2774
Kullanım
10
Lemma
138
Türev
138
Anlam
10 lemma, 138 türev form
Kelime | Okunuş | Anlam | Tür | Adet | ||
|---|---|---|---|---|---|---|
יֵֽעָשׂוּ | ye'asu | yapılacaklar, yapılmak, edilmek, meydana getirilmek | Fiil | 22 | ||
עֲשׂוֹת | asot | yapmak, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 21 | ||
וְעָשִׂיתִֽי | ve-asiti | ve yaptım, yapmak, meydana getirmek, üretmek | Fiil | 19 | ||
וַתַּעַשׂ | vatta'as | ve yaptı, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 14 | ||
וְלַעֲשׂוֹת | ve-la'asot | ve yapmak, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 14 | ||
וְאֶֽעֱשֶׂה | ve'e'ese | ve yapacağım, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 14 | ||
תַּעֲשֽׂוּן | ta'asun | yapacaksınız, yapmak, meydana getirmek, üretmek | Zamir | 14 | ||
לַעֲשֹׂת | la'asot | yapmak için, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 12 | ||
עֲשֹׂהוּ | asohu | onu yap, yapmak, meydana getirmek, üretmek | Zamir | 11 | ||
נֶעֶשְׂתָה | ne'esta | yapıldı, yapılmak, meydana gelmek, hazırlanmak | Fiil | 9 | ||
תֵעָשֶׂינָה | teaşeyna | yapılacaklar, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 9 | ||
עָשִׂיתָה | asita | yaptın, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 9 | ||
וַֽיַּעֲשֶׂהָ | va-yya'aseha | ve yaptı, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Zamir | 8 | ||
מֵעֲשׂוֹת | measot | yapmaktan, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 8 | ||
Örnek Ayetler (5 / 8) Hakimler 6:27 · Tevrat וַיִּקַּ֨ח גִּדְע֜וֹן עֲשָׂרָ֤ה אֲנָשִׁים֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו יְהוָ֑ה וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יָרֵא֩ אֶת־בֵּ֨ית אָבִ֜יו וְאֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעִ֛יר מֵעֲשׂ֥וֹת יוֹמָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ לָֽיְלָה Bunun üzerine Gideon kullarından on adam aldı ve Yahve'nin ona söylediği gibi yaptı; babasının evinden ve şehrin adamlarından korktuğu için gündüz yapamadı, gece yaptı. Hezekiel 8:17 · Tevrat וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.' Yeremya 17:8 · Tevrat וְהָיָ֞ה כְּעֵ֣ץ שָׁת֣וּל עַל־מַ֗יִם וְעַל־יוּבַל֙ יְשַׁלַּ֣ח שָֽׁרָשָׁ֔יו וְלֹ֤א יִרְאֶה֙ כִּֽי־יָבֹ֣א חֹ֔ם וְהָיָ֥ה עָלֵ֖הוּ רַֽעֲנָ֑ן וּבִשְׁנַ֤ת בַּצֹּ֨רֶת֙ לֹ֣א יִדְאָ֔ג וְלֹ֥א יָמִ֖ישׁ מֵעֲשׂ֥וֹת פֶּֽרִי Ve sular üzerine dikilmiş, köklerini akarsuya salan bir ağaç gibi olacak; sıcaklık geldiğini görmeyecek, yaprağı yeşil olacak; kuraklık yılında kaygılanmayacak ve meyve vermekten geri durmayacak. Yeşaya 56:2 · Tevrat אַשְׁרֵ֤י אֱנוֹשׁ֙ יַעֲשֶׂה־זֹּ֔את וּבֶן־אָדָ֖ם יַחֲזִ֣יק בָּ֑הּ שֹׁמֵ֤ר שַׁבָּת֙ מֵֽחַלְּל֔וֹ וְשֹׁמֵ֥ר יָד֖וֹ מֵעֲשׂ֥וֹת כָּל־רָֽע Bunu yapan insana ve ona tutunan ademoğluna ne mutlu; Şabat'ı onu bozmaktan koruyan ve elini her kötülüğü yapmaktan koruyan. Yeşaya 58:13 · Tevrat אִם־תָּשִׁ֤יב מִשַּׁבָּת֙ רַגְלֶ֔ךָ עֲשׂ֥וֹת חֲפָצֶ֖יךָ בְּי֣וֹם קָדְשִׁ֑י וְקָרָ֨אתָ לַשַּׁבָּ֜ת עֹ֗נֶג לִקְד֤וֹשׁ יְהוָה֙ מְכֻבָּ֔ד וְכִבַּדְתּוֹ֙ מֵעֲשׂ֣וֹת דְּרָכֶ֔יךָ מִמְּצ֥וֹא חֶפְצְךָ֖ וְדַבֵּ֥ר דָּבָֽר Eğer kutsal günümde isteklerini yapmaktan, Şabat'tan ayağını döndürürsen ve Şabat'a zevk, Yahve'nin kutsalına onurlu diye çağırırsan ve yollarını yapmaktan, isteğini bulmaktan ve söz konuşmaktan onu onurlandırırsan; | ||||||
עָשִׂינוּ | asinu | yaptık, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 7 | ||
וַֽיַּעֲשֵׂהוּ | vayya'asehu | ve onu yaptı, üretmek, yapmak, meydana getirmek | Zamir | 6 | ||
הָעֹשֶׂה | ha-ose | yapan, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 6 | ||
וְעָֽשְׂתָה | ve-aseta | ve yaptı, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 6 | ||
וְעָשִׂינוּ | ve-asinu | ve yaptık, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Fiil | 5 | ||
לַעֲשֹׂתֽוֹ | la-asoto | onu yapmak, yapmak, üretmek, meydana getirmek | Zamir | 5 | ||
Örnek Ayetler (5 / 22)
Hakimler 14:10
·
Tevrat
וַיֵּ֥רֶד אָבִ֖יהוּ אֶל־הָאִשָּׁ֑ה וַיַּ֨עַשׂ שָׁ֤ם שִׁמְשׁוֹן֙ מִשְׁתֶּ֔ה כִּ֛י כֵּ֥ן יַעֲשׂ֖וּ הַבַּחוּרִֽים
Ve onun babası kadına indi; ve Şimşon orada bir ziyafet yaptı, çünkü gençler böyle yaparlardı.
Hezekiel 33:31
·
Tevrat
וְיָב֣וֹאוּ אֵ֠לֶיךָ כִּמְבוֹא־עָ֞ם וְיֵשְׁב֤וּ לְפָנֶ֨יךָ֙ עַמִּ֔י וְשָֽׁמְעוּ֙ אֶת־דְּבָרֶ֔יךָ וְאוֹתָ֖ם לֹ֣א יַֽעֲשׂ֑וּ כִּֽי־עֲגָבִ֤ים בְּפִיהֶם֙ הֵ֣מָּה עֹשִׂ֔ים אַחֲרֵ֥י בִצְעָ֖ם לִבָּ֥ם הֹלֵֽךְ
Ve halkın gelişi gibi sana gelecekler, benim halkım olarak senin önünde oturacaklar ve senin sözlerini işitecekler; ama onları yapmayacaklar. Çünkü ağızlarında aşk şarkıları yapıyorlar, onların kalbi kendi kazançlarının ardından gidiyor.
Hezekiel 43:25
·
Tevrat
שִׁבְעַ֣ת יָמִ֔ים תַּעֲשֶׂ֥ה שְׂעִיר־חַטָּ֖את לַיּ֑וֹם וּפַ֧ר בֶּן־בָּקָ֛ר וְאַ֥יִל מִן־הַצֹּ֖אן תְּמִימִ֥ים יַעֲשֽׂוּ
Yedi gün boyunca her gün günah sunusu olarak bir teke yapacaksın; ve sığırlardan bir boğa ve sürüden kusursuz bir koç yapacaklar.
Hezekiel 43:27
·
Tevrat
וִֽיכַלּ֖וּ אֶת־הַיָּמִ֑ים וְהָיָה֩ בַיּ֨וֹם הַשְּׁמִינִ֜י וָהָ֗לְאָה יַעֲשׂ֨וּ הַכֹּהֲנִ֤ים עַל־הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ אֶת־עוֹלֽוֹתֵיכֶם֙ וְאֶת־שַׁלְמֵיכֶ֔ם וְרָצִ֣אתִי אֶתְכֶ֔ם נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהֹוִֽה
Ve günleri bitirecekler; ve sekizinci günde ve sonrasında kâhinler sunağın üzerinde yakmalık sunularınızı ve esenlik sunularınızı yapacaklar, ve sizi kabul edeceğim, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 46:15
·
Tevrat
יַעֲשׂ֨וּ אֶת־הַכֶּ֧בֶשׂ וְאֶת־הַמִּנְחָ֛ה וְאֶת־הַשֶּׁ֖מֶן בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֑קֶר עוֹלַ֖ת תָּמִֽיד
Kuzuyu, sunuyu ve yağı her sabah sürekli yakmalık sunusu olarak yapacaklar.
Örnek Ayetler (5 / 21)
Hakimler 8:3
·
Tevrat
בְּיֶדְכֶם֩ נָתַ֨ן אֱלֹהִ֜ים אֶת־שָׂרֵ֤י מִדְיָן֙ אֶת־עֹרֵ֣ב וְאֶת־זְאֵ֔ב וּמַה־יָּכֹ֖לְתִּי עֲשׂ֣וֹת כָּכֶ֑ם אָ֗ז רָפְתָ֤ה רוּחָם֙ מֵֽעָלָ֔יו בְּדַבְּר֖וֹ הַדָּבָ֥ר הַזֶּֽה
"Tanrı, Midyan'ın komutanlarını, Orev'i ve Zeev'i elinize verdi; sizin gibi ne yapabildim?" O bu sözü konuştuğunda, ona karşı ruhları yatıştı.
