2774
Kullanım
10
Lemma
138
Türev
138
Anlam
10 lemma, 138 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
עֹשֶׂה Lemma | ose | yapan, yapmak, meydana getirmek, üretmek | Fiil | 530 | ||
עָשׂוּ | asu | yaptılar, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 251 | ||
וַיַּעַשׂ | va-yya'as | ve yaptı, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 238 | ||
Örnek Ayetler (4 / 238) Hakimler 3:16 · Tevrat וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı. Hakimler 6:19 · Tevrat וְגִדְע֣וֹן בָּ֗א וַיַּ֤עַשׂ גְּדִֽי־עִזִּים֙ וְאֵיפַת־קֶ֣מַח מַצּ֔וֹת הַבָּשָׂר֙ שָׂ֣ם בַּסַּ֔ל וְהַמָּרַ֖ק שָׂ֣ם בַּפָּר֑וּר וַיּוֹצֵ֥א אֵלָ֛יו אֶל־תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה וַיַּגַּֽשׁ Sonra Gideon girdi ve bir keçi yavrusu ile bir efa (~22 litre) undan mayasız ekmekler hazırladı; eti sepete koydu ve suyunu çömleğe koydu, meşe ağacının altına, ona çıkardı ve sundu. Hakimler 6:20 · Tevrat וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı. Hakimler 6:27 · Tevrat וַיִּקַּ֨ח גִּדְע֜וֹן עֲשָׂרָ֤ה אֲנָשִׁים֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו יְהוָ֑ה וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יָרֵא֩ אֶת־בֵּ֨ית אָבִ֜יו וְאֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעִ֛יר מֵעֲשׂ֥וֹת יוֹמָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ לָֽיְלָה Bunun üzerine Gideon kullarından on adam aldı ve Yahve'nin ona söylediği gibi yaptı; babasının evinden ve şehrin adamlarından korktuğu için gündüz yapamadı, gece yaptı. | ||||||
לַעֲשֽׂוֹת | laasot | yapmak için, yapmak, üretmek, meydana getirmek, eylemek | Fiil | 207 | ||
יַעֲשֶׂה | ya'ase | yapacak, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 158 | ||
תַּֽעֲשֶׂה | ta'ase | yapacaksın, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 136 | ||
וַעֲשֵׂה | va'ase | ve yap, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 97 | ||
וְעָשִֽׂיתָ | ve-asita | ve yaptın, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 91 | ||
וַיַּעֲשׂוּ | va-yya'asu | ve şekillendirdiler, şekillendirmek, yapmak, meydana getirmek | Fiil | 83 | ||
עָשִׂיתִי | asiti | yaptım, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 80 | ||
עָשִׂית | asit | yaptın, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 80 | ||
אֶֽעֱשֶׂהּ | e'eseh | yapacağım, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 76 | ||
תַּעֲשׂוּ | ta'asu | yapacaksınız, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 69 | ||
נַֽעֲשֶׂה | na'ase | yapacağız, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 53 | ||
עֹשִׂים | osim | yapanlar, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 41 | ||
וַעֲשׂוּ | ve-asu | ve yaptılar, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 36 | ||
וַעֲשִׂיתָם | va'asitam | ve onları yaptın, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Zamir | 32 | ||
עֲשִׂיתִֽם | asitim | onları yaptım, yapmak, meydana getirmek, üretmek | Zamir | 27 | ||
עֲשִׂי | asi | yap, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 23 | ||
עָשָׂתָה | asata | yaptı, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 23 | ||
Örnek Ayetler (4 / 530)
Hakimler 2:7
·
Tevrat
וַיַּעַבְד֤וּ הָעָם֙ אֶת־יְהוָ֔ה כֹּ֖ל יְמֵ֣י יְהוֹשֻׁ֑עַ וְכֹ֣ל יְמֵ֣י הַזְּקֵנִ֗ים אֲשֶׁ֨ר הֶאֱרִ֤יכוּ יָמִים֙ אַחֲרֵ֣י יְהוֹשׁ֔וּעַ אֲשֶׁ֣ר רָא֗וּ אֵ֣ת כָּל־מַעֲשֵׂ֤ה יְהוָה֙ הַגָּד֔וֹל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
Halk Yeşu'nun bütün günleri boyunca ve Yeşu'dan sonra günleri uzayan, Yahve'nin İsrail için yaptığı bütün büyük işini gören ihtiyarların bütün günleri boyunca Yahve'ye kulluk etti.
Hakimler 2:10
·
Tevrat
וְגַם֙ כָּל־הַדּ֣וֹר הַה֔וּא נֶאֶסְפ֖וּ אֶל־אֲבוֹתָ֑יו וַיָּקָם֩ דּ֨וֹר אַחֵ֜ר אַחֲרֵיהֶ֗ם אֲשֶׁ֤ר לֹא־יָֽדְעוּ֙ אֶת־יְהוָ֔ה וְגַם֙ אֶת־הַֽמַּעֲשֶׂ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה לְיִשְׂרָאֵֽל
O neslin hepsi de babalarına toplandı; onlardan sonra Yahve'yi ve İsrail için yaptığı işi bilmeyen başka bir nesil kalktı.
Hakimler 6:29
·
Tevrat
וַיֹּֽאמְרוּ֙ אִ֣ישׁ אֶל־רֵעֵ֔הוּ מִ֥י עָשָׂ֖ה הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה וַֽיִּדְרְשׁוּ֙ וַיְבַקְשׁ֔וּ וַיֹּ֣אמְר֔וּ גִּדְעוֹן֙ בֶּן־יוֹאָ֔שׁ עָשָׂ֖ה הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
Birbirlerine dediler: 'Bu şeyi kim yaptı?' Araştırıp soruşturduklarında dediler: 'Bu şeyi Yoaş oğlu Gideon yaptı.'
Hakimler 8:35
·
Tevrat
וְלֹֽא־עָשׂ֣וּ חֶ֔סֶד עִם־בֵּ֥ית יְרֻבַּ֖עַל גִּדְע֑וֹן כְּכָל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה עִם־יִשְׂרָאֵֽל
Ve İsrail'e yaptığı bütün iyiliğe karşılık Yerubbaal Gideon'un evine sadakat göstermediler.
Örnek Ayetler (5 / 251)
Hakimler 2:17
·
Tevrat
וְגַ֤ם אֶל־שֹֽׁפְטֵיהֶם֙ לֹ֣א שָׁמֵ֔עוּ כִּ֣י זָנ֗וּ אַֽחֲרֵי֙ אֱלֹהִ֣ים אֲחֵרִ֔ים וַיִּֽשְׁתַּחֲו֖וּ לָהֶ֑ם סָ֣רוּ מַהֵ֗ר מִן־הַדֶּ֜רֶךְ אֲשֶׁ֨ר הָלְכ֧וּ אֲבוֹתָ֛ם לִשְׁמֹ֥עַ מִצְוֺת־יְהוָ֖ה לֹא־עָ֥שׂוּ כֵֽן
Ancak hakimlerini de dinlemediler, çünkü başka ilahların ardınca fahişelik ettiler ve onlara secde ettiler; babalarının Yahve'nin buyruklarını dinleyerek yürüdükleri yoldan çabucak saptılar, onlar böyle yapmadılar.
Hakimler 3:12
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיְחַזֵּ֨ק יְהוָ֜ה אֶת־עֶגְל֤וֹן מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ל כִּֽי־עָשׂ֥וּ אֶת־הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü tekrar yaptılar. Ve Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptıkları için, Yahve Moab kralı Eglon'u İsrail'e karşı güçlendirdi.
Hakimler 6:2
·
Tevrat
וַתָּ֥עָז יַד־מִדְיָ֖ן עַל־יִשְׂרָאֵ֑ל מִפְּנֵ֨י מִדְיָ֜ן עָשֽׂוּ לָהֶ֣ם בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל אֶת־הַמִּנְהָרוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר בֶּֽהָרִ֔ים וְאֶת־הַמְּעָר֖וֹת וְאֶת־הַמְּצָדֽוֹת
Midyan'ın eli İsrail üzerinde güçlendi; Midyan'ın yüzünden İsrail oğulları kendilerine dağlarda olan sığınakları, mağaraları ve kaleleri yaptılar.
