336
Kullanım
15
Lemma
74
Türev
93
Anlam
15 lemma, 74 türev form
Örnek Ayetler (5 / 51)
Hakimler 20:23
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֗ל וַיִּבְכּ֣וּ לִפְנֵֽי־יְהוָה֮ עַד־הָעֶרֶב֒ וַיִּשְׁאֲל֤וּ בַֽיהוָה֙ לֵאמֹ֔ר הַאוֹסִ֗יף לָגֶ֨שֶׁת֙ לַמִּלְחָמָ֔ה עִם־בְּנֵ֥י בִנְיָמִ֖ן אָחִ֑י וַיֹּ֥אמֶר יְהוָ֖ה עֲל֥וּ אֵלָֽיו
İsrail oğulları çıkıp akşama kadar Yahve'nin önünde ağladılar. Yahve'ye, 'Kardeşim Benyamin oğullarıyla savaşmaya devam edeyim mi?' diye sordular. Yahve, 'Ona karşı çıkın' dedi.
Hakimler 20:26
·
Tevrat
וַיַּעֲל֣וּ כָל־בְּנֵי֩ יִשְׂרָאֵ֨ל וְכָל־הָעָ֜ם וַיָּבֹ֣אוּ בֵֽית־אֵ֗ל וַיִּבְכּוּ֙ וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ לִפְנֵ֣י יְהוָ֔ה וַיָּצ֥וּמוּ בַיּוֹם־הַה֖וּא עַד־הָעָ֑רֶב וַֽיַּעֲל֛וּ עֹל֥וֹת וּשְׁלָמִ֖ים לִפְנֵ֥י יְהוָֽה
Bütün İsrail oğulları ve bütün halk çıkıp Bethel'e gittiler; orada Yahve'nin önünde ağlayıp oturdular, o gün akşama dek oruç tuttular; Yahve'nin önünde yakmalık sunular ve esenlik kurbanları sundular.
Hakimler 21:2
·
Tevrat
וַיָּבֹ֤א הָעָם֙ בֵּֽית־אֵ֔ל וַיֵּ֤שְׁבוּ שָׁם֙ עַד־הָעֶ֔רֶב לִפְנֵ֖י הָאֱלֹהִ֑ים וַיִּשְׂא֣וּ קוֹלָ֔ם וַיִּבְכּ֖וּ בְּכִ֥י גָדֽוֹל
Halk Beytel'e geldi ve orada akşama kadar Tanrı'nın önünde oturdular; seslerini yükseltip büyük bir ağlayışla ağladılar.
Hezekiel 46:2
·
Tevrat
וּבָ֣א הַנָּשִׂ֡יא דֶּרֶךְ֩ אוּלָ֨ם הַשַּׁ֜עַר מִח֗וּץ וְעָמַד֙ עַל־מְזוּזַ֣ת הַשַּׁ֔עַר וְעָשׂ֣וּ הַכֹּהֲנִ֗ים אֶת־עֽוֹלָתוֹ֙ וְאֶת־שְׁלָמָ֔יו וְהִֽשְׁתַּחֲוָ֛ה עַל־מִפְתַּ֥ן הַשַּׁ֖עַר וְיָצָ֑א וְהַשַּׁ֥עַר לֹֽא־יִסָּגֵ֖ר עַד־הָעָֽרֶב
Önder dışarıdan kapının eyvanı yoluyla girip kapı sövesinin yanında duracak. Kâhinler onun yakmalık sunusunu ve esenlik sunularını sunarken o, kapının eşiğinde eğilip tapınacak ve sonra dışarı çıkacak; ancak kapı akşama dek kapatılmayacak.
2. Samuel 1:12
·
Tevrat
וַֽיִּסְפְּדוּ֙ וַיִּבְכּ֔וּ וַיָּצֻ֖מוּ עַד־הָעָ֑רֶב עַל־שָׁא֞וּל וְעַל־יְהוֹנָתָ֣ן בְּנ֗וֹ וְעַל־עַ֤ם יְהוָה֙ וְעַל־בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֔ל כִּ֥י נָפְל֖וּ בֶּחָֽרֶב
Saul, oğlu Yonatan, Yahve'nin halkı ve İsrail evi için yas tutup ağladılar ve akşama dek oruç tuttular; çünkü kılıçla düşmüşlerdi.
Örnek Ayetler (5 / 49)
Yeremya 6:4
·
Tevrat
קַדְּשׁ֤וּ עָלֶ֨יהָ֙ מִלְחָמָ֔ה ק֖וּמוּ וְנַעֲלֶ֣ה בַֽצָּהֳרָ֑יִם א֥וֹי לָ֨נוּ֙ כִּי־פָנָ֣ה הַיּ֔וֹם כִּ֥י יִנָּט֖וּ צִלְלֵי־עָֽרֶב
Ona karşı savaş hazırlığı yapın! Kalkın, öğle vakti saldıralım. Vay halimize, gün batıyor, akşam gölgeleri uzuyor!
Yeşaya 17:14
·
Tevrat
לְעֵ֥ת עֶ֨רֶב֙ וְהִנֵּ֣ה בַלָּהָ֔ה בְּטֶ֥רֶם בֹּ֖קֶר אֵינֶ֑נּוּ זֶ֚ה חֵ֣לֶק שׁוֹסֵ֔ינוּ וְגוֹרָ֖ל לְבֹזְזֵֽינוּ
Akşam vakti, işte dehşet! Sabah olmadan onlar yok oldu. Bizi yağmalayanların payı, bizi soyanların nasibi budur.
Zekeriya 14:7
·
Tevrat
וְהָיָ֣ה יוֹם־אֶחָ֗ד ה֛וּא יִוָּדַ֥ע לַֽיהוָ֖ה לֹא־י֣וֹם וְלֹא־לָ֑יְלָה וְהָיָ֥ה לְעֵֽת־עֶ֖רֶב יִֽהְיֶה־אֽוֹר
Yahve'nin bildiği eşsiz bir gün olacak; ne gündüz ne gece, ama akşam vaktinde ışık olacak.
Sefanya 3:3
·
Tevrat
שָׂרֶ֣יהָ בְקִרְבָּ֔הּ אֲרָי֖וֹת שֹֽׁאֲגִ֑ים שֹׁפְטֶ֨יהָ֙ זְאֵ֣בֵי עֶ֔רֶב לֹ֥א גָרְמ֖וּ לַבֹּֽקֶר
İçindeki önderleri kükreyen aslanlardır; yargıçları akşam kurtlarıdır, sabaha bir kemik bile bırakmazlar.