Amos 3:10
·
Tevrat
וְלֹֽא־יָדְע֥וּ עֲשׂוֹת־נְכֹחָ֖ה נְאֻם־יְהוָ֑ה הָאֽוֹצְרִ֛ים חָמָ֥ס וָשֹׁ֖ד בְּאַרְמְנֽוֹתֵיהֶֽם
'Ve doğru olanı yapmayı bilmediler, saraylarında şiddet ve yıkım biriktirenler,' Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 25:12
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֣עַן עֲשׂ֥וֹת אֱד֛וֹם בִּנְקֹ֥ם נָקָ֖ם לְבֵ֣ית יְהוּדָ֑ה וַיֶּאְשְׁמ֥וּ אָשׁ֖וֹם וְנִקְּמ֥וּ בָהֶֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Edom, Yahuda evinden öç alarak davrandığı için ve onlardan öç alarak büyük bir suç işlediklerinden,
Hezekiel 25:15
·
Tevrat
כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה יַ֛עַן עֲשׂ֥וֹת פְּלִשְׁתִּ֖ים בִּנְקָמָ֑ה וַיִּנָּקְמ֤וּ נָקָם֙ בִּשְׁאָ֣ט בְּנֶ֔פֶשׁ לְמַשְׁחִ֖ית אֵיבַ֥ת עוֹלָֽם
Efendi Yahve şöyle dedi: Filistliler öç alarak davrandıkları için ve sonsuz bir düşmanlıkla helak etmek için canlarındaki küçümsemeyle öç aldıklarından,
Hezekiel 33:15
·
Tevrat
חֲבֹ֨ל יָשִׁ֤יב רָשָׁע֙ גְּזֵלָ֣ה יְשַׁלֵּ֔ם בְּחֻקּ֤וֹת הַֽחַיִּים֙ הָלַ֔ךְ לְבִלְתִּ֖י עֲשׂ֣וֹת עָ֑וֶל חָי֥וֹ יִֽחְיֶ֖ה לֹ֥א יָמֽוּת
Kötü kişi rehini geri verirse, gasbettiğini öderse, haksızlık yapmamak üzere yaşamın kurallarında yürürse; kesinlikle yaşayacaktır, ölmeyecektir.
Örnek Ayetler (5 / 19)
Hezekiel 5:8
·
Tevrat
לָכֵ֗ן כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה הִנְנִ֥י עָלַ֖יִךְ גַּם־אָ֑נִי וְעָשִׂ֧יתִי בְתוֹכֵ֛ךְ מִשְׁפָּטִ֖ים לְעֵינֵ֥י הַגּוֹיִֽם
Bu yüzden Efendi Yahve şöyle dedi: 'İşte ben, ben de sana karşıyım; ve ulusların gözleri önünde senin içinde hükümler yapacağım.'
Hezekiel 5:9
·
Tevrat
וְעָשִׂ֣יתִי בָ֗ךְ אֵ֚ת אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־עָשִׂ֔יתִי וְאֵ֛ת אֲשֶֽׁר־לֹֽא־אֶעֱשֶׂ֥ה כָמֹ֖הוּ ע֑וֹד יַ֖עַן כָּל־תּוֹעֲבֹתָֽיִךְ
Ve bütün iğrençliklerinin yüzünden sana yapmadığım ve bir daha onun gibi yapmayacağım şeyi yapacağım.
Hezekiel 5:10
·
Tevrat
לָכֵ֗ן אָב֞וֹת יֹאכְל֤וּ בָנִים֙ בְּתוֹכֵ֔ךְ וּבָנִ֖ים יֹאכְל֣וּ אֲבוֹתָ֑ם וְעָשִׂ֤יתִי בָךְ֙ שְׁפָטִ֔ים וְזֵרִיתִ֥י אֶת־כָּל־שְׁאֵרִיתֵ֖ךְ לְכָל־רֽוּחַ
Bu yüzden senin içinde babalar oğulları yiyecekler ve oğullar babalarını yiyecekler; ve sende hükümler yapacağım ve bütün sağ kalanlarını her rüzgara savuracağım.
Hezekiel 11:9
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתִ֤י אֶתְכֶם֙ מִתּוֹכָ֔הּ וְנָתַתִּ֥י אֶתְכֶ֖ם בְּיַד־זָרִ֑ים וְעָשִׂ֛יתִי בָכֶ֖ם שְׁפָטִֽים
Sizi içinden çıkaracağım ve sizi yabancıların eline vereceğim ve sizde yargılar yapacağım.
Hezekiel 16:59
·
Tevrat
כִּ֣י כֹ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה וְעָשִׂ֥יתִי אוֹתָ֖ךְ כַּאֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑ית אֲשֶׁר־בָּזִ֥ית אָלָ֖ה לְהָפֵ֥ר בְּרִֽית
Çünkü Efendi Yahve şöyle dedi: Antlaşmayı bozmak için yemini hor gördüğün gibi sana yapacağım.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 17:6
·
Tevrat
וַיִּצְמַ֡ח וַיְהִי֩ לְגֶ֨פֶן סֹרַ֜חַת שִׁפְלַ֣ת קוֹמָ֗ה לִפְנ֤וֹת דָּלִיּוֹתָיו֙ אֵלָ֔יו וְשָׁרָשָׁ֖יו תַּחְתָּ֣יו יִֽהְי֑וּ וַתְּהִ֣י לְגֶ֔פֶן וַתַּ֣עַשׂ בַּדִּ֔ים וַתְּשַׁלַּ֖ח פֹּארֽוֹת
Filizlendi ve dallarının ona dönmesi ve köklerinin onun altında olması için alçak boylu, yayılan bir asma oldu; bir asma oldu, dallar yaptı ve sürgünler gönderdi.
Hezekiel 28:4
·
Tevrat
בְּחָכְמָֽתְךָ֙ וּבִתְבוּנָ֣תְךָ֔ עָשִׂ֥יתָ לְּךָ֖ חָ֑יִל וַתַּ֛עַשׂ זָהָ֥ב וָכֶ֖סֶף בְּאוֹצְרוֹתֶֽיךָ
Bilgeliğinle ve anlayışınla kendine servet edindin; hazinelerinde altın ve gümüş edindin.
1. Samuel 15:19
·
Tevrat
וְלָ֥מָּה לֹא־שָׁמַ֖עְתָּ בְּק֣וֹל יְהוָ֑ה וַתַּ֨עַט֙ אֶל־הַשָּׁלָ֔ל וַתַּ֥עַשׂ הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Neden Yahve'nin sesini dinlemedin, ganimete atıldın ve Yahve'nin gözlerinde kötü olanı yaptın?
2. Krallar 8:2
·
Tevrat
וַתָּ֨קָם֙ הָֽאִשָּׁ֔ה וַתַּ֕עַשׂ כִּדְבַ֖ר אִ֣ישׁ הָאֱלֹהִ֑ים וַתֵּ֤לֶךְ הִיא֙ וּבֵיתָ֔הּ וַתָּ֥גָר בְּאֶֽרֶץ־פְּלִשְׁתִּ֖ים שֶׁ֥בַע שָׁנִֽים
Kadın kalktı ve Tanrı adamının sözüne göre yaptı; o ve evi gittiler ve Filistliler diyarında yedi yıl misafir oldular.
1. Krallar 14:4
·
Tevrat
וַתַּ֤עַשׂ כֵּן֙ אֵ֣שֶׁת יָרָבְעָ֔ם וַתָּ֨קָם֙ וַתֵּ֣לֶךְ שִׁלֹ֔ה וַתָּבֹ֖א בֵּ֣ית אֲחִיָּ֑ה וַאֲחִיָּ֨הוּ֙ לֹֽא־יָכֹ֣ל לִרְא֔וֹת כִּ֛י קָ֥מוּ עֵינָ֖יו מִשֵּׂיבֽוֹ
Yarovam'ın karısı böyle yaptı, kalktı ve Şilo'ya gitti ve Ahiya'nın evine geldi; Ahiya göremiyordu, çünkü yaşlılıktan gözleri durmuştu.
Örnek Ayetler (5 / 14)
2. Samuel 7:23
·
Tevrat
וּמִ֤י כְעַמְּךָ֙ כְּיִשְׂרָאֵ֔ל גּ֥וֹי אֶחָ֖ד בָּאָ֑רֶץ אֲשֶׁ֣ר הָלְכֽוּ־אֱ֠לֹהִים לִפְדּֽוֹת־ל֨וֹ לְעָ֜ם וְלָשׂ֧וּם ל֣וֹ שֵׁ֗ם וְלַעֲשׂ֨וֹת לָכֶ֜ם הַגְּדוּלָּ֤ה וְנֹֽרָאוֹת֙ לְאַרְצֶ֔ךָ מִפְּנֵ֣י עַמְּךָ֗ אֲשֶׁ֨ר פָּדִ֤יתָ לְּךָ֙ מִמִּצְרַ֔יִם גּוֹיִ֖ם וֵאלֹהָֽיו
'Yerdeki hangi tek ulus senin halkın İsrail gibidir? Tanrı onu kendisine bir halk olarak fidyeyle kurtarmak, kendisine bir ad koymak ve sizin için büyüklük ve yerin için korkunç şeyler yapmak üzere gitti; Mısır'dan, uluslardan ve onların ilahlarından kendine fidyeyle kurtardığın halkının önünden.'