Hakimler 8:35
·
Tevrat
וְלֹֽא־עָשׂ֣וּ חֶ֔סֶד עִם־בֵּ֥ית יְרֻבַּ֖עַל גִּדְע֑וֹן כְּכָל־הַטּוֹבָ֔ה אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה עִם־יִשְׂרָאֵֽל
Ve İsrail'e yaptığı bütün iyiliğe karşılık Yerubbaal Gideon'un evine sadakat göstermediler.
Hakimler 9:48
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי
Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.'
Örnek Ayetler (4 / 238)
Hakimler 3:16
·
Tevrat
וַיַּעַשׂ֩ ל֨וֹ אֵה֜וּד חֶ֗רֶב וְלָ֛הּ שְׁנֵ֥י פֵי֖וֹת גֹּ֣מֶד אָרְכָּ֑הּ וַיַּחְגֹּ֤ר אוֹתָהּ֙ מִתַּ֣חַת לְמַדָּ֔יו עַ֖ל יֶ֥רֶךְ יְמִינֽוֹ
Ve Ehud kendisine iki ağızlı, uzunluğu gomed (~45 cm) olan kılıç yaptı; ve onu giysisinin altından sağ uyluğunun üzerine kuşandı.
Hakimler 6:19
·
Tevrat
וְגִדְע֣וֹן בָּ֗א וַיַּ֤עַשׂ גְּדִֽי־עִזִּים֙ וְאֵיפַת־קֶ֣מַח מַצּ֔וֹת הַבָּשָׂר֙ שָׂ֣ם בַּסַּ֔ל וְהַמָּרַ֖ק שָׂ֣ם בַּפָּר֑וּר וַיּוֹצֵ֥א אֵלָ֛יו אֶל־תַּ֥חַת הָאֵלָ֖ה וַיַּגַּֽשׁ
Sonra Gideon girdi ve bir keçi yavrusu ile bir efa (~22 litre) undan mayasız ekmekler hazırladı; eti sepete koydu ve suyunu çömleğe koydu, meşe ağacının altına, ona çıkardı ve sundu.
Hakimler 6:20
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אֵלָ֜יו מַלְאַ֣ךְ הָאֱלֹהִ֗ים קַ֣ח אֶת־הַבָּשָׂ֤ר וְאֶת־הַמַּצּוֹת֙ וְהַנַּח֙ אֶל־הַסֶּ֣לַע הַלָּ֔ז וְאֶת־הַמָּרַ֖ק שְׁפ֑וֹךְ וַיַּ֖עַשׂ כֵּֽן
Tanrı'nın elçisi ona dedi: 'Eti ve mayasız ekmekleri al, bu kayanın üzerine koy ve suyu dök.' O da böyle yaptı.
Hakimler 6:27
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח גִּדְע֜וֹן עֲשָׂרָ֤ה אֲנָשִׁים֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו יְהוָ֑ה וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יָרֵא֩ אֶת־בֵּ֨ית אָבִ֜יו וְאֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעִ֛יר מֵעֲשׂ֥וֹת יוֹמָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ לָֽיְלָה
Bunun üzerine Gideon kullarından on adam aldı ve Yahve'nin ona söylediği gibi yaptı; babasının evinden ve şehrin adamlarından korktuğu için gündüz yapamadı, gece yaptı.
Örnek Ayetler (5 / 207)
Hakimler 3:12
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיְחַזֵּ֨ק יְהוָ֜ה אֶת־עֶגְל֤וֹן מֶֽלֶךְ־מוֹאָב֙ עַל־יִשְׂרָאֵ֔ל עַ֛ל כִּֽי־עָשׂ֥וּ אֶת־הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü tekrar yaptılar. Ve Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptıkları için, Yahve Moab kralı Eglon'u İsrail'e karşı güçlendirdi.
Hakimler 4:1
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וְאֵה֖וּד מֵֽת
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü tekrar yaptılar; ve Ehud ölmüştü.
Hakimler 10:6
·
Tevrat
וַיֹּסִ֣פוּ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֗ל לַעֲשׂ֣וֹת הָרַע֮ בְּעֵינֵ֣י יְהוָה֒ וַיַּעַבְד֣וּ אֶת־הַבְּעָלִ֣ים וְאֶת־הָעַשְׁתָּר֡וֹת וְאֶת־אֱלֹהֵ֣י אֲרָם֩ וְאֶת־אֱלֹהֵ֨י צִיד֜וֹן וְאֵ֣ת אֱלֹהֵ֣י מוֹאָ֗ב וְאֵת֙ אֱלֹהֵ֣י בְנֵי־עַמּ֔וֹן וְאֵ֖ת אֱלֹהֵ֣י פְלִשְׁתִּ֑ים וַיַּעַזְב֥וּ אֶת־יְהוָ֖ה וְלֹ֥א עֲבָדֽוּהוּ
İsrail oğulları Yahve'nin gözünde kötü olanı tekrar yaptılar; Baallere, Aştarotlara, Aram ilahlarına, Sayda ilahlarına, Moav ilahlarına, Ammon oğullarının ilahlarına ve Filistlilerin ilahlarına kulluk ettiler; Yahve'yi bıraktılar ve ona kulluk etmediler.
Hakimler 13:1
·
Tevrat
וַיֹּסִ֨פוּ֙ בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֔ל לַעֲשׂ֥וֹת הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּתְּנֵ֧ם יְהוָ֛ה בְּיַד־פְּלִשְׁתִּ֖ים אַרְבָּעִ֥ים שָׁנָֽה
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözünde tekrar kötüyü yaptılar ve Yahve onları kırk yıl Filistlilerin eline verdi.
Hakimler 13:19
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח מָנ֜וֹחַ אֶת־גְּדִ֤י הָעִזִּים֙ וְאֶת־הַמִּנְחָ֔ה וַיַּ֥עַל עַל־הַצּ֖וּר לַֽיהוָ֑ה וּמַפְלִ֣א לַעֲשׂ֔וֹת וּמָנ֥וֹחַ וְאִשְׁתּ֖וֹ רֹאִֽים
Böylece Manoah keçi oğlağını ve sunuyu aldı ve kaya üzerinde Yahve'ye sundu; ve o harika yapıyordu ve Manoah ve karısı görüyorlardı.
Örnek Ayetler (5 / 158)
Hakimler 11:37
·
Tevrat
וַתֹּ֨אמֶר֙ אֶל־אָבִ֔יהָ יֵעָ֥שֶׂה לִּ֖י הַדָּבָ֣ר הַזֶּ֑ה הַרְפֵּ֨ה מִמֶּ֜נִּי שְׁנַ֣יִם חֳדָשִׁ֗ים וְאֵֽלְכָה֙ וְיָרַדְתִּ֣י עַל־הֶֽהָרִ֔ים וְאֶבְכֶּה֙ עַל־בְּתוּלַ֔י אָנֹכִ֖י וְרֵעוֹתָֽי
Ve babasına dedi: 'Bana bu şey yapılsın; beni iki ay bırak, gideyim ve dağlara ineyim ve ben ve arkadaşlarım bekaretime ağlayayım.'
Hakimler 17:6
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אִ֛ישׁ הַיָּשָׁ֥ר בְּעֵינָ֖יו יַעֲשֶֽׂה
O günlerde İsrail'de kral yoktu; her adam kendi gözlerinde doğru olanı yapardı.
Hakimler 21:25
·
Tevrat
בַּיָּמִ֣ים הָהֵ֔ם אֵ֥ין מֶ֖לֶךְ בְּיִשְׂרָאֵ֑ל אִ֛ישׁ הַיָּשָׁ֥ר בְּעֵינָ֖יו יַעֲשֶֽׂה
O günlerde İsrail'de kral yoktu; adam gözlerinde doğru olanı yapardı.
Amos 3:7
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֧א יַעֲשֶׂ֛ה אֲדֹנָ֥י יְהוִ֖ה דָּבָ֑ר כִּ֚י אִם־גָּלָ֣ה סוֹד֔וֹ אֶל־עֲבָדָ֖יו הַנְּבִיאִֽים
Çünkü Efendi Yahve, sırrını kulları peygamberlere açmadıkça bir şey yapmaz.