Habakkuk 1:8
·
Tevrat
וְקַלּ֨וּ מִנְּמֵרִ֜ים סוּסָ֗יו וְחַדּוּ֙ מִזְּאֵ֣בֵי עֶ֔רֶב וּפָ֖שׁוּ פָּֽרָשָׁ֑יו וּפָֽרָשָׁיו֙ מֵרָח֣וֹק יָבֹ֔אוּ יָעֻ֕פוּ כְּנֶ֖שֶׁר חָ֥שׁ לֶאֱכֽוֹל
Atları parslandan daha çevik, akşam kurtlarından daha yırtıcıdır. Atlıları dört nala gelir, uzaklardan gelirler; avını yutmaya koşan kartal gibi süzülürler.
Örnek Ayetler (5 / 34)
Hakimler 19:16
·
Tevrat
וְהִנֵּ֣ה אִ֣ישׁ זָקֵ֗ן בָּ֣א מִֽן־מַעֲשֵׂ֤הוּ מִן־הַשָּׂדֶה֙ בָּעֶ֔רֶב וְהָאִישׁ֙ מֵהַ֣ר אֶפְרַ֔יִם וְהוּא־גָ֖ר בַּגִּבְעָ֑ה וְאַנְשֵׁ֥י הַמָּק֖וֹם בְּנֵ֥י יְמִינִֽי
İşte, akşamleyin tarladaki işinden dönen yaşlı bir adam geldi. Adam Efraim dağlık bölgesindendi ve Giva'da yabancı olarak yaşıyordu; o yerin halkı ise Benyaminoğullarıydı.
Hezekiel 12:4
·
Tevrat
וְהוֹצֵאתָ֨ כֵלֶ֜יךָ כִּכְלֵ֥י גוֹלָ֛ה יוֹמָ֖ם לְעֵֽינֵיהֶ֑ם וְאַתָּ֗ה תֵּצֵ֤א בָעֶ֨רֶב֙ לְעֵ֣ינֵיהֶ֔ם כְּמוֹצָאֵ֖י גּוֹלָֽה
Eşyalarını sürgün eşyası gibi gündüz vakti onların gözü önünde çıkar; sen de akşam vakti onların gözü önünde sürgüne gidenler gibi çık.
Hezekiel 24:18
·
Tevrat
וָאֲדַבֵּ֤ר אֶל־הָעָם֙ בַּבֹּ֔קֶר וַתָּ֥מָת אִשְׁתִּ֖י בָּעָ֑רֶב וָאַ֥עַשׂ בַּבֹּ֖קֶר כַּאֲשֶׁ֥ר צֻוֵּֽיתִי
Sabah halkla konuştum, akşam karım öldü. Ertesi sabah bana buyurulduğu gibi yaptım.
Hezekiel 33:22
·
Tevrat
וְיַד־יְהוָה֩ הָיְתָ֨ה אֵלַ֜י בָּעֶ֗רֶב לִפְנֵי֙ בּ֣וֹא הַפָּלִ֔יט וַיִּפְתַּ֣ח אֶת־פִּ֔י עַד־בּ֥וֹא אֵלַ֖י בַּבֹּ֑קֶר וַיִּפָּ֣תַח פִּ֔י וְלֹ֥א נֶאֱלַ֖מְתִּי עֽוֹד
Yahve'nin eli akşamleyin, kaçak gelmeden önce üzerimdeydi. Sabahleyin yanıma gelene dek ağzımı açtı; ağzım açıldı ve artık dilsiz kalmadım.
2. Samuel 11:13
·
Tevrat
וַיִּקְרָא־ל֣וֹ דָוִ֗ד וַיֹּ֧אכַל לְפָנָ֛יו וַיֵּ֖שְׁתְּ וַֽיְשַׁכְּרֵ֑הוּ וַיֵּצֵ֣א בָעֶ֗רֶב לִשְׁכַּ֤ב בְּמִשְׁכָּבוֹ֙ עִם־עַבְדֵ֣י אֲדֹנָ֔יו וְאֶל־בֵּית֖וֹ לֹ֥א יָרָֽד
Davut onu çağırdı; Uriya onun huzurunda yiyip içti. Davut onu sarhoş etti. Akşam olunca Uriya efendisinin kullarıyla birlikte yatmak üzere dışarı çıktı ama evine inmedi.
Örnek Ayetler (5 / 14)
Levililer 23:5
·
Tevrat
בַּחֹ֣דֶשׁ הָרִאשׁ֗וֹן בְּאַרְבָּעָ֥ה עָשָׂ֛ר לַחֹ֖דֶשׁ בֵּ֣ין הָעַרְבָּ֑יִם פֶּ֖סַח לַיהוָֽה
Birinci ayda, ayın on dördüncü günü akşamüzeri Yahve'nin Fısıh kurbanıdır.
Çölde Sayım 9:3
·
Tevrat
בְּאַרְבָּעָ֣ה עָשָֽׂר־י֠וֹם בַּחֹ֨דֶשׁ הַזֶּ֜ה בֵּ֧ין הָֽעֲרְבַּ֛יִם תַּעֲשׂ֥וּ אֹת֖וֹ בְּמוֹעֲד֑וֹ כְּכָל־חֻקֹּתָ֥יו וּכְכָל־מִשְׁפָּטָ֖יו תַּעֲשׂ֥וּ אֹתֽוֹ
Bu ayın on dördüncü gününde, akşamüzeri onu vaktinde kutlayın; tüm kurallarına ve tüm hükümlerine göre onu yerine getirin.
Çölde Sayım 9:5
·
Tevrat
וַיַּעֲשׂ֣וּ אֶת־הַפֶּ֡סַח בָּרִאשׁ֡וֹן בְּאַרְבָּעָה֩ עָשָׂ֨ר י֥וֹם לַחֹ֛דֶשׁ בֵּ֥ין הָעַרְבַּ֖יִם בְּמִדְבַּ֣ר סִינָ֑י כְּ֠כֹל אֲשֶׁ֨ר צִוָּ֤ה יְהוָה֙ אֶת־מֹשֶׁ֔ה כֵּ֥ן עָשׂ֖וּ בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Birinci ayın on dördüncü günü akşamüzeri Sina Çölü'nde Fısıh bayramını kutladılar. İsrailoğulları her şeyi Yahve'nin Musa'ya buyurduğu gibi yaptılar.