2. Samuel 19:19
·
Tevrat
וְעָבְרָ֣ה הָעֲבָרָ֗ה לַֽעֲבִיר֙ אֶת־בֵּ֣ית הַמֶּ֔לֶךְ וְלַעֲשׂ֥וֹת הַטּ֖וֹב בְּעֵינָ֑יו וְשִׁמְעִ֣י בֶן־גֵּרָ֗א נָפַל֙ לִפְנֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ בְּעָבְר֖וֹ בַּיַּרְדֵּֽן
Kralın ev halkını geçirmek ve onun gözlerinde iyi olanı yapmak için geçit aracı geçti; Gera oğlu Şimi, o Şeria'dan geçerken kralın önünde düştü.
1. Samuel 8:12
·
Tevrat
וְלָשׂ֣וּם ל֔וֹ שָׂרֵ֥י אֲלָפִ֖ים וְשָׂרֵ֣י חֲמִשִּׁ֑ים וְלַחֲרֹ֤שׁ חֲרִישׁוֹ֙ וְלִקְצֹ֣ר קְצִיר֔וֹ וְלַעֲשׂ֥וֹת כְּלֵֽי־מִלְחַמְתּ֖וֹ וּכְלֵ֥י רִכְבּֽוֹ
Ve kendisine binlerin komutanlarını ve ellilerin komutanlarını atamak için; ve onun sürümünü sürmek, onun ekinini biçmek, onun savaş aletlerini ve arabasının aletlerini yapmak için.
Yeşu 23:6
·
Tevrat
וַחֲזַקְתֶּ֣ם מְאֹ֔ד לִשְׁמֹ֣ר וְלַעֲשׂ֔וֹת אֵ֚ת כָּל־הַכָּת֔וּב בְּסֵ֖פֶר תּוֹרַ֣ת מֹשֶׁ֑ה לְבִלְתִּ֥י סוּר־מִמֶּ֖נּוּ יָמִ֥ין וּשְׂמֹֽאול
Musa'nın yasa kitabında yazılı olan her şeyi tutmak ve yapmak için çok güçlenin; ondan sağa ve sola sapmamak için.
1. Tarihler 29:19
·
Tevrat
וְלִשְׁלֹמֹ֣ה בְנִ֗י תֵּ֚ן לֵבָ֣ב שָׁלֵ֔ם לִשְׁמוֹר֙ מִצְוֺתֶ֔יךָ עֵדְוֺתֶ֖יךָ וְחֻקֶּ֑יךָ וְלַעֲשׂ֣וֹת הַכֹּ֔ל וְלִבְנ֖וֹת הַבִּירָ֥ה אֲשֶׁר־הֲכִינֽוֹתִי
Ve oğlum Süleyman'a senin buyruklarını, tanıklıklarını ve kurallarını tutması, her şeyi yapması ve hazırladığım sarayı inşa etmesi için tam bir kalp ver.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hezekiel 20:14
·
Tevrat
וָאֶעֱשֶׂ֖ה לְמַ֣עַן שְׁמִ֑י לְבִלְתִּ֤י הֵחֵל֙ לְעֵינֵ֣י הַגּוֹיִ֔ם אֲשֶׁ֥ר הוֹצֵאתִ֖ים לְעֵינֵיהֶֽם
Ve onların gözlerinde onları çıkardığım ulusların gözlerinde bozulmaması için adımın uğruna yaptım.
2. Samuel 9:1
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר דָּוִ֔ד הֲכִ֣י יֶשׁ־ע֔וֹד אֲשֶׁ֥ר נוֹתַ֖ר לְבֵ֣ית שָׁא֑וּל וְאֶעֱשֶׂ֤ה עִמּוֹ֙ חֶ֔סֶד בַּעֲב֖וּר יְהוֹנָתָֽן
Davut dedi: 'Şaul'un evinden kalan daha kimse var mı ki, Yonatan uğruna ona sadakat yapayım?'
2. Samuel 9:3
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֗לֶךְ הַאֶ֨פֶס ע֥וֹד אִישׁ֙ לְבֵ֣ית שָׁא֔וּל וְאֶעֱשֶׂ֥ה עִמּ֖וֹ חֶ֣סֶד אֱלֹהִ֑ים וַיֹּ֤אמֶר צִיבָא֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ ע֛וֹד בֵּ֥ן לִיהוֹנָתָ֖ן נְכֵ֥ה רַגְלָֽיִם
Kral dedi: 'Şaul'un evinden daha bir adam yok mu ki, onunla Tanrı'nın sadakatini yapayım?' Tsiva krala dedi: 'Yonatan'ın ayakları sakat bir oğlu daha var.'
2. Samuel 24:12
·
Tevrat
הָל֞וֹךְ וְדִבַּרְתָּ֣ אֶל־דָּוִ֗ד כֹּ֚ה אָמַ֣ר יְהוָ֔ה שָׁלֹ֕שׁ אָנֹכִ֖י נוֹטֵ֣ל עָלֶ֑יךָ בְּחַר־לְךָ֥ אַֽחַת־מֵהֶ֖ם וְאֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ
'Git ve Davut'a konuş: Yahve şöyle dedi: Üzerine üç şey koyuyorum; onlardan birini kendine seç ve sana yapayım.'
1. Samuel 20:4
·
Tevrat
וַיֹּ֥אמֶר יְהוֹנָתָ֖ן אֶל־דָּוִ֑ד מַה־תֹּאמַ֥ר נַפְשְׁךָ֖ וְאֶֽעֱשֶׂה־לָּֽךְ
Yonatan Davut'a dedi: 'Canın ne derse sana yapacağım.'
Örnek Ayetler (5 / 14)
Hakimler 7:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֲלֵיהֶ֔ם מִמֶּ֥נִּי תִרְא֖וּ וְכֵ֣ן תַּעֲשׂ֑וּ וְהִנֵּ֨ה אָנֹכִ֥י בָא֙ בִּקְצֵ֣ה הַֽמַּחֲנֶ֔ה וְהָיָ֥ה כַאֲשֶׁר־אֶעֱשֶׂ֖ה כֵּ֥ן תַּעֲשֽׂוּן
Onlara dedi: 'Bana bakın ve öyle yapın; ve işte, ben ordugahın ucuna geliyorum ve ben nasıl yaparsam öyle yapacaksınız.'
Hakimler 15:7
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לָהֶם֙ שִׁמְשׁ֔וֹן אִֽם־תַּעֲשׂ֖וּן כָּזֹ֑את כִּ֛י אִם־נִקַּ֥מְתִּי בָכֶ֖ם וְאַחַ֥ר אֶחְדָּֽל
Şimşon onlara dedi: 'Eğer böyle yaparsanız, kesinlikle sizden öcümü alacağım ve sonra duracağım.'
1. Samuel 2:23
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר לָהֶ֔ם לָ֥מָּה תַעֲשׂ֖וּן כַּדְּבָרִ֣ים הָאֵ֑לֶּה אֲשֶׁ֨ר אָנֹכִ֤י שֹׁמֵ֨עַ֙ אֶת־דִּבְרֵיכֶ֣ם רָעִ֔ים מֵאֵ֖ת כָּל־הָעָ֥ם אֵֽלֶּה
Onlara dedi: 'Neden bu şeyler gibi yapıyorsunuz? Çünkü ben bu tüm halktan sizin kötü işlerinizi duyuyorum.'
2. Krallar 11:5
·
Tevrat
וַיְצַוֵּ֣ם לֵאמֹ֔ר זֶ֥ה הַדָּבָ֖ר אֲשֶׁ֣ר תַּעֲשׂ֑וּן הַשְּׁלִשִׁ֤ית מִכֶּם֙ בָּאֵ֣י הַשַּׁבָּ֔ת וְשֹׁ֣מְרֵ֔י מִשְׁמֶ֖רֶת בֵּ֥ית הַמֶּֽלֶךְ
Onlara buyurdu ve dedi: 'Yapacağınız söz budur: Şabat günü gelenlerinizden üçte biri kralın evinin nöbetini tutacaklar.'
2. Tarihler 19:9
·
Tevrat
וַיְצַ֥ו עֲלֵיהֶ֖ם לֵאמֹ֑ר כֹּ֤ה תַעֲשׂוּן֙ בְּיִרְאַ֣ת יְהוָ֔ה בֶּאֱמוּנָ֖ה וּבְלֵבָ֥ב שָׁלֵֽם
Ve onlara buyurarak dedi: 'Yahve'nin korkusunda, sadakatle ve tam bir kalple böyle yapacaksınız.'
Örnek Ayetler (5 / 12)
Nehemya 8:15
·
Tevrat
וַאֲשֶׁ֣ר יַשְׁמִ֗יעוּ וְיַעֲבִ֨ירוּ ק֥וֹל בְּכָל־עָרֵיהֶם֮ וּבִירוּשָׁלִַ֣ם לֵאמֹר֒ צְא֣וּ הָהָ֗ר וְהָבִ֨יאוּ֙ עֲלֵי־זַ֨יִת֙ וַעֲלֵי־עֵ֣ץ שֶׁ֔מֶן וַעֲלֵ֤י הֲדַס֙ וַעֲלֵ֣י תְמָרִ֔ים וַעֲלֵ֖י עֵ֣ץ עָבֹ֑ת לַעֲשֹׂ֥ת סֻכֹּ֖ת כַּכָּתֽוּב
Ve bütün şehirlerinde ve Yeruşalim'de ses işittirsinler ve geçirsinler, diyerek: 'Dağa çıkın ve yazıldığı gibi çardaklar yapmak için zeytin yaprakları, yağ ağacı yaprakları, mersin yaprakları, hurma yaprakları ve sık ağaç yaprakları getirin.'