Hezekiel 12:11
·
Tevrat
אֱמֹ֖ר אֲנִ֣י מֽוֹפֶתְכֶ֑ם כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֗יתִי כֵּ֚ן יֵעָשֶׂ֣ה לָהֶ֔ם בַּגּוֹלָ֥ה בַשְּׁבִ֖י יֵלֵֽכוּ
De ki: 'Ben sizin belirtinizim; benim yaptığım gibi, onlara da öyle yapılacak; sürgüne, tutsaklığa gidecekler.'
Örnek Ayetler (5 / 136)
Hakimler 13:16
·
Tevrat
וַיֹּאמֶר֩ מַלְאַ֨ךְ יְהוָ֜ה אֶל־מָנ֗וֹחַ אִם־תַּעְצְרֵ֨נִי֙ לֹא־אֹכַ֣ל בְּלַחְמֶ֔ךָ וְאִם־תַּעֲשֶׂ֣ה עֹלָ֔ה לַיהוָ֖ה תַּעֲלֶ֑נָּה כִּ֚י לֹא־יָדַ֣ע מָנ֔וֹחַ כִּֽי־מַלְאַ֥ךְ יְהוָ֖ה הֽוּא
Bunun üzerine Yahve'nin elçisi Manoah'a dedi: 'Beni alıkoysan da senin ekmeğinden yemeyeceğim; ve eğer yakmalık sunu yaparsan onu Yahve'ye sunacaksın.' Çünkü Manoah onun Yahve'nin elçisi olduğunu bilmiyordu.
Hezekiel 24:17
·
Tevrat
הֵאָנֵ֣ק דֹּ֗ם מֵתִים֙ אֵ֣בֶל לֹֽא־תַֽעֲשֶׂ֔ה פְאֵֽרְךָ֙ חֲב֣וֹשׁ עָלֶ֔יךָ וּנְעָלֶ֖יךָ תָּשִׂ֣ים בְּרַגְלֶ֑יךָ וְלֹ֤א תַעְטֶה֙ עַל־שָׂפָ֔ם וְלֶ֥חֶם אֲנָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽל
Sessizce inle, ölüler yası yapmayacaksın; sarığını üzerine sar ve çarıklarını ayaklarına koy, ve bıyık üzerine örtmeyeceksin ve adamların ekmeğini yemeyeceksin.
Hezekiel 43:25
·
Tevrat
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים תַּעֲשֶׂ֥ה שְׂעִיר־חַטָּ֖את לַיּ֑וֹם וּפַ֧ר בֶּן־בָּקָ֛ר וְאַ֥יִל מִן־הַצֹּ֖אן תְּמִימִ֥ים יַעֲשֽׂוּ
Yedi gün boyunca her gün günah sunusu olarak bir teke yapacaksın; ve sığırlardan bir boğa ve sürüden kusursuz bir koç yapacaklar.
Hezekiel 45:20
·
Tevrat
וְכֵ֤ן תַּֽעֲשֶׂה֙ בְּשִׁבְעָ֣ה בַחֹ֔דֶשׁ מֵאִ֥ישׁ שֹׁגֶ֖ה וּמִפֶּ֑תִי וְכִפַּרְתֶּ֖ם אֶת־הַבָּֽיִת
Ve ayın yedisinde hata eden adamdan dolayı ve saf olandan dolayı böyle yapacaksın; ve ev için kefaret edeceksiniz.
Hezekiel 46:13
·
Tevrat
וְכֶ֨בֶשׂ בֶּן־שְׁנָת֜וֹ תָּמִ֗ים תַּעֲשֶׂ֥ה עוֹלָ֛ה לַיּ֖וֹם לַֽיהֹוָ֑ה בַּבֹּ֥קֶר בַּבֹּ֖קֶר תַּעֲשֶׂ֥ה אֹתֽוֹ
Ve Yahve'ye günde yakmalık sunu kusursuz bir yaşında bir kuzu yapacaksın; onu her sabah yapacaksın.
Örnek Ayetler (5 / 97)
Hezekiel 3:20
·
Tevrat
וּבְשׁ֨וּב צַדִּ֤יק מִצִּדְקוֹ֙ וְעָ֣שָׂה עָ֔וֶל וְנָתַתִּ֥י מִכְשׁ֛וֹל לְפָנָ֖יו ה֣וּא יָמ֑וּת כִּ֣י לֹ֤א הִזְהַרְתּוֹ֙ בְּחַטָּאת֣וֹ יָמ֔וּת וְלֹ֣א תִזָּכַ֗רְןָ צִדְקֹתָו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְדָמ֖וֹ מִיָּדְךָ֥ אֲבַקֵּֽשׁ
Ve doğru kişi doğruluğundan döndüğünde ve haksızlık yaptığında ve ben onun önüne bir engel koyduğumda, o ölecektir; çünkü onu uyarmadın, günahıyla ölecektir ve yaptığı doğrulukları hatırlanmayacaktır; ve kanını elinden isteyeceğim.
Hezekiel 17:23
·
Tevrat
בְּהַ֨ר מְר֤וֹם יִשְׂרָאֵל֙ אֶשְׁתֳּלֶ֔נּוּ וְנָשָׂ֤א עָנָף֙ וְעָ֣שָׂה פֶ֔רִי וְהָיָ֖ה לְאֶ֣רֶז אַדִּ֑יר וְשָׁכְנ֣וּ תַחְתָּ֗יו כֹּ֚ל צִפּ֣וֹר כָּל־כָּנָ֔ף בְּצֵ֥ל דָּלִיּוֹתָ֖יו תִּשְׁכֹּֽנָּה
İsrail'in yüksek dağında onu dikeceğim; ve dal verecek ve meyve yapacak ve görkemli bir sedir ağacı olacak; ve onun altında bütün kuşlar, her kanatlı barınacak, onun dallarının gölgesinde barınacaklar.
Hezekiel 18:5
·
Tevrat
וְאִ֖ישׁ כִּי־יִהְיֶ֣ה צַדִּ֑יק וְעָשָׂ֥ה מִשְׁפָּ֖ט וּצְדָקָֽה
Ve bir adam doğru kişi olursa ve adalet ve doğruluk yaparsa;
Hezekiel 18:10
·
Tevrat
וְהוֹלִ֥יד בֵּן־פָּרִ֖יץ שֹׁפֵ֣ךְ דָּ֑ם וְעָ֣שָׂה אָ֔ח מֵאַחַ֖ד מֵאֵֽלֶּה
Ve kan döken zorba bir oğlun babası olursa ve bir kardeşe bunlardan birini yaparsa;
Hezekiel 18:21
·
Tevrat
וְהָרָשָׁ֗ע כִּ֤י יָשׁוּב֙ מִכָּל־חַטֹּאתָיו֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔ה וְשָׁמַר֙ אֶת־כָּל־חֻקּוֹתַ֔י וְעָשָׂ֥ה מִשְׁפָּ֖ט וּצְדָקָ֑ה חָיֹ֥ה יִחְיֶ֖ה לֹ֥א יָמֽוּת
Ve kötü kişi yaptığı bütün günahlarından dönerse ve bütün kurallarımı tutarsa ve adalet ve doğruluk yaparsa, kesinlikle yaşayacaktır, ölmeyecektir.
Örnek Ayetler (5 / 91)
Hakimler 6:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלָ֔יו אִם־נָ֛א מָצָ֥אתִי חֵ֖ן בְּעֵינֶ֑יךָ וְעָשִׂ֤יתָ לִּי֙ א֔וֹת שָׁאַתָּ֖ה מְדַבֵּ֥ר עִמִּֽי
O da ona dedi ki: 'Eğer gözlerinde lütuf bulduysam, benimle konuşanın sen olduğuna dair bana bir işaret yap.
Hakimler 9:33
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה בַבֹּ֨קֶר֙ כִּזְרֹ֣חַ הַשֶּׁ֔מֶשׁ תַּשְׁכִּ֖ים וּפָשַׁטְתָּ֣ עַל־הָעִ֑יר וְהִנֵּה־ה֞וּא וְהָעָ֤ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֙ יֹצְאִ֣ים אֵלֶ֔יךָ וְעָשִׂ֣יתָ לּ֔וֹ כַּאֲשֶׁ֖ר תִּמְצָ֥א יָדֶֽךָ
Ve sabahleyin güneş doğarken erkenden kalkıp şehre saldıracaksın; ve işte, o ve onunla olan halk sana doğru çıkacaklar, ve elinin bulduğuna göre ona yapacaksın.