Çölde Sayım 9:11
·
Tevrat
בַּחֹ֨דֶשׁ הַשֵּׁנִ֜י בְּאַרְבָּעָ֨ה עָשָׂ֥ר י֛וֹם בֵּ֥ין הָעַרְבַּ֖יִם יַעֲשׂ֣וּ אֹת֑וֹ עַל־מַצּ֥וֹת וּמְרֹרִ֖ים יֹאכְלֻֽהוּ
Onu ikinci ayın on dördüncü günü akşamüzeri sunsunlar; onu mayasız ekmek ve acı otlarla yesinler.
Çölde Sayım 28:4
·
Tevrat
אֶת־הַכֶּ֥בֶשׂ אֶחָ֖ד תַּעֲשֶׂ֣ה בַבֹּ֑קֶר וְאֵת֙ הַכֶּ֣בֶשׂ הַשֵּׁנִ֔י תַּעֲשֶׂ֖ה בֵּ֥ין הָֽעַרְבָּֽיִם
Kuzulardan birini sabah sunacaksın, ikinci kuzuyu ise akşamüstü sunacaksın.
Örnek Ayetler (5)
1. Tarihler 23:30
·
Tevrat
וְלַעֲמֹד֙ בַּבֹּ֣קֶר בַּבֹּ֔קֶר לְהֹד֥וֹת וּלְהַלֵּ֖ל לַיהוָ֑ה וְכֵ֖ן לָעָֽרֶב
Her sabah Yahve'ye şükretmek ve övgüler sunmak için hazır bulunurlardı; akşamları da aynı şekilde yaparlardı.
Mezmurlar 59:7
·
Tevrat
יָשׁ֣וּבוּ לָ֭עֶרֶב יֶהֱמ֥וּ כַכָּ֗לֶב וִיס֥וֹבְבוּ עִֽיר
Akşamleyin dönüyorlar, köpek gibi hırıldayıp şehri dolaşıyorlar.
Mezmurlar 59:15
·
Tevrat
וְיָשׁ֣וּבוּ לָ֭עֶרֶב יֶהֱמ֥וּ כַכָּ֗לֶב וִיס֥וֹבְבוּ עִֽיר
Akşam dönerler, köpek gibi ulurlar ve şehri dolaşırlar.
Mezmurlar 90:6
·
Tevrat
בַּ֭בֹּקֶר יָצִ֣יץ וְחָלָ֑ף לָ֝עֶ֗רֶב יְמוֹלֵ֥ל וְיָבֵֽשׁ
Sabahleyin çiçek açar ve filizlenir, akşamleyin ise kesilir ve kurur.
Eyüp 4:20
·
Tevrat
מִבֹּ֣קֶר לָעֶ֣רֶב יֻכַּ֑תּוּ מִבְּלִ֥י מֵ֝שִׂ֗ים לָנֶ֥צַח יֹאבֵֽדוּ
Sabahtan akşama dek paramparça edilirler, fark edilmeden sonsuza dek yok olurlar.
Örnek Ayetler (5)
1. Tarihler 16:40
·
Tevrat
לְֽהַעֲלוֹת֩ עֹל֨וֹת לַיהוָ֜ה עַל־מִזְבַּ֧ח הָעֹלָ֛ה תָּמִ֖יד לַבֹּ֣קֶר וְלָעָ֑רֶב וּלְכָל־הַכָּתוּב֙ בְּתוֹרַ֣ת יְהוָ֔ה אֲשֶׁ֥ר צִוָּ֖ה עַל־יִשְׂרָאֵֽל
Yahve'nin İsrail'e buyurduğu yasada yazılanların tümüne uygun olarak, yakmalık sunu sunağında sabah akşam sürekli Yahve'ye yakmalık sunular sunacaklardı.
Ezra 3:3
·
Tevrat
וַיָּכִ֤ינוּ הַמִּזְבֵּ֨חַ֙ עַל־מְכ֣וֹנֹתָ֔יו כִּ֚י בְּאֵימָ֣ה עֲלֵיהֶ֔ם מֵעַמֵּ֖י הָאֲרָצ֑וֹת וַיַּעֲל֨וּ עָלָ֤יו עֹלוֹת֙ לַֽיהוָ֔ה עֹל֖וֹת לַבֹּ֥קֶר וְלָעָֽרֶב
Çevre halklarından korkmalarına rağmen sunağı eski temelleri üzerine kurdular ve üzerinde Yahve'ye sabah akşam yakmalık sunular sundular.
2. Tarihler 2:3
·
Tevrat
הִנֵּה֩ אֲנִ֨י בֽוֹנֶה־בַּ֜יִת לְשֵׁ֣ם יְהוָ֣ה אֱלֹהָ֗י לְהַקְדִּ֣ישׁ ל֡וֹ לְהַקְטִ֣יר לְפָנָ֣יו קְטֹֽרֶת־סַמִּים֩ וּמַעֲרֶ֨כֶת תָּמִ֤יד וְעֹלוֹת֙ לַבֹּ֣קֶר וְלָעֶ֔רֶב לַשַּׁבָּתוֹת֙ וְלֶ֣חֳדָשִׁ֔ים וּֽלְמוֹעֲדֵ֖י יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ לְעוֹלָ֖ם זֹ֥את עַל־יִשְׂרָאֵֽל
İşte, Tanrım Yahve'nin adı için bir tapınak inşa ediyorum. Onu O'na adamak, önünde güzel kokulu buhur yakmak, sürekli adak ekmeklerini dizmek, sabah ve akşam, Şabat günlerinde, Yeni Ay festivallerinde ve Tanrımız Yahve'nin belirlenmiş bayramlarında yakmalık sunular sunmak için. Bu, İsrail için sonsuza dek bir kuraldır.
Vaiz 11:6
·
Tevrat
בַּבֹּ֨קֶר֙ זְרַ֣ע אֶת־זַרְעֶ֔ךָ וְלָעֶ֖רֶב אַל־תַּנַּ֣ח יָדֶ֑ךָ כִּי֩ אֵֽינְךָ֨ יוֹדֵ֜ע אֵ֣י זֶ֤ה יִכְשָׁר֙ הֲזֶ֣ה אוֹ־זֶ֔ה וְאִם־שְׁנֵיהֶ֥ם כְּאֶחָ֖ד טוֹבִֽים
Sabah tohumunu ek ve akşam elini çekme; çünkü hangisinin başarılı olacağını, bunun mu yoksa şunun mu, yoksa her ikisinin birden mi iyi olacağını bilemezsin.