Nehemya 12:27
·
Tevrat
וּבַחֲנֻכַּ֞ת חוֹמַ֣ת יְרוּשָׁלִַ֗ם בִּקְשׁ֤וּ אֶת־הַלְוִיִּם֙ מִכָּל־מְק֣וֹמֹתָ֔ם לַהֲבִיאָ֖ם לִֽירוּשָׁלִָ֑ם לַעֲשֹׂ֨ת חֲנֻכָּ֤ה וְשִׂמְחָה֙ וּבְתוֹד֣וֹת וּבְשִׁ֔יר מְצִלְתַּ֖יִם נְבָלִ֥ים וּבְכִנֹּרֽוֹת
Ve Yeruşalim duvarının adanmasında, adanmayı ve sevinci şükranlarla ve şarkıyla, ziller, çenkler ve lirlerle yapmak için onları Yeruşalim'e getirmek üzere Levilileri bütün yerlerinden aradılar.
Nehemya 13:27
·
Tevrat
וְלָכֶ֣ם הֲנִשְׁמַ֗ע לַעֲשֹׂת֙ אֵ֣ת כָּל־הָרָעָ֤ה הַגְּדוֹלָה֙ הַזֹּ֔את לִמְעֹ֖ל בֵּֽאלֹהֵ֑ינוּ לְהֹשִׁ֖יב נָשִׁ֥ים נָכְרִיּֽוֹת
Ve yabancı kadınları oturtarak Tanrımıza ihanet etmek için bütün bu büyük kötülüğü yapmanız size duyulur mu?
Levililer 8:34
·
Tevrat
כַּאֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה בַּיּ֣וֹם הַזֶּ֑ה צִוָּ֧ה יְהוָ֛ה לַעֲשֹׂ֖ת לְכַפֵּ֥ר עֲלֵיכֶֽם
Bu gün yaptığı gibi, Yahve sizin için kefaret etmek üzere yapılmasını buyurdu.
Çölde Sayım 9:4
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֥ר מֹשֶׁ֛ה אֶל־בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵ֖ל לַעֲשֹׂ֥ת הַפָּֽסַח
Musa İsrail oğullarına Fısıh'ı yapmalarını söyledi.
Örnek Ayetler (5 / 11)
Hoşea 8:6
·
Tevrat
כִּ֤י מִיִּשְׂרָאֵל֙ וְה֔וּא חָרָ֣שׁ עָשָׂ֔הוּ וְלֹ֥א אֱלֹהִ֖ים ה֑וּא כִּֽי־שְׁבָבִ֣ים יִֽהְיֶ֔ה עֵ֖גֶל שֹׁמְרֽוֹן
Çünkü o İsrail'dendir ve onu bir zanaatkar yaptı ve o Tanrı değildir; çünkü Samiriye'nin buzağısı parçalar olacaktır.
Hoşea 8:14
·
Tevrat
וַיִּשְׁכַּ֨ח יִשְׂרָאֵ֜ל אֶת־עֹשֵׂ֗הוּ וַיִּ֨בֶן֙ הֵֽיכָל֔וֹת וִֽיהוּדָ֕ה הִרְבָּ֖ה עָרִ֣ים בְּצֻר֑וֹת וְשִׁלַּחְתִּי־אֵ֣שׁ בְּעָרָ֔יו וְאָכְלָ֖ה אַרְמְנֹתֶֽיהָ
Ve İsrail Yaratıcısını unuttu ve saraylar inşa etti, ve Yahuda surlu şehirleri çoğalttı; ve onun şehirlerine ateş göndereceğim ve onun kalelerini yiyecek.
Yeşaya 17:7
·
Tevrat
בַּיּ֣וֹם הַה֔וּא יִשְׁעֶ֥ה הָאָדָ֖ם עַל־עֹשֵׂ֑הוּ וְעֵינָ֕יו אֶל־קְד֥וֹשׁ יִשְׂרָאֵ֖ל תִּרְאֶֽינָה
O gün insan kendisini Yapan'a bakacak ve gözleri İsrail'in Kutsalı'nı görecek.
Yeşaya 27:11
·
Tevrat
בִּיבֹ֤שׁ קְצִירָהּ֙ תִּשָּׁבַ֔רְנָה נָשִׁ֕ים בָּא֖וֹת מְאִיר֣וֹת אוֹתָ֑הּ כִּ֣י לֹ֤א עַם־בִּינוֹת֙ ה֔וּא עַל־כֵּן֙ לֹֽא־יְרַחֲמֶ֣נּוּ עֹשֵׂ֔הוּ וְיֹצְר֖וֹ לֹ֥א יְחֻנֶּֽנּוּ
Onun dalları kuruduğunda kırılacaklar, kadınlar gelip onu yakacaklar; çünkü o anlayış halkı değildir, bu yüzden onu yapan ona merhamet etmeyecek ve onu şekillendiren ona lütfetmeyecek.
Yeşaya 44:15
·
Tevrat
וְהָיָ֤ה לְאָדָם֙ לְבָעֵ֔ר וַיִּקַּ֤ח מֵהֶם֙ וַיָּ֔חָם אַף־יַשִּׂ֖יק וְאָ֣פָה לָ֑חֶם אַף־יִפְעַל־אֵל֙ וַיִּשְׁתָּ֔חוּ עָשָׂ֥הוּ פֶ֖סֶל וַיִּסְגָּד־לָֽמוֹ
Ve insan için yakacak olur, ve onlardan alır ve ısınır; ayrıca ateş yakar ve ekmek pişirir; ayrıca ilah yapar ve tapınır, onu oyma put yapar ve onlara secde eder.
Örnek Ayetler (4 / 9)
2. Samuel 17:23
·
Tevrat
וַאֲחִיתֹ֣פֶל רָאָ֗ה כִּ֣י לֹ֣א נֶעֶשְׂתָה֮ עֲצָתוֹ֒ וַיַּחֲבֹ֣שׁ אֶֽת־הַחֲמ֗וֹר וַיָּ֜קָם וַיֵּ֤לֶךְ אֶל־בֵּיתוֹ֙ אֶל־עִיר֔וֹ וַיְצַ֥ו אֶל־בֵּית֖וֹ וַיֵּחָנַ֑ק וַיָּ֕מָת וַיִּקָּבֵ֖ר בְּקֶ֥בֶר אָבִֽיו
Ahitofel öğüdünün yapılmadığını gördü, eşeği semerledi, kalkıp şehrine, evine gitti; evine buyruk verdi, kendini boğdu, öldü ve babasının mezarına gömüldü.
Malaki 2:11
·
Tevrat
בָּגְדָ֣ה יְהוּדָ֔ה וְתוֹעֵבָ֛ה נֶעֶשְׂתָ֥ה בְיִשְׂרָאֵ֖ל וּבִירֽוּשָׁלִָ֑ם כִּ֣י חִלֵּ֣ל יְהוּדָ֗ה קֹ֤דֶשׁ יְהוָה֙ אֲשֶׁ֣ר אָהֵ֔ב וּבָעַ֖ל בַּת־אֵ֥ל נֵכָֽר
Yahuda hainlik etti ve İsrail'de ve Yeruşalim'de iğrençlik yapıldı; çünkü Yahuda Yahve'nin sevdiği kutsalını kirletti ve yabancı Tanrı'nın kızıyla evlendi.
Nehemya 6:16
·
Tevrat
וַיְהִ֗י כַּאֲשֶׁ֤ר שָֽׁמְעוּ֙ כָּל־א֣וֹיְבֵ֔ינוּ וַיִּֽרְא֗וּ כָּל־הַגּוֹיִם֙ אֲשֶׁ֣ר סְבִֽיבֹתֵ֔ינוּ וַיִּפְּל֥וּ מְאֹ֖ד בְּעֵינֵיהֶ֑ם וַיֵּ֣דְע֔וּ כִּ֚י מֵאֵ֣ת אֱלֹהֵ֔ינוּ נֶעֶשְׂתָ֖ה הַמְּלָאכָ֥ה הַזֹּֽאת
Bütün düşmanlarımız işittikleri zaman, çevremizdeki bütün uluslar gördüler ve kendi gözlerinde çok düştüler; ve bu işin Tanrımız tarafından yapıldığını bildiler.
Daniel 9:12
·
Tevrat
וַיָּ֜קֶם אֶת־דְּבָר֣וֹ אֲשֶׁר־דִּבֶּ֣ר עָלֵ֗ינוּ וְעַ֤ל שֹֽׁפְטֵ֨ינוּ֙ אֲשֶׁ֣ר שְׁפָט֔וּנוּ לְהָבִ֥יא עָלֵ֖ינוּ רָעָ֣ה גְדֹלָ֑ה אֲשֶׁ֣ר לֹֽא־נֶעֶשְׂתָ֗ה תַּ֚חַת כָּל־הַשָּׁמַ֔יִם כַּאֲשֶׁ֥ר נֶעֶשְׂתָ֖ה בִּירוּשָׁלִָֽם
Ve Yeruşalim'de yapıldığı gibi bütün göklerin altında yapılmamış olan büyük bir kötülüğü üzerimize getirmek için, hakkımızda ve bizi yargılayan hakimlerimiz hakkında söylediği sözünü yerine getirdi.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 23:48
·
Tevrat
וְהִשְׁבַּתִּ֥י זִמָּ֖ה מִן־הָאָ֑רֶץ וְנִֽוַּסְּרוּ֙ כָּל־הַנָּשִׁ֔ים וְלֹ֥א תַעֲשֶׂ֖ינָה כְּזִמַּתְכֶֽנָה
Ve alçaklığı yerden keseceğim, ve bütün kadınlar terbiye edilecek ve sizin alçaklığınız gibi yapmayacaklar.