Hezekiel 4:9
·
Tevrat
וְאַתָּ֣ה קַח־לְךָ֡ חִטִּ֡ין וּ֠שְׂעֹרִים וּפ֨וֹל וַעֲדָשִׁ֜ים וְדֹ֣חַן וְכֻסְּמִ֗ים וְנָתַתָּ֤ה אוֹתָם֙ בִּכְלִ֣י אֶחָ֔ד וְעָשִׂ֧יתָ אוֹתָ֛ם לְךָ֖ לְלָ֑חֶם מִסְפַּ֨ר הַיָּמִ֜ים אֲשֶׁר־אַתָּ֣ה שׁוֹכֵ֣ב עַֽל־צִדְּךָ֗ שְׁלֹשׁ־מֵא֧וֹת וְתִשְׁעִ֛ים י֖וֹם תֹּאכֲלֶֽנּוּ
Ve sen kendine buğday ve arpa ve bakla ve mercimek ve darı ve kızıl buğday al ve onları bir kaba koy ve onları kendine ekmek yap; yanının üzerine yatacağın günlerin sayısı kadar, üç yüz doksan gün onu yiyeceksin.
Hezekiel 4:15
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י רְאֵ֗ה נָתַ֤תִּֽי לְךָ֙ אֶת־צְפִיעֵ֣י הַבָּקָ֔ר תַּ֖חַת גֶּלְלֵ֣י הָֽאָדָ֑ם וְעָשִׂ֥יתָ אֶֽת־לַחְמְךָ֖ עֲלֵיהֶֽם
Ve bana dedi: 'Bak, sana insanın dışkısının yerine sığır tezeğini verdim; ve ekmeğini onların üzerinde yapacaksın.'
Yeremya 28:13
·
Tevrat
הָלוֹךְ֩ וְאָמַרְתָּ֨ אֶל־חֲנַנְיָ֜ה לֵאמֹ֗ר כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה מוֹטֹ֥ת עֵ֖ץ שָׁבָ֑רְתָּ וְעָשִׂ֥יתָ תַחְתֵּיהֶ֖ן מֹט֥וֹת בַּרְזֶֽל
Git ve Hananya'ya diyerek söyle: Yahve şöyle dedi: Ağaç boyunduruklarını kırdın ve onların yerine demir boyunduruklar yaptın.
Örnek Ayetler (5 / 83)
Hakimler 2:11
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֧וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֛ל אֶת־הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיַּעַבְד֖וּ אֶת־הַבְּעָלִֽים
İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptılar ve Baallere kulluk ettiler.
Hakimler 3:7
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֨וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֤ל אֶת־הָרַע֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה וַֽיִּשְׁכְּח֖וּ אֶת־יְהוָ֣ה אֱלֹֽהֵיהֶ֑ם וַיַּעַבְד֥וּ אֶת־הַבְּעָלִ֖ים וְאֶת־הָאֲשֵׁרֽוֹת
Ve İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptılar ve Tanrıları Yahve'yi unuttular; ve Baallere ve Aşeralara hizmet ettiler.
Hakimler 6:1
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֧וּ בְנֵי־יִשְׂרָאֵ֛ל הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֑ה וַיִּתְּנֵ֧ם יְהוָ֛ה בְּיַד־מִדְיָ֖ן שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
İsrail oğulları Yahve'nin gözlerinde kötüyü yaptılar; ve Yahve onları yedi yıl Midyan'ın eline verdi.
Hakimler 9:27
·
Tevrat
וַיֵּצְא֨וּ הַשָּׂדֶ֜ה וַֽיִּבְצְר֤וּ אֶת־כַּרְמֵיהֶם֙ וַֽיִּדְרְכ֔וּ וַֽיַּעֲשׂ֖וּ הִלּוּלִ֑ים וַיָּבֹ֨אוּ֙ בֵּ֣ית אֱֽלֹֽהֵיהֶ֔ם וַיֹּֽאכְלוּ֙ וַיִּשְׁתּ֔וּ וַֽיְקַלְל֖וּ אֶת־אֲבִימֶֽלֶךְ
Tarlaya çıktılar, ve bağlarını bozdular, ve üzümleri çiğnediler, ve şenlikler yaptılar; ve ilahlarının evine girdiler, ve yiyip içtiler, ve Abimelek'e lanet ettiler.
Hakimler 21:23
·
Tevrat
וַיַּֽעֲשׂוּ־כֵן֙ בְּנֵ֣י בִנְיָמִ֔ן וַיִּשְׂא֤וּ נָשִׁים֙ לְמִסְפָּרָ֔ם מִן־הַמְּחֹלְל֖וֹת אֲשֶׁ֣ר גָּזָ֑לוּ וַיֵּלְכ֗וּ וַיָּשׁ֨וּבוּ֙ אֶל־נַ֣חֲלָתָ֔ם וַיִּבְנוּ֙ אֶת־הֶ֣עָרִ֔ים וַיֵּשְׁב֖וּ בָּהֶֽם
Bünyamin oğulları böyle yaptılar ve kaptıkları dans edenlerden sayılarına göre kadınlar aldılar; gittiler ve miraslarına döndüler, şehirleri yaptılar ve onlarda oturdular.
Örnek Ayetler (5 / 80)
Hakimler 1:7
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲדֹֽנִי־בֶ֗זֶק שִׁבְעִ֣ים מְלָכִ֡ים בְּֽהֹנוֹת֩ יְדֵיהֶ֨ם וְרַגְלֵיהֶ֜ם מְקֻצָּצִ֗ים הָי֤וּ מְלַקְּטִים֙ תַּ֣חַת שֻׁלְחָנִ֔י כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתִי כֵּ֥ן שִׁלַּם־לִ֖י אֱלֹהִ֑ים וַיְבִיאֻ֥הוּ יְרוּשָׁלִַ֖ם וַיָּ֥מָת שָֽׁם
Adoni-Bezek dedi: 'Ellerinin ve ayaklarının başparmakları kesilmiş yetmiş kral masamın altında topluyorlardı; nasıl yaptıysam, Tanrı bana öyle ödedi.' Onu Yeruşalim'e getirdiler ve orada öldü.
Hakimler 8:2
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מֶה־עָשִׂ֥יתִי עַתָּ֖ה כָּכֶ֑ם הֲל֗וֹא ט֛וֹב עֹלְל֥וֹת אֶפְרַ֖יִם מִבְצִ֥יר אֲבִיעֶֽזֶר
Onlara dedi: "Şimdi sizin gibi ne yaptım? Efrayim'in bağ bozumu döküntüleri Aviezer'in bağ bozumundan daha iyi değil mi?"
Hakimler 9:48
·
Tevrat
וַיַּ֨עַל אֲבִימֶ֜לֶךְ הַר־צַלְמ֗וֹן הוּא֮ וְכָל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־אִתּוֹ֒ וַיִּקַּח֩ אֲבִימֶ֨לֶךְ אֶת־הַקַּרְדֻּמּ֜וֹת בְּיָד֗וֹ וַיִּכְרֹת֙ שׂוֹכַ֣ת עֵצִ֔ים וַיִּ֨שָּׂאֶ֔הָ וַיָּ֖שֶׂם עַל־שִׁכְמ֑וֹ וַיֹּ֜אמֶר אֶל־הָעָ֣ם אֲשֶׁר־עִמּ֗וֹ מָ֤ה רְאִיתֶם֙ עָשִׂ֔יתִי מַהֲר֖וּ עֲשׂ֥וּ כָמֽוֹנִי
Abimelek, o ve onunla olan bütün halk Tsalmon Dağı'na çıktı; Abimelek eline baltaları aldı ve ağaçların bir dalını kesti, onu taşıdı ve omzuna koydu; ve onunla olan halka dedi: 'Ne yaptığımı gördünüz, acele edin, benim gibi yapın.'