Yaratılış 49:27
·
Tevrat
בִּנְיָמִין֙ זְאֵ֣ב יִטְרָ֔ף בַּבֹּ֖קֶר יֹ֣אכַל עַ֑ד וְלָעֶ֖רֶב יְחַלֵּ֥ק שָׁלָֽל
Benyamin yırtıcı bir kurttur; sabahleyin avını yer, akşamleyin de ganimeti paylaşır.
Örnek Ayetler (4)
Hezekiel 12:7
·
Tevrat
וָאַ֣עַשׂ כֵּן֮ כַּאֲשֶׁ֣ר צֻוֵּיתִי֒ כֵּ֠לַי הוֹצֵ֜אתִי כִּכְלֵ֤י גוֹלָה֙ יוֹמָ֔ם וּבָעֶ֛רֶב חָתַֽרְתִּי־לִ֥י בַקִּ֖יר בְּיָ֑ד בָּעֲלָטָ֥ה הוֹצֵ֛אתִי עַל־כָּתֵ֥ף נָשָׂ֖אתִי לְעֵינֵיהֶֽם
Bana buyurulduğu gibi yaptım. Eşyalarımı sürgün eşyası gibi gündüzün çıkardım. Akşamleyin duvarı elimle deldim. Karanlıkta eşyalarımı dışarı çıkardım, onların gözü önünde omzumda taşıdım.
2. Tarihler 13:11
·
Tevrat
וּמַקְטִרִ֣ים לַיהוָ֡ה עֹל֣וֹת בַּבֹּֽקֶר־בַּבֹּ֣קֶר וּבָעֶֽרֶב־בָּעֶ֣רֶב וּקְטֹֽרֶת־סַמִּים֩ וּמַעֲרֶ֨כֶת לֶ֜חֶם עַל־הַשֻּׁלְחָ֣ן הַטָּה֗וֹר וּמְנוֹרַ֨ת הַזָּהָ֤ב וְנֵרֹתֶ֨יהָ֙ לְבָעֵר֙ בָּעֶ֣רֶב בָּעֶ֔רֶב כִּֽי־שֹׁמְרִ֣ים אֲנַ֔חְנוּ אֶת־מִשְׁמֶ֖רֶת יְהוָ֣ה אֱלֹהֵ֑ינוּ וְאַתֶּ֖ם עֲזַבְתֶּ֥ם אֹתֽוֹ
Her sabah ve her akşam Yahve'ye yakmalık sunular sunuyor, güzel kokulu buhur yakıyorlar; temiz masanın üzerine ekmekleri diziyorlar, altın kandilliğin kandillerini her akşam yakıyorlar. Çünkü biz Tanrımız Yahve'nin buyruklarını yerine getiriyoruz, siz ise O'nu terk ettiniz.
Yasa'nın Tekrarı 28:67
·
Tevrat
בַּבֹּ֤קֶר תֹּאמַר֙ מִֽי־יִתֵּ֣ן עֶ֔רֶב וּבָעֶ֥רֶב תֹּאמַ֖ר מִֽי־יִתֵּ֣ן בֹּ֑קֶר מִפַּ֤חַד לְבָֽבְךָ֙ אֲשֶׁ֣ר תִּפְחָ֔ד וּמִמַּרְאֵ֥ה עֵינֶ֖יךָ אֲשֶׁ֥ר תִּרְאֶֽה
Yüreğinin duyacağı korku ve gözlerinin göreceği manzara yüzünden, sabahleyin 'Keşke akşam olsa!', akşamleyin de 'Keşke sabah olsa!' diyeceksin.
Çölde Sayım 9:15
·
Tevrat
וּבְיוֹם֙ הָקִ֣ים אֶת־הַמִּשְׁכָּ֔ן כִּסָּ֤ה הֶֽעָנָן֙ אֶת־הַמִּשְׁכָּ֔ן לְאֹ֖הֶל הָעֵדֻ֑ת וּבָעֶ֜רֶב יִהְיֶ֧ה עַֽל־הַמִּשְׁכָּ֛ן כְּמַרְאֵה־אֵ֖שׁ עַד־בֹּֽקֶר
Konutun kurulduğu gün bulut Konut'u, yani Levha Çadırı'nı kapladı; akşamleyin Konut'un üzerinde sabaha kadar ateş görünümü gibi bir şey oldu.
Örnek Ayetler (4)
Levililer 23:32
·
Tevrat
שַׁבַּ֨ת שַׁבָּת֥וֹן הוּא֙ לָכֶ֔ם וְעִנִּיתֶ֖ם אֶת־נַפְשֹׁתֵיכֶ֑ם בְּתִשְׁעָ֤ה לַחֹ֨דֶשׁ֙ בָּעֶ֔רֶב מֵעֶ֣רֶב עַד־עֶ֔רֶב תִּשְׁבְּת֖וּ שַׁבַּתְּכֶֽם
Bu sizin için tam bir dinlenme şabatıdır; canlarınıza sıkıntı çektirmelisiniz. Ayın dokuzunda akşamleyin, akşamdan akşama şabatınızı tutmalısınız.
Levililer 24:3
·
Tevrat
מִחוּץ֩ לְפָרֹ֨כֶת הָעֵדֻ֜ת בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵ֗ד יַעֲרֹךְ֩ אֹת֨וֹ אַהֲרֹ֜ן מֵעֶ֧רֶב עַד־בֹּ֛קֶר לִפְנֵ֥י יְהוָ֖ה תָּמִ֑יד חֻקַּ֥ת עוֹלָ֖ם לְדֹרֹֽתֵיכֶֽם
Buluşma Çadırı'ndaki Antlaşma perdesinin dışında, Harun onu akşamdan sabaha dek Yahve'nin önünde sürekli düzenlesin; nesilleriniz boyunca kalıcı bir kuraldır.
Çölde Sayım 9:21
·
Tevrat
וְיֵ֞שׁ אֲשֶׁר־יִהְיֶ֤ה הֶֽעָנָן֙ מֵעֶ֣רֶב עַד־בֹּ֔קֶר וְנַעֲלָ֧ה הֶֽעָנָ֛ן בַּבֹּ֖קֶר וְנָסָ֑עוּ א֚וֹ יוֹמָ֣ם וָלַ֔יְלָה וְנַעֲלָ֥ה הֶעָנָ֖ן וְנָסָֽעוּ
Bazen bulut akşamdan sabaha kadar kalırdı; sabahleyin bulut kalkınca göç ederlerdi; ya da gündüz ve gece kalır, bulut kalkınca göç ederlerdi.