Yeremya 44:25
·
Tevrat
כֹּֽה־אָמַ֣ר יְהוָֽה־צְבָאוֹת֩ אֱלֹהֵ֨י יִשְׂרָאֵ֜ל לֵאמֹ֗ר אַתֶּ֨ם וּנְשֵׁיכֶ֜ם וַתְּדַבֵּ֣רְנָה בְּפִיכֶם֮ וּבִידֵיכֶ֣ם מִלֵּאתֶ֣ם לֵאמֹר֒ עָשֹׂ֨ה נַעֲשֶׂ֜ה אֶת־נְדָרֵ֗ינוּ אֲשֶׁ֤ר נָדַ֨רְנוּ֙ לְקַטֵּר֙ לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַ֔יִם וּלְהַסֵּ֥ךְ לָ֖הּ נְסָכִ֑ים הָקֵ֤ים תָּקִ֨ימְנָה֙ אֶת־נִדְרֵיכֶ֔ם וְעָשֹׂ֥ה תַעֲשֶׂ֖ינָה אֶת־נִדְרֵיכֶֽם
İsrail'in Tanrısı Ordular Yahvesi diyerek şöyle dedi: Siz ve karılarınız ağzınızla konuştunuz ve ellerinizle tamamladınız, diyerek: 'Göklerin kraliçesine buhur yakmak ve ona dökmelik sunular dökmek için adadığımız adaklarımızı kesinlikle yapacağız.' Adaklarınızı kesinlikle yerine getirin ve adaklarınızı kesinlikle yapın.
Eyüp 5:12
·
Tevrat
מֵ֭פֵר מַחְשְׁב֣וֹת עֲרוּמִ֑ים וְֽלֹא־תַעֲשֶׂ֥ינָה יְ֝דֵיהֶ֗ם תּוּשִׁיָּֽה
Kurnazların düşüncelerini bozar ve elleri başarı sağlamaz.
Yasa'nın Tekrarı 1:44
·
Tevrat
וַיֵּצֵ֨א הָאֱמֹרִ֜י הַיֹּשֵׁ֨ב בָּהָ֤ר הַהוּא֙ לִקְרַאתְכֶ֔ם וַיִּרְדְּפ֣וּ אֶתְכֶ֔ם כַּאֲשֶׁ֥ר תַּעֲשֶׂ֖ינָה הַדְּבֹרִ֑ים וַֽיַּכְּת֥וּ אֶתְכֶ֛ם בְּשֵׂעִ֖יר עַד־חָרְמָֽה
O dağda oturan Amorlular sizi karşılamaya çıktı ve arıların yaptığı gibi sizi kovaladılar; sizi Seir'de Horma'ya kadar ezdiler.
Levililer 4:2
·
Tevrat
דַּבֵּ֞ר אֶל־בְּנֵ֣י יִשְׂרָאֵ֘ל לֵאמֹר֒ נֶ֗פֶשׁ כִּֽי־תֶחֱטָ֤א בִשְׁגָגָה֙ מִכֹּל֙ מִצְוֺ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֖ר לֹ֣א תֵעָשֶׂ֑ינָה וְעָשָׂ֕ה מֵאַחַ֖ת מֵהֵֽנָּה
İsrail oğullarına konuşarak de: Bir can, Yahve'nin yapılmayacak olan bütün buyruklarından birine karşı yanlışlıkla günah işlerse ve onlardan birini yaparsa;
Örnek Ayetler (5 / 9)
Hezekiel 35:11
·
Tevrat
לָכֵ֣ן חַי־אָ֗נִי נְאֻם֮ אֲדֹנָ֣י יְהוִה֒ וְעָשִׂ֗יתִי כְּאַפְּךָ֙ וּכְקִנְאָ֣תְךָ֔ אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֔יתָה מִשִּׂנְאָתֶ֖יךָ בָּ֑ם וְנוֹדַ֥עְתִּי בָ֖ם כַּאֲשֶׁ֥ר אֶשְׁפְּטֶֽךָ
Bu yüzden ben yaşıyorum, Efendi Yahve'nin bildirisidir; onlara olan nefretinden dolayı yaptığın öfkene ve kıskançlığına göre yapacağım; seni yargıladığımda onların arasında bilineceğim.
2. Samuel 3:24
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א יוֹאָב֙ אֶל־הַמֶּ֔לֶךְ וַיֹּ֖אמֶר מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה הִנֵּה־בָ֤א אַבְנֵר֙ אֵלֶ֔יךָ לָמָּה־זֶּ֥ה שִׁלַּחְתּ֖וֹ וַיֵּ֥לֶךְ הָלֽוֹךְ
Bunun üzerine Yoav krala geldi ve dedi: 'Ne yaptın? İşte Avner sana geldi; neden onu gönderdin ve o çekip gitti?
2. Samuel 12:21
·
Tevrat
וַיֹּאמְר֤וּ עֲבָדָיו֙ אֵלָ֔יו מָֽה־הַדָּבָ֥ר הַזֶּ֖ה אֲשֶׁ֣ר עָשִׂ֑יתָה בַּעֲב֞וּר הַיֶּ֤לֶד חַי֙ צַ֣מְתָּ וַתֵּ֔בְךְּ וְכַֽאֲשֶׁר֙ מֵ֣ת הַיֶּ֔לֶד קַ֖מְתָּ וַתֹּ֥אכַל לָֽחֶם
Kulları ona dediler ki: 'Yaptığın bu şey nedir? Çocuk canlıyken oruç tuttun ve ağladın; çocuk ölünce ise kalktın ve ekmek yedin.'
2. Samuel 16:10
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר הַמֶּ֔לֶךְ מַה־לִּ֥י וְלָכֶ֖ם בְּנֵ֣י צְרֻיָ֑ה כֹּ֣ה יְקַלֵּ֗ל כִּ֤י יְהוָה֙ אָ֤מַר לוֹ֙ קַלֵּ֣ל אֶת־דָּוִ֔ד וּמִ֣י יֹאמַ֔ר מַדּ֖וּעַ עָשִׂ֥יתָה כֵּֽן
Kral dedi: 'Benimle sizin aranızda ne var, Tseruya oğulları? Şöyle lanetlesin, çünkü Yahve ona dedi: Davut'u lanetle; ve kim diyecek: Neden böyle yaptın?'
1. Samuel 14:43
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר שָׁאוּל֙ אֶל־י֣וֹנָתָ֔ן הַגִּ֥ידָה לִּ֖י מֶ֣ה עָשִׂ֑יתָה וַיַּגֶּד־ל֣וֹ יוֹנָתָ֗ן וַיֹּאמֶר֩ טָעֹ֨ם טָעַ֜מְתִּי בִּקְצֵ֨ה הַמַּטֶּ֧ה אֲשֶׁר־בְּיָדִ֛י מְעַ֥ט דְּבַ֖שׁ הִנְנִ֥י אָמֽוּת
Şaul Yonatan'a dedi: 'Ne yaptın bana bildir.' Yonatan ona bildirdi ve dedi: 'Elimde olan değneğin ucunda biraz bal kesinlikle tattım; işte ben öleceğim.'
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hezekiel 12:25
·
Tevrat
כִּ֣י אֲנִ֣י יְהוָ֗ה אֲדַבֵּר֙ אֵת֩ אֲשֶׁ֨ר אֲדַבֵּ֤ר דָּבָר֙ וְיֵ֣עָשֶׂ֔ה לֹ֥א תִמָּשֵׁ֖ךְ ע֑וֹד כִּ֣י בִֽימֵיכֶ֞ם בֵּ֣ית הַמֶּ֗רִי אֲדַבֵּ֤ר דָּבָר֙ וַעֲשִׂיתִ֔יו נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Çünkü ben Yahve'yim; söyleyeceğim sözü söyleyeceğim ve yapılacak, bir daha gecikmeyecek; çünkü sizin günlerinizde, isyan evi, sözü söyleyeceğim ve onu yapacağım, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 12:28
·
Tevrat
לָכֵ֞ן אֱמֹ֣ר אֲלֵיהֶ֗ם כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה לֹא־תִמָּשֵׁ֥ךְ ע֖וֹד כָּל־דְּבָרָ֑י אֲשֶׁ֨ר אֲדַבֵּ֤ר דָּבָר֙ וְיֵ֣עָשֶׂ֔ה נְאֻ֖ם אֲדֹנָ֥י יְהוִֽה
Bu nedenle onlara de: Efendi Yahve şöyle dedi: Sözlerimin hiçbiri bir daha gecikmeyecek; söyleyeceğim söz yapılacak, Efendi Yahve'nin bildirisidir.
Hezekiel 18:19
·
Tevrat
וַאֲמַרְתֶּ֕ם מַדֻּ֛עַ לֹא־נָשָׂ֥א הַבֵּ֖ן בַּעֲוֺ֣ן הָאָ֑ב וְהַבֵּ֞ן מִשְׁפָּ֧ט וּצְדָקָ֣ה עָשָׂ֗ה אֵ֣ת כָּל־חֻקּוֹתַ֥י שָׁמַ֛ר וַיַּעֲשֶׂ֥ה אֹתָ֖ם חָיֹ֥ה יִחְיֶֽה
Ve dersiniz: 'Neden oğul babanın suçunu taşımadı?' Ve oğul adalet ve doğruluk yaptı, bütün kurallarımı tuttu ve onları yaptı; kesinlikle yaşayacaktır.