Hakimler 15:11
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְׁלֹשֶׁת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֜ישׁ מִֽיהוּדָ֗ה אֶל־סְעִיף֮ סֶ֣לַע עֵיטָם֒ וַיֹּאמְר֣וּ לְשִׁמְשׁ֗וֹן הֲלֹ֤א יָדַ֨עְתָּ֙ כִּֽי־מֹשְׁלִ֥ים בָּ֨נוּ֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ עָ֣שׂוּ לִ֔י כֵּ֖ן עָשִׂ֥יתִי לָהֶֽם
Yahuda'dan üç bin adam Eytam kayasının yarığına indiler ve Şimşon'a dediler: 'Filistlilerin bize egemen olduğunu bilmiyor musun? Bize yaptığın bu nedir?' O da onlara dedi: 'Bana yaptıkları gibi, ben de onlara öyle yaptım.'
Hakimler 18:24
·
Tevrat
וַיֹּ֡אמֶר אֶת־אֱלֹהַי֩ אֲשֶׁר־עָשִׂ֨יתִי לְקַחְתֶּ֧ם וְֽאֶת־הַכֹּהֵ֛ן וַתֵּלְכ֖וּ וּמַה־לִּ֣י ע֑וֹד וּמַה־זֶּ֛ה תֹּאמְר֥וּ אֵלַ֖י מַה־לָּֽךְ
Ve dedi ki: 'Yaptığım ilahlarımı ve kâhini aldınız ve gittiniz; ve benim daha neyim var? Ve bana nasıl 'Sana ne oldu?' dersiniz?'
Örnek Ayetler (5 / 80)
Hakimler 8:1
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֨וּ אֵלָ֜יו אִ֣ישׁ אֶפְרַ֗יִם מָֽה־הַדָּבָ֤ר הַזֶּה֙ עָשִׂ֣יתָ לָּ֔נוּ לְבִלְתִּי֙ קְרֹ֣אות לָ֔נוּ כִּ֥י הָלַ֖כְתָּ לְהִלָּחֵ֣ם בְּמִדְיָ֑ן וַיְרִיב֥וּן אִתּ֖וֹ בְּחָזְקָֽה
Efrayim adamları ona dediler: "Midyan'la savaşmaya gittiğin zaman bizi çağırmayarak bize yaptığın bu şey nedir?" Ve onunla şiddetle çekiştiler.
Hakimler 15:11
·
Tevrat
וַיֵּרְד֡וּ שְׁלֹשֶׁת֩ אֲלָפִ֨ים אִ֜ישׁ מִֽיהוּדָ֗ה אֶל־סְעִיף֮ סֶ֣לַע עֵיטָם֒ וַיֹּאמְר֣וּ לְשִׁמְשׁ֗וֹן הֲלֹ֤א יָדַ֨עְתָּ֙ כִּֽי־מֹשְׁלִ֥ים בָּ֨נוּ֙ פְּלִשְׁתִּ֔ים וּמַה־זֹּ֖את עָשִׂ֣יתָ לָּ֑נוּ וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם כַּאֲשֶׁר֙ עָ֣שׂוּ לִ֔י כֵּ֖ן עָשִׂ֥יתִי לָהֶֽם
Yahuda'dan üç bin adam Eytam kayasının yarığına indiler ve Şimşon'a dediler: 'Filistlilerin bize egemen olduğunu bilmiyor musun? Bize yaptığın bu nedir?' O da onlara dedi: 'Bana yaptıkları gibi, ben de onlara öyle yaptım.'
Hezekiel 16:31
·
Tevrat
בִּבְנוֹתַ֤יִךְ גַּבֵּךְ֙ בְּרֹ֣אשׁ כָּל־דֶּ֔רֶךְ וְרָמָתֵ֥ךְ עָשִׂ֖ית בְּכָל־רְח֑וֹב וְלֹא־הָיִ֥ית כַּזּוֹנָ֖ה לְקַלֵּ֥ס אֶתְנָֽן
Her yolun başında tümseğini inşa ettiğinde ve her meydanda yüksek yerini yaptığında; ücreti küçümseyen fahişe gibi olmadın.
Hezekiel 16:43
·
Tevrat
יַ֗עַן אֲשֶׁ֤ר לֹֽא־זָכַרְתְּ֙ אֶת־יְמֵ֣י נְעוּרַ֔יִךְ וַתִּרְגְּזִי־לִ֖י בְּכָל־אֵ֑לֶּה וְגַם־אֲנִ֨י הֵ֜א דַּרְכֵּ֣ךְ בְּרֹ֣אשׁ נָתַ֗תִּי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְלֹ֤א עָשִׂית֙ אֶת־הַזִּמָּ֔ה עַ֖ל כָּל־תּוֹעֲבֹתָֽיִךְ
Gençliğinin günlerini hatırlamadığın ve bütün bunlarla beni öfkelendirdiğin için, işte ben de senin yolunu başına verdim, Efendi Yahve'nin bildirisidir; ve bütün iğrençliklerinin üzerine ahlaksızlığı yapmadın.
Hezekiel 16:47
·
Tevrat
וְלֹ֤א בְדַרְכֵיהֶן֙ הָלַ֔כְתְּ וּבְתוֹעֲבֽוֹתֵיהֶ֖ן עָשִׂ֑ית כִּמְעַ֣ט קָ֔ט וַתַּשְׁחִ֥תִי מֵהֵ֖ן בְּכָל־דְּרָכָֽיִךְ
Onların yollarında yürümedin ve onların iğrençliklerine göre yapmadın; azıcık bir sürede bütün yollarında onlardan daha fazla yozlaştın.
Örnek Ayetler (4 / 76)
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Amos 4:12
·
Tevrat
לָכֵ֕ן כֹּ֥ה אֶעֱשֶׂה־לְּךָ֖ יִשְׂרָאֵ֑ל עֵ֚קֶב כִּֽי־זֹ֣את אֶֽעֱשֶׂה־לָּ֔ךְ הִכּ֥וֹן לִקְרַאת־אֱלֹהֶ֖יךָ יִשְׂרָאֵֽל
Bu yüzden sana böyle yapacağım ey İsrail; madem sana bunu yapacağım, Tanrını karşılamaya hazırlan ey İsrail.
Hezekiel 5:9
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתִי בָ֗ךְ אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־עָשִׂ֔יתִי וְאֵ֛ת אֲשֶֽׁר־לֹֽא־אֶעֱשֶׂ֥ה כָמֹ֖הוּ ע֑וֹד יַ֖עַן כָּל־תּוֹעֲבֹתָֽיִךְ
Ve bütün iğrençliklerinin yüzünden sana yapmadığım ve bir daha onun gibi yapmayacağım şeyi yapacağım.
Hezekiel 7:27
·
Tevrat
הַמֶּ֣לֶךְ יִתְאַבָּ֗ל וְנָשִׂיא֙ יִלְבַּ֣שׁ שְׁמָמָ֔ה וִידֵ֥י עַם־הָאָ֖רֶץ תִּבָּהַ֑לְנָה מִדַּרְכָּ֞ם אֶעֱשֶׂ֤ה אוֹתָם֙ וּבְמִשְׁפְּטֵיהֶ֣ם אֶשְׁפְּטֵ֔ם וְיָדְע֖וּ כִּֽי־אֲנִ֥י יְהוָֽה
Kral yas tutacak ve önder ıssızlık giyinecek ve yerin halkının elleri dehşete düşecek; onlara yollarına göre yapacağım ve onları kendi yargılarıyla yargılayacağım ve bilecekler ki ben Yahve'yim.
Örnek Ayetler (5 / 69)
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Hakimler 18:14
·
Tevrat
וַֽיַּעֲנ֞וּ חֲמֵ֣שֶׁת הָאֲנָשִׁ֗ים הַהֹלְכִים֮ לְרַגֵּל֮ אֶת־הָאָ֣רֶץ לַיִשׁ֒ וַיֹּֽאמְרוּ֙ אֶל־אֲחֵיהֶ֔ם הַיְדַעְתֶּ֗ם כִּ֠י יֵ֣שׁ בַּבָּתִּ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ אֵפ֣וֹד וּתְרָפִ֔ים וּפֶ֖סֶל וּמַסֵּכָ֑ה וְעַתָּ֖ה דְּע֥וּ מַֽה־תַּעֲשֽׂוּ
Layiş yerini casusluk yapmaya giden beş adam yanıt verdiler ve kardeşlerine dediler ki: 'Bu evlerde efod, terafim, oyma put ve dökme put olduğunu biliyor muydunuz? Ve şimdi ne yapacağınızı bilin.'
