurban kesmek için yıldan yıla şehrinden Şilo'ya çıkardı; ve orada Eli'nin iki oğlu, Hofni ve Finehas, Yahve'ye kâhinlerdi.
Örnek Ayetler (4)
2. Samuel 4:4
·
Tevrat
וְלִיהֽוֹנָתָן֙ בֶּן־שָׁא֔וּל בֵּ֖ן נְכֵ֣ה רַגְלָ֑יִם בֶּן־חָמֵ֣שׁ שָׁנִ֣ים הָיָ֡ה בְּבֹ֣א שְׁמֻעַת֩ שָׁא֨וּל וִיהֽוֹנָתָ֜ן מִֽיִּזְרְעֶ֗אל וַתִּשָּׂאֵ֤הוּ אֹֽמַנְתּוֹ֙ וַתָּנֹ֔ס וַיְהִ֞י בְּחָפְזָ֥הּ לָנ֛וּס וַיִּפֹּ֥ל וַיִּפָּסֵ֖חַ וּשְׁמ֥וֹ מְפִיבֹֽשֶׁת
Ve Şaul oğlu Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu vardı. Şaul ve Yonatan'ın haberi Yizreel'den geldiğinde beş yaşındaydı; dadısı onu kaldırdı ve kaçtı, kaçmak için acele ederken o düştü ve topal oldu; ve adı Mefivoşet'ti.
2. Samuel 9:6
·
Tevrat
וַ֠יָּבֹא מְפִיבֹ֨שֶׁת בֶּן־יְהוֹנָתָ֤ן בֶּן־שָׁאוּל֙ אֶל־דָּוִ֔ד וַיִּפֹּ֥ל עַל־פָּנָ֖יו וַיִּשְׁתָּ֑חוּ וַיֹּ֤אמֶר דָּוִד֙ מְפִיבֹ֔שֶׁת וַיֹּ֖אמֶר הִנֵּ֥ה עַבְדֶּֽךָ
Şaul oğlu Yonatan oğlu Mefivoşet Davut'a geldi, yüzü üzerine düştü ve secde etti. Davut dedi: 'Mefivoşet.' Ve o dedi: 'İşte kulun.'
2. Samuel 19:26
·
Tevrat
וַיְהִ֛י כִּי־בָ֥א יְרוּשָׁלִַ֖ם לִקְרַ֣את הַמֶּ֑לֶךְ וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ הַמֶּ֔לֶךְ לָ֛מָּה לֹא־הָלַ֥כְתָּ עִמִּ֖י מְפִיבֹֽשֶׁת
Kralı karşılamak için Yeruşalim'e geldiğinde, kral ona dedi: 'Neden benimle gitmedin, Mefiboşet?'
2. Samuel 19:31
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר מְפִיבֹ֨שֶׁת֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ גַּ֥ם אֶת־הַכֹּ֖ל יִקָּ֑ח אַ֠חֲרֵי אֲשֶׁר־בָּ֞א אֲדֹנִ֥י הַמֶּ֛לֶך בְּשָׁל֖וֹם אֶל־בֵּיתֽוֹ
Mefiboşet krala dedi: 'Efendim kral evine esenlikle geldikten sonra, o hepsini de alsın.'
Örnek Ayetler (3)
2. Samuel 9:10
·
Tevrat
וְעָבַ֣דְתָּ לּ֣וֹ אֶֽת־הָאֲדָמָ֡ה אַתָּה֩ וּבָנֶ֨יךָ וַעֲבָדֶ֜יךָ וְהֵבֵ֗אתָ וְהָיָ֨ה לְבֶן־אֲדֹנֶ֤יךָ לֶּ֨חֶם֙ וַאֲכָל֔וֹ וּמְפִיבֹ֨שֶׁת֙ בֶּן־אֲדֹנֶ֔יךָ יֹאכַ֥ל תָּמִ֛יד לֶ֖חֶם עַל־שֻׁלְחָנִ֑י וּלְצִיבָ֗א חֲמִשָּׁ֥ה עָשָׂ֛ר בָּנִ֖ים וְעֶשְׂרִ֥ים עֲבָדִֽים
Sen, oğulların ve kulların onun için toprağı işleyeceksin ve getireceksin; ve efendinin oğluna ekmek olacak ve onu yiyecek. Ve efendinin oğlu Mefivoşet daima masamda ekmek yiyecek.' Ve Tsiva'nın on beş oğlu ve yirmi kulu vardı.