2. Samuel 12:4
·
Tevrat
וַיָּ֣בֹא הֵלֶךְ֮ לְאִ֣ישׁ הֶֽעָשִׁיר֒ וַיַּחְמֹ֗ל לָקַ֤חַת מִצֹּאנוֹ֙ וּמִבְּקָר֔וֹ לַעֲשׂ֕וֹת לָאֹרֵ֖חַ הַבָּא־ל֑וֹ וַיִּקַּ֗ח אֶת־כִּבְשַׂת֙ הָאִ֣ישׁ הָרָ֔אשׁ וַֽיַּעֲשֶׂ֔הָ לָאִ֖ישׁ הַבָּ֥א אֵלָֽיו
Zengin adama bir yolcu geldi. O da kendisine gelen konuğa hazırlamak için kendi davarından ve sığırından almayı esirgedi; yoksul adamın kuzusunu aldı ve onu kendisine gelen adama hazırladı.'
2. Krallar 3:2
·
Tevrat
וַיַּעֲשֶׂ֤ה הָרַע֙ בְּעֵינֵ֣י יְהוָ֔ה רַ֕ק לֹ֥א כְאָבִ֖יו וּכְאִמּ֑וֹ וַיָּ֨סַר֙ אֶת־מַצְּבַ֣ת הַבַּ֔עַל אֲשֶׁ֥ר עָשָׂ֖ה אָבִֽיו
Yahve'nin gözlerinde kötülük yaptı, ancak babası gibi ve annesi gibi değil; babasının yaptığı Baal dikili taşını kaldırdı.
Örnek Ayetler (5 / 8)
Hakimler 6:27
·
Tevrat
וַיִּקַּ֨ח גִּדְע֜וֹן עֲשָׂרָ֤ה אֲנָשִׁים֙ מֵֽעֲבָדָ֔יו וַיַּ֕עַשׂ כַּאֲשֶׁ֛ר דִּבֶּ֥ר אֵלָ֖יו יְהוָ֑ה וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר יָרֵא֩ אֶת־בֵּ֨ית אָבִ֜יו וְאֶת־אַנְשֵׁ֥י הָעִ֛יר מֵעֲשׂ֥וֹת יוֹמָ֖ם וַיַּ֥עַשׂ לָֽיְלָה
Bunun üzerine Gideon kullarından on adam aldı ve Yahve'nin ona söylediği gibi yaptı; babasının evinden ve şehrin adamlarından korktuğu için gündüz yapamadı, gece yaptı.
Hezekiel 8:17
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַי֮ הֲרָאִ֣יתָ בֶן־אָדָם֒ הֲנָקֵל֙ לְבֵ֣ית יְהוּדָ֔ה מֵעֲשׂ֕וֹת אֶת־הַתּוֹעֵב֖וֹת אֲשֶׁ֣ר עָֽשׂוּ־פֹ֑ה כִּֽי־מָלְא֨וּ אֶת־הָאָ֜רֶץ חָמָ֗ס וַיָּשֻׁ֨בוּ֙ לְהַכְעִיסֵ֔נִי וְהִנָּ֛ם שֹׁלְחִ֥ים אֶת־הַזְּמוֹרָ֖ה אֶל־אַפָּֽם
Ve bana dedi: 'Gördün mü insan oğlu? Yahuda evine burada yaptıkları iğrençlikleri yapmak hafif mi geldi ki yeri şiddetle doldurdular ve beni öfkelendirmeye döndüler? Ve işte onlar dalı burunlarına uzatıyorlar.'
Yeremya 17:8
·
Tevrat
וְהָיָ֞ה כְּעֵ֣ץ שָׁת֣וּל עַל־מַ֗יִם וְעַל־יוּבַל֙ יְשַׁלַּ֣ח שָֽׁרָשָׁ֔יו וְלֹ֤א יִרְאֶה֙ כִּֽי־יָבֹ֣א חֹ֔ם וְהָיָ֥ה עָלֵ֖הוּ רַֽעֲנָ֑ן וּבִשְׁנַ֤ת בַּצֹּ֨רֶת֙ לֹ֣א יִדְאָ֔ג וְלֹ֥א יָמִ֖ישׁ מֵעֲשׂ֥וֹת פֶּֽרִי
Ve sular üzerine dikilmiş, köklerini akarsuya salan bir ağaç gibi olacak; sıcaklık geldiğini görmeyecek, yaprağı yeşil olacak; kuraklık yılında kaygılanmayacak ve meyve vermekten geri durmayacak.
Yeşaya 56:2
·
Tevrat
אַשְׁרֵ֤י אֱנוֹשׁ֙ יַעֲשֶׂה־זֹּ֔את וּבֶן־אָדָ֖ם יַחֲזִ֣יק בָּ֑הּ שֹׁמֵ֤ר שַׁבָּת֙ מֵֽחַלְּל֔וֹ וְשֹׁמֵ֥ר יָד֖וֹ מֵעֲשׂ֥וֹת כָּל־רָֽע
Bunu yapan insana ve ona tutunan ademoğluna ne mutlu; Şabat'ı onu bozmaktan koruyan ve elini her kötülüğü yapmaktan koruyan.
Yeşaya 58:13
·
Tevrat
אִם־תָּשִׁ֤יב מִשַּׁבָּת֙ רַגְלֶ֔ךָ עֲשׂ֥וֹת חֲפָצֶ֖יךָ בְּי֣וֹם קָדְשִׁ֑י וְקָרָ֨אתָ לַשַּׁבָּ֜ת עֹ֗נֶג לִקְד֤וֹשׁ יְהוָה֙ מְכֻבָּ֔ד וְכִבַּדְתּוֹ֙ מֵעֲשׂ֣וֹת דְּרָכֶ֔יךָ מִמְּצ֥וֹא חֶפְצְךָ֖ וְדַבֵּ֥ר דָּבָֽר
Eğer kutsal günümde isteklerini yapmaktan, Şabat'tan ayağını döndürürsen ve Şabat'a zevk, Yahve'nin kutsalına onurlu diye çağırırsan ve yollarını yapmaktan, isteğini bulmaktan ve söz konuşmaktan onu onurlandırırsan;
Örnek Ayetler (5 / 7)
Yeremya 44:17
·
Tevrat
כִּ֩י עָשֹׂ֨ה נַעֲשֶׂ֜ה אֶֽת־כָּל־הַדָּבָ֣ר אֲשֶׁר־יָצָ֣א מִפִּ֗ינוּ לְקַטֵּ֞ר לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַיִם֮ וְהַסֵּֽיךְ־לָ֣הּ נְסָכִים֒ כַּאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֜ינוּ אֲנַ֤חְנוּ וַאֲבֹתֵ֨ינוּ֙ מְלָכֵ֣ינוּ וְשָׂרֵ֔ינוּ בְּעָרֵ֣י יְהוּדָ֔ה וּבְחֻצ֖וֹת יְרוּשָׁלִָ֑ם וַנִּֽשְׂבַּֽע־לֶ֨חֶם֙ וַנִּֽהְיֶ֣ה טוֹבִ֔ים וְרָעָ֖ה לֹ֥א רָאִֽינוּ
Çünkü göklerin kraliçesine buhur yakmak ve ona dökmelik sunular dökmek için ağzımızdan çıkan bütün sözü kesinlikle yapacağız; biz, babalarımız, krallarımız ve komutanlarımız Yahuda'nın şehirlerinde ve Yeruşalim'in sokaklarında yaptığımız gibi; ve ekmeğe doyduk, iyi olduk ve kötülük görmedik.
Yeremya 44:19
·
Tevrat
וְכִֽי־אֲנַ֤חְנוּ מְקַטְּרִים֙ לִמְלֶ֣כֶת הַשָּׁמַ֔יִם וּלְהַסֵּ֥ךְ לָ֖הּ נְסָכִ֑ים הֲמִֽבַּלְעֲדֵ֣י אֲנָשֵׁ֗ינוּ עָשִׂ֨ינוּ לָ֤הּ כַּוָּנִים֙ לְהַ֣עֲצִבָ֔ה וְהַסֵּ֥ךְ לָ֖הּ נְסָכִֽים
Ve biz göklerin kraliçesine buhur yakarken ve ona dökmelik sunular dökerken, kocalarımız olmadan mı onun suretini yapmak için ona çörekler yaptık ve ona dökmelik sunular döktük?
Yeşaya 28:15
·
Tevrat
כִּ֣י אֲמַרְתֶּ֗ם כָּרַ֤תְנֽוּ בְרִית֙ אֶת־מָ֔וֶת וְעִם־שְׁא֖וֹל עָשִׂ֣ינוּ חֹזֶ֑ה שׁ֣וֹט שׁוֹטֵ֤ף כִּֽי־יַֽעֲבֹר֙ לֹ֣א יְבוֹאֵ֔נוּ כִּ֣י שַׂ֧מְנוּ כָזָ֛ב מַחְסֵ֖נוּ וּבַשֶּׁ֥קֶר נִסְתָּֽרְנוּ
Çünkü dediniz: Ölüm ile antlaşma yaptık ve Şeol ile sözleşme yaptık; taşan kırbaç geçtiği zaman bize gelmeyecek, çünkü yalanı sığınağımız koyduk ve sahteliğe saklandık.