Hakimler 19:23
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֣א אֲלֵיהֶ֗ם הָאִישׁ֙ בַּ֣עַל הַבַּ֔יִת וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵהֶ֔ם אַל־אַחַ֖י אַל־תָּרֵ֣עוּ נָ֑א אַ֠חֲרֵי אֲשֶׁר־בָּ֞א הָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ אַל־בֵּיתִ֔י אַֽל־תַּעֲשׂ֖וּ אֶת־הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
Evin sahibi adam onlara çıktı ve onlara dedi: 'Hayır kardeşlerim, lütfen kötülük yapmayın; bu adam evime geldikten sonra bu alçaklığı yapmayın.'
Hakimler 19:24
·
Tevrat
הִנֵּה֩ בִתִּ֨י הַבְּתוּלָ֜ה וּפִֽילַגְשֵׁ֗הוּ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אוֹתָם֙ וְעַנּ֣וּ אוֹתָ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ם הַטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם וְלָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ דְּבַ֖ר הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
İşte bakire kızım ve onun cariyesi; lütfen onları dışarı çıkarayım, onları alçaltın ve gözlerinizde iyi olanı onlara yapın; ama bu adama bu alçaklık işini yapmayın.
Hakimler 21:11
·
Tevrat
וְזֶ֥ה הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשׂ֑וּ כָּל־זָכָ֗ר וְכָל־אִשָּׁ֛ה יֹדַ֥עַת מִשְׁכַּב־זָכָ֖ר תַּחֲרִֽימוּ
Ve yapacağınız şey budur: Bütün erkekleri ve erkek yatmasını bilen bütün kadınları yok edeceksiniz.
Örnek Ayetler (5 / 53)
Hakimler 11:10
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֥וּ זִקְנֵֽי־גִלְעָ֖ד אֶל־יִפְתָּ֑ח יְהוָ֗ה יִהְיֶ֤ה שֹׁמֵ֨עַ֙ בֵּֽינוֹתֵ֔ינוּ אִם־לֹ֥א כִדְבָרְךָ֖ כֵּ֥ן נַעֲשֶֽׂה
Gilad ihtiyarları Yiftah'a dediler: 'Yahve aramızda işiten olsun; eğer senin sözüne göre böyle yapmazsak.'
Hakimler 13:8
·
Tevrat
וַיֶּעְתַּ֥ר מָנ֛וֹחַ אֶל־יְהוָ֖ה וַיֹּאמַ֑ר בִּ֣י אֲדוֹנָ֔י אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֞ים אֲשֶׁ֣ר שָׁלַ֗חְתָּ יָבוֹא־נָ֥א עוֹד֙ אֵלֵ֔ינוּ וְיוֹרֵ֕נוּ מַֽה־נַּעֲשֶׂ֖ה לַנַּ֥עַר הַיּוּלָּֽד
Sonra Manoah Yahve'ye yakardı ve dedi: 'Lütfen Efendi, gönderdiğin Tanrı'nın adamı lütfen bize tekrar gelsin ve doğacak çocuğa ne yapacağımızı bize öğretsin.'
Hakimler 16:11
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלֶ֔יהָ אִם־אָס֤וֹר יַאַסְר֨וּנִי֙ בַּעֲבֹתִ֣ים חֲדָשִׁ֔ים אֲשֶׁ֛ר לֹֽא־נַעֲשָׂ֥ה בָהֶ֖ם מְלָאכָ֑ה וְחָלִ֥יתִי וְהָיִ֖יתִי כְּאַחַ֥ד הָאָדָֽם
Ona dedi: 'Eğer beni onlarla iş yapılmamış yeni iplerle kesinlikle bağlarlarsa, zayıflarım ve insanın biri gibi olurum.'
Hakimler 20:9
·
Tevrat
וְעַתָּ֕ה זֶ֣ה הַדָּבָ֔ר אֲשֶׁ֥ר נַעֲשֶׂ֖ה לַגִּבְעָ֑ה עָלֶ֖יהָ בְּגוֹרָֽל
Ve şimdi Giva'ya yapacağımız iş budur: Ona karşı kurayla.
Hakimler 21:7
·
Tevrat
מַה־נַּעֲשֶׂ֥ה לָהֶ֛ם לַנּוֹתָרִ֖ים לְנָשִׁ֑ים וַאֲנַ֨חְנוּ֙ נִשְׁבַּ֣עְנוּ בַֽיהוָ֔ה לְבִלְתִּ֛י תֵּת־לָהֶ֥ם מִבְּנוֹתֵ֖ינוּ לְנָשִֽׁים
Kalanlara kadınlar için ne yapacağız? Biz kızlarımızdan onlara kadınlar olarak vermemek için Yahve üzerine yemin ettik.
Örnek Ayetler (4 / 41)
Hakimler 18:18
·
Tevrat
וְאֵ֗לֶּה בָּ֚אוּ בֵּ֣ית מִיכָ֔ה וַיִּקְחוּ֙ אֶת־פֶּ֣סֶל הָאֵפ֔וֹד וְאֶת־הַתְּרָפִ֖ים וְאֶת־הַמַּסֵּכָ֑ה וַיֹּ֤אמֶר אֲלֵיהֶם֙ הַכֹּהֵ֔ן מָ֥ה אַתֶּ֖ם עֹשִֽׂים
Ve bunlar Mika'nın evine geldiler ve efodun oyma putunu, terafimi ve dökme putu aldılar; ve kâhin onlara dedi ki: 'Siz ne yapıyorsunuz?'
Hezekiel 8:6
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֔י בֶּן־אָדָ֕ם הֲרֹאֶ֥ה אַתָּ֖ה מָ֣ה הֵ֣ם עֹשִׂ֑ים תּוֹעֵב֨וֹת גְּדֹל֜וֹת אֲשֶׁ֥ר בֵּֽית־יִשְׂרָאֵ֣ל עֹשִׂ֣ים פֹּ֗ה לְרָֽחֳקָה֙ מֵעַ֣ל מִקְדָּשִׁ֔י וְעוֹד֙ תָּשׁ֣וּב תִּרְאֶ֔ה תּוֹעֵב֖וֹת גְּדֹלֽוֹת
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, onların ne yaptıklarını görüyor musun? Kutsal yerimin üzerinden uzaklaşmak için İsrail evinin burada yaptığı büyük iğrençlikleri? Ve daha döneceksin, büyük iğrençlikler göreceksin.'
Hezekiel 8:9
·
Tevrat
וַיֹּ֖אמֶר אֵלָ֑י בֹּ֤א וּרְאֵה֙ אֶת־הַתּוֹעֵב֣וֹת הָרָע֔וֹת אֲשֶׁ֛ר הֵ֥ם עֹשִׂ֖ים פֹּֽה
Ve bana dedi: 'Gir ve onların burada yaptıkları kötü iğrençlikleri gör.'
Hezekiel 8:12
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ אֲשֶׁ֨ר זִקְנֵ֤י בֵֽית־יִשְׂרָאֵל֙ עֹשִׂ֣ים בַּחֹ֔שֶׁךְ אִ֖ישׁ בְּחַדְרֵ֣י מַשְׂכִּית֑וֹ כִּ֣י אֹמְרִ֗ים אֵ֤ין יְהוָה֙ רֹאֶ֣ה אֹתָ֔נוּ עָזַ֥ב יְהוָ֖ה אֶת־הָאָֽרֶץ
Ve bana dedi: 'İnsan oğlu, İsrail evinin yaşlılarının karanlıkta, her adamın kendi putunun odalarında ne yaptıklarını gördün mü? Çünkü diyorlar: Yahve bizi görmüyor, Yahve yeri bıraktı.'