Mısır'dan Çıkış 27:21
·
Tevrat
בְּאֹ֣הֶל מוֹעֵד֩ מִח֨וּץ לַפָּרֹ֜כֶת אֲשֶׁ֣ר עַל־הָעֵדֻ֗ת יַעֲרֹךְ֩ אֹת֨וֹ אַהֲרֹ֧ן וּבָנָ֛יו מֵעֶ֥רֶב עַד־בֹּ֖קֶר לִפְנֵ֣י יְהוָ֑ה חֻקַּ֤ת עוֹלָם֙ לְדֹ֣רֹתָ֔ם מֵאֵ֖ת בְּנֵ֥י יִשְׂרָאֵֽל
Buluşma çadırında, levhaların üzerindeki perdenin dışında, Harun ve oğulları onu akşamdan sabaha kadar Yahve'nin önünde düzenleyecekler; bu, İsrail oğulları tarafından kuşakları boyunca sonsuz bir kuraldır.
Örnek Ayetler (1)
Mezmurlar 65:9
·
Tevrat
וַיִּ֤ירְא֨וּ יֹשְׁבֵ֣י קְ֭צָוֺת מֵאוֹתֹתֶ֑יךָ מ֤וֹצָֽאֵי־בֹ֖קֶר וָעֶ֣רֶב תַּרְנִֽין
Uçlarda yaşayanlar Senin belirtilerinden korkarlar; sabahın ve akşamın çıkış yerlerini sevinçle haykırtırsın.
Örnek Ayetler (1)
2. Tarihler 31:3
·
Tevrat
וּמְנָת֩ הַמֶּ֨לֶךְ מִן־רְכוּשׁ֜וֹ לָעֹל֗וֹת לְעֹלוֹת֙ הַבֹּ֣קֶר וְהָעֶ֔רֶב וְהָ֣עֹל֔וֹת לַשַּׁבָּת֖וֹת וְלֶחֳדָשִׁ֣ים וְלַמֹּעֲדִ֑ים כַּכָּת֖וּב בְּתוֹרַ֥ת יְהוָֽה
Kral, sabah ve akşam sunulan yakmalık sunular ile Şabat, Yeni Ay ve bayram sunuları için kendi malından pay ayırdı; bunlar Yahve'nin yasasında yazıldığı gibiydi.
Örnek Ayetler (5 / 20)
Amos 6:14
·
Tevrat
כִּ֡י הִנְנִי֩ מֵקִ֨ים עֲלֵיכֶ֜ם בֵּ֣ית יִשְׂרָאֵ֗ל נְאֻם־יְהוָ֛ה אֱלֹהֵ֥י הַצְּבָא֖וֹת גּ֑וֹי וְלָחֲצ֥וּ אֶתְכֶ֛ם מִלְּב֥וֹא חֲמָ֖ת עַד־נַ֥חַל הָעֲרָבָֽה
Çünkü işte ben, üzerinize bir ulus çıkarıyorum ey İsrail evi, diyor Orduların Tanrısı Yahve; onlar sizi Hamat girişinden Araba Vadisi'ne kadar sıkıştıracaklar.
Hezekiel 47:8
·
Tevrat
וַיֹּ֣אמֶר אֵלַ֗י הַמַּ֤יִם הָאֵ֨לֶּה֙ יוֹצְאִ֗ים אֶל־הַגְּלִילָה֙ הַקַּדְמוֹנָ֔ה וְיָרְד֖וּ עַל־הָֽעֲרָבָ֑ה וּבָ֣אוּ הַיָּ֔מָּה אֶל־הַיָּ֥מָּה הַמּֽוּצָאִ֖ים וְנִרְפּ֥וּ הַמָּֽיִם
Bana şöyle dedi: Bu sular doğu bölgesine akıyor, Araba'ya iniyor ve denize dökülüyor. Denize döküldüklerinde sular iyileşecektir.
2. Samuel 4:7
·
Tevrat
וַיָּבֹ֣אוּ הַבַּ֗יִת וְהֽוּא־שֹׁכֵ֤ב עַל־מִטָּתוֹ֙ בַּחֲדַ֣ר מִשְׁכָּב֔וֹ וַיַּכֻּ֨הוּ֙ וַיְמִתֻ֔הוּ וַיָּסִ֖ירוּ אֶת־רֹאשׁ֑וֹ וַיִּקְחוּ֙ אֶת־רֹאשׁ֔וֹ וַיֵּֽלְכ֛וּ דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָ֖ה כָּל־הַלָּֽיְלָה
Eve girdiler; o, yatak odasında yatağının üzerinde uyuyordu. Onu vurup öldürdüler, başını kestiler. Başını yanlarına alıp bütün gece Araba yolu boyunca ilerlediler.
Yeremya 39:4
·
Tevrat
וַיְהִ֡י כַּאֲשֶׁ֣ר רָ֠אָם צִדְקִיָּ֨הוּ מֶֽלֶךְ־יְהוּדָ֜ה וְכֹ֣ל אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֗ה וַֽ֠יִּבְרְחוּ וַיֵּצְא֨וּ לַ֤יְלָה מִן־הָעִיר֙ דֶּ֚רֶךְ גַּ֣ן הַמֶּ֔לֶךְ בְּשַׁ֖עַר בֵּ֣ין הַחֹמֹתָ֑יִם וַיֵּצֵ֖א דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָֽה
Yahuda Kralı Sedekiya ve bütün savaşçılar onları görünce kaçtılar; geceleyin kralın bahçesi yolundan, iki duvar arasındaki kapıdan şehirden çıktılar; Araba yoluna yöneldiler.
Yeremya 52:7
·
Tevrat
וַתִּבָּקַ֣ע הָעִ֗יר וְכָל־אַנְשֵׁ֣י הַמִּלְחָמָ֡ה יִבְרְחוּ֩ וַיֵּצְא֨וּ מֵהָעִ֜יר לַ֗יְלָה דֶּ֜רֶךְ שַׁ֤עַר בֵּין־הַחֹמֹתַ֨יִם֙ אֲשֶׁר֙ עַל־גַּ֣ן הַמֶּ֔לֶךְ וְכַשְׂדִּ֥ים עַל־הָעִ֖יר סָבִ֑יב וַיֵּלְכ֖וּ דֶּ֥רֶךְ הָעֲרָבָֽה
Şehir yarıldı ve bütün savaş adamları kaçtılar; Kildaniler şehrin çevresindeyken, gece kralın bahçesinin yanındaki surların arasındaki kapı yoluyla şehirden çıktılar ve Arava yoluna gittiler.