Yeşu 22:24
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֤א מִדְּאָגָה֙ מִדָּבָ֔ר עָשִׂ֥ינוּ אֶת־זֹ֖את לֵאמֹ֑ר מָחָ֗ר יֹאמְר֨וּ בְנֵיכֶ֤ם לְבָנֵ֨ינוּ֙ לֵאמֹ֔ר מַה־לָּכֶ֕ם וְלַֽיהוָ֖ה אֱלֹהֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Ve eğer bir sözden kaygıdan bunu yapmadık ise, diyerek: Yarın oğullarınız oğullarımıza diyerek diyecekler: 'Size ne ve İsrail'in Tanrısı Yahve'ye ne?'
Yaratılış 26:29
·
Tevrat
אִם־תַּעֲשֵׂ֨ה עִמָּ֜נוּ רָעָ֗ה כַּאֲשֶׁר֙ לֹ֣א נְגַֽעֲנ֔וּךָ וְכַאֲשֶׁ֨ר עָשִׂ֤ינוּ עִמְּךָ֙ רַק־ט֔וֹב וַנְּשַׁלֵּֽחֲךָ֖ בְּשָׁל֑וֹם אַתָּ֥ה עַתָּ֖ה בְּר֥וּךְ יְהוָֽה
Bizim sana dokunmadığımız ve sana sadece iyilik yaptığımız ve seni esenlikle gönderdiğimiz gibi, sen de bize kötülük yapmayacaksın; sen şimdi Yahve'nin bereketlisisin.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hakimler 17:4
·
Tevrat
וַיָּ֥שֶׁב אֶת־הַכֶּ֖סֶף לְאִמּ֑וֹ וַתִּקַּ֣ח אִמּוֹ֩ מָאתַ֨יִם כֶּ֜סֶף וַתִּתְּנֵ֣הוּ לַצּוֹרֵ֗ף וַֽיַּעֲשֵׂ֨הוּ֙ פֶּ֣סֶל וּמַסֵּכָ֔ה וַיְהִ֖י בְּבֵ֥ית מִיכָֽיְהוּ
Gümüşü annesine geri verdi. Annesi iki yüz gümüş aldı ve onu gümüşçüye verdi; o da onu oyma put ve dökme put yaptı ve Mikayhu'nun evindeydi.
Yeremya 18:4
·
Tevrat
וְנִשְׁחַ֣ת הַכְּלִ֗י אֲשֶׁ֨ר ה֥וּא עֹשֶׂ֛ה בַּחֹ֖מֶר בְּיַ֣ד הַיּוֹצֵ֑ר וְשָׁ֗ב וַֽיַּעֲשֵׂ֨הוּ֙ כְּלִ֣י אַחֵ֔ר כַּאֲשֶׁ֥ר יָשַׁ֛ר בְּעֵינֵ֥י הַיּוֹצֵ֖ר לַעֲשֽׂוֹת
Ve çömlekçinin elinde kille yaptığı kap bozuldu; ve döndü ve onu çömlekçinin gözlerinde yapması doğru olduğu gibi başka bir kap yaptı.
Yeşaya 44:13
·
Tevrat
חָרַ֣שׁ עֵצִים֮ נָ֣טָה קָו֒ יְתָאֲרֵ֣הוּ בַשֶּׂ֔רֶד יַעֲשֵׂ֨הוּ֙ בַּמַּקְצֻע֔וֹת וּבַמְּחוּגָ֖ה יְתָאֳרֵ֑הוּ וַֽיַּעֲשֵׂ֨הוּ֙ כְּתַבְנִ֣ית אִ֔ישׁ כְּתִפְאֶ֥רֶת אָדָ֖ם לָשֶׁ֥בֶת בָּֽיִת
Ağaç zanaatkarı ip gerer, kalemle onu çizer, rendelerle onu yapar ve pergelle onu çizer; ve evde oturması için adam biçimi gibi, insan güzelliği gibi onu yapar.
Yeşaya 46:6
·
Tevrat
הַזָּלִ֤ים זָהָב֙ מִכִּ֔יס וְכֶ֖סֶף בַּקָּנֶ֣ה יִשְׁקֹ֑לוּ יִשְׂכְּר֤וּ צוֹרֵף֙ וְיַעֲשֵׂ֣הוּ אֵ֔ל יִסְגְּד֖וּ אַף־יִֽשְׁתַּחֲוּֽוּ
Keseden altın dökenler ve gümüşü terazide tartarlar; kuyumcu kiralarlar ve onu ilah yapar, secde ederler, hatta eğilirler.
2. Tarihler 24:14
·
Tevrat
וּֽכְכַלּוֹתָ֡ם הֵבִ֣יאוּ לִפְנֵי֩ הַמֶּ֨לֶךְ וִֽיהוֹיָדָ֜ע אֶת־שְׁאָ֣ר הַכֶּ֗סֶף וַיַּעֲשֵׂ֨הוּ כֵלִ֤ים לְבֵית־יְהוָה֙ כְּלֵ֣י שָׁרֵ֔ת וְהַעֲל֣וֹת וְכַפּ֔וֹת וּכְלֵ֥י זָהָ֖ב וָכָ֑סֶף וַ֠יִּֽהְיוּ מַעֲלִ֨ים עֹל֤וֹת בְּבֵית־יְהוָה֙ תָּמִ֔יד כֹּ֖ל יְמֵ֥י יְהוֹיָדָֽע
Bitirdiklerinde, gümüşün kalanını kralın ve Yehoyada'nın önüne getirdiler; ondan Yahve'nin evi için kaplar, hizmet ve sunu kapları, tavalar, altın ve gümüş kaplar yapıldı. Yehoyada'nın bütün günleri boyunca Yahve'nin evinde sürekli yakmalık sunular sundular.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 17:15
·
Tevrat
וַיִּמְרָד־בּ֗וֹ לִשְׁלֹ֤חַ מַלְאָכָיו֙ מִצְרַ֔יִם לָֽתֶת־ל֥וֹ סוּסִ֖ים וְעַם־רָ֑ב הֲיִצְלָ֤ח הֲיִמָּלֵט֙ הָעֹשֵׂ֣ה אֵ֔לֶּה וְהֵפֵ֥ר בְּרִ֖ית וְנִמְלָֽט
Ona atlar ve çok halk vermeleri için elçilerini Mısır'a göndererek ona isyan etti. Başarılı olacak mı? Bunları yapan kurtulacak mı? Antlaşmayı bozup kurtulacak mı?
2. Samuel 12:5
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֥ף דָּוִ֛ד בָּאִ֖ישׁ מְאֹ֑ד וַיֹּ֨אמֶר֙ אֶל־נָתָ֔ן חַי־יְהוָ֕ה כִּ֣י בֶן־מָ֔וֶת הָאִ֖ישׁ הָעֹשֶׂ֥ה זֹֽאת
Davut'un o adama öfkesi çok alevlendi ve Natan'a dedi ki: 'Yahve yaşıyor ki, bunu yapan adam ölüm oğludur!
Çölde Sayım 32:13
·
Tevrat
וַיִּֽחַר־אַ֤ף יְהוָה֙ בְּיִשְׂרָאֵ֔ל וַיְנִעֵם֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אַרְבָּעִ֖ים שָׁנָ֑ה עַד־תֹּם֙ כָּל־הַדּ֔וֹר הָעֹשֶׂ֥ה הָרַ֖ע בְּעֵינֵ֥י יְהוָֽה
Böylece Yahve'nin öfkesi İsrail'e alevlendi ve Yahve'nin gözünde kötülük yapan bütün nesil tükenene kadar onları çölde kırk yıl dolaştırdı.
Mısır'dan Çıkış 31:14
·
Tevrat
וּשְׁמַרְתֶּם֙ אֶת־הַשַּׁבָּ֔ת כִּ֛י קֹ֥דֶשׁ הִ֖וא לָכֶ֑ם מְחַֽלְלֶ֨יהָ֙ מ֣וֹת יוּמָ֔ת כִּ֗י כָּל־הָעֹשֶׂ֥ה בָהּ֙ מְלָאכָ֔ה וְנִכְרְתָ֛ה הַנֶּ֥פֶשׁ הַהִ֖וא מִקֶּ֥רֶב עַמֶּֽיהָ
Ve Şabat'ı tutacaksınız, çünkü o sizin için kutsaldır; onu bozan kesinlikle öldürülecektir; çünkü onda her kim iş yaparsa, o can halkının içinden kesilecektir.
Mısır'dan Çıkış 31:15
·
Tevrat
שֵׁ֣שֶׁת יָמִים֮ יֵעָשֶׂ֣ה מְלָאכָה֒ וּבַיּ֣וֹם הַשְּׁבִיעִ֗י שַׁבַּ֧ת שַׁבָּת֛וֹן קֹ֖דֶשׁ לַיהוָ֑ה כָּל־הָעֹשֶׂ֧ה מְלָאכָ֛ה בְּי֥וֹם הַשַּׁבָּ֖ת מ֥וֹת יוּמָֽת
Altı gün iş yapılacak, ve yedinci gün Yahve'ye kutsal tam durma Şabatıdır; Şabat gününde iş yapan herkes kesinlikle öldürülecektir.
Örnek Ayetler (5 / 6)
Hezekiel 22:3
·
Tevrat
וְאָמַרְתָּ֗ כֹּ֤ה אָמַר֙ אֲדֹנָ֣י יְהוִ֔ה עִ֣יר שֹׁפֶ֥כֶת דָּ֛ם בְּתוֹכָ֖הּ לָב֣וֹא עִתָּ֑הּ וְעָשְׂתָ֧ה גִלּוּלִ֛ים עָלֶ֖יהָ לְטָמְאָֽה
Ve de ki: Efendi Yahve şöyle dedi: Vaktinin gelmesi için ortasında kan döken ve kirlenmek için üzerinde putlar yapan şehir!