2. Samuel 9:11
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר צִיבָא֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ כְּכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יְצַוֶּ֜ה אֲדֹנִ֤י הַמֶּ֨לֶךְ֙ אֶת־עַבְדּ֔וֹ כֵּ֖ן יַעֲשֶׂ֣ה עַבְדֶּ֑ךָ וּמְפִיבֹ֗שֶׁת אֹכֵל֙ עַל־שֻׁלְחָנִ֔י כְּאַחַ֖ד מִבְּנֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Tsiva krala dedi: 'Efendim kralın kuluna buyurduğu her şey gibi, kulun öyle yapacak.' Ve Mefivoşet kralın oğullarından biri gibi masamda yiyordu.
2. Samuel 9:13
·
Tevrat
וּמְפִיבֹ֗שֶׁת יֹשֵׁב֙ בִּיר֣וּשָׁלִַ֔ם כִּ֣י עַל־שֻׁלְחַ֥ן הַמֶּ֛לֶךְ תָּמִ֖יד ה֣וּא אֹכֵ֑ל וְה֥וּא פִסֵּ֖חַ שְׁתֵּ֥י רַגְלָֽיו
Mefivoşet Yeruşalim'de oturuyordu, çünkü o daima kralın masasında yiyordu; ve o iki ayağından topaldı.
Örnek Ayetler (2)
2. Samuel 16:1
·
Tevrat
וְדָוִ֗ד עָבַ֤ר מְעַט֙ מֵֽהָרֹ֔אשׁ וְהִנֵּ֥ה צִיבָ֛א נַ֥עַר מְפִי־בֹ֖שֶׁת לִקְרָאת֑וֹ וְצֶ֨מֶד חֲמֹרִ֜ים חֲבֻשִׁ֗ים וַעֲלֵיהֶם֩ מָאתַ֨יִם לֶ֜חֶם וּמֵאָ֧ה צִמּוּקִ֛ים וּמֵ֥אָה קַ֖יִץ וְנֵ֥בֶל יָֽיִן
Davut baştan biraz geçti ve işte Mefiboşet'in genci Tsiba onu karşılamak için oradaydı; eyerlenmiş bir çift eşek ve onların üzerinde iki yüz ekmek, yüz kuru üzüm, yüz yaz meyvesi ve bir tulum şarap vardı.
2. Samuel 16:4
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר הַמֶּ֨לֶךְ֙ לְצִבָ֔א הִנֵּ֣ה לְךָ֔ כֹּ֖ל אֲשֶׁ֣ר לִמְפִי־בֹ֑שֶׁת וַיֹּ֤אמֶר צִיבָא֙ הִֽשְׁתַּחֲוֵ֔יתִי אֶמְצָא־חֵ֥ן בְּעֵינֶ֖יךָ אֲדֹנִ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Kral Tsiba'ya dedi: 'İşte, Mefiboşet'e ait olan her şey senindir.' Tsiba dedi: 'Secde ediyorum; gözlerinde lütuf bulayım, efendim kral.'
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 21:8
·
Tevrat
וַיִּקַּ֣ח הַמֶּ֡לֶךְ אֶת־שְׁ֠נֵי בְּנֵ֨י רִצְפָּ֤ה בַת־אַיָּה֙ אֲשֶׁ֣ר יָלְדָ֣ה לְשָׁא֔וּל אֶת־אַרְמֹנִ֖י וְאֶת־מְפִבֹ֑שֶׁת וְאֶת־חֲמֵ֗שֶׁת בְּנֵי֙ מִיכַ֣ל בַּת־שָׁא֔וּל אֲשֶׁ֥ר יָלְדָ֛ה לְעַדְרִיאֵ֥ל בֶּן־בַּרְזִלַּ֖י הַמְּחֹלָתִֽי
Kral, Aya kızı Ritspa'nın Şaul'a doğurduğu iki oğlunu, Armoni'yi ve Mefiboşet'i; ve Şaul kızı Mikal'ın Meholalı Barzillay oğlu Adriel'e doğurduğu beş oğlunu aldı.
Örnek Ayetler (1)
2. Samuel 9:12
·
Tevrat
וְלִמְפִיבֹ֥שֶׁת בֵּן־קָטָ֖ן וּשְׁמ֣וֹ מִיכָ֑א וְכֹל֙ מוֹשַׁ֣ב בֵּית־צִיבָ֔א עֲבָדִ֖ים לִמְפִיבֹֽשֶׁת
Mefivoşet'in küçük bir oğlu vardı ve adı Mika'ydı; ve Tsiva'nın evinde oturanların hepsi Mefivoşet'e kullardı.