Örnek Ayetler (5 / 9)
2. Samuel 2:29
·
Tevrat
וְאַבְנֵ֣ר וַֽאֲנָשָׁ֗יו הָֽלְכוּ֙ בָּֽעֲרָבָ֔ה כֹּ֖ל הַלַּ֣יְלָה הַה֑וּא וַיַּעַבְר֣וּ אֶת־הַיַּרְדֵּ֗ן וַיֵּֽלְכוּ֙ כָּל־הַבִּתְר֔וֹן וַיָּבֹ֖אוּ מַחֲנָֽיִם
Avner ve adamları bütün o gece boyunca Arava'da yürüdüler. Yarden'i geçip bütün Bitron'u aşarak Mahanayim'e vardılar.
Yeremya 17:6
·
Tevrat
וְהָיָה֙ כְּעַרְעָ֣ר בָּֽעֲרָבָ֔ה וְלֹ֥א יִרְאֶ֖ה כִּי־יָב֣וֹא ט֑וֹב וְשָׁכַ֤ן חֲרֵרִים֙ בַּמִּדְבָּ֔ר אֶ֥רֶץ מְלֵחָ֖ה וְלֹ֥א תֵשֵֽׁב
Bozkırdaki çalı gibi olacak, iyilik geldiğinde görmeyecek; çölün kavruk yerlerinde, kimsenin yaşamadığı tuzlu bir toprakta oturacak.
1. Samuel 23:24
·
Tevrat
וַיָּק֛וּמוּ וַיֵּלְכ֥וּ זִ֖יפָה לִפְנֵ֣י שָׁא֑וּל וְדָוִ֨ד וַאֲנָשָׁ֜יו בְּמִדְבַּ֤ר מָעוֹן֙ בָּעֲרָבָ֔ה אֶ֖ל יְמִ֥ין הַיְשִׁימֽוֹן
Kalkıp Saul'dan önce Zif'e gittiler. Davut'la adamları ise Yeşimon'un güneyindeki Araba bölgesinde, Maon Çölü'ndeydiler.
Yeşaya 35:6
·
Tevrat
אָ֣ז יְדַלֵּ֤ג כָּֽאַיָּל֙ פִּסֵּ֔חַ וְתָרֹ֖ן לְשׁ֣וֹן אִלֵּ֑ם כִּֽי־נִבְקְע֤וּ בַמִּדְבָּר֙ מַ֔יִם וּנְחָלִ֖ים בָּעֲרָבָֽה
O zaman topal geyik gibi sıçrayacak, dilsizin dili sevinçle haykıracak. Çünkü çölde sular fışkıracak, bozkırda dereler akacak.
Yeşaya 40:3
·
Tevrat
ק֣וֹל קוֹרֵ֔א בַּמִּדְבָּ֕ר פַּנּ֖וּ דֶּ֣רֶךְ יְהוָ֑ה יַשְּׁרוּ֙ בָּעֲרָבָ֔ה מְסִלָּ֖ה לֵאלֹהֵֽינוּ
Çölde haykıran bir ses: Yahve'nin yolunu hazırlayın, bozkırda Tanrımız için düz bir yol yapın.
Örnek Ayetler (5 / 9)
Yeremya 52:8
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפ֤וּ חֵיל־כַּשְׂדִּים֙ אַחֲרֵ֣י הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּשִּׂ֥יגוּ אֶת־צִדְקִיָּ֖הוּ בְּעַֽרְבֹ֣ת יְרֵח֑וֹ וְכָל־חֵיל֔וֹ נָפֹ֖צוּ מֵעָלָֽיו
Keldani ordusu kralın peşine düştü ve Sıdkıya'yı Eriha ovalarında yakaladı. Bütün ordusu yanından dağılıp kaçmıştı.
Yasa'nın Tekrarı 34:8
·
Tevrat
וַיִּבְכּוּ֩ בְנֵ֨י יִשְׂרָאֵ֧ל אֶת־מֹשֶׁ֛ה בְּעַֽרְבֹ֥ת מוֹאָ֖ב שְׁלֹשִׁ֣ים י֑וֹם וַֽיִּתְּמ֔וּ יְמֵ֥י בְכִ֖י אֵ֥בֶל מֹשֶֽׁה
İsrail oğulları Moav ovalarında Musa için otuz gün ağladılar; Musa için tutulan yas ve ağlama günleri böylece sona erdi.
Çölde Sayım 26:3
·
Tevrat
וַיְדַבֵּ֨ר מֹשֶׁ֜ה וְאֶלְעָזָ֧ר הַכֹּהֵ֛ן אֹתָ֖ם בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֑ב עַל־יַרְדֵּ֥ן יְרֵח֖וֹ לֵאמֹֽר
Musa ve Kâhin Elazar onlarla Moav ovalarında, Eriha yakınındaki Şeria Irmağı kıyısında şöyle diyerek konuştular:
Çölde Sayım 26:63
·
Tevrat
אֵ֚לֶּה פְּקוּדֵ֣י מֹשֶׁ֔ה וְאֶלְעָזָ֖ר הַכֹּהֵ֑ן אֲשֶׁ֨ר פָּֽקְד֜וּ אֶת־בְּנֵ֤י יִשְׂרָאֵל֙ בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֔ב עַ֖ל יַרְדֵּ֥ן יְרֵחֽוֹ
Bunlar, Eriha yakınlarında, Şeria Irmağı kenarındaki Moav ovalarında İsrailoğulları'nı sayan Musa ile Kâhin Elazar tarafından sayılanlardır.
Çölde Sayım 33:48
·
Tevrat
וַיִּסְע֖וּ מֵהָרֵ֣י הָעֲבָרִ֑ים וַֽיַּחֲנוּ֙ בְּעַֽרְבֹ֣ת מוֹאָ֔ב עַ֖ל יַרְדֵּ֥ן יְרֵחֽוֹ
Avarim dağlarından yola çıktılar ve Eriha Şeria'sı kıyısındaki Moav ovalarında konakladılar.