2. Samuel 13:5
·
Tevrat
וַיֹּ֤אמֶר לוֹ֙ יְה֣וֹנָדָ֔ב שְׁכַ֥ב עַל־מִשְׁכָּבְךָ֖ וְהִתְחָ֑ל וּבָ֧א אָבִ֣יךָ לִרְאוֹתֶ֗ךָ וְאָמַרְתָּ֣ אֵלָ֡יו תָּ֣בֹא נָא֩ תָמָ֨ר אֲחוֹתִ֜י וְתַבְרֵ֣נִי לֶ֗חֶם וְעָשְׂתָ֤ה לְעֵינַי֙ אֶת־הַבִּרְיָ֔ה לְמַ֨עַן֙ אֲשֶׁ֣ר אֶרְאֶ֔ה וְאָכַלְתִּ֖י מִיָּדָֽהּ
Yehonadav ona dedi ki: 'Yatağına yat ve hastalan. Baban seni görmeye gelince ona diyeceksin ki: Lütfen kız kardeşim Tamar gelsin ve bana ekmek yedirsin; yemeği gözlerimin önünde yapsın ki göreyim ve onun elinden yiyeyim.'
Daniel 8:12
·
Tevrat
וְצָבָ֛א תִּנָּתֵ֥ן עַל־הַתָּמִ֖יד בְּפָ֑שַׁע וְתַשְׁלֵ֤ךְ אֱמֶת֙ אַ֔רְצָה וְעָשְׂתָ֖ה וְהִצְלִֽיחָה
Ve isyanla sürekli sunuya karşı ordu verilecek; gerçeği yere atacak, yapacak ve başaracak.
Yasa'nın Tekrarı 20:12
·
Tevrat
וְאִם־לֹ֤א תַשְׁלִים֙ עִמָּ֔ךְ וְעָשְׂתָ֥ה עִמְּךָ֖ מִלְחָמָ֑ה וְצַרְתָּ֖ עָלֶֽיהָּ
Ve eğer seninle barış yapmazsa ve seninle savaş yaparsa, onu kuşatacaksın.
Yasa'nın Tekrarı 21:12
·
Tevrat
וַהֲבֵאתָ֖הּ אֶל־תּ֣וֹךְ בֵּיתֶ֑ךָ וְגִלְּחָה֙ אֶת־רֹאשָׁ֔הּ וְעָשְׂתָ֖ה אֶת־צִפָּרְנֶֽיהָ
onu evinin içine getireceksin; ve o başını tıraş edecek ve tırnaklarını yapacak.
Örnek Ayetler (5)
Hakimler 1:24
·
Tevrat
וַיִּרְאוּ֙ הַשֹּׁ֣מְרִ֔ים אִ֖ישׁ יוֹצֵ֣א מִן־הָעִ֑יר וַיֹּ֣אמְרוּ ל֗וֹ הַרְאֵ֤נוּ נָא֙ אֶת־מְב֣וֹא הָעִ֔יר וְעָשִׂ֥ינוּ עִמְּךָ֖ חָֽסֶד
Nöbetçiler şehirden çıkan bir adam gördüler ve ona dediler: 'Lütfen şehrin girişini bize göster, biz de sana sadakat gösterelim.'
Yeremya 42:20
·
Tevrat
כִּ֣י הִתְעֵיתֶם֮ בְּנַפְשֽׁוֹתֵיכֶם֒ כִּֽי־אַתֶּ֞ם שְׁלַחְתֶּ֣ם אֹתִ֗י אֶל־יְהוָ֤ה אֱלֹֽהֵיכֶם֙ לֵאמֹ֔ר הִתְפַּלֵּ֣ל בַּעֲדֵ֔נוּ אֶל־יְהוָ֖ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וּכְכֹל֩ אֲשֶׁ֨ר יֹאמַ֜ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ כֵּ֥ן הַגֶּד־לָ֖נוּ וְעָשִֽׂינוּ
Çünkü canlarınızı aldattınız; çünkü siz beni Tanrınız Yahve'ye gönderdiniz, diyerek: 'Bizim için Tanrımız Yahve'ye dua et; ve Tanrımız Yahve'nin diyeceği her şeye göre bize bildir, ve yapacağız.'
Yeşu 2:14
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמְרוּ לָ֣הּ הָאֲנָשִׁ֗ים נַפְשֵׁ֤נוּ תַחְתֵּיכֶם֙ לָמ֔וּת אִ֚ם לֹ֣א תַגִּ֔ידוּ אֶת־דְּבָרֵ֖נוּ זֶ֑ה וְהָיָ֗ה בְּתֵת־יְהוָ֥ה לָ֨נוּ֙ אֶת־הָאָ֔רֶץ וְעָשִׂ֥ינוּ עִמָּ֖ךְ חֶ֥סֶד וֶאֱמֶֽת
Adamlar ona dediler: 'Eğer bu işimizi bildirmezseniz, canımız sizin yerinize ölsün; ve Yahve yeri bize verdiğinde, sana sadakat ve gerçekle davranacağız.'
Yasa'nın Tekrarı 5:27
·
Tevrat
קְרַ֤ב אַתָּה֙ וּֽשֲׁמָ֔ע אֵ֛ת כָּל־אֲשֶׁ֥ר יֹאמַ֖ר יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וְאַ֣תְּ תְּדַבֵּ֣ר אֵלֵ֗ינוּ אֵת֩ כָּל־אֲשֶׁ֨ר יְדַבֵּ֜ר יְהוָ֧ה אֱלֹהֵ֛ינוּ אֵלֶ֖יךָ וְשָׁמַ֥עְנוּ וְעָשִֽׂינוּ
Sen yaklaş ve Tanrımız Yahve'nin diyeceği her şeyi işit; ve Tanrımız Yahve'nin sana konuşacağı her şeyi sen bize konuşacaksın, ve işiteceğiz ve yapacağız.
Mısır'dan Çıkış 10:25
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר מֹשֶׁ֔ה גַּם־אַתָּ֛ה תִּתֵּ֥ן בְּיָדֵ֖נוּ זְבָחִ֣ים וְעֹל֑וֹת וְעָשִׂ֖ינוּ לַיהוָ֥ה אֱלֹהֵֽינוּ
Musa dedi: 'Sen de elimize kurbanlar ve yakmalık sunular vermelisin ve biz Tanrımız Yahve'ye sunacağız.'
Örnek Ayetler (5)
Yeremya 1:12
·
Tevrat
וַיֹּ֧אמֶר יְהוָ֛ה אֵלַ֖י הֵיטַ֣בְתָּ לִרְא֑וֹת כִּֽי־שֹׁקֵ֥ד אֲנִ֛י עַל־דְּבָרִ֖י לַעֲשֹׂתֽוֹ
Yahve bana dedi: 'İyi gördün; çünkü sözümü yapmak için ben uyanığım.'
2. Tarihler 30:3
·
Tevrat
כִּ֣י לֹ֧א יָכְל֛וּ לַעֲשֹׂת֖וֹ בָּעֵ֣ת הַהִ֑יא כִּ֤י הַכֹּהֲנִים֙ לֹֽא־הִתְקַדְּשׁ֣וּ לְמַ דַּ֔י וְהָעָ֖ם לֹא־נֶאֶסְפ֥וּ לִֽירוּשָׁלִָֽם
Çünkü onu o vakitte yapamadılar; çünkü kâhinler kendilerini yeterince kutsal kılmadılar ve halk Yeruşalim'e toplanmadı.
Yaratılış 41:32
·
Tevrat
וְעַ֨ל הִשָּׁנ֧וֹת הַחֲל֛וֹם אֶל־פַּרְעֹ֖ה פַּעֲמָ֑יִם כִּֽי־נָכ֤וֹן הַדָּבָר֙ מֵעִ֣ם הָאֱלֹהִ֔ים וּמְמַהֵ֥ר הָאֱלֹהִ֖ים לַעֲשֹׂתֽוֹ
Rüyanın Firavun'a iki kez tekrarlanmasına gelince, çünkü söz Tanrı tarafından kesindir ve Tanrı onu yapmak için acele etmektedir.
Yasa'nın Tekrarı 30:14
·
Tevrat
כִּֽי־קָר֥וֹב אֵלֶ֛יךָ הַדָּבָ֖ר מְאֹ֑ד בְּפִ֥יךָ וּבִֽלְבָבְךָ֖ לַעֲשֹׂתֽוֹ
Çünkü söz sana çok yakındır; onu yapman için ağzındadır ve kalbindedir.
Mısır'dan Çıkış 12:48
·
Tevrat
וְכִֽי־יָג֨וּר אִתְּךָ֜ גֵּ֗ר וְעָ֣שָׂה פֶסַח֮ לַיהוָה֒ הִמּ֧וֹל ל֣וֹ כָל־זָכָ֗ר וְאָז֙ יִקְרַ֣ב לַעֲשֹׂת֔וֹ וְהָיָ֖ה כְּאֶזְרַ֣ח הָאָ֑רֶץ וְכָל־עָרֵ֖ל לֹֽא־יֹ֥אכַל בּֽוֹ
Ve eğer seninle bir yabancı konaklarsa ve Yahve'ye Fısıh yaparsa, onun her erkeği sünnet edilsin; ve o zaman onu yapmak için yaklaşsın ve yerin yerlisi gibi olsun; ve hiçbir sünnetsiz ondan yemeyecek.