Örnek Ayetler (5 / 36)
Hakimler 19:24
·
Tevrat
הִנֵּה֩ בִתִּ֨י הַבְּתוּלָ֜ה וּפִֽילַגְשֵׁ֗הוּ אוֹצִֽיאָה־נָּ֤א אוֹתָם֙ וְעַנּ֣וּ אוֹתָ֔ם וַעֲשׂ֣וּ לָהֶ֔ם הַטּ֖וֹב בְּעֵינֵיכֶ֑ם וְלָאִ֤ישׁ הַזֶּה֙ לֹ֣א תַעֲשׂ֔וּ דְּבַ֖ר הַנְּבָלָ֥ה הַזֹּֽאת
İşte bakire kızım ve onun cariyesi; lütfen onları dışarı çıkarayım, onları alçaltın ve gözlerinizde iyi olanı onlara yapın; ama bu adama bu alçaklık işini yapmayın.
Amos 9:14
·
Tevrat
וְשַׁבְתִּי֮ אֶת־שְׁב֣וּת עַמִּ֣י יִשְׂרָאֵל֒ וּבָנ֞וּ עָרִ֤ים נְשַׁמּוֹת֙ וְיָשָׁ֔בוּ וְנָטְע֣וּ כְרָמִ֔ים וְשָׁת֖וּ אֶת־יֵינָ֑ם וְעָשׂ֣וּ גַנּ֔וֹת וְאָכְל֖וּ אֶת־פְּרִיהֶֽם
Ve halkım İsrail'in sürgünlüğünü geri döndüreceğim; ve yıkık şehirleri inşa edecekler ve oturacaklar; ve bağlar dikecekler ve şaraplarını içecekler; ve bahçeler yapacaklar ve meyvelerini yiyecekler.
Hagay 2:4
·
Tevrat
וְעַתָּ֣ה חֲזַ֣ק זְרֻבָּבֶ֣ל נְאֻם־יְהוָ֡ה וַחֲזַ֣ק יְהוֹשֻׁ֣עַ בֶּן־יְהוֹצָדָק֩ הַכֹּהֵ֨ן הַגָּד֜וֹל וַחֲזַ֨ק כָּל־עַ֥ם הָאָ֛רֶץ נְאֻם־יְהוָ֖ה וַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־אֲנִ֣י אִתְּכֶ֔ם נְאֻ֖ם יְהוָ֥ה צְבָאֽוֹת
Ve şimdi güçlü ol Zerubbabel, Yahve'nin bildirisidir; ve güçlü ol büyük kâhin Yehotsadak oğlu Yeşu; ve güçlü olsun yerin bütün halkı, Yahve'nin bildirisidir, ve yapın; çünkü ben sizinleyim, Ordular Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 11:20
·
Tevrat
לְמַ֨עַן֙ בְּחֻקֹּתַ֣י יֵלֵ֔כוּ וְאֶת־מִשְׁפָּטַ֥י יִשְׁמְר֖וּ וְעָשׂ֣וּ אֹתָ֑ם וְהָיוּ־לִ֣י לְעָ֔ם וַאֲנִ֕י אֶהְיֶ֥ה לָהֶ֖ם לֵאלֹהִֽים
Böylece kurallarımda yürüsünler, hükümlerimi tutsunlar ve onları yapsınlar; ve onlar bana halk olacaklar ve ben onlara Tanrı olacağım.
Hezekiel 16:41
·
Tevrat
וְשָׂרְפ֤וּ בָתַּ֨יִךְ֙ בָּאֵ֔שׁ וְעָשׂוּ־בָ֣ךְ שְׁפָטִ֔ים לְעֵינֵ֖י נָשִׁ֣ים רַבּ֑וֹת וְהִשְׁבַּתִּיךְ֙ מִזּוֹנָ֔ה וְגַם־אֶתְנַ֖ן לֹ֥א תִתְּנִי־עֽוֹד
Evlerini ateşle yakacaklar ve birçok kadının gözleri önünde sende yargılar uygulayacaklar; seni fahişelikten durduracağım ve bir daha ücret de vermeyeceksin.
Örnek Ayetler (5 / 32)
Hezekiel 24:22
·
Tevrat
וַעֲשִׂיתֶ֖ם כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתִי עַל־שָׂפָם֙ לֹ֣א תַעְט֔וּ וְלֶ֥חֶם אֲנָשִׁ֖ים לֹ֥א תֹאכֵֽלוּ
Ve benim yaptığım gibi yapacaksınız; bıyık üzerine örtmeyeceksiniz ve adamların ekmeğini yemeyeceksiniz.
Hezekiel 36:27
·
Tevrat
וְאֶת־רוּחִ֖י אֶתֵּ֣ן בְּקִרְבְּכֶ֑ם וְעָשִׂ֗יתִי אֵ֤ת אֲשֶׁר־בְּחֻקַּי֙ תֵּלֵ֔כוּ וּמִשְׁפָּטַ֥י תִּשְׁמְר֖וּ וַעֲשִׂיתֶֽם
Ve ruhumu içinize koyacağım; ve kurallarımda yürümenizi sağlayacağım ve hükümlerimi tutacaksınız ve yapacaksınız.
Hezekiel 37:19
·
Tevrat
דַּבֵּ֣ר אֲלֵהֶ֗ם כֹּֽה־אָמַר֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ הִנֵּה֩ אֲנִ֨י לֹקֵ֜חַ אֶת־עֵ֤ץ יוֹסֵף֙ אֲשֶׁ֣ר בְּיַד־אֶפְרַ֔יִם וְשִׁבְטֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל חֲבֵרָ֑יו וְנָתַתִּי֩ אוֹתָ֨ם עָלָ֜יו אֶת־עֵ֣ץ יְהוּדָ֗ה וַֽעֲשִׂיתִם֙ לְעֵ֣ץ אֶחָ֔ד וְהָי֥וּ אֶחָ֖ד בְּיָדִֽי
Onlara söyle: Efendi Yahve şöyle dedi: İşte ben Efrayim'in elinde olan Yusuf'un ağacını ve onun arkadaşları İsrail oymaklarını alıyorum; ve onları onun üzerine, Yahuda ağacıyla koyacağım, ve onları bir ağaç yapacağım, ve elimde bir olacaklar.
Yeremya 11:4
·
Tevrat
אֲשֶׁ֣ר צִוִּ֣יתִי אֶת־אֲבֽוֹתֵיכֶ֡ם בְּי֣וֹם הוֹצִיאִֽי־אוֹתָ֣ם מֵאֶֽרֶץ־מִצְרַיִם֩ מִכּ֨וּר הַבַּרְזֶ֜ל לֵאמֹ֗ר שִׁמְע֤וּ בְקוֹלִי֙ וַעֲשִׂיתֶ֣ם אוֹתָ֔ם כְּכֹ֥ל אֲשֶׁר־אֲצַוֶּ֖ה אֶתְכֶ֑ם וִהְיִ֤יתֶם לִי֙ לְעָ֔ם וְאָ֣נֹכִ֔י אֶהְיֶ֥ה לָכֶ֖ם לֵאלֹהִֽים
Ki onları Mısır diyarından, demir fırınından çıkardığım gün atalarınıza buyurarak dedim: Sesimi işitin ve size buyuracağım her şeye göre onları yapın; böylece bana halk olacaksınız ve ben size Tanrı olacağım.
Yeremya 11:6
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר יְהוָה֙ אֵלַ֔י קְרָ֨א אֶת־כָּל־הַדְּבָרִ֤ים הָאֵ֨לֶּה֙ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֥וֹת יְרוּשָׁלִַ֖ם לֵאמֹ֑ר שִׁמְע֗וּ אֶת־דִּבְרֵי֙ הַבְּרִ֣ית הַזֹּ֔את וַעֲשִׂיתֶ֖ם אוֹתָֽם
Ve Yahve bana dedi: Bütün bu sözleri Yahuda şehirlerinde ve Yeruşalim sokaklarında duyurarak de ki: Bu antlaşmanın sözlerini işitin ve onları yapın.
Örnek Ayetler (3 / 27)
Hakimler 2:2
·
Tevrat
וְאַתֶּ֗ם לֹֽא־תִכְרְת֤וּ בְרִית֙ לְיֽוֹשְׁבֵי֙ הָאָ֣רֶץ הַזֹּ֔את מִזְבְּחוֹתֵיהֶ֖ם תִּתֹּצ֑וּן וְלֹֽא־שְׁמַעְתֶּ֥ם בְּקֹלִ֖י מַה־זֹּ֥את עֲשִׂיתֶֽם
'Ve siz bu yerin oturanlarıyla antlaşma yapmayacaksınız, onların sunaklarını yıkacaksınız; ama sesimi dinlemediniz. Nedir bu yaptığınız?'