Örnek Ayetler (5 / 8)
2. Samuel 15:28
·
Tevrat
רְאוּ֙ אָנֹכִ֣י מִתְמַהְמֵ֔הַּ בְּעַֽרְב֖וֹת הַמִּדְבָּ֑ר עַ֣ד בּ֥וֹא דָבָ֛ר מֵעִמָּכֶ֖ם לְהַגִּ֥יד לִֽי
Bakın, sizden bana haber ulaştıracak bir söz gelene dek çölün ovalarında bekleyeceğim.
2. Samuel 17:16
·
Tevrat
וְעַתָּ֡ה שִׁלְח֣וּ מְהֵרָה֩ וְהַגִּ֨ידוּ לְדָוִ֜ד לֵאמֹ֗ר אַל־תָּ֤לֶן הַלַּ֨יְלָה֙ בְּעַֽרְב֣וֹת הַמִּדְבָּ֔ר וְגַ֖ם עָב֣וֹר תַּעֲב֑וֹר פֶּ֚ן יְבֻלַּ֣ע לַמֶּ֔לֶךְ וּלְכָל־הָעָ֖ם אֲשֶׁ֥ר אִתּֽוֹ
Şimdi hemen haber gönderip Davut'a şöyle deyin: "Bu gece çölün geçitlerinde konaklama, mutlaka karşıya geç; yoksa kral ve yanındaki bütün halk yutulacak."
Yeremya 39:5
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפ֨וּ חֵיל־כַּשְׂדִּ֜ים אַחֲרֵיהֶ֗ם וַיַּשִּׂ֣גוּ אֶת־צִדְקִיָּהוּ֮ בְּעַֽרְב֣וֹת יְרֵחוֹ֒ וַיִּקְח֣וּ אֹת֗וֹ וַֽ֠יַּעֲלֻהוּ אֶל־נְבוּכַדְרֶאצַּ֧ר מֶֽלֶךְ־בָּבֶ֛ל רִבְלָ֖תָה בְּאֶ֣רֶץ חֲמָ֑ת וַיְדַבֵּ֥ר אִתּ֖וֹ מִשְׁפָּטִֽים
Kildani ordusu onların peşine düştü ve Eriha ovalarında Sedekiya'ya yetiştiler; onu yakalayıp Hamat ülkesindeki Rivla'da bulunan Babil Kralı Nebukadnetsar'ın yanına çıkardılar; kral onun hakkında hükmünü verdi.
2. Krallar 25:5
·
Tevrat
וַיִּרְדְּפ֤וּ חֵיל־כַּשְׂדִּים֙ אַחַ֣ר הַמֶּ֔לֶךְ וַיַּשִּׂ֥גוּ אֹת֖וֹ בְּעַרְב֣וֹת יְרֵח֑וֹ וְכָל־חֵיל֔וֹ נָפֹ֖צוּ מֵעָלָֽיו
Kildani ordusu kralın peşine düştü ve onu Eriha ovalarında yakaladı. Bütün ordusu yanından dağılmıştı.
Yeşu 5:10
·
Tevrat
וַיַּחֲנ֥וּ בְנֵֽי־יִשְׂרָאֵ֖ל בַּגִּלְגָּ֑ל וַיַּעֲשׂ֣וּ אֶת־הַפֶּ֡סַח בְּאַרְבָּעָה֩ עָשָׂ֨ר י֥וֹם לַחֹ֛דֶשׁ בָּעֶ֖רֶב בְּעַֽרְב֥וֹת יְרִיחֽוֹ
İsrailoğulları Gilgal'da konakladılar. Ayın on dördüncü günü akşamı, Eriha ovalarında Fısıh bayramını kutladılar.
Örnek Ayetler (4 / 7)
Yeremya 2:6
·
Tevrat
וְלֹ֣א אָמְר֔וּ אַיֵּ֣ה יְהוָ֔ה הַמַּעֲלֶ֥ה אֹתָ֖נוּ מֵאֶ֣רֶץ מִצְרָ֑יִם הַמּוֹלִ֨יךְ אֹתָ֜נוּ בַּמִּדְבָּ֗ר בְּאֶ֨רֶץ עֲרָבָ֤ה וְשׁוּחָה֙ בְּאֶ֨רֶץ֙ צִיָּ֣ה וְצַלְמָ֔וֶת בְּאֶ֗רֶץ לֹֽא־עָ֤בַר בָּהּ֙ אִ֔ישׁ וְלֹֽא־יָשַׁ֥ב אָדָ֖ם שָֽׁם
Bizi Mısır diyarından çıkaran, bizi çölde, bozkır ve çukur diyarında, kuraklık ve ölüm gölgesi diyarında, kimsenin geçmediği ve hiçbir insanın oturmadığı bir diyarda yürüten Yahve nerede? demediler.
Yeşaya 35:1
·
Tevrat
יְשֻׂשׂ֥וּם מִדְבָּ֖ר וְצִיָּ֑ה וְתָגֵ֧ל עֲרָבָ֛ה וְתִפְרַ֖ח כַּחֲבַצָּֽלֶת
Çöl ve kurak yer sevinecek, bozkır coşacak ve çiğdem gibi çiçeklenecek.
Eyüp 24:5
·
Tevrat
הֵ֤ן פְּרָאִ֨ים בַּֽמִּדְבָּ֗ר יָצְא֣וּ בְּ֭פָעֳלָם מְשַׁחֲרֵ֣י לַטָּ֑רֶף עֲרָבָ֥ה ל֥וֹ לֶ֝֗חֶם לַנְּעָרִֽים
İşte, çöldeki yaban eşekleri gibi işlerine çıkıyorlar, yiyecek arıyorlar; ıssız yer onlara çocukları için ekmek sağlıyor.
Eyüp 39:6
·
Tevrat
אֲשֶׁר־שַׂ֣מְתִּי עֲרָבָ֣ה בֵית֑וֹ וּֽמִשְׁכְּנוֹתָ֥יו מְלֵֽחָה
Bozkırı onun evi, tuzlu yerleri ise meskeni kıldım.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 11:2
·
Tevrat
וְֽאֶל־הַמְּלָכִ֞ים אֲשֶׁ֣ר מִצְּפ֗וֹן בָּהָ֧ר וּבָעֲרָבָ֛ה נֶ֥גֶב כִּֽנֲר֖וֹת וּבַשְּׁפֵלָ֑ה וּבְנָפ֥וֹת דּ֖וֹר מִיָּֽם
Kuzeydeki dağlık bölgede, Kinneret'in güneyindeki Araba'da, Şefela'da ve batıdaki Dor sırtlarında olan krallara da haber saldı.