Hakimler 9:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֗ה אִם־בֶּאֱמֶ֤ת וּבְתָמִים֙ עֲשִׂיתֶ֔ם וַתַּמְלִ֖יכוּ אֶת־אֲבִימֶ֑לֶךְ וְאִם־טוֹבָ֤ה עֲשִׂיתֶם֙ עִם־יְרֻבַּ֣עַל וְעִם־בֵּית֔וֹ וְאִם־כִּגְמ֥וּל יָדָ֖יו עֲשִׂ֥יתֶם לֽוֹ
Ve şimdi, eğer Abimelek'i kral yapmakla gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız; ve eğer Yerubbaal'a ve evine iyilik yaptıysanız, ve eğer ona ellerinin karşılığına göre davrandıysanız;
Hakimler 9:19
·
Tevrat
וְאִם־בֶּאֱמֶ֨ת וּבְתָמִ֧ים עֲשִׂיתֶ֛ם עִם־יְרֻבַּ֥עַל וְעִם־בֵּית֖וֹ הַיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה שִׂמְחוּ֙ בַּאֲבִימֶ֔לֶךְ וְיִשְׂמַ֥ח גַּם־ה֖וּא בָּכֶֽם
Ve eğer bugün Yerubbaal'a ve evine gerçekten ve kusursuzca davrandıysanız, Abimelek ile sevinin, ve o da sizinle sevinsin.
Örnek Ayetler (5 / 23)
Yeremya 6:26
·
Tevrat
בַּת־עַמִּ֤י חִגְרִי־שָׂק֙ וְהִתְפַּלְּשִׁ֣י בָאֵ֔פֶר אֵ֤בֶל יָחִיד֙ עֲשִׂ֣י לָ֔ךְ מִסְפַּ֖ד תַּמְרוּרִ֑ים כִּ֣י פִתְאֹ֔ם יָבֹ֥א הַשֹּׁדֵ֖ד עָלֵֽינוּ
Halkımın kızı, çul kuşan ve külde yuvarlan; kendin için biricik yası, acı bir ağıt yap; çünkü yıkıcı aniden üzerimize gelecek.
Yeremya 46:19
·
Tevrat
כְּלֵ֤י גוֹלָה֙ עֲשִׂ֣י לָ֔ךְ יוֹשֶׁ֖בֶת בַּת־מִצְרָ֑יִם כִּֽי־נֹף֙ לְשַׁמָּ֣ה תִֽהְיֶ֔ה וְנִצְּתָ֖ה מֵאֵ֥ין יוֹשֵֽׁב
Kendin için sürgün eşyaları yap, ey oturan Mısır kızı; çünkü Nof bir dehşet olacak ve oturanı olmadan yakılacak.
1. Samuel 1:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהּ֩ אֶלְקָנָ֨ה אִישָׁ֜הּ עֲשִׂ֧י הַטּ֣וֹב בְּעֵינַ֗יִךְ שְׁבִי֙ עַד־גָּמְלֵ֣ךְ אֹת֔וֹ אַ֛ךְ יָקֵ֥ם יְהוָ֖ה אֶת־דְּבָר֑וֹ וַתֵּ֤שֶׁב הָֽאִשָּׁה֙ וַתֵּ֣ינֶק אֶת־בְּנָ֔הּ עַד־גָּמְלָ֖הּ אֹתֽוֹ
Kocası Elkana ona dedi: 'Gözlerinde iyi olanı yap; onu sütten kesene kadar otur. Ancak Yahve sözünü yerine getirsin.' Böylece kadın oturdu ve onu sütten kesene kadar oğlunu emzirdi.
2. Krallar 12:12
·
Tevrat
וְנָתְנוּ֙ אֶת־הַכֶּ֣סֶף הַֽמְתֻכָּ֔ן עַל־יְדֵי֙ עֹשֵׂ֣י הַמְּלָאכָ֔ה הַמֻּפְקָדִ֖ים בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וַיּוֹצִיאֻ֜הוּ לְחָרָשֵׁ֤י הָעֵץ֙ וְלַבֹּנִ֔ים הָעֹשִׂ֖ים בֵּ֥ית יְהוָֽה
Ve tartılan gümüşü Yahve'nin evine atanan işçilerin ellerine verdiler; ve onu Yahve'nin evini yapan ahşap ustalarına ve yapıcılara çıkardılar,
2. Krallar 22:5
·
Tevrat
וְיִתְּנֻ֗הוּ עַל־יַד֙ עֹשֵׂ֣י הַמְּלָאכָ֔ה הַמֻּפְקָדִ֖ים בֵּ֣ית יְהוָ֑ה וְיִתְּנ֣וּ אֹת֗וֹ לְעֹשֵׂ֤י הַמְּלָאכָה֙ אֲשֶׁר֙ בְּבֵ֣ית יְהוָ֔ה לְחַזֵּ֖ק בֶּ֥דֶק הַבָּֽיִת
Onu Yahve'nin evinde görevlendirilen işçilerin eline versinler; onlar da evin hasarını onarmak için onu Yahve'nin evindeki işçilere versinler;
Örnek Ayetler (5 / 23)
Hezekiel 16:48
·
Tevrat
חַי־אָ֗נִי נְאֻם֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה אִם־עָֽשְׂתָה֙ סְדֹ֣ם אֲחוֹתֵ֔ךְ הִ֖יא וּבְנוֹתֶ֑יהָ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔ית אַ֖תְּ וּבְנוֹתָֽיִךְ
Ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; kız kardeşin Sodom ve kızları, senin ve kızlarının yaptığı gibi yapmadı.
2. Samuel 13:10
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר אַמְנ֜וֹן אֶל־תָּמָ֗ר הָבִ֤יאִי הַבִּרְיָה֙ הַחֶ֔דֶר וְאֶבְרֶ֖ה מִיָּדֵ֑ךְ וַתִּקַּ֣ח תָּמָ֗ר אֶת־הַלְּבִבוֹת֙ אֲשֶׁ֣ר עָשָׂ֔תָה וַתָּבֵ֛א לְאַמְנ֥וֹן אָחִ֖יהָ הֶחָֽדְרָה
Amnon Tamar'a dedi: 'Yiyeceği odaya getir ve senin elinden yiyeyim.' Tamar yaptığı hamur işlerini aldı ve kardeşi Amnon'a odaya getirdi.
2. Samuel 21:11
·
Tevrat
וַיֻּגַּ֖ד לְדָוִ֑ד אֵ֧ת אֲשֶׁר־עָשְׂתָ֛ה רִצְפָּ֥ה בַת־אַיָּ֖ה פִּלֶ֥גֶשׁ שָׁאֽוּל
Şaul'un cariyesi Aya kızı Ritspa'nın yaptığı Davut'a bildirildi.
Yeremya 3:6
·
Tevrat
וַיֹּ֨אמֶר יְהוָ֜ה אֵלַ֗י בִּימֵי֙ יֹאשִׁיָּ֣הוּ הַמֶּ֔לֶךְ הֲֽרָאִ֔יתָ אֲשֶׁ֥ר עָשְׂתָ֖ה מְשֻׁבָ֣ה יִשְׂרָאֵ֑ל הֹלְכָ֨ה הִ֜יא עַל־כָּל־הַ֣ר גָּבֹ֗הַּ וְאֶל־תַּ֛חַת כָּל־עֵ֥ץ רַעֲנָ֖ן וַתִּזְנִי־שָֽׁם
Kral Yoşiya günlerinde Yahve bana dedi: 'Dönek İsrail'in ne yaptığını gördün mü? O her yüksek dağın üzerine ve her yeşil ağacın altına gitti ve orada fahişelik etti.'
Yeremya 18:13
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שַֽׁאֲלוּ־נָא֙ בַּגּוֹיִ֔ם מִ֥י שָׁמַ֖ע כָּאֵ֑לֶּה שַֽׁעֲרֻרִת֙ עָשְׂתָ֣ה מְאֹ֔ד בְּתוּלַ֖ת יִשְׂרָאֵֽל
Bu yüzden Yahve şöyle dedi: 'Lütfen uluslar arasında sorun, kim bunlar gibi duydu? İsrail bakiresi çok korkunç bir şey yaptı.'