Yeşu 12:8
·
Tevrat
בָּהָ֣ר וּבַשְּׁפֵלָ֗ה וּבָֽעֲרָבָה֙ וּבָ֣אֲשֵׁד֔וֹת וּבַמִּדְבָּ֖ר וּבַנֶּ֑גֶב הַֽחִתִּי֙ הָֽאֱמֹרִ֔י וְהַֽכְּנַעֲנִי֙ הַפְּרִזִּ֔י הַחִוִּ֖י וְהַיְבוּסִֽי
Dağlık bölgede, Şefela'da, Arava'da, yamaçlarda, çölde ve Negev'de; Hitit, Amor, Kenan, Periz, Hiv ve Yevusluların topraklarında.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 50:12
·
Tevrat
בּ֤וֹשָׁה אִמְּכֶם֙ מְאֹ֔ד חָפְרָ֖ה יֽוֹלַדְתְּכֶ֑ם הִנֵּה֙ אַחֲרִ֣ית גּוֹיִ֔ם מִדְבָּ֖ר צִיָּ֥ה וַעֲרָבָֽה
Anneniz büyük utanç duyacak, sizi doğuran rezil olacak. İşte, ulusların sonuncusu; bir çöl, kurak bir toprak ve bozkır olacak.
Yeremya 51:43
·
Tevrat
הָי֤וּ עָרֶ֨יהָ֙ לְשַׁמָּ֔ה אֶ֖רֶץ צִיָּ֣ה וַעֲרָבָ֑ה אֶ֗רֶץ לֹֽא־יֵשֵׁ֤ב בָּהֵן֙ כָּל־אִ֔ישׁ וְלֹֽא־יַעֲבֹ֥ר בָּהֵ֖ן בֶּן־אָדָֽם
Kentleri dehşet verici bir yer, kurak bir toprak ve çöl oldu; öyle bir toprak ki, içinde kimse oturmaz ve içinden hiçbir insan geçmez.
Örnek Ayetler (2)
Yeremya 5:6
·
Tevrat
עַל־כֵּן֩ הִכָּ֨ם אַרְיֵ֜ה מִיַּ֗עַר זְאֵ֤ב עֲרָבוֹת֙ יְשָׁדְדֵ֔ם נָמֵ֤ר שֹׁקֵד֙ עַל־עָ֣רֵיהֶ֔ם כָּל־הַיּוֹצֵ֥א מֵהֵ֖נָּה יִטָּרֵ֑ף כִּ֤י רַבּוּ֙ פִּשְׁעֵיהֶ֔ם עָצְמ֖וּ מְשׁוּבוֹתֵיהֶֽם
Bu yüzden ormandan bir aslan onları vuracak, bozkır kurdu onları paralayacak, bir pars şehirlerinin başında bekleyecek; oradan çıkan her kişi parçalanacak. Çünkü isyanları çok, dinden dönmeleri fazladır.
Yeşu 4:13
·
Tevrat
כְּאַרְבָּעִ֥ים אֶ֖לֶף חֲלוּצֵ֣י הַצָּבָ֑א עָבְר֞וּ לִפְנֵ֤י יְהוָה֙ לַמִּלְחָמָ֔ה אֶ֖ל עַֽרְב֥וֹת יְרִיחֽוֹ
Yaklaşık kırk bin silahlı asker, savaş için Yahve'nin önünde Eriha ovalarına doğru geçtiler.
Örnek Ayetler (2)
Yeşu 12:3
·
Tevrat
וְהָעֲרָבָה֩ עַד־יָ֨ם כִּנְר֜וֹת מִזְרָ֗חָה וְ֠עַד יָ֣ם הָעֲרָבָ֤ה יָם־הַמֶּ֨לַח֙ מִזְרָ֔חָה דֶּ֖רֶךְ בֵּ֣ית הַיְשִׁמ֑וֹת וּמִ֨תֵּימָ֔ן תַּ֖חַת אַשְׁדּ֥וֹת הַפִּסְגָּֽה
Doğuya doğru Kinneret gölüne kadar, doğuya doğru Araba denizine, yani Tuz denizine kadar Araba, Beyt-Yeşimot yoluyla ve güneyde Pisga yamaçlarının eteğine kadar.
Yasa'nın Tekrarı 3:17
·
Tevrat
וְהָֽעֲרָבָ֖ה וְהַיַּרְדֵּ֣ן וּגְבֻ֑ל מִכִּנֶּ֗רֶת וְעַ֨ד יָ֤ם הָֽעֲרָבָה֙ יָ֣ם הַמֶּ֔לַח תַּ֛חַת אַשְׁדֹּ֥ת הַפִּסְגָּ֖ה מִזְרָֽחָה
Arava'yı, Kinneret'ten Arava Denizi'ne (Tuz Denizi'ne) kadar olan Şeria Irmağı kıyısını ve doğuda Pisga yamaçlarının altındaki toprakları da onlara verdim.
Örnek Ayetler (2)
Yeşaya 33:9
·
Tevrat
אָבַ֤ל אֻמְלְלָה֙ אָ֔רֶץ הֶחְפִּ֥יר לְבָנ֖וֹן קָמַ֑ל הָיָ֤ה הַשָּׁרוֹן֙ כָּֽעֲרָבָ֔ה וְנֹעֵ֥ר בָּשָׁ֖ן וְכַרְמֶֽל
Ülke yas tutuyor, soluyor; Lübnan utandı, sararıp soldu; Şaron bir çöl gibi oldu; Başan ve Karmel yapraklarını döküyor.
Zekeriya 14:10
·
Tevrat
יִסּ֨וֹב כָּל־הָאָ֤רֶץ כָּעֲרָבָה֙ מִגֶּ֣בַע לְרִמּ֔וֹן נֶ֖גֶב יְרֽוּשָׁלִָ֑ם וְֽרָאֲמָה֩ וְיָשְׁבָ֨ה תַחְתֶּ֜יהָ לְמִשַּׁ֣עַר בִּנְיָמִ֗ן עַד־מְק֞וֹם שַׁ֤עַר הָֽרִאשׁוֹן֙ עַד־שַׁ֣עַר הַפִּנִּ֔ים וּמִגְדַּ֣ל חֲנַנְאֵ֔ל עַ֖ד יִקְבֵ֥י הַמֶּֽלֶךְ
Bütün ülke Geva'dan Yeruşalim'in güneyindeki Rimmon'a kadar bir ova gibi dümdüz olacak; Yeruşalim yükselecek ve kendi yerinde iskan edilecek.